T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
İLGİLİ :
VEKİLİ : Av.
TASFİYE MEMURU :
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali - Şirket Feshi
DAVA TARİHİ : 08/03/2022
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali - Şirket Feshi davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Güv. Bil. Oto. Kuy. Tic. San. Ltd. Şti.'nin en son 11.01.2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında "aksi karar alınıncaya kadar süresiz şekilde müdür olarak ...'nun seçilmesine ve şirketi münferiden temsiline" dair oybirliği ile karar alınmış gibi görünmekte ise de davacının toplantıya çağrılmadığını, tutanaktaki imzanın davacıya ait olmadığını, bu nedenle 11.01.2022 tarihli toplantıda alınan kararların mutlak butlanla sakat olduğunun/ yoklukla malul olduğunun tespitine/iptaline karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ile ... arasında boşanma davası bulunduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır toplantılara davet edilmediğini, genel kurulun uzun süreden beri toplanamaması halinde ortaklardan her birinin, şirketin feshini isteyebileceğini, müvekkilinin 2017 yılından itibaren şirketle ilgili hiçbir Genel kurula katılmamış olması nedeniyle, şirketin genel kurulunun en son 11.01.2022 tarihinde yapılmış olarak görünse de; mezkur Genel Kurulda davacının adı altında bulunan imza davacıya ait olmadığından mezkur Genel Kurul (ve dahi başkaca tespit edemediğimiz Genel kurullar varsa onlar da) yoklukla ve/veya butlanla malul olacağından; bunların da yapılmamış sayılması gerektiğini, bu şekilde taraflar arasında güven sarsıcı davranışlar bulunması, dava dışı ortağın kendi menfaatine uygun şekilde davranmasının haklı nedenle fesih sebebi oluşturduğu gözetilerek 11.01.2022 tarihli genel kurul kararı başta olmak üzere tespit edilecek usulsüz şekilde yapılan tüm genel kurul kararlarının iptaline/yokluk ve/veya mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine ve şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafça davaya karşı bir cevap dilekçesi verilmemiş olup, HMK hükümleri gereği davanın reddini istediği kabul edilmiştir.
DELİLLER:
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin sicil dosyasının bir sureti dosyamız arasına celbedilmiştir.
Kayseri 6. Aile Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bir sureti celbedilerek incelenmiştir.
Tapu müdürlüklerine, bankalara, Kayseri Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü'ne, Türkiye Noterler Birliği'ne, Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkereler yazılarak davalı şirket adına kayıtlı taşınır, taşınmaz malvarlığı bulunup bulunmadığı araştırılmıştır.
Davacı vekilince dava dilekçesinde davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin tedbir talebinde bulunulduğu ve mahkememizce 10/03/2022 tarihli müteferrik karar ile davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce bir şirketler muhasebesi alanında uzman mali müşavir bilirkişi, bir şirketler hukuku alanında nitelikli hesap uzmanı ile bir işetme/finans uzmanı bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup, 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir.
Bilirkişiler ..., .... ve ....'in 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; iptali istenen genel kurul kararının altında yer alan imzanın davacıya ait olmaması halinde genel kurul kararının yoklukla malul olacağı, işbu nedenle öncelikle imza incelemesi yapılmasının takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu, 15.01.2007, 07.02.2007, 06.06.2012, 25.06.2014, 11.01.2022 tarihlerinde ortaklar kurulu toplandığı, Şirketin 11.01.2022 tarihinde son genel kurul toplantısını gerçekleştirmesi nedeniyle belirtilen tarihlere göre fesih için gerekli şartların oluşup oluşmadığının takdirinin mahkemenize ait olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce 11/02/2022 tarihli genel kurul tutanak aslı üzerinde imza incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, ancak 11/02/2022 tarihli genel kurul tutanak aslı dosyaya kazandırılamadığından imza incelemesi yaptırılamadığı anlaşılmış olup, ayrıca davalı şirkete muhtıra gönderilerek 11/02/2022 tarihli genel kurul tutanak aslının sunulması için kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde tutanak aslının sunulmaması halinde bu hususta davacı tarafın beyanına itibar edileceğinin ihtar olunduğu, ancak kesin süre içerisinde belge aslının sunulmadığı anlaşılmıştır.
11/02/2022 tarihli toplantı tutanağındaki imzanın davacıya ait olmadığının kabulü halinde şirketin feshi yönünden haklı sebeplerin varlığının değerlendirilmesi ayrıca davalı şirketin feshi yerine yaşatılmasını gerektirecek ekonomik ve rasyonel veriler mevcut olup olmadığı, ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının tespiti için bilirkişi heyetinden 26/08/2024 tarihli ek rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinin 26/08/2024 tarihli ek raporunda; 1. Davalı şirketin 11.01.2022 tarihli son genel kurulundaki imzanın davacıya ait olmadığının tespiti halinde bu genel kurulun yok hükmünde sayılacağı, davalı şirketin 15.01.2007, 07.02.2007, 06.06.2012, 25.06.2014 tarihlerinde ortaklar kurulunun toplandığı, ancak bu tarihten sonra ortaklar kurulu toplantısının yapılmadığının anlaşıldığı ve fesih için gerekli şartların oluştuğunun düşünüldüğü, şirketin feshi yerine yaşatılmasını gerektirecek ekonomik ve rasyonel veriler mevcut olup olmadığı, ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının tespitinin mahkemece kendilerinden talep edildiği, dosyadaki kayyım raporları ve mali tablolar incelendiğinde davalı şirketin borca batık olmadığı, 2017-2021 döneminde faaliyetlerinin devamı boyunca dönemsel zararının oluşmadığı ve öz kaynaklarının artış eğiliminde olduğu, hal böyle olunca fesih yerine davacıya çıkma hakkı verilerek çıkma akçesinin ödenmesinin uygun olacağının düşünüldüğü, davacının çıkma akçesinin hesaplanması için karar tarihine en yakın tarih itibariyle davalı şirketin mizan tablosu ile bilançosunun sunulması gerektiği, ayrıca şirketin sahip olduğu varlıkların piyasa rayiç değerlerinin belirlenmesine ihtiyaç bulunduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi ek raporu doğrultusunda şirketin sahip olduğu varlıkların piyasa rayiç değerleri araştırılmış olup, dosyaya kazandırılan yeni bilgi ve belgeler doğrultusunda bilirkişi heyetinden yeniden ek rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinin 24/04/2025 tarihli 2. Ek raporunda; 26.08.2024 tarihli ek raporlarında davalı şirketin 2017-2021 dönemi finansal verilerinin incelendiği ve şirketin sürekli kar elde ettiği, fesih yerine çıkmanın uygun olacağının belirtildiği, ancak sonraki dönem verileri incelendiğinde son yıllarda zararla faaliyetlerini kapattığı hatta 2023 ve 2024 yıllarında herhangi bir satışının olmadığı ve gayri faal olduğu, bu bakımdan işbu ek raporlarındaki güncel finansal veriler dikkate alındığında fesih ve tasfiyenin daha uygun olacağı tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Somut olayda davacı tarafça, davalı ... Güv. Bil. Oto. Kuy. Tic. San. Ltd. Şti.'nin en son 11.01.2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında "aksi karar alınıncaya kadar süresiz şekilde müdür olarak ...'nun seçilmesine ve şirketi münferiden temsiline" dair oybirliği ile karar alınmış gibi görünmekte ise de davacının toplantıya çağrılmadığı, tutanaktaki imzanın davacıya ait olmadığı bu nedenle 11.01.2022 tarihli toplantıda alınan kararların mutlak butlanla sakat olduğunun/ yoklukla malul olduğunun tespitine/iptaline karar verilmesi gerektiği, davacı ile ... arasında boşanma davası bulunduğu, davacının uzun yıllardır toplantılara davet edilmediği, genel kurulun uzun süreden beri toplanamaması halinde ortaklardan her birinin, şirketin feshini istenebileceği, davacının 2017 yılından itibaren şirketle ilgili hiçbir Genel kurula katılmamış olması nedeniyle, şirketin genel kurulunun en son 11.01.2022 tarihinde yapılmış olarak görünse de; mezkur Genel Kurulda davacının adı altında bulunan imza davacıya ait olmadığından mezkur Genel Kurul (ve dahi başkaca tespit edemediğimiz Genel kurullar varsa onlar da) yoklukla ve/veya butlanla malul olacağından; bunların da yapılmamış sayılması gerektiği, bu şekilde taraflar arasında güven sarsıcı davranışlar bulunması, dava dışı ortağın kendi menfaatine uygun şekilde davranmasının haklı nedenle fesih sebebi oluşturduğu gözetilerek 11.01.2022 tarihli genel kurul kararı başta olmak üzere tespit edilecek usulsüz şekilde yapılan tüm genel kurul kararlarının iptaline/yokluk ve/veya mutlak butlanla sakıt olduğunun tespitine ve şirketin feshine karar verilmesi talep edilmiştir.
Dosya kapsamı incelenmekle; davalı şirketin 29.08.2005 tarihinde ... ve.... tarafından kurulduğu, şirket esas sözleşmesinde ortakların genel kurula davetine ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, kuruluşunda ortaklar ...'nun %50 ve ..n %50 hisseye sahip olduğu,15.01.2007 tarihli ortaklar kararı ile ....'ın şirketteki hissesini .......'na devrettiği, ...'nun %50, ...'nun %50 hisseye sahip olduğu, 07.02.2007 tarihli ortaklar kararı ile ...'nun 15 yıllığına münferiden yetkili olarak müdür seçildiği, 06.06.2012 tarihli ortaklar kararı ile sermaye artırımına gidildiği, 25.06.2014 tarihli ortaklar kurulu kararı şirket ana sözleşmesinin değişen Türk Ticaret Kanunu'na uygun hale getirilmesine ilişkin karar alındığı,11.01.2022 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ...'nun müdür olarak seçildiği tespit edilmiştir.
Davaya konu edilen 11.01.2022 tarihli ortaklar kurulu kararının incelenmesinde; 2022/1 Sayı numarasına kayıtlı olduğu, Kayseri 1. Noterliği 'ne tasdik ettirildiği, tasdikin imza aitlik bilgisi içermediği, kararda ...'nun münferiden yetkili olarak müdür seçildiği, ... ve .... ismi altında imzalar içerdiği tespit edilmiştir.
TTK'nın 414'üncü maddesi kapsamında genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir. Düzenleme pay sahiplerinin toplantıdan uzak tutulmasını engellemek açısından kamu düzenine ilişkin ve kesin emredici bir hükümdür.
Genel kurulun toplantıya çağrı şekline ilişkin bu düzenleme gereği çağrı işlemleri hem ana sözleşmede gösterilen şekle hem var ise ortaklığın internet sitesinde hem de Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilanla çağrılır. Yani bu şartlar seçimlik şartlar değil kümülatif şartlardır. Bu kapsamda genel kurulu, ancak kendisine kanun veya esas sözleşmede belirtildiği şekilde yetkili organ ve kişiler toplantıya davet edebilir. Bunun dışında hiç kimse genel kurul çağrısını gerçekleştiremez. Bu kapsamda genel kurul toplantılarına kural olarak bütün pay sahiplerinin katılımını sağlamak, pay sahiplerinin genel kurulda görüş ve oyları ile şirket faaliyetlerini ve genel kurulun alacağı kararları yönlendirmesine imkân tanımak gerekir. Bu nedenle de genel kurul gündeminden tüm pay sahiplerinin haberdar edilmesi lazımdır. TTK'nın 339/2-h bendi gereği genel kurul toplantısına çağrının şekli şirket ana sözleşmesinde bulunmalıdır.
TTK'nın 416'ncı maddesi istisna olmak kaydıyla genel kurula çağrı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmeden ve pay defterinde yazılı pay sahiplerine ya da pay sahibi olduğunu belgeleyen pay sahiplerine çağrı mektubu gönderilmeden ortada geçerli bir çağrı olmayacağından, böyle bir çağrı olmadan toplanan genel kurulda alınacak kararlar da yoklukla maluldür.
Toplantı yeri ve zamanı çağrı ilan ve mektubunda yeterli şekilde gösterilmediği takdirde genel kurulda alınacak kararlar iptal edilebilirlik yaptırımına tabidir. Genel kurul çağrısının ilanı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılmalıdır. Şayet ilan bir gazetede yapılmışsa iki haftalık süre, son ilanın yapıldığı günden itibaren işlemeye başlayacaktır. Aksi takdirde genel kurulun usulüne uygun çağrılmadığı sonucu ortaya çıkacaktır. Ayrıca pay defterine yazılı pay sahipleri ile ortaklığa önceden pay senedi ya da pay sahipliğini ispatlayacak belge ibraz ederek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler iadeli taahhütlü mektupla gönderilir. Basit bir mektupla, e-posta ya da faksla pay sahipleri genel kurula davet edilemez. Olası ihtilaf halinde iadeli taahhütle genel kurula davet edildiğini ispat yükü ortaklık tüzel kişiliğine aittir. Dolayısıyla geçerli bir çağrının varlığı için çağrı bütün pay sahiplerine yapılmalı, kanun ve ana sözleşme kapsamında görevli ve yetkili organ ya da kişilerce yapılmalı, şekil ve özü yönünden her pay sahibinin anlayabileceği içerikte olmalıdır. Ayrıca TTK'nın 416/1'inci maddesinde bütün payların sahipleri veya temsilcilerinin, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabileceği ve bu toplantı nisabı var olduğu sürece karar alabileceği düzenlenmiştir. Ancak bütün payların sahipleri veya temsilcilerinin, aralarından biri itirazda bulunması veya katılmaması halinde toplantı yapılamayacaktır.
Davaya konu olayda ise davacıya genel kurulun yapılacağına ilişkin dosya içerisinde herhangi bir çağrıya rastlanmamıştır. Yine Ticaret Sicil Gazetesi'nde de ilan yapıldığına ilişkin herhangi bir kayıt da bulunmamaktadır. Dosya içerisinde incelenen genel kurul kararında yukarıda da izah edildiği üzere davacının toplantıya katılım sağladığına ve olumlu oy kullandığına ilişkin kayıt mevcuttur. Bu doğrultuda ilanın yapılmadığı ve davacının toplantıya çağrıldığına ilişkin herhangi bir kayıt mevcut olmadığı da gözetilerek genel kurulun çağrısız yapıldığı ve genel kurul karar tutanağında davacının itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Ancak davacı genel kurul karar tutanağının altında yer alan imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmektedir.
Bu doğrultuda davacının tatbike medar imza örnekleri celpedilmiş ve davacının isticvabı sağlarak imza örnekleri alınmış ise de davaya konu edilen 11/01/2022 tarihli genel kurul tutanak aslına ulaşılamamıştır. Davacı vekilinin talebi doğrultusunda Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Kayseri 1. Noterliği'ne müzekkereler yazılmış ise de tutanak aslının bu kurumlarda olmadığı belirlenmiştir. Tutanaktaki imzanın davacıya ait olduğu hususunda ispat külfeti davalı tarafta olduğu için 13/06/2023 tarihli celsede ve 22/04/2024 tarihli muhtıra ile yokluğu yahut butlanı istenen 11/01/2022 tarihli genel kurul toplantı tutanağın 2 haftalık süre içinde mahkememize sunulmaması halinde belgenin içeriği konusunda davacının beyanına itibar edilebileceği hususunda ihtar gönderildiği ancak davalının tutanak aslını sunmadığı, kesin süre içerisinde tutanak aslı sunulmadığından 11/01/2022 tarihli genel kurul tutanağındaki imzanın davacıya ait olmadığı dolayısıyla kararın yok hükmünde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 636/3. maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Haklı sebeple fesih davasında haklı sebebin gerçekleşmesinde davacı ortakların kusurlu olması dahi tek başına açtığı davanın reddini gerektirmez. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Anılan hükme göre her ortak, haklı sebeplerin varlığı hâlinde limited şirketin feshini isteyebilecektir. Haklı sebepten ne anlaşılması gerektiği ise somut durumun ve ileri sürülen hususların niteliğine göre mahkemece takdir edilecek olup esasında dürüstlük kuralı temelinde ortaklık ilişkisinin devam ettirilemeyecek düzeyde zedelenmiş olması durumu, limited şirketin feshinin haklı nedenini oluşturur. Başka bir deyişle ortaklıktaki güven ilişkisinin ortadan kalkması veya ortaklılığın devamının dürüstlük kuralı gereği ortaklar bakımından çekilmez hâle gelmesine neden olan olaylar, limited şirketin feshi için haklı neden olarak kabul edilebilirler. Zira hiçbir ortaktan, dürüstlük kuralı gereği kendisi için çekilmez hâle gelen bir ortaklık ilişkisini devam ettirmesi beklenemez. Haklı sebep kavramı, her somut olayın niteliğine göre farklı tanımları bünyesinde barındırır.
Limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davada (fesih davasında) davacı sıfatı şirketin ortaklarına aittir. Bu kapsamda TTK’nun 636/3. maddesi kapsamında ancak pay defterine kayıtlı ortaklar limited şirketin haklı nedenle feshini mahkemeden isteyebilirler. Limited şirketin feshini isteyen davacının ortaklık sıfatının yargılama boyunca mevcut olması gerekir. Aksi durumda ortaklık sıfatını yitiren davacı, taraf sıfatını da yitirecektir. Bu durum yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re’sen nazara alınır.
Limited şirketin fesih davasında davalı sıfatı kural olarak limited şirketin tüzel kişiliğine aittir. Zira feshi istenen limited şirket, açılacak davada kural olarak davalı olarak yer almalıdır. Bu nedenle şirketin feshi istemiyle açılan davada kural olarak husumet feshi istenen şirkete yönetilmesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal niteliğindeki 14/01/2014 tarih ve 2012/9121 Esas-2014/728 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, iki ortaklı olan davalı limited şirkete davacı ortak tarafından husumet yöneltildiği görülmektedir. Bu nedenle eldeki davada taraf teşkili sorunu bulunmamaktadır.
TTK Madde 617'de yer alan “Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır”. Şeklindeki düzenleme göre olağan genel kurul toplantısı her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılması gerekmektedir. Yine TTK'nın Sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçları başlıklı 636. maddesinde yer alan “Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. D) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.” şeklindeki düzenlemeye göre genel kurul toplanamıyorsa ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.
Somut olayda bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin mal varlığının defterler ve kayıtlara ulaşılamaması nedeniyle kesin olarak saptanamadığı, yine devam eden boşanma davası nedeniyle ortaklar arasında güven ilişkisi kalmadığı, gerek davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan TTK gerekse 6102 sayılı TTK gereğince limited şirketlerde haklı nedenle şirketin feshinin istenebileceği ancak mahkemenin bu konuda taleple bağlı olmadığı, dosya kapsamı ve şirketin saptanan durumuna, şirket ortakları arasındaki ilişkilere bakarak duruma en uygun kararı vereceği, gerek boşanma dosyası, gerek diğer ortağın hal ve davranışlarının davacı ortağın güvenini sarsması ile şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin yasal koşulların oluştuğu açıktır. Mahkememizce dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek davalı şirketin feshi yerine yaşatılmasını gerektirecek ekonomik ve rasyonel veriler mevcut olup olmadığı, ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının tespit edilmesi istenilmiştir, Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 26/08/2024 tarihli ek raporda dosyadaki kayyım raporları ve ekindeki finansal tablolar incelendiğinde dava tarihine kadar işletmenin dönem net zararının olmadığı öz kaynakları incelendiğinde artış eğiliminde olduğu ve borca batık olmadığı tespit edilmiş ise de davalı şirketin güncel durumunun tespitine ilişkin Erciyes Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin 2022, 2023 ve 2024 dönemine ait Kurum Geçici Vergi Beyannameleri ile SGK Başkanlığı ve Erciyes Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden şirketin güncel borç durumuna ilişkin kayıtlar celp edilerek ek rapor alınmıştır. 24/04/2025 tarihli ek rapor tetkik edilmekle dosya kapsamına kazandırılan son finansal veriler değerlendirilmekle 2022 yılı sonrasındaki dönem verileri incelendiğinde son yıllarda zararla faaliyetlerini kapattığı hatta 2023 ve 2024 yıllarında herhangi bir satışının olmadığı ve gayri faal olduğu tespit edilmiştir. Eldeki davada davalı şirketin feshi yerine yaşatılmasını gerektirecek ekonomik ve rasyonel veriler mevcut değildir. Davalı şirketin ticari faaliyetinin olmadığı, şirketin devamında genel ekonomik menfaatler için yarar bulunduğunun tesbit edilemediği, uzun zamandır faaliyeti olmayan bir şirkette diğer pay sahibinin şirketin devamına ilişkin menfaatinin önemli görülemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Ekonomik faaliyeti durmuş bulunan şirketin devamında genel ekonomik menfaatler açısından bir fayda bulunmadığının kabulüyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 28395 sicil numarasında kayıtlı davalı ... Güvenlik Bilişim Otomotiv Kuyumculuk Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi'nin FESİH VE TASFİYESİNE,
2-TTK'nun 533/2. maddesi uyarınca fesih ve tasfiyesine karar verilen davalı şirketin ünvanına "Tasfiye Halinde" ibaresinin eklenmesine,
3-Tasfiyesine karar verilen davalı şirketin tasfiye işlemlerini yapması için SMMM ...r'ın TTK'nın 643. Madde hükmü yollamasıyla aynı Kanunun 536/3. Maddesi uyarınca şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, bu hususta kendisine yetki verilmesine,
5-Şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre tasfiye süreci devam ettiği sürece tasfiye memuruna toplam 30.000,00-TL ücret takdirine, ücretin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça karşılanmasına,
6- Davalı şirketin 11/01/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine,
7-Şirketin feshi talebi yönünden alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Genel kurul kararın yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin talep yönünden alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ile 80,70-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 657,10-TL tebligat ve posta gideri, 13.500,00-TL bilirkişi ücretleri ile 12.000,00-TL kayyım ücreti olmak üzere toplam 26.157,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Şirketin feshi talebi yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Genel kurul kararın yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin talep yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve ilgili vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/05/2025
Başkan
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Katip
¸E-imzalıdır