T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR
KARŞI DAVALILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVALI/KARŞI DAVACI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - [
Av. ... - [
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 09/06/2022
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket 09.09.2020 tarihinde diğer müvekkili ... ve ... tarafından kurulmuş ve yine aynı tarihte restoran olarak kullanma amacıyla şirket yetkilileri olan ... ve ..., Tablakaya mahallesi, Atatürk Bulvarı no:230 adresindeki dükkanı 10 yıl süre ile kiralamışlar ve şirket adresi olarak da burayı tescil ettirdiklerini, söz konusu işyerinin tadilat/tamirat masrafları için 10 yıllık kira sözleşmesine güvenerek müvekkili ... tarafından 5.000.000TL TL ye yakın para harcanırken ... tarafından sadece 70.000 TL lik bir sermaye konulduğunu, tadilat tamamlandığını, bir süre sonra müşterileri yoğunluğunun fazla olduğu 12/05/2022 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesinin ....E nolu dosyası kapsamında Kayseri 2. Asliye Ticaret mahkemesi'nin .... D.İş sayılı dosyasından "ihtiyati haciz" kararı alındığını ve menkulleri haczetmeye geldikleri bilgisini veren İcra memuru ile Alacaklı mülk sahibi ..... vekili olduğunu söyleyen Av. .... Restorana gelerek menkulleri çıkarmak istediklerini bu noktada böyle bir borclarının olmadığını beyan etmişlerse de dosya içerisinde mevcut 200.000TL tutarındaki senedin diğer ortak .... tarafından şirket kaşesi basılmak sureti ile imzalandığını, olduğunu gören müvekkili masa sandalyenin muhafaza altına alınmasını önlemek için mecburen borcu kabul ettiğini ve teminatın iadesine muvafakat ettiğini beyan etmek durumunda kaldığını ayrıca alacaklı vekili tarafından "iyiniyet gösterisi" adı altında 50.000TL bedelli 25/05/2022 vade tarihli senet eşyaların fiili haczini yapmaması için müvekkiline imzalattırılmış olup söz konusu senet bedeli de 20/05/2022 tarihinde 5.000TL tutarda toplamda 10 ayrı işlem ile Şüpheli alacaklı Avukatı ... hesabına ödendiğini müvekkili bu olaydan sonra defalarca davalıya ulaşmaya çalışsa da bu mümkün olmadığını, yapılan haciz işlemleri ile şirketin tek işletmesi olan restoranın varlığı tehlikeye düştüğünü, kira borcu mevcut olmamasına rağmen söz konusu senet verilerek şirket borca sokulduğunu, öncelikle ...'ın şirket ortağı ve müdür olarak yetkilerinin tedbiren askıya alınmasını, davalının yetkilerini kötüye kullanarak vermiş olduğu senedin icraya koyulduğu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...E Dosyası hakkında muhakeme neticeleninceye kadar durma kararı verilmesini, tahliyeye ilişkin Kayseri Genel İcra Dairesi'nin .... E sayılı dosyasında davalı tarafından imzalanmış olunan 26/05/2022 tarihli tahliye tutanağı ile yapılmış olunan icra işlemlerinin öncelikle tedbiren geri alınmasını ve muhakeme neticeleninceye kadar takip hakkında durma kararı verilmesini, Davalı ...'ın ... Kafe Restoran Gıda Tur. İnş. Ltd. Şti. 'nin ortalığından çıkartılarak bütün müdürlük yetkilerinin elinden alınmasınını, şimdiye kadar yapmış olduğu, aleyhe işlemlerin geçmişe etkili olarak iptalini, müdürlük sıfatı ve temsil yetkisinin ilk verildiği 09/09/2020 tarihinden itibaren iptalini yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı - karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddiaları tamamen yersiz olup soyut beyanlardan ibaret olduğunu, davacı taraf şirket tarafından işletilen iş yerinin tadilat masrafları için kendisinin 5.000.000TL TL ye yakın para harcadığını, müvekkilinin ise 70.000 TL lik bir sermaye koyduğunu iddia ettiğini, davacı tarafın bu iddialarının gerçek dışı olduğu ticaret siciline bakıldığında dahi anlaşılacağını, ayrıca davacının bu bahsetmiş olduğu gerçek dışı harcamalarını ispatlayacak bir delili dahi bulunmadığını, davacı tarafından böyle bir harcamanın yapılmadığı resmi kayıtlar ile de sabit olduğun, davacı taraf şirket üzerinden gayri resmi kazançlarını gizlemek adına mahkememizi yanıltma amaçlı beyanlarda bulunduğunu, davacı tarafın ileri sürdüğü gibi kira borcu mevcut olmamasına rağmen senet verilerek şirket borca sokulmadığını, şirketin kira borcu mevcut olduğunu, müvekkilinin daha fazla itibar kaybına uğramamak adına alacaklıya senet verdiğini, müvekkili tarafından şirket zarara uğratılmadığını, tam tersi şirketin ve ticari itibarının daha fazla zarar görmesinin önüne geçildiğini, müvekkili ile ..., ... vergi kimlik numaralı ...nin münferiden temsile yetkili resmi ortakları olduğunu, Bahsi geçen şirket üzerinden; Tablakaya Mah. Atatürk Bulvarı No:.... Talas/KAYSERİ adresinde bulunan Veranda isimli kafe işletilmekte olduğunu, müvekkilinin Ankara ilinde ikamet ettiğinden, Kayseri ili sınırlarında bulunan kafenin işlerini diğer ortak ... takip etmekte olduğunu, bunun yanında davacının talep ve yönlendirmesi ile ... isimli şahıs Kayseri’de kafenin işleyişi ile gayri resmi olarak ilgilenmekte olduğunu, öncelikle davacının haksız davasının ve tedbir taleplerinin reddini, iş bu dilekçenin davaya cevap ve karşı dava dilekçesi olarak değerlendirilerek; ...'nin şirket ortağı ve müdür olarak yetkilerinin tedbiren askıya alınmasını, davacı ...'nin ... Kafe Restoran Gıda Tur. İnş. Ltd. Şti.'nin ortalığından çıkartılarak bütün müdürlük yetkilerinin elinden alınmasını, müdürlük sıfatı ve temsil yetkisinin ilk verildiği 09/09/2020 tarihinden itibaren iptalini, karşı davalarının kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilerek gereğinin yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava ve karşı dava ile davalıların şirket ortaklığından haklı sebeple çıkartılması şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir ilişkindir.
Ticaret sicil müdürlüğüne, Kayseri C.Başsavcılığına, Kayseri 5. İcra Hukuk Mahkemesine, Kayseri Genel İcra Dairesine, Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesine, SGK ya, Kayseri C.Başsavcılığı Avukat suçları bürosuna, Erciyes Vergi Dairesine, Kayseri il Sağlık Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
Kayseri CBS'ye yazılan müzekkere cevabının incelenmesinde ....... Soruşturma sayılı dosyasında takipsizlik kararı verildiğinin belirtilmiş olduğu görülmüştür.
Davacılar vekili tarafından ihtiyati tedbir talepli açılan davasında mahkememiz 10/06/2022 Tarihli ara karar evrakı ile davacılar vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiği, davacılar vekili tarafından ara karara karşı istinaf başvuru dilekçesi sunduğu, davalı vekilinin cevap ve karşı dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu ve mahkememiz 07/07/2022 Tarihli ara karar evrakı ile davalı-karşı davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, davalı-karşı davacı vekili tarafından ara karara karşı istinaf başvuru dilekçesi sunulduğu, dosyanın istinaf incelemesine gönderildiği, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin ... Esas ..... Karar sayılı ilamı ile "Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen ... E sayılı derdest dava dosyasında verdiği 10/06/2022 tarihli ara kararına karşı davacılar vekilinin, 06/07/2022 tarihli ara kararına karşı da karşı davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 gereğince ayrı ayrı Esastan Reddine" şeklinde kesin karar verildiği görülmüştür.
06/12/2023 Tarih 3 nolu celsede hazır bulunan davalı-karşı davacı tanığı ... "Ben davacı şirkette müdür olarak 2021-2022 yılı arasında çalıştım, şirkette yasal olarak yetkililer davacı ile davalı idi, ancak resmi bir yetkisi olmamasına rağmen ... isimli kişide şirket adına yetkiliymiş gibi hareket ediyordu, bu kişinin hareketlerinden davalı ... beyin haber yoktu, bu kişi davacı ... Beyin arkadaşıydı, bu kişi şirket adına işlemler yapıyormuş gibi davranıyordu ancak ödemeler kendi hesabından yapılıyor, şirket için gelecek alacakları da bu kişi alıyordu, kasadaki bütün parayı da yine bu kişi alıyordu, söz konusu kişinin hareketlerinden davalının haber yoktu, bu kişinin hareketlerinden dolayı davalı ... bey davacı ... beyi uyarıyordu ancak davacı ... bey ...'ın eylemlerine engel olacak herhangi bir tavır sergilemedi, ... şirket adını kullanarak borç aldı ve şirketi zarara uğratacak senetleri şirket adına imzaladı, bu kişi ayrıca şirkette çalışan bende dahil bütün personeli dolandırdı, bu kişiyi bende savcılığa şikayet ettim, benim adımı kullanarak ve imzamı taklit ederek araç kiralamış, davalı bu kişiyi sürekli yaptığı işlemler konusunda süreli uyarıyordu ancak söylemiş olduğum kişi için davacı bu konuda duyarsız kaldı, asıl zarara ...'ın işlemleri ve davacının bu işlemlere göz yumması sebep oldu, ... benide kandırarak kredi çektirdi ayrıca davacı kayak hocası olması nedeniyle elde ettiği gelire ait paraları ...'ın eşi ile babası Ahmet HAm adına havale ettiriyordu ve yeni şirketin cirosunu yine bu kişilerin hesabına havale ettirerek şirket adına herhangi bir işleyişi olmasına engel olunuyordu, ... kasaya hakim olduğu için biz kasa raporunu davalıya gönderemiyorduk, tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde, beyanda bulunduğu görülmüştür.
20/03/2024 Tarih 4 nolu celsede hazır bulunan davacı-karşı davalı tanıkları ... "Şirketin gayriresmi ortağı olan ... isimli bir kişi vardı, bu kişi ile davalı birlikte hareket ederek, şirket aleyhine işlemler işlemler yapıyorlardı, bu iki kişi ısrarla davacıyı şirkete ait iş yerini satın aldırdılar, burası bir kafe restorandı, davacı ile davalı ve ...'nın bulunduğu bir ortam da ben varken, davacıdan veranda isimli iş yerini kiralamasını bunun için öncelikle davacının 200.000,00 TL getirmesini daha sonra kendilerinin de bu işe katkı sağlayacaklarını söylediler, söz konusu iş yerini kiralama için davacı mülkünü sattı, söz konusu iş yerinde tadilatlar yapıldı, davacı bu süreçte bir çok mülkünü satmak zorunda kaldı, ama davalı ve ... hiçbir katkı sağlamadılar, bende davalının talebi üzerine yaklaşık, 1 milyon civarında çevreden borç aldım, sonradan öğrendiğim kadarıyla ... etrafta dolandırılığıyla ünlenmiş bir isimdir, bu şekilde iş yeri tadilat gördükten sonra iş yerinin asıl sahibi olan Necip Dİnçer'dir ancak resmiyette damadı ... adına kayıtlıdır, iş yerini bu kişiler tekrar aldılar, son durumu bilemiyorum, ...'in oğlu .... bizi iş yerinden çıkartmak için silah kişiler yoluyla tehdit etti, bildiğim kadarıyla davalı bu kişilerle hareket etmektedir, bildiğim kadarıyla davalı iş yerini zarara uğratacak işlemler yapmıştır, örneğinin malzemeler satın alınmış olmasına rağmen ödemeler yapılmamıştır, biz silahlı tehdit olayından dolayı karşıdakileri 3 kez şikayet etmiştik, ancak davalı bizi Necip Bey ile anlaştığını parayı ödeyeceğini söyleyip ikna ederek şikayetimizden vazgeçirdi, söz konusu işletmede her türlü alım satım vb. İşlerde çalıştığım için olaylar hakkında bilgi sahibiyim, davalı bizim bilgimiz olmadan imza yetkisine dayanarak şirket aleyhine 200 bin TL'lik senet vermişti, sözleşmede covid zamanında kira alınmayacağına ilişkin hüküm olmasına rağmen, bizden Necip Dinçer Kira talebinde bulunmuştur, biz bu kira bedelini ödedik, bu süreçte bizi iş yerinden çıkarmaya çalıştılar, davalı bizim haberim olmadan iş yerini tahliye konusunda ... ile anlaşarak resmiyette yetkili .... adına tahliye taahhüdü davalı imzalamış, biz ilk silahlı tehdit ile iş yerini boşaltmayınca bu kişiler davalıyı kullanarak bizi bu şekilde iş yerini boşaltma konusunda zorladılar, davalı normalde Ankara da yaşamasına rağmen tahliyeden ...'in vasıtasıyla haberdar olarak bize bilgi vermeden gelip iş yerinin tahliyesine ilişkin icra tutanağını imzalamıştır, biz bu durumu sonradan öğrendik, ayrıca davalı tutanağı bizim aldığımız malzemeleri daha önce var olan malzemelermiş gibi beyan ederek imzalamıştır, biz iş yerine o zaman ki şartlar itibari ile yaklaşık 5 Milyonluk harcama yapmıştık, iş yerinde tarafımızca alınmış hiçbir malzemeyi geri alamadık, tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde, ... "Ben Veranda isimli iş yerinde bekçi olarak çalışmaktaydım, biz tahliye taahünden daha önce haberdar olmadık, sadece icra memurları iş yerine tahliye için geldiklerinde durumu öğrendik, davacının bu durumdan haberi yoktu, kendisine icra memurları gelince biz haber verdik, tahliyeden yaklaşık 20-25 gün öncesinden itibaren davalıya ulaşamıyorduk, telefonlarımıza çıkmıyordu, tahliye yapılacağı gün davalı geldi, tahliye evraklarını imzaladı, iş yerinde davacının aldığı malzemeler ile birlikte daha önce bulunan demirbaşlarda vardı, davacı tahliye sonrası iş yerinde malzemeleri geri alamadı, davalı genelde paraya ihtiyacı olduğunda iş yerine uğrardı onun haricinde genelde Ankara da bulunurdu, araba alınıp verilmesinden kaynaklı imzalınmış senetten haberim vardır, başka senede ilişkin bilgim yoktur,....'nın tek şubesi ve işletmesi vardır, iş yeri kiralanmadan önce var olan ve sözleşmede de belirtilen malzemelerden işe yarayanlar ...talebi üzerine kamyonlarla ..... dan götürüldü, buna ilişkin bende fotoğraflar çekmiştim, ürünleri götüren de ......'in kardeşi .......'dı, ben sadece tahliyeden sonra özel eşyalarımı alabildim, bunun dışında hiçbir malzeme veya şirkete ait defterleri alamadık, tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
25/09/2024 tarih 5 nolu celsede hazır bulunan davacı-karşı davalı tanığı ... "Davacı benim amcam olur, ben kendisinin yanında dava konusu şirkette çalışıyordum, iş yerinin kira ve tadilat giderleri beklenin üzerinde geliyordu, bende kasada çalışıyordum, yine eleman masrafları çok oluyordu, malzeme aldığımız firmalardan halen borçlarımız bulunduğunu öğrendik, akşam kasadaki parayı elamanların ücretleri, diğer gün ki malzemelerin masrafları karışlanıyordu, yine kasada bulunması halinde davalı ... Beyin 2 haftada bir Ankara'ya gidiş gelişleri karşılanıyordu, benim çalıştığım dönemde gördüğüm kadarıyla şirkete kar kalmıyordu, kazandığımız para giderlere yetmediği için amcam olan davacı başka gelirlerini de buradaki giderleri karşılanmak için kullanıyordu, ayrıcı şirketi çalıştırdığımız dönemde pandemi de vardı, pandemiden sonra tadilat yaptık, yaptığımız borçları bittirdiğimiz sanırken yeni borçların çıktığını öğrendik bu şekilde kar edemeden çalıştık, hatırladığımız kadarıyla taş yani dekor işlerindeki çalışanı davalı ayarlamıştı, şirket aleyhine davalının işlemleri olup olmadığı hakkında tam bir bilgi sahibi değilim, mal sahibi ile davalı ...'ın imzaladığı anlaşma sonucunda yaptığımız iş ve kira ilişkimiz bir günde bitti, bu olayların detaylarını bilmiyorum, ben iş yerinde çalışırken bir gün haciz memurları geldi ve iş yerini tahliye etmemiz gerektiğini söylediler, biz de bunun üzerine iş yerini tahliye ettik, tahliye esnasında davalı ve davalının avukatı orada değildi, hatırladığım kadarıyla kiradan dolayı tahliye etmemiz gerektiğini söylediler, biz malları da içeride kalacak şekilde iş yerini tahliye ettik, tahliye esnasında oradaydım, haciz memurlarını gördüm, fiş iptali yaptım, işe yeni başladığımızda sistemin de yeni olmasından kaynaklı fiş iptallerimiz oldu, yaklaşık fiş iptalimiz 3-5 ay kadar sürdü, yukarıda söylemiş olduğum gibi tadilat süreci pandemi sürecinde de devam etmiştir, tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
08/10/2025 Tarih 8 nolu ceslede davacı vekilinin "Dava dilekçesinde detaylarıyla belirttiğimiz üzere karşı tarafın şirket ortaklığıyla bağdaşmayacak şirketi zarara sokan hareketleri nedeniyle şirketin tek işletmesi olan kafe tahliye edilmek durumda kalmıştır, öyle ki kira kontratı ile yapılmamış olan bir tahliye taahhütnamesi sonradan diğer ortakların haberi olmadan düzenlenmiş mülk sahibine verilmiş akabinde ortakların bilgisi olmayan bir avukata vekalet verilmiş, tebligat bu avukata yapılmak suretiyle diğer ortakların haberi olmaksızın takip kesinleştirilmiş, tahliye için icra memurlarının geldiğinde ise Ankara'da yaşayan davacı koşarak gelmiş bütün sürelerden feragat etmiş içerisinde şirket tarafından alımı yapılmış bir kısım demirbaşlar olmak üzere, masa sandalye gibi malzemeler tarafımıza ait olmasına rağmen icra tutanağında hiçbir malzemenin şirkete ait olmadığı belirtilerek tutanak imza altına alınmıştır, bu şekilde işletme kapatılmıştır, davalının işlemleri şirket zararınadır, bu nedenle davamızın tüm taleplerimiz ile birlikte kabulüne karar verilsin" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Mahkememiz 22/02/2023 Tarihli 2 nolu celsenin 3 nolu ara kararı gereği dosyanın bir mali müşavir ve bir şirketler hukukunda uzman bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiği, bilirkişi heyet raporunun 04/06/2023 Tarihinde mahkememize sunulduğu, incelenmesinde "... şirketine ait 2021 ve 2022 yıllarına ait Ticari Defterler incelenmiş olup, Ticari Defterlerin süresi içinde ve usulüne uygun olarak tasdik ettirildiği, delil niteliğini haiz olduğu, Dosya kapsamında bulunan ... ve ... arasında akdedilen kira kontratında “Kira bedeli aylık 50.000 TL yıllık ise 600.000TL olarak tayin edilmiştir” şeklinde düzenlendiği ...'e ait Ticari Defter kayıtlarında, ... adına yapılan kira tahakkuk ve ödemelerinin, 2021 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait kira tahakkuk ve ödemesinin bulunmadığı, mart ayında 37.500,00TL, devam eden aylarda ise 12.500,00TL olarak yapıldığı, yıllık kararlaştırılan toplam kira bedelinin 600.000TL olduğu, 2021 yılı için yapılan toplam ödemenin 112.500,00TL, 2022 yılı ilk üç aylık dönemde toplam ödemenin 37.500,00TL olduğu, Kuruluş aşamasından sonra davacı şirket tarafından genel kurul toplantısı yapılmamış olduğu, Heyetimizce tespit edilmiştir." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunduğu, dosyanın ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişi heyetine tevdii edildiği, bilirkişi ek raporunun 29/11/2024 tarihinde mahkememize sunulduğu, incelenmesinde "... şirketine ait 2021 ve 2022 yıllarına ait Ticari Defterler incelenmiş olup, Ticari Defterlerin süresi içinde ve usulüne uygun olarak tasdik ettirildiği, delil niteliğini haiz olduğu, Dosya kapsamında bulunan ... ve ... arasında akdedilen kira kontratında “Kira bedeli aylık 50.000 TI. yıllık ise 600.000TL olarak tayin edilmiştir” şeklinde düzenlendiği, ...'e ait Ticari Defter kayıtlarında, ... adına yapılan kira tahakkuk ve ödemelerinin, 2021 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait kira tahakkuk ve ödemesinin bulunmadığı, mart ayında 37.500,00TL, devam eden aylarda ise 12.500,00TL olarak yapıldığı, yıllık kararlaştırılan toplam kira bedelinin 600.000 TL olduğu, 2021 yılı için yapılan toplam ödemenin 112.500,00TL, 2022 yılı ilk üç aylık dönemde toplam ödemenin 37.500,00TL olduğu, Kuruluş aşamasından sonra davacı şirket tarafından genel kurul toplantısı yapılmamış olduğu, Heyetimizce tespit edilmiştir." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
14/05/2025 Tarih 7 nolu celsede davacı-karşı davalı vekili "davalı tarafça süresi içinde masrafın yatırılmamış olması da dikkate alınarak sadece bizim itirazlarımızın değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasını talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunduğu, aynı celsenin 2 nolu ara kararı ile "davacı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına" şeklinde karar kurulduğu görülmüştür.
Bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçelerinin dosyaya sunulduğu, dosyanın yeniden ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişi heyetine tevdii edildiği, bilirkişi ek raporunun 07/07/2025 tarihinde mahkememize sunulduğu, incelenmesinde "Dosya içerisinde yer alan pandemi dönemine dair kısıtlamalar incelendiğinde; kira muafiyeti olan tarih 2022 yılı Mart ayı olup kalan kira dönemleri yönünden herhangi bir muafiyet söz konusu değildir. Taraflara Vakıfbank'a ait dekontların sunulması maksadı ile süre verilmiş ancak dekontların sunulmamış olması nedeni ile değerlendirmeye alınamamıştır." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2020/1316 E, 2021/354 K sayılı ilamında “…İzmir Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun; 6102 sayılı TTK'nın 621/1-h maddesi uyarınca bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerden dolayı şirketten çıkarılmasına yönelik, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunca alınmış bir genel kurul kararı bulunması gerektiği, anılan genel kurul kararının davacı şirketçe alınmadığı, davacı şirketin iki ortaklı ve ortakların % 50 eşit paya sahip olması karşısında, şirketin mevcut pay durumu nedeniyle davalının ortaklıktan çıkarılması için mahkemeye başvurulmasına yönelik genel kurul kararı alınması da mümkün olmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas bakımından kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.( ONANMASINA)” denildiği görülmüştür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2021/3202 E, 2022/3425 K sayılı ilamında “…dosya içerisinde bulunan davacı şirkete ait ana sözleşmede ortakların haklı sebeple şirketten çıkarılmasına yönelik herhangi bir düzenleme olmadığı, bu halde şirket tarafından ortaklardan biri hakkında haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması davası açılabilmesi için 6102 sayılı TTK'nın 621/(1)-h. maddesi gereğince genel kurulda temsil eden oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan sermayenin tamamının salt çoğunluğu ile mahkemeye başvuru kararının alınması gerektiği, ana sözleşmede çıkarılmaya ilişkin düzenleme bulunmasa bile genel kuruldan ortak hakkında ortaklıktan çıkarılmaya yönelik dava açılabilmesi için karar alınması zorunluluk olup dava şartı kapsamında olduğu, davacı şirket tarafından davalı ortak hakkında haklı nedenle şirket ortaklığından çıkarılma davası açılabilmesi için 6102 sayılı TTK'nın 616/(1)-h ve 621/(1)-h maddeleri gereğince dava şartı kapsamında genel kuruldan herhangi bir karar alınmadığı, bu nedenle ....’in şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin istemin dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerektiği, haksız rekabete dayalı manevi tazminat talebi bakımından yapılan incelemede ise davacı-karşı davalı...in haksız rekabet oluşturacak bir eylemi ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın ....’in şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin istemin dava şartı yokluğundan reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. (ONANMASINA)” denildiği görülmüş olup dava dosyamızda da davacı şirketin %50 pay sahipli iki ortaklı olduğu ve davacı şirkette dava açılmadan önce davalıların ayrı ayrı ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin her hangi bir karar alınmamış olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı ve karşı davacı tarafça davalı ortağın davacı şirketten haklı sebeple TTK madde 640/3 gereğince çıkarılmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de, yukarıda açıklanan içtihatlarda da belirtildiği üzere %50 pay sahibi iki ortaklı şirketlerde anasözleşmede çıkarılmaya ilişkin bir düzenleme olmaması halinde ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarılabilmesine yönelik davanın açılabilmesi için 6102 sayılı TTK'nın 621/(1)-h. maddesi gereğince genel kurulda temsil eden oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan sermayenin tamamının salt çoğunluğu ile mahkemeye başvuruya ilişkin kararının alınması gerekmesine rağmen dava ve karşı davada, davacı şirket tarafından bu hususta herhangi bir karar alınamadığı ve alınmasının da mümkün olmadığı görülmekle, dava şartı olan söz konusu hususun iş bu esas ve karşı dava dosyasında eksik olduğu ve tamamlanamayacağı anlaşılmış ve böylece, davanın ve karşı davanın ayrı ayrı TTK madde 116/1-h, 621/1-h, HMK madde 115/2 gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Esas davanın TTK madde 116/1-h, 621/1-h, HMK madde 115/2 gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine
2-Karşı davanın TTK madde 116/1-h, 621/1-h, HMK madde 115/2 gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine
3-Esas davada alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacı-karşı davalılardan peşin olarak alınan 80,70-TL peşin harçtan mahsubuyla eksik kalan 534,70-TL'nin davacı-karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Karşı davada alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davalı-karşı davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL peşin harçtan mahsubuyla eksik kalan 534,70-TL'nin davalı-karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Esas ve Karşı davada taraflarca yapılan yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
6-Esas davada davalı-karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine,
7-Karşı davada davacı-karşı davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalılara verilmesine,
8-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/10/2025
Katip ...
e- imzalıdır
Hakim ...
e- imzalıdır