T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALILAR :1-
2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :3-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :4-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
DAVALI : 5-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/01/2022
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.10.2021 tarihinde saat 15.15 sularında sürücü ...’nın sevk ve idare ettiği ... plakalı SEAT marka otomobil Kayseri ili Melikgazi ilçesi Uygar Sokak üzerinden Alparslan Türkeş Caddesi istikametine seyir halinde olan ve ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpmış daha sonra araçlardan ... plaka nolu araç kaldırımda yürüyen davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet vermiş olduğunu, çarpma sonucunda davacı ...'ün el bileği kırılmış ve Kayseri ... Hastanesinde tedavi altına alınmış olduğunu, olay esnasında Kolluk kuvveti tarafından tutulan Trafik Kaza Tespit Tutanağında davalılar ... ve ...'in KYTK 57/1-a ve 52/1-a kurallarını ihlal ettiğinden iki tarafın asli(tam) kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu açıkça belirtilmiş olduğunu, nitekim olay incelendiğinde davacının kazada hiçbir kusuru olmadığı, yaya olarak yürürken kazaya karışan iki aracın çarpışması sonucu yaralandığı açıkça görülecek olduğunu, davacı kaza yaptığı tarihte 48 yaşında ve ev hanımı olduğunu, kaza neticesinde el bileğinde meydana gelen kırıklar sebebiyle eliyle hareket kabiliyetini kaybeden davacı, kaza sonrasında aylarca evinde raporlu olarak yatmış ve hayatı olumsuz etkilenmiş olduğunu, 1973 doğumlu ve ev hanımı olan davacı kazadan önce yaşama umutla tutunan, çalışkan, mutlu bir insan iken bugün ailesinin destek ve bakımına muhtaç hale düşmüş olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde çalışma gücünde ciddi anlamda kayıp yaşadığını, davacı, ev hanımı olduğu ve ev işlerini kendisi yaptığından dolayı, kazadan sonra uzun bir süre ev işlerini yapmaktan mahrum kalmış olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı adına elindeki kırıklar sebebiyle şimdilik geçici iş göremezlik(500-TL), kalıcı iş göremezlik(2.000-TL), hastane masrafları(250-TL) ve bakıcı gideri(250-TL) olarak toplam 3.000-TL maddi tazminata hükmedilerek davalıların tamamından müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesine karar verilmesini istediklerini, kalıcı sakatlığın genç yaştaki davacıda yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar çok büyük olduğunu, ailesinin evdeki tüm yükünü taşıyan davacı bu kaza nedeniyle işlerini yaparken yaşayacağı zorluklar, çekmiş olduğu elem ve ızdırabın derecesini daha da artırmakta olduğunu, yargılamanın son aşamasında sorumluluğun derecesi ve zararın kapsamı değerlendirilerek 50.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalı işletenler ve sürücülerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, kaza yapan sürücü ...'in kullandığı ve ...'e ait ... plakalı aracın 19.10.2021 kaza tarihi itibariyle 260147749 poliçe no.lu Trafik (ZMMS) Sigortası, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığı yine kazaya karışan sürücü ...'nın kullandığı ve kendi adına kayıtlı ... plakalı aracın 19.10.2021 kaza tarihi itibariyle 84244900 poliçe no.lu Trafik (ZMMS) Sigortası, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığı anlaşılmakta olduğunu, İlgili kanun gereği davalı Sigorta şirketlerinin de maddi tazminat taleplerinden davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmesinin gerekli olduğunun, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığının ve ... Sigorta tarafından davacıya 20/12/2021 tarihihde 22.093,63 TL ödeme yapıldığı belirtilerek davacı ...’ün yaralanması dolayısıyla 3.000-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı ... Sigorta tarafından 20.12.2021 tarihinde 22.093,63-TL maddi tazminat için ödenen bedelin mahsup edilerek) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca davacı adına 50.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılar ... Sigorta A.Ş. Ve ... Sigorta A.Ş. haricindeki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın delillerinin tarafımıza tebliğini talep etiklerini, zamanaaşımı defilerinin olduğunu, davacı tarafından eksik evrakla başvuru yapılmış olup, mahkeme huzurunda ikame edilen başvuru anılan dava şartına haiz olmadığından ötürü, ilgili davanın başkaca hiçbir incelemeye gerek duyulmaksızın reddinin gerekeceğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirket’in dava konusu trafik kazası bakımından olası sorumluluğu, 01.06.2015 tarihinde yapılan değişiklik ile yeniden düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartları uyarınca belirlenmesi gerektiğini, bu hususa ilişkin olarak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’nin 17. Hukuk Dairesi’nin 2017/652 E., 2017/640 K. Sayılı ve 15.05.2017 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden Hem De Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz etmekte olduğunu, zira kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirket ancak ve ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı kalacak şekilde sorumlu olacak olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2016/2583 E., 2018/12262 K. sayılı ve 17.12.2018 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, ayrıca, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafların kaza anında emniyet kemeri takılı olup olmadığı araştırılması gerektiğini, şayet davacıların emniyet kemeri takılı değilse, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan ve sözde maluliyet oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların, yargılama neticesinde davalı şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesi hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle maluliyet oranının adli tıp kurumu 3. ihtisas kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerekmekte olduğunu, 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik ile özürlülük ölçütü ve sınıflandırması yönetmeliği’nin yerine artık erişkinler için engellilik yönetmeliğinin kullanılması gerekmekte olduğunu, davalı şirket poliçe dahilinde davacıların tedavi giderlerinden ve tedavi giderleri dönemine ait olduğu yargıtay’ca da kabul edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve sair tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, bu kapsamda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/4845 E. Ve 2019/11125 karar sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle açılacak maddi tazminat davalarında, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, Kurum tarafından başvuranlara gelir bağlanmamış olması ihtimalinde ise, bu durum gerçek zararın belirlenmesini doğrudan etkileyeceğinden, başvuranlara SGK’ya (veya ilgili kuruma) dava açması için önel verilmesi gerektiğini, ayrıca yine dava konusu trafik kazası ile ilgili açılmış bulunan ceza davası, bu davada da doktrin ve yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca bekletici mesele yapılması gerektiğini, tazminat hesabı uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılmalı, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görev tevzi edilmemesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için başvurunun haklı olduğu varsayılsa bile, davalı şirket’in faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ... Sigorta Cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkil şirketten şimdilik 3.000,00 TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminat talep ettiğini, Müvekkilinin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, Müvekkilinin sorumluluğunun bedeni zararlarda şahıs başına 430.000,00 TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, manevi tazminat taleplerinin karayolları trafik kanunu zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin teminatı dışında olduğunu, zorunlu trafik sigortası bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmayıp, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmini esas olduğunu, Müvekkilinin poliçeler kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve sigorta genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, Manevi tazminat talebi poliçe teminat kapsamı dışında kaldığından, dava konusu talepler bakımından müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, tedavi giderleri kapsamında sayılan geçici iş görmezliğe ilişkin tazminatlar, sigorta poliçesi teminatı dışında olup müvekkilinin bu kalem nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, tedavi giderleri kapsamında, sigorta şirketinin, motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğun zorunlu olarak sigorta teminatına bağlanması nedeniyle yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunduğunu, davacının çalışamayacağı tedavi-istirahat-iyileşme süresindeki zararları maddi zararları “geçici iş görmezlik dönemi” ile ilgili olduğunu, Müvekkilinin ise, 6111 Sayılı Kanun kapsamında ödemeleri yaparak bu teminat kapsamında oluşabilecek tüm hukuki sorumluluklarını SGK’ ya devrettiğini, geçici iş görmezlik giderleri, kanun lafzı ve Yargıtay içtihatlarında tedavi gideri olarak sınıflandırılmış olup, tedavi giderleri de SGK tarafından karşılanacağını, Müvekkilinin poliçe kapsamında sorumluluğu bulunmadığından bu kaleme ilişkin tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle müvekkil şirketin tarafından davacı ...'e 20.12.2021 tarihinde 22.093,63 TL tutarında ödeme yapıldığını, davacının dava ikamesinden önce müvekkil şirkete yapmış olduğu başvuru üzerine müvekkil şirket tarafından 16084497 numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, bu kapsamda aktüer raporu hazırlandığı ve söz konusu aktüer raporu doğrultusunda davacı adına dava konusu kaza nedeniyle 20.12.2021 tarihinde 22.093,63 TL tutarında ödeme yapıldığını, dava konusu kaza nedeniyle talep edilmekte olan tazminatın ödenmiş olması ve ödenecek fark tazminatı bulunmaması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, her durumda hesaplanacak tazminat tutarından müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme güncelleme yapılarak indirilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlüdür. öncelikle davacı tarafından ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, Müvekkili tarafından kazaya karışan ... plakalı araca ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası düzenlenmiş olması tek başına poliçede yer alan teminat tutarının tamamının müvekkil şirket tarafından ödeneceği anlamını taşımadığını, öncelikle müvekkilinin sigortalısının ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun davacı tarafından ispatı gerektiğini, ayrıca kaza tespit tutanağının tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde tek başına hükme esas alınması düşünülemeyeceğinden, dava konusu kazaya ilişkin olarak detaylı bir kusur incelemesi yapılması ve kazaya karışan bütün unsurların değerlendirilmesi gerektiğini, her şekilde davaya konu olan kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek tarafların kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususu Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından “erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik” doğrultusunda incelenmesi gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde maluliyet hesabının, sigorta aktüerleri yönetmeliği uyarınca hazine müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından ve ... ulusal mortalite tablosunda yer alan verilere göre yapılması gerektiğini, somut olaya daha uygun veriler içeren ... tablosu ve 1.8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, aynı zamanda davacının maluliyetine ilişkin yapılacak tazminat hesabında davacının mesleği, dava konusu kaza öncesinde ve sonrasında gelir durumu ve tazminata etki edecek diğer tüm hususlar dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davanın mahiyeti gereğince, haksız fiil sonucunda gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle davacıların gerçek zararının belirlenebilmesi için dava konusu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara yapılan ödemeler belirlenmeli ve tazminat tutarından indirilmesi gerektiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara yapılan peşin sermaye değerli ödemeler nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumunun müvekkil şirkete rücu hakkı bulunduğu hususu göz önüne alınması gerektiği, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olması halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olması durumunda, tüm zarar görenler için gerçek zarar belirlendikten sonra teminatın gerçek zararı karşılamaması durumunda “proporsiyon yapılması” ve teminatın bu şekilde paylaştırılması gerektiğini, tüm zarar görenler için müvekkilinin teminatının tek olduğu için bu hususa dikkat edilmesi gerektiğini, her durumda, müvekkilinin sorumluluğunun poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu tazminat “ancak dava tarihinden itibaren” işleyecek “yasal faiz” ile birlikte talep edilebileceğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçelerinde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ..., ... cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 19.10.2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu davacının maddi ve manevi zararının olup olmadığı, olmuş ise miktarı ve davalıların bu zarar bedelinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
... Hastanesine, Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Türkiye Noterler Birliğine, Kayseri SGK'ya, Kayseri C.Başsavcılığına, Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Ankara Adli Tıp Kurum Başkanlığından alınan 31/05/2022 tarihli raporda özetle; " ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...’in % 85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...’nın % 15 (yüzde on beş) oranında kusurlu, Yaya ...’ün kusursuz, olduğu " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan 12/06/2023 tarihli raporda özetle ; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgular Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında birlikte değerlendirildiğinde; ...'ün 19.10.2021 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (radius distal uç) kırığı nedeniyle; Altı (6) hafta süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 6 (altı) hafta olduğu), İki (2) hafta süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, Vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği |vücut genel çalışma gücünden kayıp oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu), Mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği, bununla birlikte ek bilgi, belge (makbuz, fatura, dekont, ayrıntılı hastane hasta hizmeti, fiyat, tutar dökümü, ilave ücreti gösterir belge vb.) sunulması ve talep edilmesi halinde bu hususun tekrar değerlendirilebileceği " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Hekim bilirkişiden alınan 10/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Mevcut adli tıbbi evrakların incelenmesinden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgulara göre; 1973 doğumlu ...’ün 19.10.2021 tarihinde trafik kazası geçirdiği, sağ radius distal uç kırığı tanısıyla özel hastanede opere edilerek tıbbi takip ve tevdisinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu tip bir hastanın tedavi giderlerinin kesin ve net olarak tahmin edilmesi mümkün olmadığından Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde, yerleşik yargısal kararlara göre tedavi giderlerinin yalnızca hastane ve hekim masrafları ile sınırlı olmayıp yaralanmanın kişinin bütünüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar geçecek sürede yaptığı ve ileride yapacağı doğrudan veya dolaylı tüm masrafları kapsadığı, bu çerçevede hastane, hekim, ameliyat ilaç gibi SGK kapsamındaki tedavi giderlerinin yanı sıra sağlık hizmetlerine ulaşım, yeme-içme özel diyet, konaklama, evde özel bakım, pansuman, fizik tedavi rehabilitasyon, özel hastane muayene farkı vb ücretlerin belgelenmesinin mümkün olmadığı yaralanmasının ağırlığı dikkate alınarak toplu taşıma araçlarından faydalanamayacağı, SGK kapsamında ödemesi yapılmayan özel hastane, hekim seçme hakkı çerçevesinde ameliyat farkı, ulaşım vb giderler olduğu, dikkate alındığında SGK tarafından karşılanmayan ilaç, ulaşım vb giderlerinin de 4.000,00 (dörtbin) TL civarında olduğunun kabulü gerektiği " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Aktüer bilirkişiden alınan 15/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı (Talep 2.000,00 TL) Bakıcı gideri zararının 1.669,50 TL olduğu (Talep 250,00 TL) Geçici iş göremezlik zararının 3.580,63 TL olduğu (Talep 500,00 TL) Davacının bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararlarının davalı sigorta şirketleri tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limitleri (kaza tarihi itibariyle 430.000,00 TL) kapsamında kaldığı " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Başkanlığından alınan 18/03/2024 tarihli raporda özetle; " Tıbbi evrak tetkikinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular adli tibbi değerlendirme başlığında tanımlanan gerekçe ile birlikte değerlendirildiğinde, ...'ün 19.10.2021 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (radius distal uç) kırığı nedeniyle; Altı (6) hafta süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 6 (altı) hafta olduğu), İki (2) hafta süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, Meslekte kazanma gücünden kaybetmediği (Meslekte kazanma gücünden kayıp oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu|, " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Hekim bilirkişiden alınan 02/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ;" Mevcut adli tıbbi evrakların incelenmesinden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgulara göre; 1973 doğumlu ...’ün 19.10.2021 tarihinde trafik kazası geçirdiği, sağ radius distal uç kırığı tanısıyla özel hastanede opere edilerek tıbbi takip ve tevdisinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı vekili Av. ..., Av. ....ı'nın SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerine yönelik itirazlarına cevaben; SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri hususunda; kök raporda da belirtilen gerekçeler doğrultusunda tam belirlenmesinin mümkün olmadığı, kişinin yaralanmasının niteliği ve ağırlığına göre değerlendirildiği belirtilmiştir. Bununla birlikte adı geçenin tedavi kendisi ve tedavi almasına yönelik diğer hususlarda yaptığı harcamaları gösterir fatura, fiş, dekont, hizmet dökümü vb. belgeler sunulması halinde bu hususun yeniden değerlendirilmesi mümkündür. Kök raporda da belirtildiği gibi bu tip bir hastanın tedavi giderlerinin kesin ve net olarak tahmin edilmesi mümkün olmadığından Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde, yerleşik yargısal kararlara göre tedavi giderlerinin yalnızca hastane ve hekim masrafları ile sınırlı olmayıp yaralanmanın kişinin bütünüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar geçecek sürede yaptığı ve ileride yapacağı doğrudan veya dolaylı tüm masrafları kapsadığı, bu çerçevede hastane, hekim, ameliyat ilaç gibi SGK kapsamındaki tedavi giderlerinin yanı sıra sağlık hizmetlerine ulaşım, yeme-içme özel diyet, konaklama, evde özel bakım, pansuman, fizik tedavi rehabilitasyon, özel hastane muayene farkı vb ücretlerin belgelenmesinin mümkün olmadığı yaralanmasının ağırlığı dikkate alınarak toplu taşıma araçlarından faydalanamayacağı, SGK kapsamında ödemesi yapılmayan özel hastane, hekim seçme hakkı çerçevesinde ameliyat farkı, ulaşım vb giderler olduğu, dikkate alındığında SGK tarafından karşılanmayan ilaç, ulaşım vb giderlerinin de 4.000,00 (dörtbin) TL civarında olduğunun" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 05/02/2025 tarihli raporda özetle; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde; ...'ün 19.10.2021 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (radius distal uç) kırığı nedeniyle; Altı (6) hafta süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tibbi şifa süresinin 6 (altı) hafta olduğu|, İki (2) hafta süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının % 0 (yüzdesiıfır) olduğu, Mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği, bununla birlikte ek bilgi, belge (makbuz, fatura, dekont, ayrıntılı hastane hasta hizmeti, fiyat, tutar dökümü, ilave ücreti gösterir belge vb.) sunulması ve talep edilmesi halinde bu hususun tekrar değerlendirilebileceği " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucu, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 19/10/2021 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile tarafların kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumundan, davacının maluliyetinin oluşup oluşmadığının tespiti için de Erciyes Üniversitesinden, tedavi gideri talebi için hekim bilirkişiden ve maddi zararının hesabı için aktüer bilirkişisinden raporlar alınmış olup, davacı hakkında tespit edilen toplam tazminat bedelinin ( geçici iş göremezlik için 3.580,63 TL, bakıcı gideri için 1.669,50 TL ve tedavi gideri için 4000 TL) davacıya dava tarihinden önce 20/12/2021 tarihinde davalı ... Sigorta Şirketi tarafından ödenen 22.093,63 TL bedelden az olması ve bu şekilde davacının dava tarihinden önce tüm maddi zararının giderilmesi ile karar verilmesi gereken bakiye maddi tazminat bedeli olmadığı anlaşılmakla, maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacının manevi tazminat davası yönünden ise, tarafların kusur durumu, davacıda kaza nedeni ile oluşan yaralanma/ maluliyet durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları hep birlikte dikkate alınmış, hakkında manevi tazminat talep edilen davalıların kusurlu sürücü ve işleten sıfatı ile tazminat talebinden sorumlu oldukları görülmüş ve böylece, Manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, 40.000,00 manevi tazminat bedelinin olay tarihi olan 19/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Maddi tazminat davasının reddine,
2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, 40.000,00 manevi tazminat bedelinin olay tarihi olan 19/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak alınan 80,70 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Manevi tazminat davası yönünden karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.732,40 TL nispi karar ve ilam harcının, davacı tarafından peşin olarak alınan 170,77 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 2.561,63 TL harcın davalılar ..., ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ile 170,77 TL tamamlama harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Maddi tazminat davası yönünden davacı tarafından yargılama boyunca yapılan 2.956,05 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Manevi tazminat davası yönünden davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 418,55 TL tebligat gideri, 465,00 TL posta ve müzekkere gideri, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 572,50 TL ATK raporu olmak üzere toplam 2.956,05 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 2.364,84 TL'nin davalılar ..., ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar tarafından yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından açılan ve reddine karar verilen Maddi tazminat davası yönünden davalılar ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş, Ümran Dönme ile ... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiklerinden lehine A.A.Ü.T. Uyarınca 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalılar verilmesine,
10-Manevi tazminat davası yönünden davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden lehine A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılar ..., ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
11-Davacı tarafından açılan ve reddine karar verilen manevi tazminat davası yönünden davalılar ... ile ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden lehine A.A.Ü.T uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalılara verilmesine,
12-Davalı ... kendisini bir vekille temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
13-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde davacıya iadesine,
14-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) giderinin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı ve davalı Ümran ve ... vekillerinin yüzüne karşı, davalı Sigorta Şirketileri ile davalı ...'nın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.14/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır