T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
3-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/08/2022
KARAR TARİHİ : 14/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili...'nın, 26.11.2018 tarihinde karşıdan karşıya geçmek isterken davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, yaşanan kaza sonucu araç sürücüsü davalı ...'nun, kaza tespit tutanağı ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyasında yer alan bilirkişi raporları ile kusurlu olduğunun tespit edildiğini, akabinde ... numaralı iddianame düzenlenerek Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasıyla taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan ceza davası açıldığını, müvekkili...'nın kaza tarihinde 13 yaşında olduğunu, kazadan önce hem spor hayatında hem de derslerinde üstün başarı göstermekte iken, kaza sonucu günlük hayatta dahi bir başkasının yardımına muhtaç hale geldiğini, bedeninde ağır ve kalıcı hasarlar oluştuğunu, hayatı boyunca hiçbir şekilde çalışamayacak olan müvekkilinin bir ömür boyu ailesinin hem maddi hem de manevi desteğine muhtaç olduğunu, tüm bu durumlardan dolayı müvekkillerinin manevi olarak çok yıprandıklarını bildirerek her bir alacak kalemi yönünden bedel belirlenebilir olduğunda artırmak üzere şimdilik müvekkili... için 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik, 1.000,00-TL güç-efor kaybı tazminatı, 1.000,00-TL tedavi ve bakıcı giderleri olmak üzere toplam 3.000,00-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca her bir davacı yönünden 1.000.000,00-TL olmak üzere toplam 3.000.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından başvuru şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, bu nedenle öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, tedavi gideri ve bakıcı giderinden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek kusur raporu alınması gerektiğini, davacının dava konusu trafik kazası ile ilgili olmak üzere maluliyeti olduğunu iddia ediyorsa bu iddiasını ispatla mükellef olduğunu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden maluliyet raporu alınması talepleri bulunduğunu, hesap raporu alınması halinde; tazminat hesabının, 2918 Sayılı Kanun'un 90/c maddesi uyarınca "TRH-2010 Hayat Tablosu ile en az %1.65 teknik faiz (devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemi) kullanılarak yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya yapılan bir ödeme var ise bunun tespit edilerek mahsup edilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu kazada müvekkilinin kusurlu olmadığını, müvekkilinin tüm trafik kurallarına riayet ettiğini ancak davacının eylemi nedeni ile bu kazanın yaşandığını, müvekkilinin defalarca davacıyı ziyaret etmek istediğini, ancak bu durum kendileri tarafında kabul görmediğinden müvekkilinin de saygı duyup aileyi daha fazla üzmemek için ısrarcı olmadığını, ceza mahkemesi tarafından alınan raporlarda ciddi eksiklikler olduğunu, bu nedenle uzman bilirkişiden kusur raporu alınması gerektiğini, ayrıca manevi zararın para ile tazmin ve telafisi, hiç bir zaman haksız kazanca ve sebepsiz zenginleşmeye kaynak teşkil etmemesi gerektiğini bildirerek manevi tazminat miktarının TMK’nun 4. Maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine göre de çok fazla olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak, ... plaka sayılı aracın olay tarihi olan 26/11/2018 tarihi itibariyle malikini de gösterir şekilde trafik tescil kayıtları dosyamız arasına celbedilmiştir.
Davacılar ile davalı ...'nun sosyal ve ekonomik durumları ilgili kolluk birimlerine müzekkere yazılarak araştırılmıştır.
SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, davacı ...'a 26/11/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanmasından dolayı peşin sermaye değerli ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir bağlanıp bağlanmadığı, gelir bağlanmış ise hangi tarihte ne miktarda olduğu, bağlanan gelirin rücua tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise ilk gelirin peşin sermaye değerinin ne kadar olduğu hususları araştırılmıştır.
Davalı ... A.Ş'ye müzekkere yazılarak, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve başvuru belgelerinin birer sureti dosyamız arasına celbedilmiştir.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne, Kayseri Şehir Hastanesi'ne ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, Kayseri Tekden Hastanesi'ne, Memorial Hastanesi'ne, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, Medical Palace Hastanesi'ne ve Kayseri Devlet Hastanesi'ne müzekkere yazılarak; dava konusu 26/11/2018 tarihli trafik kazası nedeniyle davacı ...'ın gördüğü tüm tedavi ve teşhis evrakları ile sağlık raporları dosyamız arasına celbedilmiştir.
Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin,...... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtlarının celbi ile yapılan tetkikinde; katılanın ..... ve ..., sanığın ... olduğu, suçun taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu olduğu, yargılama sonucu sanık ... hakkında asli kusurlu olduğu kabulüyle adli para cezasına hükmedildiği, kararın istinaf denetiminden geçerek 25/11/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davaya konu 26/11/2018 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle kusur oranlarının mahkememiz dosyası kapsamı ve ceza dosyası çerçevesinde ve yüzdelik dilimler halinde belirlenmesi amacıyla Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor aldırılmıştır.
Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 11/05/2023 tarihli raporunda; sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahalde bölünmüş yolu takiben seyrederek geldiği olay mahalli yol bölümünde yola gereken dikkatini vermediği, orta refüjden koşarak yola giren yayaya karşı zamanında etkin tedbir almadığı ve bu haliyle meydana gelen olayda %20 oranda kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın meskun mahalde can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde sağından gelen araçların hız ve mesafesini dikkate almadan koşarak kontrolsüzce orta refüjden kaplamaya girdiği esnada sağından gelen ve ilk geçiş hakkı bırakmadığı sürücü idaresindeki araç tarafından çarpılması sonucu meydana gelen olayda %80 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Dosya arasında bulunan soruşturma dosyasında alınan 28/02/2019 tarihli trafik bilirkişisi raporunda ve Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas (Yeni esas .... Esas) sayılı ceza dosyasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan 31/08/2021 tarihli raporunda ise sürücünün asli kusurlu olduğu yayanın ise kusursuz olduğu belirtilmiş olduğundan raporlar arasında çelişki bulunduğu görülmekle mahkememizce İTÜ Trafik Kürsüsü'nden seçilen üçlü bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderici rapor aldırılmıştır.
İstanbul 19. ATM'den talimat yoluyla İTÜ Trafik Kürsüsü'nden seçilen bilirkişiler ..., ... ve ...'ın 17/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; ... plakalı araç sürücüsü davalı ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, görüşün açık olduğu ortamda meskun mahalde, iki şeritli bölünmüş yolda en sol şeritte seyri esnasında olay mahalli yaya geçidi alanına geldiğinde “kasis” ve “yaya geçidi” trafik levhalarına uyarak yavaşlaması, yaya hareketleri konusunda müteyakkız olması, yola çıkabilecek yayaları dikkate alarak, onları fark etmesi ve fark ettiği anda fren tedbirine başvurarak durması, yayaya ilk geçiş hakkını tanıması gerekirken, böyle davranmayarak, önünde duruşa geçen araçların aksine fren tedbirine başvurmak yerine, sağ şeride girmek suretiyle sürüşüne devam etmesi, yolda tedbirsiz ve özensiz davranarak kazanın oluşuna sebebiyet vermesi nedeniyle kazanın oluşunda tamamen kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın trafik işaret levhalarıyla belirlenmiş olan yaya geçidi alanı içinde karşıdan karşıya geçişi esnasında ilk geçiş hakkı kendisinde olmasına rağmen, davalı araç sürücüsünün durup kendisine yol vermesi gerekirken böyle davranmayıp, kazaya sebebiyet veren ve yaralanmasına yol açan sürücünün dikkat ve özen yükümlülüğüne riayet etmeyen, kural dışı davranışı karşısında kazayı önleyebilecek, alacak, yapacak bir tedbiri bulunmadığı için kazanın oluşunda kusuru bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı tanıkları ile davalı tanığına davetiye çıkarılarak duruşmada beyanları alınmıştır.
Davacı tanığı ..... 30/05/2023 tarihli duruşmada; "Ben kazayı görmedim. Kazanın kamera kaydını gördüm. Ben kaza yerine varmadım. Hastaneye gittim. ... hastanede 4,5 ay kadar yoğun bakımda kaldı. Kafadan darbe aldığı için 6 defa beyin ameliyatına girdi. Ayrıca ayağından ve kolundan fizik tedavi gördü. Hatta Ankara'ya da gidip tedavi oldu. Şuanda iyileşmesi tamamlanmadı. Yürüyemiyor, kolunda aksaklık var, tedavisi devam ediyor. ... günlük ihtiyaçlarını kendisi karşılayamıyor, annesinin yardımı ile yapabiliyor, kazadan bu yana 4,5 -5 yıl geçmesine rağmen halen ihtiyaçlarını tek başına karşılayamıyor." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... 30/05/2023 tarihli duruşmada; "... benim öğrencim olur. Ben okulumda matematik öğretmeniyim. Aynı zamanda da rehber öğretmenliğini yaptım. Kazayı görmedim. Kazadan sonra 3-4 yoğun bakımda kaldı. Hastanede uzun süre tedavi gördü, beyinden ameliyat oldu. Ameliyattan sonra gördüğümde kafası büyümüştü. Ben eşimle gitmiştim. Çok sayıda ameliyat oldu. Kazadan bu yana tam iyileşmesi olmadı. Geçen sene 29 Ekimde okula gelmişti, fakat tek başına ayağa kalkamayacak durumdaydı, başkasının yardımı ile ayağa kalkabilecek ve ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumdaydı dedi. Ben...'nın 5-6-7 ve 8. sınıfta matematik ve sınıf öğretmenliğini yaptım, aktif ve derslere katılımı olan bir öğrenciydi, not ortalaması yüksekti. Notu da paylaşımımdan hatırladığım 94 küsürdü." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ....30/05/2023 tarihli duruşmada; "Ben...'nın fizyoterapistiyim. ...'nın fizik tedavisini ben yaptım. ... ile 2019 yılı Ocak ayında tanıştık. ... hem fizik tedavi merkezimize gelir, ayda 8 saat tedavi görüyor, ayrıca ben haftada 2 saat de evine gidip hem fizik tedavi yapıyorum, hem de evde yapması gereken hareketleri ilişkin dersler veriyorum, tedavisi halen devam etmektedir, ...'nın %80-90 oranında raporu var. Tedaviye ilk başladığımızda... yatalak durumdaydı. ... ağır epilepsi ilaçları kullanıyor. ...'da dirençli epilepsi durumu mevcut. Kullandığı ilaçların etkisiyle de fizik tedavide istediğimiz sonuçları tam olarak alamadık. ...'nın desteksiz bir şekilde yürümesi pek mümkün gözükmüyor. Tek başına ayağa kalkabilecek ve kendi kişisel ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda iyileşmesi olmadı. Kollarda da fonksiyon kayıpları olduğu için yeme, içmesini tek başına yapabilecek düzeyde değil." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı.... 14/11/2023 tarihli duruşmada; "Ben kazayı görmedim, haber verilmesi üzerine hastaneye gittim, hastaneye vardığımızda önce acile sonra yoğunbakıma aldılar, hastanede 6 ay kaldı, 5 ay yoğunbakımda kaldı, 1 ayda serviste kaldı, şuanda da tedavisi halen devam etmektedir, tekerlekli sandalyededir, kendi başına yürüyememektedir, özel ayakkabısı ile yürüyebiliyor, olmaz ise yürüyememektedir, tedavi sürecinde davalı tarafın hastaneye gelmesi dahi olmadı, anne babası psikolojik desten falan almadılar ama psikolojileri iyi değildi, normal hayatlarına geri dönmeleri olmadı, şuanda da fizik tedavi olarak tedavisi devam etmektedir, kendi zaruru ihtiyaçlarını kendisi karşılayamamaktadır, ancak annesinin desteği ile ihtiyaçlarını karşılayabilmektedir, kazadan önce herhangi bir hastalığı epilepsi gibi herhangi bir hastalığı yoktu, kazadan sonra epilepsi rahatsızlığı ortaya çıktı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı Yasemin Layıker 14/11/2023 tarihli duruşmada; "Ben kazayı görmedim, haber verilmesi üzerine hastaneye gittim, durumu iyi değildi, acile gitmişti, oradan yoğunbakıma almışlar, 5 ay yoğunbakımda kaldı, halen tedavisi devam etmektedir, kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyor, annesini desteği ile karşılayabiliyor ihtiyaçlarını, tedavi süresinde psikolojileri bozuldu, ama bu konuda destek alıp almadıkları hakkında bilgim yoktur, tedavi sürecinde davalı tarafın herhangi bir ilgilenmesi olmadı, kazadan önce hiçbir rahatsızlığı yoktu, okulda çok başarılı bir çocuktu, okul birincisi idi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı Mehmet Ali Uslu 30/05/2023 tarihli duruşmada; "Ben kaza sırasında oğlumun yanındaydı, aracı oğlum kullanıyordu. oğlum ile ben Kayseripark'ı biraz geçtikten sonra yaya geçidinin üzerinde araçlar vardı, biz sağ tarafa geçtik, oğlum yavaş gidiyordu, birden... önümüze fırladı. Hızımız en fazla 20-25 km kadardı. Kaza olunca hemen arabadan indik, sonra polis ve ambulansı aradık. Kaza olan yer polislerin ölçümlerine göre yaya yoluna 11 metre uzaklığındaydı. Kazadan sonra çocuğu ambulansa bindirip Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne götürdü. İki tane torunum Tıp Fakültesinde çalışıyordu, ilgilenmelerini söyledim. Hastaneye defalarca ziyarete gittik. İlgilenmek istedik ama kabul etmediler. Bu nedenle ilgilenme yapamadık." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı ... Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevk edilerek maluliyet raporu aldırılmıştır.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 21/02/2025 tarihli maluliyet raporunda; davacı küçük ...'ın 26/11/2018 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle yaralanmasının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının (özür oranının) %76 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin ise 18 ay olduğu,12 ay süreyle bakıcı ihtiyacı bulunduğu tespit edilmiştir.
Meydana gelen trafik kazası sonucunda davacı...'nin dava dilekçesinde talep ettiği SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının belirlenmesi ayrıca geçici, sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminitanın belirlenmesi, maddi ve manevi tazminat yönünden poliçe limiti ile davacının sigorta şirketine başvuru tarihi tespit edilerek rapor düzenlenmesi amacıyla aktüer bilirkişi .... ile adli tıp uzmanı bilirkişi ....'den rapor aldırılmıştır.
Bilirkişiler .... ile ....'in 14/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
- Davacının geçici bakıcı zararının 30.083,75 TL. olduğu,
- Davacının sürekli iş göremezlik zararının;
(Seçenek - 1 - Davacı...'nın üniversite eğitimi almayacağının kabulü ile asgari ücret tutarları üzerinden hesaplama)
İşlemiş Dönem Geliri 726.842,10 TL.
İşleyecek Dönem Geliri + 15.569.055,90 TL.
16.295.898,00 TL.
%76 özür oranına göre (16.295.898,00 x %76) : 12.384.882,48 TL. olduğu,
- Davacının sürekli iş göremezlik zararının;
(Seçenek - 2 - Davacı...'nın üniversite eğitimi alacağının kabulü ile 25-60 yaş arası 2 kat gelire göre hesaplama)
İşlemiş Dönem Geliri 726.842,10 TL.
İşleyecek Aktif Dönem Geliri 19.755.680,40 TL.
İşleyecek Pasif Dönem Geliri + 5.097.336,90 TL.
25.579.859,40 TL.
%76 özür oranına göre (25.579.859,40 x %76) : 19.440.693,14 TL. olduğu,
- Davacının SGK tarafından karşılanmayan özel tedavi zararının; mevcut tıbbi evrak ve raporun incelenmesinden elde edilen bilgi ve bulgulara göre; ...'ın 26/11/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle SGK kapsamına girmeyen kaçınılmaz tedavi giderlerinin 290.700,00 TL. (İkiyüzdoksanbinyediyüz Türk Lirası) olduğu,
- 26.11.2018 kaza tarihinde ZMMS poliçesinde kişi başına sakatlık ve tedavi teminatı limitinin ayrı ayrı 360.000,00 TL olduğu, bakıcı zararı ile tedavi zararının poliçenin tedavi teminatı klozu kapsamında olduğu, davacı...'nın bakıcı ve tedavi zararı toplamının (30.083,75 + 290.700,00) 320.783,75 TL olduğu ve zararın tamamının poliçe limiti dahilinde kaldığı, sürekli iş göremezlik zararının ise poliçenin sakatlık teminatı klozu kapsamında olduğu, davacının hesaplanan sürekli iş göremezlik zararından davalı sigorta şirketinin en fazla 360.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceği, bu şekilde sigorta şirketinin tüm maddi zararlardan en fazla toplam (320.783,75 + 360.000,00) 680.783,75 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceği, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 26.09.2019 olarak kabul edilebileceği tespit edilmiştir.
Davacı vekilince 23/06/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin 12.384.882,48-TL'ye, bakıcı gideri zararı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri zararının ise 320.783,75-TL'ye yükseltildiği, aynı tarihte davacı vekilince adli yardım talebinde de bulunulduğu, mahkememizce davacı ...ın adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Somut uyuşmazlıkta; 26/11/2018 tarihinde davalı ... A.Ş.'nin ZMMS olduğu, davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacı ....ya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacı... 'nın yaralandığını sabittir.
Davacı....'nın yaralanması nedeniyle HMK'nın 107. Maddesi kapsamında 1000-TL tedavi-bakıcı gideri, 1000,00-TL efor kaybı tazminatı, 100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ile 1.000.000-TL manevi tazminat ile anne ...... için 1.000.000-TL manevi tazminat ve baba Mustafa için 1.000.000-TL manevi tazminat talep edilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında davacı vekiline 1.000,00-TL tedavi ve bakıcı talebinin ne kadarının tedavi gideri, ne kadarının bakıcı gideri için olduğu konusunda beyanda bulunması için HMK md. 31 gereği 2 haftalık kesin süre verilmiş ve süresi içerisinde beyanda bulunulmaması halinde 500,00-TL'nin tedavi gideri, 500,00-TL'nin bakıcı gideri için olacağının mahkememizce dikkate alınacağının ihtar edilmiştir. Davacılar vekilince talep açıklamasında bulunulmadığından bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin eşit olduğu kabul edilmiştir.
Davaya konu kazaya ilişkin dosyamız kapsamında düzenlenen 11/05/2023 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın raporunda; sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahalde bölünmüş yolu takiben seyrederek geldiği olay mahalli yol bölümünde yola gereken dikkatini vermediği, orta refüjden koşarak yola giren yayaya karşı zamanında etkin tedbir almadığı ve bu haliyle meydana gelen olayda %20 oranda kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın meskun mahalde can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde sağından gelen araçların hız ve mesafesini dikkate almadan koşarak kontrolsüzce orta refüjden kaplamaya girdiği esnada sağından gelen ve ilk geçiş hakkı bırakmadığı sürücü idaresindeki araç tarafından çarpılması sonucu meydana gelen olayda %80 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş ise de soruşturma dosyasında alınan 28/02/2019 tarihli trafik bilirkişisi raporunda ve Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas(yeni esas ....e.) sayılı ceza dosyasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan 31/08/2021 tarihli raporunda sürücünün asli kusurlu olduğu yayanın ise kusursuz olduğu belirtilmiş olduğundan raporlar arasında çelişki bulunduğu görülmekle İTÜ Trafik Kürsüsü'nden seçilen üçlü bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderici rapor alınmıştır. 17/07/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile ... plakalı araç sürücüsü davalı ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, görüşün açık olduğu ortamda meskun mahalde, iki şeritli bölünmüş yolda en sol şeritte seyri esnasında olay mahalli yaya geçidi alanına geldiğinde “kasis” ve “yaya geçidi” trafik levhalarına uyarak yavaşlaması, yaya hareketleri konusunda müteyakkız olması, yola çıkabilecek yayaları dikkate alarak, onları fark etmesi ve fark ettiği anda fren tedbirine başvurarak durması, yayaya ilk geçiş hakkını tanıması gerekirken, böyle davranmayarak, önünde duruşa geçen araçların aksine fren tedbirine başvurmak yerine, sağ şeride girmek suretiyle sürüşüne devam etmesi, yolda tedbirsiz ve özensiz davranarak kazanın oluşuna sebebiyet vermesi nedeniyle kazanın oluşunda tamamen kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın trafik işaret levhalarıyla belirlenmiş olan yaya geçidi alanı içinde karşıdan karşıya geçişi esnasında ilk geçiş hakkı kendisinde olmasına rağmen, davalı araç sürücüsünün durup kendisine yol vermesi gerekirken böyle davranmayıp, kazaya sebebiyet veren ve yaralanmasına yol açan sürücünün dikkat ve özen yükümlülüğüne riayet etmeyen, kural dışı davranışı karşısında kazayı önleyebilecek, alacak, yapacak bir tedbiri bulunmadığı için kazanın oluşunda kusuru bulunmadığı belirlenmiştir. Kusura ilişkin tespitlerin olayla uyumlu olduğu kazanın meydana gelişinde davalının %100 kusurlu olduğu görülmektedir.
Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... K. Sayılı ilamı sanık ... hakkında asli kusurlu olduğu kabulüyle adli para cezasına hükmedildiği, kararın istinaf denetiminden geçerek 25/11/2022 tarihinde kesinleştiği tetkik edilmiştir.
Malum olunduğu üzere 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerektiği gözetilerek davaya konu kaza 26/11/2018 tarihinde gerçekleştiğinden anılan yönetmelik kapsamında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 21/02/2025 tarihli maluliyet raporunda, davacı küçük...'nın 26/11/2018 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle yaralanmasının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının (özür oranının) %76 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin ise 18 ay olduğu,12 ay süreyle bakıcı ihtiyacı bulunduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı vekili davacının estetik kaygısı bulunduğunu ileri sürmüş ise de maluliyet raporu kapsamında birçok ihtisas alanından konsültasyon alındığı ancak netice itibariyle estetik ameliyat gerektiğine dair bir kanaat bildirilmediği görüldüğünden davacı tarafın rapora yönelik itirazları haklı bulunmamış, aynı zamanda davalı tarafın maluliyet raporuna yönelik soyut itirazları da haklı görülmemiştir.
SGK Başkanlığının 24.08.2022 tarihli cevabi yazısında, davacının kaza tarihinde sigortalılık kaydına rastlanmadığından dolayı herhangi bir ödeme yapılmadığı, gelir veya aylık bağlanmadığı bildirilmiş olup tedavi gideri yönünden Adli Tıp Uzmanı Dr. Bilirkişi ...'den alınan rapor ile davacının yaralanması nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin 290.700,00 TL olacağı tespit edilmiştir.
TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant yöntemi kullanılmak suretiyle yapılan aktüer hesaplamasında davacının kaza tarihinde 13 yaşında olduğu, 8.sınıf karne ortalamasının 96,6029 olduğu, davacı küçüğün üstün başarı belgesi, iftihar belgesi, takdir belgeleri ve madalyaları gözetildiğinde davacı küçük...'nın başarılı bir öğrenci olduğu görülmekte ise de davacılar vekilinin aktüer bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacı...'nın hayatı boyunca çalışamayacağı beyan edilmiş olup ayrıca davacının halihazırda 19 yaşında olmasına rağmen üniversite eğitimi almadığı da açıktır. Bu sebeple aktüer bilirkişisi tarafından seçenekli yapılan hesaplamada davacının üniversite eğitimi almayacağı yönündeki hesaplama dikkate alınmıştır. Davacının kaza tarihinde 13 yaşında olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği açıktır, davacının geçici bakıcı gideri 30.083,75 TL hesaplanmış olup kaza tarihinden itibaren hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatı ise 12.384.882,48 TL olduğu belirlenmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi uyarınca “zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvurulması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir” . 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi dava şartı olup, sigortaya başvurmak yeterlidir. Aynı kanunun 99. maddesinde ise “Sigortacılar, hak sahibinin mali sorumluluk şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar” hükmü düzenlenmiş olup, eldeki davada davacının sigorta şirketine 13/09/2021 tarihinde başvurduğu, davalı sigorta şirketinin 20/09/2019 tarihli mail cevabında bir takım eksik evrak bildiriminde bulunduğu, davacıya ilişkin sağlık kurulu raporunun en erken kazadan 18 ay sonra 26/05/2020 tarihinden sonra düzenlenebileceği, bu tarihten önce sağlık kurulu raporu düzenlenemeyeceği görülmekte ise de davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmesi için sağlık kurulu raporunun sunulması zorunludur. Belgelerin eksik sunulması ve sonradan tamamlanmaması halinde tazminat hesabı yapılamayacağından sigortanın ödeme yapması kendisinden beklenilemeyecektir.( Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 20118/3847 Esas, 2020/823 Karar Sayılı ilamı) Yapılan açıklama doğrultusunda davalı sigorta şirketinin dava tarihinde temerrüde düştüğü belirlenmiştir.
Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayıldığından davalı ... kaza tarihinde temerrüde düşmektedir.
Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacı vekilinin 23/06/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile davasını belirli hale getirerek sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 12.384.882,48 TL'ye ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri zararını 290.700,00 TL'ye, geçici bakıcı gideri tazminatını 30.083,75-TL'ye yükselttiği,1.000,00-TL geçici iş göremezlik tazminatını ıslah etmediği görülmektedir.
26/11/2018 kaza tarihinde ZMMS poliçesinde kişi başına sakatlık ve tedavi teminatı limitinin ayrı ayrı 360.000,00 TL. olduğu, bakıcı zararı ile tedavi zararının poliçenin tedavi teminatı klozu kapsamında olduğu, davacı ...nın bakıcı ve tedavi zararı toplamının (30.083,75 + 290.700,00) 320.783,75 TL olduğu ve zararın tamamının poliçe limiti dahilinde kaldığı, sürekli iş göremezlik zararının ise poliçenin sakatlık teminatı klozu kapsamında olduğu, davacının hesaplanan sürekli iş göremezlik zararından davalı sigorta şirketinin en fazla 360.000,00 TL. poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceği, bu şekilde sigorta şirketinin tüm maddi zararlardan en fazla toplam (320.783,75 + 360.000,00) 680.783,75 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceği görülmektedir.
Netice itibariyle maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 30.083,75 TL bakıcı gideri ve 290.700,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ile 12.384.882,48-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 12.705.666,23-TL'nin davalı Mustafa Us yönünden kaza tarihi olan 26/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketi yönünden ise poliçe limiti dahilinde 680.783,75 TL'den sorumlu olmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayda davaya konu kazanın meydana gelişinde davacının hiç kusurunun bulunmadığı, yaralanmasının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının (özür oranının) %76 olduğu, 12 ay süreyle bakıcı ihtiyacı bulunduğu gözetilerek davacı... için 1.000.000,00-TL manevi tazminat talebi yerinde görülmüş, ayrıca davacının ağır bedensel zararı nedeniyle TBK'nın 56/2 maddesi uyarınca anne ve basası için ayrı 500.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
A-1-Maddi tazminat Davasının Kısmen Kabulü ile; 30.083,75 TL bakıcı gideri, 290.700,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ve 12.384.882,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 12.705.666,23TL'nin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 26/11/2018 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise 680.783,75 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla dava tarihi olan 19/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
1000,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının reddine,
2-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 867.924,06-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 10.256,75-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 857.667,31-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, (Davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun 45.954,77-TL ile sınırlı tutulmasına)
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ile 10.256,75-TL peşin harç olmak üzere toplam 10.337,45-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, (Davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun 553,89-TL ile sınırlı tutulmasına)
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin 1/2'sinin maddi tazminat davası, 1/2'sinin ise manevi tazminat davası yönünden yapıldığı kabul edilmek suretiyle maddi tazminat davası yönünden; 1.043,88-TL tebligat ve posta gideri, 6.625,00-TL bilirkişi ücreti, 789,00-TL adli tıp ücreti olmak üzere toplam 8.457,88-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 8.457,21-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, (Davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun 453,15-TL ile sınırlı tutulmasına) bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... A.Ş tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinden davanın red oranına göre belirlenen 0,07-TL'lik kısmının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine, bakiyesinin adı geçen davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 735.056,66-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ....'a verilmesine, (Davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun 106.117,56-TL ile sınırlı tutulmasına)
7-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar lehine A.A.Ü.T. 13/2. Maddesi uyarınca 1.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın kabul oranına göre belirlenen 1.319,90-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, (Davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun 70,72-TL ile sınırlı tutulmasına)
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın kabul oranına göre belirlenen 0,10-TL'lik kısmının davacı ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına,
B-Manevi tazminat Davasının KISMEN Kabulü ile;
1-1.000.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
2-500.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-500.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 136.620,00-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin 1/2'sinin maddi tazminat davası, 1/2'sinin ise manevi tazminat davası yönünden yapıldığı kabul edilmek suretiyle manevi tazminat davası yönünden; 1.043,87-TL tebligat ve posta gideri, 6.625,00-TL bilirkişi ücreti, 789,00-TL adli tıp ücreti olmak üzere toplam 8.457,87-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 5.638,58-TL'lik kısmının davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ... tarafından yapılan 42,00-TL yargılama giderinden davanın red oranına göre belirlenen 2,68-TL'lik kısmının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'ya verilmesine, bakiyesinin adı geçen davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/1. Maddesi uyarınca 152.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine,
8-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/1. Maddesi uyarınca 79.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine,
9-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/1. Maddesi uyarınca 79.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine,
10-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasında reddine karar verilen kısım yönünden davalı ... lehine A.A.Ü.T. 10/1. Maddesi uyarınca 79.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
11-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasında reddine karar verilen kısım yönünden davalı ... lehine A.A.Ü.T. 10/1. Maddesi uyarınca 79.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
12-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/07/2025
Başkan
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Katip
¸E-imzalıdır