T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
ASIL DAVA DOSYASINDA;
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak - Sözleşmenin Uyarlanması/ Sözleşmenin Feshi
(Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/08/2022
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN KARAR SAYILI DOSYASINDA;
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA :Banka Teminat Mektubunun İadesi
DAVA TARİHİ : 04/04/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak - Sözleşmenin Uyarlanması/ Sözleşmenin Feshi, Banka Teminat Mektubunun İadesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Sahabiye Kentsel Dönüşüm Kapsamında Birinci Etap İkinci kısım D Blok İnşaat işine konu, ... İhale kayıt numarası ile ihalesini yaptığı işin uhdesinde kaldığını ve işin yüklenicisi olduğunu, taraflar arasında ihale konusu işe istinaden 13/01/2021 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacının yüklendiği işin ifasını kısmen yerine getirdiğini ve inşaatın işin %19,3 seviyesine ulaştığı ancak reel piyasa şartlarına göre %500-600 oranında fiyat artışı olduğunu, Kamu İhaleleri Sözleşmesi Kanunu'nun geçici 5. ve 6. Maddesi ile fiyat farkına ilişkin düzenlemeler getirilmiş ise de bu oranların sembolik miktarlara tekabül ettiğini, söz konusu işe ait 8 adet hakediş yapıldığını, ödemeler ve hak edişler aşamasında davalıdan fiyat farkı talep edilse de davalı tarafın bu taleplerini reddettiklerini, bu nedenle öncelikle davalı şirket ile davacı arasında yapılan 13/01/2021 tarihli Sahabiye Kentsel Dönüşüm Kapsamındaki Birinci Etap İkinci Kısım D Blok İnşaat Yapım İşiyle ilgili uyarlama nedeniyle dava tarihine kadar davacının zararının tespiti ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı idare tarafından ... ihale kayıt numaralı Sahabiye Kentsel Dönüşüm kapsamında birinci etap ikinci kısım D blok inşaat yapım işi ihalesinin müvekkili şirket uhdesinde kaldığını, 13/01/2021 tarihinde müvekkili şirket ile davalı idare arasında mezkur yapım işine ilişkin sözleşmesi akdedildiğini, mezkur sözleşmenin teminata ilişkin hükümler başlıklı 10. Maddesi uyarınca müvekkili şirket tarafından Türkiye İş Bakasından 13/01/2021 tarihli TMDZ21-2207 mektup numaralı teminat mektubu alınarak davalı idareye teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşme yapım işinin imalatına başlanıldığını, idare tarafından söz konusu işyerinin müvekkili şirkete teslim edildiğini, işe başlanması için müvekkili tarafından gerekli işlemler başlatıldığını, Covid 19 salgını, kur hareketlerinde düzensizlik ve Ukrayna Rusya savaşından dolayı emtia fiyatlarının artması ile malzeme tedarikindi kısıntılar yaşandığını, müvekkili şirketin aşırı ifa güçlüğü içresine girdiğini, kanun koruyucu tarafından 4735 sayılı kanuna eklenen geçici 5 ve 6. Maddeleri ile Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından ilk defa aynı yıl içerisinde birim fiyatlarının güncellendiğini, bu doğrultuda müvekkili şirket adına Kayseri 2. Asliye Ticaret mahkemesi'nin... esas sayılı dosyası ile aşırı ifa güçlüğünden kaynaklı olarak sözleşmenin uyarlanması, uyarlanmanın mümkün olmaması halinde ise sözleşmenin tasfiye edilmesine ilişkin dava ikame edildiğini, söz konusu davanın sonuçlanmadan müvekkili şirketin sözleşmenin feshedilmesi ve idareye verilen kesin teminat mektubunun irat kaydedilmesi tehdidi altında olduğunu, mezkur yapım işinin gecikmesinin yalnızca aşı ifa güçlüğünden kaynaklı olmadığını, davalı idarenin de sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin sözleşmenin feshedilmesi ve idareye verilen kesin teminat mektubunun irat kaydedilmesi tehdidi altında olduğunu, işbu sebeple öncelikle müvekkilinin telafisi imkansız zararların doğmaması için idare tarafından geçici teminatın irat kaydedilmesi yönünde herhangi bir işlem başlatmaması ve dava sonuçlanıncaya kadar idare tarafından mektubun paraya çevrilmemesi yönünde kesin teminat mektubu üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, davalı uhdesinde bulunan Türkiye İş Bankasına ait 13/01/2021 tarihli TMDZ21-2207 mektup numaralı 2.120.000,00 TL tutarındaki kesin teminat mektubunun iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının imzalamış olduğu sözleşmenin 14/1 maddesinde ve 14/2 - 14/3 maddesinde “Yüklenici gerek sözleşme süresi gerekse uzatılan süre içerisinde sözleşmenin tamamen ifasına kadar vergi, resim harç ve benzeri mali yükümlülüklerde artışa gidilmesi veya yeni mali yükümlülüklerinin ihdası gibi nedenler ile fiyat farkı verilmesi talebinde bulunamayacağını, fiyat farkı hesaplanmayacağını, ancak mücbir sebepler veya idareden kaynaklanan nedenlerle işin bitimi tarihin süre uzatım verilmek suretiyle uzatılması halinde yürürlükte bulunan fiyat farkına ilişkin esaslar dikkate alınarak fiyat farkı hesaplanacağını, fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamayacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının yersiz olduğunu, işin uzamasında idareden kaynaklı nedenler olmadığını, davacının kendi kusuru ile iş programına uymadığını, aşırı bir fiyat farkı talep ettiğini, 4735 sayılı yasanın geçici 5 ve 6. Maddelerinin yüklenici lehine bazı imkanlar getirdiğini, bu doğrultuda davacı yükleniciye süre uzatımı tanındığını, ancak sözleşme hükümlerinin davacı tarafça sebepsiz yerine getirilmediğini, TBK 480. Maddesi ''bedel götürü olarak belirlenmiş ise yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle mükelleftir, eser, ön görülenden fazla emek ve masrafı gerektimiş olsa bile, yüklenici belirlenen bedelin artırımını isteyemez'' hükmünü içermektedir, yasanın açık ve net bu hükmüne rağmen, taraflar arasındaki sözleşmenin yine açık ve net ifadelerine rağmen müvekkilinin şirket yasa değikliği doğrultusunda fiyat farkı ödemeyi de teklif ve kabul ettiğini, ancak davacı yüklenicinin yasaca belirlenen oranda bir ödemeye de reddettiğini, davacı tarafa 20/03/2023 tarih ve 202301876 sayılı yazının müvekkili şirket tarafından gönderildiğini, yazıda ''Sahabiye Kentsel Dönüşüm kapsamındaki 1. Etap 2. Kısım D blok inşaatı yapım işinde sözleşmeye göre 19/03/2023 tarihi itibariyle işin süresinin bittiği hususu'' ifade edildiğini, yazının 22/03/2023 günü davacı yükleniciye tebliğ edildiğini, bu tarihten itibaren cezalı çalışarak 10 gün süre verileceği aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin belirtildiğini, bütün bunlara rağmen işin bitirilmediini, 4735 sayılı yasanın 20/a maddesi ve sözleşmenin 26/1 maddesine göre yüklenici ile yapılan sözleşmenin feshine karar verildiğini, müvekkili şirketin yasa kurallarını harfiyen uyguladığını, teminat mektubunun irad kaydedilmesinin aynı yasanın emredici bir kuralı olduğunu belirterek işbu dosyanın aynı sebep ve olaylara istinat etmekle iki dava arasında irtibat bulunduğundan davaların birleştirilmesine, haksız ve yersiz ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
Davacı tanıklarının beyanlarının alınması karar verilmiş olup, 01/06/2023 tarihli duruşmada beyanları alınmıştır.
Davacı tanığı ...; "Ben serbest makine mühendisi olarak çalışıyorum, bu inşaatta teknik personel olarak görevliydim, beni buraya davalı ... İnşaat görevlendirdi, belediyenin izniyle görevlendirildim, inşaatlarda makine, inşaat mühendisi bulundurulmak zorundadır, ihaleden sonra normal şartlarda normal sürede ihale sözleşmesi yapıldı, iş yeri teslimi yapıldı, tutanak tutuldu, fakat işe başlanamadı, temel kazılacak yerde temelin altında doğalgaz hattı olduğundan temel kazısına başlanılamadı, doğalgaz hattını dışarı alınması 4-5 ay beklendi, bundan dolayı işe de 4-5 ay geç başlandı, ben daha önce taahhüt işleri de yaptım devlet ve ihale işleri de yaptım, bütün öngörülemeyen mücbir sebepler olduğunda idarenin de izni ile süre uzatımı verilir, kolaylıklar sağlanır, tutanakla birlikte yapılır, ama burada böyle bir şey yapılmadı, iş sahibi hiç üzerine kondurmadı, yüklenici ile bir revize işlemi yapılmadı, ekonomik kriz ile hiç öngörülemeyen bir şekilde ekonomik kriz oldu, malzeme fiyatları aşırı şekilde arttı, değil bayilerin imalatçı firmaların bile ödemesi çekle yapılan malzemeleri bile vermediler, çekleri geri gönderdiler, böyle ekonomik bir sıkıntı yaşandı, ben bu zamana kadar ekonomik sıkıntı görmedim, müteahhitler çok sıkıntı çektiler, batan bir sürü müteahhit oldu, işin ifasında müteahhit zorlandı, en sonunda pes ettiler, belediye mi yoksa davacı mı feshetti bilmiyorum, bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ...; "Ben elektrik taşeronuyum, sözleşme imzalandıktan hemen sonra fiyatların aşırı dalgalanmasından kaynaklı malzemelerimizi alamadığımızı müteahhit firma olan ... İnşaata ilettik, toptancılara yapmış olduğumuz ödemeleri toptancılar bize iade ettiler, fiyatların yükseldiğini söylediler, bu durumda o ürünleri bize veremeyeceklerini söylediler, biz de bunu ... inşaata bildirdik, işe yapamayacağımızı söyledik, hem malzeme hem de işçilik fiyatları aşırı yükseldi, bu yüzden de işe yapamadık, yaklaşık 17 yıldır elektrik sektöründeyim, ilk defa bu dönemde 3 defa birim fiyat değişti, bunu devletimiz belirliyor, her yıl bir defa olur normalde, bu dönem üç defa oldu, bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı Sait Bozdağ; "Bahse konu şantiyede ben şantiye şefiydim, ... inşaatta şantiye şefi olarak görev yaptım, iş feshedildikten sonra bende şantiye şefliğinden istifamı verdim, burada yaklaşık beş aylık bir süre doğalgaz deplase işlemi nedeniyle işin başlaması 4-5 ay gecikti, tam o dönemde ülkede ekonomik problemler baş gösterdi, sadece bizim firma değil başka bir çok firma yanı sıkıntıya girdi, hatta devlet o dönem bir kanun çıkardı, eğer şantiye %1% e bulaşmadıysa kanunen iki tarafla anlaşılarak cezasız kazasız feshedilme yetkisi verildi, bizim iş %15' in üzerinde olduğu için bu kanundan faydalanamadık, o sırada ciddi ekonomik sıkıntılar baş gösterdi, o güne kadar devlet birim fiyat yılda bir kere yayınlanırken 2022' de üç kere birim fiyat yayınlandı, işler feshedildikten sonra bizimle beraber ihaleyi almış olan yaklaşık 27.000.000,00-TL bedelle ihaleyi almış olan ... isimli firmanın işi feshedildikten sonra yeniden ihalesi 120.000.000,00-TL bedelle yeniden ihale edilerek başka bir firma tarafından yeniden işe başlandı, dolayısıyla böyle bir ekonomik durum söz konusu olduğu için firmamızın da bu işi yapacak gücü kalmamıştır, bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce bir mali müşavir, bir ekonomi ve finans uzmanı, bir inşaat mühendisi, bir mimar ve bir borçlar hukuku alanında uzman bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş olup, 10/11/2023 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir.
Bilirkişiler...., ..., ..., ....ve ...'ın 10/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturalar toplamının 6.258.860,80 TL olduğu ve bu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların ticari defterlerinde bahse konu faturaların tamamının ödendiği kayıtlı olup, taraf defterlerinin fatura ve ödeme konusunda birbirini teyit ettiği, bu bakımdan davacının ticari defterlerinde alacak gözükmediği gibi davalının ticari defterlerinde de davacıya borç gözükmediği, takdiri sayın mahkemeye ait olmakla davaya konu işin davacıya 18.01.2021 tarihinde yer teslimi ile teslim edildiği ve sözleşmeye göre de işin bitirme süresinin 700 gün olduğu bu durumda işin 18.01.2023 tarihinde tamamlanması gerektiği, davalı idarenin 90 gün süre uzatımı da dikkate alındığında yaklaşık olarak 18.04.2023 tarihinin işin bitiş tarihi olduğu, dava tarihinin 31.08.2022 tarihi olup iş bu raporun tanzim tarihi itibariyle sözleşme gereği iş bitirme tarihinin dolduğu, karar tarihi itibariyle de sürenin epey aşılacağı, davalı idarenin 03.06.2022 tarihinde bildirdiği iş seviyesi de dikkate alındığında eser sözleşmesini yapım işine devam edip edemeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, mahkemece sözleşmenin uyarlama ile fiilen devamının mümkün olmadığı kanaatine varması halinde sözleşmenin feshi ile tarafların borçlarının sona ereceğinin yasa ve içtihatlar ile düzenlendiği, taraflar arasındaki 13.01.2021 tarihli sözleşme 14. Maddesi ile fiyat farkı verilmeyeceğinin düzenlendiği, 19.01.2022 tarihli ve 7351 sayılı Kanun'la; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na “Ek Fiyat Farkı ve/veya Sözleşmelerin Devri” başlıklı geçici 5. Madde ve sonrasında, 08.04.2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanun'la; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na “Ek Fiyat Farkı veya Sözleşmelerin Feshi” başlıklı geçici 6. Maddenin eklendiği ve 01.12.2021 tarihinden önce ihalesi yapılan ve 22.01.2022 tarihi itibarıyla devam eden veya 22.01.2022 tarihinden önce fesih veya tasfiye edilmeksizin, kabulü/geçici kabulü yapılan mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin Türk Lirası üzerinden yapılan sözleşmelerde, 01.07.2021 ile 31.12.2021 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) gerçekleştirilen kısımlar için ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanmasına ilişkin hüküm bulunup bulunmadığına bakılmaksızın ek fiyat farkı verilmesine imkân tanındığı, dosya içerisinde bulunun evraklardan davacı ve davalı tarafların revize iş programı konusunda anlaşmadıkları ve fiyat farkının hesaplanmadığı belirlenmiştir.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davanın davacısının ve davalının eldeki dava ile aynı olduğu, aynı zamanda her iki dosyada da davaya konu sözleşmelerin aynı olduğu dikkate alınarak 31/10/2023 tarihinde mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının yine mahkememizin... Esas sayılı dosyamız ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce asıl dava yönünden sözleşmenin feshi talebine ilişkin sözleşme bedeli olan 35.323.000,00-TL üzerinden alınması gereken 603.057,75-TL eksik harcın yatırılması hususunda davacı vekiline kesin süre verilmiş olup, davacı vekilince eksik harcın ikmal edildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilince taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğine dair karar ve fesih kararının tebliğine ilişkin belgenin dosyaya ibraz edildiği ve bunun üzerine dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek yargılama sürecinde davalı şirketin sözleşmeyi feshettiği hususu da irdelenerek, rapora karşı itirazların değerlendirilmesi, birleşen dosyadaki teminat mektubunun iade şartları yönünden inceleme yapılması, 19.01.2022 tarihli ve 7351 sayılı Kanununla; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na eklenen “Ek Fiyat Farkı ve/veya Sözleşmelerin Devri” başlıklı geçici 5. Madde ve sonrasında, 08.04.2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanun'la; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na “Ek Fiyat Farkı veya Sözleşmelerin Feshi” başlıklı geçici 6. Maddesinde şartlar tartışılarak davacı şirketin fiyat farkı alacağı varsa hesaplanması hususunda ek rapor alınmasına karar verildiği ve bilirkişi heyetinin 22/05/2024 tarihli ek raporunda özetle; dosya kapsamında yapılan işin mahiyeti dikkate alındığında heyete mimar bilirkişi, makina mühendisi bilirkişi, elektrik -elektronik mühendisi bilirkişi ve yapım işleri genel şartnamesi ve ihale projeleri konusunda uzman bilirkişinin dahil edilmesi ile 19.01.2022 tarihli ve 7351 sayılı Kanununla; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na eklenen “ Ek Fiyat Farkı ve/veya Sözleşmelerin Devri” başlıklı geçici 5. Madde ve sonrasında, 08.04.2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanun'la; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na “Ek Fiyat Farkı veya Sözleşmelerin Feshi” başlıklı geçici 6. Maddesi kapsamında inceleme yapılabilecektir. Bu sebeple bilirkişi heyetine yukarıda belirtilen konusunda uzman bilirkişilerin dahil edilmesi ile görevlendirme kapsamında tespitte bulunulabileceği belirlenmiştir. Bunun üzerine mahkememizce aynı hususta Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak emekli, sayıştay denetçisi, mali müşavir ve kamu ihale alanında uzman bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmasına karar verilmiştir.
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talimat yolu ile aldırılan 20/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının aşırı ifa güçlüğü şikâyetinde öne sürülen hususlar itibariyle davalı/idarenin kusurundan kaynaklanan bir işlem veya eyleminin bulunmadığı, davacının farklı tarihlerde yazılı olarak ikaz edilmesine rağmen sürekli olarak iş programının gerisinde kaldığı, en son olarak dava dilekçesi tarihi olan 31.08.2022 tarihi itibariyle fiziki gerçekleşme oranının %19,13 olduğu, iş programına göre %75,16 olması gerektiği, 02.09.2022 tarihli yazı ile yaklaşık 8 aydır hiçbir çalışma yapılmadığının davacıya bildirildiği, çalışma yapılmayan bu dönemlerde de girdi maliyetlerinin hızla yükselmekte olduğu, bu suretle yükselen maliyetlerin davacı tarafından karşılanamayacak seviyelere gelmesinde iş programının çok fazla (%56,03) gerisinde kalınmasının önemli payının bulunduğu, davalının 20.06.2022 tarihli yazısı ile; Geçici 6. Madde kapsamında 01.01.2022-31.03.2022 tarihleri arası gerçekleştirilemeyen imalatlardan dolayı 90 gün süre uzatımının uygun görüldüğü, revize iş programının yapılıp onaya sunulmasının davacı/yükleniciye bildirildiği, ancak davacı/yüklenicinin geriye dönük revize iş programı yaptığı gerekçesi ile revize iş programının kabul edilmediği, 27.07.2022 tarihli yazı ile de; kararname tarihinden önce geriye dönük revize iş programının yanlış fiyat farkı ödenmesine neden olacağından, 11.08.2022 tarihli yazı ile, revize iş programının uygun bulunmadığının revize iş programının yeniden düzenlenmesinin bildirildiği, tüm bu gelişme itibariyle 90 gün süre uzatımı verilmesinin kabul edildiği halde, davacı tarafça ödenek dilimlerine uygun revize iş programı yapılmadığı için, buna bağlı olarak bir fiyat farkı hesaplanmasının da mümkün olmadığı, bu suretle hali hazır durum itibariyle davacının bir fiyat farkı alacağının da bulunmadığı, davacı vekilinin 16.07.2024 tarihli celsede talep ettiği üzere sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespiti hususunda, yakarıda incelenen ve açıklanan tüm safahat itibariyle sözleşmenin feshinin, sözleşme hükümlerine ve yasal düzenlemelere uygun olduğu, bu durum itibariyle davacının kesin teminatının gelir kayıt işleminin de sözleşmeye ve yasal duruma uygun olduğu tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Somut uyuşmazlıkta; davacı şirket davalıdan ihale suretiyle Sahabiye Kentsel Dönüşüm Kapsamındaki Birinci Etap İkinci Kısım D Blok İnşaat Yapım İşinin yüklenicisi olduğunu, taraflar arasında ihale konusu işe istinaden 13/01/2021 tarihinde sözleşme akdedildiğini, işin %19,3 seviyesine ulaştığı ancak reel piyasa şartlarına göre %500-600 oranında fiyat artışı olduğunu, Kamu İhaleleri Sözleşmesi Kanunu'nun geçici 5. ve 6. Maddesi ile fiyat farkına ilişkin düzenlemeler getirilmiş ise de bu oranların sembolik miktarlara tekabül ettiğini, bu nedenle öncelikle davalı şirket ile davacı arasında yapılan 13/01/2021 tarihli Sahabiye Kentsel Dönüşüm Kapsamındaki Birinci Etap İkinci Kısım D Blok İnşaat Yapım İşiyle ilgili uyarlama nedeniyle dava tarihine kadar davacının zararının tespiti ve tahsiline karar verilmesini, ayrıca devam eden işle ilgili sözleşmenin uyarlanması ile fiyat farkının hesaplanarak tahsiline karar verilmesini, sözleşmenin uyarlanması talebinin kabul edilmemesi halinde sözleşmenin haklı nedenle feshine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Davalı taraf ise işin uzamasında davacı şirketin kusuru olduğunu, Sözleşmenin 14. Maddesi uyarınca fiyat farkı istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı yüklenici, Covid-19 salgını, ülkede yaşanan kur hareketlerindeki düzensizlik ve Ukrayna-Rusya savaşından dolayı emtia fiyatlarının artması ile malzeme tedarikinde sıkıntılar nedeniyle davalı şirketle aralarında imzalanan 13.01.2021 tarihli Sahabiye Kentsel Dönüşüm kapsamındaki Birinci Etap İkinci kısım D blok inşaat yapım işine ait sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini, sözleşmeye konusu yapım işinin, davacı şirkete gerekli fiyat farkı, süre uzatım verilmemesi ve davalı yanın gecikmeye sebebiyet vermesi hasebiyle tamamlanamamış olması nedeniyle davacıya ait olan Türkiye İş Bankası'nın 13.01.2021 tarihli TMDZ21-2207 mektup numaralı 2.120.000,00 TL tutarındaki Kesin Teminat Mektubu’nun iadesi talep edilmektedir.
Taraflar arasındaki 13.01.2021 tarihli Sahabiye Kentsel Dönüşüm kapsamındaki Birinci Etap İkinci kısım D blok inşaat yapım işine ait sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin 6. Maddesine göre iş bedelinin götürü olarak belirlendiği görülmektedir.
Sözleşmenin 14.2. maddesinde yükleniciye taahhüdün gerçekleşmesi sırasında hiç bir şekilde fiyat farkı verilmeyeceği, ancak mücbir sebepler veya idareden kaynaklı nedenlerle işin bitim tarihinin süre uzatımı verilmek suretiyle uzatılması halinde yürürlükte bulunan fiyat farkına ilişkin esasların dikkate alınarak fiyat farkının hesaplanacağı, 14.3. maddesinde de sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılmayacağı kabul edilmiştir. 14.1. maddede de yüklenicinin gerek sözleşme süresi gerekse uzatılan süre içinde sözleşmenin tamamen ifasına kadar vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerde artışa gidilmesi veya yeni mali yükümlülüklerin ihdası gibi nedenlerle fiyat farkı verilmesi talebinde bulunamayacağı kararlaştırılmıştır. 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 10.maddesine göre "Mücbir sebep olarak kabul edilebilecek haller aşağıda belirtilmiştir: a) Doğal afetler. b) Kanuni grev. c) Genel salgın hastalık. d) Kısmî veya genel seferberlik ilânı. e) Gerektiğinde Kurum tarafından belirlenecek benzeri diğer haller.
19.01.2022 tarihli ve 7351 sayılı Kanun'la; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na “Ek Fiyat Farkı ve/veya Sözleşmelerin Devri” başlıklı geçici 5. Madde ve sonrasında, 08.04.2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanun'la; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na “Ek Fiyat Farkı veya Sözleşmelerin Feshi” başlıklı geçici 6. Madde eklenmiştir. Geçici 5. madde düzenlemeleri ile 01.12.2021 tarihinden önce ihalesi yapılan ve 22.01.2022 tarihi itibarıyla devam eden veya 22.01.2022 tarihinden önce fesih veya tasfiye edilmeksizin, kabulü/geçici kabulü yapılan mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin Türk Lirası üzerinden yapılan sözleşmelerde, 01.07.2021 ile 31.12.2021 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) gerçekleştirilen kısımlar için ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanmasına ilişkin hüküm bulunup bulunmadığına bakılmaksızın ek fiyat farkı verilmesine imkân tanınmıştır.
TBK'nın 480/2. Maddesi " Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafi gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir." şeklinde düzenlenmiş olup söz konusu maddede eser sözleşmesinde bedelin götürü olarak belirlendiği hallerde öngörülemeyen veya öngörülse dahi taraflarca göz önüne alınamayan değişikliklerin gerçekleşmesi durumunda sözleşmemenin yeni koşullara uyarlanması düzenlenmektedir. Madde eser sözleşmelerinde bedelin götürü olarak belirlendiği hallerde özel düzenleme niteliğindedir. TBK 138. Madde ise genel düzenleme niteliğindedir.
TBK m. 480/2 hükmünün uygulanabilmesi için gerçekleşmesi gereken şartlar; sözleşmede götürü bedelin kararlaştırılmış olması, başlangıçta öngörülmeyen veya öngörülebildiği halde taraflarca göz önünde tutulmayan olağanüstü bir durumun ortaya çıkması, olağanüstü durumun eserin belirlenen götürü bedelle yapılmasına engel olması veya götürü bedelle yapımını son derece güçleştirmesi, olağanüstü durumun gerçekleşmesinden tarafların sorumlu tutulamaması, tarafların TBK m. 480/2 hükmüne başvurulamayacağını kararlaştırmaması, yüklenicinin edimini henüz ifa etmemiş olması ve ifa güçlüğünün iş sahibine bildirilmesidir.
Dosya kapsamındaki yazışmalar ve dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiği; D blok inşaatı yapımı esnasında doğalgaz boru hattına denk gelinmesi nedeniyle bu hattın bildirilmesine rağmen deplase edilmediği iş süresinin bu nedenle uzadığı görülmüş olup bu hususta davacının 09.03.2021 tarihli yazı ile davalı idareye D blok inşaatı hafriyatı esnasında Kayserigaz'a ait doğalgaz hattına denk gelindiği 12.02.2021 tarihinde bildirilmesine rağmen 09.03.2021 tarihinde halen hattın deplase edilmemesi nedeniyle çalışılamadığı bu durumun çalışma süresini uzatacağı, ekonomik dalgalanmalar ve kur farkı ve malzemelere gelecek fahiş fiyat artışları ile Mart ve Nisan ayında yeraltı su seviyesi artacağından çalışmaların zorlanacağı belirtilerek doğalgaz hattının bir an önce deplase edilmesi gerektiğini belirtildiği, ancak mahal listesinin 13. Maddesinde tüm deplase işlemlerinin yüklenici tarafından yapılacağı belirtildiğinden davacının bu hususa ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir.
Davacı taraf hatalı yer teslimi yapıldığını iddia etmiş olup davacı şirketin, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na karşı ihalelerden yasaklanma kararının iptali istemiyle açmış olduğu Ankara 14. İdare Mahkemesi'nin...... E. ..... K. Sayılı kararında da izah edildiği üzere, davalı idarece işe ilişkin olarak bina aplikasyonunun davacı şirkete verildiği, Kayseri İmar ve İnşaat Ticaret A.Ş. tarafından 29.04.2021 tarihli yazı ile yüklenici firmanın şantiye şefinin bina aplikasyonunu temel aplikasyonu olarak algılaması sebebiyle yanlış noktalara kazık çaktığının tespitine ilişkin uyarının davacı şirkete yapıldığı, davacının hatalı yer teslimi yapılması ile ilgili olarak herhangi bir süre uzatımı talebinde bulunmadığı görülmektedir. Ankara 14. İdare Mahkemesi'nin ....... E..... K. Sayılı kararında da 1 yıl süre ile tüm ihalelerden yasaklanması kararının hukuka uygun olduğu açıklanarak davanın reddine dair karar verilmiş olup, kararın henüz istinaf aşamasında olduğu tespit edilmiştir.
Davalının 07.12.2021 tarihli yazısı ile, fiziki gerçekleşme oranının %16,13 olduğu iş programına göre %47,78 olması gerektiğinin davacı/yükleniciye bildirildiği,
Davalının 04.04.2022 tarihli yazısı ile, Kararname uyarınca 01.07.2021-31.12.2021 tarihleri arasında gerçekleştirilen işler için fiyat farkı verileceğinin, ancak kararname dışında bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmayacağının davacı/yükleniciye bildirildiği,
Davalının 03.06.2022 tarihli yazısı ile, yazı tarihi itibariyle fiziki gerçekleşme oranının %19,13 olduğu, iş programına göre %75,16 olması gerektiği, altı aydır hiçbir çalışma yapılmadığının davacı/yükleniciye bildirildiği,
Davalının 20.06.2022 tarihli yazısı ile; Geçici 6. Madde kapsamında 01.01.2022-31.03.2022 tarihleri arası gerçekleştirilemeyen imalatlardan dolayı 90 gün süre uzatımının uygun görüldüğü, revize iş programının yapılıp onaya sunulmasının davacı/yükleniciye bildirildiği, 27.07.2022 tarihli yazı ile de; kararname tarihinden önce geriye dönük revize iş programının yanlış fiyat farkı ödenmesine neden olacağı, revize iş programının yeniden düzenlenmesinin bildirildiği,
Davalının 02.09.2022 tarihli yazısı ile; fiziki gerçekleşme oranının %19,13 olduğu iş programına göre %75,16 olması gerektiği, yaklaşık 8 aydır hiçbir çalışma yapılmadığı, iş programına uygun hale getirilmesinin bildirildiği görülmektedir.
Davacının Covid19, sokağa çıkma yasağı, çalışılmayan kış günleri için süre uzatımı talebinde bulunulduğu, 20.06.2022 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile 01.01.2022-31.03.2022 tarihleri arasında gerçekleştirilemeyen imalatlar nedeniyle 90 gün süre uzatımı verildiği görülmektedir.
Davacı, işin ifası sırasında ihale konusu sözleşmelere ait ücretlerde ve fiyatlarda meydana gelen fahiş ve öngörülemeyen artışlar olduğunu, sözleşmenin yerine getirilmesinin olağanüstü zorlaştığını, sözleşme sonucu elde edilecek faydadan çok daha ağır mali külfet getirdiğini, fiyat farkı ödememesinin kanuna aykırı olduğunu, sözleşmenin mevcut olağanüstü şartlara uyarlanmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesindeki düzenlemeden sözleşmenin birim fiyatlı sözleşme olduğu anlaşıldığından birim fiyatlı eser sözleşmelerinde koşulları mevcut olduğu takdirde TBK’nın 138. maddesindeki düzenlemeye göre uyarlama talep edilmesi ve mahkemece uyarlama kararı verilmesi mümkün olabilir.
Somut olayda; sözleşmeye göre işin bitiş tarihi teslimden itibaren 700 gün olarak kararlaştırılmış ve yer tesliminin 18.01.2021 tarihinde yapıldığı ve davalı idarenin 90 gün süre uzatım verdiği de gözetildiğinde sözleşmenin bitiş tarihinin 18.04.2023 olduğu, dava tarihinin ise 31.08.2022 tarihi olduğu, 03.06.2022 tarihli yazıya göre iş seviyesinin %19,13 olduğu gözetildiğinde, sözleşmenin uyarlama ile fiilen devamının mümkün olmadığı, tarafların revize iş proğramında anlaşamadığı, sözleşmenin ise 13/01/2021 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde davacının süreci bilerek sözleşmeyi imzaladığı açıktır, davacının talebinin diğer dayanağı olan ekonomik nedenler sözleşmenin yapıldığı sırada işinin ehli olup basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken yüklenici tarafından öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum niteliğinde değildir. Nitekim davacı ticari şirket olup tacir olduğu açıktır. Sözleşmenin yapıldığı tarihteki ülkenin ekonomik durumu, sözleşmenin süresi ve niteliği, asgari ücretin önceki yıllardaki artış oranı dikkate alındığında sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında olan dengenin sonradan şartların değişmesi ile büyük ölçüde davacı aleyhine katlanılamayacak derecede bozulduğunun ve sözleşmenin temelinden çökmüş sayılacağının kabulü hukuken mümkün olmadığı ve bu durumun mücbir sebep olarak kabul edilmeyeceği, davacının ihale ve sözleşme şartlarını baştan beri bilerek kabul ettiği, sözleşmeye bağlılık ilkesinin esas olduğu, TTK 'nın 18/2 gereğince davacının basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, taraflara arasındaki sözleşmenin 14.2. maddesinde yükleniciye taahhüdün gerçekleşmesi sırasında hiç bir şekilde fiyat farkı verilmeyeceği, ancak mücbir sebepler veya idareden kaynaklı nedenlerle işin bitim tarihinin süre uzatımı verilmek suretiyle uzatılması halinde yürürlükte bulunan fiyat farkına ilişkin esasların dikkate alınarak fiyat farkının hesaplanacağı, 14.3. maddesinde de sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılmayacağı kabul edilmiştir. 14.1. maddede de yüklenicinin gerek sözleşme süresi gerekse uzatılan süre içinde sözleşmenin tamamen ifasına kadar vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerde artışa gidilmesi veya yeni mali yükümlülüklerin ihdası gibi nedenlerle fiyat farkı verilmesi talebinde bulunamayacağı açıkca belirtilmiştir. Somut olayda; basiretli davranmakla yükümlü tacir olan davacının Türk Lirasının yabancı para karşısında değer kaybetmesi, ekonomik kriz, rekabetin artması, maliyelerin artması vs. gibi durumları öngörebileceği, sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştiren ve sözleşmenin yapıldığı sırada öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun bulunmadığı, sözleşmeyle bağlılık ilkesinin esas olduğu, davacı almış olduğu ihale kapsamında davalıya inşaat yapım işi vereceğini bilmekte olup basiretli davranmak zorunda olan davacı bakımından ekonomik dalgalanmanın TBK'nın 138. maddesinde tanımlanan beklenmedik veya öngörülemeyen durum olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Sözleşmeye bağlılık ilkesi çerçevesinde davacı serbest iradesi ile sözleşme yapmış ve imzalamış olduğundan imzasına bağlı kalması gerekmektedir. (Emsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/3651 E. 2023/7470 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/3663 E. 2023/ 959 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/3243 E. 2024/114 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/2660 E. 2022/8747 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/2498 E. 2024/125 K. Sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2019 tarihli ve 2017/13-515 E., 2019/1233 K. sayılı kararı ilamı aynı yöndedir.)
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda asıl davada davacı yüklenici uyarlama talebinde bulunulmuş olup yargılama sürecinde sözleşmenin 12/04/2023 tarihinde feshedildiği gözetilerek uyarlama talebi konusuz kalmış ise de yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın başında da davacının uyarlama talebinde haklı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 19.01.2022 tarihli ve 7351 sayılı Kanununla; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na eklenen “Ek Fiyat Farkı ve/veya Sözleşmelerin Devri” başlıklı geçici 5. Madde ve sonrasında, 08.04.2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanun'la; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na “Ek Fiyat Farkı veya Sözleşmelerin Feshi” başlıklı geçici 6. Maddesi kapsamında fiyat farkı yönünden davacının alacağı bulunup bulunmadığı hususlarında rapor hazırlanması için talimat mahkemesi aracılığıyla emekli sayıştay denetçisi, mali müşavir ve kamu ihale alanında uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda davacının fiyat farkı alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafça maliyetlerdeki yükseliş nedeniyle dava tarihinden itibaren uyarlama talep edildiği, bununla birlikte dava tarihine kadar olan zararının tespiti ve tahsilinin de talep edildiği ancak yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda bu talepte haklı bulunmamıştır.
Davacının terditli talebi olan sözleşmenin feshi hakkında ise yargılama sürecinde davalının sözleşmeyi feshettiği gözetilerek sözleşmenin feshi talebi hakkında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek konusuz kalan talep hakkında davacının davanın başında haksız olduğu gözetilerek aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmiştir.
Birleşen dava yönünden ise yukarıda yapılan ayrıntılı açıklamalar doğrultusunda davacının talebinin dayanağı olarak gösterilen ekonomik nedenler sözleşmenin yapıldığı sırada işinin ehli olup basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken yüklenici tarafından öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum niteliğinde değildir. Sözleşmenin yapıldığı tarihteki ülkenin ekonomik durumu, sözleşmenin süresi ve niteliği, asgari ücretin önceki yıllardaki artış oranı dikkate alındığında sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında olan dengenin sonradan şartların değişmesi ile büyük ölçüde davacı aleyhine katlanılamayacak derecede bozulduğunun ve sözleşmenin temelinden çökmüş sayılacağının kabulü hukuken mümkün olmadığı ve bu durumun mücbir sebep olarak kabul edilmeyeceği anlaşılmıştır. Hal böyle iken işi zamanında bitirememesi nedeniyle davacının kusurlu olduğu sonucuna ulaşıldığından sözleşmenin 25.7 maddesine göre idarenin gecikme halinde teminatı gelir kaydetme hakkı bulunduğundan birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Asıl davada;
- Davacının dava tarihine kadar uğradığı zararın tahsili talebinin reddine,
- Uyarlama talebi hakkında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
- Terditli olarak talep edilen Sözleşmenin Feshi talebi hakkında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-Birleşen (Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. Sayılı dosyası) DAVANIN REDDİNE,
3-Asıl davada davacının dava tarihine kadar uğradığı zararın tahsili talebi yönünden alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan alınan 170,78-TL peşin harç ile 603.057,75-TL tamamlama harcından mahsubuna,
4-Asıl davada sözleşmenin feshi talebi yönünden alınması gereken 615,00-TL maktu karar ve ilam harcının davacı tarafından dava başında yatırılan ve mahsuptan geriye kalan 602.613,13-TL tamamlama harcından mahsubu ile artan 601.997,73-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
5-Birleşen dava yönünden alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan alınan 36.204,30-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 35.588,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
6-Asıl ve birleşen davada davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Asıl ve birleşen davada davalı tarafça yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
8-Asıl davada davacının dava tarihine kadar uğradığı zararın tahsili talebi yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine A.A.Ü.T. 13/2. Maddesi uyarınca 5.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Asıl davada sözleşmenin feshi talebi yönünden davalı lehine A.A.Ü.T. gereğince 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Birleşen dava yönünden davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. gereğince 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Asıl dava yönünden 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
12-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/03/2025
Başkan
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Katip
¸E-imzalıdır