T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/10/2022
KARAR TARİHİ : 13/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; taraflar arasında tanzim ve akdedilen 12/05/2018 tarihli hazır beton sözleşmesi ve sözleşmenin tazammun ettiği hükümler nazarı dikkate alındığında bu sözleşmenin "karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme" olduğu ve müvekkili ile davalı şirketin karşılıklı olarak bir edimi ifa borcunu üstlendiklerini, buna göre davalı şirket tedarikçi sıfatıyla özellikleri sözleşmede belirlenen toplam 10.000 metreküp hazır beton teslim etme borcunu, diğer yandan müvekkil şirket ise davalının bu edimi karşılığında sözleşmede kararlaştırılan ödeme planına göre para borcu ödemeyi üstlendiğini, dolayısıyla bu sözleşme ile inşaat alanında ve sektöründe faaliyet gösteren müvekkil şirketin (sözleşme ile kararlaştırılan) toplam 10.000 metreküp üst limite kadar olan ve birim fiyatları bu limite kadar sabit şekilde kararlaştırılan beton ihtiyacının devamlı bir şekilde (sözleşmede kararlaştırılan zamanlarda ödemesi yapıldıkça malın teslim edilmesi şeklinde) karşılanması amaçlandığını, sözleşmede kararlaştırılan edimler ve davalının üzerine düşen edimi yerine getirmemesi;müvekkil şirket tarafından davalıya sözleşmede bahse konu olan dairelerin bedelleri toplamı 530.000,00-TL yine sözleşmede belirtilen vadeye kadar ödendiğinden bu daireler davalıya devredilmeyerek sözleşmeye uygun şekilde müvekkili nezdinde kaldığı gibi bunun yanı sıra 2018 yılında ayrıca 400.000,00-TL daha ödeme yapıldığını, nitekim müvekkili tarafından 2018 yılında davalı şirkete toplam 930.000,00-TL ödeme yapıldığını, karşılığında davalının 339.123,74-TL tutarında beton teslim ettiğini, ödemeden bakiye kalan 590.876,26-TL yönünden ise davalının 2019 yılında sadece 206.626,26-TL tutarında beton teslimi gerçekleştirdiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranarak edimini yerine getirmemesi üzerine hakkında başlatılan icra takibi ve ikame edilen itirazın iptali davası olduğunu, taraflar arasında davalının kusuru nedeniyle hüküm ifade etmeyen sözleşme ilişkisi, yasal düzenlemeler ve yerleşik Yargıtay içtihatları birlikte nazara alınarak zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde bir anlaşmaya varılamadığından dolayı müvekkilinin uğradığı menfi zararın davalıdan tahsili için işbu davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, şimdilik 500,00-TL menfi zararın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davaya konu Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyası taraflarınca temyiz edilmiş olup halen Yargıtay incelemesinde olduğunu, hal böyle iken, dilekçe tarihi itibariyle davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, sözleşmenin feshedilip edilmediği ve şayet feshedildiği kabul edilecekse kusurun kimde olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını, bu sebeple işbu davanın açılması dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davaya konu sözleşmede iki ayrı zamana ilişkin iki ayrı ifa durumu olduğunu, sözleşmenin ifası hala devam etmekte olduğunu,
sözleşme kapsamında müvekkilinin yükümlülüğü olan işlerin bugüne kadar müvekkilince yerine getirildiği, söz konusu hazır betonlar davacı tarafa teslim edildiği ve halende devam ettiğini, bilindiği gibi de, ifası halen devam eden bir sözleşmeden dönmek sözleşmeyi fesih etmek mümkün olmamakla birlikte, ifa zamanı henüz gelmediğinden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafça gerek keşide edilen ihtarnamede gerekse dava dilekçesinde ifanın ikinci kısmına ilişkin açıklamalarda bulunulmuş ama ifanın birinci kısmı hakkında hiç beyanda bulunulmadığını, fakat ifanın birinci kısmının vadesi 31.12.2018 tarihi olup bu tarihin çoktan geçmiş ve ticari faiz işlemeye başladığını, ifanın birinci kısmı bugüne kadar davacı tarafça yerine getirilmeden, daha sonraki tarihli ifaların yerine getirildiğinden bahisle müvekkilinin sözleşme edimlerini yerine getirmediğini iddia etmenin hukuka aykırı olduğunu, anlaşılacağı üzere, sözleşme kapsamında müvekkilinin yükümlülüğü olan işlerin bugüne kadar yerine getirildiğini, söz konusu hazır betonların davacı tarafa teslim edildiğini,
hal böyle olunca, davacı tarafın sözleşme kapsamında üzerine yüklenen yükümlülüklere gereği gibi riayet etmediği ve sözleşmeye aykırı davrandığını,
sözleşmede müvekkilinin mal teslimine ilişkin bir vade belirlenmediğini, sözleşme kapsamında beton teslimine hazır olduğu belirtilmesine rağmen davacı taraf hazır betonu almadığını, somut olayda menfi zararın var olmadığı, geçerli bir sözleşmeden dönme bulunmadığı, tarafımızca sözleşmeden doğan edimlerin yerine getirildiğinin açıkça anlaşılmadığını, zira, dava dilekçesinde sözleşmenin geçerliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zararın varlığına ilişkin herhangi bir delil sunamadığını, böyle bir halin varlığında da işbu davanın şartları oluşmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... sayılı dosyası, Kayseri 8. Noterliği' nin 25/10/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı, Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ....Esas sayılı dosyası, bilirkişi kök ve ek raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Petrol Ve Petrol Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ... Yapı Endüstrisi Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, toplam 402.861,85-TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 17/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 22/02/2020 tarihinde borca itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce, dosyanın 1 hukukçu ve 1 inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi ile davacının talep edebileceği menfi zarar miktarına ilişkin rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi heyetinin Mahkememize sunmuş olduğu 06/03/2024 tarihli kök raporda özetle; davacıya sözleşme kapsamında teslim edilmesi gerektiği belirtilen 383.013,36-TL tutarındaki hazır betonun 23/07/2020 dava tarihindeki değerinin 540.400,00-TL edeceği, davacıya sözleşme kapsamında teslim edilmesi gerektiği belirtilen 383.013,6-TL tutarındaki hazır betonun 07/11/2019 temerrüt tarihindeki değerinin 432.320,00-TL olduğunun belirlendiği bildirilmiştir.
Dosyanın bilirkişi heyetine yeniden tevdi ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas sayılı dosyasından teslimi yapılmayan hazır beton değerinin 384.476,56-TL olduğunun belirlendiği ve taleple bağlı kalınarak 383.013,36-TL'ye hükmedildiği gözetilerek de yine yapılan hesaplamada belirlenen zarar miktarı da itirazın iptaline karar verilen asıl alacak miktarının da düşülmesi gerektiği gözetilerek hesaplamanın yapılması ve taraf vekillerinin rapora itirazlarının tek tek gerekçeli olarak değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından Mahkememize sunulan 06/08/2024 tarihli ek raporda özetle; davacının itirazı doğrultusunda beton cinslerinin ortalama alınarak hesaplama yapıldığında dava konusu beton bedeli 448.000,00 TL olarak hesap edilmiştir. 04/02/2020 tarihindeki metreküp birim fiyatının 155,00-TL olduğu serbest piyasadan araştırılıp değerlendirildiği, bu kapsamda 3.200m3 x 155,00-TL/m — 496.000,00-TL olduğu, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin.... E.,... K. sayılı dosyasında mevcut asıl alacak olan 383.013,36 TL yapılan hesaplamalarda düşüldüğünde ise; 448.000,00 TL - 383.013,36 TL— 64.986.64 TL 496.000,00 TL — 383.013,36 TL — 112.986,64 TL olarak belirlendiği bildirilmiştir.
Dosyanın bilirkişi heyetine yeniden tevdi ile, davacının sözleşmeden dönme iradesini gösterdiği tarih 04/02/2020 tarihi kabul edilip bu tarihten itibaren davacı tarafın aynı nitelikte hazır betonun 3.kişilerden temin edebileceği makul süre belirlenerek bu tarih itibariyle hazır betonun alış bedelinin hesaplanması ile davacının zararının hesaplanması ve sözleşmenin feshinde davalı tarafın kusurlu olup olmadığı hususunda (cevap dilekçesi, iddialar, sözleşme ve ödemeler gözetilerek) inceleme yapılarak ek rapor düzenlemesine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından Mahkememize sunulan 30/10/2024 tarihli ek raporda özetle; davacı tarafın aynı nitelikte hazır betonun 3. kişilerden temin edebileceği makul sürenin, beton miktarı, beton nitelikleri, vb. hususlar da dikkate alındığında “davacının sözleşmeden dönme iradesini gösterdiği tarih itibarıyla aynı ay içerisinde, yani 25 gün içerisinde” temin edilebilir olduğu, bu tarih itibariyle hazır betonun alış bedelinin hesaplanması ile davacının zararının hesaplanması hususunda ise; daha önce heyetimizce tanzim edilen raporda dava konusu betonun 04/02/2020 tarihindeki metreküp birim fiyatının 155,00-TL olduğu ve 3.200m3 x 155,00-TL/m3 — 496.000,00-TL edeceği, sözleşmenin feshinde davalı tarafın kusurlu olup olmadığı hususunda ise; huzurdaki dosya davalısının almış olduğu ödemeye karşılık gelecek betonu teslim etmediği, temerrüde düşmüş olduğu, davacı tarafından gerekli ödemelerin yapılmış olmasına karşılık davalının bir kısım edimini yerine getirmemiş olduğu tespit edilmiştir. Bunun neticesinde de davacının yapmış olduğu ödemeye ilişkin KGİD ... E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış olduğu, icra takibine davalı tarafça yapılan itiraz neticesinde dosya içerisinde ikame olunan Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E., .... K. Sayılı dosyası yer almakta olup bu dosyada itirazın iptali davasında; davacı ve davalının itirazları değerlendirilmiş, karşılıklı edimlerin yerine getirilip getirilmediği, süresinde olup olmadığı, temerrüde düşülüp düşülmediği hususları incelenmiş ve davacının 383.013,36 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, bu dosya YITHD. 2022/2713 E., 2023/5200 K. Sayılı karar ile kesinleştiği, ödeme alınmış olmasına, yani davacı tarafından edim yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı tarafından gerekli edimin yerine getirilmediği ve sözleşmenin feshinde davalının kusurlu olduğunun belirlendiği bildirilmiştir.
Dosyanın bilirkişiye heyetine yeniden tevdi ile, davalı tarafın rapora itirazının değerlendirilerek, teslim edilmeyen Beton karşılığının 384.476,56-TL olduğunun Kayseri 1. ATM dosyasında tespit edildiği, ısrarla bilirkişiler tarafından bu miktar değil de davacının talep miktarı olan 383.013,36-TL üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmakla, bilirkişilerce 384.476,56-TL' yi sözleşmelerde niteliği belirtilen hazır betonun kaç m3 edeceği hesaplanıp, önceki raporda 04/02/2020 tarihi itibariyle hazır betonun m3 birim fiyatı baz alınarak hesaplama yapılmış ise de, yine raporda 25 gün içerisinde betonun temin edileceği belirtildiğinden 04/02/2020 tarihine 25 gün eklendiğinde bu sürenin sonunda betonun m3 fiyatında değişme olması halinde bu fiyattan aksi durumda 04/02/2020 tarihinde tespit edilen m3 fiyatı üzerinden hesaplama yapılarak çıkan sonuçtan 383.013,36-TL' nin mahsubu ile davacının net zararının hesabına ilişkin ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından Mahkememize sunulan 04/02/2025 tarihli ek raporda özetle; 384.476,56-TL' yi sözleşmelerde niteliği belirtilen hazır betonun kaç m3 edeceği hesaplanıp 04/02/2020 tarihindeki metreküp birim fiyatının 155,00-TL olduğu tarafımızca serbest piyasadan araştırılıp değerlendirildiği, bu kapsamda 384.476,56-TL / 155,00-TL/m3 -— 2.480 m3 beton ettiği, yine raporda 25 gün içerisinde betonun temin edileceği belirtildiğinden 04/02/2020 tarihine 25 gün eklendiğinde bu sürenin sonunda betonun m3 fiyatında değişme olması halinde bu fiyattan; davacı tarafın aynı nitelikte hazır betonun 3. kişilerden temin edebileceği makul sürenin, yapmış olduğumuz araştırmalar neticesinde beton miktarı, beton nitelikleri, vb. hususlar da dikkate alındığında “davacının sözleşmeden dönme iradesini gösterdiği tarih itibarıyla aynı ay içerisinde, yani 25 gün içerisinde” temin edilebilir olduğu, temin edilme süresine bakıldığında aynı ay içerisinde olduğu, konu betonun yeniden alış bedelinin de yine değişmeyip 155,00-TL/m edeceği ve yaklaşık 2.480 m3 beton etmekte olduğu, aksi durumda 04/02/2020 tarihinde tespit edilen m3 fiyatı üzerinden hesaplama yapılarak çıkan sonuçtan 383.013,36-TL' nin mahsubu ile davacının net zararının hesabına ilişkin ek rapor düzenlenmesinin istenilmiş, 04/02/2020 tarihindeki metreküp birim fiyatının 155,00-TL olduğu serbest piyasadan araştırılıp değerlendirilmiş, bu kapsamda 3.200m3 x 155,00-TL/m3 — 496.000,00-TL edeceği, bu tutardan ara kararda belirtilen tutar mahsup edildiğinde, 496.000,00 TL - 383.013,36-TL — 112.986,64 TL 496.000,00 TL - 384.476,56-TL — 111.523,44 TL olarak hesap edildiği bildirilmiştir.
Dava, menfi zarar istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 125. maddesi, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir.
Müspet zarar; sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmeden dönülmüş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla; sözleşme sebebiyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi sebebiyle meydana gelen zarardır. Bu niteliği gereği müspet zarar daima ileriye dönük olup, bir beklenti kaybıdır. Kısaca, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardır. Örneğin, kira geliri kaybı, geciken ifa sebebiyle ifaya bağlı ceza, seçimlik ceza, eksik işler bedeli, kâr kaybı müspet zarar kapsamındaki alacakları oluşturmaktadır.
Menfi zarar ise; sözleşmenin karşı tarafınca yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların tamamının, başka bir anlatımla karşı tarafın mal varlığına girmese bile o sözleşme sebebiyle cepten çıkan paradır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşme hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar. Bu husus 6098 sayılı TBK'nın 125/son maddesindeki düzenlemeden kaynaklanmıştır. Burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Menfi zarara, dava masrafları, noter masrafı, karar pulu, gerçekleştirilen imalat bedeli, personel gideri vb kalemler örnek olarak verilebilir.
Somut olay incelendiğinde; davacı tarafından, taraflar arasındaki ticari alım satım nedeniyle avans olarak verildiği iddia edilen alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemiyle açılan Kayseri 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/448 esas sayılı dosyada görülen davada; tarafların ticari defter ve kayıtları ve celp olanan banka kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, aralarındaki 12/05/2018 tarihli hazır beton sözleşmesi uyarınca davacının davalıya toplam 930.000,00-TL ödeme yaptığı, karşılığında davalının davacıya toplam 545.750,00-TL tutarında hazır beton teslim ettiği, davacının avans olarak ödemesini yaptığı halde 384.476,56-TL tutarında hazır betonun ise davalı tarafından davacıya verilmediği ancak taleple bağlılık ilkesi nazara alınarak davacının davasının kısmen kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile 383.013,36-TL asıl alacak ve 14.919,16-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 397.932,52-TL üzerinden icra takibinin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 383.013,36-TL asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali (işlemiş faiz alacağı) isteminin reddine karar verilmiş, kararın İstinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür.
Somut davada. davacı tarafından, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak bir miktar hazır betonun teslim edilmemiş olması nedeniyle beton fiyatlarında meydana gelen afaki artıştan kaynaklı oluşan menfi zarar istenmektedir.Davacı tarafça, sözleşme kapsamında davalıya 384.476,56-TL avans ödemesi yaptığı ve davalı tarafından bu miktar karşılığında hazır beton teslim edilmediği ve davacının yapmış olduğu avans ödemesinin tahsili için Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi yaptığı sabittir.
Kaçırılan fırsat nedeniyle menfi zarar da, fesihten itibaren makul sürede sözleşme konusu ürünün bedel dışında aynı şartlarda yapılacak sözleşme sonucu ödenecek bedel ile davalı ile sözleşme yapılmamış olsaydı en yakın hangi fiyatla yapılabileceği bedel arasındaki fark olup bu fark bedelini davacı davalıdan menfi zarar kapsamında isteyebilir.
Mahkememizce, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile 384.476,56-TL'ye sözleşmelerde niteliği belirtilen hazır betonun kaç m3 edeceği hesaplanıp, davacının sözleşmeden dönme iradesini gösterdiği Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının takip tarihi olan 04/02/2020 tarihinden itibaren hazır betonun temin edileceği makul süre belirlenerek davacının zararının hesaplanması talep edilmiş olup bilirkişi heyetinin bu yönde hesaplama yaptığı 05/02/2025 havale tarihli ek rapor hükme esas alındığında davacının menfi zararının 112.986,64 TL olduğunun anlaşıldığı,davacı vekili tarafından ıslah dilekçesiyle 111.523,44 TL'nin tahsilinin talep edildiği görüldüğünden taleple bağlı kalınarak 111.523,44 TL'nin davalıdan tahsiline, davanın kısmi dava olduğu,menfi zarar talebi yönünden davalının davadan önce temerrüde düşürülmediği de gözetilerek dava dilekçesinde talep edilen miktara dava tarihinden, ıslah dilekçesinde talep edilen miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile, 500,00-TL' nin dava tarihi olan 11/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bakiye 111.023,44-TL' nin ise ıslah tarihi olan 18/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 7.618,17-TL nispi karar ve ilam harcından, davacıdan alınan 80,70-TL peşin harç ile 1.897,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 5.640,47-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı ile 1.897,00-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 137,50-TL tebligat masrafı, 47,00-TL posta ve müzekkere masrafı, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.184,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1. maddesi uyarınca taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından bir yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır