T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - [
Av. ... - [
DAVALI :... - ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/12/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :11/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ile davalı borçlu arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A hükmü uyarınca, tarafımızca dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itiraz usul ve yasaya açıkça aykırı olup söz konusu itirazın iptali gerekmekte olduğunu, davacının alacağı likit olup söz konusu itiraz, iyiniyet ve dürüstlük kuralları hilafına süre kazanmaya, borcun tahsilini sürüncemede bırakmaya uzatmaya yönelik olduğunu, davacı tarafından, şirket bünyesinden davalı borçlu ... Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne, ticari mal satımı kapsamında çeşitli mal satışları gerçekleştirilmiş olup; davalı borçlu tarafından bir kısım ödemeler eksik yapılmış olduğunu, davalı borçlunun davacıya eksik ödemeler yapmış olması neticesinde, taraflarınca Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine takip başlatıldığını, davalı borçlu, aleyhine başlatılan takibe ''borcunun bulunmaması'' sebebiyle itiraz etmiş, itiraz neticesinde iş bu icra takibi durmuş olduğunu, davalı Borçlu borcu ödememesine rağmen sırf takibi durdurmak maksatlı ve kötü niyetli olarak itiraz edip, davacının satış bedeli alacağını almasına engel olarak davacıya maddi anlamda mağdur ettiğini, ödememe durumu, tarafların ticari defter kayıtları başta olmak üzere bütün deliller incelenip değerlendirildiğinde açıkça görülecek ve gerçekler ortaya çıkacak olduğunu, yukarıda izah edilen sebeplerle Mahkemece yapılacak yargılama neticesinde, iş bu kötü niyetli itirazın iptal edilerek icra takibinin devamına ve davalı borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olmuş olduğunu, bir diğer husus ise borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme olasılığı mevcut olduğunu, nitekim haricen yapılan araştırmalar da bu yönde olduğunu, dolayısıyla öncelikle teminatsız olarak, Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz talep etme zorunluluğu doğmuş olduğunu belirterek, davalı tarafın kötü niyetli olarak hareket etme ihtimali bulunmasına karşılık davalının tüm taşınır ve taşınmazlarına öncelikle teminatsız olarak, Mahkemenin aksi kanaate olması durumunda ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı tesis edilmesine, davanın kabulü ile davalı borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptaline, İcra takibinin kaldığı yerden devamına, Davalı borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu hususların taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının iddia ettiği alacağın zamanaşımına uğraması sebebiyle davanın reddi gerekmekte olduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını ve vade de belirlenmediğini, yazılı bir sözleşme olmamasına ve sözlü bir mutabakat ya da teamül olmamasına rağmen davacı taraf 13/10/2023 tarihinde fiyat farkı faturası kesmiş ve davalıyı bunu ödemeye zorlamış olduğunu, bu durumun kabulünün tarafarınca mümkün olmadığını, bu hususta taraflar arasında defalarca görüşme olmasına rağmen davacı taraf kötü niyetli tavrından vazgeçmemiş ve davalıyı kabul etmesi için zorlamaya devam etmiş olduğunu, zira Yargıtay İBK 27.06.2003 tarih, 2001/1 E. ve 2003/1 sayılı kararla "Taraflar arasında yazılı şekilde yapılmamış olmakla birlikte geçerli sözleşme ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda faturalara (bedelin belli bir sürede ödenmesi halinde vade farkı ödenir.) ibaresinin yazılarak karşı tarafa tebliği ve karşı tarafça TTK.’nun 23/2. maddesi uyarınca sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde bu durum sadece fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurup vade farkının davalı yanca kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyeceğine" karar vermiş bu konudaki tartışmaları sona erdirmiş olduğunu, bu aşamada tekrar etmek gerekir ki davalının böyle bir borcu bulunmadığını, yapılan yargılamada her iki tarafında ticari defterleri incelendiğinde davalının borçlu olmadığı ve davacının davalıyı borçlu çıkarmak için kötü niyetle hareket ettiği ortaya çıkacak olduğunu, Davacı, davalıyı aldatarak ayıplı mal satmış ve davalı iade etmek istediğinde de çeşitli bahanelerin arkasına sığınarak davalıyı vazgeçirmeye çalışmış olduğunu, bu sebeple davacı aleyhine alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, davalı tüzel kişi tacir olup ticari hayatına devam etmekte olduğunu, yalnızca faturaya dayanarak ihtiyati haciz kararı talep edilmesinin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, zira bu durum telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vereceğini belirterek, hukuka ve hakkaniyete aykırı açılan davanın reddine, davacının kötüniyetli olması sebebiyle alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. Sayılı Dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ...Boya Tic. San. Ltd. Şti. olduğu, borçlunun ... Pazarlama ve San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, takibin toplam 483.424,95 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır.
Selçuk Vergi Dairesine, Mimarsinan Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Talimat yoluyla alınan 05/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "
Dava Konusu İcra Takibi: Davacı dava dilekçesinde, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E.
sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklının, Davacı .... Boya Ticaret Ve
Sanayi Limited Şirketi, borçlunun, davalı ... Pazarlama Ve Sanayi Ticaret
Limited Şirketi, olduğu, davacı tarafından 483.424,95 TL asıl alacak üzerinden 07.11.2023 tarihinde
davalı aleyhine takibe çıktısı ile takip başlatıldığı, borçlu davalı tarafından yapılan itiraz edildiğinin takibin
durduğu,
Takip Konusu; ticari ilişki sebebiyle cari hesaptan kaynaklanan alacak 1.165.404,39 TL beyan edildiği, Talep ise 476.924,95 Tl üzerinden açıldığı,
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından düzenlenen 523 No.lu VUK tebliği 25.01.2021 tarihinde Resmi
Gazete’de yayımlandı. 523 No.lu VUK Tebliği kapsamında, elektronik olarak düzenlenen belgeler 2021 Temmuz
ayından itibaren BA-BS form bildirimlerine dahil edilmeyecektir. Tebliğ 01.07.2021 tarihinde yürürlüğe
girecektir.
Davacı ile davalının Ba ve BS formlarının birbirini teyit ettiği, ancak Temmuz/2021 döneminden itibaren
elektronik ortamda düzenlenen faturaların Ba ve Bs bildirimleri taraflar tarafından yapılmadığı, gelir idaresi
tarafından resen yapıldığı, taraflar birbirlerine elektronik fatura düzenlediği, resen gelir idaresi tarafından yapılan
bildirimlerin taraflar lehine delil olup olmayacağının takdiri yüce mahkemenizde olduğu, Davalının ticari defterlerinin incelenmesi; İncelemesi yapılan Davacının 2023 yılı Envanter defterleri
muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiği, ticari defterler
birbirlerini teyit ettiği,
Davacıya ait incelemesi yapılan 2023 yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu,
1 Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten
yapıldığı, 2023 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir’in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop’a yüklendiği,
kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu,
Davacının 2023 yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğumu,
Davacının 2023 yılı ticari defter kayıtlarına göre yapılan tespitler; Davacı ile davalı arasındaki ticari
ilişkinin 01.01.2023 tarihinden önce başladığı ve 27.10.2023 tarihinde sona erdiği,
Davacının davalıya muhtelif tarihlerde mal veya hizmet satışı yaptığı ve davalı tarafından muhtelif
tarihlerden ödeme yapıldığı ayrıca davalı tarafından 5 adet iade faturası ile mal veya hizmetin iadesi davacıya
yapıldığı, ilgili iade faturalarının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
Davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 483.424,95 Tl asıl alacağı olduğu, (Talep; 476.924,95 TL)
" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 08/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu takipte davalıdan 483.424,95
TL tutarında alacak talep etmiştir. Davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda takip tarihi
itibariyle davalıdan 483.424,95 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Tarafımızca davalının ticari defterleri incelenmiş ve takip tarihi itibariyle
davalıya 483.424,95 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla takip tarihi
itibariyle taraf defterleri birbirini teyit etmekte olup bu konuda bir ihtilaf
bulunmamaktadır. Davalı taraf takipten sonra ve davadan önce 20.11.2023 tarihinde 6.500 TL
ödeme yapmıştır. Bu tutar davacı tarafça icra dosyasına bildirilmiş ve haricen tahsil
harcı da ödenmiştir. Davacı taraf derdest davada davalıdan olan 483.424,95 TL alacağından
takipten sonra yapılan 6.500 TL ödemeyi davalı lehine olacak şekilde anaparadan
mahsup etmiş ve dava dilekçesinde davalıdan 476.924,95 TL talep etmiştir. Bu
bakımdan davalı ödemesi TBK Md. 100 uygulanarak öncelikle faiz ve masrafa
sayılmamıştır. Dolayısıyla taleple bağlılık kuralı gereği davacının dava tarihi itibariyle
davalıdan 476.924,95 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı taraf davacıya takip tarihinden sonraki bir tarih olan 11.12.2023
tarihinde 40.513,72 TL tutarında fiyat farkı faturası kesmiştir. Bu faturanın daha
önce davacının kendisine düzenlediği ve kendisi tarafından kabul edilerek ticari
defterlerine kaydettiği 13.10.2023 tarihli 40.513,72 TL tutarlı faturanın iadesi olduğu
anlaşılmaktadır. Bahse konu iade faturası davacıda kayıtlı değildir. Hal böyle olunca
davacı alacağından dava tarihinden sonra mahsup edilecek bir meblağın olmadığı
değerlendirilmektedir.
" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça davacının ayıplı mal sattığı iddia edilmiş olsa da, davalının tacir sıfatı ile TTK madde 23/1-c’e uygun şekilde ve zamanında davacıyı ihtar etmediği anlaşılmış ve bu nedenle söz konusu iddianın alacak talebine ve miktarına etkisi olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının takibe konu cari hesap alacağı nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti için taraf defterlerinin incelenmesine karar verilmiş ve 05/12/2024 ve 08/03/2025 tarihli raporlar alınmıştır. Davacının defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, takipten önceki iade faturalarının defter kaydının bulunduğu ve davacının kayıtlarına göre davalıdan 483.424,95 TL alacağının bulunduğu davalının defter kayıtları ile de teyit ve tespit edilmiş olup, bu durumda davacının davalıdan takip tarihi itibari ile takipteki asıl alacak bedelinin fazlası kadar alacaklı olduğu anlaşılmış, davalının fatura tarihinden ve dava tarihinden sonra yasal itiraz süresi de geçtiği halde davacıya iade faturası kesmesinin alacaklı olmadığını ispat için yeterli olmadığı görülmüş ve böylece, davanın kabulü ile, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ile takibin taleple bağlı kalınarak 476.924,95 TL asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen alacak bedeli olan 476.924,95 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-DAVANIN KABULÜ İLE, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ile takibin taleple bağlı kalınarak 476.924,95 TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-Kabul edilen alacak bedeli olan 476.924,95 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 32.578,74 TL karar ve ilam harcından 5.727,57 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 26.851,17 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 5.727,57 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.997,42 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 80,00 TL tebligat ücreti, 310,00 TL posta ve müzekkere gideri, 6.300,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.690,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
7-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca davacı lehine takdir edilen 75.538,74 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/06/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır