T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/12/2023
KARAR TARİHİ : 02/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2023/21163 E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, taraflar arasında ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan 185.000 TL alacağı olduğunu, yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin ödemeleri gecikmeden yaptığını, yapılan ödemelere karşılık davacının fatura kesmediğini, ödeme yapılmış olmasına rağmen kötü niyetli olarak takip başlattığını, dosyaya sunulan muavin defter kaydından görüleceği üzere 2022 yılında toplam 304.700 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesinin 2023/21163 Esas sayılı dosyasının incelenmesine; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, toplam alacak tutarının 185.000,00-TL olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 30/05/2024 tarihli duruşmasında taraf tanıklarının bir sonraki celse dinlenmelerine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 28/11/2024 tarihli duruşmasında davalı tanığı GIYASİ ŞAHİN; "Tarafları tanırım akrabalığım yoktur. Ben Donat inşaatte şantiye şefiyim donat inşaat fahrettin Donat ve hissedarlarına aittir. ... bizim pencere işlerini yapar. Biz buna binaların komple pencere işini vermiştik. Kendisi de cam işini Hazar Cam ile anlaşmış bizim muhattabımız normalde ... idi. Ama ... cam işi ile ilgili hazar cam ile anlaştığı için biz de hazar cam ile muhatap olduk. Biz ... ile bu iş karşılığında ...'A bir daire vermiştik. Camdan dolayı bu daireyi ... adına Hazar cama verdik. O zamanlar hazar cam cam imalatına zam yaptığı için yarısını şirket olarak biz karşıladık yarısını da ... karşıladı. Bildiklerim bundan ibarettir. Dinamik cam balkon isimli firmayı bilmiyorum , dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı Tanığı KADİR YÜCEOĞLU; "ben ...'ın yanında çalışıyorum. Satış departmanında çalışıyorum. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin bir kısmına şahit oldum. Cam karşılığında ... Davacı şirkete daire verdi. Çek nakit ve kredi kartı olarak da ödemeler yapıldı. Ancak bu ödemelerin bir kısmına şahitim. Bir kısmına şahit değilim. Bizim cam ve pvc kısmı ayrı olduğu için hesaplar karışmasınd iye ikiye ayırdık. Ordan yapılan ödemeler içinde varmıydı yokmuydu bilmiyorum dedi. Bildiklerim bundan ibarettir, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı MELİHA YILMAZ; "davacı şirketin SGK'lı çalışınayım davalıyı tanırım akrabalığım yok, şehir hastanesinin karşısında 4 bloklu bir konut inşaatı projesi yürütülmüştür, biz bunların pencere şeklinde ısı cam temini hususunda davalı bizden talepte bulundu, taraflar arasında çek senet ve barter (trampa) bu anlaşma yapılan tarih örnek veriyorum 5 yıl önceydi, 1.blok yapılırken camın fiyatı 100 TL idi, ancak 4.blok yapımına gelince camın fiyatı 300 TL değerlendi, o bloklar yapılırken karşılığında ev çek, senet veriliyor, 4.bloğa geldiğimiz takdirde o aya ilişkin verilen miktarlar bitiyor, 4.bloga gelirken yeniden anlaşma yapılması gerekiyor, anlaşma tarihinde de camın m2 fiyatı artıyor, ancak davalı ... bunu kabul etmeyip, ilk başta anlaştığı fiyat üzerinden bunu almak istiyor ve 1.bloktan yapılan fiyatın anlaşmasının devam etmesi için önden ödeme vermesi gerekiyor ancak bu ödemeyi vermediği için artan fiyatlar konusunda anlaşamıyoruz, ancak birbirimizle olan ticari ilişkimize dayanarak fiyat ne olursa olsun bu iş yapılsın fiyatta anlaşılır diyor ve biz bu camları yapıp veriyoruz, uzlaşma ve müzareke aşamasına geldiğimiz zaman ise biz olması gereken fiyatı kendisine söylediğimiz zaman bunu kendisi kabul etmiyor, biz karşılığında bize tekrardan bir ev vermesini arasındaki farkı biz üstüne tamamlayıp kendisine verelim diyoruz, ama kendisi kabul etmiyor, buna istinaden zamlı fiyattan m2 yi çarptığımız zaman aradaki fiyat farkını kendisi kabul etmemekte, bundan dolayı dava açıldı, ancak söyle bir durum var davalının Dinamik Cam Balkon işletmesi sahibi olan Kadir bey ile farklı bir ortaklığı var oradan da Kadir bey ve Mustafa bey bize iş yönlendiriyordu, sipariş veriyordu, yapılan ödemeler Dinamik Cam Balkon adına yapılan ödemelerdir, Donat inşaat davalı ... bey ile ilgili bir işletme değildir, kalan borcunu ödememiştir, ben borcun ödenip ödenmediği hususunda muhasebe bölümünde çalıştığım için biliyorum, bildiklerim bundan ibarettir dedi." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı tanığı ...; " Ben davacı şirket nezdinde ustabaşı olarak çalışıyorum. Davalı ... yı tanırım akrabalığım yok. ...ı yıllardır tanırız bizden bayi olarak cam alır. Cam balkon işi yapıyorlar. Cam balkon alır. İş devamlı inşaatlerin camını yaparız .ticaretimizde camlarına karşılık bartır karşılığı daire aldık. Üzerine ödeme alındı. Çek alındı. Ayrıca dinamik cam bakon adına iş yapıyorlar . Onlara da cam temini yapıyoruz. Şimdiye kadar hiçbir ödemede sıkıntı olmadı. Ama son yapılan işlerde ödemesi evrak olarak çek olarak alınıyordu. Anlaşmazlık olmuş ama nasıl olduğunu bilmiyorub. Bildiklerim bundan ibarettir. dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 13/03/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; dosyanın re'sen seçilecek mali bilirkişiye tevdi ile, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu faturalara konu malların davalı yana teslimine dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan takipte davalıdan 185.000 TL alacak talebinde bulunulmuş ve 262.845 TL tutarlı fatura dayanak gösterildiğini, davalı tarafça dosya kapsamına bir kısım ödeme belgeleri sunulduğunu ve davacıya borçlu olmadığının ileri sürüldüğünü, davacı tarafça sunulan CD içindeki belgeler tarafımızca incelenmiş ancak davalıdan olan alacağın ve ödemelerin tespitine yarayan ticari kayıtlar olmadığının görüldüğünü, davalı tarafça sunulan ticari defterlerin de uyuşmazlık dönemine ait olmadığını ve eksik olduğunun tespit edildiğini; taraflarca sunulan ticari kayıtlardan, davacının alacaklı olup olmadığını, belirleme imkanı bulunmadığını, davacının alacaklı olup olmadığının tespiti için öncelikle davacının ticari defterlerini usulüne uygun olarak sunması gerektiğini, davacı taraf e-defter sistemine tabi ise e-defter datalarını ve davalı ile ticari ilişkileri gösteren muavin defter kaydını (hesap ekstresini) sunması gerektiğini, benzer şekilde davalı da uyuşmazlık dönemine ilişkin yevmiye, defteri kebir ve envanter defterlerini sunması gerektiğini, söz konusu eksikliklerin giderilmesi durumunda davacının alacaklı olup olmadığının ek rapor aşamasında tespit edilebileceği bildirilmiştir.
Mahkememizin 25/09/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında; davacı vekilinin talebinin kabulü ile; dosyanın önceki bilirkişiye tevdi ile davacı vekilinin 07/05/2025 havale tarihli dilekçeleri ekinde e defter dataları, muavin defter kayıtlarının incelenmesi bakımından ek bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan ek raporda özetle; davacı vekilinin 07.05.2025 tarihli dilekçe ekindeki evrakların incelendiğini, bu evraklar İbrahim Göz isimli şahıs işletmesine ait olduğunu, söz konusu şahıs işletmesinin davalı ile ticari ilişkileri gözüktüğünü, ancak İbrahim Göz’ün davalıdan herhangi bir alacağının kayıtlı olmadığını, alacağın tamamının 31.12.2022 tarihinde tahsil edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Somut olayda davacının, davalıya karşı, fatura alacağından bahisle icra takibi başlattığı görülmüştür. Davalı takibe itiraz etmiş ve takip durmuştur. Kanuni ihtaratlarla tarafların ticari defterleri incelemeye alınmış; her iki taraf ticari defter kayıtlarını eksik şekilde ibraz etmiştir. Muhasebeci bilirkişinin raporuna göre dava konusu takibe temel faturanın sunulan taraf ticari defter kayıtlarda kayıtlı olmadığı görülmüştür. Tarafların eksik defter ibraz ettiği anlaşılmakla yeniden süre verilmiş ve dosya ek rapora gönderilmiştir. Bu kez ibraz edilen davacı defterlerinin İbrahim Göz isimli 3.kişi şahsa ait olduğu, davacı ile ilişkisinin tespit edilemediği, bu kişinin de davalıdan alacaklı olmadığı görülmüştür. HMK 190 maddesi ve TMK 6 maddeleri gereğince ispat yükü davacıda olup, delil ikamesi sağlanmıştır. Davacının ibraz ettiği delillerden davalıdan alacaklı olduğunu ispat eder mahiyette delil sunamadığı görülerek; sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 2.234,34-TL harçtan mahsubu ile artan 1.502,34-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Davalı tarafından yapılan 81,00-TL posta masrafı yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.02/07/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır