T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ : 15/02/2023
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Kayseri ili Erkilet Mahallesi 406 ada 62 pafta 1 parselde bulunan ... numaralı daire ile Kayseri ili Erkilet Mahallesi 406 ada 62 pafta 6 parselde bulunan ... numaralı dairenin kur'a ile müvekkiline isabet ettiğini, müvekkilinin ... numaralı daire için Denizbank Kayseri Şubesine giderek ödemeler yaptığını toplam ödemesinin 89.500 TL olduğunu; ... numaralı daire için ise toplam 125.000 TL. ödeme yaptığını, söz konusu ödemelerin 27.000 TL'sinin elden, 90.500 TL'sinin senetlerle ve 7.500 TL'sinin banka yoluyla gerçekleştiğini, davalı kooperatifin davacıya Kayseri 3. Noterliğinin 23.07.2019 tarihli ihtarnamesi ile 31.05.2019 tarihine kadar 125.000 TL ödeme yapması gerektiği, 27.000 TL ödeme yapıldığı, kalan 98.000 TL'nin 31.12.2019 tarihine kadar ödenmesi, aksi halde üyelikten çıkarılacağının ihtar edildiğini, 17.09.2019 tarihinde aynı içerikli Kayseri 3. Noterliğinin 13101 yevmiye numaralı ihtarının keşide edildiğini ve son olarak 22.10.2019 tarihli Kayseri 3. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarı gönderildiğini ve ana sözleşmenin 14. Maddesine göre ihraç edildiğinin bildirildiğini, davalının belirtmiş olduğu 125.000 TL'nin davacı tarafça ödendiğini, sadece 27.000 TL ödenmiş gil işlem yapıldığını, derdest dava ile davacının ödemesini yapmasına rağmen tapu devri sağlanmayan ... numaralı dairenin davacı adına tescilini talep ettiklerini, eğer söz konusu taşınmazın üçüncü kişiler adına kayıtlı ise evin değerinin davacıya ödenmesini istediklerini belirtmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı kooperatiften ihraç edildiğini, ihraç edilmeden önceki yıllarda yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeliği yapan biri olduğunu, kooperatifin 05.05.2019 tarihli genel kurulunda tüm ortakların ödemelerinin 125.000 TL'ye eşitlenmesi kararı alındığını, borcu olan ortaklara söz konusu borçlarını 31.05.2019 tarihine kadar ödemesi için süre verildiğini, söz konusu süre içinde borcunu ödemeyenlerin ortaklıktan ihraç edildiğini, davacı hakkında da ihraç prosedürü uygulandığını ve üyelikten ihraç edildiğini, davacı:ın süresi içinde ihraç kararının iptali davası açmadığını ve alınan yönetim kurulu kararının kesinleştiğini, davacının üye olduğunu iddia etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yönetim kurulunun parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortaklar hakkında ihraç kararı aldığını, davacının ... numaralı daire için 125.000 TL ödeme yaptığı hususunun kabul edilemez olduğunu, davacının iddiasının aksine ne kendisinin ne de Şaban Hasgedik'e verdiğini iddia ettiği 27.000 TL'nin ve dava dilekçesinde belirttiği keşidecisinin kendisi, lehdarının kooperatif olduğunu ileri sürdüğü 90.500 TL bedelli 4 parça senedin kooperatif kayıtlarında bulunmadığını, bu ödemeyi kabul etmediklerini, bahse konu ödemelerin yapılmadığını, davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine ihraç edildiğini, iddia ettiği ödemeleri ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini mahkemeden talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava yapı kooperatifi olan davalının kooperatif ana sözleşmesi ve genel kurul kararları uyarınca taahhüt ettiği taşınmazı devir borcunun kooperatif üyesi olan davacıya yönelik yerine getirmemesi nedeniyle asıl talep olarak tapu iptali ve tescil, terditli talep olarak taşınmazın değerinin tespiti ile bu değer üzerinden belirlenecek parasal karşılığın davadan tahsili, ikinci terditli talep olarak davacının davalıya ödemiş olduğu bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememiz 21/09/2023 tarihli ön inceleme tutanağının 10 nolu ara kararı 13/10/2023 tarihinde keşif icrasına karar verilerek keşfe bir fen, bir inşaat mühendisi bilirkişinin refakate alınmasına, mahalli bilirkişilerin ve tanıkların da keşif mahalinde dinlenmesine karar verilmiştir.
Mahalli bilirkişi ... beyanında; " Mahalli bilirkişiden soruldu: ben bu kooperatife 2011 2012 yılından beri üyeyim 2012 yılının 3 ayında kat irtifakını aldım. Halk bankasından kredi kullandığım için kanıtım da var. Kredi kullanmama rağmen evin bedelini ödememe rağmen dairemde elektrik tesisat vb yoktu, sadece pvc cam çerçeve çelik kapı aldık, davacının da bildiğim kadarıyla üyeliği var ama ihraç ettik ama para ödemediği için kendisi kooperatif başkanıydı, buradaki 4 bloğu mağdur ederek gitti, geriye kalan iki blok kendi imkanlarıyla evlerimizi yaptırdık, oturduk, ödemeleri kooperatif başkanın bildirdiği bankalara ödüyorduk, yatırıyorduk, davacının başkan olduğu dönemde Denizbank'a yatırıyorduk dekontları da mevcuttur, senetle ödeme yapıldı mı bilmiyoruz, kooperatifte iki yılda bir kararlar alındı davacının hiçbir şey yapmadığı için kooperatiften ihraç kararı alındı, bu kararların hepsi genel kurul karar defterinde mevcuttur, bildiklerim bundan ibarettir, dedi. Beyanı okundu imzası alındı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahalli bilirkişi ... " burda kooperatif adına yapılan 4 binadaki daireler bize yap sat şekilnde kayıt yaptırarak dairelerin maliyetleri kura çekiminde belli olacak şekilde bizden peşinen 10 bin peşine bir yıl içerisinde 15 bin yatırarak 25 bine tamamlayıp bize kayıt yaptılar, dairelerin maaliyeti kura çekiminde resmi olarak dairelerin maaliyetleri hepsi verildi, kura çekerek katlarımızı aldık ve ödemeleri yaptık, bize ilk başka yap sat olarak verildi sonra kooperatife çevirdiler sonra bizi üye olarak bırakıp daireleri yarıda bırakıp kaçtılar, kaçanlardan biri de kooperatif başkanı olarak ...dır, bütün daire işlerinin resmi işlerini o yürütüyordu, burada da dairesi olup olmadığını bilmiyoruz ama başkanlık yaptığı için ne kadar ödeme yaptığını bilmiyoruz, bildiklerim bundan ibarettir, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... " ben halen davalı kooperatif üyesiyim davacıyı tanırı.m, burada başkandı, sonra üyelik yaptı, sonra yönetim kurulu seçimi oldu, sonra Abdullah isimli soy adını bilmediğim biri başkan oldu, ben cem in burda üye olduğuna şahitim başka bir yerde görmedim, o zamanlar üye listesinde adını gördüm, alacağı vereceği parayı pulu ben bilemem, taşerona ben verdim, Abdullah Maral cem e gıcık olduğundan olan bana oldu, ödediğim parayı tekrar ödedim, kooperafite borca karılık senet verdik, ödedik gününde, bazısını aldık bazısı kayboldu son zamanlarda 28 bin lira civarında çek verdik, cemin zamanında, cem dekontu bize vermedi, müteahhitin dekontunu benim dosyaya koymuş, o dekontta da benim adım geçmediği için parayı yeni başkan tekrar aldı, paranın ve çekin ödemenin günü aynı, fatura günü müteahhitin verdiği makbuzun günü aynıdır, bunlar birbirini gıcık ettiğinden sen bu makbuzu alacaktın dedi, bu inşaatın işleri taşeron mütaihhitlere yaptırıldı ve bu işler yaptırılırken benim gibi üyelerden alınan senetler, taşeron firmalara yaptıkları iş bedeli olarak verildi, senetlerin vadesi geldiğinde de ödedik senetlerimizi aldık, kooperatife elden de ödeme yaptık, bu takdirde elden ödemelere ilişkin makbuz aldık, dosyamızda duruyor, kura da noter huzurunda yapıldı, çekilişte bana ne çıktı ise o daireyi aldı, kuradan çıkan daireden başka daireye taşınan oldu mu görmedim, duymadım, cemin sadece üyeliğine sahitim başka bir alacağına vereceğine, şahit değilim, millet öyle diyor ama milletin canı yandı, bende ödediğim parayı tekrar ödedim benimde canım yandı. Hesaplar düzgün tutulmadığından ben tekrar ödemek zorunda kaldım bildiklerim bundan ibarettir, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ..." ben sadece cemin burada iki tane evi olduğunu biliyorum, ben üye idim, çıktım başkan yardımcılığı yaptım, sonra benim sağlık taramasımda bağırsak kanseri çıktı o yüzden yönetimden ayrıldım, ondan sonra ne oldu ne yapıldı benim bilgim olmadı, başka bildiğim yoktur, davacı cemin bu evlere ilişkin bütün dekontları dair bilgim var ben o zaman yönetimdeydim makbuzun biri bende biri onda kalıyordu zaten makbuzlar da kendisinde mevcut, davacının iki dairenin toplamı bakımından 250 bin TL yatırdığını biliyorum, daire başına yaklaşık 80 - 85 bin yatırması gerekiyordu, dekontların hepsi davacı cemin elindedir, benim taşeron firmalara senetle ödeme yapıldığına dair bilgim yok, kooperatif üyelerinden senet alınıyordu, o da firmaya ödeniyordu, kooperatif üyesi seneti taşeron firmaya ödemesini yaptıktan sonra dekontunu getirip kooperatife sunuyordu, kurada çıkan dairelerin yönetim kurulu kararı ile veya başkaca bir şekilde değiştirilmesi söz konusu olmadı, en azından benim yöneticiliğim zamanıda böyle bir değşiiklik yapılmadı, kurada ne çıktıysa herkes o dairesini aldı, elden para yatırılması söz konusu olmadı, o çünkü sıkıntılı bir olay onun yerine bankaya para yatırıldı, dekontunu alıp getirdi, benim bildiklerim bundan ibarettir dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava konusu iki ayrı bağımsız bölümden ... nolu bağımsız bölümün dava tarihinden önce ferdileşme suretiyle dava dışı..., ... nolu bağımsız bölümün yine dava tarihinden önce ferdileşme suretiyle dava dışı... adına kayıt ve tescil edildiği, temin edilen tapu kayıtlarından anlaşılmıştır.
Davacı vekili 21/03/2024 tarihli celsede; "Biz açmış olduğumuz tapu iptali tescil talebimiz ve dairenin değerinin ödenmesi şeklindeki taleplerimizden feragat ediyoruz, şuan sadece davalıya ödemiş olduğumuz bedellerin iadesi yönünden devam ediyoruz, 15/01/2024 tarihli beyan dilekçemizi tekrar ediyoruz kooperatif tarafından müvekkilin ödediği ücretler üyelik bir hesabına kaydedilmiştir ancak müvekkil bu hesapta ki daireyi zaten almıştır fazla yapılan ödemeler üyelik iki için yapılmıştır bu hususlarda ek rapor alınmasını talep ediyoruz, bilirkişi raporunda 12.500TL'lik senedin kayıtlara alınmaması hatalıdır buna ilişkin Yargıtay kararları uyarınca ek rapor alınmasını talep ediyoruz," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragata ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmakla duruşmada verilen davadan feragata ilişkin beyanın imza ile tasdikli olduğu anlaşılmakla geçerli bir feragat olduğu anlaşılmış, davacının davadan feragata ilişkin sözlü beyanı dikkate alınarak davacının asıl talebi olan tapu iptali ve tescil isteminin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, yine bu beyan gözetilerek davacının terditli talebi olan taşınmazın değerinin tahsili istemine ilişkin talebinin de bu suretle reddine karar verilmiş; davacının ikinci terditli ve son talebi olan davalı kooperatife yapmış olduğu ödemelerin iadesi istemi yönünden tahkikata devam olunmuştur.
Davacının asıl talebinin zorunlu arabuluculuğa tabi olmayan taşınmazın tescili istemine ilişkin olmakla davacının terditli talepleri yönünden de dava şartı arabuluculuk kapsamında olmadığı anlaşılmakla bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki davalının savunmasına itibar edilmemiştir.
Mahkememizin 21/03/2024 tarihli duruşmasının 5 nolu ara kararında; dosyanın kooperatif muhasebesi ve kooperatif hukuku nitelikli hesap uzmanından oluşan önceki bilirkişi heyetine tevdi ile davacının terditli ve son talebi olan davalı kooperatife yapmış olduğu ödemelerin (kooperatif için zorunlu olan kesintilerin mahsup edilmesinin ardından) belirlenmesi bakımından ayrıca taraf vekillerinin aynı bilirkişi heyetinin düzenlemiş olduğu kök rapora yönelik itirazların ayrı ayrı değerlendirilmesi ve yanıtlanması bakımından ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan 13/05/2024 tarihli raporda özetle; Davacının davalı
kooperatifte yaptığı ödemeler de kooperatif kayıtları dikkate alınarak kök raporda tespit edildiğini, davacının terditli talebi olan yaptığı ödemenin iadesine ilişkin olarak
mahsubu gereken genel gider payının da kök raporda tespit edildiğini, netice
itibariyle kök raporda yapılan tespitlerini değiştirecek yeni bir belgenin dosya kapsamına sunulmadığını, dosyaya sunulan kök raporda davacının Üyelik-2 için yaptığını, ödeme tutarının 27.000 TL olduğunu ve bu tutardan 1.417,70 TL mahsup edildiğinde
davacının bakiye 25.582,... TL alacağı hesaplandığını, davacı 2019 yılında üyelikten
ihraç edildiğini ve 2019 yılı genel kurulunun 2020 yılı haziran ayı sonuna kadar yapılması
gerektiğinden davacı alacağı en geç 1.8.2020 tarihinde muaccel olacağını, davacının üyelik-1 için yaptığı ödeme ise kök raporda 175.600 TL olarak
tespit edildiğini, üyelik-1 için davacıya verilen dairenin kesin maliyet çalışmasında
davacının yaptığı ödemeler endekslemeye tabi tutulduğunu ve davacının yaptığı ödemeden
20.485,06 TL alacağı hesaplandığı tespit edildiğini, davacının üyelik-1’den olan
alacağını da talep edebileceği hususunda mahkemede kanaat oluşması durumunda
toplam alacak tutarı 20.485,06 TL + 25.582,... TL = 51.067,36 TL olacakğını, ancak bu
alacağın 25.582,... TL’lik kısmı 1.8.2020 tarihinde, 20.485,06 TL’lik kısmının ise dava
tarihinde muaccel olacağı düşünüldüğünü, davacı taraf üyelik-1 hesabında kayıtlı tutarın 50.600 TL’lik kısmının üyelik-2 için dikkate alınması gerektiğini belirttiğini, bu durumda üyelik-1 için yapılan
ödeme 125.000 TL olarak dikkate alınacak 50.600 TL ödeme ise üyelik-2’ye sayılacağını, davacının talebi doğrultusunda hesaplama yapıldığında üyelik-1 için davalı kooperatife
77.950,94 TL borcu; üyelik-2 için 76.182,20 TL alacağı oluştuğu bildirilmiştir.
Davacı vekili sunmuş olduğu değer arttırım dilekçesi ile ödenen bedelin iadesi yönünden daha önce sunmuş olduğu talep sonucunun açıklanmasına ilişkin dilekçesinde belirttiği çıkma payı alacağı yönünden ikinci terditli talebi olan 19.000,00-TL alacak tutarını 27.067,36-TL arttırmak suretiyle 46.067,36-TL 'ye yükseltmiş ve bu talebinin davacının iki ayrı üyelik statüsü nedeniyle üyelik-1 kapsamında 20.485,06-TL, üyelik-2 kapsamında 25.582,...-TL alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davacı tamamlama harcını ikmal etmiş, talep arttırım dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmiştir.
1163 sayılı kooperatifler kanunu ortaklıktan çıkma serbestisi-tazminat başlıklı 10.maddesine göre; "Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Çıkma keyfiyetinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi halinde ayrılmak isteyen ortağın, muhik bir tazminat ödemesine dahi hüküm anasözleşmeye konulabilir."
1163 sayılı kanunun ortaklıktan çıkmanın sınırlandırılması başlıklı 11.maddesine göre ise;"Kooperatiften çıkma hakkının kullanılması, anasözleşme ile en çok 5 yıl için sınırlandırılabilir. Haklı ve önemli sebeplerle bu süreden evvel çıkabileceği hususunda anasözleşmeye hüküm konulabilir. Bir ortağın hiçbir suretle kooperatiften çıkamayacağına dair bağlamalar hükümsüzdür."
1163 sayılı kanunun bildirme süresi ve çıkma zamanı başlıklı 12.maddesine göre ise;"-Çıkış, ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılır. Anasözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap senesi içinde çıkışa müsaade edilebilir. "
1163 sayılı kanunun ortaklıktan çıkmayı kabulden kaçınma başlıklı 13. Maddesine göre ise;"Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir."
1163 sayılı kanunun 17.maddesine göre ise;"Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu ana-sözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır.Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları isteyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zaman aşımına uğrar. Çıkan ve çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür."
Yapı kooperatifleri Tip ana sözleşmesinin 15.maddesinde "devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren 1 ay içerisinde geri verilir. Ancak ortaklığı sona erenlerin yerine yeni ortak alınması halinde eski ortağın 21.madde uyarınca ödediği gider taksitleri derhal geri verilir."
Yine ana sözleşmenin 13.maddesine göre;" her ortak hesap senesi sonundan en az bir ay önce yönetim kuruluna yazı ile başvurmak suretiyle ortaklıktan çıkabilir. Yönetim kurulu bu hükme uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, yazılı başvurunun kooperatif kayıtlarının girişinden itibaren bir ay içinde kabulden kaçınırsa ortak, çıkma dileğini noter aracılığı ile yönetim kuruluna bildirir, bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir."
Toplanan deliller, alınan 26/12/2023 tarihli bilirkişi kök raporu ve 13/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, davalının 05/05/2019 tarihli genel kurul kararı uyarınca eşitlik ilkesi gözetilmek suretiyle üyelerin ödemelerini 125.000,00-TL'ye tamamlamaları gerektiği ve ana sözleşmenin 14.maddesi uyarınca Kayseri 3. Noterliği aracılığı ile genel kurul kararından sonra gönderilen iki ayrı ihtarname ile davacının ödemesi gerekli borç tutarının tebliğ edildiği ve bu borcun ödenmemesi halinde kooperatif üyeliğinden çıkarılacağının usulüne uygun olarak ihtar edildiği ve fakat davacının mali yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle kooperatif üyeliğinden çıkarıldığı, buna göre davacının çıkma payı alacağının 2019 yılı içerisinde üyelikten ihraç edildiği gözetildiğinde ve 2019 yılına ait genel kurulun 2020 yılı Haziran ayı sonuna kadar yapılması gerektiğinden en geç bu tarihte genel kurul yapıldığı dikkate alınarak genel kurul yani bilanço tarihinden itibaren 1 ay içerisinde davacıya çıkma payının verilmesi gerektiği ve bu suretle 01/08/2020 tarihinden itibaren üyelik-2 için yaptığı ödemelerin muaccel olduğu, davacının üyelik-1 için yapmış olduğu ödemelerin davacıya daire tesliminin yapılması ve tapunun verilmesi sonrası daire için yapılan kesin hesap neticesinde oluştuğu için ve buna ilişkin kanun veya esas sözleşmede muacceliyete ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından en geç dava tarihinde borcun muaccel olduğu göz önüne alınarak bu tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte alacağın talep edilebileceği, tacir olan yapı kooperatifi bakımından borcun ticari bir borç olduğu gözetilerek davacının ticari işlere uygulanan avans faizi istemi de yerinde görülerek davacının davasının talep arttırım dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının tapu iptali ve tescil talebinin feragat nedeni ile reddine,
2- Davacının çıkma payı alacağı talebinin kabulü ile 20.485,06 TL nin dava tarihi olan 15/02/2023 Tarihinden itibaren 25.582,... TL nin 01/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli harç 3.146,87-TL olup, peşin alınan 341,55-TL ile ıslah harcı olarak alınan 462,25-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.343,07-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 547,05-TL, ıslah harcı 462,25 TL , keşif harcı 1.912,35-TL, araç ücreti 400,00-TL posta ve tebligat masrafı 1.932,35-TL, bilirkişi ücreti 11.000,00 TL olmak üzere toplam 16.254,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 296,40-TL tedbir talep harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan ....000,00-TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
05/12/2024
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır