T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ... -
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 1- ...
VEKİLLERİ : Av.
DAVALILAR : 2- ... -
3- ... -
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/01/2023
KARAR TARİHİ : 08/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan 03.01.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in Aksaray ili istikametinden Konya istikametine doğru kendi sevk ve idaresindeki araçla seyir halindeyken aracında aniden meydana gelen teknik bir arıza sebebiyle duraklamak mecburiyetinde kaldığını, bu zorunlu durum neticesinde aracın dörtlü flaşörlerini yakarak güvenli bir şekilde emniyet şeridine çektiğini, arızanın mahiyetini kontrol etmek ve gerekli incelemeyi yapmak üzere araçtan dışarı çıktığını, bu esnada müvekkilinin çocukları olan Sibel Söylemez ve Ahmet Söylemez ile eşi Hülya Söylemez'in de söz konusu araç içerisinde bulunduklarını, müvekkilinin aracın ön tarafında ve kaputu açık bir vaziyette arızayı tespit etmeye çalıştığı sırada davalı ...'ün sevk ve idaresindeki aracın müvekkiline ait aracın arka ve sol kısımlarından şiddetli bir şekilde çarpması sonucunda müvekkilinin yolun kenarında bulunan tarlaya savrulduğunu, meydana gelen bu kaza neticesinde müvekkilinin vücudunda çok ciddi ve ağır yaralanmaların oluştuğunu, kaza tarihinden hemen sonra müvekkilinin Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilerek burada kapsamlı tedaviler gördüğünü, sonrasında ise Kayseri Devlet Hastanesi bünyesinde tedavi sürecine devam edildiğini, 06.08.2022 tarihinde vuku bulan kazada ... idaresindeki ve ... adına tescilli ... plakalı aracın Aksaray Sultanhanı mevkiinde müvekkili ... yönetimindeki ... plakalı araca çarpmasıyla yaralanmalı trafik kazasının gerçekleştiğini, kaza sonucunda müvekkilinin sağ kolunda ve sağ bacağında kemik kırıklarının meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında müvekkiline 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 59. maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle kusur izafe edilmesine karşın olayın gerçek oluş şekli ve zorunlu arıza hali dikkate alındığında müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı sürücü ...'ün ise aynı kanunun 56/1-a maddesini ihlal etmesi sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğunu, trafiğin yoğun olmadığı bir yolda dörtlü flaşörlerin yakılarak emniyet şeridine çekilmesinin olay yeri görgü tespit tutanağı ile de doğrulandığını, davalı tarafın savcılık aşamasındaki aracın emniyet şeridinde olmadığına ve dörtlülerin yanmadığına dair beyanlarının somut gerçeklerle bağdaşmadığını, kazaya ilişkin olarak Eskil Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2022/909 numaralı soruşturma dosyasının derdest olduğunu, 17.10.2022 tarihinde davalı ... Anonim Şirketi'ne yapılan tazminat başvurusuna yasal süresi içinde yanıt verilmemesi üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, Kayseri Arabuluculuk Bürosu 2022/2432 numaralı arabuluculuk dosyasında taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin kaza sonrası sağ kol ve bacağının alçıya alınması nedeniyle yaklaşık iki ay boyunca hiçbir iş yapamadığını ve evde yatarak tedavi gördüğünü, bu süreçte 7000,00 TL tutarındaki gelirinden mahrum kalarak maddi zarara uğradığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların tazmin edilmesi gerektiğini, müvekkilinin iyileşme süreci boyunca sağ kol ve sağ bacağının alçıda olması sebebiyle sürekli bakıma muhtaç kalması neticesinde geçici bakıcı giderlerinin oluştuğunu, kaza sonucu oluşan atıl durum nedeniyle müvekkilinin uzun süre elini ve bacağını kullanamadığını, sağ kol ve bacağındaki kalıcı arıza nedeniyle müvekkilinin günlük yaşamında fazladan efor sarf etmek zorunda kaldığını, emekli olmasına rağmen bir markette işçi olarak çalışarak 7.000,00 TL tutarında maaş alan müvekkilinin çalışma gücü kaybının ve pasif dönem zararının hesaplanması gerektiğini, davalı ...'nin aracının ... Anonim Şirketi nezdinde 45340887 numaralı poliçe ve 80007000 acente numarası ile 06.08.2023 bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında olduğunu, müvekkilinin yaşadığı ağır yaralanma, vücudunda meydana gelen rahatsızlıklar ve uzun tedavi süreci nedeniyle manevi olarak büyük bir yıpranma yaşadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi gereğince manevi tazminat koşullarının oluştuğunu belirterek; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca şimdilik 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müteselsil sorumlu davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müteselsil sorumlu davalılardan tahsilini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL beden gücü kaybı zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müteselsil sorumlu davalılardan tahsilini ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı Sigorta vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı ... tarafından müvekkili ... A. Ş. (eski unvanı Işık Sigorta A. Ş.) aleyhine ikame edilen davanın hukuki menfaatten yoksun, haksız ve mesnetsiz olduğunu, 06.08.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının sakatlık zararının tazmini iddiasıyla işbu davanın açıldığını, dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 21280173 numaralı Trafik Sigortası Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, müvekkili şirketin genel merkezinin Ümraniye/İstanbul adresinde yer alması sebebiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesinde düzenlenen genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu kuralı uyarınca davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu doğrultuda yetki itirazında bulunularak dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesinin gerektiğini, 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinin 2. fıkrasında diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı tutulduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca sigortacıların hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmakla yükümlü kılındığını, davacı tarafın müvekkili şirkete bu yönde usulüne uygun bir başvuru gerçekleştirmediğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Ek: 6 maddesinde yer alan "Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler" başlığı altındaki "Bedeni Zararlar - Sürekli Sakatlık" kısmında sayılan; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan sağlık kurulu raporunun, epikriz raporunun, genel adli muayene raporunun, tüm tetkik ve tedavilere ilişkin raporların, mağdura ait kimlik belgesi fotokopisinin, kaza raporunun, varsa bilirkişi raporu veya keşif zaptı veya mahkeme kararının, mağdura ait kaza tarihi itibarıyla son gelir durum belgesinin, hak sahibine ait banka hesap bilgilerinin (banka - şube adı, Iban numarası) ve sağlık verilerine erişim, işleme ve aktarım konusunda mağdur tarafından verilen açık rıza beyanının müvekkili şirkete sunulmadığını, bu belgeler iletilmeden davanın açılmasının kanuni düzenlemelere aykırı olduğunu ve davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde söz konusu olabileceğini, kusur durumunun net bir şekilde tespiti amacıyla Kusur Oranlarının Tespiti İçin Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu, davacının zararın meydana gelmesinde veya artışında bir ihmali bulunması durumunda %20'den az olmamak üzere müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde Karayolları Genel Müdürlüğü'nün veya diğer sorumluların kusurlu olup olmadıklarının tespit edilmesinin gerektiğini, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 4/10/2012 tarihli ve E. 2011/13761, K. 2012/14278 sayılı kararında da vurgulandığı üzere tarafların kusur durumu usulünce belirlenmeden eksik incelemeyle karar verilemeyeceğini, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmasının gerektiğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca engel durumunun kalıcı ve stabil olması için kaza tarihinden itibaren en az 12 aylık bir sürenin geçmesinin ve son 12 ayda bir değişiklik olmamasının gerektiğini, davacının vücudunda kemik kırığı meydana geldiği iddiası karşısında bu sürenin beklenmesinin tıbbi bir gereklilik olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiğini, müvekkili şirketin bu gider kalemlerinden, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerinden dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının bakıcı gideri talebi yönünden gerçekten bir bakıcı tuttuğunu ve buna karşılık bir ücret ödediğini ispat etmesi gerektiğini, aksi halde yapılacak ödemenin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan veya çalıştığı kurumdan rücuya tabi herhangi bir nakdi tazminat veya ödeme alıp almadığının ilgili kurumlara sorulması gerektiğini, şayet bir ödeme yapılmışsa bu miktarın bulunacak zarar miktarından indirilmesinin zorunlu olduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun bir ihbar ve başvuru yapılmadığı için şirketin temerrüde düşmediğini, bu nedenle faiz başlangıcının ancak dava tarihi olabileceğini ve uygulanacak faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini, davanın tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ...'ün cevap dilekçesi sunmadıkları ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacakları anlaşılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Dava konusu trafik kazasının kimin kusuru nedeniyle meydana geldiğinin tespiti ile, davacının geçici iş göremezlik, kalıcı işgöremezlik, bakıcı giderine ilişkin maddi ve manevi tazminat hususlarına ilişkindir.
Osmaniye Emniyet Müdürlüğü'ne, Türkiye Noterler Birliği'ne, Kahta İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Kayseri CBS'ne, Kayseri SGK'na, Kayseri Devlet Hastanesi'ne, Aksaray Eğitim Araştırma Hastanesi'ne, ... Şirketine, Eskil Asliye Ceza Mahkemesine, yazılan müzekkerelere yazılan müzekkerelere cevapların verilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememiz 23/05/2023 Tarihli celsenin 7 nolu ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verildiği, bilirkişi raporunun 17/07/2023 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "KTK.nın 52. maddesinde belirtilen “hız kurallarını”; K.T.K. nın 56. Maddesinde belirtilen "önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli bir mesafeden izleme” kuralını ve K.T.K. nın 84/A-04 kod nolu "Arkadan çarpma" kuralını ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiğini; ve %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Ana yolda seyreden ve arıza nedeniyle sağ-emniyet şeridinde duran ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in kazaya etken herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı ve kusurunun olmadığı, Kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememiz 24/10/2023 Tarihli celsesinin 3 nolu ara kararı gereğince davacının Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildiği, Erciyes Üniversitesinin 06/03/2024 Tarihli raporunda özetle;"İstenilen hususlarda Anabilim Dalımızca adli rapor düzenlenebilmesi amacıyla muayenesi ve gerektiğinde ilgili bölüm/bölümlere tıbbi konsültasyonu yapılmak üzere muayene, rapor ve tetkik ücretlerini kendisi karşılayacak şekilde adı geçenin herhangi bir mesai günü, mesai saatlerinde Anabilim Dalımıza sevkinin/başvurusunun sağlanmasının uygun olacağı kanaatini bildirir ön rapordur." şeklinde ön rapor tanzim edildiği, davacının hastaneye sevkinin sağlandığı ve hakkında düzenlenen 22/08/2024 Tarihli ERÜ Raporunun dosyamıza gönderildiği, incelenmesinde özetle; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde; ...'in 06.08.2022 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (sağ patella, sağ 5. metakarp) kırıkları nedeniyle; İki (2) ay süreyle iş görmezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 2 (iki) ay olduğu), Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranının %4 (yüzdedört) olduğu, Mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği, bununla birlikte ek bilgi, belge (makbuz, fatura, dekont, fiyat, tutar dökümü vb.) sunulması ve talep edilmesi halinde bu hususun tekrar değerlendirilebileceği kanaatini bildirir rapordur." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememiz 01/10/2024 Tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile Maluliyet raporunda bakıcı ihtiyacının değerlendirilmediği ayrıca kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik esas alınmadığı anlaşılmakla; Davacının yeniden Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalına sevkine karar verildiği, Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalının 18/03/2025 Tarihli raporunun dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Tibbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde; ...'in 06.08.2022 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (sağ patella, sağ 5. Metakarp) kırıkları nedeniyle; İki (2) ay süreyle iş görmezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 2 (iki) ay olduğu), Bir (1) hafta süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tibben uygun olacağı, Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %4 (yüzdedört) olduğu kanaatini bildirir rapordur." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememiz 06/05/2025 Tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile "iş bu dosyada tanzim edilen 17/07/2023 tarihli kusur raporu ile gerek kaza tespit tutanağı gerekse Eskil Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/107 Esas Sayılı dosyası kapsamında tanzim edilen kusur raporu arasında çelişki olduğu gözetilerek çelişkinin giderilmesi için dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek; davaya konu 06/08/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle kusur oranlarının mahkememiz dosyası kapsamı ve ceza dosyası kapsamı çerçevesinde ve yüzdelik dilimler halinde belirlenmesinin istenilmesine," şeklinde karar verildiği, 20/11/2025 Tarihli Ankara ATK raporunun dosyamıza gönderildiği incelenmesinde özetle; "Davacı sürücü ...'in kusursuz olduğu, Davalı sürücü ...'ün % 100 ( Yüzde Yüz ) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
" şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememiz 11/02/2026 Tarihli celsenin 8 nolu ara kararı gereği dosyanın Aktüer bilirkişiye tevdiine karar verildiği, bilirkişi raporunun 28/04/2026 tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Davaya konu kaza sonrasında davacının; Bakıcı gideri zararının 1.509,90 TL (Talep 10,00 TL) olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (7rafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti kapsamında kaldığı (kaza tarihi itibariyle 1.00.000,00 TL), Geçici iş göremezlik zararının 11.000,70 TL (Talep 10,00 TL), Sürekli iş göremezlik (maluliyet) zararının 279.805,13 TL (Talep 10,00 TL), Toplam (geçici ve sürekli iş göremezlik) zararının 290.805,83 TL olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti kapsamında kaldığı (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL), hususlarında hazırlanan raporumu Mahkemenin takdirlerine saygı ile sunarım." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından 17/06/2026 Tarihinde Islah dilekçesinin dosyamıza sunulduğu, taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacı tarafça davalı sigorta şirketine, davalı sigortanın yazı cevabına göre 18/10/2022 tarihinde başvurulmasına rağmen davalının 8 iş günü içerisinde ödeme yapmadığı ve bu nedenle söz konusu sürenin sonu olan 31/10/2022 tarihi itibari davalı sigortanın temerrüde düştüğü anlaşılmış ve kararda bu temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.
Davacı tarafça kararda avans faiz uygulanması talep edilmiş ise de, davalıya ait ... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu görülmüş ve bu nedenle kararda yasal faize hükmedilmiştir.
Davalı tarafça, davacının olayda müterafik kusurunun olması nedeni ile tazminat miktarında indirim yapılması talep edilmiş ise de, olayın davacının araçta bulunduğu esnada değil dışarıda olduğu sırada meydana gelmesi nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılması koşullarının olmadığı anlaşılmış ve indirim yapılması yoluna gidilmemiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 06/08/2022 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak tarafların kusur durumunun tespiti amacı makine mühendisi bilirkişiden 17/07/2023 tarihli rapor alınmış ve raporda, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü ...’ün %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ana yolda seyreden ve arıza nedeniyle sağ-emniyet şeridinde duran ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in kazaya etken herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı ve kusurunun olmadığının belirtildiği görülmüştür. Eskil Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/107 Esas Sayılı dosyası kapsamında tanzim edilen kusur raporu, kaza tespit tutanağı ile Mahkememiz tarafından alınan kusur raporu arasında çelişkinin olması nedeni ile çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumundan 20/11/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, meydana gelen kazada davacı sürücü ...'in kusursuz olduğu, davalı sürücü ...'ün % 100 ( Yüzde Yüz ) oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüş olup kusur yönünden işbu rapor hükme esas alınmıştır. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalının olay tarihi itibari ile uygulanması gerekli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenen 18/03/2025 tarihli raporunda, davacı ...’in olay nedeni ile İki (2) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, Bir (1) hafta süreyle bakıcı ihtiyacının/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %4 (yüzdedört) olduğunun bildirildiği görülmüştür. Davacının asgari ücret kadar gelir durumu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş ve bu miktar dikkate alınarak düzenlenen ve hükme esas alınan aktüer bilirkişisinin 28/04/2026 tarihli raporunda, davaya konu kaza sonrasında davacının; Bakıcı gideri zararının 1.509,90 TL (Talep 10,00 TL) olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (7rafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti kapsamında kaldığı (kaza tarihi itibariyle 1.00.000,00 TL), Geçici iş göremezlik zararının 11.000,70 TL (Talep 10,00 TL), Sürekli iş göremezlik (maluliyet) zararının 279.805,13 TL (Talep 10,00 TL), Toplam (geçici ve sürekli iş göremezlik) zararının 290.805,83 TL olduğu, söz konusu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti kapsamında kaldığının (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL) tespit edildiği görülmüştür. Davacının oluşan bu maddi zarar taleplerinden davalı ...'ün kusurlu sürücü, davalı ...’nin aracın işleteni olarak, davalı Sigorta Şirketinin ise kusurlu sürücünün kullandığı ... plakalı aracın olay tarihinde geçerli ZMMS poliçesini düzenlemekle poliçe kapsamında ve limiti ile sınırlı olmak üzere kusurlu sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğu görülmüş, davacı vekilinin 17/06/2026 tarihli talep artırım dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ İLE, 11.000,70 TL geçici iş göremezlik, 279.805,13-TL kalıcı iş göremezlik, 1.509,90-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 292.315,73 -TL tazminat bedelinin davalılar ... ve ...’den olay tarihi olan 06/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ( sağlık/tedavi gideri ile sakatlık/ölüm gideri teminatları kapsamında) temerrüd tarihi olan 31/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat davası yönünden ise, davalı sürücünün olaydaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının olaydan kaynaklı yaralanma ve maluliyet durumu-oranı, davacının yaşamış olduğu acı ve sıkıntılar hep birlikte dikkate alınmış ve böylece, MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ, 50.000,00-TL tazminat bedelinin davalılar ... ve ...’den olay tarihi olan 06/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Maddi tazminat davasının kabulü ile, 11.000,70-TL geçici iş göremezlik, 279.805,13-TL kalıcı iş göremezlik, 1.509,90-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 292.315,73-TL tazminat bedelinin davalılar ... ve ...’den olay tarihi olan 06/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ( sağlık/tedavi gideri ile sakatlık/ölüm gideri teminatları kapsamında) temerrüd tarihi olan 31/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat davasının kabulü ile, 50.000,00-TL tazminat bedelinin davalılar ... ve ...’den olay tarihi olan 06/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Maddi Tazminat davası yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 19.968,09-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 854,39-TL peşin harç ve 4.991,54-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.845,93-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.122,16-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Manevi Tazminat davası yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 3.415,50-TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) DAVACIDAN alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 854,39-TL peşin harç ve 4.991,54-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.025,83-TL harcın davalılardan (davalı ... Anonim Şirketi 5.145,67-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere 13.228,50-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... Anonim Şirketi 11.296,29-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
9-Maddi tazminat davası yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 46.770,52-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Manevi tazminat davası yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
11-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/07/2026
Katip
e- imzalıdır
Hakim
e- imzalıdır