T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 05/12/2022
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;Davacıya davalının alacaklı olduğu davalı ...'nin borçlusu olduğu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından birinci ve ikinci haciz ihbarnameleri gönderildiğini, firma çalışanlarının ihmali neticesinde bu ihbarnamelerin görülmediğini ancak E-Tebligat gönderilmesi nedeniyle okundu kabul edildiğini, dolayısıyla ihbarnamelere cevap verilmediğini, daha sonra davalı tarafça üçüncü haciz ihbarnamesi gönderildiğini, bunun üzerine başlatılan haciz sonucu davacı şirketin menkul ve gayrimenkul mallarına haciz konulduğunu, dosya borçlusu olan davalı ...'nin davacı firma da bir dönem sigortalı olarak çalıştığını, davalı ...'nin tacir olarak davacı firma ile bir ticari ilişkisinin olmadığını, davacının davalılara hiçbir borcunun olmadığını beyan ederek, davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas soyalı takip dosasında borçlu olmadığı halde icra baskısı nedeniyle ödemek zorunda kaldığı 59.208,00 TL'nin dva tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılarca müştereken ve müteselsilen taraflarına ödenmesine, yasal ücreti vekaletin ve masrafların davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; dava dışı borçlu ... ...'ın taşınır ve taşınmaz malları üzerinde halihazırda sayısız haciz bulunduğunu, taraflarınca kayseri genel icra müdürlüğü ... esas sayılı dosyası (ve ayrıca başkaca dosyaları da mevcuttur) ile borçlu ... ... aleyhinde icra takibi başlatıldığını, ... ..., nakliye işi ile iştigal ettiğini, dosya borçlusu ... ...'a ait 8 adet aracın kaydında 250'den fazla haciz, rehin ve kamu alacağı bulunduğunu, yine aynı şekilde borçlu adına kayıtlı 2 adet taşınmaz üzerinde 150'ye yakın haciz bulunduğunu, bu hususta ... ...'ın tüm malvarlığının tespiti ile, kaydındaki hacizlerin incelenmesini ve icra dosyasının incelenmesini talep ettiklerini, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları üzerindeki sayısız haciz sebebiyle dosya borçlusu ... ... borca batık durumda olduğunu, dolayısıyla müvekkili ve diğer alacaklılar yıllardır alacağını tahsil edemediğini, dosya borçlusu ... ... ise, borca batık olmasından dolayı, kendi adına ticari iş yapamadığını, bunun yerine, farklı şirketlerde kendisini sigortalı göstermekte, lakin sigortalı görünen o şirketin gizli ortağı olarak faaliyet gösterdiğini, bu husus taraflarınca tespit edildiğini ve akabinde davacı olan, gebze ticaret sicil müdürlüğüne kayıtlı ... ürünleri san. ve tic. a.ş.'ye (...) haciz ihbarnameleri gönderildiğini, söz konusu ihbarnamelere yasal süresi içerisinde davacı tarafça itiraz edilmediğini, borçlu ... ..., haciz ihbarnameleri gönderildiği anda, davacı şirket nezdinde formaliteden sigortalı olarak çalıştığını, ... ... davacı şirketin sigortalı çalışanı değil, gizli ortağı olduğunu, davacı şirketin yetkilisi deniz emre ... (tc:...), kayseri genel icra müdürlüğü ... esas sayılı dosya borçlusu ... ...'ın kardeşi muharrem ...'ın oğlu olduğunu, yani amca - yeğen ilişkileri olduğunu, bu şahıslar muş ilinde bulunan bir aşiretinin mensubu olup aralarında çok sıkı akrabalık ve ortaklık ilişkileri bulunduğunu, böyle bir aşirette; eskiden beri nakliye işleriyle iştigal eden kişinin, kendinden yaşça çok küçük yeğeni olan deniz emre ... (tc:..adına kayıtlı şirkette sigortalı olarak çalışması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yalnızca alacaklılardan mal kaçırma kastıyla muvazaalı olarak hareket edildiğini, yine davacı şirket yetkilisi deniz emre ... tarafından henüz 20 yaşındayken kurulmuş olan, yine gebze ticaret sicil müdürlüğüne kayıtlı "edm nakliyat ltd. şti."'de (vergi no: ....) de dava dışı borçlu ... ... muvazaalı olarak sigortalı çalışan olarak gösterildiğini, tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesi gereği dava dışı borçlu ile davacı taraf arasındaki organik bağ mahkemece araştırılması gerektiğini, davacı taraf haciz ihbarnamelerine süresi içinde cevap vermeyerek işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte bir an için davacının, kayseri genel icra müdürlüğü ... esas sayılı dosya borçlusu ... ...'a borçlu olmadığı düşünülse dahi, gönderilen 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine süresi içinde itiraz etmeyerek 89/3 haciz ihbarnamesinin gönderilmesine ve neticeten iş bu davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiğini, dolayısıyla yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, delillerin toplanmasını ve davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini, davacının takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, 2004 sayılı İİK m 89/3 gereğince davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Kayseri Genel Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; Alacaklı ... Karisör Ve İlave Dingil San. Tic. Ltd. Şti. tarafından borçlu Kadir ... aleyhine aleyhine örnek no 10'a göre toplamda 24.763,56 TL alacak için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 30/06/2013 günlü ... Seri nolu 22.500,00 TL bedelli çekten kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Kayseri BAM 1. HD'nin 17/03/2023 tarih ... esas ... karar sayılı ilamı ile 6100 sayılı HMK'nın 21, 22 ve 23. maddeleri gereğince mahkememizin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 10/10/2024 tarihli duruşmasında davalı tanığı ...: "... yiğenimin şirketidir. Davalı ... bey ile yıllardır dostuz. Bana telefon açtı, senin yiğenin bu işi yapıyormuş, bana yardıncı ol. Lazım olduğunda ben seni arayayım. Bana 2 tane dorse yaptır dedi, bende tamam yardımcı olurum dedim. Yardımcı oldum. İşlerini yaptırdım. Dorse karşılığında Kartallara çek verdi Bankadan çekleri sordurduk, çekler ödeniyor dedi. Çeklerin günü geldi. Ve ödemedi. Ben Kocaeliye bunun bulunduğu yere gittim . Abi dedim ya bizim paramızı öde, yada malımızı iade et dedim. Ondan sonra bana dediki beni çarptılar ben dorseyi sattım. Sen hacizli dorseyi nasıl satarsın dedim. Bana sattım ddedi. Elimiz boş olarak döndük. Dedim abi böyle böyle.. Sen beni yiğenime karşı, şirketine karşı mahçup ettin. O da dediki ben battım. Benim param pulum yok. Defalarca telefonda görüştüm ama bu birilerinin kardeşlerinin üzerinden şirketin üzerinden foormalite icabı iş yapmaya başladı. Cumartesi ben yine görüştüm. Abi ben hakkımı helal etmiyorum, beni arada koydun dedim, sen formalite ile bu işi yapırsun ama bu doğru değil dedim. Ben bu görüşmeyi bu ayın 5 inde yaptım, kendisine defalarca söylememe rağmen bir sonuç alamadım. Ben kendisiyle bu olaylar olduğu müddetçe görüşmeye devam ettim. İyilikle bu işi halledelim diye aramaya devam ettim. Ama bu adam batmış, battığı içinde bu politikaları yapıyor. Kardeşlerinin yiğenlerinin üzerine iş yapıyor, çünki itibarı kalmamış, kendisi bana bizzat yiğenimin şirketin üzerinden iş yapıyorum. sigortalı gözüküyorum. O şirkette Balkanlar şirketidir. Şirkette formalite icabı sigortalı gözüküyorum. Bunu yapmaya mecburum dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacıya ait SGK iş yeri sicil dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, icra dosyası ve mahkeme dosyası getirtilerek dosya içerisine alınmıştır.
Gebze 5. AHM'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında dosyamız davacısının, dosyamız davalıları aleyhine açmış olduğu menfi tespit davası kapsamında inceleme ve araştırma yapıldığı, bilirkişi raporu alındığı anlaşılmış olup, alınan bilirkişi raporu çerçevesinde; ticaret sicil kayıtları ve sigorta sicil kayıtları incelenmiş olup, davalı ... ...'ın davacı şirket bünyesinde 20/08/2022 - 14/10/2022 tarihleri arasında asgari ücretli sigortalı büro memuru olarak çalıştığı, davacı şirketten herhangi bir alacağına rastlanmadığı rapor edilmiş; yapılan yargılama sonucu verilen 08/02/2024 tarih... esas ... karar sayılı gerekçeli kararla asıl dava ve birleşen dosya yönünden davacının açmış olduğu davaların ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Sakarya BAM 8. HD'nin 07/11/2024 tarih ... sayılı gerekçeli karar ile düzeltilen gerekçe ile birlikte asıl dava ve birleşen dosyalar yönünden davaların kesin olmak üzere kabulüne ilişkin yeniden esas hakkında karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde belirtilen hususlar davacı ve takip borçlusu davalı ... ... açısından alacak borç ilişkisine ilişkin mahkememiz içinde güçlü delil niteliği taşımaktadır. Yapılan yargılama sonucu verilen kararın bu suretle 07/11/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İcra İflas Kanunu'nun 89. Maddesinin 3. fıkrasında; "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir." şeklinde ifade edildiği üzere, 3. haciz ihbarnamesine tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük sürede itiraz etmeyen üçüncü kişilerin 15 gün içinde açacağı menfi tespit davalarının genel mahkemelerde bakılacağı öngörülmüştür.
Anılan Kanun maddesinin uygulanması için ön koşul haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye usule uygun olarak tebliğ edilmiş olması ve haciz ihbarnamesinin usulüne uygun olarak düzenlenmesidir.
İİK'nun Maaş ve Ücretlerin Kesilmesinde Usul başlıklı 355.maddesinde “(1) Devlet işlerinde veya hususi müesseselerde bulunan borçlu memur veya müstahdemlerin maaş ve ücretlerinden kesilmesi için icra dairelerinden yapılacak tebligatın kanuni muhatapları haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücreti miktarını nihayet bir hafta içinde bildirmeğe ve borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı mucibince haczolunan miktarı tevkif edip hemen daireye göndermeğe mecburdurlar. (2) Memurun maaş, ücret veya memuriyetinde yahut başka bir şubeden maaş almağı mucip olacak surette vukubulacak tebeddülleri ve hizmetine nihayet verildiği takdirde bu keyfiyeti de malmemuru veya daire amiri yahut hususi müesseselerin kanuni muhatapları derhal icra dairesine bildirmeğe ve ikinci halde haciz muamelesinden o şube veya amirini haberdar etmeğe mecburdur.” hükmü yer almakta olup, aynı Kanunun 356. maddesinde ise “(1) Yukardaki madde hükümlerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınır. (2)Bunların borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı vardır. (3)Yukarki madde hükümlerine riayet etmiyen her hangi bir memur veya amir hakkında istenecek malümatın icra dairesine hemen verilmesi bunların mensup olduğu dairenin vazifesidir.” şeklinde hükmedilmiştir.
Somut olayda, davalı borçlunun davacı borçlu şirkette asgari ücretle çalışan işçi (büro memuru) olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı alacaklı tarafından davalı borçlunun muvazaalı olarak hareket ederek, kendi adına şirket kurmadığı, formalite icabı yeğeni adına kurulmuş ve devralınmış şirketlerde gizli ortak olduğunu iddia etmiş ise, iş bu iddialarının ispatlanamadığı dosya kapsamı ile sabittir.
Buna göre, yukarıdaki yasal mevzuata göre üçüncü kişi yedinde bulunan borçluya ait taşınır mallar ve alacaklar İİK m.89’a göre haczedilebilir. Borçlunun maaş ve ücreti de üçüncü kişideki bir alacağı niteliğindedir. Ancak borçlunun maaşı ve ücretinin haczedilmesi İİK'nun 89. maddesi kapsamında gerçekleşmemektedir. İcra İflas Kanununda, maaş ve ücret haczi, 355 ve 356. maddelerde düzenlenmiş olup, maaş ve ücret haczi için farklı bir usul öngörülmüştür. Anılan düzenleme, 89. maddeye göre özel bir düzenleme olduğundan maaş haczi konusunda 89. madde hükümleri uygulanamaz.
Şu durumda, davanın borçlunun davacı şirket nezdinde hak kazandığı maaşın haczine ilişkin olmasına göre somut olayda, davacı açısından İİK’nın 89. maddesinin uygulanmasına teknik olarak da imkan ve gereklilik bulunmamaktadır. Şöyle ki, davacı takip borçlusunun eski işvereni olup, takip borçlusuna bir borcu olduğu düşünülse dahi belirtilen Kanun’un 355 ve 356. maddelerinde bu duruma ilişkin daha özel ve daha kolay bir prosedür düzenlenmiştir.
Buna göre, takip borçlusunu çalıştıran kurum veya işverene takip borçlusunun maaş veya ücretinden kesinti yapılması yönünde bir müzekkere yazılması, akabinde kesinti yapılmayınca kesilmeyen para tutarının işveren veya kurumun maaş veya sair mallarından alınması mümkün olduğundan, bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ İLE; davacının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya kapsamında borçlu olmadığının tespiti ile ödenen 59.208,00-TL'nin dava tarihi olan 05/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 4.044,49-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.963,79-TL karar ve ilâm harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 172,90-TL, posta ve tebligat masrafı 501,50-TL olmak üzere toplam 674,40-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin e duruşma ile ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.08/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır