T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
MÜTEVEFFA :
DAVACILAR :1-
2-
VEKİLLERİ :Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ :Av.
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 23/03/2023
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında ... poliçe numaralı sigortalısı olan ... (T.C. ...) yönetimindeki ... plaka sayılı BMC- FATIH 214-26(6x2) 10 LAS. 26 TON (190) tipi KAMYONun davacı ...in ağır derecede yaralanmasına ve 1 kişinin (müvekkilin eşinin) de ölmesine neden olmuş olduğunu, kaza, 10/11/2017 günü saat 22:00 sıralarında aracın Nevşehir istikametinden Kayseri istikametine seyri esnasında meydana geldiğini, kazada ayrıca davacı Mehmet'e ait ... plaka sayılı Toyota Corolla marka otomobil de perte ayrılmış olup aracın davacı tarafından hurda fiyatına satılmış olduğunu, mezkur kaza, sigortalı olan ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonun, Nevşehir istikametinden gelip Kayseri istikametine doğru giderken Sofular Köyüne yaklaşık 10 km uzaklıkta meydana gelmiş olduğunu, davacı Mehmet aynı yönde ve sol şeritte normal hızında seyir halinde iken kamyon şoförünün tam olarak sağ şeritte bulunmaması ve arka lambalarının yanmaması sonucunda frene basmaya fırsatı olmadan kamyonun sol arkasına çarpmak zorunda kaldığını, bu elim kaza neticesinde davacının vücudunun çeşitli bölgelerinde iyileşmesi uzun zaman alacak nitelikte yaralar meydana gelmiş olduğunu, bunun yanında davacının kullandığı araçta bulunan eşi ... vefat etmiş olduğunu, kazaya neden olan kamyonun şoförü ...'a (T.C. ...) Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin .... sayılı kararı ile 20/10/2021 tarihinde adli para cezası verilmiş olduğunu, anlatılan hususların sunulan Kaza Tespit Tutanağı ile de sabit olduğunu, nitekim Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin.... Sayılı kararında da ...'un asli kusurlu olduğu tespit edilmiş olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesinin 4.04.2016 tarihli 607 sayılı kanun ile 2918 sayılı kanunun bazı maddelerinde değişiklikler yapılmış olduğunu, Madde 97’nin, 99. maddenin 1. Fıkrasının dikkate alınması gerektiğini, yapılan bu değişikliler ve ilgili hükümler çerçevesinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonun sigortacısı olarak, 10/11/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının bedenen ve malen uğradığı zararların tazmini amacıyla Allianz Sigorta Anonim Şirketi‘ne başvuru yapılmış ancak başvuruz sonuçlandırılmamış olduğunu, ardından Arubuluculuk yoluna başvurulmuş ve anlaşma sağlanamamış, dava açılması zorunlu hale gelmiş olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10/11/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'in eşinin vefat etmesi sebebiyle (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) 100 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve yine davacıya ait olup ... plaka sayılı araç nedeniyle uğramış olduğu (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) 100 TL değer kaybı zararın, davacı...'ın ise annesini kaybetmesi sebebiyle (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) 100 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu Madde 5/Ahükmü gereğince zorunlu arabuluculuk yolu tüketilmemiş olup bu yönüyle HMK 114/2 hükmü gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddi gerekmekte olduğunu, davacıların dava konusu taleplere ilişkin davalı sigorta şirketine yapılmış geçerli bir başvurusu bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacının eksik belgelerle yaptığı başvuru geçersiz olup, davanın usulden reddini talep Ettiklerini, Motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağını, mağdurun kaza tarihinde zararı ve tazminat yükümlüsünün kim olduğu hakkında bilgi sahibi olduğunu, Zamanaşımı itirazları olduğunu, Zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın usulden reddi gerektiğini, Davacı vekili tarafından, davalı sigorta şirketi aleyhine; fazlaya dair haklar saklı tutularak destekten yoksun kalma tazminatı talepli işbu tazminat davası ikame edilmiş olduğunu, açılan dava, haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, hiçbir surette açılan davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kazaya karışan ... plakalı araç davalı şirket nezdinde ... nolu Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 25/06/2017-2018 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, bu sigorta bir zorunlu trafik sigortası (sorumluluk sigortası) olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlandığını, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumlulukları poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluğunun da bu miktara isabet eden oranlarda olacak olduğunu, Poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi genel şartları madde A-1'sinin dikkate alınması gerektiğini, "Araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacaktır." kuralı gereğince davalı şirketin davacıya herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. Maddesinin bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, Mahkeme tarafında alınacak bilirkişi raporunda da kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu tespit olunacak olduğunu, Yargıtay 11.H.D. 15.03.2001 tarih ve 2001/1244 E.ve 2001/1941 K.sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, KTK Madde hükmünce 86 hükmünce İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın kazanın meydana geldiğini ispat ederlerse sorumluluktan kurtulacak olduğunu, bu bakımdan kazaya karışan araç sürücüsünün kusur oranının, kazaya karışan şahsın kendi can güvenliği için gerekli güvenlik tedbirlerini uygulayıp uygulamadığının ve kusurunun tespiti bakımından Yargıtay denetimine elverişli olacak tarzda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacıların hak sahibi olup olmadığının mahkeme kanalıyla tespit edilmesini talep ettiklerini, davacılar ile müteveffa arasında desteklik ilişkisi bulunup bulunmadığının ve davacıların destekten yararlanma sürelerinin dolup dolmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, davalı şirketin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte, tazminat hesabı yapılması halinde müteveffanın geliri somut belgelerle ispatlanması gerektiğini, maddi tazminat tutarının hesaplanmasında asıl dikkat edilmesi ve esas alınması gereken husus, zarar gördüğünü iddia edenin fiilen çalışıp çalışmadığının tespiti ve bunun somut belgelerle ispatı olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." hükmünü amir olduğunu, davaya konu kazada müteveffanın kendi can güvenliği korumak için gerekli güvenlik tedbirleri alıp almadığının tespiti gerektiğini, yargılamaya konu olayda şahsın kendi can güvenliği için gereken önlemi alıp almadığının araştırılması, almamış ise hesaplanacak tazminattan olay tarihinde yürürlükte bulunan yasaya uygun bir hakkaniyet indirimi yapılması gerekmekte olduğunu, uyuşmazlık konusu kaza esnasında davacının sigortalı araçta yolcu konumunda bulunduğunun tespiti halinde (hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla) davacı lehine hükmedilecek tazminattan mahkemece takdiren hatır taşıması indirim yapılması gerekmekte olduğunu, Hatır taşıması indiriminin müterafik kusur indirimi ile birlikte uygulanabileceği konusunda da duraksama bulunmadığını, bu takdirde hesaplanan tazminattan %40 oranında indirim yapılması gerektiğini, davacı vekilince 10.11.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ... plakalı araç ile davalı şirkete sigortalı ... plakalı araçların çarpışması neticesinde meydana gelen kazada, davacıya ait ... plakalı aracın hasara uğradığı ve hurda fiyatına satıldığı iddia edilmiş ve meydana gelen değer kaybının tazmini talebinde bulunulmuş olduğunu, davacının bu yöndeki taleplerinin reddi gerekli olduğunu, öncelikle talep edilen ve meydana geldiği iddia edilen hasar ve zarar miktarı fahiş olduğunu, kazanın meydana gelişi dikkate alındığında İddia edilen miktarda zararın meydana gelmesi mümkün olmadığını, bu bakımdan; kusur ve zarar yönünden mahkeme tarafından rapor aldırılması gerekli olduğunu, ayrıca hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybın, sigorta teminatı dışında olduğunu, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla; meydana gelen olay neticesinde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesinin talep edilmesi gerektiğini, yargılama sırasında tespit edilecek yasa ve poliçe genel şartlarına aykırılık nedeniyle diğer teminat dışı hallerin varlığı halinde davalı şirketin işletene rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla olduğunu belirterek, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 10/11/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'in eşinin vefat etmesi sebebiyle destekten yoksun kalma tazminat talebinin ve yine davacıya ait olan ... plaka sayılı aracın uğramış olduğu değer kaybı zarar talebinin, davacı...'ın ise annesini kaybetmesi sebebiyle destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı, miktarı ve davalının bu zarar talebinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesine, Türkiye Noterler Birliğine, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, SGK'ya yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığından alınan 05/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı sürücü ...'in %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, Davalı tarafa sigortalı aracın sürücü ...'un %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 26/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davaya konu kazada desteğini yitiren; Davacı çocuk ...’ın destek zararının bulunmadığı, Davacı eş ...’in destek zararının 704.373,4 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 330.000,00 TL) aştığı, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 330.000,00 TL ile sınırlı olduğu " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 11/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu aracın 10.11.2017 tarihli kazasında hasarlı durumuna ait bir verinin dosya içeriğinde olmadığı, bu nedenle değer kaybı hesaplamasının yapılamadığı, " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Aktüer bilirkişiden alınan 09/01/2025 tarihli ek raporda özetle; " Davaya konu kazada desteğini yitiren; Davacı çocuk ...’ın destek zararının bulunmadığı, Davacı eş ...’in destek zararının:I. Durum Sayın Mahkeme müterafik kusur indirimi uygulanması gerekmediği kanaatinde olması halinde 856.980,46 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 330.000,00 TL) aştığı, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 330.000,00 TL ile sınırlı olduğu,II. Durum Sayın Mahkeme %20 müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği kanaatinde olması halinde 685.584,37 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 330.000,00 TL) aştığı, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 330.000,00 TL ile sınırlı olduğu " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Makine Mühendisi bilirkişisinden alınan 12/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Dava konusu araç için 10.11.2017 olay tarihi itibarıyla 27.629TL Araç Pert farkı tespit edildiği," sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 28/05/2025 tarihli dilekçesinde davanın ıslahına ilişkin beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür.
Davacı tarafça davalı sigorta şirketine 29/07/2022 tarihinde mail ile başvurulmasına rağmen davalının ödeme yapmamış olması dikkate alınarak davalının 8 iş günü sonrası olan 11/08/2022 tarihi itibari ile temerrüdünün oluştuğu anlaşılmış ve kararda bu tarihten itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Davalı tarafça dava konusu talepler yönünden zamanaşımı definde bulunulmuş ise de, olayda ceza soruşturması ve kararı olmakla uzamış zamanaşımının geçerli olduğundan yargılamaya devam edilmiş ve esas hakkında karar verilmiştir.
Davalı tarafça ölenin müterafik kusurunun bulunduğu belirtilerek verilecek tazminat bedelinden indirim yapılması talep edilmiş ise de, kaza tespit tutanağında ölenin kemer takmadığına ilişkin tam bir tespitin bulunmaması, ölenin yaralanmasının kafa bölgesinden olması, ölenin araç dışında bulunduğuna dair tespit olmaması hep birlikte dikkate alınarak ölenin müterafik kusurunun bulunduğunun Mahkememizce kabul edilmesini gerektirir dosyada yeterli delil olmadığından talep yerinde görülmemiş ve verilen tazminat bedelinden indirim yapılması yoluna gidilmemiş ve yine davacı ile ölenin eş olması nedeni ile hatır taşıması olmadığından bu hususta da indirim yapılmasının gerekli olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça avans faizin uygulanması yönünde talepte bulunulmuş olup, davalı tarafça sigortalanan ... plakalı aracın trafik kaydına göre kullanım amacının ticari olduğu görülmekle avans faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmış ve kararda avans faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 10/11/2017 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti amacı ile Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden 05/02/2024 tarihli rapor alındığı ve raporda, davacı sürücü ...'in %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, davalı tarafa sigortalı aracın sürücü ...'un %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüş ve alınan rapor ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin ... K sayılı İstinaf kararı gereği dikkate alınan kusur oranlarının birbiri ile uyumlu olması nedeni ile başkaca rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Davacıların destekten yoksun kalma tazminat talepleri yönünden aktüer bilirkişiden 26/06/2024 tarihli rapor ve 09/01/2025 tarihli ek raporlar alınmış ve ek raporda, davacı çocuk .....’ın destek zararının bulunmadığı, davacı eş ...’in ise kusur oranı da dikkate alınarak ve müterafik kusur indirimi yapılmadığı takdirde yapılan hesaplama sonucu destek zararının 856.980,46 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 330.000,00 TL) aştığı, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunun belirtildiği görülmüş ve söz konusu rapor destekten yoksun kalma tazminat talepleri açısından dikkate alınmıştır. Davacı ...’in ... plakalı aracı yönünden pert farkı zarar talebine ilişkin olarak da Makine Mühendisi bilirkişiden 12/01/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, davacının dava konusu araç için 10.11.2017 olay tarihi itibarıyla 27.629TL Araç Pert farkı zararının tespit edildiği görülmüş olmakla birlikte, davacının rapora göre pert farkı alacağının 35.129 TL olarak hesaplanması ve Mahkememizce kabul edilen davalının %80 kusur oranına denk gelen miktarın 28.103,2 TL’ye karşılık gelmesi ve bu miktardan da davacının daha önce almış olduğu 7500 TL ödemenin de düşülmesi ile davacının bakiye 20.603,2 TL pert farkı alacağının bulunduğu anlaşılmış olmakla bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulü gerektiği Mahkememizce değerlendirilmiştir. Davalı sigorta şirketinin aracın olay tarihinde geçerli ZMMS poliçesini düzenlemekle sürücünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olarak davacının tazminat taleplerinden sorumlu olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin 28/05/2025 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, davacı ... için poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 330.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminat bedeli ile 20.603,20-TL pert farkı tazminat bedeli olmak üzere toplam 350.603,20 TL tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 11/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ....'ın destekten yoksun kalma tazminat talebinin ve ...'in fazlaya ilişkin araç pert farkı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE , davacı ... için poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 330.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminat bedeli ile 20.603,20-TL pert farkı tazminat bedeli olmak üzere toplam 350.603,20 TL tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 11/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, davacı...'ın destekten yoksun kalma tazminat talebinin ve ...'in fazlaya ilişkin araç pert farkı talebinin reddine,
2-Alınması gereken 23.949,70 TL karar ve ilam harcından 179,90 TL peşin harç, 6.104,00 TL ıslah harcı toplamı 6.283,90 TL harcın düşümü ile eksik kalan 17.665,80 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 6.104,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.463,80 TL harcın davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 165,00 TL tebligat, 117,25 TL posta ve müzekkere gideri, 4.200,00 TL bilirkişi ücreti, 2.345,00 TL ATK ücreti olmak üzere toplam 6.827,25 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 6.691,25 TL'nin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
7-Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 56.096,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
8-Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 7.125,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre hesaplanan 3.136,26 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre 63,74 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/06/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır