T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR :1-
2-
VEKİLİ : Av
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/04/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün E:... sayılı dosyasına konu senetten dolayı davacılar ... ve ... Dağıtım Ltd, Şti'nin ...'na karşı iddia edilen borcun varlığını inkar ettiklerini, böyle bir borcun asla doğmadığnıı, bu yüzden ispat yükünün davalı/alacaklıya ait olduğunu, menfi tespit davalarında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşılık alacaklıya düşeceğini, ...'na karşı borcun varlığını inkar ettikleri için davada ispat külfetinin alacaklı- davalıda olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 20. HD. , 2019/2494 E., 2019/3652 K. , T. 27.05.2019 ilamının dikkate alınması gerektiğini, davacılar ile davalının hiçbir şekilde ticari bir ilişkisi bulunmadığını, dolayısı ile davacıların davalı tarafa dava konusu icra takibine konu senette dahil olmak üzere hiçbir borcu bulunmadığını, senedin üzerinin sonradan doldurulduğu açıkça ortada olduğunu, zira belirtildiği üzere davacının şu anki yerleşim yeri adresi Isparta olduğunu, buna rağmen davacı ...'in adresi olarak Kayseri gösterilmiş olduğunu, senet üzerinde kullanılan kalemlerin farkı uzman olmayan dışarıdan bir gözle dahi anlaşılmakta olduğunu, kaldı ki kullanılan kalem farklılıkları da bu hususu ortaya koymaktadır ki vade tarihi üzerinde oynama yapıldığı da aşikar olduğunu, İsim, imza ve T.C. dışındaki senette yer alan diğer bilgilerin davacıya ait olmadığını, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını belirterek, tedbiren takibin durdurulmasına, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün E:... sayılı dosyasına dayanak teşkil eden senetten dolayı davacının borçlu olmadığını tespitine, kötüniyetle hareket ederek müvekkilin ticari hayatına onarılmaz zararlar veren davalı tarafın icra takibine konu edilen alacağın %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... numaralı icra takip dosyasıyla davacı/borçlular hakkında kambiyo senedinden kaynaklı olarak icra takibi yapılmış olduğunu, davacı borçluların iddialarının hukuki ve mantıklı bir yanı bulunmamakta olup davalarının reddi gerekmekte olduğunu, takibe dayanak belge kambiyo senedi olup kambiyo senetleri muhteviyatları itibariyle illetten mücerret olduğunu, Menfi tespit davası kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği ispat yükü borçlu tarafa geçmekte olduğunu; alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği borçlu olmadığının ispat yükü davacı borçlularda olduğunu, (YG 11. HD. 2020/2978 E. 2021/2837 K. 24/03/2021 T.) davacı borçluların, davalıya borçlu olmadıklarını ispatlayacak herhangi bir delil sunmadıkları gibi kolaya kaçacak şekilde borcun varlığını inkar etmiş olduklarını ayrıca dava dilekçelerinde; "Senedin üzerinin sonradan doldurulduğu açıkça ortadadır. Zira yukarıda da belirtildiği üzere müvekkilin şu anki yerleşim yeri adresi Ispartadır. Buna rağmen müvekkil ...'in adresi olarak Kayseri gösterilmiştir. Senet üzerinde kullanılan kalemlerin farkı uzman olmayan dışarıdan bir gözle dahi anlaşılmaktadır. Kaldı ki kullanılan kalem farklılıkları da bu hususu ortaya koymaktadır ki vade tarihi üzerinde oynama yapıldığı da aşikardır. İsim, imza ve T.C. dışındaki senette yer alan diğer bilgiler müvekkile ait değildir." şeklindeki beyanlarıyla senedin sonradan doldurulduğu iddiasında bulunmuş olduklarını, kambiyo senedinin altındaki imza borçluya ait olup borçlunun imzanın kendisine ait olmadığına dair bir itirazı bulunmamakta olduğunu, günlük hayatta borcu olmayan bir kişinin karşı tarafa senet vermesini düşünmek hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ayrıca dava konusu senedin zorla imzalatıldığına dair davacı/borçlunun bir iddiası da bulunmamakta olduğunu, kendi özgür iradesiyle herhangi bir baskı altında kalmadan alacağa karşılık imzalanmış senede karşı böyle bir itirazda bulunulması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, senette de yazılı olduğu üzere senet nakden ahzolunmuş olduğunu, YG 19. HD. 2019/341 E. 2020/1368 K. 08/07/2020 kararının dikkate alınması gerektiğini, açıklanan tüm bu hususlar dahilinde; davacının mesnetsiz iddialarının icra işlemlerinin geciktirilmesi ve davalının hakkı olan alacağının tahsilinin ertelenmesi yönelik olduğu apaçık ortada olduğunu belirterek, Davacıların hukuki dayanaktan yoksun davasının dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, mahkemenin davanın usulden reddine karar vermemesi halinde davacı/borçlunun, borçlu olunmadığın tespiti davasının ve sair taleplerinin esastan reddine, kötüniyetli bir şekilde dava açan davacıların kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Davacıların Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün E:... sayılı dosyası nedeni ile davalıya borçlu olup olmadıkları, borçlu ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Davraz Vergi Dairesine, Gevher Nesibe Vergi Dairesine, Kaymakkapı Vergi Dairesine, Kayseri Genel İcra Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Talimat yoluyla alınan 01/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Dava dosya kapsamı ve davacı şirket 2021-2022-2023 ticari defterleri incelenmiş; Davacı şirkete ait ticari defterlerin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin usulüne uygun ve zamanında yapıldığı, davacı şirketin söz konusu dönemlere ilişkin muhasebe kayıtlarının belgeye dayalı, usulüne uygun yapıldığı, davacı şirketin söz konusu dönemlere ilişkin ticari defter kayıtlarına göre, davalıya ilişkin herhangi bir fatura/senet/ödeme kaydına rastlanmadığından taraflar arasında ticari bir ilişkinin olmadığı, davacı şirketin söz konusu dönemlere ilişkin ticari defter kayıtlarına göre davalıya borcu olmadığı," sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 24/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davalının dosyaya sunulan 2021
yılı işletme defteri ile dava dışı ... Araştırma Danışmanlık şirketine ait
tasdiksiz 2022 yılı yevmiye defteri ile muavin defter kayıtlarının incelenmesinden;
davalının takip ve dava konusu yaptığı bonoya ilişkin bir kayıt tespit edilememiştir.
Ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösteren herhangi bir kayda
rastlanılmamıştır. Taraflarca da dosya kapsamına taraflar arasındaki ticari ilişkiyi
gösteren fatura, ödeme belgesi ve sözleşme sunulmamıştır.
" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 27/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "İnceleme konusu senedin vade tarihi olarak “Ödeme Günü“ bölümündeki “15.01.2023” rakamlarında ve senedin metin bölümündeki “onbeş ocak iki bin yirmi üç” yazısındaki harflerde yazan şahıs, kalem veya zemin yönünden farklılık bulunmadığı müşahede ve tespit edilmiş olup söz konusu rakam veya harflerde tahrifat yapıldığı yönünde herhangi bir bulgu tespit edilememiştir. İnceleme konusu senet üzerinde bulunan yazı ve rakamların kalem mürekkebi yününden kendi aralarında yapılan karşılaştırmalarında, inceleme konusu senet üzerindeki yazı, rakam ve imzaların yukarıda belirtildiği şekilde üç farklı kalem ile farklı zeminde oluşturulduğu müşahede ve tespit edilmiştir. Ancak, tetkike konu senet üzerindeki yazıların ve imzaların aynı/farklı zamanda yazılıp yazılmadıkları hususu sorulmakta ise de, bahse konu talebin yazı yaşının tespiti ile İlgili olduğundan, belge üzerindeki yazıfimzanın yazılması/atılması esnasında kullanılan kalem mürekkeplerinin yazım yaşlarının tespit edilebilmesi halinde mümkün olabilmektedir. Ancak, yazı yaşının tespiti günümüz teknolojileri kapsamında bilimsel ve teknik analizlere dayalı olarak yapılamamaktadır. Bu konuda araştırmalar devam etmekte olup, yapılan çalışmaların geçerliliği ispatlanmadığı için inceleme ve karşılaştırmalarda tek başına kullanılması uzmanlar tarafından yeterli görülmemekte ve henüz bu yönde kesin bir inceleme yapılamamakta olup, bu nedenle isteminiz doğrultusunda herhangi bir tespitte bulunulabilmesi mümkün olamamıştır. Kalem ve zemin farklılıkları birlikte değerlendirildiğinde inceleme konusu senedin “Ödeyecek” bölümünde “...” isim yazısının kalem mürekkebi ile senet üzerinde atılı bulunan imzaların kalem mürekkebinin, senet üzerindeki diğer yazılardan farklı kalem ve zemin olması inceleme konusu senedin üzerindeki isim yazısı ve imzanın açığa atılan imza olabileceği kanaatine varılmış ise de, yazı yaşı yönünden tespiti mümkün olamamıştır. " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün E:... sayılı dosyası nedeni ile davalıya borçlu olmadıkları iddia edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra takibe konu senedin davacı şirketin ve davalının defterlerinde kayıtlı olup olmadığının ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının tespiti için bilirkişilerden raporlar alınmış ve her iki raporda da senedin taraf defterlerinde kayıtlı olmadığı ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığının belirtildiği görülmüştür. İmza inkarı olmamakla birlikte senetteki vade tarihinin değiştirildiği iddiasının olması nedeni ile takibe konu senedin kambiyo vasfının ortadan kalkması ihtimali dikkate alınarak grafolog bilirkişiden 27/11/2024 tarihli rapor alınmış ve raporda, senedin kambiyo vasfını değiştirecek herhangi bir değişiklik durumunun olmadığının tespit edildiği görülmüştür. Kambiyo senedinin sebepten mücerret olması da dikkate alınarak borçlu olmadığını ispat yükünün davacıda olması nedeni ile davacı tarafa yemin delilinin hatırlatılmasına rağmen davacıların yemine başvurmadığı ve bu şekilde davanın yazılı deliller ile ispat edilemediği görülmüş ve böylece, davanın reddine, Mahkememizce verilmiş ve uygulanmış bir tedbir kararı olmadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 72/4 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Mahkememizce verilmiş ve uygulanmış bir tedbir kararı olmadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 72/4 gereğince reddine,
3-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın davacıdan dava başında alınan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 435,50 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
7-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.14/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır