T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - (T.C....) ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI : ... -(T.C. ...) ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 10/05/2023
KARAR TARİHİ: 10/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 07/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E sayılı takip dosyasında borçlu gözüken dava dışı ...’in annesi olup takip borçlusunun davalıdan hiçbir alacağı bulunmamasına rağmen davacı önceki 89.madde konulu ihtarlara bunların ne olduğunu bilmediği ve ceza evinde bulunan oğluna mahkemece vasi atandığı için gelen evraklardan olduğunu düşündüğü için itiraz etmemiş olduğunu, dava dışı borçluya kambiyo senetlerine dayalı (8000TL bonoya dayalı )icra takibi yapılmış olduğunu, davacının dava dışı borçluya hiçbir borcu bulunmamakla iş bu davayı 3.haciz ihbarına yönelik süresi içinde açtıklarını, aşağıda belirtilen Yargıtay kararı doğrultusunda da dava dışı oğlunun kendisinden her hangi bir alacağı bulunmaması nedeni ile varsa bir alacak bunu davalının ispat etmesini bekliyor ve davanın kabul edilerek davalının borçlu olmasını gerektirecek bir durumunun olmadığına yönelik tespiti içeren süresinde açtıkları davanın kabulünü istediklerini, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2008/7284 Esas, 2008/15408 Karar ve 18.12.2008 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, borcun inkâr edilmesi ve alacaklının soyut alacak iddiasında bulunması halinde ispat yükünün davalı alacaklıda olacağını belirtmiş olduğunu belirterek, İİK mad.89/3 md. ye dayalı olarak gönderilen 3.haciz ihbarına yönelik yasal süresi içinde açtıkları menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının vasisi bulunduğu oğlunun borçlu sıfatı ile, davalının alacaklı sıfatı ile taraf olduğu 8.000,00 TL değerindeki bonodan kaynaklanan kambiyo senetlerine özgü icra takibi Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. Sayısı ile derdest olduğunu, icra takibi kapsamında davacıya gönderilen haciz ihbarnamelerine süresi içerisinde itiraz edilmemiş, icra takibi borçlusu olan oğlu ile davacı arasındaki borç ilişkisinin davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği iddiası ile eldeki dava açılmış olduğunu, görevsiz mahkemede açılmış, yalnızca davacının soyut iddialarına dayanan davaya yasal süresi içerisinde cevap verdiklerini, Menfi tespit davası için genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri iken, eldeki dava usul ve yasalara aykırı şekilde Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olup görev yönünden itirazlarımız bulunmakta olduğunu, eldeki dava davacı ile icra takibi borçlusu oğlu arasında borç ilişkisi bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin olduğunu, herhangi bir ticari ilişkiyi değil malvarlığını konu almakta olduğunu, İİK görevli mahkeme hususunda Hukuk Muhakemeleri Kanununa atıf yaptığından eldeki dava için görevli mahkeme HMK m.2 "...Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir..." hükmü gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dolayısıyla ticari ilişkiden kaynaklanmayan, ticari ilişkiyi konu almayan eldeki dava görevsiz mahkemede açılmış olduğundan görev itirazlarımız bulunmakta olduğunu, "...İİK’da düzenlenen menfi tespit davası gerek maddi hukuk, gerekse usul hukuku bakımından genel hükümlere tabîdir. Görevli mahkeme ise, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 2. maddesine göre, takip konusu alacağın miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemeleridir..." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/ 2189 E., 2021 / 1480 K.) denildiğini, davacının da ifade ettiği üzere, icra takibi borçlusunun annesidir ve icra takibi borçlusu halihazırda cezaevinde olduğundan aynı zamanda vasisi olarak tayin edilmiş olduğunu, Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. Sayılı icra dosyasında tüm tebligatlar vasi sıfatı bulunduğundan davacıya yapılmış olduğunu, icra takibi borçlusu ile davacının ikamet adresleri de aynı olduğunu, TMK m.403 "...Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür..." hükmünden de anlaşılacağı üzere vasini görevlerinden birisi zaten vesayet altında bulunanın malvarlığından sorumlu olması olduğunu, dolayısıyla icra takibi borçlusunun annesi ve vasisi olması dahi davacı ile icra takibi borçlusu arasındaki ekonomik ilişkiye işaret etmekte olduğunu, icra takibi borçlusunun vasisi olan, aynı konutta yaşayan, icra takibine dair tebligatların tamamını bizzat tebliğ alan, haciz ihbarnamelerine yasal süresi içerisinde itiraz etmeyen davacı ile icra takibi borçlusu oğlu ile arasında ekonomik bir münasebet, borç ilişkisi, bulunmadığının kabulü hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, her ne kadar davacı tarafından haciz ihbarnamelerine itiraz edilmeme sebebinin vasilik sebebiyle gelen tebligatlardan olduğunun düşünülmesi olduğu iddia edilmekteyse de iddiaların kabulü mümkün olmadığını, zira vasilik sebebiyle davacıya tebliğ edilen tebliğ mazbatalarında vasilik sebebiyle kendisine tebliğ edildiğine dair şerh düşülürken haciz ihbarnamelerine dair tebliğ mazbatalarında haciz ihbarnamesi olduğu yazılı olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın bu husustaki iddialarının kabulü mümkün olmadığını, davacı ile icra takibi borçlusu arasında anne-oğul ilişkisi bulunması; davacının icra takibi borçlusunun vasisi olması; ikamet adreslerinin aynı olması gibi hususlar aralarındaki ekonomik ilişkiyi ortaya koymakta olduğunu, davacının icra takibi borçlusuna herhangi bir borcu bulunmadığı yönündeki menfi tespit istemi yalnızca borç ödemekten kaçınma saikine dayanmakta ve kabulü hayatın olağan akışına da aykırı olacağından reddini talep etmekte olduklarını belirterek, Görev itirazlarının kabulü ile dosyanın görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, somut dayanaktan yoksun iş bu davanın reddine, sırf borç ödemekten kaçınma saiki içerisinde iş bu davayı ikame eden davacı aleyhine alacağın %20'inden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında İİK madde 89/3 kapsamında gönderilen haciz ihbarnameleri nedeni ile dava dışı ...'e borçlu olmadıklarının tespiti hususlarına ilişkin açılan menfi tespit davasıdır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının uyap'tan celbi ile incelemesinde; Alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine 12/10/2020 tanzim tarihli, 25/10/2020 vade tarihli, 8.000,00 TL bedelli senetten kaynakla toplam 9.914,14 TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Erciyes Vergi Dairesi'ne, Gevher Nesibe Vergi Dairesine müzekkereler yazılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça Kayseri Genel İcra Dairesi’nin 2020/21675 E sayılı dosyasında dava dışı ... hakkında yapılan takipte, davacının söz konusu kişinin vasisi olması nedeni ile aralarında ekonomik ilişki olduğundan kaynaklı davacının borçlu olduğu iddiası ile davacıya İİK madde 89 gereğince tebligatlar gönderilmiş ise de, davacının süresi içinde davalıya takip nedeni ile borçlu olmadığının tespiti için dava açtığı görülmüş olup, davacı ile ... arasında vesayet ilişkisinin bulunmasının tek başına davacının borçlu olmasını gerektirir bir husus olmadığı gibi vesayet ilişkisinin borca neden olduğu konusunda da yasal bir düzenleme olmadığından davacının davasında haklı olduğu değerlendirilmiş ve böylece, Davanın Kabulü ile, Davacının Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/21675 E sayılı dosyası nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın Kabulü ile, Davacının Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/21675 E sayılı dosyası nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan peşin olarak alınan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ile 179,90 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 88 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
6-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca davacı lehine takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.10/01/2024
Katip ...
(e imzalıdır)
Hakim ...
(e imzalıdır)