T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/05/2023
KARAR TARİHİ : 19/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili kooperatifin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu ve bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslim ettiğini, davalının ise müvekkili kooperatif üyesi olduğu ve ferdileşme suretiyle taşınmazı temin ettiğini, müvekkilinin halen tasfiye sürecine girmediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağı bulunduğunu, kooperatifin söz konusu aidat alacağını tüm üyelere karşı talep etmiş olmakla birlikte kooperatiften taşınmaz temin edip her türlü istifa, ilişik kesme belgesi olsa da söz konusu aidatı ödemesi gerektiğini, davalının, kooperatiften 150 m2 ev temin etmiş olduğundan 150 m2 evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacağını, davalının 2003 yılı ocak ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2023 yılı nisan ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcu, değeri tam olarak hesaplanınca kadar şimdilik 100,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsilini, müvekkili kooperatif tarafından yapılan genel kurullarda tüm üyelerin tek seferlik ödeme yapmasına karar verildiğini, bu ödemenin aidat borcu gibi her ay ödenmesi lazım gelen ödemeler olmayıp tek sefere mahsus şekilde talep edildiğini, ara ödeme, yargıtay içtihatları tarafın ek ödeme yahut ortakların şahsi sorumlulukların ağırlaştırılması olarak bilinen tek seferlik bir alacak kalemi ve yalnızca genel kurul kararı ile alındığını, Kayseri İli Melikgazi İlçesi Yıldırım Beyazıt Mah. 6940 ada, 1 parsel C blok Bağımsız Bölüm No ....' de kayıtlı mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydına davalıdır şerhi konulmasını, şimdilik 200,00-TL aidat ve ara ödeme alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllı %18 ayık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, öncelikle davanın zamaşımını nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, tarafların kooperatif üyeliğinin kendilerinin sonsuz bir borç ilişkisi zorlanabileceği yorumuyla hareket edilmesinin mümkün olmayacağını, müvekkiline herhangi bir tebliğ yapılmadığı gibi tüm hesap bakiyesi ödediğinden müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığını, davanın fazlaya dair haklar saklı tutularak açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, bu konuda Yargıtay kararları olduğunu, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin 2012 tarihli başvurusu sonrası tapusunu aldığını, bunun sonucunda da davacı kooperatif tarafından müvekkilinin ibra edildiğini, alacak talebinin genel kurul kararına dayalı olduğu belirtilse de anılan kararın var olması halinde dahi hem kooperatif ana sözleşmesi hem de kanuna açıkça aykırı olduğundan yok hükmünde olduğunu, davacının ihtiyati tedbir talebinin anlaşılamadığını, alacağının ne kadar olduğunu bilmediği halde 500,00-TL üzerinden dayanağı açıkça belirtilmeyen alacağın tahsili talebinin yanı sıra dava dilekçesinin eknide sunulan tutarların tahsilini isteyen davacının hangi bedele dayanarak ihtiyati haciz zımmına gidebileceği belli değilken bir de bu gibi bir talepte bulunmasının hukuki dayanağının olmadığını, müvekkilinin 20/12/2012 tarihinde ödemeleri yapıp tapusunu aldığını ve davacı tarafından ibra edilmiş olup ibra tarihinden önceki alacakların müvekkilinden tahsil edilemeyeceğini, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, kooperatif aidatı ve ara ödeme alacağının davalı kooperatif üyesinden tahsili istemine ilişkindir.
Yargılama devam ederken celse arasında davacı vekilinin UYAP üzerinden sunduğu 17/09/2025 tarihli dilekçesiyle; davalı ile sulh olunduğundan davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadı beyan edilmiştir.
Davacı vekilinin vekâletnamesinin incelenmesinde, feragate ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili ise Mahkememizin 19/09/2025 tarihli celsesinde " vekalet ücreti talebimiz yoktur, yargılama giderleri üzerimizde bırakılsın" şeklinde beyanda bulunmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu ancak davalı vekilinin duruşmadaki beyanında vekalet ücreti istemediği ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasını talep ettiği hususu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-HMK'nın 307-312. maddeleri uyarınca davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2- Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3' üne isabet eden 410,26-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 230,36-TL harcın davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harç ile 179,90-TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 183,50-TL tebligat ve müzekkere gideri ile 2.000-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.183,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca talep edilmemesi nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/09/2025
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır