T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ...
2- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - [
ASLİ MÜDAHİL : ... - ... -
VASİ : ... - ... -
VEKİLİ : Av. ... -
[
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/05/2019
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkili firma ... ile davalı ... arasında Kayseri ili Melikgazi ilçesi Anbar mevki 8535 ada 1 parselde bulunan arsaya imar ve yasalara uygun olarak inşaat yapım ve taşeron sözleşmesi ile ... Proje İnş. Yapı End. Müh. Nak. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin arsa malikleri ile kat karşılığı inşaat anlaşmalarına uygun olarak işin yapımı konusunda anlaştıklarını, anlaşma gereği davalıya sözleşmede yazılı olan 2.000.000,00 TL'ye sözleşmenin imzası ile birlikte nakti ve ayni olarak ödeme yapıldığını, bu edimin ifası üzerine inşaat mahallinin müvekkile tesliminin davalı tarafından yapılmadığını, geciktirildiğini, 07.09.2015 tarihinde teslim edildiğini, teslimden sonra müvekkilinin inşaata başlayabildiğini, müvekkilinin hemen inşaatın temelini attığını, sözleşmede geçen iş programına uygun olarak inşaatın %80 ler seviyesine getirdiğini, ancak davalının müvekkilin getirdiği inşaat seviyesi karşılığında hak ettiği ödemeleri yapmadığını, nakit ödeme yapmayan davalı müvekkiline borcuna karşılık olmak üzere daire teklif ettiğini, ancak müvekkilinin daima ve her zaman en az davalıdan 8.000.000,00 TL'nin üzerinde alacaklı olarak inşaata devam etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin ihtarları keşide ederek alacağını ihtar ile almaya çalıştığını, sonrasında müvekkilinin davalı şirketin parasal krize girdiğini, SGK ve vergi borçlarını ödeyemediğini, sözleşmeye konu inşaata davalının borcundan dolayı haciz konulduğunu, davalı tarafından bankalara , muvazaalı olarak 3.şahıslara ipotek verildiğini öğrendiğini, son olarak da müvekkiline ait alt taşeron SGK kayıtlarını sildirerek tek taraflı sözleşmeyi fesih ettiğini, hukuken ve fiilen müvekkilinin inşaatta çalışmasını engelleyerek akti fesih ettiğini öğrendiğini, ancak sözleşmenin 12. Maddesi gereği " ... Belirtilen iş programının aksaması durumunda taşeron firmanın yapmış olduğu 2.000.000,00 TL tutarındaki ödemeyi ve o ana kadar ki yapılan imalatların bedelini ... ve ...'e ödeyerek müteahhit firma inşaatı teslim alır." hükmünün olduğunu, bu madde hükmü gereği müvekkilinin bahse konu parselde yaptığı imalat ve eserlerin yerinde durduğunu, davalının haksız bir şekilde müvekkilinin ödemelerini yapmayarak ve akti haksız yere fesih ederek sebepsiz zenginleştiğini, resmi inşaat ruhsatındaki kaks yani inşaatın alanı olan müvekkilinin yaptığı toplam kaks inşaat alanını imalat bedelleri kadar bir alacağının olduğunu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/209 D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, hazırlanan rapora göre 12.234.929,64 TL kadar bir alacağının ortaya çıktığını, sözleşmenin konu olduğu Kayseri ili Melikgazi ilçesi Anbar mevkinde 8535 ada 1 parselde 2 blok üzerinde davalıya ait taşınmazların üzerine davalıdır şerhi konulmasını, taşınmazların muvazaalı olarak devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının taşınır taşınmaz malları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, taraflar tacir olduğundan 100.000,00 TL alacağın davalının sözleşmeyi haksız olarak fesih tarihi olan 04.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksel ticari faizi uygulanarak davalıdan alınarak müvekkilline ödenmesine ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacının dava dilekçesinde müvekkili şirket ile davacı şirket arasında imzalanmış olunan İnşaat Yapım ve Taşeron sözleşmesini dayanak gösterdiğini ancak müvekkili şirket ile davacı şirket arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, müvekkilinin ve davacı ... ile dava dışı ... arasında imzalandığını, dolayısıyla davacı ...'nin işbu dava bakımından dava açma ehliyetinin bulunmadığını, bu şirketin ortaklarının başka şahıslar olduğunu, sözleşmenin ... ve ... arasında imzalandığından davacı ...'ın da şahsı adına tek başına bu sözleşmeden kaynaklı dava açma ehliyetinin bulunmadığını, davanın usul bakımından reddinin gerektiğini, işbu sözleşmeden kaynaklı alacakların tazmini bakımından açılmış olan davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından müvekkili şirkete 2.000.000,00 TL ödeme yapıldığı beyan edilmiş ise de bu beyanların gerçek olmadığını, davacı şirket ile müvekkili şirketin arasında imzalanmış bir sözleşme olmadığını, davacının ve dava dışı ...'in edimlerini yerine getirmediğini, davaya konu sözleşmede işin süresinin sözleşme tarihinden itibaren 18 ay olarak belirlendiğini, sözleşmenin 15.04.2015 tarihinde imzalandığının belirtildiğini, buna göre bitirilme tarihinin 15.10.2016 tarihine tekabül ettiğini, müvekkilinin sözleşmeyi tek taraflı fesih ve şifre iptal işlemini yaptığı tarihin ise 04.01.2019 tarihi olduğunu, buna göre sözleşme edimlerinin yerine getirilmediğini, haksız davanın reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
Mahkememizin işbu dosyası ..., 20/09/2022 tarihli hükmü, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin ... sayılı kararı ile; ''...davalı tarafça yaptırılan Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası da dosya kapsamına alınarak yapılan işin fiziki seviyesi tespit edilip, fiziki seviyenin götürü bedele yani sözleşme kapsamında yapılması kararlaştırılan dairelerin %33'ü dava dışı arsa sahiplerine bırakıldığından kalan %77'sinin sözleşme bedeli olduğu kabul edilerek %77 oranındaki dairelerin sözleşme tarihi itibariyle tamamlanmış halinin değerine oranlanması suretiyle hak edilen iş bedeli hesaplanmalı ve kanıtlanan ödemeler düşülmek ve davalı tarafça sunulan tutanaklar değerlendirilmek suretiyle davalının davacı tarafa imalat bedeli borcu bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. Bunun dışında davacı tarafın faize yönelik istinafının da yerinde olduğu, tacir olan taraflar arasında görülen davada avans faiz yerine yasal faize hükmedilmesinin de yerinde olmadığı'' gerekçesiyle kaldırılmakla, mahkememizin ... sırasına kaydı yapılarak işbu esas üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizin 27/02/2024 tarihli celsesinin 3 nolu ara kararı gereği; ...'in hükümlü olması nedeniyle vasi ...'e tebligat çıkarılarak açılan davaya muvafakat edip etmediğini bildirmek üzere duruşma gününde hazır olması, duruşma gününde hazır olmadığı veya davaya muvafakat ettiğine dair belge sunmadığı takdirde davaya muvafakatı olmadığının sayılacağının ihtar edildiği, ... vasisi ... tarafından verilen vekaletnameye istinaden açılan davaya muvafakat verildiği belirtilerek ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinde bulunuluğu görüldü.
Mahkememizce Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin ...... E. K. Sayılı kaldırma kararı doğrultusunda dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi ile yapılan işin fiziki seviyesi tespit edilip, fiziki seviyenin götürü bedele yani sözleşme kapsamında yapılması kararlaştırılan dairelerin %33'ü dava dışı arsa sahiplerine bırakıldığından kalan %67'sinin sözleşme bedeli olduğu kabul edilerek %67 oranındaki dairelerin sözleşme tarihi itibariyle tamamlanmış halinin değerine oranlanması suretiyle hak edilen iş bedeli hesaplanarak, kanıtlanan ödemeler düşülmek ve davalı tarafça sunulan tutanaklar değerlendirilmek suretiyle davalının davacı tarafa imalat bedeli borcu bulunup bulunmadığının hesaplanması için ek rapor tanzimi hususunda dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Mahkememizce alınan 14/10/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundan özetle; Mali Müşavir inceleme sonucu ; Davalının davacıya daire teslimi yoluyla yaptığı ödemeler inşaat mühendisi bilirkişi tarafından belirlenmelidir, ayrıca davalı tarafça sunulan tutanaklar ve sözleşmede belirtilen ödeme hususlarının ise
bilirkişi tarafından değerlendirilerek davacıya yapılan ödemelerin tespiti gerektiğ
i düşünülmektedir. Dosya kapsamına para ile yapılan ödemeye ilişkin banka kayıtları, ödeme makbuzlar
ticari defter kayıtları sunulmadığı için para ödemesine ilişkin bir tespit yapılamamıştır.
İnşaat Mühendisi bilirkişi inceleme sonucu ; özleşme tarihi itibariyle 2 Blok halinde 78 daire 4 dükkanın toplam değerinin 5.630.000 (A) + 6.180.000 (B) = 11.810.000 TL olduğu belirlenmiştir. Sözleşme bedeli olarak 11.810.000 TL üzerinden hesaplama yapılacaktır. Sözleşme bedelinden arsa sahiplerine verilecek olan %33 daire bedeli düştüğümüzde 11.810.000 * (1-0,33) = 7.912.700 TL yüklenici firmanın daire bedeli olacaktır. Söz konusu inşaatın seviye durumlarının A Blok için %72,34, B Blok için %73,35 olduğu ve tespit edilen oranlarda hata olmadığı belirlenmiştir. Davalı tarafından, Davacı firmaya veya 3. Şahıslara devri yapılan dairelerin listesi ve 2015 yılı daire rayiç bedellerine göre bu daire bedellerinin hesaplaması aşağıdaki tabloda arz edilmiştir. Davacı firmanın yapmış olduğu iş bedelinin sözleşme tarihinde 8.593.500,75 TL olduğu belirlenmiştir. Kök rapor da her ne kadar müteahhit karı düşülmesi gerektiği belirtilmiş ise de söz konusu hususun yeniden değerlendirilmesinde müteahhit karının düşülmemesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Ancak Mahkeme farklı kanaatte ise müteahhit karlılık oranı %25 olarak kabul edilmektedir. Davalı firma tarafından davacı firmaya verilen dairelerin toplam bedelinin sözleşme tarihi itibariyle 7.912.700 TL olduğu belirlenmiştir. Buna göre davacının alacağının,
8.593.500,75 – 7.912.700 = 680.800,75 TL olduğu yönünde rapor edilmiştir.
Hukukçu bilirkişi inceleme sonucu; Kayseri BAM 4. H.D.’nin 2022/1908 E, 2023/619 K sayılı kaldırma kararı doğrultusunda dosyanın
yeniden bilirkişi heyetine tevdi ile yapılan işin fiziki seviyesi tespit edilip, fiziki seviyenin götürü
bedele yani sözleşme kapsamında yapılması kararlaştırılan dairelerin %33’ü dava dışı arsa
sahiplerine bırakıldığından kalan %77’sinin sözleşme bedeli olduğu kabul edilerek %77 oranındaki
dairelerin sözleşeme tarihi itibariyle tamamlanmış halinin değerine oranlanması suretiyle hak edilen
iş bedeli hesaplanarak, kanıtlanan ödemeler düşülmek ve davalı tarafça sunulan tutanaklar
değerlendirilmek suretiyle davalının davacı tarafa imalat bedeli borcu bulunup bulunmadığının
hesaplanması hususunda ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Dolayısıyla
hesaplamaya ilişkin BAM kararı mevcut olduğundan ve bu hesaplama da inşaat mühendisi bilirkişi
tarafından yapıldığından tarafımızca yapılacak bir tespit bulunmadığı yönünde rapor edilmiştir.
Mahkememizce, bilirkişi heyetinden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. Sayılı kaldırma kararını karşılar nitelikte ek rapor hazırlanması istenilmiş ise de yapılan hesaplamanın istinaf kararını karşılamadığı görülmekle; dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi ile sözleşme kapsamında yapılması kararlaştırılan dairelerin %67'sinin sözleşme bedeli olduğu dikkate alınarak sözleşme tarihi itibariyle toplam iş bedelinin %67'sine tekabül eden sözleşme bedelinin 7.912.700,00-TL olduğu gözetilerek tespit raporları ile belirlenen oranlar dikkate alınarak (A bloğun tamamlanma yüzdesinin %72,35 olduğu, B bloğun tamamlanma yüzdesinin %73,34 olduğu) davacının yaptığı iş seviyesinin sözleşme tarihi itibariyle tespiti ile hakedişin belirlenmesi (sözleşme bedeli olan 7.912.700,00-TL ile yapılan iş seviyelerinin sözleşme tarihi esas alınarak oranlanması suretiyle) akabinde davacıya ve davacı adına 3. kişilere devri yapılan taşınmazların (hangi taşınmazlar olduğunun ve sözleşme tarihi itibariyle değerinin açıkca belirtilmesi suretiyle) değerinin mahsubu neticesinde davacının alacağı bulunup bulunmadığının belirlenmesi hususunda bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 25/03/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundan özetle;
Sözleşme tarihi itibariyle 2 Blok halinde 78 daire 4 dükkanın toplam değerinin 5.630.000 (A) +
6.180.000 (B) = 11.810.000 TL olduğu belirlenmiştir. Sözleşme bedeli olarak bu tutarın %67 si
alınması gerektiği; buna göre sözleşme bedeli 11.810.000 TL x %67 = 7.912.700 TL olarak belirlenmiştir. Söz konusu inşaatın seviye durumlarının A Blok için %72,35, B Blok için % 73,34 olduğu ve tespit edilen oranlarda hata olmadığı belirlenmiştir. Sözleşme bedeli ile A ve B Blokların seviye durumlarının çarpılması sonucunda yapılan imalat
bedeli bulunacaktır. Buna göre; yapılan imalat bedeli: toplam sözleşme bedeli x %(A blok seviye + B Blok seviye)/2
yapılan imalat bedeli: 7.912.700 x %(72,35+73,34)/2
yapılan imalat bedeli: 5.764.006,32 TL olarak hesaplanmıştır. Davacıya ve davacı adına 3. kişilere devri yapılan taşınmazların sözleşme tarihi itibariyle değerleri tabloda arz edilmiştir.
Davalı firma tarafından davacı firmaya ve 3. kişilere verilen dairelerin toplam bedelinin sözleşme
tarihi itibariyle 4.985.000 TL olduğu belirlenmiştir. Davacının alacağı yapılan imalat bedelinden, verilen daire bedelleri düşülerek bulunacaktır. Buna
göre; 5.764.006,32 – 4.985.000 = 779.006,32 TL davacının alacağı olduğu yönünde rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Somut uyuşmazlıkta davacı taraf, davalı şirket ile aralarında imzalanan İnşaat Yapım ve Taşeronluk Sözleşmesi ve Ek Protokol kapsamında davalının edimlerini eksiksiz ve süresinde yerine getirmediğini ve bundan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş olup, davalı taraf ise davacı şirket ile aralarında sözleşme bulunmadığını, davacı ... ve dava dışı ... ile aralarında sözleşme yapıldığını, dolayısıyla davacı şirketin aktif husumeti bulunmadığını, davacı ...'ın ise tek başına eldeki davayı açamayacağını, davaya konu işin bitim tarihinin 15/10/2016 olduğunu, ancak süresinde işin tamamlanmadığını, bu nedenle 04/01/2019 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini dolayısıyla davacının alacak talebinde bulunamayacağını iddia etmiştir.
Kaldırma kararı öncesinde mahkememizce davanın kabulüne dair karar verilmiş ise de Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin .... Sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan ve davacı ... ile dava dışı ...'in taşeron, davalı şirketin ise müteahhit olarak yer aldığı 15.04.2015 tarihli İnşaat Yapım ve Taşeronluk Sözleşmesi uyarınca; Kayseri İli Melikgazi İlçesi 8535 ada 1 parselde kayıtlı arsa üzerinde imar ve yasalara uygun inşaat yapılması konusunda anlaşıldığı, sözleşmeye göre dairelerin %33 ünün arsa sahiplerine verileceği, A blok 39 nolu dairenin komisyon olarak verileceği, B blok....nolu dairelerin ... verileceği, sözleşme tarihinden itibaren binaların tamamlanıp mesken alınıncaya kadar olan dönemde projeler, yapı denetim masraf ve harçları, inşaat malzemesi giderleri, işçilik bedelleri, sgk primleri, maliyeden çıkacak işçi ve gelir vergisinin taşeron firmaya ait olacağı, (madde 9: işin tamamlanma süresinin sözleşme tarihinden itibaren 18 ay olduğu, bu sürenin 6 ay opsiyonlu olduğu, taraflar görevlerini yerine getirdiği halde bu sözleşme tek taraflı fesih edilirse veya taşeron firma iş yapmaz ise feshettiği tarihe kadar ki inşaat maliyetlerinin tamamını, plan-proje-ruhsat giderlerini ve 100.000 TL cezai şartı ödemeyi defaten kabul ettikleri ), arsa sahipleri kendi adlarına olan daireler uhdelerinde kalmak üzere diğer dairelerin satışını taşeron firmaya; Su basmana kadar olan inşaatın tamamlanıp temel üstü ruhsat alındıktan sonra %25'i, 3. Katın tabliyesi atıldığında %35'i, son katın tabliyesi atıldığında %40'ı , Duvarlar örüldüğünde %50'si, Blokların dış cephe kaplama ve alçı-sıva işleri bittiğinde %70 'i, Blokların ince işleri yapıldığında %80'i, Laminant parkesi döşendiğinde %90'ı ve Mesken alındığında %100 'ünün tapusu devredileceği, yapıların teslim tarihlerinin Aralık 2016 olduğu, iş programının aksaması halinde taşeron firmanın yapmış olduğu 2.000.000 TL tutarındaki ödemeyi ve o ana kadarki yapılan imalatların bedelini ... ve ...'e ödeyerek davalı şirketin inşaatı teslim alacağı, Taşeron firma sözleşmeye istinaden 320.000 TL nakit, 480.000 TL tutarında 7 parça çek ve 1.200.000 TL değerinde 8 adet daire olmak üzere toplamda müteahhit firmaya 2.000.000 TL ödeme yapacağı, daire tapularının 25.04.2015 tarihine kadar müteahhit firmaya devredileceği, bu dairelerin satışlarının 30.09.2015 tarihine kadar tamamlanacağı, 25.04.2015 tarihinde peşinatın ödenmemesi ve daire tapu devirlerinin yapılmaması halinde işbu sözleşmenin geçersiz olacağı belirlenmiştir.
Yine davalı şirket ile davacı ... Elektrik arasında düzenlenen 08.09.2015 tarihli Ek protokol uyarınca; 15.04.2015 tarihli sözleşmede yer alan 9. Maddenin tamamen geçersiz kılındığı, işbu protokol ile belirlenen ek madde 9'un onun yerine geçerli olacağı, işbu ek protokolün 15.04.2015 tarihli sözleşmeye ek olarak düzenlendiği ve her türlü çelişkide bu protokolün geçerli olduğu, (madde 9: işin tamamlanma süresinin 18 ay olduğu, bu sürenin 6 ay opsiyonlu olduğu, Taşeron görevlerini yerine getirdiği halde sözleşme müteahhit tarafından tek taraflı fesih ederse; o güne kadar yapılmış inşaat maliyetlerinin tamamını, taşeronun ödemiş olduğu miktarları (nakit, çek, gayrimenkulleri) ve 100.000 TL cezai şartı müteahhidin taşerona ödeyeceği, Taşeron sözleşmeyi tek taraflı feshederse o ana kadar yapılan imalatların bedelini ve ödemelerini talep etmeyeceği, Taşeron işleri süresinde yapmazsa işin gecikmesinden kaynaklanan ve arsa sahiplerine ödenmesi gereken ceza ödemelerini kabul ettiği, taşeronun işbu sözleşmeye ve protokole konu inşaat alanını temel işlemleri tamamlanmış, temeli atılmış durumda teslim aldığı, taşeronun su basmanı inşaat seviyesinin yapımını tamamladıktan sonra kat irtifakının kurulacağı ve hemen ardından tapuların % 25'nin taşeron firma ortaklarına eşit olarak 1 ay içinde devredileceği, devir yapılmaz ise 15 gün ek süre verileceği, yine devir olmazsa inşaatın 2 ay süre ile taşeronca durdurulacağı, bu 2 ay içinde tapuların devredileceği, yine de devir olmazsa müteahhidin imalat bedelini ve o tarihe kadar yapılan ödemeleri (nakit, çek, gayrimenkul) iade edeceği, yapıların teslim tarihlerinin 15.04.2017 olacağı, Taşeron firmanın bu protokol tarihine kadar 260.000 TL ödeme yaptığı, toplamda 2.000.000 TL müteahhit firmaya ödeme yapacağı, 3 adet dairenin tapu devrinin yapıldığı, 5 adet daire tapusu yerine A blokta bulunan 1 ve 2 nolu dükkanların tapusunun verileceği, böylece 2.000.000 TL tutarında ödemenin tamamlanmış olacağı belirlenmiştir.
Yine dosya kapsamında bulunan ... Elektrik şirketi ile ... şirketi arasında düzenlenen 07.09.2015 tarihli iş yeri teslim ve iş yeri yapım muvafakatnamesinde söz konusu yapıların tüm inşaat işlerinin yapımı için inşaat alanının ... Elektrik şirketine teslim edildiği ve inşaat yapım çalışmalarına muvafakat verildiği tespit edilmiştir.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/209 D.iş sayılı dosyasında taşeron istemiyle alınan 07.03.2019 tarıhinde düzenlenen bilirkişi tespit raporunda özetle; A bloğun tamamlanma yüzdesinin %72,35 olduğu ve keşif yılına göre maliyetinin 6.075.895,12 TL olduğu, B bloğun tamamlanma yüzdesinin %73,34 olduğu ve keşif yılına göre maliyetinin 6.159,034,52 TL olduğu, belirlendiği, tespit raporunun davalı şirkete tebliğ edildiği, rapora itiraz dilekçesi sunulduğu, yine eldeki dosyanın 16.03.2021 tarihli celsesinde davalı vekilince inşaatın tespit raporundaki gibi yarım bırakıldığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davalı şirket tarafından Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırıldığı belirtilmiş ise de dosya numarasının hatalı bildirildiği, doğru esasın ... D.iş olduğu belirlenmiştir. Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında müteahhit şirket istemiyle alınan 07.03.2019 tarıhinde düzenlenen bilirkişi tespit raporunda özetle; A bloğun tamamlanma yüzdesinin %72,35 olduğu, B bloğun tamamlanma yüzdesinin %73,34 olduğunun belirlendiği, tespit raporunun tespitin karşı tarafı olan ..., ... ve ... Elektrik şirketine tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
... şirketi ile dava dışı arsa sahibi hissedarlar arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde; inşaat yapımı işleri için anlaşıldığı, 2012 yılı içinde yapılan sözleşmelerde işin teslim süresinin 36 ay olduğu ve bu süreye 6 ay opsiyon tanındığı, yine sözleşmeye konu taşınmaz üzerine inşa edilecek A ve B blok yapılarının inşaat ruhsatlarının 30.12.2013 tarihinde alındığı belirlenmiştir.
Davacı ... tarafından davalı şirkete keşide edilen Kayseri 1. Noterliğinin 09.01.2018 tarih ....yevmiye sayılı ihtarname ile; 15.04.2015 tarihli taşeronluk sözleşmesi ile yapımı üstlenilen inşaatın seviyesinin %70 olmasına rağmen 3 aydır tapu devirlerinin yapılmadığı belirtilerek tapu devirlerinin yapılmasının ihtar edildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında bulunan ve davalı şirket tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu'na verilen 04.01.2019 tarihli dilekçe ile; dava konusu taşınmazda yer alan inşaatta ilgili olarak, ... Elektrik İnş. Tur. Gıda San. ve Tic. Ltd Şti. unvanlı alt taşeronlarının İnşaat Yapım ve Taşeron Sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğinden dolayı alt sicilinin kapatılarak şifresinin iptal edilmesinin istendiği için bildirimde bulunmuştur.
Davacı şirket, 05.01.2019 tarihli ihtara cevabında, sözleşmenin tek taraflı feshini kabul etmediklerini, gecikmelerin davalı şirketten kaynaklı olduğunu, sözleşme uyarınca yapılması gereken tapu devirlerinin yapılmamış olduğunu, davalı şirket borçları nedeniyle taşeronca hak edilen taşınmazlar üzerine haciz ve ipoteklerin konulduğunu, bir de SGK alt sicil şifresinin iptal edildiğini, sözleşmenin 12. Maddesi uyarınca davalı şirketin taşeron tarafından yapılan 15.720 m2 x 1.835,77 TL = 28.858.618,80 TL imalatın bedelini ödemesi gerektiğini bildirmiştir.
İstinaf ilamında belirtildiği üzere davalı tarafın davacı şirketin aktif husumetine ve zamanaşımına yönelik istinafının yerinde olmadığı, zira gerek ek protokol ve davalı tarafça sunulan tutanak içeriklerinde gerekse Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/674 Esas sayılı dosyasına davalı tarafça gönderilen 10.02.2020 tarihli dilekçe ile inşaatı yapan firmanın davacı şirket olduğunun kabul edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin sözleşmenin tarafı olarak aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, yine sözleşmenin fesih tarihi itibariyle 5 yıllık zaman aşımı süresi dolmadan eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı ... ve dava dışı ... arasındaki ilişkinin adi ortaklık hükmünde olduğu, adi ortaklığın aktif ve pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek ... davaya dahil edilerek açılan davaya muvafakatı bulunduğu bildirilmiştir.
Kaldırma kararında eldeki davanın, fesih sonrası ödenmeyen imalat bedellerinin tahsiline ilişkin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen iş bedelinin götürü bedel olduğu vurgulanmıştır.
TBK. “Götürü Bedel” başlıklı 480. Maddesinde “Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir. Eser, öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile işsahibi, belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür” hükmü yer almaktadır
Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 2016/655E. 2016/4100K. Sayılı ilamı “...Her iki sözleşmede de, bedel götürü olarak belirlenmiş olup, imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 480. Maddesi uyarınca bedel götürü olarak kararlaştırıldığından ve yüklenici de üstlendiği işi bu miktara tamamlamak yükümlülüğünde bulunduğundan, hakedilen bedelin fiziki oran kurularak hesaplanması gerekir. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulaması da bu yöndedir. Bu oran belirlenirken de, yüklenici tarafından yapılan eserin eksik ve kusurları da dikkate alınmalıdır. Öte yandan davalının sunduğu belgelere göre yaptığı ödemeler toplamı 942.781,00 TL olup, ek protokol uyarınca sözleşme dışı proje bedeli ise 58.070,00 TL ile aynı protokole göre demir ve beton farkları fatura bedeli ise 15.888,00 TL olup, bu miktarlar mahsup edildiğinde sözleşme ile kararlaştırılan işler için ödenen bedel 868.823,00 TL'dir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, sözleşme kapsamında yapılan işin eksik ve kusurlar gözetilerek, fiziki oranını bulmak, buna iş bedeli olarak kararlaştırılan 1.078.000,00 TL'yi oranlamak ve hakedilen iş bedelini bulmak ve az yukarıda ödenen bedel olan 868.823,00 TL'yi mahsup ederek hüküm kurmaktan ibarettir. Eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması uygun bulunmuştur..." şeklindedir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/631E. 2017/2693K. Sayılı ilamında da “...Taraflar arasında imzalanan 28.11.2008 günlü sözleşmede iş bedeli KDV dahil 607.700,00 TL olup, sözleşmede iş bedelinin 818 sayılı BK'nın 365. (6098 sayılı TBK'nın 480. maddesi) maddesinde belirtilen götürü bedel olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Götürü bedelli sözleşmede, yüklenicinin hakettiği imalât bedeli, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle sözleşme kapsamında gerçekleştirilen imalâtın eksik ve ayıplar da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranı tespit edilerek bulunacak bu oran götürü iş bedeline uygulanarak saptanmalı ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanmalıdır. Sözleşme kapsamı dışında kalan fazla işlerin bedelinin ise, 818 sayılı BK'nın 410 ve devamı (6098 sayılı TBK'nın 526 ve devamı) maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca imalâtın yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekir...” şeklinde görüş belirtilmiştir.
TBK. 481. maddesinde “...Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/2909E. 2019/1799K. sayılı ilamında “...Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte, eser sözleşmesi) ilişkisinin kurulduğu davalı vekilinin, cevap dilekçesinde takibe konu faturalardan birinin ödendiği savunmasından anlaşılmaktadır. Eser sözleşmesinde iş bedeli konusunda bir mutabakatın bulunmadığı hallerde, yapılan işin bedeli TBK'nın 481. maddesine göre; işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenecektir. Bu hususta konusunda uzman teknik bilirkişi aracılığıyla keşif ve inceleme yapılarak, KDV ve yüklenici karı eklenmeden belirlenecek iş bedelinden, iş sahibinin yaptığı ödemelerin mahsubu suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece iş bedeli yasaya uygun şekilde belirlenmeden sadece fatura ve ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak karar verilmesi doğru olmamış, Dairemizce de hükmün sehven onandığı karar düzeltme incelemesi sırasında anlaşıldığından, dairemizin onama kararının kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir...” şeklindedir.
Yargıtay uygulamalarında, götürü bedelli eser sözleşmelerinde gerçekleştirilen imalâta göre yüklenicinin hak ettiği iş bedeli; ödenmeyen iş bedeli ya da iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığı ve miktarının, gerçekleştirilen imalâtın işin tamamına göre fiziki oranın tespiti ve bu oranın götürü bedele uygulanmak suretiyle hakedilen iş bedelinin hesaplanarak, kanıtlanan ödemeler düşülmek suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.
Taraflarca dava açılmadan önce yaptırılan her iki tespit raporunda da A bloğun tamamlanma yüzdesinin %72,35 olduğu, B bloğun tamamlanma yüzdesinin %73,34 olduğunun belirlendiği görülmekle dosya kaldırma kararı doğrultusunda yapılan işin fiziki seviyesi tespit edilip, fiziki seviyenin götürü bedele yani sözleşme kapsamında yapılması kararlaştırılan dairelerin %33'ü dava dışı arsa sahiplerine bırakıldığından kalan %67'sinin sözleşme bedeli olduğu kabul edilerek %67 oranındaki dairelerin sözleşme tarihi itibariyle tamamlanmış halinin değerine oranlanması suretiyle hak edilen iş bedeli hesaplanması ve kanıtlanan ödemeler düşülmek ve davalı tarafça sunulan tutanaklar değerlendirilmek suretiyle davalının davacı tarafa imalat bedeli borcu bulunup bulunmadığı hesaplanması için bilirkişi heyetinden ek rapor hazırlaması talep edilmiştir. Mali müşavir bilirkişisi tarafından banka kayıtları, ödeme makbuzları, ticari defter kayıtları sunulmadığı için para ödemesine ilişkin bir tespit yapılamadığı belirtilmiş olup inşaat bilirkişi ve nitelikli hesap uzmanı tarafından hazırlanan ek raporda sözleşme tarihi itibariyle 2 Blok halinde 78 daire 4 dükkanın toplam değerinin 5.630.000 (A) + 6.180.000 (B) = 11.810.000 TL olduğu, sözleşme bedelinin 11.810.000 TL olduğu dikkate alındığında, sözleşme bedelinden arsa sahiplerine verilecek olan % 33 daire bedeli düştüğünde yüklenici firmanın daire bedelinin 7.912.700 TL olacağı, söz konusu inşaatın seviye durumlarının A Blok için %72,34, B Blok için % 73,35 olduğu belirlenmiştir. Ancak kaldırma kararında da açıkca belirtildiği üzere 2 bloktan oluşan inşaatın sözleşme tarihindeki değeri 11.810.000 TL olup davacı tarafı verilecek daire oranı %67 olduğundan sözleşme bedelinin 7.912.700,00-TL olduğu gözetilerek tespit raporları ile belirlenen oranlar dikkate alınarak (A bloğun tamamlanma yüzdesinin %72,35 olduğu, B bloğun tamamlanma yüzdesinin %73,34 olduğu) davacının yaptığı iş seviyesinin sözleşme tarihi itibariyle değerinin 5.764.006,32TL olduğu, davacıya ve davacı adına 3. Kişilere devri yapılan taşınmazların değerinin 4.985.000,00-TL olduğu bu şekilde davacının bakiye alacağının 779.006,32-TL olduğu açıktır.
Kaldırma kararı sonrasında alınan ek rapora karşı davacı tarafın itiraz dilekçesinde ek raporda davacıya devredildiği belirtilen taşınmazların devrinin yapılmadığını bu nedenle yapılan mahsup işleminin hatalı olduğu ileri sürülmüştür. Ancak dosya kapsamında yer alan tutanaklar incelendiğinde;
26.04.2018 tarihli tutanakta; iş karşılığı B Blok ... ve ... numaralı bağımsız bölüm tapularının ... ve ...'a 05.02.2018 tarihinde yapıldığı,
26.04.2018 tarihli muvafakat ile; A Blok 12. Kat ..numaralı bağımsız bölüme ilişkin tapu devrinin Ercan Karaca'ya, B Blok.... numaralı bağımsız bölüme ilişkin tapu devrinin ise ... Ortaklığına yapılmasına onay verildiği,
02.05.2018 tarihli muvafakat ile; B Blok 37 numaralı bağımsız bölüme ilişkin tapu devrinin Pronorm Yapı Denetim Firmasına yapılmasına onay verildiği,
02.02.2015 tarihli tutanakta; A Blok ... numaralı bağımsız bölümlerin, üzerindeki ipotek ve şerhler kaldırılmak kaydıyla Taşeron adına 3. Kişilere devredildiği,
26.04.2018 tarihli tutanak ile; B Blok 2 ve .. numaralı bağımsız bölümlerin Taşeron adına 3. Kişilere devredildiği,
01.12.2017 tarihli tutanak ile; A Blok ... ve ...numaralı toplam 32 bağımsız bölümün tapularının Taşeron adına 3. Kişilere devredildiği,
27.04.2018 tarihli tutanak ile; bu tarih itibariyle 38.500,00 TL borç bakiyesinin Taşeron tarafından kapatıldığı, geriye dönük borç kalmadığı,
24.01.2018 tarihli tutanak ile; .... Prj. İnş. Ltd. Şti. ile ...&... ortaklığı (..... İNŞ. LTD.ŞTİ.) arasında yapılan 15.04.2015 tarihli inşaat yapım sözleşmesinde .... Prj. İnş. Ltd. Şti.'ne yapılacak olan ödemelerdeki nakit bedeller kısmında eksik kalan ödemeye karşılık olarak .... Prj. İnş. Ltd. Şti.'ne B blok 16 ve 25 nolu dairelerin .... Prj. İnş. Ltd. Şti. tarafından satılmasına muvafakat verilmesine, satıştan gelen 2 adet daire için toplam satış bedeli olan 270.000 TL'nin tamamı ve İsmail Büyükkartal'a satılmış olan daire gelirinin de tamamı ... Elk. İnş. Ltd. Şti. /...& ... ortaklığının .... Prj. İnş. Ltd. Şti.'ne yapılması gereken nakit bedellerdeki eksik kalan kısmın tamamının ödenmiş olarak sayılmasını ve mahsuplaşılmasını,15.04.2015 tarihindeki sözleşmede bahsi geçen 2000.000,00 TL tutarındaki ödemenin tamamının İBRA edilmesine,15.04.2015 tarih itibarı ile ...&... ortaklığı (... ELK. İNŞ. LTD.ŞTİ.) tarafından .... Prj. İnş. Ltd. Şti.'ne verilen çeklerin yukarıda belirtilmiş şekilde ödemesi yapılmış olup, geçerliliğini kaybeden bu çeklerin iptal ve iadesinin yapılmasına karşılıklı olarak karar verildiği, ayrıca hesap kontrolü yapıldıktan sonra .... Prj. İnş. Ltd. Şti. tarafından yapılan ilave masraflar .... Prj. İnş. Ltd. Şti.alacağı olarak kaydedileceğinin kararlaştırıldığı, anılan tutanakta davalı şirket ile ...&...'ın (... ELK. İNŞ. LTD.ŞTİ.) kaşe ve imzalarının yer aldığı anlaşılmıştır.
Netice itibariyle her ne kadar kaldırma kararı öncesinde taraflara ticari defterlerini ibraz etmesi için kesin süre verildiği, davacı tarafın kesin süre içerisinde ticari defterlerini ibraz etmediği, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde ise 1.606.000-TL borç gözüktüğü tespit edilmiş ise de davacıların hakettiği bedel ve davalı tarafça devri yapılan daireler sözleşme kapsamında yapılması kararlaştırılan dairelerin %67'sinin sözleşme bedeli olduğu dikkate alınarak sözleşme tarihi itibariyle toplam iş bedelinin %67'sine tekabül eden sözleşme bedelinin 7.912.700,00-TL olduğu, tespit raporları ile belirlenen oranlar dikkate alınarak (A bloğun tamamlanma yüzdesinin %72,35 olduğu, B bloğun tamamlanma yüzdesinin %73,34 olduğu) davacının yaptığı iş seviyesinin sözleşme tarihi itibariyle değerinin 5.764.006,32TL olduğu, davacıya ve davacı adına 3. Kişilere devri yapılan taşınmazların değerinin 4.985.000,00-TL olduğu bu şekilde davacının bakiye alacağının 779.006,32-TL olduğu ancak dava değeri olan 100.000,00-TL'nin davacı tarafç ıslah edilmediği gözetilerek davacıların ve asli müdahilin davasının kabulü ile 100.000,00-TL'nin sözleşmenin fesih tarihi olan 04/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ve asli müdahile verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacıların ve asli müdahilin davasının KABÜLÜ ile; 100.000,00-TL'nin sözleşmenin fesih tarihi olan 04/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ve asli müdahile müştereken ve müteselsilen verilmesine,
2- Alınması gereken 6.831,00 TL karar ve ilam harcından davacılar tarafından dava açılırken yatırılan 1.707,75 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.123,25 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı ile 1.707,75 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, asli müdahil ... tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcının ise davalıdan alınarak ...'e verilmesine,
4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan 384,90-TL tebligat ve müzekkere gideri ile 11.400,00-TL bilirkişi ücreti, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile tespit dosyasında yapılan 314,00-TL keşif harcı, 1.426,15-TL keşif ve bilirkişi ücretleri ile posta ücretleri olmak üzere toplam 13.745,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Asli Müdahil ... tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
6- Davacılar ve asli müdahil kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı ve asli müdahil lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ve asli müdahile verilmesine,
7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair davacı vekili, asli müdahil vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/05/2025
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır