T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/12/2023
KARAR TARİHİ : 28/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; dava dışı şirket adına kayıtlı sürücü Burhan Demir'in sevk ve idaresinde bulunan ... Sigorta A.Ş adına kayıtlı araç Pınarbaşı ilçesi istikametine seyir halindeyken zeminin ıslak olması etkisiyle gidiş yönüne göre sol şeritte direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın kayması sonucu orta refüje girip karşı şeride geçerek aracın sağ yan kısımlarına devrilmesi sonucunda tek araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili yaşadığı trafik kazası sebebiyle hem kaza anında hem de sonrasında büyük korku ve üzüntü yaşadığını, fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; öncelikle yukarıda da belirttiğimiz gibi davacının zararı bile tespit edilmediğini, davacı vekili müvekkilinin hareket kısıtlılığı olduğunu, kolunun ve kalçasının kırıldığını belirttiğini, ancak daha iyileşme süreleri geçmeden dava açtıklarını, davacı tarafın müvekkilinin zararını ispatlayamadığını, davacının Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesini ve maluliyetiyle ilgili iyileşme süreleri beklenildikten sonra usulüne uygun bir rapor aldırılmasını talep ettiklerini, kasko poliçesinde geçen 300.000,00 TL bir kişinin bir kazada manevi zarara uğraması halinde alabileceği tazminat miktarı olmadığını, bu miktar kasko poliçesi sorumlusunun bir kazada toplam ödemesi gereken tazminat miktarını ifade ettiğini, davacının emniyet kemeri takmadığı dikkate alınarak kusur tespiti açısından müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektiğini, müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava,trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı yolcu otobüsünün tek taraflı olarak yaptığı kazada yaralandığını belirterek,aracın Kasko Sigortacısına karşı dava açmıştır.Bu hali ile davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Taşıma Sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş ise de; 28/05/2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu'nun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır.
Bu durumda davanın, davacı yolcunun, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin Kasko sigortacısı olduğu ... plakalı yolcu otobüsünün 23/10/2023 tarihinde tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda yaralanmasından doğan manevi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Mahkememizin görevsizliği ve davaya bakmakla görevli mahkemenin Kayseri Tüketici Mahkemesi olması sebebiyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE
2-6100 sayılı HMK nın 20. Maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulurak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli KAYSERİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmek üzere Kayseri Hukuk Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/02/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır