T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
3- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ : 21/07/2023
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davacıların iptalini talep ettikleri genel kurulun 2 numaralı kararında divan heyetinin seçilmesi ve divan heyetine tutanakları imza yetkisinin verilmesine bazı üyelerin olumsuz oy kullandığını ve şerh düşüldüğünü, seçilen divan heyetini kabul etmediklerini, davalı kooperatifin üye olarak belirttiği 197 kişi olduğunu, kooperatif yönetimince üye olmadıkları gerekçesiyle genel kurula davet edilmeyerek ve kurula alınmayarak kooperatif yönetiminin istedikleri divan heyetini seçme yoluna gittiğini, 126 ortağın katıldığı genel kurulda oylamayı ciddi anlamda etkileyecek olan üyelerin genel kurula davet edilmediğini bunun kooperatifler kanununa ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, davacıların genel kurulun 3. Maddesinin iptalini talep ettiğini, davacıların genel kurulun 3. maddesinde 2022 yılı yönetim kurulu faaliyet raporunun, denetim kurulu faaliyet raporunun ve bilanço gelir gider hesaplarının okunması, müzakere edilmesi ve oylanması maddesinde okunan raporlara olumsuz oy kullandıklarını ve şerh düşerek raporları kabul etmediklerini belirterek 2004 yılından sonra sadece birkaç aidat ödeyip başka ödeme yapmayan üyeler aleyhine kooperatifin işlem yapmadığını ve kooperatifi zarara uğrattıklarını, bunlara bilerek göz yumduklarını, geçmiş yıllarda kooperatif yönetiminde yer alan muhasebecilerin yöneticilerin birinci derece yakını olanların yönetici oldukları... İnşaat San. Tic. Ltd. Şirketine kooperatif yönetimi tarafından usulsüz temlik verilmesinden kaynaklı yapılan ödemelerden dolayı kooperatifin zarara uğratılmasıyla ilgili kooperatif lehine herhangi bir adım atılmadığını, kooperatifin zararının giderilmediğini, bu haksız ödemelerin geri alınmasına dair bilançoda herhangi bir işlem yer almadığını, son 3 yıldır iflasın eşiğinde olan kooperatife genel kurullarda kooperatif yönetiminin istediği yönde kararlar alabilmesi için fason üyeler kaydedildiğini, fason üyelerden kooperatif tarafından alınması gereken ödeme miktarları, bu miktarların alınıp alınmadığı, bu üyelerden alınan senetlerin akıbetine ilişkin bilançoda bilgi olmadığını, temlik ve fason üyelerin ödeme yapmadıklarının dava konusu olduğunu, ödeme yapılmadığının mahkeme kararlarında belirtildiğini, davacılar genel kurulun 4. Maddesinde yer alan 2022 yılı yönetim ve denetim kurulunun ibrası kararına olumsuz oy kullandıklarını, şerh düşerek kurulların ibra edilmesi kararını kabul etmediklerini, aidat ödemeyen üyelerle ilgili herhangi bir dava süreci veya ihraç işlemi yapılmadığını, eşitlik ilkesinin alenen ihlal edildiğini, mahkemenin.... esas, ... karar sayılı ilamında belirtilen ve ödeme yapmayan üyelerle ilgili nasıl bir işlem yürütüldüğü, bu üyeler tarafından verilen senetlerin niçin tahsil edilmediğine dair sorulan soruya cevap verilmediğini, yönetimin ibrasının doğru olmadığını, ibra işleminde mahkemelerin üye saydığı fakat yönetimin genel kurula davetiye gönderdiği ve almadığı 197 üyenin çoğunun oy kullanmadığı için kurulların ibrasının şaibeli olduğunu, istediği kararları onaylatamayacağı kaygısıyla ve aleyhinde oy kullanacakları düşüncesiyle 197 üyeden çoğunun genel kurula alınmadığını, yönetim kurulunun iyi niyet ilkelerini ihlal ederek yasaya aykırı hareket ettiklerini, .... İnşaat Limited Şirketine yapılan ödemelerin geri alınmasıyla ilgili neler yapıldığı sorularına cevap veremeyen yönetimin ve denetimin ibra edilmesinin doğru olmadığını, davacılar genel kurulun 6. Maddesinde yönetim kurulu asil ve yedek üyeliklerinin seçimi ve görev sürelerinin belirlenmesi maddesine muhalefet ettiklerini, yedek üyeliğe seçilen ...'nun daha önce kooperatif yönetimine başkanlık ettiğini ve başkanlığı süresince birçok usulsüzlüğü yapılan soruşturmalar ve yargılamalar sonucunda tespit edildiğini, ayrıca Çevre, Şehircilik Bakanlığı tarafından müfettişlerce görevden el çektirildiğini, bahse konu kişinin yedek üye de olsa seçilmesinin doğru olmadığını belirterek 24.06.2023 tarihli genel kurulun 2. Maddesinin iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacıların kendilerine çıkartılan borçtan kurtulmak ve kooperatifi işlemez hale getirme çabasında olduklarını, kooperatifçe 1860'dan fazla üyeye kesin maliyet borcuna ilişkin dava açıldığını, mahkemece davanın kabul edildiğini, istinaf incelemesinden de geçtiğini, ancak temyiz aşamasında mahkeme kararlarının erken dava nedeniyle bozulmasına karar verildiğini, bu dosyalarda davacının da aralarında olduğu üyelerin kooperatif üyesi olmadıklarını beyan ettiklerini, yargıtay bozma ilamında inşaatlar tamamlanmadan kesin maliyet alacağının talep edilemeyeceği, ancak davacıların üye oldukları ve aidat ödemekle yükümlü olduklarının belirtildiğini, bozma kararı uyarınca davacıların aralarında olduğu aidat talepli davalar açıldığını, davacıların da aralarında olduğu 14 davanın kooperatif lehine sonuçlandığını, davacılardan ... aleyhine açılan davanın bu kararlar içinde olduğunu ve hükmedilen alacağı ödemediği için icra takibi yapıldığını, kooperatifin haklılığının istinaf, yargıtay ve hatta anayasa mahkemesi tarafından kabul gördüğünü, ödeme yapmak istemeyen üyelerin kooperatifi işlemez hale getirmek, siyasi baskılar kurarak dışarıdan bir müdahaleye tabi tutmak ve nihayetinde para ödememek için yoğun bir çaba sarfettiklerini, mağdur olduklarını beyan eden mitingler, basın açıklamaları, siyasi görüşmeler yaptıklarını ve ödeme yapmaktan kurtulmaya çalıştıklarını, kooperatifin asıl mağdurlarının 15 yıldır ödeme yapmasına rağmen konutuna kavuşamayan üyeler olduğunu, 15 sene önce arsasını kat karşılığı veren arsa sahipleri olduğunu, kooperatif üyeliğinden istifa eden yaptığı ödemeyi geri alamayan üyeler olduğunu, kooperatifin çabasının bu üyelerin haklarına kavuşmasını sağlamak olduğunu, ayrıca ispat yükünün davacılarda olduğunu, davacıların 197 üyeden çoğunun genel kurula çağrılmadığını belirttiğini, hangi üyelerin genel kurula çağrılmadığını belirtmediklerini, söz konusu hususun gerçeğe aykırı olduğunu, üyelerin isimlerinin hazirun listesinde yazılı olduğunu, üyelerin güncel adreslerini bildirmekle yükümlü olduklarını, üyelere genel kurul davetiyesinin tebliğ edilmemesinden davalının sorumlu olmayacağını, davacıların 2004 senesinden sonra birkaç aidat ödeyip başkaca ödeme yapmayan üyelere işlem yapılmadığını ve kooperatifin zarara uğratıldığını ileri sürdüklerini, ayrıca... Şirketine kooperatif alacaklarının temlik edilerek kooperatifin zarara uğratıldığını söylediklerini, kooperatif tarafından 2019 yılından bu yana tamamlanan 14 katlı 2 binanın ve halen yapımı devam eden inşaatlar ile kooperatifçe sayısız davanın yargılama gideri, genel gider ve daha nicesinin neredeyse tamamının tapusunu teslim almayan üyelerin yaptığı ödemelerle yerine getirildiğini, tapusunu alamayan üyelerin 2004 yılından bu yana ödeme yapmadığı yönündeki beyanın kabulünün mümkün olmadığını, esaslı bir savunma yapılabilmesi için bu üyelerin belirtilmesi gerektiğini, davacıların evlerine kavuştuğunu ancak bu kişilerin hem evlerine kavuşamadığını ve halen ödeme yaptığını, temlik hususuna gelince söz konusu genel kurul maddesinin 2022 senesine ilişkin faaliyet raporuna ve bilançosuna ilişkin olduğunu, 2022 senesinde çıkarılan ve kooperatifle kanuna eklenen geçici 11. Madde ile bütün temliklerin iptal edildiğini ve ö dönem çıkan yargıtay kararı ile temliğe konu kesin maliyet alacağına ilişkin bütün davaların reddedildiğini, kanun maddesinde yürürlükten kalkmış olsa da temliğe konu alacaklara ilişkin icra takiplerinin Yargıtay bozma ilamı neticesinde kapandığını ve temlik edilecek alacak kalmadığını, ortada bir alacak kalmadığını ve kanun hükmü açık olduğundan temliklerin geçersiz hale geldiğini, 2022 senesinde ait herhangi bir alacağın temlik edilmediğini, davalı vekili bu iddiaya yönelik olarak genel kurul tutanağında görüleceği üzere iptali istenen 3. maddeye davacıların muhalefet şerhi olmadığını, 1163 sayılı Kanun'un 53. Maddesine göre karara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirmeyen ortağın dava açma hakkı olmadığını, davacıların bu maddeye ilişkin iptal talebinde bulunamayacaklarını, davacının belirttiği Mustafa Hatipoğlu isimli üyenin görevden alınma yazısı tebliğ edilmeden 5 gün önce yönetim kurulu başkanlığından istifa ettiğini, ancak başka bir genel kurulda tekrar seçilmesine engel bulunmadığını, söz konusu kararda bir daha yönetim kuruluna seçilemeyeceğine ilişkin bir hüküm olmadığını, görevden uzaklaştırma kararının mevcut görev için olduğunu, ileriye dönük yeniden genel kurulda aday olup seçilmesine engel bulunmadığını, davacıların da aralarında bulunduğu tapusunu alan üyeler tarafından kooperatif yönetimi ve önceki yönetimler hakkında özellikle cimer üzerinden birçok ihbarda bulunulduğunu, bu ihbarların amacının kooperatifi eski atıl, iş yapamaz hale getirmek için olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava, trafik kazası nedeniyle araçta oluşan değer ve hasar kaydına ilişkin tazminat talebine ilişkindir.
Davacılar ..., ... ve ....'ın feragat dilekçesi sunduğu, davacılar vekilinin 23/09/2025 tarihli celsede feragat doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Mahkememizin 23/09/2025 tarihli celsesinde davalı vekilinin yargılama gideri taleplerinin olduğuna ilişkin beyanda bulunduğu görüldü.
HMK'nun 307. maddesi gereğince feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup HMK.nın 311 maddesi gereğince de feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğruran ve davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğundan, davacıların feragat dilekçesi nazara alınarak davanın reddine, HMK.nın 312 ve devamı maddeleri gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1- Davanın Feragat Nedeniyle REDDİNE,
2-Davadan feragat etme tarihi dikkate alınarak Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3'üne isabet eden 410,27-TL'nin Her bir davacı yönünden ayrı ayrı alınması gerektiği ve dava açılırken dava başında herbir davacı tarafça ayrı ayrı yatırılan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 140,42-TL'nin davacılar ..., ..., ...'dan ayrı ayrı alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/09/2025
Başkan ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Katip ...
¸E-imzalıdır