T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
MÜTEVEFFA :
DAVACILAR :1-
2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :1-
VEKİLİ :Av.
DAVALI :2-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 13/06/2023
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/04/2023 tarihinde saat 20.10 sıralarında sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç ile Kayseri İli Develi İlçesi Adana Saimbeyli İl Yolu üzerinden Kayseri İli Develi İlçesi Millidere Mahallesi istikametinden sola dönüş yapmak isterken, Develi İlçesi Millidere Mahallesi istikametinden gelen sürücü ... yönetimindeki motosiklete çarptığını kaza sonrası ...'ın olay yerinde vefat ettiğini, bu nedenle davacıların maddi ve manevi zararlarının ortaya çıktığını, olaya ilişkin ceza dava dosyasının açıldığını ve gerekli soruşturmaların yürütüldüğünü, ekte sunduğu bilirkişi ve kaza tespit raporunda müteveffanın kusursuz olduğunun anlaşılacağını, davalının kusurunun bulunduğunu müteveffanın ise kusurunun bulunmadığının açık ve net olduğunu, araç sürücüsünün olay esnasında aşırı hızlı olduğunu kendi şeridinde olmadığını, kontrolsüz şekilde yola çıkış yaptığını, müteveffanın eşinin hiçbir gelirinin bulunmadığını ve eşinin bakımına muhtaç olduğunu müteveffanın çobanlık yaptığını aylık gelirinin 18.000 TL olduğunu, ülkemizde çobanlık mesleğini yapan çok az kişi olduğunu bu nedenle ücretin yükseldiğini, cenaze ve defin masraflarının bulunduğunu, kazaya karışan aracın halen davalı adına kayıtlı olduğun ve davalının başkaca malvarlığının bulunup bulunmadığının taraflarınca bilinmediğini, ayrıca davalının malvarlığını kaçırma girişiminde bulunduğunu, tüm bu nedenlerle ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını, destekten yoksun kalma tazminatı alacağı yönünden fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı tutularak eş... yönünden 500.000 TL, kızı... yönünden şimdilik 100 TL, davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinden itibaren diğer davalı için kaza tarihi 21/01/2023 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, kısmi alacak niteliğindeki cenaze ve defin giderlerinin tahsili, kazaya karışan ... plakalı aracın üzerine dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasını ve ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu olayda davalı ile maktul ... tarafından kullanılan motosikletin çarpışarak kaza yapması neticesinde ... vefat ettiğini, öncelikle davacının davasının reddi gerektiğini, dava konusu olayda davalının; 5 yıldır imam olarak görev yaptığı Millidere mahallesindeki camiye Develi merkezden gitmek için yola çıktığını, yolculuk sırasında; Millidere yol ayrımından döndüğü esnada bir anda ses duyması ile frene basıp durmuş olduğunu, inip baktığında ise maktulü görmüş ve yardım etmeye çalışıp kendisine seslenmişse de cevap alamadığını, hemen akabinde ambulansı aradığını fakat tüm çabalara rağmen maalesef ki ...’ın vefat ettiğini, bu duruma davalının da çok üzüldüğünü, davalının yolculuk esnasında kendisinden beklenen tüm dikkat ve özeni göstermiş olmasına rağmen iş bu kazanın gerçekleştiğini, kazanın meydana gelmesinde davalının bir kusuru bulunmadığını, nitekim havanın yağmurlu ve karanlık olması, yolun taşlı, mucurlu ve aydınlatmanın olmaması gibi sebeplerle kaza kaçınılmaz olduğunu ayrıca müteveffada herhangi bir şekilde reflektör veya parlatıcı olmadığı gibi kendisi de fosforlu, karanlıkta belli edecek kıyafetler giymediğini, kaskı olmadığını, koyu renkli kıyafet giydiğini, bu durum hem kusuru hemde zararı etkileyecek mahiyette olduğunu, nitekim koruyucu kıyafet, kask, reflektör, farın yanması durumu olsaydı kaza meydana gelmeyecek veya en az zararla ölüm olmadan atlatılacak olduğunu, söz konusu kazaya konu motosikletin tescilsiz ve müteveffanın ehliyeti bulunmamakta olduğunu, müteveffa motosikleti hızlı ve kasksız bir şekilde kullandığını, motosikletin aşırı hızlı olduğunu kazanın şiddeti göstermiştir zira çelik bir metalin bükülerek çıkması bu durumu açıkça ispat etmekte olduğunu ayrıca bu doğrultuda davalının şeridine tecavüzde bulunmakta olduğunu, dosya kapsamında hazırlanan trafik kazası tespit tutanağında da kazaya karışan araç bilgisi kısmında maktulün kaskının takılı olmadığı ve kaskı yok ibaresi belirtilmiş olduğunu ayrıca maktulün kullandığı motorsikletin hiçbir şekilde ışığı lambası vs. belirtici bir ibaresi olmadığını, davalının ışıklamanın dahi olmadığı kaza mahallinde motorsikleti görmesi mümkün olmadığını, kaza mahallinde bulunan yol üzerinde hiçbir şekilde aydınlatma olmadığını, maktulün ağır görme bozukluğu olduğunu, işbu kazada maktulün görme bozukluğuna bağlı olarak ve aşırı hız yaparak kazada kusurunun bulunduğu açık olduğunu, müteveffanın destek kavramının önemli olduğunu, kaza bakımından yetişkin halde bulunan çocuklarına destek olmadığı açıkça ortada olduğunu, bu bakımdan yetişkin çocukları bakımından maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, ihtiyati tedbir talebinin de HMK gereğince reddedilmesi gerektiğini, nitekim ihtiyati tedbir dava konusuyla alakalı değildir ve reddi gerekli olduğunu belirterek, öncelikle ihtiyati tedbir talebinin reddinin, açılan davanın usulden ve esastan reddinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacıların müracaatı üzerine destekten yoksun kalma tazminatı bedeli ödenmiş olup, huzurdaki taleplerin reddi gerekmekte olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine, aktüer tarafından yapılan hesaplama sonucu müteveffanın eşi... için 747.308,78-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış ve 14.06.2023 tarihinde davacılar vekili hesabına ödenmiş olduğunu, ödemeye ilişkin dekont bulunduğunu, diğer davacı... ise destek ve muhtaçlık yaş sınırının üstünde olduğundan... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebi reddedilmiş olduğunu, bilindiği üzere destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanabilmek için en geç 22 yaş olduğu kabul edilmeli, 22 yaşından sonrası dönem için destek hesabı yapılmaması gerektiğini, kaldı ki, müteveffanın kızı...’ın askerlik süreleri ve eğitim durumları gibi bir özel durumları olmadığından destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanamayacak olduğunu, Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 13.06.2013 tarih ve E.2012/12622, K.2013/8966 sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, davalı şirket tarafından aktüere hesaplattırılan destekten yoksun kalma tazminatı davacılar vekili hesabına gönderilerek, davalı şirketin üzerine düşen tüm sorumluluğunun yerine getirilmiş olduğunu, itirazları baki kalmak kaydıyla; ödeme tarihinde eksik ve yetersiz bir ödeme yapıldığına yönelik iddia var ise, bu durumda bakiye tazminat bedeli olup olmadığı tespit edilirken ödeme tarihindeki veriler esas alınarak hesaplama yapılması gerekmekte olduğunu,Yargıtay uygulamasının da bu yönde olduğunu, (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. 2013/7457, K. 2014/7018, T. 5.5.2014, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/15366 E., 2016/11711 K., 20.12.2016 T. Sayılı kararı) ayrıca 20.03.2020 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar’ın 7. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, ödemenin açıkça yetersiz ve fahiş olup olmadığının değerlendirilmesinde, somut olay da dikkate alınarak yapılan ödemenin tereddüde yer vermeyecek şekilde yetersiz olduğunun anlaşılması gerektiğini, dolayısıyla aşağıdaki itirazları baki kalmak kaydıyla; sigorta şirketi tarafından daha önce yapılan bir ödeme bulunduğundan, ödeme tarihi hesap tarihi olarak kabul edilmeli ve hak sahibi lehine fark çıkması halinde bu fark ödenmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle ödeme tarihine göre hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, her halükarda kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu kazaya ilişkin müterafik kusur indirimi yapılması gerekmekte olup; indirim oranının Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre %36 olması gerektiği izahtan vareste olduğunu, yapılan ödeme neticesinde bakiye destekten yoksun kalma tazminatı olup olmadığının tespit edilmesi için önce ödenmesi gereken tazminat miktarı eleştiriye mahal vermeyecek biçimde açıkça izah edilmesi gerektiğini, sorumlu olunan miktarın tespit edilmesi üzerine yapılması gereken indirimler yapılmalı ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemelerin günümüze güncellenerek tespit edilen destekten yoksun kalma tazminatından tenzil edilmesi ve bakiye tazminatın bulunması ihtimalinde tespit edilen bakiye destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, bu nedenle; öncelikle belirlenen destekten yoksun kalma tazminatı tutarına müterafik kusur indirimi yapılarak sorumlu olunan miktar tespit edilmeli, sonrasında yapılan ödeme rapor tarihine güncellenerek tenzil edilmeli ve çıkan miktar bakiye destekten yoksun kalma tazminatı olarak belirlenmesi gerektiğini ancak önce yapılan ödeme tenzil edilip daha sonrasında müterafik kusur indirimi uygulanırsa; bakiye destekten yoksun kalma tazminatı haksız ve hukuka aykırı bir şekilde daha yüksek tutarda bulunacak olduğunu, her durumda davacılara herhangi bir ödeme yapılmamış olsaydı, hükümde indirimler yapılacak ve sorumlu olunan miktar bulunarak sorumlu olunan miktara hükmedilecek olduğunu, dolayısıyla önce yapılan ödemelerin tenzil edilmesi ve sonradan gerekli indirimlerin yapılması halinde gerçek zarardan uzaklaşılmış olunacak ve sigorta şirketleri önceden ödeme yaptığı için cezalandırılmış olacağını, öncelikle ilk itirazları dikkate alınarak destekten yoksun kalma tazminatının tam ve doğru bir şekilde belirlenmesini, daha sonra belirlenen destekten yoksun kalma tazminatından gerekli indirimler yapılarak sorumlu olunan destekten yoksun kalma tazminatının tespit edilmesini, en sonunda ise sorumlu olunan destekten yoksun kalma tazminatından yapılan ödemenin de güncellenerek tenzil edilmesini ve kalırsa bakiye destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesini arz ve talep ettiklerini, itirazları baki kalmak kaydıyla her halükarda destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken müteveffanın annesinin payının saklı tutulmamasını arz ve talep ettiklerini, ...’ın dava konusu kaza nedeniyle vefat etmesinin ardından geriye destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecek eşi... ve annesi Emine Yıldız kalmış olduğunu ancak davacılar müteveffanın annesi Emine Yıldız için destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulmadığını, bu nedenle her halükarda destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken müteveffanın annesinin payının saklı tutulmasını ve buna göre hesaplama yapılmasını arz ve talep ettiklerini, itirazları baki kalmak kaydıyla; davacıların talebine konu “destekten yoksun kalma tazminatına” ilişkin tazminat hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerekmekte olduğunu, itirazları baki kalmak kaydıyla her halükarda tazminat tutarının TRH-2010 tablosu ve %1,8 Teknik Faiz esas alınarak hesaplanması gerekmekte olduğunu, cevap dilekçesinde belirtilen hususların dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafın cenaze/defin gideri yönünden talepleri açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olup her halükarda reddi gerekmekte olduğunu, cenaze hizmetleri (nakil, mezar kazma, kefenleme, yıkama gibi) ülkemizde belediyeler tarafından ücretsiz olarak karşılanmakta ancak; bazı büyükşehir belediyeleri tarafından mezar yeri ücreti alındığı bilinmekte olduğunu ayrıca zorunlu defin masrafları ile ilgili olarak hiçbir belge dava dosyasında sunulmadığını, yerel örf ve adetlere göre yapılan masraflar için ise; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 25.01.2016 tarih ve 2014/4893 Esas, 2016/895 Karar sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, zorunlu defin giderleri belediyeler tarafından karşılandığından ve ayrıca yerel örf ve adetlere göre talep edilen giderlerin ise Yargıtay kararlarına göre hukuka aykırı olduğunu açık olduğundan, davacının cenaze/defin gideri taleplerinin reddini arz ve talep ettiklerini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle yapılan ceza yargılamasında müteveffa ...’ın tescilsiz motosikleti ile seyir halinde olduğu, motosikletin herhangi bir ışıklandırması olmadığı, sigortalı araç sürücüsü aracıyla seyir halinde iken gece olması ve müteveffanın herhangi bir ışıklandırması olmayan motosikletini göremediği için işbu davaya konu kazanın meydana geldiği açıklığa kavuşturulmuş olduğunu, KTK’nın Işıkların kullanılması başlıklı 64. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, bu minvalde müteveffa gece vakti motosikletin ışıkları açık olmadan trafikte seyir halinde olduğundan sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabul edilemez nitelikte olduğunu, itirazları doğrultusunda sorumluluğa esas kusur oranlarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin ve net olarak belirlenebilmesi adına dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesini arz ve talep ettiklerini, bakiye tazminata hükmedilmesi halinde, uyuşmazlığa konu kazada müteveffanın müterafik kusuru bulunması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerekmekte olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle davacının yaralandığı bölgeler dikkate alındığında koruyucu tertibat kullanılması halinde bahse konu yaralanmaların gerçeklemeyebileceği ve koruyucu tertibat kullanılmaması ile vefatın meydana gelmesi arasında nedensellik bağının bulunduğu ve müteveffanın kendi kusurlu eylemiyle zararını arttığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık olduğunu, KTK’nın 78. Maddesinin, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin “Sürücülerin ve Yolcuların Koruyucu Tertibat Kullanma Mecburiyeti” başlıklı 150. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 22.09.2016 tarih ve 2015/2855 E. 2016/8091 K. sayılı kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, karara göre zarar görenin kask, koruyucu mont ve dizlik gibi koruyucu nitelikteki araçları kullanmamasının sonuca olan etkisi incelenmeden karar verilemeyeceğinin hükme bağlanmış olduğunu, somut olayda kaza tespit tutanağı incelendiğinde görülecektir ki, müteveffanın kask takmadığı sabit olduğunu, müteveffa başına aldığı darbe sonucu vefat ettiğinden ölümü ile kask takmaması arasında nedensellik bağı bulunduğunun kabulü şart olduğunu bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydı ile hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi uygulanması gerekmekte olduğunu, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilmesini talep ettiklerini, davacının faize ilişkin taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, Sigortacının tazminat sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1 maddesi yollamasıyla 85/1 maddesinde düzenlenmiş olduğunu, işletenin sorumlu tutulamayacağı bir faiz türünden, onun sorumluluğunu üzerine alan Trafik Sigortacısının sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını ayrıca söz konusu olayın işleten açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olay olduğu, davalı şirketin de yasal olarak işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği göz önüne alındığında haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ise ancak yasal faizin talep edilebileceği izahtan vareste olup Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğunu, bu nedenle davacının avans faiz talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafın zararının karşılandığı, bu sebeple davalı şirketin temerrüde düşmediği, dolayısıyla yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağının açık olduğunu belirterek, davacı...’ın destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin taleplerinin davalı şirketçe karşılanmış olması ve diğer davacı...’ın destek olma yaşını aşmış olması nedeniyle işbu davada haksız ve hukuka aykırı tazminat taleplerinin reddini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken müteveffanın annesinin destek payının ayrık tutulmasını ve buna göre hesaplama yapılmasını, itirazları baki kalmak kaydıyla; tazminat hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasına, davacının cenaze/defin gideri talepleri bakımından davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığından reddini, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi adına dosyanın ATK’ya gönderilmesini, itirazları baki kalmak kaydıyla her halükarda; müteveffanın müterafik kusuru (kask takılı değil) dikkate alınarak tazminat tutarında indirim yapılmasını, muaccel bir alacağın doğmadığı dikkate alınarak davalı şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 09/04/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacıların desteğinin ölümü nedeni ile davacıların destekten yoksun kalma ve cenaze ve defin gideri zararı olup olmadığı varsa miktarı ve davalıların bu zarar talebinden sorumlu olup olmadıkları hususlarına ilişkindir.
Develi Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Develi İlçe Kaymakamlığı'na, Develi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Develi Belediye Başkanlığı'na, Develi Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Develi 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/06/2023 tarihli, ... esas .. karar sayılı kararı ile görevsizlikle mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 11/09/2024 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ...'ın tanık beyanında ; " Vefat eden ... benim ağabeyim olduğunu, kendisi geçimini çobanlıkla sağladığını, yazın çobanlık yapar elde ettiği bu gelir ile kışı geçinirdi, vefat etmeden önce en son bildiği kadarıyla, bütün ihtiyaçları karşı tarafa ait olmak üzere kendisinin eline 18 bin TL geçmekteydi, bu ücreti yaklaşık 7-8 ay boyunca alıyordu, kendisi köyde yaşamaktaydı, bunun dışında da bir geliri yoktu, bu kazancı ile kızı olan davacı Ayşe'ye yardım ediyordu, davacı Ayşe boşandığı için ekonomik durumu iyi değildi, ben kazayı görmedim, kazadan 1 gün önce vefat eden ... motorunun tüm tamiratını yaptırmış ve ön tarafta dahil reflektörleri motoruna yapıştırmıştır buna ait görüntüler bizde mevcuttur," şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığından alınan 14/06/2024 tarihli adli tıp raporunda özetle; " Davalı sürücü ...’ın %100(yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...'ın kusursuz olduğu " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Başkanlığından alınan 18/12/2024 tarihli adli tıp raporunda ; "Adli-tıbbi evrak tetkiki ile konunun adli tıbbi değerlendirmesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde; ...'ın 09.04.2023 trafik kazası sonucu meydana gelen travmanın niteliği, bölgesi, genel ağırlığı ile mevcut bulgular dikkate alındığında, adı geçenin dava konusu trafik kazası sırasında kask takılı olup olmadığı hususunun tibben ayırt edilemeyeceği, bununla birlikte kafa bölgesinde meydana gelen hasarın (kafa içi kanama) kaza sırasında kask takılı olup olmamasından bağımsız olarak da meydana gelmesinin tıbben mümkün olduğu " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 13/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı...'ın destek zararı bulunmadığı, Davacı...'ın cenaze ve defin gideri zararının 1.200,00 TL olabileceği, söz konusu giderin davalı yandan talep edilip edilemeyeceğinin hukuki nitelenderilmesi ve nihai takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davacı...'ın bakiye destek zararı I. Durum Sayın Mahkeme desteğin müterafik kusuru bulunmadığı kanaatinde olması halinde 1.217.867,73 TL olduğu, sigorta şirketinin sorumluluğunun garameten hesaplanan 285.500,52 TL ile sınırlı olduğu, Sayın Mahkeme desteğin müterafik kusuru bulunduğu ve %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kanaatinde olması halinde 824.832,43 TL olduğu, sigorta şirketinin sorumluluğunun garameten hesaplanan 285.500,52 TL ile sınırlı olduğu " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 05/06/2025 Uyap kayıtlı dilekçesinde davanın ıslahına ilişkin beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür.
Davacı tarafça davalı sigorta şirketine dava tarihinden önce 31/05/2023 tarihinde mail ile başvurulmasına rağmen davalının dava tarihinden sonra 14/06/2023 tarihinde davacı... için 747.308,78 TL ödeme yaptığı ancak yapılan bu ödemenin davacının tüm zararını gidermediği alınan rapor ile anlaşılmış ve bu nedenle davalı sigortanın dava tarihi itibari ile temerrüde düştüğü değerlendirilerek, sigorta yönünden bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
Davalı tarafça ölenin müterafik kusuru bulunduğu belirtilerek verilecek tazminat bedelinden indirim yapılması talep edilmiş ise de, kaza tespit tutanağında ölenin kask takıp takmadığına ilişkin tam bir tespitin bulunmaması, Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Bölümünün 18/12/2024 tarihli raporunda, ...'ın 09.04.2023 trafik kazası sonucu meydana gelen travmanın niteliği, bölgesi, genel ağırlığı ile mevcut bulgular dikkate alındığında, adı geçenin dava konusu trafik kazası sırasında kask takılı olup olmadığı hususunun tıbben ayırt edilemeyeceği, bununla birlikte kafa bölgesinde meydana gelen hasarın (kafa içi kanama) kaza sırasında kask takılı olup olmamasından bağımsız olarak da meydana gelmesinin tıbben mümkün olduğunun belirtildiği görülmekle kask takılı olmamasının ölüm sonucuna etkisi olmadığı anlaşılmış ve bu nedenle verilen tazminat bedelinden indirim yapılması yoluna gidilmemiştir.
Davacı tarafça avans faizin uygulanması yönünde talepte bulunulmuş olsada, davalı tarafça sigortalanıp olay esnasında kullanılan ... plakalı aracın trafik kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu görülmekle yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmış ve kararda yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 09/04/2023 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti amacı ile Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden 14/06/2024 tarihli rapor alındığı ve raporda, davalı sürücü ...’ın %100(yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın kusursuz olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacıların destekten yoksun kalma tazminat talepleri yönünden aktüer bilirkişiden 13/01/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, davacı...’ın destek zararı bulunmadığı, davacı Hatice Yıldız’ın cenaze ve defin gideri zararının 1.200,00 TL olabileceği ile davacı...’ın bakiye destek zararının, desteğin müterafik kusuru bulunmadığı kanaatinde olması halinde 1.217.867,73 TL olduğu, sigorta şirketinin sorumluluğunun garameten hesaplanan 285.500,52 TL ile sınırlı olduğunun belirtildiği görülmüş ve Mahkememizce iş bu rapor hükme esas alınmıştır. Davalı ...’ın kusurlu sürücü ve işleten olarak, davalı sigorta şirketinin ise aracın olay tarihinde geçerli ZMMS poliçesini düzenlemekle sürücünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olarak davacının tazminat taleplerinden sorumlu olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin 05/06/2025 Uyap kayıtlı ıslah dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, Davacı... için 1.217.867,73-TL destekten yoksun kalma tazminat bedelinin davalı ...'tan olay tarihi olan 09/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 285.500,52-TL'nin temerrüt tarihi olan 13/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı... hakkında destekten yoksun kalma tazminatı için açılan davanın reddine, 1.200,00-TL cenaze ve defin gideri bedelinin davalı ...'tan olay tarihi olan 09/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı...'a verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1-Davacı... için 1.217.867,73-TL destekten yoksun kalma tazminat bedelinin davalı ...'tan olay tarihi olan 09/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 285.500,52-TL'nin temerrüt tarihi olan 13/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacı... hakkında destekten yoksun kalma tazminatı için açılan davanın reddine,
3-1.200,00-TL cenaze ve defin gideri bedelinin davalı ...'tan olay tarihi olan 09/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı...'a verilmesine,
4-Alınması gereken 83.274,52 TL karar ve ilam harcından 1.708,44 TL peşin harç, 2.460,00 TL ıslah harcı toplamı 4.168,44 TL harcın düşümü ile eksik kalan 79.106,08 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, (... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğunun 18.526,31 TL ile sınırlı tutulmasına, )
5-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 1.708,44 TL peşin harç, 2.460,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.348,34 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğunun 1.018,36 TL ile sınırlı tutulmasına, )
6-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 409,00 TL tebligat ücreti, 792,00 TL posta ve gider yazışma gideri, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 3.250,00 TL ATK ücreti olmak üzere toplam 7.951,00 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 7.950,35 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (.... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğunun 1.861,94 TL ile sınırlı tutulmasına, )
7-Davalılar tarafından yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
9-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca davacı lehine takdir edilen 182.669,48 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğunun 45.680,08 TL ile sınırlı tutulmasına, )
10-Davalılar kendilerini bir vekille temsil ettirdiklerinden A.A.Ü.T uyarınca davalılar lehine takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacı...'dan alınarak davalılara verilmesine,
11-İhtiyati tedbir kararı için alınan teminatın HMK'nun 392/2 maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde tazminat davası açıldığının dosyamıza bildirilmemesi halinde davacıya iadesine,
12-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.280,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre hesaplanan 3.279,73 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, (... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğunun 768,10 TL ile sınırlı tutulmasına, )
13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.280,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre 0,27 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı ve davalı ... vekillerinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır