T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :Av.
Av.
DAVALI :1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :2-
VEKİLİ :Av
DAVALILAR :3-
4-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/07/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.10.2022 günü saat 16.30 sıralarında sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile Alınteri caddesini takiben gelip Bekir Yıldız cadde kavşağına geldiğinde kendisine hitap eden dur levhasına uymayarak kavşağa giriş yaptığı esnada aracının sol yan kısımlarına yine Bekir Yıldız caddesini takiben gelip Erkilet istikametine seyir halinde olan sürücü müvekkil ... idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımları ile çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş ve davacının ağır bir şekilde yaralanmış olduğunu, meydana gelen kazada davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... Honda marka aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusur olarak belirtilen ve ekte yer alan bilirkişi raporunda detaylıca bahsedilen 2918 sayılı KTK'nun. 47/1-c ve 84/1-h maddeleri ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 95/1-c maddesinde ki kuralları ihlal etmek suretiye, Dur Trafik levhasına dikkat etmemiş, kavşaklarda geçiş önceliğine uymamış ve araç trafiğini kontrol etmeyerek kendisinin ve başkalarının sürüş ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş olması sebebi ile iş bu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olarak hareket etmiş olduğunu, bununla beraber 27.10.2022 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında her ne kadar davacıya 2918 sayılı KTK'nun. 52/1-A maddesi gereğince tali kusur yüklenmiş ise de kaza tespit tutanağı, yaralanması nedeniyle hastaneye kaldırılan davacının yokluğunda düzenlenmiş olup davacının iş bu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmayıp davalı araç sürücüsü kazaya kusuru ile sebebiyet verdiğini, bu olay akabinde davalı araç sürücüsü hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca ... soruşturma sayılı dosyası ile taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmaktan dolayı hazırlık soruşturması başlatılmış ve soruşturma neticesinde hazırlanan 24.02.2023 tarihli iddianame doğrultusunda Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile açılan kamu davasında, araç sürücüsünün "Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" suçunu işlediği sabit görülerek 30.05.2023 tarihinde mahkum edilmiş olduğunu, Karayolları Trafik Kanununun 91.maddesi uyarınca Trafik kazasına karışan aracın ZMMS (Trafik Sigortası) ve Kasko sigortacısı ölüm, yaralama veya diğer zararlardan sorumlu olduğunu, trafik kazaları neticesinde zarar gören üçüncü kişiler karayolları zorunlu mali sorumluluk sigortası ile kasko sigortasının benimsemiş olduğu kusursuz sorumluluk prensibine göre korunmakta olduğunu, uyuşmazlığa konu olan trafik kazasında kusurlu sürücünün kullandığı aracın kasko sigortacısı... Türk Sigorta Şirketi, ZMMS sigortacısı ise... Sigorta A.Ş olduğunu, dolayısıyla davalı sigorta şirketleri Borçlar Kanunu kusursuz sorumluluk hallerinden tehlike esasına dayalı sorumluluk esaslarına göre söz konusu zararları tazminle yükümlü olduklarını, 27.10.2022 tarihinde gerçekleşmiş kaza sonucu meydana gelen zararlardan araç sahibi, sürücü ve sigorta şirketleri çeşitli sebeplerle TBK m.61 gereği müteselsilen sorumlu olduklarını, bahse konu olay neticesinde davacının kullandığı araç mahkemeye sunulan cd deki video kayıtları ve fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere ağır hasara uğramış, davacının ise araçtan çevredekilerin ve olay yerine intikal eden sağlık görevlilerinin yardımı ile kurtarılabilmiş olduğunu, davacının kaza sonucu sol femur şaft ve pelvis pubik kolda kırık, Simfisiz pubiste ayrışma, sağ diz iç kısmında plato ve fibula başında avülsiyon kırık, vücudunun çeşitli yerlerinde sabit izler ve vücudunun diğer bölgelerinde de yaralanmalar meydana geldiğini, söz konusu kaza nedeniyle ağır derecede yaralanan davacının, Kayseri Şehir Hastanesine yatarak çeşitli ameliyatlar geçirmiş, zaman zaman yatarak zaman zamanda ayakta olmak üzere tedavi görmüş ve halen daha tedavisi devam etmekte olduğunu, davacı vücudunun birçok yerinde oluşan kırıklar sebebiyle uzun bir süre yürüyemediğini, ayrıca kaza nedeniyle davacıda kalıcı olarak maluliyet doğmuş iş ve gücünden geri kalmış, vücudunda meydana gelen kalıcı hasar nedeniyle çalışamamış olduğunu, vücudunda ki yaralar iyileşse de izleri halen mevcut olduğunu, davalı sürücünün kusuru ile neden olduğu kazadan ötürü davacının, yaralarının iyileşmesi ve psikolojik olarak toparlanması için uzunca bir süre çalışamadığını, bu süreç içerisinde maaş alamamış ailesinin desteğiyle idare etmek zorunda kalmış olduğunu, kazanın olduğu dönemde davacının çalışmakta olduğu işyerinden asgari ücret düzeyinde maaş almakta olduğunu, çalışamayan davacının bu sürede geçici işgöremezlik tazminatının hesaplanarak, davacının kaza olmasaydı çalıştığı taktirde edineceği ücret ve sosyal ödeneklerin iadesi talep olunduğunu, haksız kaza sonucu yaralanan davacının tümüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar yaptığı tüm masrafların davalılardan tahsili istenmekte olduğunu, davacının oluşan yaraların tedavisi için defalarca hastaneye gitmiş ve masrafları kendi ödemek zorunda kalmış olduğunu ayrıca kaza nedeniyle davacıda kalıcı olarak maluliyet doğmuş, iş ve gücünden geri kalmış, vücudunda meydana gelen kalıcı hasar nedeniyle çalışmakta zorluk çekmekte olduğunu, sunulan hastane evraklarının yanı sıra Kayseri Şehir Hastanesi ve Kayseri Özel Dünyam Hastanesinde halen daha tedavi gören davacıya ait tüm hastane ve tedavi evraklarının celp edilmesi ile beraber maluliyet oranlarının belirlenmesinden sonra davacının maddi zararının bilirkişi marifetiyle tespiti gerekmekte olduğunu, davacının yaşına, aktif ve pasif dönem yaşam süresine, beden gücü kayıp oranına, davalı sürücünün asli kusuruna ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre uzman bilirkişiye hesaplatılacak maddi tazminat tutarlarının hüküm altına alınması, sürücü yönünden olay tarihinden ve sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren “avans faizi” işletilmesi gerekmekte olduğunu, davalı araç sürücüsünün trafikte seyir esnasında dikkatsiz ve özensiz olarak araba kullanması ve kuralları ihlal etmesi sonucu davacının ağır yaralanmış, hayati tehlike atlatmış ve uzun bir süre hastanede yatmak zorunda kalmış olduğunu, geçirdiği kaza sonucu davacının aylarca işine devam edememiş, hastane kapılarında koşturmuş, yoğun tedavi sürecine katlanmış olduğunu, kaza nedeniyle hem maddi hem de manevi olarak yıprandığını, ayrıca davacının kırılan sol bacak ve vücudunun çeşitli bölgelerinde kırılan kemikler, yapılan tedavilere rağmen kısmen de olsa hayat fonksiyonlarını etkilemesinin önüne geçilemediğini, vücudunu artık istediği gibi kullanamamasının verdiği rahatsızlık psikolojik travmaya sebebiyet vermiş olduğunu, kazanın oluşunda davalıların da kusuru bulunmasına göre, davalıların sorumluluk dereceleri ve zararın kapsamına göre takdir olunacak manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacıya ödetilmesi gerektiğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30.maddesinin on üçüncü fıkrasına göre 05.04.2023 tarihinde davalı... Türk Sigorta Şirketi ve... Sigorta A.Ş’ye hasar dosyası açılması ve Adli Tıp kurumu Adli Raporu’na göre mağdur hak sahibine poliçe teminatlarının ödenmesi konusunda müracaat edilmiş olmasına rağmen davalı sigorta şirketleri tarafından davacıya herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya dair tazminat, dava ve başkaca hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, Davanın kabulüne, davalı sürücünün sevk ve idaresindeki aracın davacının kullandığı araca çarpması sonucu ağır şekilde yaralanan davacının, toplanacak delillere göre tespit edilecek geçici iş göremezlik nedeniyle kazaç kaybı (100 TL), tedavi giderleri ve iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraf (100 TL), sürekli işgöremezlik nedeniyle kazanç kaybı (100 TL) yönünden şimdilik 300,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (Koru Sigorta, Anadolu Sigorta, ..., ...) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (Davalı sigorta şirketleri yönünden, poliçe şart ve limitleri dahilinde), davacının kaza anında ve sonrasında yaşadığı elem ve ıstırap ile bu kazanın fiziksel ve psikolojik etkilerini, ömür boyu yaşamak zorunda kalması nedeniyle mağduriyetinin giderilmesi için 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (Anadolu Sigorta, ..., ...) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı... Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç davalı şirket nezdinde .... numaralı ..... Sigorta Poliçesi "genişletilmiş Kasko" ile 22/01/2022 - 22/01/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, Poliçe teminat limiti kişi başına 2.500.000-TL olup davalı şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, işbu sebeple davanın reddedilmesini talep Ettiklerini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesinde düzenlenen sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulmuş olduğunu, ktk, hmk ve genel şartlar gereği davalı şirkete usule uygun başvuru yapılması dava şartı olup davanın reddini talep Ettiklerini, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2013/12458 Esas 2013/14561 Karar sayılı içtihadında, gerekli belgeler ibraz edilmeksizin yapılan başvurularda sigorta şirketlerinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğine karar verilmiş olduğunu, davalı sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalıya kusur atfedilmiş ise de atfedilen kusur oranı gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumunun bilirkişi aracılığıyla tespitini talep ettiklerini, davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığı ve maluliyet oranın tespiti için dosyanın adli tıp kurumu'na gönderilerek kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmasını talep ettiklerini, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ek 2'de belirtilen kurallar çerçevesinde (TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz) hesaplama yapılması gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılması halinde dahi sürekli iş göremezlik tazminatının davacının geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği tarihten başlamak üzere yapılması gerekmekte olduğunu, aksi halde aynı sürenin hem geçici iş göremezlik tazminatı hem sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından dikkate alınması gibi bir sonuç doğmakta olup bu husus davacı lehine haksız sebepsiz zenginleşme teşkil etmekte olduğunu, uyuşmazlığa konu kazanın iş kazası olup olmadığının araştırılması gerekmekte olduğunu, zira iş kazası halinde, sgk ve işveren tarafından yapılan/yapılacak ödemeler tespit edilerek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, mükerrer tahsilata yol açabilecek nitelikteki bu itirazları gözetilerek değerlendirme yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talep edilmiş ise de geçici giderler teminat dışı olup 6111 sayılı kanun ile bu talepleri karşılama yükümlülüğü sgk’ya aktarılmış olduğunu, 2918 sayılı kanun'un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk sosyal güvenlik kurumu'na aktarıldığını, davacı tarafın tedavi gideri itirazının reddedilmesini talep ettiklerini, teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte bakıcı giderinin belgelendirilmesi halinde brüt asgari ücret, belgelendirilmemesi halinde ise net asgari ücretin tazminat hesaplamasına esas alınması gerekmekte olduğunu, ayrıca bakıcı ihtiyacının aile bireyleri tarafından karşılanması halinde hesaplanacak tazminattan %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasını talep ettiklerini, sosyal güvenlik kurumu tarafından davacıya ödenen ve/veya ödenecek rücuya tabi ödemelerin tespiti ile işbu bedelin hesaplanacak tazminat bedelinden mahsup edilmesi gerekmekte olduğunu, ayrıca davacının kaza tarihinden sonra fiilen çalışıp çalışmadığı ve gelire ilişkin hususlarının araştırılması için ilgili yerlere müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, davalı şirket nezdindeki poliçe ihtiyari mali mesuliyet teminatı içeren bir poliçe olduğunu, işbu poliçe trafik poliçesinin teminatının tükenmesi akabinde devreye girecek olduğunu, trafik poliçesi teminat limitinin sona erdiğini gösterir belge dosyada yer almadığından davanın reddedilmesini talep ettiklerini, fahiş manevi tazminat talebinin reddi gerekmekte olduğunu, manevi tazminat zenginleşme aracı olmadığını, dosyada mübrez evraklarda uzlaştırma durumu belirsiz olduğunu, cmk md.253 gereği uzlaştırmanın haklardan feragat olduğu gözetildiğinde, uzlaşma durumunun mevcut olup olmadığının araştırılması gerekmekte olduğunu, itirazları baki kalmakla birlikte, davacının arazları gözetildiğinde kask takmadığı ve koruyucu kıyafet giymediği sabit olduğunu, bu doğrultuda, müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, faiz başlangıç tarihini kabul etmediklerini, Yargıtay 10. HD 2013/12458 E. 2013/14561 K. sayılı içtihadında, gerekli belgeler ibraz edilmeksizin yapılan başvurularda sigorta şirketlerinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğine karar verilmiş olduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı... Sigorta Vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın esasına ve usule ilişkin itirazlarının sunulabilmesi için dava dilekçesinin ve tüm delillerin taraflarına ibrazı gerekmekte olduğunu, davayı kabul mahıyetınde olmamak kaydıyla, davalı sırketın yerlesım yerı ıtıbarıyle huzurdakı davanın yetkısız mahkemede açılmış olduğunu, huzurda görülmekte olan dava HMK 5, 6 ve devamı maddelerine hilafına, yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, zira dava dilekçesinden görüleceği üzere davalı sirketin adresi; "Kozyatagı, 19 Mayıs Mah. Inönü Cad. Ali Ihsan Tüzün Is Merkezi No: .., 34742 Kadıköy/Istanbul" olup; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri uyarınca da davanın sigorta sirketinin adresinden hareketle Istanbul Anadolu Mahkemelerinde açılması gerekmekte olduğunu, dava şartı noksanlığı sebebiyle başvuru usulden reddedilmesi gerektiğini, başvurunun rapor sunulmamış olması sebebiyle usulden reddine, talebinin kabul görmemesi halinde davacıların kalıcı maluliyetinin (diğer itirazları saklı kalmak kaydıyla) adli tıp 3. ihtisas kurulu tarafından incelenmesini veya yetkili bir hastaneden yönetmeliğe uygun olarak rapor aldırılmasını talep ettiklerini, kusur durumunun netleştirilmesi, denetimi elverişli hüküm kurmaya yetkin bir rapor elde edilebilmesi amacıyla adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesi E. 2018/5590 K. 2019/1040 23.1.2019 tarihli kararında "Trafik kazasında kusur oranı belirleme yetkisi münhasıran Trafik İhtisas Dairesine ait olup tek kişilik trafik polisi - bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm verilemez." diyerek bu hususu işaret etmiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber hesaplama yapılacaksa müterafik kusur inidirmi yapılması gerekmekte olduğunu, davacının kaza anında kask ve koruyucu tertibat takmadığının aşikar olduğunu, kazaya karışan araç davalı şirket nezdinde Zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ile sınırlı olup bedeni zarar halinde maddi tazminat talepleri şahıs başına sınırlı poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davalının hiçbir iş göremezlik tazminatı talebinden, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri gibi vesair giderlerden poliçe gereği sorumlu olmadığını, bu konularda sgk’nın sorumlu olduğunu, hesaplamaya ilişkin seddk'dan görüş sorulması gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplama yapılacaksa %1,65 teknik faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; 27/10/2022 günü saat 16:30 da eşi ...'ye ait ... plakalı araç ile her hafta sonu aynı yol güzergahını kullanarak gittiği Osman Ulubaş Kayseri Fen lisesinde yatılı okuyan oğlunu almaya giderken tali yoldan ana yola çıkmadan önce ana yol üzerindeki araçların geçmesini beklediğini, araçlar bittikten sonra kontrollü şekilde yolu geçerken çok hızlı olduğu için görmediğini, ... idaresindeki ... plakalı motosiklet aracının sol tarafından çarpması neticesinde yaşamayı hiç arzu etmedikleri bir trafik kazasının meydana geldiğini, eşi ... ile ... ve ailesi ile irtibata geçerek o aşama ve devamında yanlarında olarak açı ve sıkıntılarını paylaştıklarını, davacı tarafından şimdi talep edilen ve ileri zamanda talep edilecek tazminatların ve yargılama giderlerinin diğer davalı aracının sigortasını ve kaskosunu yaptırdıkları... Sigorta A.Ş tarafından karşılanması için karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmüştür.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle: 27/10/2022 günü saat 16:30 da kendisine ait ... plakalı aracı ile ... her hafta sonu aynı yol güzergahını kullanarak gittiği Osman Ulubaş Kayseri Fen lisesinde yatılı okuyan oğlunu almaya giderken çok hızlı olduğu için görmediği ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile yaşamayı hiç arzu etmedikleri bir trafik kazasının meydana geldiğini,... ve ailesi ile irtibata geçerek o aşama ve devamında yanlarında olarak açı ve sıkıntılarını paylaştıklarını, davacı tarafından şimdi talep edilen ve ileri zamanda talep edilecek tazminatların ve yargılama giderlerinin diğer davalı aracının sigortasını ve kaskosunu yaptırdıkları... Sigorta A.Ş tarafından karşılanması için karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 27/10/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacının geçici İşgöremezlik Nedeniyle Kazanç Kaybı, Tedavi Giderleri ve Sürekli İşgöremezlik Nedeniyle Kazanç Kaybı zararları ile manevi zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve davalıların bu zarar taleplerinden sorumlu olup olmadıkları hususlarına ilişkindir.
Türkiye Noterler Birliğine, Kayseri Şehir Hastanesine, Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Dünyam Hastanesine, SGK'ya, Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Koru Sigorta A,Ş'ye yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 18/09/2024 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ...'nın tanık beyanında özetle; "Davacı oğlu olduğunu, oğlunun kazada bacağından yaralandığını, halen tam olarak düzenlemediğini, oğlu kaza geçirdiğinde petrol istasyonunda çalıştığını, asgari ücret aldığını, oğlunun bacağındaki sorunun devam ettiğini, yürürken topallayarak yürüdüğünü, kendisinin şuan askerde olduğunu, kazadan sonra davalı tarafından maddi manevi katkısı kapsamında bilgi sahibi olmadığını, davalı Mehmet İmren kazadan sonra geçmiş olsun ziyaretlerine geldiğini," şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 18/09/2024 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ...'nın tanık beyanında özetle; "Davacı oğlu olduğunu, oğlu kazada bacağından ve bel bölgesinde kırıklar alarak yaralandığını, bacağı kapma noktasına geldiğini, oğlunun bacağındaki kırık platinle birleştirildiğini, davalı taraf kazadan sonra geçmiş olsun dileklerini ilettiğini, tedavi masraflarını kendilerinin karşıladığını, oğlunun kazanın olduğu yerdeki petrol istasyonunda çalıştığını, asgari ücret aldığını, şuan asker olduğunu, oğlunun sorunu olmasına rağmen askerli yapabilir raporu verdiği için şuanda asker olduğunu, oğlunun lise mezunu olduğunu, oğlu kazadan sonra koşamaz duruma geldiğini, yürürken de aksayarak yürüdüğünü" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Adli Tıp Grup Başkanlığından alınan 26/06/2024 tarihli adli tıp raporunda özetle; " Sürücü ...’nin %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...’nın ise %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 05/05/2025 tarihli dilekçesinde, maddi ve manevi tazminat davasından fergat ettiklerini, taraflar ile sulh olduklarının, davanın konusuz kaldığını, feragat nedeniyle dosyanın ele alınıp karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ile ...'in 07/05/2025 tarihli duruşmada alınan beyanlarında, davacı tarafın feragat taleplerine bir diyeceklerinin olmadığını, herhangi bir yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiş oldukları görülmüştür.
Davalı... Sigorta A.Ş vekilinin sunmuş olduğu 08/05/2025 tarihli dilekçesinde, dosyaya ilişkin taraflarınca da karşı vekalet ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını tarafların anlaşması sebebiyle yargılama konusuz kaldığını, dosyanın feragat dolayısıyla reddine karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmüştür.
Davalı... Türk Sigorta Şirketi vekilinin sunmuş olduğu 08/05/2025 tarihli dilekçesi ile davacı tarafla dava konusu kazaya ilişkin sulh olunarak ödeme yapıldığını, davacı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmüştür.
HMK'nun 307. maddesi gereğince feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup HMK.nın 311 maddesi gereğince de feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğundan, davacı vekilinin feragat beyanı nazara alınarak davanın reddine karar verilmiş, HMK.nın 312 ve devamı maddeleri gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3'üne isabet eden 410,27-TL'den dava açılırken davacıdan alınan 4.274,50-TL peşin harcın mahsubu ile arta kalan 3.864,23 TL'nin karar kesinleştiğinden davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar... Sigorta vekili ile... Türk Sigorta vekillerinin 08/05/2025 tarihli dilekçesindeki beyanları dikkate alınarak davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekili ve davalı asillerinin yüzüne karşı, diğer davalı vekillerinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
07/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır