T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/08/2023
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı banka tarafından 655.353,03 TL Bedelli kredi borcundan kaynaklı olarak asıl borçlular ..., ... Ve Dış Ticaret Limited Şirketi, ... Ela Ticaret, ... Büro Ve Ev Mobilyaları İmalat San. Ve Tic. Ltd.Şti. hakkında, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden 11/02/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, akabinde davalı bankaca mezkur borçtan kaynaklı olarak davacıya karşı Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Dairesi... İcra sayılı dosya kapsamında 08/02/2021 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, yapılan bu icra takibi ile birçok hukuksuzluk ortaya koyulmuş ve neticede davacının haksız bir şekilde ciddi bir maddi zarara uğratılmış olduğunu, huzurdaki yargılamaya konu borcun doğuşunun; esas borçlu ... kredi kullanabilmesi için davalı bankanın kendisinden ipotek istediğini belirterek davacıdan Anbar Mh. 29. Cd. ... Melikgazi/KAYSERİ adresinde kain ve davacıya ait olan dükkan niteliğindeki taşınmazını ipotek göstermek istemiş olduğunu, davacı da ... ile olan geçmiş dönemdeki dostluk ilişkisine güvenerek taşınmazını ipotek vermiş olduğunu, nitekim ... davacının hatırladığı kadarıyla 2015 yılında 800.000,00-TL Bedelli kredi kullanmış ve bu kredi ödemesini de tamamlamış olduğunu, dolayısıyla davacının bu kredi için verdiği ipotek de esasında hükümsüz hale gelmiş olduğunu, kredi ödemesinin tamamlanması akabinde davacı, ...'e ipoteği kaldırmak için bankayla görüşme teklifinde bulunmuş fakat ... davacıyı aldatarak oyalamış olduğunu, en sonunda da davacıya ipotek konusunu hallettiğini, ipoteğin kaldırıldığını beyan etmiş ve bu konuda davacıya güvence vermiş olduğunu, davacı, kredinin Genel Kredi Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde kullanıldığından haberdar olmamakla birlikte ... tarafından adeta manipüle edilmiş; bu şahıs davacı ile olan dostluk ilişkilerini kullanarak, sıradan bir vatandaş olan ve prosedürü bilmeyen davacıyı hile ile aldatmış olduğunu, bu esnada davalı banka da davacının ipoteğini uhdesinde tutmaya devam etmiş ve bu durumdan sıradan bir vatandaş olan davacı haberdar edilmemiş olduğunu, neticede aradan geçen yaklaşık 7 yıl sonrasında ..., davacının bilgisi ve rızası dışında eski ipoteğini kullanarak yeni bir kredi çekmiş ve bu krediyi ödememesi nedeniyle davalı bankaca icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı yanca bu icra takibinde hile ile; haricen tahsilatları dosyaya bildirmemek, kefilin sorumluluğunu ağırlaştırmak gibi birçok hukuka aykırı eylemde bulunulmuş olduğunu, GKS ile ilk çekilen krediden uzun yıllar geçmesinin üzerine ... ticari eşrafta birçok borç edinmeye ve ödememeye başlamış, üstelik mal kaçırma girişimlerinde de bulunmuş olduğunu, ...'in bir yandan piyasaya borçlanmaya ve mal kaçırmaya devam ederken bir yandan da davalı bankadan 655.353,03 TL bedelli kredi çekmiş ve CNC cam kesme makinaları satın almış olduğunu, davalı banka ise bu kredi için davacı yukarıda bahsettiği dükkan niteliğine haiz taşınmazında davacının bilgisi ve rızası olmadan ipotek işlemi tesis etmiş olduğunu, zaten hiçbir kişiye ve kuruma borcunu ödemeyen ..., davalı bankaya da borcunu ödememiş olduğunu, bu esnada ..., aldığı cam kesme makinalarını önce... Baskı Hizmetleri Aliye Çiftçi (Mimarsinan Vergi Dairesi T.C....) adi şirketine daha sonra ise ... İhracat İthalat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketine kısa süreler içerisinde mal kaçırma niyetiyle aşamalı bir şekilde devretmiş olduğunu, yine ..., 08/12/2014 tarihinde ... Büro ve Ev Mobilyaları İmalat San. Ve Tic. Ltd. Şti. Şirketini kurmuş olduğunu, bu şirket bahsettiği icra dosyasında da borçlu konumunda olduğunu, fakat halihazırda ... şirketin içini boşaltmış ve kendisinin kurduğu başka şirketlere aktarmış olduğunu, örneğin 21/08/2019 tarihinde kardeşi .... adına Zelinda Mobilya İmalat San. Ve Tic. Ltd. Şti. Şirketini kurmuş ve taşınır/taşınmaz mallarını bu ve bunun gibi başka şirketlere aktarmaya devam ettiğini, hiçbir şirketi kendi adına kurmamış, hiçbir malı kendi adına edinmemiş, yakınlarını kullanarak mal kaçırmış olduğunu, öyle ki; ekte sundukları 18/12/2020 tarihli ticaret sicil gazetesi ilanında da görüleceği üzere ... Büro ve Ev Mobilyaları İmalat San. Ve Tic. Ltd. Şirketini, ..... Mobilya İmalat San. Ve Tic. Ltd. Şirketinin bulunduğu Kapuzsekisi Mh. 24. Cd. ... Hacılar/KAYSERİ adresine taşımış olduğunu, iki şirket arasında organik bağ olduğu hususu izahtan vareste olduğunu, mevcut durumda davalı banka, kredinin ipotek vereni davacı hakkında 655.353,03 TL bedelli krediden kaynaklanan alacak için 08/02/2021 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatmış olduğunu, davalı bankanın aynı tarih ve bedelli kredi borcu için asıl borçlular ..., ... Ve Dış Ticaret Limited Şirketi, ... Ela Ticaret, ... Büro Ve Ev Mobilyaları İmalat San. Ve Tic. Ltd.Şti. Hakkında da Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi yaptığı görülmekte olduğunu, davalı bankanın davacıya karşı başlatmış olduğu icra takibi hukuka aykırı olduğunu, zira 4822 Sayılı Kanunun 15. maddesiyle değişik 4077 Sayılı Kanunun 10. maddesinin 3. fıkrasında "Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemez.” hükmü yer almakta olduğunu, bu yasal düzenleme doğrultusunda, alacaklı banka, asıl borçlu aleyhine icra takibi yapıp, takip semeresiz kalmadıkça kefilden borcun ifasını isteyemeyeceğini, meri mevzuat gereğince, davalı banka ancak, asıl borçlular hakkındaki takibin kusuru olmaksızın semeresiz kalması veya kefalet sözleşmesinden sonra borçluların iflas etmesi yahut borçlular aleyhinde Türkiye’de takibat icrasının imkansız olması halinde kefilden talepte bulunabileceğini, fakat davalı tarafça anılan yasa hükmüne aykırı davranılmış olduğunu, esas borçlular ile ilgili tüm haciz yolları tüketilmediğini, esas borçluların mal varlığı sorguları dahi usulüne uygun gerçekleştirilmemiş, yalnızca ... Büro Ve Ev Mobilyaları İmalat San. Ve Tic. Ltd.Şti.'ye ait 38JB656 plakalı araç ile ...'e ait ... araçlarına haciz eklenmiş olduğunu ve fakat yine herhangi bir yakalama/satış talebinde bulunulmadığını, davalı bankaca Türk Borçlar Kanunu hükümlerine aykırı bir şekilde kefilin sorumluluğunu ağırlaştıracak şekilde işlemler tesis edilmiş olduğunu, olağan koşulda bankacılık sektöründeki yerleşik ticari norm vc teamülde ilk önce asıl borçluya gidilmekte olduğunu, bu uygulamaya aykırı olarak mantıklı hiçbir açıklama yokken davalı banka esas borçlu ile iş ve eylem birliği içerisinde hareket ederek kefil olan davacının mal varlığına gitmiş olduğunu, davalı bankaca esas borçlu ...'in taşınır taşınmaz mallarına, borçlunun şirketleri arasındaki illiyet bağına, mal kaçırma durumuna bakılması gerekirken ... ile anlaşarak iş ve eylem birliği içerisinde hukuka aykırı şekilde davacının taşınmazı üzerinden tahsilat yolunu seçilmiş olduğunu, oysa ki esas borçlunun mal kaçırdığı kısa bir ticaret sicil gazetesi incelemesiyle dahi anlaşılmakta olduğunu, buna rağmen davalı banka esas borçluyla ilgili tüm haciz yollarını tüketmeden, üstelik davacının ipotek işleminden bilgisi ve rızası dahi olmamasına rağmen adeta yasaları kötüye kullanarak davacıyı mağdur etmiş olduğunu, ne hikmetse davalı banka cam kesme makinalarının akıbetini sorgulayıp takip etmemiş, borçlunun şirketleri arasındaki organik bağı araştırmamış, esas borçlulara yönelik hiçbir menkul haczi gerçekleştirmemiş olduğunu, sıradan bir vatandaş olan davacı ise süreçten hiçbir şekilde haberdar edilmeksizin ve ...'in kendisini hile ile aldatması ve oyalaması neticesinde bir anda dükkanın satılmasına maruz kalmış olduğunu, doğrudan davacıya karşı icra takibi başlatılmış olup Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Dairesi... İcra sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde ipotek maliki olan davacıya ait; Kayseri İli Melikgazi İlçesi 4234 Parsel Anbar Mahallesi 198,47 m2 Yüzölçümlü 4298 sahife nolu kargir imalathane 11/01/2022 tarihinde yapılan açık artırma ile satılmış olduğunu, satış gününe kadar davacının satıştan haberdar edilmesi ... tarafından engellenmiş olduğunu ayrıca bankaca davacıya karşı da menkul haczi gerçekleştirilmeden taşınmaz satışı yoluna gidilmiş olduğunu, yapılan bu işlemler usul ve yasaya aykırı olmakla hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, en mühim husus ise mezkur kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2021/118 Es. Nolu dosyası üzerinden esas borçlu ...'in Altınoluk Mah. Seher Bulv. No 62/12 Melikgazi/KAYSERİ adresinde kain taşınmaz ile Kayseri İli Melikgazi İlçesi Yıldırım Beyazıt Mah. 411 Pafta 6641 Ada 3 Parsel 41 Cilt 6. Kat ... Numaralı Bağımsız Bölüm üzerine 09/02/2021 tarihinde haciz koyulmuş olduğunu fakat her ne olduysa esas borçluya ait bu satış düşürülmüş ve davacının taşınmazı ihaleye çıkartılmış olduğunu, bu satışın düşürülmesi davalı yanın hukuka aykırı hileli eylemleri sayesinde gerçekleşmiş olduğunu, 3. şahıs olan ve tarafları tanıyan hacı yurt isimli şahıs davacıya, "...'in davalı tarafla arka planda birtakım mali anlaşmalar kurguladıklarını, bu sayede davalı yanın ...'in satışlarını düşürüp müvekkilin dükkanını sattıracağını, yine davalı yanın bugüne dek birçok haricen tahsilat yaptığını" bildirmiş olduğunu, (Müvekkil bu konuyu kendi dükkanı satıldıktan sonra öğrenmiştir.) bunun üzerine davacı, davacının ....isimli yeğeni, ... ve ...ile birlikte davalı banka vekili Av. ... ile görüşmeye gitmiş ve bu hususlara bizzat şahitlik etmiş olduklarını, bu görüşmeden sonra davalı banka vekili davacı tarafından Kayseri Barosu Başkanlığına şikayet edilmiş olup mevcut disiplin soruşturması 2022/83 Sor. No ile halen derdest olduğunu, bu süreç içerisinde davalı tarafça; 16.03.2021 tarihinde 15.000,00-TL, 02.04.2021 tarihinde 20.000,00-TL, 09.04.2021 tarihinde 10.000,00-TL, 29.04.2021 tarihinde 20.000,00-TL, 06.09.2021 tarihinde 300.000,00-TL ve bila tarihli 50.000,00-TL olmak üzere toplam 415.000,00-TL haricen tahsilat yapılmış ve bu tahsilatların hiçbiri icra dosyasına bildirilmediğini ancak davacının davalı banka vekilini Kayseri Barosu Başkanlığına şikayet etmesi üzerine 25/01/2022 tarihinde davalı tarafça tüm tahsilatlar dosyaya bildirilmiş fakat ne var ki davacının taşınmazı satılmış olduğunu, davalı yanın yaptıkları tahsilatları bildirmemeleri nedeniyle davacının dükkan niteliğindeki taşınmazı icra dosyasındaki borç tutarı üzerinden satışa çıktığını, tahsilatlar bildirilmeyerek davacının kalan bakiye borcu ödeyip taşınmazını kurtarabilme ihtimali elinden alınmış olduğunu, şayet bu haricen tahsilatlar bildirilseydi davacının kalan borcu ödeyip taşınmazını satılmaktan kurtarabilirdi zira davacının o dönemde birçok alacağı mevcut olduğunu, bu hususa ilişkin tüm bu işlemlerin gerçekleştirildiği dönemde davacının yaptığı ticareti sonucu; ... İnovasyon Mobilya San. Ve Tic. Ltd. Şti. (V.D.... şirketinden 198.000,00-TL, Karizma Mobilya (V.D....) şirketinden 77.000,00-TL,Volkan Mobilya (V.D... şirketinden41.325,00-TL, ....Mobilya İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. (V.D...) şirketinden 6.000,00-TL, .... Mobilya (V.D.rketinden 13.875,00-TL,.... Mobilya Ltd. Şti. (V.D...) şirketinden 15.000,00-TL, .... Doğrama Mobilya Ltd. Şti. (V.D....) şirketinden 20.500,00-TL ve bunun gibi başka firmalardan olmak üzere birçok gelir elde etmiş olduğunu, kaldı ki davacının şirketi .... Mobilya İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi (V.D. ...) üzerine kayıtlı 550.000,00-tL değerinde 2011 Model ... plakalı Volvo, 250.000,00-TL değerinde 2007 model ... plakalı Ford Kamyonet, 190.000,00-TL değerinde 2006 model .... plakalı Volkswagen Minibüs araçları da mevcut olduğunu, binaenaleyh hiçbir şekilde borcu kabul manasına gelmemekle birlikte şayet bu haricen tahsilatlar dosyaya zamanında bildirilseydi davacının kalan bakiyeyi ödeyip dükkanının satılmasını engelleme seçeneği mevcut olduğunu, nitekim davacının taşınmazı satıldıktan sonra davalı banka tarafından dosyaya haricen tahsilat bildiriminde bulunulmuş olup mezkur taşınmaz yok yere satılmış konuma düşmüş olduğunu, esas borçlunun taşınmazı hile ile hukuk dışı bir şekilde, yasaları kötü niyetle aracı yaparak icra edilmiş bir kurguyla korunmuş, davacının taşınmazı satışa çıkartılmış olduğunu, iyi niyet kurallarına aykırı davranılmış, tbk hükümleri halefine kefilin sorumluluğunu ağırlaştırıcı işlemler tesis edilmiş olduğunu, somut olayda tazminata neden olan temel ilişki ticari nitelikteki banka kredi sözleşmesi olduğunu, davalı banka ticari banka kredi sözleşmesiyle ilgili olağan ve rutin davranışların dışına çıkarak hile ile asıl borçluyu korumuş ve borçtan kurtarmış, asıl borçlunun taşınmazına ilişkin satışı düşürerek kefili olan davacının sorumluluğunu ağırlaştırmış olduğunu, tüm bu hususlarla ilgili olarak Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesinin .... (Birleşen Dosya Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi .... K.) nolu dosyası üzerinden ihalenin feshi istenmiş ve tüm kanun yolları tüketilmiş olduğunu, davalı yanın hile ile tesis ettiği hukuk dışı eylemlerine karşı davacının mağduriyetini giderebilmek için tek yolun huzurda ikame ettikleri dava olduğunu, son olarak, davacının usule ve yasaya aykırı şekilde hakkın kötüye kullanılarak satılan taşınmazından yıllık 120.000,00-TL tutarında ciddi bir kira geliri bulunmakta olduğunu, tüm bu izahat uyarınca; gelinen aşamada taşınmazın hukuka aykırı olarak adeta gasp edilmesi neticesinde davacının hem kira gelirinden yoksun kalmış hem de taşınmazın şu anki piyasa değerinin fazlasıyla altında satılması nedeniyle yüklü bir maddi zarara uğramış olduğunu, işbu menfi, müspet ve munzam zararların giderilmesi amacıyla huzurdaki davayı ikame etme zaruriyeti hasıl olduğunu belirterek, davanın kabulüyle, Menfi zararlara yönelik 20.000,00-TL (belirsiz alacak), müspet zararlara yönelik 20.000,00-TL (belirsiz alacak), munzam zararımıza yönelik 10.000,00-TL(belirsiz alacak) olmak üzere toplam 50.000,00-TL (belirsiz alacak) maddi tazminatın bilirkişi marifetiyle hesaplattırılarak, haksız fiil tarihlerinden itibaren işletilecek reeskont avans faizleri ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından kötü niyetli olarak ikame edilen haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın reddi gerekmekte olduğunu, borçlunun dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların tamamı mahkemeyi aldatmaya yönelik söylenmiş gerçeğe aykırı beyanlar olduğunu, Davacı aleyhinde davacının da kabulünde olduğu üzere Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü' nün... E. Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, yine tahsilde tekerrüre esas olmamak üzere Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, söz konusu ipotek takibinde örnek 6 icra emri davacıya 15.02.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, takipten ve taşınmazının ipotek olarak verildiğinden haberi olan, tebligatları tarafına yapılan davacının iddia ettiği gibi sonradan çekilen kredinin teminatı olarak taşınmazının ipotek olarak verildiğini bilmediği savunmasının dikkate alınmaması gerekmekte olduğunu, zira ipotek takibi başlatılarak davacıya örnek 6 icra emri tebliğ edilmiş, taşınmazın kıymet takdiri yapılmış ve buna ilişkin rapor kendisine tebliğ edilmiş, satış ilanı da usulüne uygun olarak kendisine tebliğ edilmiş ve satış gerçekleşmiş olduğunu, kaldı ki taşınmazı ihalesine ilişkin ihalenin feshi de açmış ve satış ihalesinde herhangi usulsüzlük olmadığından davası reddedilmiş olduğunu, tüm bunlar gerçekleşirken davacının '' ...' in kendisini aldatarak ipoteği kaldırmadığını, kredinin GKS hükümleri çerçevesinde kullanıldığından haberdar olmadığını, yine ...' in kendisinin dostluk ilişkilerini kullanarak sıradan vatandaş olan kendilerinin aldatıldığını ve müvekkil bankanın ipoteği uhdesinde tutmaya devam ettiğini ve bunun kendilerine bildirilmediğini, bu ipotekle ... tarafından yeniden kredi kullanıldığını ve kredinin ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını ve bu takipte müvekkilin hile ile, haricen tahsilatları dosyaya bildirmemesi ve kefilin sorumluğunu ağırlaştırıldığı gerekçeleri ile hukuka aykırı eylemlerde bulunulduğu iddia edilerek zarara uğratıldığı '' iddiasının mahkemeyi yanıltma gayesi içerisinde olduğunun aşikar olduğunu, bununla beraber davacı ve asıl borçlu ... ile 06.09.2021 tarihinde ekte sunulan protokol yapılmış olduğunu, Protokolde davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu 3 icra dosyasının tasfiyesinin amaçlandığı belirtilmekte olduğunu, bu protokol de esasen davacının dilekçesinde iddia etmiş olduğu ''ipoteğin hile ile kaldırılmadığı, önceki GKS' den kaynaklanan borçtan dolayı ipoteğin verildiği, yeni borçtan dolayı taşınmazın hile ile ipotek verildiği ve taşınmazının aniden satılarak zarara uğradığı'' iddiasını da çürütmekte olduğunu, Davacı protokoldeki maddeler incelendiğinde takip konusu borçtan haberdar olduğunu, borcun muaccel olduğunu zaten kabul etmekte olduğunu, davacı en başından beridir takiplerden ve borçtan haberdar, taşınmazının iş bu takip konusu borçtan dolayı ipotekli olduğunu da bilmekte olduğunu, davacı taşınmazın satılacağından haberdar olmuş olsaydı takip konusu borcu ödeyecek gücü olduğunu belirtmiş ve ödeyerek taşınmazın satışını engelleyebileceğini belirtmiş olduğunu ancak iş bu iddiasının da gerçeklik payı bulunmadığını, davacının imzaladığı protokolde dosya alacağımız 3 taksite bölünmüş, 06.09.2021 tarihinde 300.000,00 TL, 30.09.2021 tarihinde 100.000,00 TL, 25.10.2021 tarihinde 277.303,39 TL ödenerek dosya borcu kapanacağı belirlenmiş olduğunu, davacının madem ödeme gücü var protokol ile belirlenen tarihlerde ödeme yaparak dosya borcunu neden kapatmamıştır? Ya da asıl borçluya ödeme planı çerçevesinde ödeme yaptırmamış olduğunu, ödeme tarihleri belli olan protokol gereği taşınmazın satışı ile karşı karşıya olan davacının ödemelerin yapılıp yapılmadığının takibini yapması, iddia ettiği gibi ödeme gücü de varsa ödeme yaparak taşınmaz satışını engellemesi mümkün iken ödeme yapmayarak taşınmazının satılmasından davalı bankayı sorumlu tutmaya çalışması abesle iştigal olduğunu, davacı ile yapılan protokol gereği protokolün son taksiti olan 25.10.2021 tarihine kadar davacının ipotekli taşınmazına işlem yapılmamış son taksit tarihi geçmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine davacının taşınmazının 26.10.2021 tarihinde satışı istenilmiş ve 11.01.2022 tarihli ihalede taşınmaz satılmış olduğunu, davacının asıl borçlu tarafından satıştan haberdar edilmesi engellendiği iddiasının da tarafları ile bir ilgisi olmamakla birlikte satış ilanının Kayseri Gayrimenkul Satış İcra M. .... E. Sayılı dosyanın celbinde görüleceği üzere usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin görülecek olduğunu, yani davacıya usulüne uygun satış ilanı tebliğ edilmesine rağmen satıştan haberdar olmadığı iddiasının huzurda dinlenilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki iddia ettiği gibi kabul anlamına gelmemekle birlikte satıştan haberdar edildiği engellenmişse de bundan doğacak zararın taraflarından değil, kendisinin haberdar olmasını engellediğini iddia ettiği ...' den talep etmesi gerekecek olduğunu, davacı haricen tahsilatların dosyaya bildirilmediğini iddia etmekte ise bu durum gerçeği yansıtmamakta olduğunu, Kayseri Banka Alacakları İcra M. ... E. Sayılı dosyaya haricen tahsilatlar bildirilmiş ve bu hususta vekil olarak Kayseri Barosuna yapılan şikayetleri de, dosyanın celbi ile görüleceği üzere sonuçsuz kalmış yani vekil olarak taraflarına herhangi bir kusur yüklenmediği için idari bir ceza yaptırımı uygulanmamış olduğunu, kaldı ki haricen tahsilat tutarı olan bedel icra dosya hesabını karşılamamakta olduğunu, alacağın tamamının tahsilatının satış öncesi yapılması gibi bir durum söz konusu olmadığını, davalı bankanın 1 lira bile alacağı olsa ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile taşınmazın satışı gerçekleşebilecek olduğunu, buna engel bir yasa hükmü ya da içtihat bulunmadığını, yine davacı baroya yapmış olduğu şikayetinde tahsilatın dosyaya bildirilmediğini ve kapama için icra dairesine müracaat ettiğini ve tahsilatın bildirilmediği gerekçesi ile müracaatının imkansız hale geldiğini belirtmiş olduğunu, davacının satış öncesi icra müdürlüğüne giderek kapak hesabı talep edildiği anlaşılmakta olduğunu, öncelikle icra dosyası incelendiğinde dosyada herhangi bir dosya hesabı talebi olmadığı gibi dosya hesabı raporu da bulunmamakta olduğunu, davacının şikayet dilekçesi hem kendi içerisinde hem de huzurdaki davadaki dilekçesi ile çelişmekte olduğunu, davacı borçlu olmadığını beyan etmekte ancak borcun ödenmesi için icra müdürlüğüne başvurduğunu dile getirmekte ve tahsilatlar bildirilmediği için mağdur olduğunu beyan etmekte olduğunu, davacı kötüniyetle hareket etmekte asıl borçlu ...' den ve şirketinden talep etse de alamayacağını düşündüğü zararını davalı bankadan gerçeğe aykırı beyanlarla talep etmekte olduğunu, davacı dava dilekçesinde kendisini sıradan bir vatandaş olarak tanımlamış olduğunu, davacı dilekçesinin 4. Sayfasında da açıkça belirttiği üzere sıradan bir vatandaş değil ticaretle uğraşan bir tacir olduğunu, basiretli tacir, tacirin sahip olması beklenen bazı özellikleri ifade edeceğini, öncelikle basiretli bir tacirin işiyle ilgili alanın gerektirdiği teknik bilgilere sahip olması bekleneceğini, yaptığı işlerde işin gerektirdiği riskleri biliyor, bu risklere uygun önlemler alabiliyor olması gerekeceğini, bu nedenle kredi sözleşmesinin GKS kapsamında olduğunu bilmediğini iddia etmesi, izah edildiği üzere protokol olmasına rağmen ödeme yapmayarak ve ödemelerin yapılıp yapılmadığını takip etmeyerek taşınmazının satışına bil hassa razı olan davacının tutumu, basiretli olması gerekliliğine de aykırılık teşkil etmekte olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen hususlarla ilgili olarak husumet itirazları bulunduğunu da belirtmek istediklerini, davacı yan dava dilekçesinde dava dışı ...' in kendisini aldattığını, hile ile taşınmazındaki ipoteği kaldırmadığını, sonradan çekilen kredinin teminatı olarak taşınmazının gösterildiğini ama davacı huzurdaki davada husumeti davalı bankaya yöneltmekte olduğunu, İpotek, davacının kendi rızası ile GKS kapsamında davalı bankaya teminat olarak verilmiş, asıl borçlu ile davacı arasında gerçekleşen davacının dilekçesinde ileri sürmüş olduğu hiçbir hususun davalı banka ile alakası bulunmadığını, davacı söz konusu zarara uğradığını düşünüyorsa TBK' nın ilgili hükümleri ve rücuen tazminat hükümleri çerçevesinde asıl borçludan talep etme hakkına sahipken davalıya husumet yöneltmesi usule aykırı olduğunu, zira davalı alacağına kavuşmak için tamamen yasal tüm haklarını kullanarak hareket etmiş, bankacılık prosedürleri ve yasal mevzuat çerçevesinde usule aykırı hiçbir eylemi bulunmamakta olduğunu, davacı borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemeyeceğini iddia etmekte olduğunu, davacının iş bu iddiasının geçerli olabilmesi için öncelikle adi kefaletin olması ve de asıl borca ilişkin ipotek vermemiş olması gerekmekte olduğunu, davacı mevcut dosyada kefil olarak değil ipotek veren konumundadır. davacının kefalete ilişkin yapmış olduğu hukuki iddiaların hiçbirinin geçerliği ipotek veren kişi olduğu için geçerli olmayacağını, davacı asıl borç için taşınmazını ipotek vermiş ve doğrudan ipotekli taşınmazların paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılabileceğinden söz konusu işlemde hukuka ve usule aykırılık bulunmamakta olduğunu, davacı asıl borçlunun hiçbir malvarlığına işlem yapılmadığını, pasif sorgulamalar yapılmadığını iddia etmekte ise bu durum gerçeği yansıtmadığı gibi davacıyı ilgilendiren bir husus da olmadığını, ortada rehinle teminat altına alınmış bir alacak söz konusu olduğundan davacının öncelikle rehini paraya çevirerek alacağını tahsil etmesinden doğal bir çözüm yolu olmadığını, İpotekle davalının alacağına kavuşamamış olsa idi zaten bahsi geçen işlemler doğal olarak yapılacak olduğunu, yine asıl borçlunun ipotekli taşınmazları varken kendi taşınmazının satıldığı iddiasının da geçerli bir yanı bulunmadığını, Kanunumuzda ve içtihatlarda öncelikli olarak asıl borçlunun taşınmazlarının paraya çevrilmesi gibi bir hüküm ve içtihat bulunmamakta olduğunu, davalının dilediği taşınmazı seçerek takibe devam etme hakkı bulunmakta olduğunu, kaldı ki iddia edildiği gibi borçlunun adına kayıtlı alacağımızın teminatı olan ipotekli taşınmazı bulunmamakta olduğunu, belirtilen Kayseri Gayrimenkul Satış İcra M. ...E. Sayılı dosyasındaki taşınmazlar Emsal YURT adına kayıtlı yine davacının kendisi gibi asıl borçlunun dışında ipotek veren bir başka 3. Şahıs adına kayıtlı taşınmazlar olduğunu, davacı dilekçesinde Kayseri Gayrimenkul Satış İcra M....E. Sayılı dosyasında '' her ne olduysa esas borçluya ait taşınmazın satışının düşürülerek kendisinin taşınmazının satışa çıkarıldığını, bu taşınmaz satışının düşürülmesinin müvekkil bankanın hileli eylemleri sayesinde gerçekleştiğini'' iddia etmekte olduğunu, davacının iddiası tamamen yalan ve mahkemeye yanıltmaya yönelik beyanlar olduğunu, söz konusu icra dosyasındaki taşınmaz satışı 06.09.2021 tarihinde yapılacakken, davacının da imzasını taşıyan protokol yapılarak borç taksitlendirilmiş ve taşınmaz satışı da bu protokole istinaden aynı gün düşürülmüş olduğunu, iş bu satışı yapılan taşınmaz da asıl borçluya ait olan taşınmaz değil diğer ipotek veren Emsal Yurt adına kayıtlı taşınmaz olduğunu, yine iddia ettiği gibi davacının kendi taşınmazı satış düşürüldükten hemen sonra satışa çıkarılmamış, yukarıda da izah edildiği üzere protokol hükümlerine uyulmadığından son taksit tarihi 25.10.2021 tarihi geçtikten sonra satışı istenilmiş ve 11.01.2022 tarihinde de taşınmazın satışı yapılmış olduğunu, Davacının iddia ettiği gibi bir hile veya asıl borçlu ile anlaşması gibi bir durum söz konusu olduğunu, davacı izah ettiği gibi tamamen mahkemeyi yanıltmaya çalışmakta ve kötüniyetli olarak hareket ederek asıl borçluya verdiği ipotekten dolayı, asıl borçludan alacağını alamayacağı endişesi ile davalı bankaya kusur atfetmeye çalışmakta mesnetsiz iddialarla huzurdaki davayı ikame ederek nemalanmaya çalışmakta olduğunu, davacının iddia ettiği gibi kanunları aracı kılarak taşınmazının satılması gibi bir durum söz konusu olmadığını, davalı banka tamamen hakkı olan alacağına kavuşmak için tüm bankacılık ve hukuki mevzuatlara uygun hareket ederek alacağını tahsil etmiş olduğunu belirterek, davacının davasının reddini talep ettikleri görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Davacının dava dışı kredi borçlularının çekmiş olduğu kredi nedeni ile vermiş olduğu ipoteğe konu taşınmazın satılmasından kaynaklı menfi, müspet ve munzam zararları olup olmadığı, varsa miktarı ve davalının bu zarar taleplerinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Kayseri Barosuna, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesine, Gayrimenkul Satış İcra Dairesine, Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesine, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Tapu Sicil Müdürlüğüne, KuveytTürk Bankası'na, Mimarsinan Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 23.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Anbar Mahallesi 0 Ada 4234 Parsel 8 Nolu İmalathane değeri
Dava tarihi olan 24.07.2023 itibariyle değeri 5.800.000,00 TL
Satış tarihi olan 20.01.2022 itibariyle değeri 2.600.000,00 TL
satış tarihinden dava tarihine kadar olan 20.01.2022-24.07.2023 279.037,74 TL
tarihleri arasındaki toplam kira bedeli olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 30.09.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "
Anbar Mahallesi 0 Ada 4234 Parsel 8 Nolu İmalathane değeri
Dava tarihi olan 24.07.2023 itibariyle değeri 5.800.000,00 TL
Satış tarihi olan 20.01.2022 itibariyle değeri 2.600.000,00 TL
satış tarihinden dava tarihine kadar olan 20.01.2022-24.07.2023 279.037,74 TL
tarihleri arasındaki toplam kira bedeli
olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 02.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "
Davacı ... adına kayıtlı davaya konu taşınmaz üzerine 06.12.2017
tarihinde davalı Banka lehine 800.000,00 TL tutarlı ipoteğin, ... Büro ve Ev
Mobilyaları İmlat San. Ve Ticaret Ltd. Şti. - ... ( Ela Dış Ticaret), ...
İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. 'nin Bankaya karşı doğmuş ve/ veya doğacak bilcümle
borçlarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edildiği,
Kredilerin tasfiyesine yönelik 06.09.2021 tarihli protokol kapsamında
belirtilen taksitlerden 06.09.2021 tarihli 300.000,00 TL tutarlı taksitin ödendiği,
diğer taksitlerin ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi belge sunulmadığı belirlenmiştir. Davacı tarafından davalı banka ile dava dışı asıl borçlu ...,Ela
Ticaret ... Ltd. Şti'nin borcu nedeniyle kendisine ait Anbar Mah. 29. Cadde no :.... 'eki taşınmazı iyiniyetli olarak ipotek verdiğini fakat taşınmazın hukuka aykırı
olarak davalı tarafından satıldığı iddiası ile menfi, müspet ve munzam zarar talebinde
bulunduğu,
Heyetimizde yer alan bankacı bilirkişi tarafından yapılan tespitte 'Davalı
Banka ile davacı ... ve borçlu ... arasında kredi borcunun
tasfiyesine yönelik 06.09.2021 tarihinde Protokol yapıldığı ve Kredilerin tasfiyesine
yönelik 06.09.2021 tarihli protokol kapsamında belirtilen taksitlerden 06.09.2021
tarihli 300.000,00 TL tutarlı taksitin ödendiği, diğer taksitlerin ödendiğine ilişkin
herhangi bir bilgi belge sunulmadığı belirlenmiştir.' şeklinde tespitte bulunulduğu,
Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi ... e. Sayılı dosyası ile ihalenin feshi
davası açıldığı ve Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesi.... e. .... K. Sayılı
ilamı ile birleştiği ve davanın yukarıda belirtilen gerekçe ile hukuki yarar
yokluğundan reddine karar verildiği ve istinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek
kesinleştiği, Davacının menfi zarar olarak davaya konu taşınmazın rayiç bedeli ile ihale
yoluyla satılan değer arasındaki fark ve bu farka işletilecek reeskont faizi talebi
olduğu, dosyada yer alan mimar bilirkişi raporu ile ihale tarihi itibariyle taşınmazın
2600.000,00 TL olduğunun tespit edildiği ve Kayseri Satış İcra Müdürlüğü dosyası
karar tensip tutanağına göre taşınmazın 901.000,00 TL 'ye satıldığı ve aradaki fark
olan 1.699.000,00 TL için satış tarihinden dava tarihine kadar 384.521,93 TL
reeskont faizi hesaplandığı,
Davacının menfi zarar talebi kapsamında ihalenin feshi davası için yargılama
gideri ve vekalet ücreti talebi olduğu,17.01.2022 tarihinde ihalenin feshi davası
açıldığı ve tevzii formundan toplam 969,20 TL dava açılış masrafı ödendiğinin
anlaşıldığı, dosya kapsamında tahsilat makbuzlarının tamamına rastlanılmadığı,
sayın mahkemece Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nden talep edilebileceği
takdirinin mahkemede olduğu, Dosya kapsamında munzam zarar yönünden belge, bilgi evrak vs
bulunmadığından bu yönde bir hesaplama yapılamadığın dair iş bu bilirkişi heyet
raporumuzu sayın mahkemenin takdirlerine arz ederiz. Mimarsinan Vergi Dairesi Müdürlüğünün mahkemenin müzekkeresine vermiş
olduğu 24.09.2024 tarihli yazı ve ekindeki belgeler incelendiğinde; davacının 2016
yılında 4.312,15 TL ve 2017 yılında 962,50 TL tutarında kar beyan ettiği, 2022 ve
2023 yıllarında zarar beyan ettiği görülmektedir. Davacının 2018-2019-2020 ve 2021
yıllarına ilişkin herhangi bir beyanname dosyaya sunulmamıştır. Mimarsinan Vergi
Dairesinin müzekkeresinde davacının gayrimenkul sermaye iradı (kira) gelirine
ilişkin beyanname vermediği bildirilmiştir. Ayrıca davacının ticari defterlerinde
herhangi bir gayrimenkul varlığının kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça, davacının dava dışı kredi borçlularının çekmiş olduğu kredi nedeni ile vermiş olduğu ipoteğe konu taşınmazın satılmasından kaynaklı menfi, müspet ve munzam zararları olduğu iddia edilerek dava açılmış ise de, öncelikle davaya esas taşınmazın değerinin tespiti için emlakçı bilirkişiden 23/05/2024 tarihli rapor ve rapora itiraz edilmesi üzerine 30/09/2024 tarihli ek raporlar alınmış ve sonra davacının iddia ettiği şekilde zararlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi için bilirkişi heyetinden 02/01/2025 tarihli rapor alınmıştır. Mahkemelerce alınan kararlar, davacı, davalı ve borçlu arasında yapılan 06/09/2021 tarihli protokol dikkate alındığında davacının yapması gereken ödemelerden haberi olmasına rağmen eksik ödeme yapması, davacının hileli işlemler ve benzeri iddialarına ilişkin savcılık tarafından açılan bir soruşturma ve verilen bir ceza kararı olmaması, davalı vekili hakkında disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi, davacının, dava dışı ...’in borca ilişkin işlemlerden kendisini haberdar etmediği savunmasının davalı açısından dava sonucunu etkileyecek ve davalıyı borçlu hale getirecek etkisinin olmaması, açılan davada tanıkla ispat edilecek bir durumun olmaması, ihalenin feshedilmiş olmaması ve bilirkişi heyet raporu hep birlikte dikkate alınarak davacının dava konusu zarar taleplerinden davalının sorumlu olduğunu ve davasını ispat edemediği anlaşılmış ve böylece, Davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın davacıdan dava başında alınan 853,88 TL peşin harçtan mahsubu ile arta kalan 238,48 TL'nin davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan 750,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde harcanmayan gider avansının taraflara iadesine,
6-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/06/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır