T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/09/2023
KARAR TARİHİ : 10/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, alış ve satış faturaları ve havaleler sonucunda bakiye 490.740,91-TL cari hesap alacağı kaldığını, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun borca itiraz ettiğini, harici görüşmeler sonucunda arabulucuya başvuru yapıldığını anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, davalının haksız itirazının iptali ve takibin aynen devamına, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesini, itirazın iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, Lineplas'ın yetkilisi olan...'un Emsa şirketi yerine Emsa'nın yetkilisi/müdürü olan ...'ya şirket yetkilisinin Whatsapp'tan gönderdiği mesajdaki talebine ve sözlü isteklerine istinaden firmaları arasında ilişki nedeni ile 6 eylül 2021: 50.000TL, 7 eylül 202 : 290.000TL, 9 eylül 2021: 625.000TL, 10 eylül 2021 : 397.520TL olmak üzere toplam: 1.362.520 TL havale yapıldığını, dava dilekçesinde haksız bir şekilde zikredilmeyen 1.362.520 TL'lik kısımdan 490.740,91-TL çıkarıldığında müvekkilinin borçlu değil alacaklı olduğunun görüleceğini, davacının hileli ve kasıtlı dürüstlük kurallarına aykırı bir şekilde davalı Lineplas yetkilisi olan...'un Emsa'nın münferiden yetkilisi/müdürü olan ...'ya şirket yetkilisinin Whatsaptan mesaj göndererek şirkete değil şahsi hesabına havalenin yapılmasına dair taleplerine ve sözlü isteklerine istinaden yapmış olduğu firmaları ile ilgili havaleleri zikretmediğini, müvekkili şirket yetkilisi...'un davacı şirket yetkilisinin talebine istinaden toplam 1.362.520 TL'lik havale gerçekleştirdiğini, davacının firmaların ilişkilerinden kaynaklanan havalelere dava dilekçesi de yer vermeyerek müvekkilini borçlu gibi göstermiştir, ancak davacının alacaklı değil müvekkiline borçlu durumda olduğunu belirterek haksız ve hukuksuz davanın reddine, takibin haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Garanti Bankası Kayseri ASB Şubesi'ne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Vodafone şirketine, Turkcell ve Türk Telekom A.Ş'ye, Ankara Vergi Dairesi'ne, Mimarsinan Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkerelere cevap olduğu, ilgili kayıt ve belgelerin dosyamız arasına celp edildiği görüldü.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası celp edildiği, incelemesinde; Alacaklı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından Lineplast Plastik Makine San. Ve Tic. Ltd. Şti aleylihe, 490.740,91-TL cari hesap alacağı üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin 20/09/2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmak suretiyle davacı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılması ile, davacı iddiası, davalı savunması, faturalar, teslim fişleri, ticari defterler incelenerek defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, davacı defterlerine göre davacının alacaklı olup olmadığı, ödeme kaydı olup olmadığı konularında gerekçeli dayanaklı rapor alınması amacıyla dosya talimat mahkemesine gönderilmekle, Mali Müşavir bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Talimat yolu ile Mali Müşavir ...'dan alınan 06/09/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; davacı ... San Tic Ltd Şti'nin tarafıma sunulan 2021-2022 yılı ticari defterleri incelendiğinde, defterlerin e-defter olduğu, yasal süreleri içerisinde oluşturularak gelir idaresine gönderildiği, söz konusu defterlerde davalı ..... Plastik San Tic Ltd Şti'nin 31.12.2022 tarihi itibariyle 490.740,91 TL borcu olduğu bu tutarın 159.01.L02 numaralı hesapta kapanış bakiyesi olarak gözüktüğü yönünde rapor edilmiştir.
Mahkememizce davalı tarafın ticari defter, kayıtları üzerinde inceleme yapılması ile; davacı iddiası, davalı savunması, tarafların ticari defterleri incelenerek, elektronik defter ibraz edilmesi halinde ibraz edilen e-defterlerin GİB sisteminden doğruluğu da sorgulanarak, defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, takip konusu cari hesap nedeniyle davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, ödeme kaydı bulunu bulunmadığı hususunda rapor tanzimi için dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkememizce alınan 23/12/2024 tarihli Mali Müşavir bilirkişi raporundan özetle; Ticari defterler GİB sistem ve VUK mevzuatına uygun olarak tutulmuş ve tasdik edilmiştir. Taraflar arasında car hesap sözleşmes bulunmadığından, borç-alacak durumunun delillerle
desteklenmesi zorunlu hale gelmiştir. Ticari defterin birbirin teyit etmemesi üzerine şüpheli kayıtlarla ilgili belgelerin incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davalının davacı yetkilisine ödemeler dekont halinde sunulduğundan bu tutarla ilgili hesaplamalar yapılmıştır. Mahkemenin 5.2 nolu maddeyi esas alacak olursa davalının davacıya borcu bulunmadığı yönünde rapor edilmiştir.
Mahkememizce talimat mahkemesi aracılığıyla alınan bilirkişi raporundaki veriler de dikkate alınarak bütünleyici rapor hazırlanması, rapora karşı itirazları karşılanarak davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağı bulunup bulanmadığının tespitinin istenilmesine, (rapor hazırlanırken davacı şirket yetkilisinin şahsi hesabına yapılan ödemelerin davacı şirkete olan cari hesap ilişkisinine yönelik olup olmadığı hususunda terditli rapor hazırlanması hususunda dosya Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkememizce alınan 03/03/2025 tarihli Mali Müşavir bilirkişi ek raporundan özetle; 09.09.2021 tarihli 500.000 TL’lik ödeme, davalı tarafça muhasebe kayıtlarına
işlenmemiştir ve yapılan hesaplamalar sonucunda yeni oluşturulan muavin hesap cetveline göre davacının 490.895,90 TL alacağı olduğu belirlenmiştir. şahsi hesaplara yapılan ödemelerin ticari ilişkiye dahil olup olmadığı hususunda kesin bir değerlendirme yapılamamıştır. Ticari İlişkiye dahil olması durumunda
davalının borcu bulunmamaktadır. ödemelerin tarihleri ile kayıtların işlenme zamanlaması arasındaki uyumsuzluk nedeniyle bazı işlemler arasında doğrudan bağlantı kurulamamıştır. 155.000 USD’lik ödemenin muavin hesap başlangıcından önce olması ve hukuki geçerliliğinin kesin şekilde ortaya konulamaması nedeniyle değerlendirmeye alınmadığı yönünde rapor edilmiştir.
Mahkememizce davacı şirket yetkilisine isticvap davetiye gönderilmekle beyanı alınmıştır.
Davacı şirket yetkilisi isticvap beyanında; Bana sormuş olduğunuz .... numarayı şahsım veya davacı şirket adına kesinlikle kullanmadım, bana göstermiş olduğunuz Whatsapp yazışmaları bana ait değildir, bana sormuş olduğunuz numaranın şirketle bir alakası yoktur, şirket çalışanının şahsi numarasıdır, söz konusu şahıs ... olup şirkette sekreterim, yardımcım olarak görev yapmaktadır, şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/920 E. 2018/10852 K. Sayılı emsal ilamı dikkate alınarak davacı tarafça sunulan yemin metninden yararlanılarak yemin sorusu mahkememizce hazırlanmış olup davalıya HMK'nun 233. maddesine göre; " Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasında takibe konu edilen 490.740,91-TL borcun davacı şirket yetkilisinin şahsi hesabına ödenip ödenmediği, takibe konu cari hesaptan ötürü borcu bulunup bulunmadığı" hususuna ilişkin olarak yemininin alınacağı belirtilerek" yeminin anlam ve önemi anlatıldı. Yalan yere yemin etmesi halinde cezalandırılacağı hatırlatıldı. Davalıya yemini yaptırılarak, Davalı devamla: Davaya ve takibi konu borç davacı şirket yetkilisinin şahsi hesabına ödenmiştir, bu nedenle davacı şirkete takibe konu alacağa ilişkin herhangi bir borcumuz bulunmamaktadır, böyle olduğuna namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından cari hesaba dayanarak davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır.
Davalı tarafça taraflar arasındaki ticari ilişki kabul edilmiş olup ödemenin şirket yetkilisi ...'nın talimatı doğrultusunda şirket yetkilisinin şahsi hesabına yapıldığını bu nedenle borcun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalı tarafça takibe konu borca ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı, davalı tarafça şirket yetkilisine ödeme yapılmışsa bu ödemenin şirkete yönelik yapılıp yapılmadığı hususlarına ilişkindir.
Ödeme iddiası doğrultusunda ispat külfeti davalıda olup davalı taraf bu iddiası yönünden whatsap yazışmalarına dayanmıştır. Whatsap yazışmaları incelendiğinde davalının 06/09/2021-10/09/2021 tarihleri arasında 05446568806 nolu hat ile yazışma yaptığı görülmekle 05446568806 nolu hattın 06/09/2021-10/09/2021 tarihleri arasında kimin adına kayıtlı olduğunun tespiti için GSM şirketlerine müzekkere yazılmış olup hattın anılan tarih aralığında ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Ticaret Sicil kayıtlarına göre ... davacı şirketin yetkilisi değildir.
Şirket yetkilisi ... isticvap edilmiş olunup 09/07/2024 tarihli duruşmada 05446568806 numarayı şahsı veya davacı şirket adına kullanmadığını, duruşmada kendisine gösterilen Whatsapp yazışmalarının kendisine ait olmadığını, bu numaranın şirketle bir alakası olmadığını, hat sahibinin şirket çalışanı ...'a ait olduğunu, ...'ın davalı şirkette kendisinin sekreteri ve yardımcısı olduğunu beyan etmiştir.
Davacı şirketin ticari defterleri talimat mahkemesi aracılığıyla incelettirilmiş olunup 09/09/2024 tarihli mali müşavir bilirkişisi raporunda davacının ticari defterlerinde davalı şirketin 31/12/2022 tarihi itibariyle 490.740,91-TL borcu olduğu, bu tutarın kapanış bakiyesi olarak gözüktüğü belirlenmiştir.
Davalı şirketin ticari defterleri de mali müşavir bilirkişi marifetiyle incelenmiş olup buna göre 09.09.2021 tarihli 500.000 TL'lik ödeme, davalı tarafça muhasebe kayıtlarına işlenmediği gözetilerek yapılan hesaplamalar sonucunda yeni oluşturulan muavin hesap cetveline göre davacının 490.895,90 TL alacağı olduğu, şahsi hesaplara yapılan ödemelerin ticari ilişkiye dahil olup olmadığı hususunda kesin bir değerlendirme yapılamadığı bu hususta takdirin mahkemede olduğu, ticari ilişkiye dahil olması durumunda davalının borcu bulunmayacağı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir kül halinde tetkik edilmekle; davalı tarafın dayandığı dekontlar incelendiğinde davalı şirket yetkilisi İbrahim Şahin tarafından davacı şirket yetkilisi ... hesabına 6 eylül 2021 tarihinde 50.000,00-TL, 7 eylül 2021 tarihinde 290.000,00-TL, 9 eylül 2021 tarihinde 625.000,00-TL ve 10 eylül 2021 tarihinde ise 397.520,00-TL olmak üzere toplam 1.362.520 TL ödeme yapıldığı görülmektedir. Davalı tarafça sunulan Whatsapp yazışmalarında davacı şirketin münferiden yetkilisi olan ...'nın sekreteri olan ...'a ait hat üzerinden yazışma yapıldığı, bu yazışmalarda davalı şirket yetkilisinin şahsi hesabından ...'nın şahsi hesabına ödeme yapılmasının talep edildiği görülmektedir. Önemle belirtmek gerekir ki 10/09/2021 tarihli yazışmada 522.250,00-TL ödeme yapılacağı belirtilmiş olup davacı şirketin cari hesap ekstresi incelendiğinde 10/09/2021 tarihinde gönderilen havale olarak 522.250,00-TL ödemenin yer aldığı görülmektedir. Yine Whatsapp yazışmalarının 06/09/2021-10/09/2021 tarihleri arasında yapıldığı ve konuşmalar arasında bütünlük olduğu görülmektedir. Davacı taraf 08/04/2024 tarihli dilekçesinde taraflar arasında cari hesap dışında da borç - alacak ilişkisi bulunduğunu, bunlardan bir tanesinin dilekçe ekinde yer alan 10/09/2020 tarihli "Tutanak" başlıklı bir belge olduğunu ileri sürmüş olup dilekçe ekinde sunulan belge altında davalı şirket yetkilisi...'un imzasının bulunduğu, belge içeriğinde ...'dan makina bedeli olarak 155.000 USD'nin avans ödemesi olarak alındığı belirtilmiştir. Davacı vekili 08/04/2024 tarihli dilekçesinde 155.000 USD'nin davalı şirket yetkilisi tarafından makina alımı için avans olarak alınmış ise de davalı tarafın talebi üzerine bu bedelin cari hesap dışında tutularak davalı tarafça ödenmesi hususunda anlaşıldığını yine ödenmemiş senetlerin de bulunduğunu ileri sürmüş ise de sunulan belgede davalı şirket yetkilisinin avans ödemesi aldığı, bu haliyle davalının borç altına girdiğinden bahsedilemeyeceği açıktır. Davalı tarafça anılan belgeye ilişkin imza inkarında bulunulmuş ise eldeki davanın itirazın iptali davası olduğu ve takibin cari hesap alacağına dayandığı açıkken davacı vekilinin 08/04/2024 tarihli dilekçesinde taraflar arasında cari hesap dışında da borç - alacak ilişkisi bulunduğundan bahsederek 10/09/2020 tarihli "Tutanak" başlıklı bir belgeye dayanması mümkün değildir, nitekim itirazın iptali davası takiple sıkı sıkıya bağlı davalardır, bundan ötürü anılan belgedeki imza incelemesinin sonuca bir etkisi olmadığı gözetilerek eldeki davada değerlendirmeye tabi tutulmamıştır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/19295 E. 2017/5887 K. Sayılı emsal ilamında da "davalı tarafça ödeme yapılan banka hesap numarasının şirket yetkilisine ait olup, davacı şirket yetkilisi hesabına yapılan ödemelerin başka bir hukuki ilişki nedeni ile yapılmış olduğunun kanıtlanamadığı, bu ödemelerin davacı şirkete yapılmış sayılması gerektiği" hususu belirtilmiştir. Netice itibariyle davalı tarafça davacı şirketin tek yetkilisi olan ...'nın talimatı doğrultusunda şirket yetkilisinin şahsi hesabına ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin davacı şirket borcuna mahsuben yapıldığı ve davalının takibe konu cari hesap nedeniyle borcu bulunmadığı kanaatine ulaşıldığından davacıya yemin hakkı hatırlatılmış olup davacı vekili 19/05/2025 tarihli dilekçe yemine dayandığını açıklamıştır.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/920 E. 2018/10852 K. Sayılı emsal ilamında da açıklandığı üzere "Yemin teklif eden taraf, karşı tarafa hangi vakıalar hakkında yemin önerdiğini mahkemeye bildirir, yemin sorusunu ve formülünü ise hakim hazırlar. Yemin sorusunun hazırlanmasında, hakim yemin teklif edenin belirttiği hususlardan yararlanır. Yemin sorusunun isabetli ve doğru hazırlanması gerekir. Hakim, yemin metnini hazırlarken, yemin metninin olaya uygun olmasına dikkat eder. Aksi takdirde hazırlanan yemin metnine göre yapılan yemin amacına ulaşmayabilir. Hakim yemin metnini hazırlarken, yemin teklif edenin iradesi çerçevesinde hareket etmeli; karşı taraf da yemini, kendisine teklif edilen yemin çerçevesinde eda etmelidir. " Bu bilgi ışığında davacı tarafça sunulan yemin metni incelendiğinde takibe konu edilmeyen 10/09/2020 tarihli "Tutanak" başlıklı bir belgeye istinaden 155.000 USD kapora bedeli ile yine dava ve takipte yer almayan 117.500 USD senete ilişkin yemin ifa edilmesini istemiş ise de yukarıda anılan içtihat doğrultusunda yemin sorusu mahkememiz tarafından " Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasında takibe konu edilen 490.740,91-TL borcun davacı şirket yetkilisinin şahsi hesabına ödenip ödenmediği, takibe konu cari hesaptan ötürü borcu bulunup bulunmadığı" hususunda yemin sorusu yöneltilmiştir. Davalı şirket yetkilisinin yemini eda etmesi üzerine davanın reddine karar verilmiş ve ödemelerin takip tarihinden önce yapıldığı da dikkate alınarak davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2- İİK 67/2 gereğince takip bedeli olan 490.740,91-TL'nin %20'si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 5.926,93-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 5.311,53-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde yatıran davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan 144,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/2. Maddesi uyarınca 77.611,14 -TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/06/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır