T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA :
DAVA TARİHİ : 06/10/2023
KARAR TARİHİ : 04/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin medikal sektöründe
faaliyette bulunduğunu, davalı ile 2012 yılından itibaren karşılıklı hizmet alışverişi
olduğunu, davaya konu alacağın 2022 yılına ait davalı firma tarafından davacı firma
yerine girilen ameliyatlara karşılık kesilen faturalardan kaynaklanan komisyon
bedeli olduğunu, davalı firma her ne kadar alacağı kabul etmese de WhatsApp
üzerinden oluşturulan yazışmalar ve mail olarak gönderilen hesap mutabakatları
incelendiğinde davalının borçlu olduğunun görüleceğini, davacının davalı aleyhine
Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün E sayılı dosyası ile takip başlattığını,
davalının itirazı ile takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile
sonuçlandığını belirterek itirazın iptaline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının iddialarının gerçek dışı
olduğunu, mahkemeyi aldatmaya yönelik soyut iddialardan oluştuğunu, davacının
alacağa dayanak yaptığı faturanın süresi içinde ve usulüne uygun olarak davacıya
iade edildiğini, fatura iadesine ilişkin noter ihtarını dosyaya sunduklarını, davacının
sunduğu delillerin tamamının soyut ve geçersiz olduğunu, haksız kazanç elde etmeye
yönelik olduğunu, yargılamaya konu olan faturanın davalı tarafça ticari defterlere
kaydedilmediğini, davacının taraflar arasında ticari teamül oluştuğunu beyan
ettiğini, bu hususu hiçbir şekilde ispatlayamadığını, davacının bahsettiği gibi taraflar
arasında bir uygulama olmadığını, teamülün ticari hüküm bulunmayan durumlarda
uygulamaya gireceğini, davacının tek taraflı olarak düzenlediği faturaya dayalı alacak
talebine ilişkin kanunlarda düzenleme olduğunu, davacının delil olarak sunduğu
WhatsApp mesajlarının davalının eski çalışanı ile yapılan bir mesajlaşma olduğunu,
bu kişinin şirketten ayrıldığını ve davalı şirket yetkilisinin bilgisi olmadan
yazışmaların gerçekleştirildiğini, bu kişi hakkında şikayette bulunulduğunu,
mesajlar incelendiğinde kötü niyetli bir vaatte bulunarak dayanaktan yoksun ve
kazanç sağlama amacı içinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ticari satımdan kaynaklı faturaya dayalı alacağın tahsili talebiyle başlatılmış icra takibinde vaki itirazın iptali ile takibin devamı talebine ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının , borçlusunun olduğu toplam alacak tutarının 469.426,13-TL olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 25/04/2024 tarihli duruşmasının 9 nolu ara kararında özetle; Dosyanın re'sen seçilecek mali bilirkişiye tevdi ile, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına; incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu faturalara konu malların davalı yana teslimine dair kaydın bulunup bulunmadığı; takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Davacı tarafın takip ve dava konusu yaptığı tarihli,
KMA2023…15 numaralı ve 469.426,13 TL bedelli fatura davacının dosyadaki muavin
defter kaydında davalıdan alacak olarak kaydedildiğini; davacının bahse konu
muavin defter kaydında davalıdan takip konusu faturaya yönelik bir tahsilat
gözükmediğini, bu faturanın dışında davalıdan başka faturalardan kaynaklanan
bakiye alacağı da gözükmediğini ve tamamı tahsil edilmiş olarak kayıtlı olduğunu, davacının takip ve dava konusu yaptığı fatura davalının ticari
defterlerinde kayıtlı olmadığını, zaten davalı taraf bu faturayı Kayseri 3. Noterliğinin
tarihli yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kabul etmediğinin
belirtildiğini ve davalıya iade ettiğini, davacı taraf takip konusu faturanın komisyon bedeli olduğunu; davalı
adına yapılan hizmetten kaynaklandığını belirtmiş ve taraflar arasında teamül
olduğunu ileri sürdüğünü, bu hususa yönelik olarak dosyaya herhangi bir sözleşme
ve davalı adına hizmet sağlandığına yönelik davalının talimatını içeren belge
sunulmadığını, davacı taraf davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında komisyon
alınmasına ilişkin teamül oluştuğunu belirttiğini ve raporun ekindeki tabloyu
sunduğunu, söz konusu tabloda yer alan tutarlara yönelik davacının davalı adına
hizmet sunduğunu gösteren bir belge bulunmadığını, davacı taraf WhatsApp
görüşmeleri ve e-mail yazışmalarını dosyaya sunduğunu, bu hususun takdir ve
değerlendirmesi mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizin tarihli duruşmasında, davacı tanığı ... beyanında; "davalı şirketin daha önce sigortalı olarak cerrahi teknisyen olarak çalışıyordum. Biz orada ameliyatlara giriyoruz. Ameliyat bilgilerini çıkartıp hangi malzeme kullanılmış bunu tespit edip muhasebeye bildiren kısımdaydım Erciyes üniversitesi ile ilgili olan olaydır bu bizim şirketimiz ayrı Kadem Medikal ayrı şirkettir. Kadem medikale sadece Mahmut Argün hocanın ameliyat bilgilerini bildiriyorduk yani hangi malzeme kullanılmış iki grubada atardık. Watsap grubuna atardık. Biz atmasak bile bizim şirket yetkilimiz olan İsmail Kandeferoğlu atardı. Üzerine hangi fiyat konuşuldu. Ne şekilde oldu, ödeme yapıldı mı yapılmadı mı bilmiyorum bize sadece Mahmut Argün hocanın ameliyatlarının bu gruba bildirilmesiydi. Bizimde attığımız vardır. Atılmayan da vardır. Bildiklerim bundan ibarettir. dedi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı beyanında: "ben davalı şirketin yanında yılında girdim yılında işten ayrıldım. Muhasebe bölümüne bakıyordum. ... medikalde eskiden çalışıyordum. Biz firma olarak Agen denen bir komisyon işi yapıyoruz. Firma malzemeyi veriyoruz firma malzemeyi sattığında yüzde kaç oranında anlaşıldıysa firma hakediş faturası kesiyor. Ve firma sahibine ödeniyor. Çalışma dönemi içerisinde davacı Kadem Medikal ile de çalışmalarımız vardı. Her ay sonu hakedişlerini faturalandırarak ödemesi yapılıyordu. Ödeme patron tarafından yapıldığı için ödemenin yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Ben sadece hesabı görüyordum. Hakediş faturasını kestiriyordum geri kalan ödeme kısmından davalı şirketin patronu olan çözümlüyordu. Bildiklerim bundan ibarettir, dedi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 22/11/2024 tarihli duruşmasında tanık beyanında: "ben daha önce davalı şirketin ameliyat teknik elemanı olarak çalışıyordum, şu an davalı şirketin işletmeyi devrettiği farklı bir şirket çatısı altında aynı işletmede faaliyetime devam ediyorum, davacı şirketi de tanırım, Kadem Medikalin ortopedi ameliyatında kullanılacak implantları ... medikal ile birlikte belli bir komisyon ücreti karşılığında yapıldığını biliyorum, ama muhasebe kısmını komisyon ücretinin nasıl hesaplandığını bilmiyorum, sektörde bir üreticinin bayisi oluyor, mesela ... medikal bazı üretici firmaların örneğin bayisi olarak çalışıyor, ameliyat yaptırıyor. Bazen de alt bayi gibi bir şekilde kendi hekimi olan başka bir iş yerine ki bu iş yeri küçük veya büyük çaplı olsun fark etmiyor, bu şirkete tıbbı malzemeleri veriyor, bunun kazancını da belli bir oran çerçevesinde komisyon ücreti adı altında ... Medikal diğer malzemeyi verdiği kişiye bunu ödüyor, davacı da bu kapsamda kendisine ödeme gerçekleştiriyor mu gerçekleştirmiyor mu bilmiyorum, ama sektörün işleyişi bu şekildedir, ... Medikal ile Davacı Kadem Medikal arasında bir iş gerçekleştirildiğini biliyorum, detayını bilmiyorum, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı vekili müvekkilinin davalıya medikal alanında hizmet sağladığını, taraflar arasındaki sözleşme gereği 2012 yılından beri hizmet sunduğu halde takip konusu faturaya dair davalı tarafından ödeme yapılmadığını beyan etmiştir.
Davalı taraf aralarındaki ticari ilişkiyi takibe konu faturayı kabul etmemiştir. Davacının fatura gereği hizmetinin ispat edilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Davacı şirketin fatura düzenlemesi üzerine davalı şirket fatura iadesine dair ihtar göndermiştir.
Tarafların ticari defterleri incelenmiştir. Tarafların defterleri tasdikli olup delil niteliğindedir. Davacının defterinde dava konusu faturanın kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde kayıt bulunmadığı ve fatura ret ihtarının gönderildiği görülmüştür. Şu halde hizmetin sağlandığına dair ispat yükü davacıdadır. Dosya kapsamında tanık ifadeleri alınmıştır. Tanık beyanları uyuşmazlığı çözen mahiyette olayıp soyut bulunmuş, hükme esas alınmamıştır. Mesaj kayıtları delil olarak ikame edilmiştir. Davalı taraf bu delillerin kendisinden sadır olduğunu kabul etmemiştir. Bu nedenlerle davacının ispat yükünü yerine getiremediği kanaatiyle yemin delili hatırlatılmıştır. Davacı tarafın yemin deliline dayanması ve yemin metnini ibrazı üzerine, davalı asıla tebliğ yapılmıştır. Davalı şirket temsilcisi duruşmada hazır bulunmuş ve yemini eda etmiştir. Neticede davacının faturaya konu hizmet ve buna dayalı alacak vakıalarını HMK 190 maddesi gereğince ispat edemediği görülmekle sübut bulmayan davanın reddine, takibin itiraz ile durduğu ve sair şartların sağlanamadığı görülerek davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 269,85-TL ve 7.999,55-TL ıslah harcıntan mahsubu ile artan 7.654,00-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davalı tarafça yapılan 150,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 150,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 75.108,18-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır