T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/10/2023
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ortağı ...'in kayın pederi olması ve inşaat sektöründe tecrübesi olması hasebiyle Kırşehir'de metruk halde bulunan ... Otel ve Grand Terme Otel'in satın alınması, ihyası, verimli bir şekilde işletilebilir hale getirilmesi ve işletmenin yürütülmesi hususunda 2001 - 2007 yılları arasında davalı şirket üzerinden birlikte iş yapıldığını, müvekkilinin faaliyetlerinin karşılığında davalı şirket ortaklarının müvekkiline, davalı şirketinin %25 payını devretmeyi ve ayrıca ikinci otelin değerinin %5'ini ödemeyi taahhüt ettiklerini, davacının hem satın alınan otellerin üst yöneticiliği görevini hem de belirli bir süre (23.08.2003 - 03.03.2005) davalı şirketin geniş yetkilerle donatılmış olarak müdürlüğünü yürüttüğünü, emeklerinin karşılığında kendisine maaş, ücret veya huzur hakkı gibi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin de adi şirket ortağı olduğunu ve emeğini sermaye olarak getirdiği gerekçesi ile bir ücret talebinde bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin davalı şirkete 105.000 Euro ve 38.000 TL nakit sermaye ile oğluna aracı satarak davalı şirkete minibüs almak sureti ile bir nevi ayni/nakdi sermaye getirdiğini, ancak davalı şirket tarafından satın alınan ... Otel ve Grand Terme Otel'in kârlı birer işletmeye dönüşmeye başlaması ile birlikte davalı şirket ortaklarının taahhütlerini yerine getirmediğini, taraflar arasında başlayan anlaşmazlıklar üzerine 09.10.2007 itibari ile müvekkili ile davalı şirket ve otel işletmeleri arasındaki ilişkinin tamamen kesildiğini iddia ederek 105.000 Euro'nun ödeme tarihinden itibaren işleyecek Euro için uygulanan mevzuat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB Euro alış kuru ile davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, 38.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesine, davalı şirkete minübüs alınması için ödenen bedelin şimdilik 10.000 TL'sinin ödeme tarihindeki anapara faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesin ve geniş yetkili müdür ve otellerde yönetici sıfatıyla çalışmasından dolayı şimdilik 10.000 TL ücretin davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında davacının şirkete sermaye olarak verdiğini iddia ettiği bedele ilişkin yapılan incelemede davacının iddialarının yerinde görülmediğini, bu nedenle kesin hüküm itirazında bulunduklarını, davacının ücret alacağı yönündeki taleplerinin haksız olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacının davasını kabul etmemekle birlikte iddiasının HMK 200 maddesi gereği senetle ispat edilmesi gerektiğini bildirerek davanın zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının (bozmadan önceki esası ... E.) celbi ile yapılan tetkikinde; davacısının ..., davalıların ... Tüketim Malları İnş. Tur. Tekst. San ve Tic. Ltd. Şti, ... ve ... olduğu, davanın adi ortaklığın tespiti ve tasfiyesi istemine ilişkin olduğu, yargılama sonucunda ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin sicil dosyasının bir sureti dosyamız arasına celbedilmiştir.
Kariyer.net ve Nevşehir Üniversitesi Turizm Fakültesi'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin faaliyet gösterdiği turistik amaçlı otel işletme, alma ve kiralama işleri alanında faaliyet gösteren bir şirketin geniş yetkili sorumlu müdürünün 2001 yılı ile 2007 yılları arasındaki kazançlarının ne olacağı araştırılmıştır.
Davacı tanıkları ile davalı tanıklarına davetiye çıkarılarak duruşmada beyanları alınmıştır.
Davacı tanığı ... 15/10/2024 tarihli duruşmada; "Ben davalı şirkette 2016 yılına kadar ortaktım, 2016 yılında ayrıldım, davacı tam yıllarını hatırlayamıyorum ancak yaklaşık iki yıl kadar şirkette müdürlük yapmıştı, müdürlük yaptığı dönemde muhasebe de davacının elinde idi, bu nedenle müdürlük ücreti alıp almamak tamamen kendi elinde idi, kendisinin müdürlük ücreti olarak birşey alıp almadığını bilemiyorum, davacının şirkete nakit olarak herhangi bir parasal katkısı olmadı, davacının oğlunun aracının satıldığını biliyorum, bizzat aracı ben sattım ancak şirkete alınan minibüs bu para ile alınmadı şirketin kendi parası ile alındı, ben bana göstermiş olduğunuz 20 ocak 2005 tarihli sayfadaki belirtilen paraları davacıdan ben aldım bu paraların şirketle bir ilgisi yoktur, Nejdet'ten almış olduğum paraların bir kısmını şahsıma kullandım, bir kısmını da şirketle ilgisi olmayan işlerde kullandım. Bana göstermiş olduğunuz belgedeki para miktarlarını yukarıda da izah ettiğim üzere Nejdetten ben aldım, ancak bunun davalı şirketle bir ilgisi yoktur, ben o dönem Digitürk'ün kurumsal bayisiydim, paranın bir kısmını burada harcadım, alınan paranın şirketle bir ilgisi yoktur, almış olduğum paradan diğer ortak Selami'nin bilgisi vardır, ancak ....ni parayla bir ilgisi yoktur, davacının müdürlük görevini ifa etmesi içen kendisine yetki belgesi verdik, yetki belgesinin noter onaylı olup olmadığını tam bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı .... 21/01/2025 tarihli duruşmada; "Benim davalı şirketle herhangi bir bağım yoktur, Nejdet bey arkadaşımın kayınpederidir, zamanını net olarak belirleyemeyeceğim ancak şirkete her gittiğimde davacıyı şirkette görüyordum, ancak davacının şirkette ortaklığı olup olmadığını, müdürlük yapıp yapmadığını bilemiyorum, yine davacıya herhangi bir ücret ödeniyormuydu ya da davacının şirkete parasal bir katkısı varmıydı bilemiyorum, bu hususta daha önce Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde beyanda bulundum, aynı beyanlarım geçerlidir. Tarihi hatırlayamıyorum ancak ben bir dönem ....bey ile Selami bey arasındaki sıkıntı nedeni ile tarafları uzlaştırmak için şirket gittim, aralarındaki mesele parasal bir mevzuydu, ancak kimin ne kadar alacağı olduğu hususunda bir bilgim yoktur, dedi. Şirkete alınan araca ilişkin aradan geçen yaklaşık 15 yıllık bir süreç olduğu için net olarak konuyu hatırlayamıyorum, bu hususta daha önce Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen dosyada beyanı hatırlamıyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı .... 21/01/2025 tarihli duruşmada; "Davalı şirket ortakları .... ve .... benim 45 yıllık arkadaşlarımdır, aileyi yakından tanırım, bunun dışında şirketle başka bir bağım yoktur, davacının şirkette müdürlük yaptığına dair herhangi bir bilgim ya da duyumum olmadı, yine davacının şirkete parasal katkıda bulunduğuna dair de hiçbir şey duymadım, davacının ara ara otele geldiğini biliyorum, ancak bu devamlı çalışma şeklinde değildi. Davalının otelde müdür gibi bir durumu söz konusu değildi, ayrı odası vs yoktu, misafir gibi bir konumdaydı, bizimle aynı durumda idi. Benim otele gitme sıklığım bazen sene de bir bazen iki senede bir şeklindedir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanıkları ... ve ....'un beyanları Kırşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmak suretiyle aldırılmıştır.
Davalı tanığı ...; "Kırşehir'deki Grand Otel işletmesindeki ortaklarından ...'in kayınpederi olması sebebiyle Necdet'i tanıyorum. Ben burada 2007 yılında işe başladım. ...'in otele gelip gittiğini biliyorum. Davacı konaklamak amacıyla gelirdi. İşlerle ilgilenmezdi. Davacı tarafın herhangi bir sermaye yatırıp yatırmadığına ilişkin bilgim yoktur. Sadece ....'in kayınpederi olması nedeniyle otele misafir olarak gelip gittiğini biliyorum. Davacı otelde çalışan değildi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı Adem Yağmur; "Davalı Selami eskiden beri kiracım olması sebebiyle tanıyorum. Bu vesileyle kardeşi ....'i tanıyorum. Bu vesileyle kayınpederini de tanıyorum. Uyuşmazlıkla ilgili herhangi bir bilgim yoktur. Taraflar arasındaki para alışverişi konusunda herhangi bir bilgim yoktur. Davacının ücret karşılığında çalışıp çalışmadığnıı bilmiyorum. Davalının oğlunun aracını satıp parasını verip vermediğini bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak mali müşavir bilirkişi ile hukukçu bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi.... ile Hukukçu bilirkişi......'ın 17/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ...., ... Tüketim Malları İnşaat Turizm Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 23.08.2003 tarihli Ortaklar Kurulu toplantısında müdür sıfatıyla temsile yetkili kılındığı, kararda müdürlük yetkilendirmesinin süresiyle ilgili bir ibare bulunmadığı, davalı şirketin davacıdan önceki ve sonraki müdürlerine ödemiş olduğu müdürlük ücretine ilişkin inceleme yapılan dönem kayıtlarında herhangi bir veri bulunamadığı, davalı şirket tarafından inceleme yapılan hiçbir dönemde müdürlük ücret alacaklarının tahakkuku yapılmadığı, dava dilekçesi ekinde yer alan ve 20 Ocak 2005 tarihli ajanda sayfası üzerinde yazılan sayısal veriler davalı şirketin 2002-2008 arası dönemleri ticari defterlerindeki kayıtlarda bulunmadığı, davalı şirketin kanuni kayıtlarında davacıdan alınan araç yönünden ve şirketten alacağı olduğunu iddia ettiği paralar yönünden bir kayıt bulunmadığı, davacının, davalı şirkette 25.08.2003 tarihli Genel Kurulda müdür olarak atanmasına karar verildiği, ana sözleşme ve Genel Kurul toplantı tutanakları incelendiğinde, şirket müdürüne ücret ödeneceğine dair bir düzenlemeye yer verilmediği tespit edilmiştir.
Davacı taraf yemin deliline dayanmış olduğundan mahkememizce yemin teklif edip etmeyeceği hatırlatılmış olup, davacı vekilince yemin metninin sunulduğu ve davalıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
08/07/2025 tarihli duruşmada, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/920 E. 2018/10852 K. Sayılı emsal ilamı dikkate alınarak davacı tarafça sunulan yemin metninden yararlanılarak yemin sorusu mahkememizce hazırlanmış olup davalıya HMK'nun 233. maddesine göre; "davacının oğluna ait olduğu iddia edilen bir araç satılarak, satış bedeliyle şirket adına bir araç alınıp alınmadığı, davacının bu yolla bir sermaye katkısı bulunup bulunmadığı ve davacı ...'in davalı şirkette çalışmasından kaynaklı olarak müdürlük alacağı bulunup bulunmadığı" hususuna ilişkin olarak yemini yaptırılmış olup, davalı şirket yetkilisi ...; "davacının oğluna ait aracın satılarak davalı şirkete araç alınmadığını, bu yolla davacının davalı şirkete sermaye katkısı olmadığına, yine davacının davalı şirkette yetkilendirildiği döneme ilişkin müdürlük alacağı olmadığına dair namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Eldeki davada davacının işçilik alacağı değil müdürlük alacağına ilişkin talep bulunduğundan 08/07/2025 tarihli duruşmada huzurda bulunan davalı şirket yetkilisine davacı yanın iddia ettiği 30/04/2001 - 09/10/2007 dönemine ilişkin davacının davalı şirkette müdür olarak çalışıp çalışmadığı ve bu döneme ilişkin müdürlük alacağı olup olmadığı hususunda davalı şirket yetkilisinin yeminin alınmasına karar verilmiş olup, .....; "yemin edası istemiş olduğunuz 30/04/2001 ve 09/10/2007 döneminde davacı şahıs davalı şirkette müdür olarak çalışmamıştır, müdür olarak çalışmadığına ve müdürlük alacağı olmadığına dair namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, müdürlük ücret alacağı ile davalı şirkete sermaye olarak verildiği iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf, inşaat sektöründeki tecrübesi olması ve davalı şirket ortağı ...'in kayın pederi olması hasebiyle Kırşehir'de metruk halde bulunan .... Otel ve Grand Terme Otel'in satın alınması, ihyası, verimli bir şekilde işletilebilir hale getirilmesi ve işletmenin yürütülmesi hususunda 2001 - 2007 yılları arasında davalı şirket üzerinden birlikte iş yapıldığı, davacının faaliyetlerinin karşılığında davalı şirket ortaklarının davacıya, davalı şirketinin yüzde 25 payını devretmeyi ve ayrıca ikinci otelin değerinin yüzde beşini ödemeyi taahhüt ettikleri, davacının hem satın alınan otellerin üst yöneticiliği görevini hem de belirli bir süre (23.08.2003 - 03.03.2005) davalı şirketin geniş yetkilerle donatılmış olarak müdürlüğünü yürüttüğü, emeklerinin karşılığında kendisine maaş, ücret veya huzur hakkı gibi bir ödeme yapılmadığı, davacının da adi şirket ortağı olduğu ve emeğini sermaye olarak getirdiği gerekçesi ile bir ücret talebinde bulunmadığı, ayrıca davacının davalı şirkete 105.000 Euro ve 38.000 TL nakit sermaye ile oğluna aracı satarak davalı şirkete minibüs almak sureti ile bir nevi ayni/nakdi sermaye getirdiğini, ancak davalı şirket tarafından satın alınan ... Otel ve Grand Terme Otel'in kârlı birer işletmeye dönüşmeye başlaması ile birlikte davalı şirket ortaklarının taahhütlerini yerine getirmediği, taraflar arasında başlayan anlaşmazlıklar üzerine 09.10.2007 itibari ile davacıyla davalı şirket ve otel işletmeleri arasındaki ilişkinin tamamen kesildiğini iddia ederek 105.000 Euro'nun ödeme tarihinden itibaren işleyecek Euro için uygulanan mevzuat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB Euro alış kuru ile davalılardan alınarak davacıya ödenmesini, 38.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesini, davalı şirkete minübüs alınması için ödenen bedelin şimdilik 10.000 TL'sinin ödeme tarihindeki anapara faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesini ve geniş yetkili müdür ve otellerde yönetici sıfatıyla çalışmasından dolayı şimdilik 10.000 TL ücretin davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası kapsamında davacının şirkete sermaye olarak verdiğini iddia ettiği bedele ilişkin yapılan incelemede davacının iddialarının yerinde görülmediğini, bu nedenle kesin hüküm itirazında bulunduklarını, davacının ücret alacağı yönündeki taleplerinin haksız olduğunu ve zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davalı şirkette geniş yetkili müdür ve otellerde yönetici sıfatıyla çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise bu hizmet nedeniyle ücret alacağı bulunup bulunmadığı ayrıca davacının davalı şirkete 105.000 Euro ve 38.000 TL nakit para verip vermediği, davacının oğluna ait aracı satarak davalı şirkete minibüs alıp almadığı bu eylemler nedeniyle davacının alacağı bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşıldı.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası (bozmadan önce ... E.) incelenmekle; davacısının ..., davalıların ... Tüketim Malları İnş. Tur. Tekst. San ve Tic. Ltd. Şti, .... ve ... olduğu, davacının davalılar ile ... Otel ve Grand Terme Otel'in satın alınması, ihyası ve verimli bir şekilde işletilebilir hale getirilmesi hususunda anlaşmaları neticesinde yapmış olduğu nakdi destek ve emekleri karşılığında adi ortaklık ilişkisi kurulduğu iddiasıyla adi ortaklığın tespiti ve tasfiyesi istemiyle dava açtığı, yargılama sonucunda " davalı ...'e ihtaratlı yemin davetiyesi tebliğ edildiği halde duruşmaya gelmediği ve yemin etmediği halde zorunlu dava arkadaşı olan diğer davalılar yemin davetiyesi ile çağrıldıkları duruşmalara katılarak usulünce yemin etmişlerdir. Az yukarıda değinildiği üzere yemin, bir taraf usul işlemidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 60. maddesine göre duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder. Böylelikle çağırıldığı halde duruşmaya gelmeyen taraf, diğer dava arkadaşının yaptığı işlemleri kabul etmiş sayılmaktadır. Buna göre yemin için çağırıldığı halde duruşmaya gelmeyen davalı ..., mecburi dava arkadaşı olan diğer davalıların yaptığı yemin usul işlemini kabul etmiş sayılmalıdır. Yargılama sonunda toplanan tüm delillere göre davacının davacının davasını kesin ve yeterli kanıtlarla ispatlayamadığı görüş ve kanaatine varılmış ve bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. " şeklinde gerekçe ile ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği, Mahkemece verilen işbu 02/12/2019 tarihli hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığının 08/12/2020 tarih ve 2020/1900 Esas 2020/7470 Karar sayılı ilamı ile; "...davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA,..." karar verilmiş, Yargıtay ilamına karşı davalılardan Selami Fener ile ... Tüketim Malları İnşaat Turizm Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından karar düzeltme kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 04/06/2021 tarih ve 2021/2576 Esas 2021/6026 Karar sayılı ilamı ile; "...davalılar Selami Fener ve ... Tüketim Malları İnş. Tur. Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti vekilinin karar düzeltme isteminin reddine; ikinci bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairece verilen 08/12/2020 tarihli ve 2020/1900 E. 2020/7470 K. Sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün ONANMASINA,.." karar verilmiş, "Karar Düzeltme Sonrasında" hükmün, 04/06/2021 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2019 tarihli ve ... E. ....K. Sayılı ilamının konusu davacı ile davalı şirket ve bu şirketin ortakları olan diğer davalılar arasında termal otel işletmeciliği için kurulan adi ortaklığın tespiti ve adi ortaklığın tasfiyesi ile kar payının tahsili istemine ilişkin olduğundan eldeki dava dosyası yönünden kesin hüküm etkisi söz konusu değildir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin tetkikinde ise; davalılardan.....Şirketinin 27/11/1995 tarihinde Kayseri Ticaret Sicil Memurluğu nezdinde kurulup tescil edildiği, ortaklarının davalılar ... ve ... olduğu, 05/05/2000 tarihinde esas sözleşmede değişiklik yapılarak davaya konu olan turistik amaçlı işletme, alma ve kiralama işlerini de faaliyetleri arasına aldığı, 23/08/2003 tarihli ortaklar kararı ile davalı şirket davacıyı müdür sıfatıyla temsile yetkili kılmıştır. 03/05/2005 tarihli kararla davalı şirketin ortakları kendilerini şirketi münferiden temsile yetkili kılmışlardır. Bu tarihten itibaren davacının müdürlük sıfatı sona ermiştir. Davalı şirket bu tarihten sonra da yönetim kurulu kararı ile davacının bankadan kredi kullanması, ipotek tesis etmesi, ipotek resmi senedini imzalaması ve diğer işlemleri yapması için yetkilendirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının temel iddiası davalı şirketten müdürlük ücret alacağı bulunduğu ayrıca yine şirketten 105.000 Euro ve 38.000 TL alacağı bulunduğu ve oğluna ait aracı satarak davalı şirkete minibüs alınmasından kaynaklanan alacağı bulunduğu yönündedir. Davacı şirketten alacağı bulunduğu yönündeki iddiası için dosya kapsamında fotokopisi bulunan davalı şirketin eski ortağı olan ...'e ait 20 Ocak 2005 tarihli ajanda sayfasındaki " ... den Alınan Otel için sarf edilen alacağı" yazılı belgeye delil olarak dayanmış olup kesinleşen Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında da belgenin irdelendiği, isticvap yapılmak suretiyle belgenin ...'in el ürünü olduğunun tespit edildiği ancak yapılan değerlendirmede "... davacının, davalı şirkete sadece müdür sıfatı ile bir dönem görevlendirilmiş olduğu, davacının iddia ettiği adi ortaklık ilişkisinin varlığının sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün ve yeterli olmadığı, davacı ile tüm davalılar arasında adi ortaklık tesis edildiğine dair taraflarının açık veya örtülü şekilde yazılı veya sözlü bir sözleşme, irade açıklaması ya da irade uyuşmasının varlığının kesin delillerle ispat edilememiş olduğu, bozma ilamında işaret edilen ve değerlendirilmesi gerektiği belirtilen ajanda belgesi içeriğinin de tüm toplanan delillerle birlikte değerlendirildiğinde davacı iddialarını kesin olarak ispata yeterli görülmediği," sonucuna ulaşıldığı tetkik edilmiştir. Kesinleşen Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2019 tarihli ve ... E. .... K. Sayılı ilamı kesin hüküm olmamakla birlikte güçlü bir delil niteliğindedir. Nitekim anılan belge yazılı delil başlangıcı hükmünde olduğundan eldeki davada tanık dinlenilmiştir. Davacı tanığı olarak dinlenen ... 15/10/2024 tarihli duruşmadaki ifadesinde 20 Ocak 2005 tarihli ajanda sayfasında yazılı alacak kalemlerini davacıdan aldığını ancak bunların davalı şirketle bir ilgisi olmadığını, davacının şirkete parasal bir katkısı bulunmadığını bildirmiştir yine davacı tanığı sıfatıyla dinlenen.... da davacının iddialarını destekleyen bir beyanda bulunmamıştır. Davalı şirketin ticari defter ve belgeleri bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişilerden davalı şirketin ortak ve yönetici bilgileri incelenerek tarihsel dökümünün yapılması, davacının şirkette müdürlük yaptığı dönemin belirlenmesi, şirket ana sözleşmesinde veya genel kurul kararlarında uyuşmazlığa konu edilen döneme ilişkin davacı şirket müdürüne ücret ödeneceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunup bulunmadığı, davalı şirketin davacıdan önceki ve sonraki müdürlerine ödemiş olduğu müdürlük ücreti bulunup bulunmadığı, müdürlük ücret alacaklarının tahakkuk ettiği tarihlerin belirlenmesi, dava dilekçesi ekinde yer alan ve 20 Ocak 2005 tarihli ajanda sayfası üzerine yazılan sayısal verilerin davalı şirketin ticari defterlerindeki kayıtlar ile uyuşup uyuşmadığı, davacının şirketten alacağı olduğunu iddia ettiği paralar ve şirket adına alındığı iddia edilen araç yönünden kayıt, bilgi ve belge bulunup bulunmadığı hususunda inceleme yapılması istenilmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde; davacı ...'in ... Tüketim Malları İnşaat Turizm Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 23.08.2003 tarihli Ortaklar Kurulu toplantısında müdür sıfatıyla temsile yetkili kılındığı, kararda müdürlük yetkilendirmesinin süresiyle ilgili bir ibare bulunmadığı, Anasözleşme ve Genel Kurul toplantı tutanakları incelenmiş, şirket müdürüne ücret ödeneceğine dair bir düzenlemeye yer verilmediği, davalı şirketin davacıdan önceki ve sonraki müdürlerine ödemiş olduğu müdürlük ücretine ilişkin inceleme yapılan dönem kayıtlarında herhangi bir veri bulunamadığı, davalı şirket tarafından inceleme yapılan hiçbir dönemde Müdürlük ücret alacaklarının tahakkukunun yapılmadığı, dava dilekçesi ekinde yer alan ve 20 Ocak 2005 tarihli ajanda sayfası üzerinde yazılan sayısal veriler davalı şirketin 2002-2008 arası dönemleri ticari defterlerindeki kayıtlarda bulunmadığı ve davalı şirketin kanuni kayıtlarında davacıdan alınan araç yönünden ve şirketten alacağı olduğunu iddia ettiği paralar yönünden bir kayıt bulunmadığı tespit edilmiştir. Sonuç itibariyle davacının davalı şirketten müdürlük ücret alacağı olduğunu ispatlayamadığı, davacı şirkette müdürlere ücret ödeneceği hususunda herhangi bir genel kurul kararının bulunmadığı, fiili olarak diğer ortaklara ve yetkililere ücret ödemesi yapıldığı hususunun da ispatlanamadığı açıktır.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/2863 E.2017/4931 K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir.) Davacı tarafça oğluna ait aracın satış tarihi ile davalı şirkete minibüs aldığı tarihin tespit edilmesi talep edilmiş ise de bu tarihlerin birbiri ile uyumlu olduğunun tespit edilmesi halinde dahi davalı şirkete ait araç bedelinin davacı tarafından karşılandığı sonucuna ulaşılamayacağı sabittir. Yine yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda 20 Ocak 2005 tarihli ajanda sayfasındaki muğlak verilerin de davacının alacak iddiasını ispatlayamadığı ticari defter kayıtlarının bu verileri doğrulamadığı kaldı ki davacı tanıklarının beyanlarının dahi davacının iddiasını desteklemediği açıktır. Hal böyle iken davacının muaccel bir alacağı bulunduğu hususunu ispatlayamadığı iddiasını ispatlayamadığı dikkate alındığında davacıya yemin hakkı hatırlatılmıştır. Davalı şirket temsilci davacının oğluna ait aracın satılması suretiyle davalı şirkete araç alınmadığını, davacının davalı şirkette yetkilendirildiği döneme ilişkin müdürlük alacağı olmadığına ilişkin yemin eda etmiş olduğundan ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan alınan 53.219,22-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 52.603,82-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan 510,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 393.693,20-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilleri ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
08/07/2025
Başkan
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Katip
¸E-imzalıdır