T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: Esas
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - [
DAVALILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - [
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/12/2024
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Uyuşmazlığa konu olayda davacının tamamen kendi el yapımı olan ve marka hakkı için başvuru yapmış olduğu kamp sobasının davalılar tarafından taklit edilerek aynı online satış uygulamasında ve instagram sosyal medya hesabı üzerinden satılmakta olduğunu, davacının davalı tarafların bu eylemleri sebebiyle maddi ve manevi zarar uğramakta ve davacının haklarının açıkça gasp edilmekte olduğunu, davacının yaklaşık olarak 1 yılı aşkın bir süredir tamamen kendi el yapımı olan kuzineli kamp sobasını Trendyol alışveriş uygulaması üzerinden satmakta olduğunu, Trendyol uygulamasında "genco camping" isimli online satış mağazasını açan davacının bu mağaza üzerinden sobanın satış işlemlerini gerçekleştirmekte olduğunu, davacıya ait satış sayfasının ve satışı yapılan sobanın görselleri eklerde sunulmuş olduğunu,"https://ty.gl/y8wir66spqhc9" URL üzerinden de davacının satmakta olduğu sobaya ulaşılabilecek olduğunu, ayrıca davacının Türk Patent ve Marka Kurumuna Gencocamping isminin markasını tescil etmek amacıyla 20.09.2024 tarihinde başvuru yapmış olduğunu, iş bu başvuru dilekçesini sunduklarını, davacının Trendyol uygulamasında mağazasını açtıktan sonra bir hayli satış yapmış ve bu satışların hiçbirinde problem yaşamamış olduğunu, kendi el imalatı olan ve tüm parçalarını kendisinin üretip sattığı kamp sobaları rağbet görmüş olduğunu, bunun üzerine davacının kullanım hakları kendisinde olan soba için marka hakkı ve lisans ismi için başvuruda bulunmuş olduğunu, ürünlerin taklit olmadığı veyahut davacıya ait olduğu konusunda hiçbir tereddüt bulunmamakta olduğunu, Trendyol uygulaması üzerindeki mağazanın açılış tarihi, sobanın satılmaya başladığı tarih ve ürünün özellikleri bu hususa karine teşkil etmekte olduğunu, davacı tarafından satışı gerçekleştirilen sobaların tamamıyla davacıya özgü olduğunu, davaya konu durumun ilk fark edilmesi ise davacının uzaktan akrabaları da olan davalı tarafların sosyal medya hesaplarında soba sattığı duyumunu almasıyla başlamış olduğunu, davacı, davalı tarafların satışını yaptığı soba ürünü gerek sosyal medya platformunda gerekse de davalıların satışını yaptığı Trendyol satış platformunda incelediğinde kendine ait aynı sobanın birkaç ufak farkla "Emek kamp sobaları" adı altında satışının yapılmaya başlandığını görmüş olduğunu, bu mağazaya ait satış sayfasının ve satışı yapılan sobanın görselleri eklerde sunulmuş olduğunu, https://ty.gl/tir5eh0za0inv URL üzerinden satışı yapılan sobaya ulaşılabileceğini, bu mağazanın da profiline bakıldığında konumun Kayseri olduğu görüleceğini, davacıya ait soba gerek davalıların uzaktan akrabası olması ve davacının işletmekte olduğu Elbistan ilçesindeki dükkana sık sık gelip gitmeleri, davalı tarafların davacının yapmış olduğu ürünün satışının yüksek olması ve kendilerinin de bu satışları görüp faydalanmak istemeleri, davacının satış platformlarından açıkça satışını yaptığı ürünlerin davalı tarafça kopyalanma ihtimalinin de olması, dava konusu ürünlerin kopyalandığını ve haksız rekabet sağlandığını açık ve bariz bir şekilde ortaya koymakta olduğunu, kopya ürünlerin satışı ise Davalı taraflara ait "vergi kimlik numarası ...., iletişim numarası 0507 .....7 ve e-posta adresi meryem.d........kep.tr" olduğunu, Trendyol uygulamasında "Emek kamp sobaları" isimli mağaza üzerinden ve İnstagram sosyal medya hesabından ise '' emekkamp'' kullanıcı adlı hesap üzerinden bu ürünlerin satış işlemi gerçekleştirilmekte olduğunu, davalı taraflar tamamen taklit ürünü olan bir sobayı kendi imalatları gibi satmakta ve haksız bir kazanç elde etmekte olduğunu, Marka hakkı esasen davacıda olan ürün hileli bir şekilde taklit edilmiş olduğunu, dosya bir bütün olarak incelendiğinde ve gerek davacının üretmiş olduğu soba gerekse de davalı tarafın Trendyol satış uygulaması ve İnstagram Sosyal Medya hesabında satışını gerçekleştirdiği ürün bilirkişilerce incelendiğinde davalıların ürününün kopya olduğu tüm ayrıntılarıyla taklit edildiği açıkça görüleceğini, yine davalı taraflar İnstagram isimli sosyal medya uygulamasında da emekkamp isimli hesap açmış ve bu hesabın profiline de yine aynı trendyol satış linkini eklemiş olduklarını, İnstagram hesabı üzerinden de satışını gerçekleştirdikleri taklit ürünlerin görsellerini paylaşarak daha fazla satış yapıp, para kazanmayı amaçlamakta olduklarını, davalı tarafların satışını gerçekleştirdiği bu ürünlerin davacıdan izin alınmadan taklit edilmiş ve piyasaya sürülmüş olduğunu, davalı taraflar ürünü aynen taklit etmekle kalmamış, ürünün ismini dahi değiştirmemiş olduğunu, Kamp sobası olarak öne sürülmüş, sadece başına EMEK kelimesinin getirmiş olduğunu, Davalı tarafların bu davranışının davacıyı piyasada zor durumda bırakmakta olduğunu, davacının satışını yaptığı ürünlerden daha uygun fiyatlarla satışını yapan davalı taraflar, müşteriler arasında güven sorunu yaratmaktadır ve bu durumun davacının satışlarına da yansımış olduğunu, müşterilerin davalı tarafların taklit ürününü daha uygun fiyatlarla piyasada satışta olması sebebiyle oradan satın alma eğilimi göstermekte olduğunu, davalı tarafların bu haksız rekabetten doğan tutum ve davranışlarının davacıya her bakımdan zarar vermekte olduğunu, Marka hakkı henüz tescil edilmemiş olsa da - Türk Paten ve Marka Kurumuna Gencocamping isminin markasını tescil etmek amacıyla 20.09.2024 tarihinde başvuru yapmış olduğunu - uyuşmazlığa konu sobaya ilişkin kullanım hakkının davacıda olduğunu, SMK Md. 6/3 kapsamında tescili olmayan ve gerekli şartları sağlayan markaların sahiplerinin önceye dayalı kullanım nedeniyle gerçek hak sahibi oldukları kabul edilmekte olduğunu, bu bağlamda davacının kullanım hakkı açıkça gasp edilmiş ve maddi- manevi zarara uğratılmış olduğunu, davacı henüz tescili gerçekleştirilmemiş markayı kullanmakta iken davalı taraflarca kullanım hakkına saldırı gerçekleştirildiği için Ticaret Kanunun haksız rekabet hükümlerine başvurma zorunluluğumuz doğmuş olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2002/3699E. Sayılı Kararının dikkate alınması gerektiğini, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu`nun 56. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, Markanın taklit edilmesinin de bu bağlamda aldatıcı hareket olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 12.12.2007 gün, 2007/11-965 E. 2007/961 K. sayılı ilamında; "Markanın izinsiz kullanımı tescilsiz marka yönünden haksız rekabet, tescilli marka yönünden ise, marka haklarına tecavüz sayılır." Dendiğini, TTK tarafından açıkça tanımlandığı üzere, her türlü aldatıcı hareket ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı tüm suistimaller haksız rekabet sayılmakta olduğunu, buradan hareketle, davalı taraflarca davacının markasının taklit edilmesi, iltibas yaratılarak alıcıda yanlış algılamaya neden olunması, davacının izni olmadan markayı aynen kullanması haksız rekabet teşkil etmekte olduğunu, bu eylemlere karşı genel kanun hükümleri (TTK m.56 vd.) gereğince haksız rekabetin önlenmesini talep etme zaruretimiz hasıl olmuş olduğunu, davalı tarafların bu faaliyetleri haksız rekabet oluşturmakta ve bu eylemlerin önlenmesi gerekmekte olduğunu ayrıca hala mülkiyetlerinde bulunan ve yapılmış sobalara el konularak imha edilmesi gerekmekte olduğunu, davalı tarafların faaliyeti, ekonomik bakımdan davacıya büyük zararlar verir nitelikte olduğu için mahkemenin kararın kesinleşmesinden sonra bu durumun ülke çapında dağıtımı yapılan üç büyük gazetede ilan ettirilmesini ve davalı tarafların faaliyetleri, dava sonuna kadar sürdüğü taktirde bu durum davacının zararını arttırıcı nitelikle olacağı için zararın artmaması adına, davalı tarafların elinde bulunan ürünlere, gerekse bu ürünleri üretmekte kullandığı her türlü makine ve araca el konulması için dava süresince tedbir kararı verilmesini, talep etmekte olduklarını, davalı taraflar, davacının ürünlerin satışını yaptığı trendyol isimli satış platformunda genco camping isimli sayfasında mevcut satış ürünlerini kopyalamak suretiyle alıcılar nezdinde, davacı ile arasında iltibas yaratmayı ve böylece, davacının tanınmışlığından ve ürünlerin fazlaca satışından faydalanarak haksız kazançta bulunmayı amaçlamış olduklarını, TTK madde 64 hükmüne göre, TTK 57.maddenin fıkralarında yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler bir aydan bir yıla kadar hapis veya beş yüz liradan on bin liraya kadar ağır para cezasıyla veya her ikisiyle birlikte cezalandırıldığını, bu sebeple davalılar hakkında Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olup şikayetlerinin halen hali hazırda Elbistan Cumhuriyet Başsavcılınca kamu davası açılması amacıyla incelenmekte olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, TTK 58.maddesinin dikkate alınması gerektiğini, davacı lehine tazminat olarak, haksız rekabet neticesinde davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına dahi hükmedilebileceği yine aynı maddenin düzenlemesi olduğunu, bu tür davalarda maddi zarar tespitini yapabilmek her zaman mümkün olmadığından, davalıların satış miktarları göz önüne alınarak, haksız eylemin son verildiği güne kadar elde etmiş olduğu kazancının maddi tazminat olarak davacıya verilmesi gerekmekte olduğunu, yine TBK madde 49 maddesi anlamında, tanınmış bir ürün satıcısı olan davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, sonuç olarak davalıların haksız rekabetini içeren davranışlarının engellenmesi ve maddi-manevi zararlarımızın tahsili talebiyle dava açma gereğinin hasıl olmuş olduğunu belirterek, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 30.000,00 TL Manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, Davalıların yasalara aykırı olarak yapmakta olduğu haksız rekabetin önlenmesine, gerek davalı tarafların elinde bulunan ürünlere, gerekse bu ürünleri üretmekte kullandığı her türlü makine ve araca el konulması için dava süresince tedbir kararı verilmesine, Haksız müdahalenin men'i kapsamında davalıların elinde bulunan kopya ürünlerin toplatılması ile imhasına, davalıların sosyal medya ve alışveriş sitelerinde satışını yaptıkları taklit ürünlerin resim ve dokümanların kullanılmasının engellenmesine, Mahkemece verilecek kararın kesinleşmesine müteakip karar metninin, masrafı davalılara ait olmak üzere; ülke çapında dağıtımı yapılan üç büyük gazetede yayımlanmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının iddia ve talepleri maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olup ikame edilen huzurdaki davanın reddi gerekmekte olduğunu, Dava Konusu Taleplere Karşı Zamanaşımı Def'inde Bulunmakta olduklarını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.60 a göre, haksız rekabetten kaynaklı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğramakta olduğunu, söz konusu sürelerin dava tarihinden geriye doğru hesaplanmakta olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için davacının dava dilekçesindeki iddia ve talepleri dikkate alınsa dahi, yukarıda bahsedilen sebeplerden dolayı davacının dava tarihinden itibaren 1 yıl öncesinde gerçekleşmiş vakalara ilişkin tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın davalı ... Bakımından Sıfat Yokluğundan(Husumetten) Reddine Karar Verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen Trendyol isimli e-ticaret siteside "Emek Kamp Sobaları" isimli online satış mağazası üzerinden soba satışını yapan kişinin ... olup diğer davalı ...'nun söz konusu ticaretle bir ilgisi bulunmamakta olduğunu, nitekim ekte yer alan vergi levhası, Trendyol satıcı bilgilerine ilişkin bilgilerin yer aldığı ekran görüntüsünden de tek yetkilinin ... olduğu anlaşılmakta olduğunu, Mahkemece gerekli görülmesi halinde Mimarsinan Vergi Dairesi'ne ve e-ticaret sözleşmesinin taraflarının tespiti için Trendyol'a (DSM Grup Danışmanlık İletişim ve Satış Ticaret A.Ş.'ye) müzekkere yazılarak ilgili belgeler temin edilebileceğini, davalı ...'nun babası, kuzenleri ve birçok akrabası uzun süredir soba imalat ve ticaretini yapmakta olduğunu, davalının da bir süre aynı işi yapmış olup 2022 yılında tamamen bırakarak başka işte çalışmaya başlamış olduğunu, davalı ...'e ait SGK hizmet dökümü ekte yer almakta olduğunu, davacı taraf davalı ...'in artık soba üretim ve satımıyla ilgilenmediğini bilmesine rağmen yine de davada taraf olarak göstermiş olduğunu, açıklanan ve Mahkemece de re'sen dikkate alınacak sebeplerle davalı ... bakımından huzurdaki haksız davanın sıfat yokluğu(pasif husumet) sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, bu kapsamda Yargıtay 17. HD., 2014/5184 E., 2014/9231 K. İlamının dikkate alınması gerektiğini, Huzurda Görülmekte Olan Davada Davacının İleri Sürdüğü İddialar Gerçeği Yansıtmamakta olduğunu, davacı dava dilekçesinde her ne kadar bahse konu kamp sobasının tasarım ve üretiminin tamamen kendisine ait olduğunu beyan etse de bu iddianın gerçek dışı olduğunu, söz konusu soba uzunca süredir birçok üretici firma tarafından üretilmekte ve farklı firmalar tarafından başta Trendyol olmak üzere çeşitli platformlarda satışa sunulmakta olduğunu, iddia olunduğu gibi davaya konu sobanın davacı dışındaki tek satıcısının davacı taraf olmadığını, bahse konu sobanın birçok farklı işletme tarafından üretildiğini ve satışa çıkartıldığını gösterir ekran görüntüleri ekte yer almakta olduğunu, Mahkemece de takdir edileceği üzere özellikle Covid-19 pandemisinden sonra ülkemizde kamp kültürü yaygınlaşmış olduğunu, birçok işletme de bu durumu dikkate alarak kamp severlerin kullanabileceği nitelikte ürünler üretmiş olduğunu, Kamp sobası olarak satışa sunulan küçük kuzineler de bu ürünlerden birisi olduğunu, üretilen sobaların çoğu benzer hatta bazıları da birebir aynı olduğunu, tüm bunlara rağmen davacının neredeyse 200 yıllık bir geçmişi olan ve yurt dışından ithal edilmekle ülkemizde de kullanılmaya başlanan kuzine sobanın mucidiymiş gibi hareket etmesinin taraflarınca anlaşılamadığını, bu kapsamda Yargıtay 11. HD., 21.3.2008 T, 2008/1816 E., 2008/3687 K. İlamının dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihadında belirtilen ürünü Türkiye'de ilk kez piyasaya sürmüş olma, ürünün tanıtımı için büyük emek ve para harcama koşulları davaya konu olayda gerçekleşmemiş olduğunu, İş bu sebeple kabul etmemekle birlikte, davalı tarafından satılan sobaların davacının kendisine ait olduğunu belirttiği ürünlerle aynı olması halinde bile haksız rekabet hali oluşmayacak; TTK'daki ilgili hükümler uygulanamayacak olduğunu, Davacı taraf "Gencocamping" isminin markasını tescil ettirmek için 20.09.2024 tarihinde başvuruda bulunduğunu beyan etmekte olduğunu, karşı yan söz konusu sobayı bir yılı aşkın bir süredir kendisinin tasarlayarak üretip sattığını iddia etmesine rağmen çok uzun bir süre sonra marka başvurusunda bulunması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Mahkemece de takdir edileceği üzere çoğu zaman ürünün satışı başlar başlamaz marka başvurusu yapılmakta olduğunu, kaldı ki dava dilekçesinden anladıkları kadarıyla, davacının tasarıma ilişkin yapmış olduğu bir başvurusu da olmadığını, davacının söz konusu sobanın kendi tasarımı olduğunu ve neredeyse bir yıldır üretip sattığını beyan etmekte olduğunu, daha öncesini bilmemekle birlikte söz konusu sobanın 2022 yılından bu yana üretimde olduğunu gösterir fotoğraf ekte olduğunu, Haksız Rekabet Hükümlerini İhlal Eden Davacı Taraf olduğunu, davacının tasarımının kendisine ait olduğunu iddia ettiği sobadan davalı ...’in Trendyol'daki "Emek kamp sobaları" isimli hesabı üzerinden cüzi miktarda satmış olduğunu, sonrasında davacı ve ailesinin ağır tehdit ve hakaretlerine maruz kaldığı için satışa son verdiğini, davacı ve akrabalarının halen tehdit ve hakaretlerine devam etmekte olduğunu, bu durumun davalının psikolojisini oldukça olumsuz etkilemiş olduğunu, konu ile ilgili suç duyurusunda bulunulmuş, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı .... nolu dosya ile soruşturma işlemlerine başlanmış olduğunu, devamla, davalı kendi tasarımları olan, davacının belirttiği sobadan tamamen farklı bir sobayı satmaya başlamış olduğunu, nitekim marka ve ürünle ilgili tasarım başvurusu da yapılmış olduğunu, davacı yan ve yakınları farklı tasarım olduğunu bilmesine rağmen davalının satış yaptığı hesaplara herkesin erişimine açık bir şekilde tehdit ve hakaret içeren mesajlar yazmakta olduklarını, halihazırda davacının belirttiği sobada marka ve tasarıma ilişkin patent kaydı olmadan davalıları hırsızlıkla suçlamasının TTK m.55/a.1-2 gereğince dürüstlük kuralına aykırı davranışlar olduğunu, ekte ilgili mesajlara ilişkin ekran görüntülerine yer verilmiş olduğunu, dava dilekçesinde davalının kamp sobalarını piyasa değerinin altında satışa çıkardığı bu sebeple de rekabet koşullarına aykırı hareket ettiği belirtilmekte olduğunu, öncelikle belirtmek gerekir ki, serbest piyasada ürünlerin fiyatını belirlemenin satıcıların takdirinde olduğunu, fiyatlar arasında fahiş bir farklılık olmadığı sürece değişken fiyatların rekabeti bozmayacağı açık olduğunu, aksine tekelleşmeyi önlemek adına olması gerekenin de bu olduğunu, kaldı ki, düşük fiyatlı ürün satışının haksız rekabet eylemini oluşturabilmesi için TTK m.55/a-6 hükmü gereğince, birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunulmuş olması gerektiğini, bu kapsamda Yargıtay 11. HD., 26.11.2018 T., 2017/1916 E., 2018/7379 K. İlamının dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay'ın da belirttiği üzere, fiyat farklılığının haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerekmekte olduğunu, davacı yanın somut inceleme ve araştırmadan uzak bir şekilde davalıyı haksız rekabet etmekle suçlamasının son derece yersiz olduğunu, bu kapsamda Yargıtay HGK 11.12.2018 T., 2017/117 E., 2018/1883 K. İlamının dikkate alınması gerektiğini, davalının kadın girişimci olduğu için belirli bir süre vergi muafiyetinden faydalanmakta olduğunu ayrıca Trendyol’un, kadın girişimcilerden daha düşük oranlarda komisyon almakta olduğunu, tüm bu avantajlar davalının satış maliyetlerini düşürdüğü için ürünlerini tedarik fiyatının üstünde olmasına rağmen diğer satıcılardan biraz daha uyguna satabilmesine imkan sağlamakta olduğunu, açıklanan ve Mahkemece de re'sen dikkate alınacak sebeplerle davaya konu olan sobanın tasarımının davacıya ait olmadığının sabit olduğunu belirterek, Hukuki dayanaktan yoksun haksız ve kötü niyetle açılmış huzurdaki davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, Davacının kendi el yapımı olduğunu iddia ettiği kamp sobasının davalılar tarafından taklit edilerek üretilip üretilmediği, davalıların eyleminin haksız rekabet olup olmadığı, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Kayseri Defterdarlığına, Terendyol'a, Türk Patent ve Marka kurumuna, SGK'ya, Kayseri CBS'ye, Maraş Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Elbistan Vergi Dairesine, Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Mimarsinan Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememiz 01/10/2025 Tarih 1 nolu celsesinde davalılar tanığının duruşmada hazır bulunduğu, davalılar tanığı ...(T.C. Kimlik No:...)'in "Bende davalı ...'de 2. Havaikmal bakım merkezi komutanlığında uçak fasfat müdürlüğünde uçak bakım teknisyeni olarak çalışmaktayız, davalı burada çalışmadan öncede sobacılık işi yapmış, ben bunu kendisinden duydum, davalıdan duyduğuma göre kendileri yöresel soba tasarımı yaparak bu sobayı üretip satıyorlarmış, ben davalı ile çalıştığımız süre boyunca ne soba imalatı ne satışı yaptığını duymadım, 2022 mart ayından beri halen davalı ile söylemiş olduğum iş yerinde çalışmaya devam etmekteyiz, davalı ...'nun eşinin kamp sobası sattığını duydum, ben pandemi sürecinden sonra kamp yapmayı sevdiğim için kamp sobası almak konusunda araştırma yaptığımda birçok firmanın da benzer şekilde soba ürettiğini gördüm, üretimi kimin tarafından yapıldığına dair bilgim yok, ben sadece davalı ...'in satış yaptığını biliyorum, davalı benim arkadaşım olduğu için kendisi bana davacının kendi ailesi aracılığı ile yapılan bu soba satışına ilişkin işi bırakmaları hususunda eşine ve kendisine baskı yapıldığını, işi bırakmadıkları takdirde bedelinin ağır olacağını söylediklerini duydum, tanıklık ücret talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
6102 Sayılı TTK.nun 3.md.göre bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Aynı kanunun 4. ve devamı maddelerine göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari iş sayılır. Söz konusu kanunun 5.maddesine göre de ''aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret mahkemesi tüm ticari (Değişik ibare: 26/06/2012-6335 S.K./2.md.) davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı maddenin 3. fıkrası da (Değişik fıkra:26/06/2012-6335 S.K./2.md.) Asliye ticaret mahkemesi ile Asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır hükmünü içermektedir.
Bir uyuşmazlığın, Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Hangi davaların ticari dava olması gerektiği ise TTK. 4, 5/2 ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Bir davanın mutlak ticari dava sayılabilmesi için TTK 4. maddesinde sayılan davalardan olması, nispi ticari dava sayılabilmesi için de davanın her iki tarafının tacir olması ayrıca dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekmektedir.
Tarafların tacir olup olmadığının tespiti için yazılan müzekkerelere cevapların verildiği davacı ...'in 01/01/2015 tarihinden itibaren basit usule tabi ticari kazanç mükellef olarak vergilendirilmeye devam edildiğinin, Vergi Usul Kanununa göre birinci ve ikinci sınıf tüccarların tabi olduğu defterleri tutma yükümlülüğünün bulunmadığının bildirildiği, davalılardan ...'nun esnaf işletme düzeyinde beyanda bulunduğunun, davalı ...'nun 01/01/2012 tarihinde belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda elektriksiz hava ısıtıcıları veya sıcak hava dağıtıcılarının perakende ticari faaliyetinden dolayı Basit Usul Ticari Kazanç türündün mükellefiyet tesis ettirdiği ve 31/12/2021 tarihinde faaliyetini terk ettiğinin bildirildiği görülmüştür.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 2015/14881 E, 2016/1833 K ile yine aynı dairenin 2016/10577 E, 2016/10530 K sayılı kararlarında tescilli markalara ilişkin davaların 556 sayılı KHK 71. madde uyarınca ihtisas mahkemelerinde görülmesinin gerektiği belirtilmiş olup, Türk Patent ve Marka Kurumu’nun yazı cevabında davacı adına 2024/122052 sayılı ile tescilli markaya ilişkin geçerliliğin korunmakta olduğunun belirtildiği görülmekle görev dava şartının yargılamanın her aşamasında dikkate alınacak olmasından kaynaklı dava konusu talepler yönünden mahkememizin görevli olmadığı Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin benzer nitelikteki .... E, ... K sayılı ilamında “….Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, mahkemece yapılan tespit ve sair değerlendirmelerin dosya içeriğine ve yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, mahkemece kanıtların takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, buna göre Mahkemenin görevsizliğine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. “ denildiği görülmüştür.
6769 Sayılı Kanunun 156. Maddesi; 1) Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince bakılır.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile; Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde; Asliye Ticaret Mahkemesi kurulup kurulmadığına bakılmaksızın; bir Asliye Hukuk Mahkemesi olan yerlerde bu mahkemenin, iki Asliye Hukuk Mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesinin, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunan yerlerde ise 3 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesinin hukuk davaları için "görevlendirilmesine" karar verilmiştir.
6335 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Kayseri 3. Asliye Hukuk mahkemelerine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK 20. maddesi uyarınca görevli Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla bakılmak üzere Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine,
2-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
3-Görevsizlik kararından sonra dosyanın Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına,
4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 01/10/2025
Katip ...
e- imzalıdır
Hakim ...
e- imzalıdır