T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : sas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/02/2024
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı tarafından davalıdan alacağının teminen davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasıyla faturaya dayalı genel haciz yoluyla takip başlatılmış olduğunu, Davalının, 23/11/2023 tarihinde haksız ve kötü niyetle borca itiraz etmiş, itiraz üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmuş olduğunu, davalı borçlunun itirazı yasaya aykırı olup taraflarınca kabul edilmemekte ve işbu itirazın iptali gerekmekte olduğunu, davacının Kayseri ilinde özel araç servisi işletmekte olup davalı şirkete ait ... ve ... plakalı araçların davacı ait işletmede onarımı yapılmış, karşılığında da ekte sundukları, icra takibine de dayanak olan faturaların düzenlenerek davalı şirkete tebliğ edilmiş olduğunu, söz konusu faturaların tebliğ edildiğine ilişkin fatura ve tebliğ numarası içerir ekran görüntülerinin ekte olduğunu, ancak davalı şirkete gönderilen faturalara TTK md.21/2 gereği süresi içinde bir itirazda bulunulmadığı gibi, faturada belirtilen miktarların da davacıya ödenmemiş olduğunu, davacının faturaya konu onarım işlemlerini gereği gibi yaparak tam ve eksiksiz olarak davalıya teslim etmiş olduğunu, Davalı tarafından da söz konusu araçlar kabul edilmiş, sonrasında da davacıya karşı hiçbir ayıp ihbarında bulunulmadığı gibi bu yönde bir dava da ikame edilmemiş olduğunu ancak sonrasında davalı tarafından fatura bedelleri ödenmemiş, bu sebeple de faturalara konu alacağı teminen Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile davalı borçluya karşı icra takibine geçildiğini, Davalının, söz konusu icra takibindeki alacağın tamamına 23/11/2023 tarihinde haksız ve kötü niyetle itiraz etmiş, bu sebeple de icra takibi durdurulmuş olduğunu, TTK md.21/2 hükmünde düzenlenen karine ve yine TTK md.18/2 hükümleri gereği, davacı hukuka ve taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olarak düzenlenerek yine usulüne uygun şekilde davalı tarafa iletilen faturalara süresi içinde itirazda bulunmayan, ayrıca TBK md.223 hükmüne uygun olarak davacıya herhangi bir ayıp bildiriminde de bulunmayan davalının, takibe konu borcu ödemediği gibi başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz etmesi hukuka aykırı olup tamamen davacının alacağına ulaşmasını engellemeye yönelik olduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatlarında, TTK md.21/2 hükmü uyarınca 8 gün içerisinde itiraz edilmeyen faturaların kesinleşeceği ve itiraz süresinden sonra düzenlenen iade faturalarının ise borçtan kurtulmayı sağlamayacağı gibi, alacağı tartışmalı hale dahi getirmeyeceğine hükmetmiş olduğunu, bu sebeple davalı tarafından haksız şekilde yapılan itirazın iptaline karar verilmesi gerekmekte olduğunu, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2016/3888 E., 2017/2954 K., 12.09.2017 T. İlamının dikkate alınması gerektiğini, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını belirterek, Davanın KABULÜ ile, davalı / borçlunun Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davacı lehine ve davalı aleyhine, takibe konu toplam alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafça ileri sürülen hususlar soyut, haksız ve kötüniyetli olup işbu davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, işbu huzurdaki davanın görevli mahkemede açılmadığını, görev konusu kamu düzeninden olup taraflar, davanın her aşamasında bu durumu ileri sürebileceği gibi mahkemece de resen nazara alınması gerekli bir husus olduğunu, işbu huzurdaki davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davalı şirketin merkez adresi; "imrendi mah. fatih sultan mehmet bulv. no:..... kahramankazan / ankara"olup işbu dava bakımından da ankara mahkemeleri yetkili olduğunu, davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibi de yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olup gerek göreve gerekse yetkiye ilişkin itirazlarının mahkemenize sunmakta olduklarını, davacı tarafından haksız olarak ikame edilmiş olan işbu davanın yasa ile öngörülen süreler içerisinde açılmamış olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilmiş olan işbu davada, talep konusunu oluşturan hak ve alacaklar bakımından kanunda öngörülmüş olan yasal zamanaşımı süreleri geçmiş olup açıklanan sebepler ve itirazları doğrultusunda davanın reddi gerekmekte olduğunu, davacı taraf her ne kadar davalı şirkete ait araçların onarımını gerçekleştirdiğini ancak bu hizmetine ilişkin bedelin kendisine ödenmediğini, usule uygun olarak tanzim edilen faturalara usule uygun bir itiraz yapılmamış olmasına rağmen başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirtmiş ise de söz konusu iddialar gerçek dışı olup reddi gerekmekte olduğunu, davalıya ait ... ve ... plaka sayılı araçların onarımları yapılmak üzere davacıya ait araç onarım servisine bırakılmış olduğunu, davacının makul sürelerin çok üzerinde bir zaman zarfının ardından araçların yapıldığını beyanla davalı şirket çalışanlarına teslim etmiş ve bu hizmetine istinaden; emr....lu, 109.450,00 tl bedelli ve 07.08.2023 tarihli emr... nolu, 60.000,00 tl bedelli ve 17.08.2023 tarihli faturaları tanzim etmiş olduğunu, davalıya ait ... ve ... plaka sayılı araçlar, davacıya ait işletmeden alındıktan çok kısa bir süre sonra - davacının onardığını iddia ettiği - faturalara konu - kısımlardan - tekrar arızalanmış olduğunu, bunun üzerine davalı şirket yetkililerince durum davacıya haber verilmiş ise de davacı, bir müddet araçları yeniden tamir edeceğini söylemek suretiyle davalıyı ertelemiş, davalının ticari faaliyetlerinde kullanmakta olduğu araçları bekletmiş, bu yolla davalının ticari kazanç kaybına uğratmış aynı zaman da yasal haklarını kullanmasına - işbu davada da kötüniyetli olarak ileri sürmüş olduğu ayıp ihbarı/ faturaya itiraz vb- engel olmuş olduğunu, bahsi geçen erteleme/ oyalama sürecinin nihayetinde ise araçları ücretsiz onarmayacağını, davalı kabul ederse aynı bedellerle onaracağını söylemiş olduğunu, nitekim davalı, gerek işçiliği gerekse ticari ahlak ve adabından memnun kalmadığı, kendisini gerek doğrudan gerekse dolaylı olarak zarara uğratan bu şahıs ile bir kez daha çalışmak istememiş ve davacıya "araçları başka bir yerde onarıp onarım bedellerini ise davacı tarafça keşide edilen fatura bedellerinden düşme" teklifinde bulunmuştur ki kötüniyetli davacı, başlangıçta bu teklifi de kabul ettiğini söylemek suretiyle yine davalının yasal haklarını - tespit davası - kullanmasını engellemek istemiş olduğunu, davacı ile davalı arasında bahsi geçen sözlü anlaşma gereğince davalı, ... ve ... plaka sayılı araçları tekrar yaptırmış olup tekrarlanan bu onarım için; parça/ malzeme temini; "... araçlar servis hizm. dış.tic.ltd.şti. " isimli işletmeden sağlanmış, işçilik ise "özlider motor yenileme san. ve tic. ltd.şti." isimli işletme tarafından yapılmış olduğunu, bahse konu işlemlere ilişkin olarak tanzim edilen faturalar bilahare sunulacak olduğunu, her ne kadar davacı, takibe konu faturalara itiraz edilmediği ve ayıp ihbarından bulunulmadığından bahisle itirazın iptali talebinde bulunmuş ise de arz ve izah olunduğu üzere işbu davaya konu faturalarda geçen hizmetleri hiç ve / veya gereği gibi ifa etmemiş olduğunu, davacı tarafça verilen hizmet eksik, yapılan iş ayıplı olduğu gibi davacı kötüniyetli olarak davalının itiraz ve ihbar haklarını kullanmasına da engel olmuş olduğunu, kaldı ki; davacı tarafça onarıldığı düşünülen araçlarda ortaya çıkan ayıp, gizli ayıp niteliğini haiz olup kullanım öncesinde bu ayıbın tespit edilmesi mümkün olmadığı gibi davacı tarafından eksik / hatalı olarak teslim edilen araçların yeniden onarılacağına ilişkin olarak verilen sözlere itibarla da faturalara yasa ile öngörülen 8 günlük süre içerisinde itiraz imkanı olmadığını ancak faturalarda belirtilen hizmet ve mallar davalıya teslim edilmediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça davalı aleyhine icra takibine geçilmiş olduğunu, beyanlarının doğruluğunu tespit amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdii olunması gerektiğini, nitekim uyuşmazlığın esası hakkında karar verilebilmesi için öncelikle davacı tarafça takibe konu edilen faturalarda bahsi geçen hizmetlerin gereği gibi ifa edilip edilmediği, ifa edilen kısma denk gelen hizmetin bedeli hususlarında alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınmaksızın hukuka ve hakkaniyete uygun bir değerlendirme yapılamayacağı açık olduğunu belirterek, davalı tarafça yetkisiz ve görevsiz mahkemede açılan iş bu davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... olduğu, borçlunun ... Nakliyat Tic. San. Ltd. Şti. olduğu, takibin toplam 182.416,96 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır.
Ankara Vergi Dairesine, Mimarsinan Vergi Dairesine, Kayseri Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Talimat yoluyla alınan 11/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Mahkemenin talebi doğrultusunda; Defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, Davalının 2023 yılında E-Defter mükellefi olduğu, beratlarının alınmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu, defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu görülmüştür. Bilirkişi tarafından davalının parça teminini "... Araçlar Servis Hizm. Dış.tic.ltd.şti. " isimli işletmeden, işçiliğin ise "...r Yenileme San. Ve Tic. Ltd.şti." isimli işletme tarafından yapılmış olduğu iddialarına ilişkin taraf defterlerinde herhangi bir kayıt olup olmadığı, Davalı Ticari defter ve kayıtlarında faturaların aşağıdaki şekilde yer aldığı, Firma Fat. Tarihi Yev.Tarihi Yev. No Fatura No Açıklama Tutar Altınparça Ltd. 11.12.2023 08.01.2024 216 ALF...0 29 Kalem Yedek Parça 52.850,00 ....Mot Ltd. 04.04.2024 04.04.2024 14101 GIB.... ... Mot. Rekt. 12.000,00 takip dayanağı faturadan dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, ödeme kaydı olup olmadığı, Davacı tarafın takibe konu faturalara ait dava dosyasına sunulmuş, iptal ve ihtarın olmadığı, davalı tarafından bu faturalara karşılık iade faturaların düzenlenmiş olduğu, ancak düzenlenen bu iade faturaları ile ilgili vergi dairelerinden gelen BA-BS formlarında davalı tarafın BS, davacı tarafın BA bildiriminde yer almadığı, davalı tarafın düzenlediği bu faturaların gelir idaresi kayıtlarında yer alıp almadığının araştırılması konusunda takdirin sayın mahkemede olduğunu, 31.12.2023 tarihi itibariyle davalı Ticari defter ve kayıtlarında taraflar arasında borç/alacak bakiyesinin -0- olduğu, " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 28/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde 4 adet faturayı
takip konusu yapmış ve bu faturalardan 174.310 TL asıl alacak ile 8.106,96 TL
işlemiş faiz talep etmiştir. Davacının takip ve dava konusu yaptığı faturalar hem davacının hem de
davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Davalının takip konusu faturalara yönelik bir ödeme iddiası
bulunmamaktadır. Ancak davalının davacıya düzenlediği 2 adet fiyat farkı faturası
bulunmaktadır ve bunların toplamı 4.060 TL + 800 TL = 4.860 TL’dir. Bu faturalar
davacıda kayıtlı olup davalının borcundan düşülmüştür. Davacının takip ve dava konusu yaptığı faturalardan davalının düzenlediği
ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalar mahsup edildiğinde davacının
174.310 TL – 4.860 TL = 169.450 TL alacağı hesaplanmaktadır. Davalı tarafça davacıya 2 adet iade faturası düzenlenmiş olup toplamı
169.450 TL’dir. Söz konusu faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı değildir.
Hal böyle olunca davalının iade faturası konu onarım işinin eksik/kusurlu/ayıplı
olduğu iddiasının mahkemece değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Davacının takip ve dava konusu yaptığı faturaların dışında davalıya
düzenlediği ve bedeli tahsil edilmiş faturalar bulunmaktadır. Ancak bu faturalardan
alacak/borç söz konusu olmadığı için raporumuz içinde belirtilmemiştir. Söz konusu
faturalar raporumuz ekindeki muavin defter kaydında ve davalının ticari defterlerinin
incelendiği bilirkişi raporu ekindeki davalının muavin defter kayıtlarında
gözükmektedir ve bu kayıtlar birbiriyle örtüşmektedir. " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu talep hakkında Mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti için Mimarsinan Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği ve davacının tacir olduğunun belirtildiği görülmekle Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış ve yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmiştir.
Davalı tarafça davacının ayıplı onarım yaptığı iddia edilmiş olsa da, davalının tacir sıfatı ile TTK madde 23/1-c’e uygun şekilde ve zamanında davacıyı ihtar etmediği görülmüş ve bu nedenle söz konusu iddianın alacak talebine ve miktarına etkisi olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının takibe konu davalının araçlarının onarımına ilişkin fatura alacağı nedeni ile alacaklı olup olmadığının tespiti için tarafların defterlerinin incelenmesine karar verilmiş ve 11/10/2024 ile 28/02/2025 tarihli bilirkişi raporları alınmıştır. Raporda, davalı defterinde takip konusu faturalara ilişkin borç kaydı bulunmadığı, faturalara ilişkin iade faturası düzenlendiği ve yeniden tamirin yaptırıldığı ve parça alınan işyerlerine ilişkin defter kaydı olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacının defterlerinde ise, yapılan ödemelerde dikkate alındığında davacının 169.450,00 TL alacağının bulunduğu, davalının iade faturalarının kabul edilmediğinin davalıya noter yolu ile bildirildiği ve bu nedenle iade faturalarının davacı defterinde kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmekle, takip konusu faturaların her iki tarafın defterinde de kayıtlı olması, davalının işlemin kusurlu-ayıplı yapıldığını iddia etmesine rağmen süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmaması ile bu hususun alacak hesabında dikkate alınmaması ve davalının iade faturalarının davacı tarafça kabul edilmemesi hep birlikte dikkate alındığında, davacının takip konusu faturalar gereği hizmet verdiği ancak davalının tamamen ödeme yapmaması nedeni ile davacının 169.450,00 TL asıl alacağının bulunduğunu ispatladığı anlaşılmış, davacı taraf takipte faiz talebinde bulunmuş ise de davalının takipten önce temerrüde düşürülmemesi nedeni ile söz konusu talep yerinde görülmemiş ve böylece, DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 169.450,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacak bedeli olan 169.450,00 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 169.450,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen alacak bedeli olan 169.450,00 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine,
4-Alınması gereken 11.575,13 TL karar ve ilam harcından 2.203,15 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 9.371,98 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 2.203,15 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.630,75 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 110,00 TL tebligat, 365,00 TL posta ve müzekkere gideri, 6.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.975,00 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 6.479,19 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığında bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
9-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
10-Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 12.966,96 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre hesaplanan 3.344,10 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
12-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre 255,90 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.28/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır