T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - T.C. No:... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 26/02/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin temsil yetkisi olmayan ortağı olduğunu, müvekkiline gönderilen genel kurul toplantısına davet mektubunun, yasaya aykırı şekilde toplantı gününden 10 gün önce yapılması, davet kağıdında inceleme için hazır bulunacağı belirtilmesine rağmen finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisi hakkındaki bilgi ve belgelerin incelenebilmesi için genel kurul toplantısından önce hazır edilmemesi, müvekkilinin genel kurul toplantısından önce anılan bilgi ve belgeleri inceleyemediğini, dolayısıyla müvekkilinin bilgi alma, inceleme ve denetleme hakkı ve bu inceleme sonucunda kullanacağı oy hakkı vs. İlgili yasal haklarının ihlal edildiğini, genel kurul toplantı gününde toplantıya kimsenin katılmadığını video kaydı ile kayıt altına aldıktan sonra davalı şirket yetkilisinin ve muhasebecisinin toplantı saatinden sonra ellerinde belgelerle ilgili adrese gelip toplantı tutanağını müvekkiline imzalatmaya çalıştığını, müvekkilinin imzadan imtina etmesi ve genel kurul toplantısının ertelenmesi talebi ile muhalefetine ilişkin itirazlarının toplantı tutanağına geçirilmediğini, davalı şirket yetkilisi ...'in davalı şirkete ait olan önemli miktardaki aktiflerinin herhangi bir genel kurul kararı olmaksızın değerinin çok altında, müvekkilinin bilgisi ve haberi olmaksızın, kendi çekirdek ailesine ve çekirdek ailesine ait şirketlere muvazaalı olarak devrettiğini, 22/12/2023 tarihli genel kurul toplantısının ve toplantıda alındığı iddia edilen sözde tüm kararların iptaline/butlanına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen ve iptali istenen genel kurulun usulüne uygun olarak yapıldığını, davacının toplantıya çağrıya ilişkin itirazlarının haksız olduğunu ve karara bir etkisinin bulunmadığını, ayrıca her ne kadar davacı tarafça finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporları, denetleme raporları ve kar dağıtım önerisine ilişkin bilgi ve belgelerin kendisi tarafından inceletilmediği, incelemey hazır edilmediği iddiasında bulunmuşsa da, şirket muhasebecisi ... tarafından bu belglerin toplantı öncesinde de hazır edildiğini, incelenmesi için davacıya bizzat muhasebeci tarafından teslim edildiğini, dolayısıyla davacının iddialarının asılsız olduğunu, ayrıca davacının genel kurul kararlarında muhalefet şerhinin bulunmadığını, davacının şirketin zararına hareket ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin sicil dosyası celbedilmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... sayılı dosyalarının birer sureti dosyamız arasına celbedilerek incelenmiştir.
Davacı vekilinin 26/02/2024 tarihli dilekçesi ekinde dosyaya sunulan flash belleğin çözümünün yaptırılması için Bilgisayar Mühendisi ...'tan bilirkişi raporu aldırılmış olup, 05/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Sunulan USB bellek içerisinde 1 adet ses içermeyen video kaydı bulunduğu, bu kayıtta tarih ve saat bilgisi bulunmadığı, görüntü kaydının incelenmesi sonucu petrol istasyonu olduğu anlaşılan ve tabelasında SOİL ibaresi bulunan, iş yerinin karşısındaki yol üzerindeki iş yeri tabelasında KAYMET yazdığı görülen alandan alınmış görüntünün, pompa üzerindeki tarih saat bilgisi 22.12.2023 11:02 olarak gösterildikten sonra kaydın aralıksız devam ettiği, gösterilen işyerinin market kısmında bulunan bir çalışan ve görüntü kaydı alan 2 kişi dışında iş yeri içerisinde gösterilen oda ve üst kısımlarda başka bir kişinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı tanığı ile davalı tanıklarına meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmek suretiyle duruşmada beyanları alınmıştır.
Davalı tanığı ... 15/10/2024 tarihli duruşmada; "22 aralık 2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına ben ...'in yanında gittim, toplantı saatinde toplantıda hazırdık, hatırladığım kadarı ile saat 11.00 idi, toplantıya ..., ..., ..., ... katıldı, davacı alınan kararları imzalamadı, ancak davacının toplantıya bakanlık temsilcisi çağrılması veya finansal konuların görüşülmesinin ertelenmesi gibi bir talebi olup olmadığını hatırlamıyorum, benim şirkette herhangi bir sıfatım yoktur, ben toplantıya ...'in yanında katıldım. Toplantının bitmesine yakın toplantı mekanına polisler geldi, polisler ...'in ihbarı üzerine gelmişti, ancak emniyeti ilgilendiren bir durum olmadığını söyleyerek tekrar gittiler, davacıya zorla herhangi bir belge imzalatılmaya kesinlikle çalışılmadı, davacının davalı şirkete açmış olduğu diğer davalar hakkında bir bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... 15/10/2024 tarihli duruşmada; "Ben davalı şirket kurulduğundan beri şirketin mali müşaviri olarak çalışmaktayım, ben ... ve ... merkezde buluşarak toplantı saatinde toplantı merkezine gittik, tam saate bakmadım ancak toplantı saatinde oradaydık, davacının toplantıya bakanlık temsilcisi çağrılması yönünde bir talebi oldu, ancak toplantıdaki gündem maddemiz yalnız yönetim kurulunun belirlenmesine ilişkin olduğu için bakanlık temsilcisi çağırma zorunluluğu yoktu, davacının finansal konuların görüşülmesinin ertelenmesi yönünde bir talebi olup olmadığını hatırlamıyorum, kendisi toplantıda bulunmasına rağmen muhalefetinin tutanağa geçirilmesini istemeyip toplantıya katılmayacağını bu şekli ile karar alınmasını istedi, bundan dolayı da davacının imza atmış olduğu herhangi bir belge yoktur, dolayısı ile davacıya zorla bir belge imzalatılması da sözkonusu değildir, ...'dan duyduğum kadarı ile toplantı yerine polis ekipleri gelmiş ancak kendilerini ilgilendiren bir durum olmadığını söyleyerek ayrılmışlar, toplantıda ben, ..., ... ve ... vardı. ...'in oğlu ...'de oradaydı ancak toplantının olduğu odaya girdi mi hatırlamıyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... 21/01/2025 tarihli duruşmada; "Ben davalı şirket çalışanıyım, bana sormuş olduğunuz 22/12/2023 tarihli Genel Kurul Toplantısının yapıldığını biliyorum, ancak ben bizzat toplantıda değildim, toplantıya ... bey ve Muhasebecimiz ...'nın birlikte gittiğini biliyorum, ben toplantının olduğu yerde değildim, ben toplantıda ...'in olup olmadığını görmedim. Ben Genel Kurul Toplantısının yapıldığı gün ...'in bulunduğu yerdeydim, ... ile şirkette çalışan ön muhasebeci ... birlikte toplantı yerine gittiler, aralarındaki konuşmadan toplantı yerinde ... ile buluşacaklarını öğrendim. Ben 20 yıldır davalı şirketin ön muhasebesinde muhasebeci olarak çalışmaktayım, özellikle 2012 yılında Türkiye Petrolleri tarafından büyük bir haciz gerçekleşti, tüm taşınmazlarımıza ipotek tesis edildi, ancak davacı bu 20 yıllık süreçte ve bahsettiğim sıkıntılı zamanda şirkete hiçbir katkı sağlamadı, hatta bir dönem şirketten ayrılmaya çalıştı, şirket sıkıntılı zamanı atlatıp işler normale bindiğinde ise davacı sürekli davalar açmaya ve hak iddia etmeye başladı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı Murat ... 18/02/2025 tarihli duruşmada; "Ben davacının oğluyum, davalı şirkette herhangi bir ortaklığım sözkonusu değildir, 22/12/2023 tarihli genel kurul toplantısı saat 11.00 da o tarihte şirket merkezi olan Ambar mahallesindeki petrol istasyonunda yapılacaktı, babam toplantı saatinde petrol istasyonuna gitmiş, ben toplantı saatinden yaklaşık 1 buçuk saat kadar sonra babamın yanına gittiğimde babam dışında kimsenin gelmediğini gördüm, ben gittikten yaklaşık 45 dakika sonra ... yanımıza geldi, ardından da amcam ... geldi, babama bir takım belgeler sunularak imzalaması istendi, ancak babam toplantıdan önce davalı tarafa ihtar göndererek toplantıda bakanlık temsilcisinin yer almasını istemişti, bu talebi yerine getirilmedi, aynı zamanda babamın finansal tabloları incelemek için süre talebi olmasına rağmen bu talepleri tutanağa geçirilmeksizin genel kurul tutanağı babama imzalatılmak istendi, ancak babam tutanağı imzalamaktan kaçındı, ben bu duruma bizzat şahit oldum, toplantı odasında ben, davacı olan babam, amcam ..., muhasebeci ... ve diğer muhasebeci ... bulunmakta idi. Amcam ve muhasebeci belgeleri zaten toplantıya önceden hazırlayıp getirmişti, toplantı esnasında herhangi bir belge düzenlenmedi, zaten bulunduğumuz ortamda yazıcıda bulunmamaktaydı, yukarıda da ifade ettiğim üzere önce ... babamın yanına geldi, ardından ise amcam ... ve diğer muhasebeci ... toplantıya gelmiştir, davalı şirket çok uzun yıllardır kar dağıtımı yapmamaktadır, şirketin kar ve zarar durumu hakkında babama herhangi bir bilgi verilmemektedir, amcam ... tahminen 2021 yılında muvazalı olarak şirkete ait olan Ambar mahallesindeki petrol istasyonu ile Alpaslan Mahallesindeki petrol istasyonu Emre Özer'e devretmiştir. Davalı vekilinin sormuş olduğu 2012 dönemini yaşım gereği bilemem ancak şirkete ait borçlar zaten şirketin geliri ile ödenmektedir, babam davalı şirketten dışlandığı için babamın herhangi bir borcu ödemesi de söz konusu olmamıştır, Alpaslan mahallesindeki petrol istasyonu davalı şirkete ait değildi ancak babam ve amcamın ortak olduğu aile şirketinin geliri ile elde edilmiş bir petrol istasyonudur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce davalı şirketin, 22/12/2023 tarihinde olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olup olmadığı, iptalini gerektirir bir sebep bulunup bulunmadığı, davet mektubun usul ve yasaya aykırı olup olmadığı, toplantı ve karar yeter sayısı, davacının toplantının ertelenmesi ve Bakanlık Temsilcisi çağrılması talepleri ile bilgi alma ve inceleme talepleri, geenel kurul kararlarının TTK M. 436 uyarınca oylamada usule uygun olup olmadığı, TTK'nun 446.maaddesi gereğince davacının iptali istenen karara olumsuz oy kullanıp kullanmadığı ve muhalefetini tutanağa geçirtip geçirtmediği, TTK'nın 420. Maddesinde, davacıların finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların ertelenmesi için gerekli çoğunluğa sahip olup olmadığı, iptali istenen maddelerin finansal tablolarla ilişkili olup olmadığı hususlarında şirketler hukuku alanında nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, ancak davacı tarafça kesin süre içerisinde bilirkişi masrafı yatırılmadığından dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Anonim Şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirket ortağı, davalı ... İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.'nin 22/12/2023 tarihli genel kurul toplantısına davet mektubununun usul ve yasaya aykırı olması, davacının davet mektubunda belirtilen finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulu faaliyet raporları, kâr/zarar bilançosu dahil ilgili tüm bilgi ve belgelerin inceleme talebinin reddedilmesi, yine davacının Bakanlık Temsilcisinin genel kurul toplantısına katılması yönünde talebi hakkında işlem yapılmaması, Bakanlık Temsilcisinin katılması için ilgili kurumlara işbu talebin bildirilmemesi, 22/12/2023 tarihli genel kurul toplantısının yapılacağı saat 11:00'de davacı haricinde kimsenin genel kurul toplantısına katılmaması, toplantı yeter sayısının oluşmaması, bu hususun davacı tarafından video ile kayıt altına alınması, davacının video kaydı aldığını gören çalışanlarca davalı şirket yetkilisi ...'in haberdar edilmesinden sonra, toplantı saatinden sonra, daha önceden hazırlanmış olan genel kurul toplantı tutanağı, hazır bulunanlar listesi vs. belgelerin imzalanması yönünden davacıya emrivaki bir talepte bulunulması, davacının muhalefetinin ve genel kurul toplantısının ertelenmesi talebinin tutanağa geçirilmemesi, davacı müvekkilin TTK m.420 uyarınca genel kurul toplantısının ertelenmesi talebinin dikkate dahi alınmaması nedenleriyle 22/12/2023 tarihli genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan kararların iptali talep edilmektedir.
Davalı şirket vekili ise iptali istenen genel kurulun usulüne uygun olarak yapıldığını, davacının toplantıya çağrıya ilişkin itirazlarının haksız olduğunu ve karara bir etkisinin bulunmadığını, davacının kararlarda muhalefet şerhinin bulunmadığını, davacının şirketin zararına hareket ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin, 22/12/2023 tarihinde olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini gerektirir bir sebep bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşıldı. TTK 445 maddesinde toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten kişilerin, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren 3 ay içinde iptal davası açabileceği düzenlenmiştir.
İptali istenen 22/12/2023 tarihli toplantıda alınan kararlar şu şekildedir.
"1-Toplantı Başkanlığına ...'in seçilmesine toplantıya katılanların oybirliği ile karar verildi.
2- Toplantı Başkanının tutanakları imzalama yetkisi oya sunuldu, toplantıya katılanların oybirliği ile karar verildi.
3- Yönetim kurulunun 2020 -2021-2022 yıllarına ait yıllık faaliyet raporları okundu ve müzakere edildi.
4- 2020-2021-2022 yıllarına ait bilânço ve kâr/zarar hesapları okundu ve müzakere edildi. Yapılan oylama sonucunda, bilânço ve kâr/zarar hesapları toplantıya katılanların oybirliği ile tasdik edildi.
5- Yapılan oylama sonucunda yönetim kurulu üyeleri toplantıya katılanların oybirliği ile ibra edildiler.
6- Şirketin ilgili faaliyet dönemlerindeki zararının şirket bünyesinden karşılanmasına toplantıya katılanların oybirliği karar verildi.
7- Şirketin yönetim kurulu üyeliklerine 3 yıl süreyle görev yapmak üzere ... TC Kimlik numaralı ...i' in seçilmesine toplantıya katılanların oybirliği karar verildi.
8- Yönetim Kurulu üyelerine her hangi bir ücret ödenmemesine toplantıya katılanların oybirliği karar verildi.
9- Dilek ve temenniler bölümünde söz alan olmadığından Gündemde görüşülecek başka herhangi bir konu olmadığı için toplantının kapatılmasına karar verilmiştir."
TTK'nın 445. maddesinde, 446. maddede belirtilen kişilerin, kanun ve esas sözleşme hükümlerine özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 446. maddesinde iptal davası açabilecek kişiler sayılmış ve iptal davası açabilecek kişiler arasında toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinine de yer verilmiştir.
TTK'nın 414/1. maddesinde; Genel kurulun toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılacağı, bu çağrının, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılacağı, pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirileceği düzenlenmiştir.
TTK'nın 437/1. maddesi ise, "finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir" hükmünü içermektedir.
Öncelikle davacı tarafça şirket ortağı ...'in toplantı saatinde toplantı yerine gelmediği, davacının bu durumu kayıt altına alınması sonrasında toplantı saatinden çok sonra geldiği yönündeki iddia değerlendirildiğinde; dosyaya sunulan ve çözümü yaptırılan kayıtlarda benzin istasyonundaki pompa üzerinde yer alan tarih ve saatte çekim yapılan alanda işyerinin market kısmında bulunan bir çalışanı ve görüntü kaydı alan 2 kişi dışında kimse tespit edilememiş ise de pompa üzerinde yer alan tarih ve saatin kesin bir şekilde doğru veriler yansıttığını söylemenin mümkün olmadığı gibi denetimi de mümkün değildir. Kaldı ki şirket ortağı ...'in toplantı saatinden sonra geldiği kabul edilse dahi nihayetinde her iki ortağın toplantı yerinde hazır olduğu tarafların da kabulündedir.
Somut uyuşmazlıkta davalı şirket yönetim kurulunca alınan 01/12/2023 tarihli karar ile 22/12/2023 tarihinde saat 11:00'da şirket adresi olan "30 Ağustos Mah. Osman Kavuncu Bulv. No:... Melikgazi/Kayseri" adresinde genel kurul toplantısının yapılmasına karar verildiği, genel kurul toplantısına ilişkin davet mektubunun davacıya 12/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve ayrıca genel kurul toplantısının ticaret sicilinde de ilan edildiği tespit edilmiştir. Davacı tarafça genel kurul toplantısına davet mektubunun, yasaya aykırı şekilde toplantı gününden 10 gün önce yapıldığı ve davet kağıdında inceleme için hazır bulunacağı belirtilmesine rağmen finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi hakkındaki bilgi ve belgelerin incelenebilmesi için genel kurul toplantısından önce hazır edilmediği iddia olunmuştur.
Çağrının usulsüzlüğünü iddia eden taraf, genel kurul toplantısında alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırılık iddialarından birine ya da hepsine dayanması ve iddiasını ispat etmesi zorunludur. Çağrıdaki usulsüzlük, alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da butlanı sonucunu doğurmamaktadır. Diğer yandan, genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri halinde, toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa bu durum, kararın batıl sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların batıl olduğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir.
Eldeki davada davalı şirketin ticari kayıtları incelendiğinde ...'in 61.750 paya, davacının ise 33.250 paya sahip olduğu görülmektedir. Her ne kadar 6102 sayılı TTK m.414/1 maddesinde" genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. ..., ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır." hükmü yer almakta ise de bu zorunluluğa uyulmaması genel kurulda alınan kararları tek başına sakatlayan bir hal olarak düzenlenmemiştir. TTK'nın 446. maddesinde davet usulüne aykırılığın, toplantıda alınan kararları etkilemiş olması şartına bağlanmıştır. Somut olayda ortakların pay durumu gözetildiğinde TTK'nın 418. Maddesi uyarınca bu durumun toplantı ve karar yeter sayısına etkisinin olmadığı açıktır. Ayrıca şirket tarafından toplantıdan önce hazır bulundurulması gereken TTK'nın 437/1 maddesinde belirtilen belgelerin toplantıdan önce hazır bulundurulmadığına dair bir delil bulunmamaktadır.
Anonim ortaklık genel kurulunda ilan edilen gündemde yazılı bulunan hususlar hakkında görüşme açılabilir ve karar verilebilir. Kural olarak gündemde bulunmayan konular genel kurulda görüşülemez ve karar alınamaz (TTK 413/2). Buna “gündeme bağlılık ilkesi” denir. Buna göre görüşülecek konuların içeriklerinin önceden tespit edilip gündeme açıkça yazılması gerekir. (Pulaşlı,Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt TI, sf.965) gündeme bağlılık ilkesinin istisnalarından birisi ise, finansal tabloların müzakeresinin ve buna bağlı konuların bir ay sonraya bırakılmasıdır.
Gündeme bağlılık ilkesinin ilk istisnası, TTK m.420 /1 hükmünde esas sermayenin 1/10'unu temsil edenlere tanınmış olan, finansal tabloların müzakeresinin ve buna bağlı konuların bir ay sonraya bırakılmasıdır. Azınlığın bu yoldaki istemi, genel kurulda oylamaya sunulmaksızın, toplantı başkanının kararıyla karara bağlanır ve keyfiyet 414. maddenin 1. fıkrasında yazılı olduğu şekilde pay sahiplerine ilânla bildirilir. Ayrıca azınlık, ilk erteleme için gerekçe göstermek zorunda değildir ve erteleme hakkının kullanılması, hakkın kötüye kullanılması olarak da nitelendirilemez. (Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt TI, sf.966)
6102 sayılı TTK'nın 420. maddesinde, finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların, sermayenin onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılacağı hüküm altına alınmıştır. Madde hükmü gereğince erteleme talep edildiğinde, genel kurul başkanının başkaca hiçbir işlem yapmaksızın bu konuların görüşmesini bir ay sonraya bırakması gerekir. Söz konusu hüküm emredici nitelikte olup, genel kurulun erteleme konusunda takdir hakkı bulunmamaktadır. Genel kurul kararları ile pay sahiplerinin bilgi alma hakkını engelleyecek nedensellik bağının bulunma şartı ve azınlığın da erteleme istemine gerekçe gösterme zorunluluğu bulunmamaktadır.
TTK'nın 68/3 maddesinde, yıl sonu finansal tabloların, bilanço ile gelir tablosundan oluştuğu düzenlenmiştir.
TTK'nın 515. Maddesinde ise " (1) Anonim şirketlerin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır.
Türkiye Muhasebe Standartlarına göre, şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde şeffaf ve güvenilir olarak gerçeği dürüst aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır" şeklindedir.
TTK437/1 maddesi “(1) Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şitkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir.”şeklindedir.
28481 sayılı Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 32 nci maddesi gereğince bakanlık temsilcisinin bulunmasının zorunlu olduğu genel kurul toplantıları belirtilmiştir. Buna göre ancak belli şirketler bakımından ve bazı genel kurul toplantıları yönünden genel kurul toplantısında bakanlık temsilcisinin varlığının gerektiği dikkate alındığında 22/12/2023 tarihli genel kurul toplantısında bakanlık temsilcisinin bulunması zorunlu değildir.
Aynı yönetmeliğin 32/3.maddesinde " Bakanlık temsilcisi bulunması zorunlu olmayan toplantılar için, çağrı yapanlar dışındakilerin Bakanlık temsilcisi görevlendirilmesine ilişkin görevlendirme makamına doğrudan yapacakları başvurular dikkate alınmaz. Ancak sermayenin en az onda birini oluşturan pay sahipleri tarafından gerekçeleri de bildirilmek suretiyle Bakanlık temsilcisi görevlendirilmesine dair talep, görevlendirme makamının değerlendirilmesine sunulmak üzere şirkete yapılır. Toplantıya çağıranlar tarafından bu talebin görevlendirme makamına iletilmesi zorunludur." hükme yer almakta olup davacı taraf toplantıya bakanlık temsilcisinin çağrılması talebi olduğunu ve finansal tabloların görüşülmesinin de ertelenmesini istediğini iddia etmiş ise de davacının genel kurul toplantısının yapıldığı yerde bulunduğu ancak tutanağını imzalamadığı görülmekle davacının Bakanlık Temsilcisi çağrılması ve finansal tablolar görüşülmesinin ertelenmesi yönünde talep ileri sürdüğü hususunu ispatlayamamış olup alınan kararlara muhalefet şerhi de yazdırmamıştır.
Ancak davaya konu genel kurul toplantısının 5. Maddesinde "5- Yapılan oylama sonucunda yönetim kurulu üyeleri toplantıya katılanların oybirliği ibra edildiler." şeklinde olup yapılan oylama ile şirket ortağı ...'in kendi ibrası için oy kullandığı, bu şekilde ibrasını sağladığı anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 6102 sayılı TTK’nin 436. maddesinde düzenlenen oy kullanma yasağına aykırı davranılmıştır. Bu şekilde yöneticinin ibrasına ilişkin olarak alınan karar, karar nisabı bulunmadığından yoklukla maluldür.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/6071 E. 2018/221 Karar sayılı ilamı da benzer mahiyettedir.) Bu itibarla, yok hükmünde olan yönetim kurulu üyesinin ibrasına ilişkin kararlara karşı ortaklar muhalefet şerhi koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler. Bu nedenle yönetim kurulu üyesinin ibrasına ilişkin olarak alınan 5 nolu kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE davalı şirketin 22/12/2023 tarihinde olağan genel kurul toplantısında alınan 5 nolu kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, fazlaya yönelik talebin reddine,
2-Alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ile 427,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 1.406,00-TL tebligat ve posta gideri ile 1.540,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.946,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan 660,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T 13/1. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/04/2025
Başkan ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Katip ...
¸E-imzalıdır