T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/03/2024
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalı sigorta şirketince ZMM poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı araç arasında 08/05/2023 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, incelenen kayıtlara göre meydana gelen elim trafik kazasında, davalı sigorta şirketince sigortalı ... araç sürücüsünün kazanın oluşmasında kusurlu olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin aracında meydana gelen hem gerçek hasardan hem değer kaybından ZMMS poliçesini tanzim eden davalı sigorta şirketi de sorumlu olduğunu, müvekkilinin aracında yüksek miktarda hasar meydana geldiğini, hem araç sürücüsünün, hem araç sahibinin hem de sigorta şirketinin gerçek zarardan sorumlu oldukları yerleşik yargı içtihatları ile de sabit olduğunu, 10 TL hasar fark tazminatı ve 10 TL değer kaybı bedelinden oluşan toplam 20 TL maddi tazminatın işbu belirsiz alacak davamız ile beraber; haksız fiil tarihinden (08/05/2023) itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile beraber davalı sigorta şirketinden tahsiline, sigorta şirketinin rizikonun gerçekleştiği tarihteki poliçe limitleri ile sorumlu tutulmasına,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olacağını, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığını, trafik sigortası genel şartları’nın a.6.b maddesinde de belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatları teminat dışında kalan hallerden olduğunu, bu sebeple öncelikle kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, davacı tarafın uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle aracında meydana gelen hasar için toplam 44.742,40-TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, davalının fazlaya ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, genel şartlar gereğince müvekkili şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi işbu dava öncesi 25.000,00-TL değer kaybı ödemesi yaptığını, davacının gerçek zararının karşılanmış olup başvuruya konu kaza bakımından başka bir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ödeme dekontları, bilirkişi kök ve ek raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava,trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ile hasar fark tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce, dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile; davaya konu kazanın kimin kusuru ile meydana geldiği, davacının aracında kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybının ne olduğu, davacının aracının onarımı nedeniyle orijinal parça fiyat farkı, işçilik fiyat farkı, iskonto ve KDV gibi zararın oluşup oluşmadığı, oluştu ise miktarının tespiti hususlarında rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişi tarafından Mahkememize sunulan 11/01/2025 tarihli kök raporda özetle; ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre "KIRMIZI" yanan trafik tanzim işaretini dikkate almaksızın kavşağın diğer kolunda seyir halinde olan araçlara geçiş hakkını vermesi gerekirken beklemediği ve dava konusu araca çarpması ile sebebiyet verdiği olayda; KTK Madde 47/b-c "Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu: Sürücüler: .....b) Trafik ışıklarına, c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, uymak zorundadırlar.", KTK Madde 52/a "Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadırlar." ve KTK Madde 84/h "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Araç sürücüleri trafik kazalarında, ......h) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, hallerinde asli kusurlu sayılırlar" kurallarını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı sayılı araç sürücüsü Engin ŞAHİN'in, ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde etkenliği bulunmadığından kusurunun olmadığı, değer Kaybı hesabında 19.06.2021 tarihli 7327 sayılı kanunun 18. Maddesi gereği (Kaza tarihinde uygulanan Değer Kaybı Hesabı) kaza öncesi Piyasa Rayiç Değeri ile kaza ve onarımlar sonrası değişen parçalar, araç kullanılmışlık düzeyine göre serbest piyasa ve internet ikinci el araç satış fiyat ortalamalarına göre kaza tarihi itibariyle Piyasa Rayiç Değeri arasındaki farka ve kusur oranlarına göre belirleneceği, davalı sigorta firması tarafından Değer Kaybı Bedeli olarak 25.000 TL ödeme yapıldığı, dava konusu ... plaka sayılı aracın trafiğe çıkış tarihine göre 17 (onyedi) yaşında olduğu, araç kullanılmışlık değeri yönünden kaza tarihinde kilometresinin 155.295 olduğu, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde 6 (altı) adet geçmiş hasar kaydı olduğu, ancak dava konusu hasar kaydında hasarlanan bölgenin dosyada mevcut verilere göre orijinallığını koruduğu, kaza tarihinde SBGM arşiv kayıtlarına göre Kasko Değeri'nin 2010 modelden eski olduğundan bulunmadığı, kazanın gerçekleştiği tarihte model yılı aynı benzer kilometre de aynı tip araçlarda serbest piyasa rayiç bedeline göre fiyatının kaza öncesi ortalama 600.000 TL olduğu, kullanılmışlık düzeyi benzer araç değişen/boyanan/işlem gören kısımların çokluğuna göre değerlendirildiğinde geçmiş 6 adet hasar kaydının araç rayiç bedelini oldukça düşürdüğü, dava konusu araç içinde gerçekleşen kaza sonrası yapılan onarımların akabinde piyasa rayiç değerinin 560.000 TL olarak değerlendirildiği,bu halde değer kaybının 40.000 TL olduğu,ödemesi gerçekleştirilen değer kaybının mahsubu sonucu değer kaybının =40.000 - 25.000 = 15.000 TL olduğu, davacının aracının onarımı nedeniyle orijinal parça fiyat farkı, işçilik fiyat farkı, iskonto ve KDV zararının oluştuğu, bu kapsamda Toplam Hasar Bedelinin 68.430,30 TL olduğu, Bakiye Hasar Bedeli = Toplam Hasar Bedeli - Ödemesi Gerçekleşen Hasar Bedeli Bakiye Hasar Bedeli = 68.430,30 - 44.742,40 Bakiye Hasar Bedeli = 23.687,90 TL olduğu şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Dosyanın rapor düzenleyen bilirkişiye yeniden tevdi ile, ZMMS Genel Şartları B.2 maddesi gözetilerek davacının orijinal eş değer parça farkı talep edip edemeyeceği, edebilecekse iş bu miktarın, işçilik fiyat farkı, iskonto ve KDV' nin ayrı kalemler halinde hesaplanmasına yönelik ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından Mahkememize sunulan 27/04/2025 tarihli ek raporda özetle; davacının aracının onarımı nedeniyle iskonto ve KDV zararının oluştuğu, bu kapsamda Toplam Hasar Bedelinin 68.430,30 TL olduğu, Bakiye Hasar Bedeli - Toplam Hasar Bedeli - Ödemesi Gerçekleşen Hasar Bedeli Bakiye Hasar Bedeli - 68.430,30 - 44.742,40 Bakiye Hasar Bedeli 23.687,90 TL olduğunun belirlendiği bildirilmiştir.
Davacının talep ettiği değer kaybı tazminatı gerçek zararlar arasında olup davalı ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi akdî sorumlu olarak bu tazminattan sorumludur. Değer kaybı ve kusur yönünden hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporunda, meydana gelen kazada davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu ve davacıya ait araçta 40.000-TL değer kaybı meydana geldiği, dava tarihinden önce 30/01/2024, tarihinde davacıya, sigorta şirketi tarafından 25.000,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı anlaşılmakla iş bu miktarın mahsubuyla davacının bakiye 15.000,00-TL değer kaybı tazminatı talep edebileceği, davacı vekili tarafından sunulan talep artırım dilekçesi ile de bu miktar talep edildiğinden 15.000,00-TL değer kaybı tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı tarafından davalı sigorta şirketine 04/01/2024 tarihinde başvuru yapıldığı, davalının 8 iş günü sonrası temerrüte düşeceği anlaşılmakla faiz başlangıç tarihi 17/01/2024 tarihi olarak belirlenmiş ve ZMMS poliçesi düzenlenen aracın kullanım amacının hususi nitelikte olması nedeniyle davalının sırf sigorta şirketi olmasından dolayı avans faizine hükmedilemeyeceği de gözetilerek yasal faize hükmedilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafından hasar fark tazminatı( orijinal parça yerine muadil parça kullanılması sebebiyle parça fark tazminatı,iskonto,KDV,işçilik fiyat farkı) talep etmişse de; Mahkememizce davacı vekiline, dosya kapsamında aracın onarımının davalı sigorta şirketi tarafından yaptırıldığı ve onarım ücretinin karşılandığı anlaşılmakla, bunun dışında müvekkili tarafından ayrıca araç onarımının yaptırılıp yaptırılmadığı, ayrıca ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise ilgili servis isim ve adresine ilişkin bilgileri sunmak ve bu hususta beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş ve aksi halde müvekkili tarafından ayrıca bir araç onarımının yaptırılmadığının kabul edileceği ihtar edilmiş olup davacı tarafından beyanda bulunulmamıştır.
Bilirkişi kök ve ek raporunun incelenmesinde parça tedarikinde sağlanan iskonto hesaba katılarak toplam hasar turarı üzerinden KDV hesabı yapılarak davacının talep edebileceği hasar fark bedeli hesap edilmişse de dosyadaki delillerin incelenmesinde araç onarımı için parça tedarikinin davalı sigorta şirketi tarafından sağlanmış ve ücretinin tedarikçi firmalara ödenmiş olduğu gözetildiğinde, sigorta şirketlerinin servislerle yaptıkları anlaşmalarda yedek parça iskontosu yapmalarının mümkün olduğu,bu nedenle sigorta şirketi tarafından aracın parça tedarikinde uygulatmış olduğu iskonto miktarının davacı tarafından talep edilemeyeceği, kaldıki davacı tarafından bu yönde bir harcama yapıldığına dair delil sunulmadığı,yine KDV tutarının ve indirimsiz işçilik tutarının davacı tarafa ödendiği anlaşıldığından davacının bu talepleri yönünden zararı bulunmadığından iş bu taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Yine davacı tarafından orijinal parça yerine yan sanayi, çıkma parça kullanılması sebebiyle parça fark tazminatı talep edilmişse de, ZMSS Genel Şartları'nın B.2.1 Maddesinde;''Hasar halinde, hasar gören orijinal parça, onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir.Ancak hak sahibinin onayının alınması veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkan olmaması halinde hasar gören parça, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilir.'' hükmü gözetildiğinde ve bilirkişi raporunda davacıya ait 2006 model aracın orijinal yedek parçalarının tamamının artık piyasada bulunmadığı,genel şartlara göre orijinal yedek parça temin edilemediği durumda hasar gören parça, eşdeğer parça ile değiştirilebileceği gözönüne alındığında,araç onarımında eşdeğer parça kullanılması halinde davacı tarafından parça fark bedeli talep edilemeyeceğinden bu talebinde reddine karar verilmiştir.(bkz. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 19/10/2023 Tarih ve .... Esas-.... Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1- 15.000TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 17/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiliyle davacıya verilmesine,
2- Davacının hasar fark tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 1.024,65-TL nispi karar ve ilam harcından, davacıdan alınan 427,60-TL peşin harç ve 660,36-TL ıslah harcının mahsubu ile artan 63,31-TL' nin karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı ile 660,36-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 131,50-TL tebligat ve müzekkere masrafı, 1.000-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.131,50-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre belirlenen 1.214,14-TL' sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul edilen kısım yönünden davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1. maddesi uyarınca taktir olunan 15.000-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Reddedilen kısım yönünden davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/3. maddesi uyarınca taktir olunan 15.000-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul ret oranına göre belirlenen 2.204,21-TL' sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul ret oranına göre belirlenen 1.395,79-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/07/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır