T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : -
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av. -
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 04/07/2011
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davalı tarafça davacı şirketin işletmekte olduğu eğlence mekanındaki oyun parkının yerinin davalı tarafın isteği doğrultusunda davacı şirket yetkililerinin izni alınmaksızın ve kira sözleşmesine aykırı şekilde birkaç kez değiştirildiğini, davacı şirkete en çok kazanç sağlayan oyun parkının yerinin sık sık değiştirilmesi sebebiyle davacı şirketin gelirinde büyük miktarda azalma meydana geldiğinden davacı şirketin işlerinin de kötüye gitmeye başladığını ve şirketin kazanç elde edememenin yanı sıra kira borçlarını ödeyemez hale geldiğini, davalı şirket yetkililerinin davacı şirketin kira borcunu ödeyememesi sebebiyle usulüne uygun şekilde temerrüt sebebiyle tahliye prosedürünü işletmek yerine davalı şirketin genel müdürü olarak görev yapan şahsı davacı şirket üzerine salarak fiili durum yaratmak suretiyle işyerini kapattıklarını, davalı şirketin genel müdürü olan bu şahsın Kayseri 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile hakaret ve tehdit suçlarından ceza aldığını, davacı şirket tarafından işletmekte olan mekanın oyun parkının yerini sürekli değiştirerek şirketin elde edeceği kazançlarından mahrum kalması nedeniyle zarara uğratan ve bu zararlar sebebiyle kira borçlarını ödeyemez hale getiren sonra kira borçlarının ödenmemesi sebebiyle işyerine haksız müdahale edip işyerini hukuka aykırı şekilde kapatarak davacı şirkete daha büyük zararlar veren davalı şirketten 10.000,00-TL maddi tazminat dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınmasını talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacının ilk olarak AVM içindeki en alt katta, halen Vatan Bilgisayar'ın bulunduğu yerde, küçük bir alanı ve en üst katta bir buz pisti yapmak için alanları 30/09/2007 tarihinde kiraladığını, daha sonra, davacını davalıya yeni bir teklifle gelerek buz pistinin karşısında ve o zamanlar boş olan iki katlı alanı işlettiklerini, 14/12/2007 tarihli kira akdi ile aşağıdaki alanı boşaltarak yukarı kata taşındıklarını, bu alana taşındıktan sonraki dönem daha ilk aylardan itibaren kira, doğalgaz, ortak alan gideri, elektrik ve su parasını ödememeye başladıklarını, davalı şirketin sözleşmeye dayalı olarak davacıyı zarara sokacak kusuru ve eylemi olmadığını, davacının kendi isteği ile yeni yerine taşındığını, ancak sözleşmeyi sürdürme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dava sebepleri arasında gösterilmemesi gereken cezai olayın davacının dilekçesinde yer aldığını, davacının kira borcunu ödeme edimini yerine getirmediğini, ayrıca ortak giderleri, elektrik, su, doğalgaz bedellerini ödemeyerek işyerinin aksamasına neden olduğunu, basiretli tacir gibi davaranmayan davacının yeni taşındığı alanın tefrişi için yaptığı harcamalar için bankalar başta olmak üzere piyasaya borçlandığını ve bu borçlarından dolayı icra takiplerine maruz kadığını, 16/07/2008 tarihli anlaşma ile davacının borçlarının takvime bağlandığını, buna rağmen davacının temerrüt hali devam ettiğini, davalı Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip yaptığını, ödeme yapılmayınca Kayseri 3. Noterliği'nin 26 Mart 2009 gün .... yevmiye numaralı ile ihtar ve ihbarda bulunduğunu, ihtara rağmen ödeme yapılmayınca, davalıya karşı Kayseri 1. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile bir takip daha yapıldığını, sonuç alamayınca kira sözleşmesinin kendisine verdiği hakkı kullanarak Kayseri 3. Noterliği'nin 25 Haziran 2009 gün ... yevmiye numarası ile kira sözleşmesini feshettiğini, davacıya ait cari hesap ekstresinden anlaşılacağı gibi davalının sözleşme hükümlerini yerine getirdiğini, borcunu ifa ettiğini, davacının tacir olarak işletmesini sorunsuz olarak açmadığını ve örnekleri dilekçede verildiği üzere İpek Saray AVM içerisindeki diğer işletmeler gibi başarılı olamadığını ve bu başarısızlığının sebebinin davacı olduğunu, davacının muhtemel kazanca yönelik talep hakkını saklı tutumsaınında hukuken mümkün olmadığını, davacının dürüstlük kurallarına aykırı şekilde, borçlarını ödememişken ve davalının borcunu ödemesi taleplerine itiraz edilmemişken yıllar sonra mesnetsiz bir şekilde açılan bu davadan haksızlığın himaye edilemeyeceğini bu yüzden davanın reddini istemiştir.
DELİLLER: dava konusu sözleşme, keşif, bilirkişi kök ve ek raporu, tanık beyanları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı tazminat davasıdır.
Mahkememizce bildirilen tanıklar dinlenmiş olup, davalı tanığı Ali Güner Mahkememizdeki beyanında: "Ben davalı işyerinde muhasebe görevlisi olarak çalışırım. Davacı şirket 2007 yılı içerisinde davalı alışveriş merkezindeki -1.kattaki ortak alanı çocuk oyun pisti olarak kiraladılar. 2.kattaki fastfood alanı ve ortak alan olarak bilinen mekanı da buz pisti olarak kiralamıştı. Daha sonra davacı şirket daha büyük bir alanda çalışmak istedi. Bunun üzerine 3-4 ay kadar sonra -1.kattaki kiraladıkları alanı boşalttılar ve 2.kattaki sinema salonu olarak ayırt edilen bölüm davacı şirkete tahsis edildi. Davacı şirket de söz konusu alanı 2008 yılının sonuna kadar buz pisti açarak ve lokanta ve oyun alanı olarak değerlendirip faaliyetlerine devam etti. Davacı şirketin İpek Saray AVM'deki faaliyetlerini tam olarak ne zaman sonlandırdığını hatırlamıyorum ancak 2009 yılının sonları gibiydi" dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: "Vatan Computer -1.katı kiralamak istediğinde davacı şirket söz konusu alanın kiracısı durumda idi. Ancak davalı şirketten daha geniş bir yer talebinde bulunmuşlardı. Hem bu talep nedeniyle hem de Vatan Bilgisayar şirketinin -1.katı kiralamak istemesi nedeniyle kendilerine 2.kat tahsis edildi. Ben davacı şirketin -1.kattaki alanı hangi tarihte boşalttığını tam olarak bilemiyorum. Ancak davacı şirket -1.kattaki alanı boşalttıktan sonra Vatan Bilgisayar söz konusu alanda çalışmaya başlamıştı. Davacı şirketin tahliyesinin ne surette yapıldığını ben tam olarak hatırlamıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı... Mahkememizdeki beyanında: "1 sene kadar önce davacı bana sözkonusu olaydan bahsederek tanıklık yapıp yapamayacağımı sormuştu. Ben de kendilerine tanıklık yapacağımı söylemiştim. Daha sonra AVM yönetimi bana tanıklık yapmamam konusunda bir telkinde bulunmadı. Ben şu an Melikşah Üniversitesinde garson olarak çalışırım. Ben önceden davacı firmaya ait Buzula eğlence merkezinde 2007-2008 li yıllarda çalıştım. Benim çalıştığım dönemde davacının oyun ve eğlence merkezi restaurantın üstündeki kattaydı. Bir süre sonra da bunlar AVM nin dışına alındı. Alınma sebebi konusunda bilgim yoktur. Ben sözkonusu işyerinde çalışırken icra memurları vs görmedim. Benim izinli olduğum birgün bizim işyerimizin önüne branda çekildiğini ben işe başlama üzere işe gittiğimde gördüm. Ben davacı işyerinde çalışırken hakettiğim ücretlerimden 2.200,00 TL alacağımı halen alamamış durumdayım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı .....Mahkememizdeki beyanında: " Ben İpek Saray AVM'de davacıya ait 3.kattaki restaurantta garson olarak çalıştım. Restaurantın arka tarafında davacı şirkete ait oyun parkı mevcuttu. Bir üst kattada davacı şirkete ait çarpışan araba ve bir kısım oyun malzemeleri vardı. Benim bodrum katta davacı şirkete ait bir oyun alanı olup olmadığından bilgim yoktur. Davacı şirkete ait oyun malzemeleri Ramazan ayında mevsim yaz olduğu için AVM dışındaki alana taşındı. Bu durumun davacının isteğiyle mi yoksa AVM yönetimi isteğiyle mi olduğunu bilmiyorum. Benim bir gün işe geldiğimde davacı işyerinin kapanmış olduğunu gördüm. Bu esnada işyerinin önüne branda çekilmişti. Benim çalıştığım zamanlarda davacıya ait işyerine icra memurlarının bir haciz işlemi olduğu daha sonradan hacizler yapılmış" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı Bülent Kara Mahkememizdeki beyanında: " Ben davacı şirketin işlettiği lokantada aşçı olarak çalışırdım. Benim çalıştığım lokantanın önünde davacı şirkete ait buz pisti ve oyun parkı bulunurdu. Ben işe girmeden önce de davacı şirkete ait oyun parkının iş görüşmeleri esnasında ben AVM'nin bodrum katında bulunduğunu görmüştüm. Anladığım kadarıyla oyun parkı sonradan üst kata lokantanın önüne getirilmiş. Lokantanın önünden oyun parkı bir müddet faaliyet gösterdikten sonra asma kattaki alana taşındı. Oradan da İpek Saray AVM ile Beğendik arasındaki boş alana alındı. Orada da bir müddet kaldıktan sonra karşı taraftaki hastane yanındaki otopark alanına oyun parkı taşındı. Bu taşınmaların hangi sebeple olduğunu ben bilemiyorum, davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Birgün ben işe geldiğimde lokantanın ve davacıya ait işyerinin tamamının branda ile kapatıldığını gördük. Bizi İpek Saray AVM'nin güvenlik görevlileri içeriye almadılar. Daha sonraki günlerde davacı Ahmet bey ile AVM müdürü arasında tartışmalar yaşandığını biliyorumBuz pistinin ben AVM görevlilerince mi yoksa icra görevlilerince mi kaldırıldığı hususunu tam olarak bilemiyorum, ben o dönemde işten ayrılmıştım. Ben davacıya ait restaurantın açıldığından 2 ay kadar sonra çalışmaya başladım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı..... Mahkememizdeki beyanında: "Ben davacı şirketin İpek Saray AVM'deki oyun parkında part-time olarak çalıştım. Benim ilk çalışmaya başladığımda davacının işyeri bodrum kattaydı. Bodrum katta çocuk oyun parkı, akülü araçlar ve trombolin bulunurdu. Aynı anda davacı şirketin en üst katta restaurantı vardı. Davacı şirket lokanta işletmeciliği de yapardı. Davacı şirket bunlardan müşterilerine hizmet sunardı. Davacı şirket sözkonusu yerden alışveriş merkezi dışındaki Sevgi Hastanesi yanındaki boş arsada faaliyet göstermeye başladı. Ancak buraya geçme sebebini ben bilemiyorum. Bir müddet sözkonusu yerde faaliyet göstermeden beklenildi. O yerden de Beğendik alışveriş merkezi ile İpek Saray AVM arasındaki yere davacı işyeri gönderildi. Orada davacı şirkete ait çarpışan araç pisti, trombolin, atlı karınca gibi oyun araçları kuruldu. Bir müddet burada çalışıldı. Ben daha sonra işten ayrıldım, sonraki gelişmeleri bilemiyorumBen oyun pistinin personeliydim. Benim bildiğim kadarıyla yukarıda davacı şirkete ait bir lokanta vardı. Lokanta önünde ayrıca bir buz pisti olup olmadığını bilmiyorum. Bize yukarıdan sadece yemek gelirdi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı Şaban Akpınar Mahkememizdeki beyanında: "Ben Kasap olarak görev yaparım. Ben davacı şirkete uzun bir süre et satışında bulundum. Davacı şirketin ilk olarak ben İpek Saray AVM'de en alt katta buz pisti ve oyun parkı işletmeciliği yaptığını bilirim. Bir süre o yerde faaliyet gösterdikten sonra en üst kattaki ilkine göre daha büyük bir alanda faaliyet göstermeye başladı. Ancak buz pisti faaliyeti devam ederken oyun parkı alanı üst kata kurulmamıştı veya kurulamamıştı. Daha sonra alışveriş merkezinin dışında Sevgi Hastanesi'nin yanındaki boş bir arsa davacı faaliyeti için tahsis edildi. Davalı... AVM'nin genel müdürü Saffet Aslan, davacı şirketten alacaklı olan firma yetkilileri ile bir toplantı yapmıştı. Toplantıda bize davacı şirketin mali sıkıntılarının bulunduğu, alacakların yarısından vazgeçilmesi yahut 8 ay davacı şirete süre tanınması istenilmişti. Ben de kendisine her iki seçeneği de kabul ettiğimi bildirmiştim, ancak bu görüşmeden 15-20 gün geçtikten sonra davacı şirketin alışveriş merkezi bahçesindeki faaliyetine de son verildiğini öğrendim. Bu yer değiştirmeler davalı... AVM'nin zorlamasıyla olmuştur. Bodrum kat, Vatan Computer sözkonusu yerde faaliyet gösterecek gerekçesiyle davacı şirkete boşalttırıldı. Beğendik yanındaki arsadan da Par Güvenlik şirketi gelecek gerekçesiyle davacı şirket çıkartıldı. Ben davacıdan olan alacağımı istemek için... AVM'ye gittiğim bir gün davacının kasasına AVM'nin müdürü Mustafa Tatlı'nın elkoyduğunu gördüm. Ancak konuşmaları duyamadım. Bu olaydan 2 gün sonra da davacı işyerine ait kabloların çıkartıldığını, buz pistinin buzlarının eritildiğini ve pist üzerine branda çekildiğini gördüm. Beni de güvenlik görevlileri içeri almadı. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı Mustafa Tatlı Mahkememizdeki beyanında: "Ben İpek Saray AVM'nin 5,5 yıldır genel müdürlüğü görevini yaparım. Davacı HMA şirketi 2007 yılının Eylül ayı gibi 2.kattaki alanda buz pisti işletmeye başladı. 15 gün 1 ay kadar sonra -1.katta orada çocuk oyun alanı da davacı firmaca işletilmeye başlandı. Davacı firma bize oyun alanının küçük olduğunu, çok işlevsel olmadığını bildirdi ve bunun üzerine bizim sinema için ayırmış olduğumuz 2.kattaki sinema alanını davacı tarafın yoğun ısrarı üzerine kendilerine tahsis ettik. Bu bahsettiğim taşınma 4-5 ay kadar faaliyet gösterildikten sonra olmuştu. Sinema için ayrılan alanda 1 yıl kadar bile bir süre olmadan davacı şirket işini bıraktı. Ancak bir ara havanın iyi olduğu zamanlarda davacı şirketin talebi üzerine biz kendilerine belediyeden de izin alınarak Ramazan ayı boyunca dışarıda bir alan tahsis ettik. Biz davacı şirketi AVM'nin dışına göndermiş değiliz. Bu durum davacının talebi üzerine alınmıştır. Daha sonradan davacı firmanın talebi üzerine bir kısım oyun malzemeleri davacı şirkete ait 2.kattaki faaliyet gösterdikleri alana alındı ancak tüm malzemeler de içeri alınamadı. Bu durumda davacı şirketin kendi insiyatifi ile olmuştur. Davacı şirketin ciddi olarak borçları vardı. Ayrıca AVM yönetimine de 400.000,00 TL nin üzerinde elektrik ve su borçları vardı. Davacı şirketin çalışanlarına da borçları vardı. Bir kısım davacı şirkete ait mallar da icra müdürlüğü görevlilerince haczedilip götürüldü. Bu anlattığım sebeplerle davacı şirket işyerinden ayrıldı. Biz davacı şirketi zorla göndermedik Vatan Computer AVM'nin -1.katına talip olduğunda davacı şirket -1.katta faaliyet gösteriyordu. Davacı şirkete açmış olduğumuz bir tahliye davası olup olmadığını hatırlamıyorum ancak biz elektrik faturalarını ödemeleri için davacı şirkete ihtarlar göndermiştik. Biz davacı şirkete ayrıca 150.000,00 TL de para vererek sözkonusu oyun malzemelerinin mülkiyetini alarak davacı şirkete kiraya verdik. Bize bu alışveriş nedeniyle de teminat olarak bir daireyi ipotek ettiler. Daha sonra AVM'ye olan taahhüt yerine getirilmediği için ipotek paraya çevrildi. 100.000,00 TL de ödenmedi. Biz davacı işyerine branda çekmiş değiliz. Davacı şirket işi kendisi bırakmıştır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı Fikret Gicğ Mahkememizdeki beyanında: " Ben İpek Saray AVM'nin kurulduğu 2004 yılından itibaren teknik ve idari işler sorumlusu olarak görev yaparım. Davacı şirketin hangi yıl AVM'de faaliyet göstermeye başladığını tam olarak hatırlamıyorum. Ancak -1.katta buz pisti ve çarpışan araba ve küçük bir oyun alanı kurarak faaliyet göstermeye başladı. Bir müddet burada çalıştıktan sonra 2.kattaki sinema olarak ayrılan alanda buz pisti ve oyun parkı işletmeye başladı. Bu kata geçildiğinde davacı şirket ayrıca bir de lokanta işletmeye başladı. Davacı şirket yaz döneminde AVM dışındaki Beğendik ile AVM arasındaki alana geçerek orada faaliyetlerini sürdürmek istedi. AVM yönetimi de bunu uygun gördü ve yaz ayları boyunca davacı şirket orada faaliyetlerini devam ettirdi. Yaz dönemi bittikten sonra davacı şirket AVM içindeki rutin faaliyetine devam etti. Davacı şirket AVM yönetimine doğalgaz, elektrik faturası, kira ve genel gider ödemesi yapmıyordu. Bildiğim kadarıyla AVM yönetimine de 400.000,00 TL kadar borcu vardı. Davacı şirketin AVM 'den ayrılması kendi istekleriyle olmuştur. Bizden ne talep edilmiş ise biz taleplerini yerine getirdik. Davacı şirketin -1.kattan ayrılması ile Vatan Computer'in orada faaliyete başlaması ile ilgili bir bağ yoktur. Davacı şirket -1.kattan çıktıktın sonra Vatan Computer burada çalışmaya başladı. Davacı şirket AVM içerisinde faaliyet gösterirken borçları nedeniyle zaman zaman AVM'yi icra memurları gelip gitti. İcra memurları davacıya ait işyerinden davalı işyerini terketmeden önce bir kısım malları haczedip muhafaza altına almadı. Ancak davacı işyeri kapandıktan sonra bir kısım alacaklı firmalar icra görevlileri ile birlikte gelerek malları haczedip muhafaza altına aldırdılarDavacı şirkete açılmış bir tahliye davası yoktur. Davacı firmanın elemanlarının işyerine alınmaması gibi bir durum da yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış olup,Bilirkişiler ... ile .... tarafından düzenlenen 29/11/2016 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu kira sözleşmesine konu olan yer çatılı bir işyeri olduğu, sözleşmenin sona erdirilebilmesi için davacı kiracıya yazılı bir ihtar gönderilip, 30 gün süre verilmesi gerektiği, 30 günlük sürede ifa yapılmazsa, sözleşmenin ancak dava açılarak sonra erdirilebileceği, sözleşmede kiraya vereni temerrüt halinde tek taraflı sona erdirme hakkının verilmiş olması da kanunun ilgili hükmüne aykırı olmasından dolayı, kiraya verenin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedemeyeceği, davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğu ve bu durumun sözleşmenin ihlali olduğu, davacının aynı şart ve koşullarda kiracı olarak faaliyet yürütebileceği aynı nitelikte başka bir taşınmazı hangi sürede yeniden kiralayabileceği makul sürenin belirlenmesi gerektiği ve davalı kiraya verenin de bu süreye ilişkin kazanç kaybından sorumlu tutulması gerektiği, makul sürenin belirlenmesinin takdirinin mahkemeye takdirinde olduğu, davacının günlük kazancının 117,50-TL olduğu toplam kazanç kaybının ise 117,50 TL * makul süre olduğu, davacı sürekli yer değiştirilmesi sebebiyle, zararı olduğunu ispat etmesi gerekmediği belirlenmiştir.
Taraf vekillerinin rapora karşı itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla bilirkişilerden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyetinden 26/05/2017 tarihli ek rapor aldırılmıştır.26/05/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda; sözleşmenin haksız feshi konusundaki kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı, davacının kazanç kaybının makul sürenin 3 ay olarak kabulü halinde, 90 gün * 117,50-TL = 10.575,00-TL, makul sürenin 6 ay olarak kabulü halinde, 180 gün * 117,50-TL = 21.150,00-TL olduğu, mahkemece bahse konu tutarın ortalamasına karar vermek gerekirse davacının kazanç kaybının (21.150,00-TL + 10.575,00-TL) / 2 = 15.862,50-TL olacağı, yer değiştirmenin satışlar üzerindeki etkisini net olarak tespit etme imkanının bulunmadığı belirlenmiştir.
Mahkememizce Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak aldırılan bilirkişi rapor ve ek raporunda; dosya kapsamında iki adet kira sözleşmesi dışında başkaca yer değiştirmenin yapılmadığının tespit edildiği, 14/12/2007 tarihli son kira sözleşmesinin "Madde 2- Kiralanan Yer" başlıklı bölümünde Kira Başlangıc:..... Kiracı ve Kiralayan arasında 30/07/2007 tarihinde imzalanan sözleşme geçersizdir." şeklinde yazılı olduğu, davacının 30/07/2007 tarihli kira sözleşmesinde geçen adresinden 14/12/2007 tarihli kira sözleşmesinde geçen adrese rızası dahilinde geçtiği, davacı şirketin, davalı şirketten sürekli yer değiştirme ve ciro azılışı nedeniyle kazanç kaybının olmadığı, ayrıca kira kontratları dışında bir kısım tanık beyanlarına göre belirtilen yer değiştirmelerin yazılı olmaması nedeniyle, yer değiştirmenin iradi mi yoksa davacı şirketin iradesi dışında mı gerçekleştiğinin bilirkişi heyetince kesin olarak tespitinin mümkün olmadığı, ancak bir kısım tanık beyanlarına göre davacı şirketin yer değiştirmeden dolayı zarara uğradığına hükmetmesi halinde kullanılmak üzere davacının 1. Kira sözleşmesindeki adresinden 2. Kira sözleşmesindeki adrese geçmesiyle oluşan hasılat zararının 350.564,51-TL olarak hesaplandığı belirlenmiştir.
Alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla mahkememizce İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak aldırılan 28/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalının davacı ile akdetmiş olduğu sözleşmeye aykırı davranarak, onu zorla tahliye ettiği, 26/05/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda bu zarara ilişkin hesaplama ile bağlı kalındığı, yer değiştirmelerin davacının rızasıyla mı olduğu yoksa davalının zorlaması neticesinde mi gerçekleştiği hususlarında dosya kapsamına göre kesin bir kanaate varılamadığı, davacı yanın yer değiştirmeden dolayı zarara uğradığının kabulü halinde 04/07/2018 tarihli raporda detaylı bir şekilde hesaplanan 350.564,51-TL'nin davacının uğramış olduğu hasılat zararı olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.
Dosyanın 1 Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişiye tevdi ile, davacının aynı şart ve koşullarda kiracı olarak faaliyetini yürütülebileceği aynı netilikteki taşınmazı kiralayabileceği makul sürenin tespiti ile dosyada mevcut 29/11/2016 havale tarihli raporun da gözetilerek kazanç kaybının hesabına yönelik rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından Mahkememize sunulan 10/12/2024 tarihli raporda özetle; 28.12.2016 tarihli Kayseri Emlakçılar ve Esnaf Sanatkarlar Odası'nın müzekkere cevabı, yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda; davacı tarafından 2007-2009 tarihleri arasında... AVM içerisinde hem cafe, hem buz pisti hem de oyun parkından oluşan eğlence kompleksi olan bir işletmenin aynı mahiyetteki bir başka alış-veriş merkezinde kiralanabilmesi için gerekli makul sürenin 6 ay olduğu, buna göre 29.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporu da gözetilerek kazanç kaybının: 180 gün (6 ay) x 117,50 TL/gün — 21.150,00 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Davacı vekili 03/03/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 340.564,51-TL artırarak toplamda 350.564,51-TL'ye yükseltmiş ve ıslah harcını ikmal etmiştir.
Mahkememizce işbu dosyanın yargılamasına .... esas sayılı dosyada başlandığı, davanın reddine dair karar verildiği,kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 10/12/2014 tarih ve 2020/112122014/8616 Esas 2014/13739 karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verildiği, dava dosyasının ..... Esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu ve davanın kabulüne dair karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2021 tarih ve 2020/11212 Esas 2021/8745 karar sayılı ilamıyla mahkememiz kararının bozulmasına karar verildiği, dava dosyasının ... Esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu ve davanın kabulüne dair karar verildiği,kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi' nin 2023/421 Esas 2023/3670 Karar sayılı ilamıyla;''... Mahkemece, her ne kadar bozmaya uyma kararı verilmiş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yer değişikliği nedeniyle tazminat talebi hakkında hüküm kurulduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere, davalı kiraya verenin kiralananana el koyup koymadığı ve bu şekilde davacı kiracının davalı tarafından zorla tahliye edilip edilmediği hususunda bir değerlendirme yapılmadığı, davacının bu talebi hakkında bir karar verilmediği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece; bozma ilamına uygun araştırma ve inceleme yapılarak, davacı kiracının davalı tarafından zorla tahliye edilip edilmediği üzerine durulması davalı kiraya veren tarafından kiralanana fiilen el konulmak suretiyle kira sözleşmesinin süresinden önce haksız olarak feshedildiği sonucuna varılması halinde, bozma ilamında belirtilen ilkeler çerçevesinde, davacının aynı şart ve koşullarda kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği aynı nitelikli başka bir taşınmazı yeniden kiralayabileceği sürenin belirlenmesi, davalı kiraya verenin de bu süreye ilişkin kazanç kaybından sorumlu tutulması gerektiği gözetilerek sonucuna göre usuli kazanılmış hakları da ihlal etmemek kaydıyla bir karar verilmesi gerekirken, bozma gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...''gerekçesiyle mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dosyada mevcut delillerin değerlendirilmesinde,dosyanın gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişiye tevdi ile, davacının aynı şart ve koşullarda kiracı olarak faaliyetini yürütülebileceği aynı netilikteki taşınmazı kiralayabileceği makul sürenin tespiti ile dosyada mevcut 29/11/2016 havale tarihli raporun da gözetilerek kazanç kaybının hesabına yönelik rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından Mahkememize sunulan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 10/12/2024 tarihli raporda, aynı mahiyetteki bir başka alış-veriş merkezinde kiralanabilmesi için gerekli makul sürenin 6 ay olduğu, buna göre 29.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporu da gözetilerek kazanç kaybının: 180 gün (6 ay) x 117,50 TL/gün 21.150,00 TL olarak belirlendiği, dosyada mevcut Kayseri 4.Sulh Ceza Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasında, davalı şirket genel müdürünün ,davacı şirket yetkililerini ''Ben adamlarımı getirip kasanın başına koyacağım ve kasa bundan sonra bana çalışacak,sizlerin anladığı dil bu. ''şeklinde tehdit ettiğinin sabit olması,mahkememiz dosyasında dinlenen tanıkların beyanları ve 25/06/2009 tarihli,kiralanan yerdeki malların bulunduğu yerden kaldırılması,aksi halde kiralanabilir alanın tahliye edileceğini içerir noter ihtarı gözetildiğinde davacı şirketin davalı şirkete karşı kira borcunu ödeyememesi nedeniyle davalının davacıyı tahliye ettiği kanaatine varıldığından bozma ilamı doğrultusunda davalının sorumlu olduğu tazminat tutarı olan 21.150,00 TL üzerinden TBK'nın 52.maddesi uyarınca taktiren %20 oranında indirim yapılarak davacının 16.920,00 TL yönünden tazminat isteminin kabulüne,fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile 16.920-TL' nin dava tarihi olan 04/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken 1.155,81-TL nispi karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 148,50-TL peşin harcın ve 5.816,00-TL ıslah harcının mahsubu ile artan 4.808,69-TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafça yatırılan 148,50-TL peşin harç, 18,40-TL başvurma harcı, 119,00-TL temyiz yoluna başvurma harcı ile 5.816,00-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 458,00-TL tebligat masrafı, 425,20-TL posta ve müzekkere, 7.600-TL bilirkişi ücreti, 60,00-TL keşif araç ücreti, 60,00-TL tanıklık ücreti, 170,80-TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 8.774,00-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 529,35-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan 429,50-TL tebligat, 199,90-TL posta ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 629,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 591,42-TL' sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 16.920-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden taktir olunan 52.706,32-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay' da temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/07/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır