T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :... (T.C. ...)
VEKİLİ :Av. ... - [
DAVALI :... - ... ...
VEKİLİ :Av. ... - [
DAVA : Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 02/01/2024
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı kooperatifçe davacı hakkında verilen ihraç kararının kaldırılması gerektiğini, Kooperatif Yönetim Kurulu kararıyla davacının aidat borcunu ödemediği gerekçesiyle kooperatif üyeliğinden ihracına karar verilmiş olduğunu, davacının davalı kooperatifte 2 farklı taşınmazda üyeliği bulunmakta olup 1091ADA A. BLOK 12.KAT NO:...nolu taşınmazda ki üyeliğinden haksız olarak ihraç edilmiş olduğunu, davacının borçlu bulunduğu aidat tutarını ödememesi gerekçesiyle davacıya ikaz yazısı gönderilmiş olup Kanunda belirtilen süreler beklenmeden kooperatif üyeliğinden ihraç kararı alınmış olduğunu, Kooperatifler Kanunun 27. maddesine göre, yapılan on gün süreli ilk ve yazılı tebligattan sonra bir aylık süre içinde borcun ödenmesi için ikinci kez ikazda bulunulması gerekmekte olduğunu, halbuki Yönetim Kurulu, haksız ihtarla davacının üyelikten ihracına karar vermiş olduğunu, bu hususun Kanuna ve Kooperatif Ana sözleşmesine aykırı olduğunu, ilk ikaz süresi içinde davacının maddi olanakları yeterli olmadığından aidat yükümlülüğünü yerine getiremediğini ancak davacının daha sonra borcunu ödemiş ve halen de kooperatife borcu bulunmamakta olduğunu, davacının üyelikten kaynaklı borçlarını ödemiş olup kooperatife karşı herhangi bir borcu bulunmadığını ancak davalı kooperatifin usulsüzce ve hukuka aykırı şekilde davacıyı üyelikten ihraç kararı almış olduğunu, davacıya yapılan ihtarlar ve kararların usulüne uygun tebliğ dahi edilmediğini, hukuka aykırı Yönetim Kurulu kararının iptali için Mahkemeye başvurmanın zorunlu hale geldiğini, davacının ... Konut Yap Kooperatifinde yapılan kura neticesinde kendisine 1091 ada a. blok 12.kat no:...ile 1091ada a. blok 12.kat no:... nolu taşınmaz vasıflı daire isabet etmiş olduğunu, davacının davalı kooperatife düzenli olarak ödemelerini yapmış olup herhangi bir borcu bulunmadığı kanaatinde olduklarını, davacıya davalı kooperatifin kesin hesap maliyetini ödemeleri halinde tapularını vereceklerini taahhüt etmiş olduklarını, davacının iki farklı taşınmaz için ayrı ayrı üyelik bedellerini ödemiş olmasına rağmen sadece 1091ada a. blok 12.kat no:... nolu dairenin tapusunu almış ancak diğer taşınmazın başka birisine devrolduğunu öğrenmiş olduğunu, davacının kesin maliyet bedelini ödemiş olmasına rağmen davalı kooperatif davacının tapusunu başka birisine devretmiş olduğunu, davacı ile aynı şartlarda olan kooperatif üyeleri davacının ödemiş olduğu bedelin çok daha altında meblağlar ödemiş olmalarına rağmen tapularını almış olduklarını, bu şahısların isimleri ve davalı kooperatife ödemiş oldukları meblağlar detaylı şekilde mahkemeye haricen sunulacak olduğunu, bu hususlardan da anlaşılacağı üzere davalı kooperatif eşitlik ilkesini ihlal etmekte olduğunu, bu durumda davalı kooperatifin, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 23. Maddesine aykırı hareket ettiği aşikar olduğunu, bu nedenle işbu davayı açmak zorunluluğu hasıl olmuş olduğunu, davalı kooperatif adına kayıtlı bulunan 1091ada a. blok 12.kat no:...vasıflı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini mahkemeden talep ettiklerini, henüz davacı hakkında verilen ihraç kararı kesinleşmeden davalı kooperatifin davacı yerine yeni üye almış olup davacıya isabet eden daireyi de yeni üyeye tahsis etmiş olduğunu, bu durumda açıkça hukuka aykırı olup suç teşkil etmekte olduğunu, zira davacının konut üzerinde üstün hak sahibi olduğu, dava konusu dairenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, olmazsa dairenin rayiç bedelinin davalı kooperatiften tahsilini talep etmekte olduklarını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16/son maddesi hükmünce, çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamayacağını, bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam edeceğini, aynı yasanın 2. maddesinde ise bu hükme aykırı davranan kooperatif yönetim kurulu üyeleri ve memurlarının ceza-i sorumluluğu düzenlenmiş olduğunu, yine 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihinde yürürlükte olan TTK’nın 224. ve 245. maddeleri uyarınca, üçüncü şahısları veya ortakları zararlandıran tasfiye memurları kusursuz olduklarını ispat etmedikçe zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek, davalı yönetim kurulunun davacının ortaklıktan ihracına ilişkin kararının iptalini, halen ... Konut Yap Kooperatifi adına kayıtlı bulunan dava konusu tapuya kayıtlı bulunan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescil edilmesine, aksi halde ise dairenin rayiç bedelinin tazminat olarak davacıya verilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı aleyhine ikame edilen huzurdaki davanın, hukuki dayanaktan yoksun olup işbu davalı aleyhine ikame edilen haksız davanın reddi gerekmekte olduğunu, davacının davalı kooperatifin 548 no'lu üyesi olduğunu, davacı hakkında genel anlamda üyelik vasıflarını gereği gibi yerine getirmemesinden kaynaklı olarak yönetim kurulu kararı ile ihraç edilmesine karar verilmiş olduğunu, Yönetim kurulu tarafından verilen bu karar davacının 58.098,00 TL ana para ve genel kurulda alınan karar gereği işlemiş olan 9.348,00 TL gecikme faiziyle birlikte toplamda 67.446,00 TL borcunun bulunması ve işbu borcun ödenmesi ihtaratını içeren iki ayrı ihtarnamenin kendisine tebliğine rağmen ödeme yapmamış olmasından kaynaklanmakta olduğunu, zira davacıya hitaben 27.06.2023 ve 13.07.2023 tarihlerinde iki ayrı ihtarname keşide edilmiş olup bahsi geçen ihtarnamelerin davacıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı tarafından hiçbir ödeme yapılmamış olduğunu, söz konusu durumdan dolayı davalı kooperatif merkezinde yönetim kurulu toplanarak davacının üyelik vasıflarını yerine getirmediğinden bahisle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16 ve 27. maddeleri ile ana sözleşmenin 14. Maddesi uyarınca usulüne uygun olarak kooperatif üyeliğinden ihraç edilmesine karar verilmiş olduğunu, nitekim konut yapı kooperatifleri için düzenlenmiş tip ana sözleşmenin 14. maddesinde, ortaklıktan çıkarılma nedenleri ayrı ayrı düzenlenmiş olduğunu, Konut Yapı Kooperatifi Tip Ana Sözleşmesi'nin 14. maddesinde, durumları dilekçede açıklanan hallere uyanların yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılır denmesi suretiyle kooperatif üyeliğinden çıkarılma nedenleri ayrı ayrı gösterilmiş olduğunu, bu hususların; 1- Kooperatife ortak olabilme koşulunu kaybeden ortaklar, 2- Parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortaklar, 3- Kura çekimi sonunda kendilerine düşen konutu kabul etmeyen ortaklar, 4- Kooperatifçe kendilerine tahsis edilen veya kura ile kendilerine çıkan konutlarda tahribat veya değişiklik yapan ortaklar, 5- Kooperatifin para, mal ve belgeleri üzerinde işledikleri suçtan dolayı tecziye edilen ortaklar, ilgili madde uyarınca ortaklıktan çıkarılabilmekte olduklarının belirtildiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesinde kooperatif ortakları hakkında ihraç kararının nasıl ve ne şekilde alınacağı genel olarak düzenlenirken, aynı kanunun 27. Maddesinde yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların ortaklıktan çıkarılması esası ayrıca düzenlenmiş olduğunu, bu maddenin 16. Maddesine göre kooperatif ortaklarının ortaklıktan çıkarılması için, çıkarılmayı gerektiren sebeplerin ana sözleşmede açıkça gösterilmesi gerekmekte olduğunu, yani ortaklar ana sözleşmede açıkça belirtilmeyen nedenlerle kooperatif ortaklığından çıkarılamayacağını, nitekim davacı da hukuka uygun bir şekilde kooperatiften ihraç edilmiş olduğundan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16 ve 27. Maddeleri ile ana sözleşmenin 14/2 maddesi gereği gerçekleştirilen ihraç işlemi usulüne uygun olduğunu, diğer bir yandan eldeki dosyaya konu edilen uyuşmazlık bakımından da ihraç kararına dayanak ihtarnamelerde istenen borcun gerçek borcu yansıttığı net olduğunu, davalı kooperatif tarafından usulüne uygun bir şekilde davacıya 1. ve 2. ihtarnameler gönderilmiş, ihtarnamelere rağmen borçlarını ödemediği gerekçesiyle davacının ihracına karar verilmiş olduğunu, verilen karar usul ve yasaya tamamen uygun olduğunu, Nemo auditur propriam turpitudinem allegans, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını ifade eden bir hukuk terimi olup, Hukukun genel prensiplerinden olan “kimse kendi kusurundan yararlanamaz” ilkesi, kişinin kendi kusuruna dayanarak hak elde etmesini engelleyeceğini, nitekim davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesinden kaynaklı olarak üyelikten ihraç edilmiş olduğunu, bunun sonucu olarak üyelik yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmasına rağmen tapu iptali ve tescilinin sağlanması halinde bu durum davacının kendi kusurundan yararlanması anlamına gelecektir ki bu durum hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davacının davalı kooperatifin üyesi olmasından kaynaklı olarak üzerine düşen belli bazı yükümlülükleri bulunmakta olduğunu, davacının ise üzerine düşen bu yükümlülükleri yerine getirmediğini, bu nedenle davacının tapu kaydının iptali ve kendi adına tescilinin sağlanması yönündeki talepleri hukuki dayanaktan yoksun olup bu taleplerin reddi gerekmekte olduğunu, dava konusu olayda kabul manasına gelmemekle birlikte, mahkemece yönetim kurulunun ihraç kararının iptaline karar verilecek olsa dahi tapu iptal ve tescile karar verilemeyeceğini, çünkü kişinin öncelikle üye sıfatını haiz olması ve akabinde herhangi bir borcunun kalmaması şartlarını sağlaması gerekmekte olduğunu, açıklanan nedenlerle tapu iptal ve tescile karar verilmesine hukukun cevaz vermediğini, netice olarak, davacı hakkında verilen ihraç kararının hukuka uygun bir şekilde verilmiş olduğunu belirterek, davacının davasının tam olarak reddini talep ettikleri görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Davacının davalı kooperatif üyesi olup olmadığı, üyesi ise hakkında verilen ihraç kararının kaldırılması gerekip gerekmediği ve davacının üyeliğinin devamı halinde Kooperatif adına kayıtlı bulunan 1091 ada a. blok 12.kat no:...vasıflı taşınmazın kooperatif adına kayıtlı bulunan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinin mümkün olup olmadığı, taşınmazın tapu devrinin mümkün olmaması halinde ise tazminat talebinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
S.S. Samanyolu Konut Yapı Kooperatife, Talas Tapu Müdürlüğü'ne, Kayseri Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 11/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu taşınmazın Dava tarihindeki değerinin tespitinde yukarıda arz edilen hususlar dikkate alınarak
ve aynı zamanda bulunduğu muhitin özellikleri, çevredeki imar hareketleri, kamu hizmetlerinden faydalanma
durumu, konumu, imar durumu, şehir merkezine olan yakınlığı, ana taşınmazın çevre düzenlemesi, çevredeki
serbest alım satımların rayiç değerleri de dikkate alınarak dava konusu taşınmazın değerinin; 1.400.000,00
TL olacağı/ olabileceği " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 18/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacının 27.08.2022 tarihli yönetim kurulu kararı ile kooperatif üyeliğinden
ihracına karar verildiği, ihraç kararının iptali için kararın tebliğinden sonra üç aylık
süre içinde ihraç kararının iptali için dava açılabileceği yahut üç aylık süre içinde
genel kurula itiraz edilebileceği, ancak davacının davasını 02.01.2024 tarihinde
açtığı, 27.08.2022 tarihinden sonraki ilk genel kurul olan 04.02.2023 tarihli 2022
yılı olağan genel kuruluna da itiraz etmediğinin genel kurul toplantı tutanağının
incelenmesi ile görüldüğü, Tapu iptali ve tescil talebi üyelikten kaynaklanan haklardan olduğu ve
kooperatife karşı halen ortak olanlar tarafından talep edilebileceği, Kooperatifin ortağına konut tahsis etme imkanı olmaması halinde ortağın
konutun rayiç değeri tutarında tazminat talep hakkı bulunduğu, bu hakkın
kooperatife karşı ileri sürülebilmesinin de kooperatif ortaklarına tanındığı, davacının
davalı kooperatiften ancak yaptığı ödemeleri talep edebileceği, Davalı kooperatifçe davacının 27.08.2022 tarihli ve 14 numaralı kararı ile
ihraç edildiği, bu kararın Kayseri 9. Noterliğinin 29.08.2022 tarihli ... yevmiye
numaralı ihtarı ile davacıya tebliğ edildiği görülmektedir.
Davacının 2022 yılında kooperatiften ihraç edilmesi nedeniyle 2022 yılı bilançosunun görüşüldüğü 04.02.2023 tarihinden bir ay sonra yani 05.03.2023
tarihinde alacak muaccel olacaktır. Davacının davalı kooperatife ihraç edildiği üyelik için yapmış olduğu ödeme
tutarı kooperatif kayıtlarında 135.850 TL olarak yer almaktadır. Raporumuz içinde yaptığımız hesaplamaya göre davacı alacağından
mahsup edilecek genel gider payı 3.061,17 TL’dir. Davacının yapmış olduğu ödeme tutarından genel gider payı mahsup
edildiğinde talep edebileceği çıkma payı tutarı (135.850 TL – 3.061,17 TL =)
132.788,83 TL olarak hesaplanmaktadır. " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 11/03/2025 tarihli beyan dilekçesinde, davanın ıslahına ilişkin beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacının davalı kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin kararın yerinde olup olmadığı, davacının üyeliğinin devamı halinde Kooperatif adına kayıtlı bulunan 1091 Ada A. Blok 12.Kat NO:...vasıflı taşınmazın kooperatif adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinin gerekip gerekmediği ve bunun mümkün olmaması halinde davacının tazminat talebinin yerinde olup olmadığının tespiti için deliller toplanmış, mahallinde keşif yapılarak taşınmazın dava tarihi itibari ile bedeli bilirkişi tarafından tespit edilmiş ve sonrasında bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Raporda da belirtildiği üzere, davacının ihracına ilişkin Yönetim Kurulu kararının 2022/14 nolu ve 27/08/2022 tarihli olduğu, davacının bu karara karşı tebliğ tarihi olan 01/09/2022 tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde iptal için başvuruda bulunmadığı ve bu şekilde iptal talebinin hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiği, davacının tapu iptal talebinin yerinde görülmesi için davacının kooperatif üyesi olduğunu ispat etmesinin gerektiği ancak davacının kooperatif üyesi olmadığı ve ihraç kararına karşıda süresi içinde başvuruda bulunmaması nedeni ile davacının tapu iptal tescil talebinin de Mahkememizce yerinde görülmediği, davacının içinde bulunduğu durum itibari ile ancak üyelik ilişkisi sona erdiği için talebinin çıkma payı alacağı olarak değerlendirilebileceği anlaşılmış, davacının ıslah talebi ile yapmış olduğu ödemeye göre bilirkişi heyetinin hesaplamış olduğu çıkma payı hesabı ve temerrüd tarihi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, Davacının davalı kooperatifin 27/08/2022 tarihli 14 nolu yönetim kurulunun ihraç kararının iptali davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine, Davacının tapu iptal ve tescil davasının reddine, Alacak davasının kabulü ile, davacının çıkma payı alacağı olan 132.788,83-TL'nin temerrüt tarihi olan 05/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile,
1-Davacının davalı kooperatifin 27/08/2022 tarihli 14 nolu yönetim kurulunun ihraç kararının iptali davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine,
2-Davacının tapu iptal ve tescil davasının reddine,
3-Alacak davasının kabulü ile, davacının çıkma payı alacağı olan 132.788,83-TL'nin temerrüt tarihi olan 05/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça talep edilen ve reddine karar verilen ihraç kararının iptali talebi yönünden alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan alınan 269,85 TL peşin harç ile 2.266,00 TL ıslah harcı ve 23.908,50 TL tamamlama harcından mahsubuna,
5-Alacak davası yönünden alınması gereken 9.070,80 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça yatırılan ve mahsuptan geriye kalan 25.828,95 TL harçtan mahsubu ile artan 16.758,15 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ile dava başında yatırılan ve mahsuptan geriye kalan 269,85 TL peşin harcın ve 9.070,80-TL karar harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 162,00 TL tebligat ücreti, 226,50 TL posta ve diğer yazışma gideri, 8.600,00 TL bilirkişi ücreti, 1.000,00 TL keşif araç ücreti, 3.030,30 TL keşif harcı olmak üzere toplam 13.018,80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
9-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca davacı lehine takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafça talep edilen ve reddine karar verilen ihraç kararının iptali talebi yönünden, davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. Uyarınca davalı lehine takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.21/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır