T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/01/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Meydana gelen kaza nedeniyle Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM)'ne sigorta şirketlerinin müracaatı sonrası davacıya %75 kusur, davalı sürücü ...'ya ise %25 kusur verildiğinin görülmüş olduğunu, bu kusur oranı itibarıyla dahi davacıya, aracında, kendisi tarafından yapılan onarım giderine ilişkin, davalılarca hiçbir ödeme yapılmamış olduğunu, davacının müracaatları biraz beklemesi ile davacının aracındaki tüm hasarı kendi imkanlarıyla onarmak zorunda kalmış olduğunu ancak davacının taraflarına sunduğu kaza evrakı incelendiğinde taraflara isnat edilen kusur miktarının tespitinin de olaya uygun olmadığının görülmüş ve davada taraflara isnat edilen kusurun da zorunlu olarak mahkemede tespit edilmesinin talep edilmesinin gerekli olduğunun anlaşılmış olduğunu, davacı adına tescilli bulunan ... plakalı beyaz renkli Renault Clio model otomobil 05.08.2023 günü saat 09:50 civarında sürücü ... sevk ve idaresinde, Yunusemre mah Lokman caddesi N:130 önünden Bağdat caddesi istikametine doğru seyir halindeyken, arkasından gelen aracı görmüş ve sola dönüş için nizami sinyalini vermiş ve manevraya başlamışken arkasından gelen aracı yolda mevcut uyarı levhalarına rağmen hızlı bir şekilde sollayan davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı citroen marka minübüs (ruhsat kaydında kamyonet) gidiş geliş çift yönlü yolun en sol şeridinde, hız sınırını ihlal ederek, davacının aracına arkadan çapmak suretiyle kazaya sebebiyet vermiş olduğunu, arkadan çarpmanın etkisiyle davacının aracı yolun en soluna savrulmuş ve BİMMAR Market önündeki otopark olarak kullanılan alana sürüklenmiş ve durmuş olduğunu, bu çarpmanın davacının aracındaki Yurdagül UYSAL'ın yaralanmasına neden olmuş olduğunu, ... ambulans ile Devlet hastanesine götürülüp tedavisi yapıldığını, maddi hasarlı bu trafik kazasından sonra olay yerine gelen trafik denetleme şubesi memurları tarafından "…. Bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... geliş istikameti olan Lokman Caddesinde yol şerit çizgileri kesik kesik ( araç sollama yasağı yok) olsa da geliş istikametinde sağlı sollu Sokaklar olduğu ve geliş istikametinde kendisine hitap eden DİKKAT YAVAŞ uyarı levhasının olduğu, araç çarpma şiddeti ve araçların son duruş yerleri göz önüne alındığında hızlı olduğu ve 2918 sayılı K.T.K 52/1-b kuralını ihlal ettiği, ... Plakalı araç sürücüsü ...’ın ise sola dönüşü esnasında arkadan gelen ve kendisini geçmek için aracı aynadan kontrol etmeden yaptığından K.T.K 53/1-b kuralını ihlal ettiği görüş ve kanaatindeyiz. " şeklinde kaza tespit tutanağı düzenlenmiş olduklarını ancak tutulan bu tespit tutanağının olayın oluşu ile örtüşmediğini, zira davalının sevk ve idaresindeki araç kaza anında " Lokman caddesine sağdan ve soldan tali yol bağlantıları olması nedeniyle DİKKAT (!) YAVAŞ uyarı tabelasına rağmen" hızını hiç azaltmamış aksine davacırının aracının arkasından gelen kamyoneti sollamak için hızını dahada arttırmış olduğunu, davacının sola dönmek için arkasındaki aracı kontrol etmiş ve onu uyarmak için sola dönüş sinyalini vermiş olduğunu, davacının manevraya başladığı sırada kontrol ettiği aynalarında davalıya ait araç gözükmediğini, zaten davacının da davalının aracını görmediği için sola dönme manevrasına başlamış olduğunu ancak davacının arkasındaki aracın arkasından gelen ve o aracı sollayan davalıya ait araç bu sırada zaten sola dönüş manevrasına başlamış olan ve yolun sol şeridine geçmiş manevrasını tamamlamak üzere olan davacının aracına arkadan çarptığını, sola dönüş manevrası öncesi davacının üzerine düşen "arkasındaki araç ve trafiği kontrol etmek ve dönüş için sinyal vermek" yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, kazaya karışan araçların seyir halinde olduğu yol kısmında zaten sağlı sollu tali yol girişleri bulunduğundan yolda dikkatli olunması ve yavaş olunması yönünde uyarı levhası olduğu Trafik ekiplerince de tespit edilmiş olduğunu, bu hali ile davacının arkasından gelen aracında arkasında olan ve davacının sola dönüş manevrasına başladığında davacının görüş alanında bulunmayan ancak çok süratli olması nedeniyle kaza mahalline ulaşan bu araç sola dönüş manevrasına başlayan ve yolun sol şeridine geçmiş bulunan davacıya ait araç artık davalının aracının önünde seyrettiği için davalının takip mesafesini de gözetmediği, uyarıya rağmen hız ihlali yapan davalının takip mesafesi kuralını da ihlal ettiği ve dönüş manevrasına başlamış ve bitirmek üzere olan davacının aracına arkadan çarpmak suretiyle kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu açık olan davalıya verilen kusur oranına bu nedenle itiraz etmek zorunluluğu bulunmakta olduğunu, olay mahallinde yapılacak keşif ve dosyaya sunulan kaza anına ilişkin kamera kayıtları incelendiğinde kusura ilişkin anlatımlarının gerçekliğinin kamera kayıtları ve varsa mobese görüntüleri incelendiğinde keza kazayı gören tanıklar dinlendiğinde davacının aracının sürücüsünün iş bu kazaya sebebiyet vermediği, aksine kazaya davalı ...'nın sebebiyet verdiği ve kusurunun %100 olduğu ortaya çıkacak olduğunu, bu sebeplerle öncelikle bahse konu kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini ve kaza yerini ve kaza anını gören kamera kayıtlarının dosya içerisine alınması, tanıkların dinlenilmesi ve mahallinde yapılacak keşif sonucu bilirkişi marifeti ile kusur hususunun yeniden tespitini talep ettiklerini, davalı ...'nın aracını %100 kusurlu sevk etmesi sebebi ile meydana gelen kaza neticesi davacının aracının hasar görmüş ve değer kaybına uğramış olduğunu, Trafik kazası tespit tutanağı olayın oluşunun aksine tanzim edildiğinden ve davacının %75 kusurlu olarak belirtildiğinden keza davalılara yapılan müracatlara olumlu yanıt verilmediğinden keza davacının aracının kaskosu da bulunmadığından davacının aracını kazada hiçbir kusuru olmadığı halde kendisinin yaptırmak zorunda kalmış olduğunu, davacının aracının sunulan ve KAYSERİ OTOMOTİV LTD.ŞTİ. den alınan belgeden de anlaşılacağı üzere 75.850-TL ye onarılmış olduğunu, yapılan bu onarıma itiraz bulunması halinde mahkeme tarafından araçtaki hasar durumunun, bu hasarın işçilik bedelleri de eklenerek parasal değerinin ve araçtaki değer kaybının bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini talep ettiklerini, kusur durumu tespit edildikten sonra;-davacının aracında meydana gelen maddi hasarın tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ilerleyen aşamalarda artırılmak ve harca esas olmak üzere; belirsiz alacak davası hükümlerine göre 100,00 TLnin davalılardan alınarak, kaza tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davacıya verilmesine, -davacının aracında meydana gelen değer kaybının tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ilerleyen aşamalarda artırılmak ve harca esas olmak üzere; belirsiz alacak davası hükümlerine göre 100,00 TLnin davalılardan alınarak, kaza tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davacıya verilmesine, -davacının aracının kaza ve akabinde onarım için geçen süre boyunca kullanımından mahrum kaldığından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ilerleyen aşamalarda artırılmak ve harca esas olmak üzere; belirsiz alacak davası hükümlerine göre 100,00 TLnin sigorta şirketi dışındaki davalılardan mahrumiyet bedeli olarak alınarak, kaza tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davacıya verilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda, Davacı tarafın, maliki olmadığı araç hasarı zararı yönünden talep konusunu belirlemiş ve fakat davasını yine de belirsiz alacak davası olarak ikame etmiş olduğunu, davacının dilekçesi ekinde sunmuş olduğu maddi hasara ilişkin onarım listesinde belirlenmiş bir hasar miktarı söz konusu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın dava konusu tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmakta menfaati bulunmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca davanın esasına girmeden doğrudan ve usulen reddini talep ettiklerini, bu kapsamda Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 07.05.2018 tarih 2018/2013 e. – 2018/3870 k. sayılı güncel içtihadının dikkate alınması gerektiğini, dava dilekçesinin konusu: “05.08.2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile, kusur tespiti, araçta meydana gelen hasar tespiti ve tazmini ile kaza sebebi ile araçta oluşan değer kaybının tespiti ve tazmini ile onarım esnasında araçtan mahrum kalma zararının tespiti ve tazmini talepli dava dilekçemizden ibarettir.” Şeklinde olduğunu, davacının hem tespit hem eda davasını birlikte ikame etmiş olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 106. maddesine göre, eda davası açılabilecek davalarda, aynı zamanda tespit davası açılamayacağını, dava dilekçesinin usule aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle huzurdaki davanın usulden reddini talep ettiklerini, kusura itirazı, zarar miktarını ve taleplerini kabul etmemekle birlikte; öncelikle Davanın konusunun ... plakalı araçta meydana gelen hasara ve ferilerine ilişkin olduğunu, ... plakalı aracın malik bilgileri kaza tespit tutanağı incelendiğin ... olarak görülmekte olduğunu, davacının, aracın maliki değil sürücüsü olduğunu, davacı, aracın maliki olmadığından, araçta oluşan hasardan doğrudan maddi bir zarar görmemiş olduğunu, bu nedenle, tazminat talep edebilmesi için özel bir yasal dayanağa ihtiyacı olduğunu, Dava dilekçesinde zararı talep edebilmesine gerekçe gösterilecek bir yasal dayanak bulunmamakta olduğunu, davacı ve araç maliki tarafından yasal süresi içerisinde kusur oranına itiraz edilmediğini, bu nedenle kusur oranına itiraz hakkı bulunmadığını, davacının asli kusurlu olduğunun sabit olduğunu ayrıca KTK m. 53 de dönüş kuralları düzenlenmiş olduğunu, kaza tespit tutanağında davacının dönüş kurallarını alenen ihlal ettiğinin açık olduğunu, davacının, Lokman caddesine bağlanan sokaktan çıkıp hemen karşı çaprazında bulunan sokağa girmeye çalışmış olduğunu, Yol müsaitliğini kontrol etmeden geçiş yapmaya çalıştığını, diğer davalı ...’nın önüne araçla birden çıkmış olduğunu, bu nedenle kazanın oluşmasına asıl etken dönüş kurallarının ihlal edilmesi olmuş olduğunu, bu tarafta diğer davalı ...’nın araç hızına ilişkin kesin bir tespit de bulunmamakta olduğunu, bu nedenle davacı asli kusurlu olup tazminat talep hakkı bulunmadığını, davalının aracının... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ (poliçe no: ...) nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminatlı olduğunu, dosya üzerinde yapılan tüm ödemeler poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, teminat miktarını aşan miktar olursa bunun üzerinden taraflarına dava ikame edilmesi gerektiğini, davacının dilekçesi ekinde sunmuş olduğu maddi hasara ilişkin onarım listesi tek taraflı düzenlenmiş evrak niteliğinde olduğunu, bu nedenle karara esas alınamayacağını, araç mahrumiyeti yönünden öncelikle araç malikinin ikame araç kiraladığına ilişkin araç kiralama faturalarını dosyaya ibraz etmesi aksi halde talebinin reddi gerekmekte olduğunu, dava dilekçesine araç kiralamaya ilişkin bir evrak sunulmadığını, bu nedenle olamayan zararın tazmini talep edilemeyeceğini, aksi halde davada sebepsiz zenginleşme teşkil edecek tazminat söz konusu olacağını, Tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, davacı araç maliki olmadığı için onarım süresinde araçtan mahrum kalma talebinde bulunamayacağını, davacıya ait olmayan aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının incelenmesi gerekmekte olduğunu, davaya konu edilen aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için bu hususun mahkeme tarafından araştırılması gerekmekte olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 19.04.2018 tarihinde 2017/4316 Esas, 2018/4380 Karar sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini belirterek, öncelikle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davacının tazminat taleplerine ilişkin olarak araç maliki olmaması ve yukarıda açıkladığı diğer nedenlerle davanın esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalılar ... ile... Sigorta A.Ş'nin cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 05.08.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta hasar, değer kaybı zararı ile aracın kullanılmaması nedeni ile araçtan mahrum kalma zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve davalıların bu zarar taleplerinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Davalı sigorta şirketine, sigorta bilgi gözetim merkezine, Trafik Tescile, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesine, Kayseri Otomotive, Quıck Sigorta şirketine, yazılan müzekkerelere cevapların verilmiş olduğu görülmüştür.
12/06/2024 Tarihli Ön inceleme zaptı 7 nolu ara kararı gereği olay mahallinde keşif icrasına karar verildiği, 06/09/2024 Tarihinde Makine Mühendisi bilirkişisi eşliğinde keşfin yapıldığı, makine mühendisi bilirkişisi tarafından 10/09/2024 tarihli raporun dosyamıza sunulduğu, bilirkişi raporunda özetle; "Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu, Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki kök neden; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gündüz saatlerinde sürüş güzergahındaki araç trafiğini kontrol etmemiş, ilk önce tali yoldan sağa dönüş esnasında solundan bir araç gelip gelmediğini ve trafik durumunu kontrol etmemiş, ana yola döndükten sonra ana yolda ilerlerken sola dönüş öncesinde dikiz aynası ve kafasını sola çevirerek arkasından gelen araç trafiğini kontrol etmemiş, gelen aracın konumunu ve hızını dikkate almadan sola dönmek istemiş, sola dönüş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yaparak trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Raporun 3. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki ikincil neden; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde tali kusurlu sayılan trafik kurallarından ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, "Dikkat Yavaş" şeklindeki trafik levhasına dikkat etmemiş, gündüz saatlerinde sürüş güzergahındaki araç trafiğini kontrol etmemiş, tali yoldan ana yola çıkan iki aracın görüş alanında olmasına rağmen hızını yeterince azaltmamış, kamera görüntülerine göre sol şerit üzerinden hızlı şekilde gelerek dönüş esnasında olan araca çarpmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün ve ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... plakalı araç sahibi ... ve ... plakalı araç sahibi ...' ın kaza olayında bir ihmallerinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmedikleri, Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, Dava konusu araç için 05.08.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 42.034TL olduğu, Dava konusu araç için 05.08.2023 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 5.000TL olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz 13/11/2024 Tarih 1 nolu celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince rapora karşı yapılan itirazların kabulü ile dosyanın İstanbul Nöb. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak İTÜ Trafik Kürsüsü'ne gönderilerek üçlü bilirkişi heyetinden kusur, hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç gideri talepleri yönünden rapor alınmasına dair karar verildiği, bilirkişi heyet raporunun 06/01/2025 tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde "Olayda davacı sürücü. ... %75 (Yüzde yetmişbeş ) nispetinde kusurludur. Olayda davalı sürücü ... %25 (Yüzde yirmibeş ) nispetinde kusurludur. Dava konusu ... plaka sayılı, RENAULT CLIO SYMBOL 1.5 DCİ AUTHENTIQU marka, 2003 model aracın hasar tutarı 75.850 TL olup aracın değer kaybı ise 25.000 TL, ikame araç tutarı ise 5000.TL tutarındadır. Davalıların sorumluluğu ise 26.462,50 TL tutarındadır." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından 13/06/2025 Tarihli ıslah dilekçesi sunulduğu, dilekçenin davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacı tarafça davalı sigorta şirketine 12/12/2023 tarihinde başvurulmasına rağmen davalı şirketin ödeme yapmadığı ve bu nedenle 8 iş günü sonrası olan 25/12/2023 tarihi itibari ile davalının temerrüde düştüğü anlaşılmış ve kararda davalı sigorta yönünden bu tarihten itibaren faize karar verilmiştir.
Kaza tarihi itibari ile davacının aracın sahibi olmadığı anlaşılmakla birlikte, yargılama sırasında dava konusu aracın maliki ...’ün alacak hakkını davacıya temlik ettiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulduğu ve temlik edenin ihtarlı davetiyeye rağmen duruşmaya gelmemekle belgeyi kabul ettiği görülmüş bu durumda davacının ikame araç gideri talebinin yerinde olacağı değerlendirilmiş ve talebi hakkında karar verilmesi yoluna gidilmiştir.
Davacı tarafça kararda avans faiz uygulanması talep edilmiş olup davalı tarafça sigortalanan ... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının ticari olduğu görülmekle avans faiz talebi yerinde görülmüş ve kararda avans faize hükmedilmiştir.
Yargılama devam ederken davalı sigorta şirketinin 11/10/2024 tarihinde davacıya 10.833,33 TL değer kaybı ödemesi yaptığı (Davalı vekilinin 08/01/2025 tarihli rapora itiraz dilekçesindeki beyanına gereğince anlaşılan) ve yapılan bu ödemenin davacının kusur durumu da dikkate alındığında oluşan değer kaybı zararını fazlası ile giderdiği görülmüş ve bu nedenle davacının değer kaybı tazminat talebinin konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yerolmadığına karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 05/08/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile, delillerin toplanmasından sonra tarafların kusur durumları ile hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç gideri bedellerinin tespiti için mahallinde keşif yapılarak makine mühendisi bilirkişiden 10/09/2024 tarihli rapor alındığı ve raporda, sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarını ihlal ettiği, sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde tali kusurlu sayılan trafik kurallarını ihlal ettiği, dava konusu araç için 05.08.2023 olay tarihi itibarıyla araç hasarının 91.020,00 TL, Değer Kaybının 42.034TL olduğu, dava konusu araç için 05.08.2023 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 5.000TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Rapora yapılan itirazların kabulü ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile İTÜ Trafik Kürsüsü bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş ve 06/01/2025 tarihli raporda, olayda davacı sürücü ... %75 (Yüzde yetmişbeş ) nispetinde, davalı sürücü ... %25 (Yüzde yirmibeş ) nispetinde kusurlu olduğu, dava konusu ... plaka sayılı, RENAULT CLIO SYMBOL 1.5 DCİ AUTHENTIQU marka, 2003 model aracın hasar tutarının 75.850 TL olup, aracın değer kaybının ise 25.000 TL ve ikame araç tutarını ise 5000.TL tutarında olduğu ve davalıların sorumluluğunun ise 26.462,50 TL tutarında olduğunun belirtildiği görülmüştür. Raporlar arasında miktarlar yönünden çelişki olması nedeni ile çelişkinin giderilmesi için Karayolları Fen Heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş ise de masrafın yatırılmadığı ve bu nedenle rapor alınamadığı görülmüş ve alınan son rapor kusur yönünden dikkate alındığında davacının ilk rapordaki miktarlara göre davasını ıslah ettiği söz konusu miktarların 2. Rapordan da düşük olması nedeni ile davacı vekilinin taleplerinin bu hali ile yerinde olduğu değerlendirilmiş ve yukarda açıklandığı gibi değer kaybı tazminat talebinin yargılama sırasında yapılan ödeme ile konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Davalı ...’nın kusurlu araç sürücüsü, davalı ...’ın aracın işleteni ve davalı sigorta şirketinin ise kazaya sebep olan kusurlu sürücünün kullandığı ... plakalı aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle hasar bedeli ile değer kaybı tazminat talebinden davalı sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğu anlaşılmış, davalılar ... ve ...’ın kusurlu sürücü ve aracın işleteni olarak davacının ikame araç gideri talebinde sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları görülmüş, yapılan ödemeler ile davacı vekilinin 13/06/2025 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile, a)Değer kaybı tazminat talebi hakkında ödeme nedeniyle konusuz kalmasından dolayı karar verilmesine yer olmadığına, b)18.962,05-TL Hasar bedelinin davalılar ... ve ...'dan olay tarihi olan 05/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 25/12/2023 Tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, c)1.250,00-TL İkame araç gideri tazminat bedelinin olay tarihi olan 05/08/2023 Tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahlisi ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
a)Değer kaybı tazminat talebi hakkında ödeme nedeniyle konusuz kalmasından dolayı karar verilmesine yer olmadığına,
b)18.962,05-TL Hasar bedelinin davalılar ... ve ...'dan olay tarihi olan 05/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 25/12/2023 Tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
c)1.250,00-TL İkame araç gideri tazminat bedelinin olay tarihi olan 05/08/2023 Tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahlisi ile davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 1.380,69-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 446,80-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 874,40-TL harcın mahsubu ile eksik 506,29-TL harcın davalılardan (davalı... Sigorta Anonim Şirketi 474,98-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalılardan (davalı... Sigorta Anonim Şirketi 3.002,10-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 446,80-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.302,00-TL harcın davalılardan (davalı... Sigorta Anonim Şirketi 1.221,48-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri ve keşif harcı olmak üzere toplam 18.670,80-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı... Sigorta Anonim Şirketi 17.516,12-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 20.212,05-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı... Sigorta Anonim Şirketi 18.962,05-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
8-Kararın mahiyeti gereği davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, davalı sigorta vekilinin yokluğunda KESİN olarak verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/12/2025
Katip
e- imzalıdır
Hakim
e- imzalıdır