T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/04/2024
KARAR TARİHİ : 19/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;: 26/11/2023 günü saat 02:35 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Kayseri ili Kocasinan ilçesinde sürücü davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışmaları neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, sunulan trafik kazası tespit tutanağının tetkikinden anlaşılacağı ve SBM kayıtlarında sabit olduğu üzere bu kazanın oluşumunda davalı sigortalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğu tespit edilmiş olduğunu, kaza tarihi itibariyle .... plakalı araç ... acente ve ... poliçe numarası ile davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi teminatı kapsamında olduğunu, davacının ekte sunulu eksper raporu uyarınca KDV dahil 12.000,00-TL'ye aracının onarımını gerçekleştirmiş olup, buna ilişkin hasar bedelinin davacı tarafından ilgili servise fatura karşılığı ödenmiş olduğunu ancak davacı tarafından ilgili servise ödenen 12.000,00-TL'lik hasar bedeli de, davacının aracının uğradığı gerçek zararı karşılamamakta olduğunu, davacının aracının söz konusu kaza nedeniyle uğradığı zarar çok daha fazla olduğunu, bu hususun mahkemece alınacak bilirkişi raporunda da netlik kazanacağını, davacının aracının söz konusu kaza nedeniyle sadece hasar almamış, aracın değerinde kayıplar da meydana gelmiş olduğunu, davacıya ait olan aracın SEAT- LEON SPORT UP 1.6 İ Marka 2008 Model otomobil olduğunu, söz konusu aracın daha önce aynı bölgeden meydana gelen bir kazası bulunmamakta olduğunu, davacıya ait araçta daha önceden değişen parça olmayıp tamamen orijinal olduğunu, davacının, kazadan sonra söz konusu aracını tamir süresince kullanamamış ve araç mahrumiyeti zararına da uğramış olduğunu, davacı tarafından davalı sigorta şirketine gerek resmi mail adresleri üzerinden gerekse yazılı başvurusu üzerine hasar bedeli, değer kaybı, parça farkı tazminat talebinde bulunarak zararının giderilmesi talep edilmiş olduğunu ancak davalı sigorta şirketi tarafından olumlu bir dönüş yapılmadığını, Sigorta şirketi her ne kadar sigortalı ve mağdur araç sahiplerinin aynı kişiler olması nedeni ile taleplerimizi olumlu karşılamadığı hususunu eksper raporunda beyan etmişse de bu husus gerçeği yansıtmamakta olduğunu, zira sigortalı ... plakalı araç maliki ... olup kaza esnasında araç sürücüsü ... olduğunu, ... plakalı mağdur araç sahibi ise davacı ... olduğunu, taraflar arasında soy isim benzerliği yahut akrabalık bağının olması sigortalı ve mağdur araç sahiplerinin aynı kişiler olması manasına gelmemekte olduğunu, zira dilekçe ekinde sunulu ruhsat ve ikametgah belgeleri incelendiğinde görüleceği üzere sigortalı araç maliki, sürücüsü ile mağdur araç maliki farklı kişiler olup, ikametgah adresleri dahi farklı olduğunu, davalı sigorta şirketi tamamen haksız ve kötüniyetle davacıya ait aracın uğradığı zararı karşılamamak adına bahaneler üretmekte olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesine göre davacı ...’a ait ... plakalı aracın uğramış olduğu zararların (hasar tazminatı- değer kaybı) tazmini için maddi tazminat sorumluluğu bulunmakta olduğunu, davacının dava konusu kaza nedeniyle aracının uğramış olduğu zararların giderilmesi amacı ile işbu davayı ikame etme zaruriyeti hasıl olmuş olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile ve belirsiz alacak (tazminat) davası olarak hüküm ifade etmek üzere şimdilik; Davanın KABULÜ ile, 26/11/2023 günü saat 02:35 sıralarında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen 100,00-TL Hasar Tazminatı (Bedeli) ve 100,00-TL Değer Kaybı Tazminatı olmak üzere toplam 200,00-TL'nin hasar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 26/11/2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını belirtilen ... plakalı aracın 29.05.2023 başlangıç – 29.05.2024 Bitim tarihli ve ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile ... adına maddi hasarda kaza tarihi itibarıyla araç başına 120.000-TL'ye kadar azami sorumluluk hadleri ile davalı şirkete sigorta ettirilmiş olduğunu, söz konusu maddi teminat miktarının davalı sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun ÜST LİMİTİ olduğunu, huzurdaki davaya konu araç hasarı talebi için davacı vekilin davalı şirkete başvurusu üzerine 4100921853/1-2 nolu hasar dosyası açılmış olduğunu, kaza tespit tutanağı ve kazaya karışan araçların ruhsatları incelendiğinde; ... plakalı aracın ... adına, ... plakalı sigortalı aracın ise ... adına kayıtlı olduğu, kazaya karışan araç maliklerinin ruhsatta "Barbaros Mah. Turgut Reis Cad.No:... Kocasinan/KAYSERİ" aynı adreste ikamet ettikleri ve bu kişiler arasında usul füru ilişkinin olduğu tespit edildiğinden ödeme talebi haklı olarak reddedilmiş olduğunu, keza sigortalının acentesi tarafından yapılan ekli mail yazışmasında da kişiler arasında "baba-oğul" ilişkisi olduğu açıkça belirtilmiş olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92 maddesinde, Karayolları Trafik Kanunu'nun tekrarı niteliğinde olan Trafik Sigortası Genel Şartları'nın "TEMİNAT DIŞINDA KALAN HALLER" başlıklı A.6. Maddesinde de teminat dışı hallerin belirtilmiş olduğunu, anılan maddeler kapsamında uyuşmazlık konusu kazaya karışan araçların işletenlerinin kim olduğu incelendiğinde sigortalı ... plakalı araç sahibi ile zarar gören davacı ... plakalı araç sahibi arasında usul füru ilişki olması sebebiyle zararın trafik poliçesi teminat harici olduğu izahtan vareste olduğunu, belirttiği hususun ispatlanması için nüfus kayıt örneğinin dava dosyasına celp edilmesini ve davacıdan açıkça beyan alınmasını arz ve talep ettiklerini, bu sayede davalı şirketin haklı sebeple ödeme talebini reddettiğinin somutlaşacağını, açıklanan nedenle davanın reddini arz ve talep ettiklerini, davacı vekilinin davacıya ait araçta meydana gelen talepler bakımından kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davalı sigorta şirketinin dava konusu talep ile sorumlu olduğunu düşünsek bile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi işletenin ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğuna ilişkin maddenin dikkate alınması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin; işletenin ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dahilinde sorumlu olmakta olduğunu, davalı şirketin meydana gelen zarardan yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi sonrasında da davacıya ait araçta meydana gelen zararların tespiti gerekli olduğunu, davacı vekiline huzurdaki uyuşmazlığın konusunu oluşturan hasarla ilgili kasko sigortacısından ödeme alınıp alınmadığı, alınmış ise eksik hasar ödemesi nedeniyle kasko sigortacısına tekrardan bir talep yöneltip yönetilmediği hususunun sorulmasını talep ettiklerini, yine somut uyuşmazlıkta, dosyaya onarıma ilişkin herhangi bir fatura sunulmamış olduğunu, Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesine göre; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Bu noktada karşı yandan aracın onarılıp onarılmadığı konusunda bilgi sorulmasını, aracın onarılması halinde onarıma ilişkin fatura ve diğer belgelerin dosyaya sunulmasının istenmesini talep ettiklerini, dosyada hala trafik kazasına ilişkin fotoğraflar bulunmamakta olduğunu, davalının, tamir bedelinden daha fazla bir ödeme yapmasının gerek TTK gerek TBK açısından mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddedilmesini arz ve talep ettiklerini, Değer kaybı hesabı yapılırken öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) daha önce kazaya karışıp karışmadığı hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın kaza tarihindeki hasarsız hali piyasa rayiç değerinin tespiti ile davaya konu kaza sonucu hasarları onarıldıktan sonraki piyasa rayiç değeri tespit edilerek, aradaki farkın değer kaybı zararı olarak belirlenmesi gerekmekte olduğunu, bu durumda mahkemece öncelikle araç hasarı ve değer kaybı konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyetten davacının aracında meydana gelen değer kaybının tespitine yönelik olarak davacının varsa kasko şirketince aldırılan ekspertiz raporu da istenerek ve incelenmek suretiyle yukarıda açıklanan hususları göz önüne alarak tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybının tespiti konusunda ayrıntılı, açıklamalı, denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporu alınmasını arz ve talep ettiklerini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2020/89 E., 2021/1988 K. Sayılı kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davacıya ait aracın değer kaybı hesabının yapılabilmesi için gerekli bilgilerden olan; davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının, aynı bölgeye daha önceden hasar almış olup olmadığının ve kaza tarihinde kilometresinin kaç olduğunun tespitini arz ve talep ettiklerini, YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ’NİN 19.04.2018 TARİHİNDE 2017/4316 ESAS, 2018/4380 karar sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay kararı ile de müşahede edileceği üzere, başvurana ait aracın başvuruya konu kaza öncesinde hasarının bulunup bulunmadığının tespiti ve önceki hasarının olması halinde bu hasar nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı veya araç rayiç değeri düşeceği için sonraki kazada oluşan değer kaybı meblağının azalacağı izahtan vareste olduğunu, sonuç olarak, 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesinde yer alan “hakimin davayı aydınlatma ödevi” kapsamında başvurana ait aracın önceki hasarlarının tespiti ile değer kaybı meblağının bu tespit esas alınarak belirlenmesini talep ettiklerini, davacının kaza tarihinden itibaren yasal faizi talebi haksız ve yersiz olduğunu, faize hükmedilmesi durumunda ise; uygulanacak faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve konuyu değerlendirmek için öncelikle motorlu araç işleteninin üçüncü kişilere karşı mali sorumluluğunu yüklenen sigortacının, rizikonun gerçekleşmesi halinde ne zaman temerrüde düşeceği, önem kazanmakta olduğunu, sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu’nun 98/1 ve 99/ 1 maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğünün durumunun sigortacıya ihbarından itibaren sekiz iş gününde ödenmesi gerektiği hükme bağlanmış bulunmakta olduğunu, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce bir başvurulmuşsa, bu bildirimin davalı sigorta şirketine tebliğ tarihi tespit edilerek, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde alacağın muaccel hale gelmekte olduğunu, davalı şirketin temerrüde düşmüş olmadığını, her halde faize hükmedilecek ise davalı şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek, uyuşmazlık konusu kazanın Karayolları Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartlarında belirtilen teminat dışı hallerden olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 26/11/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta hasar ve değer kaybı maddi tazminatının meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ve davalının bu zarar taleplerinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, Mapfre Sigorta Şirketine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 11/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... plaka sayılı araç sürücüsü ... meskun mahalde günün gece vakti (saat 02.35) park yerinden çıkarken gerekli dikkat ve özeni çevresinde bulunan diğer park halindeki araçlara vermesi, park halinde bulunan araçları da dikkate alarak seyrine müteyakkız bir şekilde devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüz şekilde seyirle park halinde bulunan dava konusu araca çarpmak suretiyle sebebiyet verdiği olayda; KTK Madde 84/l "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Araç sürücüleri trafik kazalarında, ...l) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma hallerinde asli kusurlu sayılırlar." kuralını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu; ... plaka sayılı araç sürücüsünün, ise meskun mahalde yol kenarında park için ayrılmış bölümde kurallara uygun park halinde bulunduğunu beyan ettiği sırada gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde etkenliği bulunmadığından kusursuz olduğu değerlendirilmiştir. Davalı sigorta firması tarafından Dava konusu araç için davacıya ZMMS kapsamında herhangi bir ödemenin yapılmadığı, gerekçe olarak davacı yanın davalı sigorta firması mükellefi ... araç sahibinin davacının babası olması ve KTK; Karayolları Trafik Kanunu'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92 maddesinde teminat dışında kalan haller: "Madde 92 – Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler ile belirttiği zararın trafik poliçesi teminat harici olduğu" maddesi gereği ödemenin yapılmadığını cevap dilekçesi ile sunduğu, Hasar Miktarının toplam 12.000 TL olduğu,- Değer Kaybı hesabında 19.06.2021 tarihli 7327 sayılı kanunun 18. Maddesi gereği (Kaza tarihinde uygulanan Değer Kaybı Hesabı) kaza öncesi Piyasa Rayiç Değeri ile kaza ve onarımlar sonrası değişen parçalar, araç kullanılmışlık düzeyine göre serbest piyasa ve internet ikinci el araç satış fiyat ortalamalarına göre kaza tarihi itibariyle Piyasa Rayiç Değeri arasındaki farka ve kusur oranlarına göre belirleneceği, Davalı sigorta firması tarafından Değer Kaybı Bedeli olarak davacıya ödeme yapılmadığı, Dava konusu ... plakalı sayılı aracın model yılına göre 16 (onaltı) yaşında olduğu, araç kullanılmışlık değeri yönünden kaza tarihinde yaklaşık 09.944 km gibi orta kullanılmışlık düzeyine sahip olduğu, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde 8 adet geçmiş hasar kaydının olduğu, 14/04/2014 ve 07/06/2014 tarihli hasar kayıtlarına göre sol ön tampon ve sol ön far kısımlarından hasar aldığı, akabinde kaporta kısımları da dahil işçilik yapıldığı hasar alan araç kısımların orijinallığını geçmiş tarihli kaza dolayısıyla yitirdiğinin dosyada mevcut SBGM hasar raporları ile sabit olduğu, Dava konusu kaza dolayısıyla da daha önce yapılan onarımlardan dolayı orijinallığı kaybolan hasarlı kısımlarda bir kez daha meydana gelen onarımlarda değer kaybı oluşmayacağı değerlendirilmiştir. " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça davalı sigorta şirketine mühür kaydı ile de teyit edildiği üzere 14/03/2024 tarihinde başvurulmasına rağmen davalının 8 iş günü içerisinde ödeme yapmadığı ve bu nedenle davalı sigortanın 27/03/2024 tarihinde temerrüde düştüğü görülmüş ve kararda bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra 26/11/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta hasar ve değer kaybı zararının oluşup oluşmadığının tespiti için makine mühendisi bilirkişiden 11/11/2024 tarihli rapor alınmış ve raporda, meydana gelen kazada davalı şirketin sigortaladığı ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün kusuru olmadığı ile davacıya ait araçta hasar oluşmasına rağmen değer kaybı meydana gelmediğinin belirtildiği görülmüştür. Davalı tarafça sigortalı ve mağdur araç sahiplerinin adreslerinin aynı olması ve usul füru olmaları nedeni ile davacının talebinin yerinde olmadığı iddia edilmiş ise de, bu konuya ilişkin açık bir yasal düzenleme olmadığı ve bu şartlar altında davacının talebinde haklı olduğu değerlendirilmiş, davacının talebi üzerine Mahkememizce verilen süreye rağmen davacının ıslah/talep artırım dilekçesini dosyaya sunmadığı görülmüş ve mevcut deliller gereğince davacının hasar bedeli talebinin yerinde olduğu ancak araçta değer kaybı zararı olmadığı anlaşılmış ve dava değeri dikkate alınarak, Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, 100,00 TL hasar bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 27/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 100,00 TL hasar bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 27/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 80,00 TL tebligat, 104,00 TL posta ve müzekkere gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.184,00 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 1.592,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
7-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
8-Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre hesaplanan 1.800,00 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre 1.800,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.19/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır