T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/04/2024
KARAR TARİHİ : 30/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla davacı ... tarafından, davalı/borçlu ...'ye 24/08/2022 tarihli, ... Hizmetleri San. Tic. A. Ş. nezdinde bulunan hisselerin devri için düzenlenen protokol gereği ödenen bedelin iadesi - hisse devri gerçekleşmediği için sözleşmenin feshi ile ödenen bedelin yani edimin iadesi noktasında, ilamsız icra takibi başlatılmış olup, davalı/borçlu tarafından 21/08/2023 tarihinde yapılan haksız itirazı ile söz konusu takip durmuş olduğunu, davalı/borçlunun itirazı, haksız ve hukuki mesnetten uzak olup borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu, İtirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerekli olduğunu, davacının ... Hizmetleri San.Tic.A.Ş'de %90 hisseye sahip olan, davalı ...'den, hisselerinin %80 i'ni satın almak için, 24/08/2022 tarihinde protokol imzalamış olduklarını, bu protokol gereği davacı ..., davalı ...'ye 3.120.000 TL ödeme yapacak, karşılığında ise protokol tarihinden bir gün sonra olan 25/08/2022 tarihinde ... Hizmetleri A.Ş'nin hisseleri davacıya devir olacak olduğunu, ... Hiz. San. Tic.A.Ş, ünvan değişikliği yapmış olduğunu, yeni ünvanının ... Danışmanlık Eğitim Sa.Tic. A.Ş olduğunu, bu protokol gereği; davacının, davalıya dekontlardan da, açıkça anlaşılacağı üzere, şirketinin Mali Müşavir Danışmanı olan ... isimli şahıs aracılığı ile ; ... Kuveyt Türk hesabından; ...'ye ait TR67 ... No'lu İbana 12/09/2022 tarihinde 500.000 TL Açıklama; ... Adına ... A.Ş hisse bedeli senet ödemesi 13/09/2022 tarihinde 500.000 TL Açıklama; ... Adına ... A.ş hisse bedeli senet ödemesi olmak üzere toplamda 1.000.000 TL para göndermiş olduğunu, ayrıca davacının, iş bu protokolde yazıldığı üzere, hisse devrine ilişkin ödemenin 1.870.000 TL, kalan kısmını da gerek söz konusu şirkete nakit olarak göndererek gerekse şirketin birtakım borçları ödemek suretiyle, icra dosyasına dahil olmayan, başkaca ödemelerde yapmış olduğunu, ancak davalı, ödemeleri almış olup , protokol gereği 25/08/2022 tarihinde devir etmesi gereken hisseleri devretmediğini, bunun üzerine davacının Kayseri Genel İcra Dairesi ... Es sayılı dosya ile icra takip başlatarak ödemelerini geri almak istemiş ancak davalı borcunun olduğunu bilerek, kötü niyetli olarak, davacının alacak hakkını sürüncemede bırakmak için, icra takibine itiraz etmiş olduğunu, bunun akabinde İtirazın İptali Davası açabilmek için Arabuluculuğa başvurulmuş olup, 2024/22331 No'lu Arabuluculuk Dosya Numarası ile arabuluculuk toplantısı yapılmış ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalının kötü niyeti bununla da sınırlı kalmadığını, Davalı Mustafa Bağkale, bir dönem davacı ...'in şirketi olan ... Eğitim Hiz. A.Ş'de müdür olarak görev yapan Mehmet Hötelek isimli şahsı kendi okulunda işe başlatmış, geriye dönük 10.850.000 TL bedelli senet düzenlettirmiş ve davacının okulu olan ... Eğitim A.Ş'yi kendisine borçlandırarak, okulun tüm banka hesapları, gayrimenkulleri ve nakiteri üzerine icra şerhi işlettirmiş olduğunu, yapılan bu hukuka aykırı eylem dolayısı ile derhal davalı ve eski müdür aleyhine Savcılı'ğa suç duyurusunda bulunulmuştur ve şikayetin şuanda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruş.No'lu dosyada devam etmekte olduğunu, davalı ve eski müdür ilgili Savcılık Dosyasına verdikleri ifade de 10.850.000 TL bedelli senedin ... Hİz. San.Tİc.A.Ş( Yeni adı ile ... Danış. Eğitim A.Ş) hisselerinin davacının okulu olan ... Eğitim A.Ş'ye satılması karşılığında düzenlendiğini beyan etmiş olduklarını, ayrıca aynı hisseleri, daha önce davacıya sattığını da kabul etmiş olduğunu, davalı huzurdaki davaya konu olan hisseleri, davacıdan ödemeler alıp devretmediği gibi aynı hisseleri davacının okuluna da satmış gibi göstererek suça konu eylemler gerçekleştirmiş olduğunu, aynı hisseleri birden çok kişiye satmış ancak şu tarih itibariyle söz konusu hisselerin hala kendi üzerinde olduğunu, iş bu hukuka aykırı eylemleri ile davacıyı daha çok mağdur etmiş olduğunu, bu sebeple de davalı/ borçlunun haksız yere itiraz ettiği tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, davalı/ borçlunun, söz konusu protokol gereği davacıdan ödeme aldığı ancak, hisseleri devretmediği, göz önüne alındığında, bahse konu itirazın kötü niyetli yapıldığı ve icra takibin durdurulduğunun açık olduğunu, dava konusu icra takibine dayanak alacak, havale yolu ile gerçekleştirilen ve banka dekontları ile ispat edilebilecek ve belirlenebilir bir alacak olduğunu, iş bu sebeple likit bir alacağa karşı haksız itirazı dolayısı ile borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, davalı/borçlu tarafından davacının alacağına kavuşamaması için yapmış olduğu haksız ve hukuki mesnetten uzak itirazı dolayısıyla davacının alacağının tahsili için yapılan haksız itirazın iptal edilerek icra takibine devam edilmesi ve haksız itirazı dolayısıyla %20 den aşağı olmamak şartıyla icra inkar tazminatına karar verilmesi amacı ile iş bu davayı açma zarureti hasıl olmuş olduğunu belirterek, davalı/borçlunun Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasına yaptığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptaline, takibin devamına ve %20 dan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın hisse devir protokolüne bağlı ödemeler yapıldığını, ödemelerin yapılmasına rağmen hisse devir işlemlerinin gerçekleşmediğini iddia ederek ...'in kendisi adına ödemiş olduğu 1.000.000,00TL'nin iadesini talep etmekle davacı ile müvekkili arasında hisse devir sözleşmesi düzenlendiği bu hisse devir sözleşmesi sonrasında davacının 15.09.2022 tarihine kadar 1.250.000,00 TL ödeyeceğini taahhüt ettiğini davacı tarafça, ödeme gücünün olmadığını belirtmesi üzerine ... tarafından emaneten 1.000.000,00 TL ödeme yapıldığını geri kalan 250.000,00 TL'nin hiç ödenmemesine rağmen davacının eğitimci kişiliği ve sözlerine güvenilerek kalan bedel alındığında hisse devri tamamlanır diye anlaşarak müvekkili tarafından iyiniyetli olarak davacı talebi doğrultusunda %5 hisseyi davacı adına, %5 hisseyi ise davacının yönetim kurulu başkanı olduğu ... AŞ'ye devretmişttiğini ayrıca müvekkilin hissesini devir edeceği ... Danışmanlık Eğitim AŞ'nin okul faaliyetlerinde kurucu temsilciliğini vererek okul şirketin ana faaliyet kolu olan eğitim hizmetlerinde tek yetkili hale getirdiğini müvekkili tarafından davacıya duyulan güven neticesinde şirketin münferiden imza yetkilisi dahi davacı olduğunu, davacının eğitim faaliyetlerini yürütmesi ve şirket hisse devrinden kaynaklı geri kalan borcunu ödemesini beklediklerini, müvekkilinin tüm güven ile şirkete dair banka hesaplarında dahi işlem yetkisine sahip olan davacının, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında yetkilisi olduğu ve %5 hisseyi adına yaptırdığı ... AŞ'ye 1 yıl içerisinde 960.200,00 TL bankadan para transferi yaptığını, dava dışı şirketin resmi muhasebe kayıtlarında bu borcun gözükmediğini, davacı, ... AŞ'ye para gönderdiği günlerde veya bir gün sonrasında önce ... AŞ'den gelen parayı uhdesine aldığını sonrasında ise kendi adına müvekkiline ait şirkete sermaye ödemesi açıklaması ise gönderdiğini, şirketin parası ile kendi sermayesini ödediğini, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesine göre şirkete sermaye açıklaması ile ödenen bedellerin müvekkiline ödenmesi gerekmekteyken davacının yanlış yaparak müvekkiline hisse bedeli olarak ödemesi gereken paraları ... AŞ'ye yatırdığını, 6102 Sayılı TTK 342. Maddesi " Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz. " hükmünü emretmektedir. Yine TTK 358. Maddesi " Pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamaz. " hükmünü içermektedir. Davacı ise hileli şekilde kanunen yasak olmasına rağmen ... AŞ üzerinden borçlanmakta olduğunu aynı gün ise aynı miktardaki paraları sermaye olarak ödediğini, TTK 395. Maddesi " Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz. " hükmünü içermektedir. Anılan maddi gerekçeler dışında da TTK m.562/9 hükmüne göre, TTK’nin 550. maddesine aykırı hareket edenler, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. TTK m.550’de ise, sermaye tamamıyla taahhüt olunmamış veya karşılığı kanun veya esas sözleşme hükümleri gereğince ödenmemişken, taahhüt edilmiş veya ödenmiş gibi gösterenler ile sermaye taahhüdünde bulunanların ödeme yetersizliğini bildikleri halde buna onay verenlerin hukuki sorumluluğu düzenlenmektedir. Davacının tüm bu hükümleri ihlal etmesi üzerine müvekkilini davacı ile dava dışı ...'in şahitliğinde görüşme gerçekleştirdiğini, görüşmede davacının edimlerini hileli olarak yerine getirdiği bu durumu maddi zorluklar yaşaması nedeniyle yaptığı ikrar ettiğini, sonrasında ise şirketten almış olduğu bedelin silinmesi karşılığında şirket yetkilerini ve hisselerini devredecek şekilde anlaşma yaptığını, davacının şirket hisselerini devretmesi sözüne güvenen müvekkilini genel kurul ve yönetim kurulu evraklarını şirket muhasebecisine hazırlattığını, kendisi imzaladığını ve acil şehir dışına çıkması gerektiğinden davacıya yolladığını, davacının evrakları inceleyeceğini söylediğini genel kurul ve yönetim kurulu karar defterini kamera kayıtları altında muhasebeciden aldığını, sonrasında davacının kararları imzalayıp defterleri teslim etmesi beklenken davacının defterleri uhdesine aldıktan sonra vermiş olduğu tüm sözleri inkar ettiğini ve defterler ortada olmadığı için müvekkili şirketi karar alma yönünde hareketsiz bıraktığını, müvekkili Kayseri 7. Noterliğinin 09.08.2023 tarih ve 19488 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya ihtar çektiğini ve defterleri teslim etmesini talep ettiğini, davacı ise yönetim kurulu karar defterini uhdesine geçirdikten sonra karar defterinde usulsüz işlemler yaparak Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğüne dilekçeler vediğini ve okula kayıtlı tüm öğrencileri MEBBİS sistemi üzerinden bir anda hakim hissedarı olduğu ... AŞ'ye nakil ettiğini, yine müvekkilinin hissedarı olduğu ... Danışmanlık AŞ'deki tüm öğretmenlerin sözleşmelerini tek taraflı kıdem tazminatı doğuracak ve okulun itibarını zedeleyecek şekilde fesih ettiğini, okula şu anda da yanında çalışan en yakın çalışma arkadaşını çok yüksek maaş ile müdür olarak atadığını, müvekkilinin davacının bu hareketleri üzerine Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğüne şikayette bulunduğunu, soruşturma açılmasını sağladığını ve davacının Milli Eğitim Bakanlığı müfettiş kararı neticesinde görevi kötüye kullandığını, şirketi kasıtlı olarak zarara uğrattığı gerekçeleri ile görevden el çektirilmesine karar verildiğini, davacının ise görevden el çektirme kararı ile aynı gün Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğüne okul kapatma dilekçesi verdiğini, davacı görevden bir gün sonra el çektirilmiş olsa dava konusu hisse devrine konu okul şu anda davacının eylemleri ile kapalı olacağını, müvekkili tarafından davacının Milli Eğitim Müdürlüğü nezdinde görevden el çektirme işlemi ile birlikte ticari olarakta yetkilerini kısıtlayabilmek adına Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile genel kurul kararı talep edildiğini, mahkeme kararı sonrasında genel kurulun gerçekleştiği ve davacının ticari olarakta yetkilerine son verildiğini, davacı konumunda olan şahıs bu durum üzerine geriye dönük evraklar düzenleyerek müvekkilinin o dönem yetkilisi olduğu ... AŞ'ye şu anda beraber şirket yönettikleri Mahmut Diker ve veli olan şahsılarla birlikte geriye dönük senetler düzenlediğini ve müvekkilinde ortağı olduğu ... AŞ'ye ihtiyati haciz kararları aldığını, savcılık soruşturma dosyası kapsamında ifadesi alınan velilerin bir kısmı olayı doğrulayarak ...'in geriye dönük senetler üzerinden işlem yaptığını da ikrar ettiğini, ihtiyati haciz kararları nedeniyle ... AŞ hesaplarında bloke bulunduğunu, tüm bu yaşanan süreçler devam ederken ...'in vermiş olduğu sözleri tutmayarak şirketi batırmaya çalışması üzerine müvekkilinin ... ile bir araya geldiğini, ...'de davacı adına başka borçlarda ödediğini ve hiçbirini alamadığını ve ödeme bedellerini talep ettiğini belirttiği ve müvekkili ...'e hisse devir borcunu ortadan kaldırmak adına ve ... ile de hukuki ihtilaf yaşamamak adına ödemeyi yapan ...'e 1.000.000,00 TL'yi iade ettiğini, sonrasında ... AŞ'nin diğer yetkilisi olan Mehmet Hötelek müvekkili ile iletişime geçtiğini, ... AŞ ile yapmış olduğu görüşmede şirketten 960.200,00 TL alacağını faizi ile isteyen müvekkile ... AŞ'nin diğer imza yetkilisi Mehmet Hötelek hisse satın alma talebinde bulunduğunu, aradan geçen süre içerisinde ...'in her türlü eylemine rağmen ... AŞ'nin Mektebim Koleji ile isim hakkı anlaşması yapması 120'den fazla öğrenci kaydı alması ve her iki protokol zamanı arasında resmi enflasyonun dahi %100'den fazla olması nedeniyle hisse değerleri doğal olarak arttığını, davacının hileli işlemler ile ... AŞ'ye para aktarması nedeniyle resmiyette dahi müvekkiline 1.000.000,00 TL civarında borcu olduğundan bu borcunda hisse devri ile ortadan kalkacağının sabit olduğunu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek müvekkilinin hisselerini ... AŞ'ye ilk protokoldeki edimler yerine getirilmediği için ikinci bir protokol ile devrettiğini, dolayısıyla müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmamadığını, öncelikle davacı edimlerini yerine tam olarak getirmediği için hisse devir hakkı bulunmadığını, sonrasında ise kendisi adına ödeme yapan ...'e 1.000.000,00 TL'yi iade ettiğini, işbu sebeple haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacının bunca usulsüzlüğe rağmen haklı olduğu düşünülse dahi, müvekkili tarafından davacıya %10 hisse devri gerçekleştiğini ödemiş olduğu tüm bedeli talep edebilmesi hukuki olarak mümkün olmadığındığını davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... olduğu, borçlunun ... olduğu, takibin toplam 1.000.000,00 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır.
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Kayseri C.Başsavcılığına, Kuveyt Türke Katılım Bankası'na, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesine, Milli Eğitim Bakanlığına, PTT'ye yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 26/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı taraf davalı adına dava dışı ...’in davalının yapacağı
hisse devri için 1.000.000 TL ödeme yaptığını, davalının hisse devri yapmadığını ve
yapılan ödemenin iadesini talep ettiklerini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. Dosyadaki Kuveyt Türk Bankasının mahkemenin müzekkeresine
vermiş olduğu 18.04.2024 tarihli cevap yazısı ekindeki ödeme dekontları
incelendiğinde dava dışı ...’in davalıya 500.000 TL + 500.000 TL =
1.000.000 TL ödeme yaptığı ve ödeme açıklamasında ... adına ... A.Ş.
Hisse Bedeli Senet Ödemesi yazılı olduğu tespit edilmektedir. Davalı taraf ...’in ödemiş olduğu bedelin kendisine iade
edildiğini belirtmektedir. Dosyaya herhangi bir banka dekontu sunulmamıştır. Ancak
Davalı vekilinin dosyaya sunduğu 02.01.2025 tarihli dilekçe ekindeki “ibraname”
başlıklı belgede dava dışı ...’in davacı ... adına yapmış olduğu
1.250.000 TL tutarındaki paranın kendisine iade edildiği ve bu konuda alacak ve hak iddiasının olmadığını belirttiği görülmektedir. Davacının talebi ile bağlı kalınarak 1.000.000,00 TL dava değeri
belirtildiği için; davalı tarafından davacıya 195.000 TL tutarında ve yine
davacını ortağı olduğu Enderun Eğitim kurumuna 195.000 TL değerinde
olmak üzere toplam 390.000 TL değerinde hisse devri yapılmış olduğu
görülecektir.
Davacı tarafından yapılmış olan ödemeler 1.250.000 TL (davaya konu
edilmemiş olan 250.000 TL tutarında 29/08/2022 tarihli ödeme) olarak kabul
edildiği takdirde davalı tarafından davacıya 195.000 TL tutarında ve yine
davacını ortağı olduğu... Eğitim kurumuna 195.000 TL değerinde
olmak üzere toplam 390.000 TL değerinde hisse devri yapılmış olduğu
görülecektir.
Her iki halde de davacı tarafından yapılmış olan ödemenin karşılığı olan
hissenin tamamının davacıya devredilmemiş olduğu tespit edilecektir ancak
dosya içerisinde yer alan İbraname başlıklı evrak hususunda Takdir Sayın
Mahkemeye aittir." sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının ödenen hisse bedelinin iadesi takip alacağı iddiası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden 26/02/2025 tarihli rapor alınmıştır. Davacı adına dava dışı ... tarafından Kuveyt Türk Bankası aracılığı ile davalı hesabına ... Aş. Hisse bedeli senet ödemesi adı altında 12/09/2022 ve 13/09/2022 tarihlerinde ayrı ayrı 500.000’er TL para olmak üzere toplam 1000.000,00 TL para gönderildiği sabit olup, taraflar arasında imzalanan ve inkar edilmeyen 24/08/2022 tarihli protokolde de hisse devrine ilişkin taraflar arasında anlaşma olduğu görülmüş ve davacı adına yapılan bu ödemeler gereğince gerekli olan hisse devrinin davacıya yapılmadığı Ticaret Sicil Müdürlüğünün ilgili şirkete ait ( yeni adı ... Danışmanlık şirketi) sicil dosyasında belirtilen pay oranları ve alınan rapor ile anlaşılmış, davacıya sadece %5 ve bunun bedeli 195.000 TL hisse değerinde devir olduğundan, ... Şirketi adına yapılan devrin protokol kapsamda davacı hesabına devir sayılmasını gerektirir protokolde hüküm ve dosyada başkaca delil olmadığı görülmüş, davalı tarafın sunmuş olduğu ve dava tarihinden sonra olup 30/12/2024 tarihli düzenlemiş olan ibranamenin davacının alacağını etkilemediği, ibraya davacının rızasının bulunmadığı ve bu hali ile ibranın davacının davalıdan olan alacağını sona erdirmeyeceği değerlendirilmiş ve böylece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 805.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacak bedeli olan 805.000,00 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 805.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen alacak bedeli olan 805.000,00 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine,
4-Alınması gereken 54.989,55 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 12.077,50 TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 5.000,00 TL peşin harçtan mahsubuyla eksik kalan 37.912,05 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 12.077,50 TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 5.000,00 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 540,00 TL tebligat, 26,00 TL posta ve müzekkere gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.566,00 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 5.285,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
9-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 124.700,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
10-Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 31.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre hesaplanan 2.898,00 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
12-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre 702,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.30/04/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır