T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI : ...
VEKİLİ:
DAVALI :... -
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/01/2024
KARAR TARİHİ: 08/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 12/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu olan çekin müvekkilinin pazarlama personeli tarafından ... Kargo ile şirket merkezine gönderildiğini, ancak kargo poşetinin açıldığı fark edilince derhal durumunun OSB polis merkezine bildirildiğini, davaya konu olan Türkiye ... Bankası T.A.O Kahramankazan/Ankara Şubesine ait 30/06/2023 keşide tarihli, ... seri nolu, ... hesap numaralı, 10.000,00-TL bedelli çek ile birlikte toplamda müvekkiline ait olan 6 adet çekin kargo poşetinden müvekkilinin rızası dışında alındığını, davaya konu çekin, müvekkili adına düzenlendiğini ancak, müvekkili tarafından arka yüzü ciro edilmediğini, bu nedenle çekin üzerinde eğer ciro bulunuyorsa bu cironun sahte olduğunu, yine çek üzerinde müvekkiline ait olduğu iddia edilen herhangi bir imza mevcut ise söz konusu bu iddianın da mesnetsiz olduğunu, kesinlikle çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, söz konusu çekin müvekkilinin bilgisi dışında ve rızası hilafında elden çıkmış olması nedeniyle tahsilâtının mümkün olmadığını, söz konusu çekte kaşe ve imza bulunuyor ise bu imza ve kaşenin sahte olduğunu, müvekkil şirketinin yetkilisinin Ali Can olduğunu, imzada sahtecilik yapılarak müvekkili hakkında icra takibi başlatılması sebebiyle müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması açısından HMK md.30/1 " Hakim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesi ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü de göz önüne alınarak eğer söz konusu çekte müvekkiline ait olduğu iddia edilen imza ve kaşe bulunuyor ise tensip ile birlikte celse arasında müvekkil şirket yetkilisini mahkeme huzurunda hazır bulundurarak ıslak imza örneklerinin alınmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Müvekkilinin yetkilisine ait imza örnekleri alındıktan sonra yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda da imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının anlaşılacağını, ayrıca böyle bir durumun gerçekleşmesi durumunda müvekkilinin Gaziantep Ticaret odasından, Kayseri Ticaret odasından, Türkiye Noterler Birliğinden, Türkiye ... Bankasından, T.C. ... Bankasından, Türkiye ... Bankasından, ... Katılım Bankası A.Ş.'den, ... A.Ş.'den imza örneklerinin istenmesini talep ettiklerini, müvekkiline ait imza kaşesi isimlerini bilmedikleri birileri tarafından yapılmış ve piyasaya borçlanıldığını, söz konusu bu sahte imza ve kaşe olayı daha önce de yaşanmış olduğunu, bu durumla ilgili olarak Kayseri Cumhuriyet Savcılığına taraflarınca şikayette bulunulduğunu, müvekkili tarafından çekin vadesi gelmeden durum fark edildiğini, herhangi bir mağduriyete sebep olunmaması adına söz konusu çekle birlikte diğer 5 çek hakkında da müvekkilinin rızası dışında elinden çıkması sebebiyle ödeme yasağı talepli olarak Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas
Sayılı dosyası ile 20.02.2023 tarihinde hasımsız olarak kıymetli evrak iptali davası açıldığını, ilgili mahkemece söz konusu çeke dair ödeme yasağı kararı verildiğini, akabinde Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas
sayılı dosyasında 05/01/2024 tarihli ara kararında taraflarınca davaya konu olan Türkiye ... Bankası T.A.O Kahramankazan/Ankara Şubesine ait 30/06/2023 keşide tarihli, ... seri nolu, ... hesap numaralı, 10.000,00-TL bedelli çeki elinde bulunduran ... (T.C:...)'ye karşı iade (istirdat) davası açması için 2 (iki) haftalık kesin süre verildiğini, Davalının Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasına müdahil olma talebinde bulunduğunu ve kötü niyetli olarak işbu davaya konu olan çekin tahsilinin amaçlandığını, bu nedenle Türkiye ... Bankası T.A.O Kahramankazan/Ankara Şubesine ait 30/06/2023 keşide tarihli, ... seri nolu, ... hesap numaralı, 10.000,00-TL bedelli bir adet çekin davalıdan istirdatına, müvekkilinin hamili olduğunun tespitine ve çekin müvekkiline teslimine, ... tarafından çekle ile ilgili olarak icra takibinde bulunulması ve bu kişi tarafından çek bedelinin tahsili durumunda müvekkilin telafisi mümkün olmayan zararı söz konusu olacağından, bu zarara sebebiyet vermemek açısından davanın devamı süresince, ödeme yasağı kararının devamına ve her türlü 7 örnek 10 örnek icra takiplerinin de ihtiyati tedbir yoluya durdurulmasına, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğundan çek bedelinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, istirdat talebine ilişkindir.
Mahkememizin 23/01/2024 tarihli ek tensip zaptının 1 nolu ara kararı gereği davacı vekiline 6325 sayılı yasanın 7155 sayılı kanun ile değişip 18/a-2 maddesi gereğince, arabuluculuk evrakını sunması için davacı vekiline meşruatlı tebligat çıkarılmış olup, davacı vekilince Mahkememize sunmuş olduğu 05/02/2023 tarihli dilekçesi ile iş bu dava nedeni ile arabuluculuk sürecinin henüz sonuçlanmadığını, bu nedenle henüz arabuluculuk son tutanağını sunamayacaklarını, açtıkları davanın davalı hamilden çekin iadesi davası olduğunu, TTK'nin 792. Maddesi kapsamında açılan çek istirdadı davasında arabulucuya başvurmak dava şartı olmadığını bildirmiştir.
Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir.
6100 sayılı HMK’nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nın 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur.
6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi):"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir.
Öte yandan 05/04/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 31. Maddesi ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
Tüm bu açıklamalardan sonra somut olayda; davanın istirdat istemine ilişkin olduğu, UYAP kayıtlarına göre davanın 12/01/2023 tarihinde açıldığı, bu tarih itibariyle davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olduğu, işbu dava açılırken herhangi bir arabuluculuk tutanağı sunulmadığı, davacı vekili tarafından sunulan 05/02/2024 tarihli beyan dilekçesi ile arabuluculuk sürecinin henüz sonuçlanmadığı beyan edildiğinden düzenlenmiş bir zorunlu arabuluculuk son tutanağının mevcut olmadığı anlaşılmakla, arabulucuya başvurulmaksızın açılan işbu davanın 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. Maddesi ( 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 31. Maddesi ile değiştirilen) uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının dava başında peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açık olmak üzere karar verildi. 08/02/2024
Katip
(e imzalıdır)
Hakim
(e imzalıdır)