T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Kara
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNANLAR : 1- ...
2- ... -
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 25/04/2024
KARAR TARİHİ : 07/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin üç ortaklı olarak kurulmuş olup, toplam 60.000 paya sahip olduğunu, bu 60.000 payın 20.000 payının müvekkiline, 20.000 payının ...'e ve 20.000 payının ise ...'e ait olduğunu, müvekkili ...'ün şirketin 1/3 hissesine sahip ortağı olduğunu, 28.07.2000 tarihli 5098 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde de ilan edildiği üzere ... ve ... ... ... münferiden şirketi temsile yetkili kılındığını, şirket yetkililerinden ...'ün 12.12.2020 tarihinde vefat ettiğini, şirketin kurulduğu günden beri ... ... ... tarafından münferiden idare edildiğini, 12.12.2020 tarihinden itibaren ise ... ... ... tarafından tek başına münferiden yönetildiğini, müvekkilinin ise ortak olduğu tarihten bu yana hiçbir temsil yetkisi olmadığını, söz konusu davalı şirketin özellikle son 3 yıldır hiç kâr etmediğini, zaman zaman işçi ücretlerini dahi ödeyememekte ve çok zor bir süreçle ilerlemekte olduğunu, ayrıca yine şirkette ortaklara bilgi verilmediğini, herhangi bir ödeme yapılmadığını ve genel kurul dahi yapılmadığını, Nitekim Yargıtay içtihatlarında da şirketin uzun süre kâr etmemiş olmasının, şirket giderlerini ödemekte zorlanması ve şirket ortaklarına bilgi verilmemesinin şirketin feshi açısından haklı sebep olarak kabul edilmekte olduğunu, müvekkiline de özellikle eşinin vefatı sonrasında hiçbir bilgi verilmediğini ve müvekkilinin şirket işleyişi açısından da dışarıda bırakılmakta olduğunu, şirket müdürü ... ... ...'ün bütün bunlara ilaveten güvensiz iş ve işlemler yaptığını ve yapmaya da devam ettiğini, ... ... ...'ün şirketin Türkiye İş Bankası hesabından 19.11.2021 tarihinde 100.000 Euro para çekip şahsi olarak zimmetine geçirdiğini, yine şirkette faturasız ve kayıtsız satışlar yaptığını ve yapmış olduğu bu satışlara ilişkin bedelleri kendisi veya yakınlarının hesabına gönderdiğini veya gönderttiğini, şirket müdürünün hiçbir iş ve işlemde müvekkile bilgi vermemekte ve tek başına şirkete yönelik faaliyette bulunduğunu, kendi şahsi menfaatleri doğrultusunda şirketi kullanmakta olduğunu, kendisi ve yakınlarına ait tüm giderleri şirketten karşılamakta ve buna ilaveten de zimmetine para geçirmekte olduğunu, ayrıca hiçbir işlemde sorumluluk hissetmemekte ve ortaklara bilgi dahi vermeyerek şirketin tek sahibi gibi hareket ettiğini, bu nedenlerle şirketin artık devamlılığının mümkün olmadığını, şirketin haklı nedenlerle feshine ve tasfiyesine, tasfiye sonucunda ortaya çıkacak davacıya ait tasfiye payının ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde şirketin feshine karar verilmemesi durumunda ise ayrılma pay değerinin davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin üç ortaklı bir şirket olup, dava dışı Abdullah ve ...'ün davaya dahil edilmesini talep ettiklerini, tüm ekonomik piyasa güçlüğüne rağmen şirketin bugüne dek varlığını koruduğunu, bu nedenle şirketin tasfiyesinin haksız bir talep olduğunu, davacı tarafla uzlaşma yönünde birçok teklif sunduklarını, ancak bu girişimlerinin başarılı olamadığını, İş Bankasından çekilen 100.000 Euro'nun çok daha üzerinde davacı ve çocuklarına yönelik harcamalar yapıldığını, çekilen paranın davacının çocuklarının tahsili için kullanılmış olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin sicil dosyası celbedilmiştir.
SGK'ya ve Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin borcu bulunup bulunmadığı araştırılmıştır.
Türkiye İş Bankası'na müzekkere yazılarak 19/11/2021 tarihli 3 adet para çekme işlemine ilişkin kayıt ve işlemler araştırılmıştır.
Davalı vekilince talep edilmesi üzerine ... ve ...'e dava ihbar edilmiştir.
Davalı tanıklarına meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek duruşmada beyanları alınmıştır.
Davalı tanığı Günel ... 14/01/2024 tarihli duruşmada; "Davalı şirketi kuran benim eşim ...'dür. Büyük emekler neticesinde şirket bugününe gelmiştir. Büyük oğlum Suat'ın vefatından sonra Suat'ın yaşamış olduğu gayri resmi ilişkiden olan çocuğuna yönelik çok büyük harcamalar yapıldı. Ben kayın validesi olarak gelinimin hep arkasında oldum. Her ne kadar şirkette kar dağıtımı yapılmamış ise de, Suat'ın harcamaları çok fazlaydı. Biz bugüne dek şirketten beş kuruş dahi talep etmedik. Çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşantılarını her yönüyle kolaylaştırmayı tercih ettik, ... ... ...'ün faturasız, kayıtsız herhangi bir satışı söz konusu değildir. ... ... ...'ün davacı dışındaki ortaklara yönelik herhangi bir kayırmacı tavrı söz konusu olmamıştır, aynı zamanda davacının ve çocuklarının her türlü masrafları şirket tarafından karşılanmıştır. Son 4 yıldır ... ... ... davacı ... ve bizim masraflarımız şirket tarafından karşılanmaktadır. Davacının tüm masrafları eşi öldükten sonra da şirket tarafından karşılanmıştır, hatta ev de davacının eşinin üzerine geçirilmiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı Meral ... 15/10/2024 tarihli duruşmada; "Benim doğrudan şirketin işleyişi ile ilgili bilgim yoktur, ancak genel kurul toplantısı yapılması talep edildiğinde tabi ki genel kurul toplantısı yapılır, ben vefat eden ...'ün kardeşiyim. Kardeşim Suat'ın vefatından beri gerek davacının, gerek ... ... ...'ün ve annem babamın masrafları bu şirket tarafından karşılanmaktadır. Ülkemizde dünya genelinde yaşanan pandemi, deprem, savaş ve ekonomik sıkıntılar, piyasadaki birçok şirketin ayakta durmasını zorlaştırmıştır. Bu zorlu süreçte, ben, babam ... ve ... ... ...'ün finansal desteği ile davalı şirket hiçbir yere borcu olmaksızın ayakta durmayı başarmıştır, fakat bahsetmiş olduğum süreç nedeniyle kar dağıtımı yapılamamıştır. Babam ... sağlığı elverdiği müddetçe davalı şirkete gidip gelmektedir ve ... ... ...'ün yönetimi ile ilgili bugüne dek hiçbir şikayeti olmamıştır, rahmetli olan ağabeyim Suat'ın gayri resmi ilişkisinden olan çocuğunun tüm masrafları şirketimiz tarafından karşılanmıştır, yine ağabeyimin yurt dışında bir bayanla olan ilişkisi ve yüklü miktarda bu kişilere şirketten yaptığı ödemeler tespit edilmiştir. Vefat eden ağabeyim Suat'ın vefatından yaklaşık 4 ay önce şirket hesabından ağabeyim Suat'ın şahsi hesabına 299.000 Dolar gönderdiğini tespit ettik, ağabeyimin vefatından sonra davacı ve çocukları bu para şirketin parası olduğunu bilmelerine rağmen bunu miras olarak değerlendirdiler. Bu paranın geri ödenmesi talep edildi, ancak davacı ve çocuklar göndermedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı Hakkı Ergüt 15/10/2024 tarihli duruşmada; "Ben davalı şirketin ön muhasebecisiyim. Şirketimizde resmi olmayan hiçbir işlem yoktur, her şey faturaya dayanmaktadır, Suat beyin vefatından sonra genel kurul toplantısı adı altında olmasa da değerlendirme toplantıları yapılmaktadır ve ben bu toplantılarda hazır olan kişilere sunum yapmaktayım. Benim sunum yaptığım toplantıların hiçbirinde davacı ... bulunmuyordu. Şirket bu aşamada karlılık durumunda olmadığı için kar dağıtımı yapılamamaktadır. Davacının oğlu olan Mert ... babasının vefatın önce başlamak üzere vefatından sonra da davalı şirkette çalışmıştır , bu nedenle şirket ile ilgili her türlü bilgisi bulunmaktadır. Mert'in çalışması sigortalı çalışmadır. Değerlendirme toplantılarımızda da Mert bulunmaktaydı. Aktif çalışan olduğu için şirket ile ilgili her türlü hesaptan bilgisi bulunmaktaydı. Davacı Hülya'nın eşi Suat'ın vefatından sonra ... ... Beyin şirketi yönetimi ile ilgili diğer ortakların ve babaları Abdullah Beyin hiçbir şikayeti olmadı. Abdullah Bey rahatsızlandığı dönemler haricinde şirkete sürekli birfiil gelmektedir. Rahmetli Suat Beyin vefatından önce alınan yaklaşık 30.000.000 TL değerinde üç dört kalem malzeme bulunmaktadır, bunlar gerek malzemedeki sıkıntılar gerekse sektörün yavaşlığı nedeniyle satılamamaktadır. Şirkette atıl vaziyette bulunmaktadır. Suat Beyin vefatından yaklaşık 4 ay kadar önce şirket hesabındaki 299.000 Dolar Suat Beyin şahsi hesabına gönderilmiştir, bu hususta yetki zaten Suat Beyindi, para transferini yapan kişi Suat Bey'dir. Davalı şirket aile şirketi olduğu için ailenin tüm masrafları şirketten karşılanmaktadır. Suat Beyin şahsi giderleri de şirket tarafından karşılanmaktadır. Şirketin şuanda karlılık durumu olmadığı için ... ve ... ... ...'ün finansal desteği ile sıkıntılar giderilmektedir. Davalı şirket pandemi ve deprem gibi büyük olaylardan etkilenmekle beraber bugün hiçbir yere borcu olmayarak ayaktadır, bu da ... ... Beyin iyi bir yönetici olmasından kaynaklanmaktadır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı Ahmet Özkemah 15/10/2024 tarihli duruşmada; "Ben davalı şirketin mali müşaviriyim. Bildiğim kadarıyla şirkette herhangi bir faturasız işlem söz konusu değildir, şirket karlılık durumunda olmamakla beraber, bir miktar sermaye kullanımı bir miktar ise ... ve ... ... ...'ün finansal desteği ile ayakta durmaktadır. Ailenin harcamalarının şirketten karşılanıp karşılanmadığına yönelik resmi kayıtlara yansıyan bir kayıt bulunmamaktadır. Hatırladığım kadarıyla resmiyete yansımamış olsa da, rahmetli Suat sağlığında 200-250.000 Euro gibi bir parayı şirket hesabından çekerek şahsi hesabına yatırmıştır, bildiğim kadarıyla Suat'ın vefatından sonra Suat'ın ailesi mirasçılardan bu parayı alarak şirkete tekrar yatırdığını hatırlıyorum. Suat Beyin vefatından sonra ... ... Bey tarafından şirket hesabından hatırladığım kadarıyla 60.000 Euro civarında para çekilmiştir, bu husus resmiyete yansımıştır. Bu paranın 20.000 Euro'su şirketin kasasında bulunmaktadır, 20.000 Euro'su şirketin borçları için harcanmıştır, kalan 20.000 Euro ise ... ... Beyde kalmıştır, ancak sonradan ... ... Beyin şirkete yapmış olduğu ödemeler ile bu paranın üstünde bir ödeme dahi yapılmış olabilir. Hatırladığım kadarıyla ... ... Beyin yatırmış olduğu paralar almış olduğu emanetin iadesi şeklinde kayıtlara yansımaktadır. Yukarıda bahsetmiş olduğum 200-250.000 Euroya ilişkin şirketin resmi kayıtlarında bir bilgi yoktur, ancak Suat Beyin oğlu Mert ile Kaleönü Vergi Dairesi'ne yapmış olduğumuz veraset intikal beyannamesinde bu bilgi yer almaktadır. Bu paranın şirkete verildiğini, Mert'ten, Hülya Hanım ve Hülya hanımın kızı Ceren Hanım'dan bizzat dinledim, ama resmi kayıtlarda bu husus yoktur. Bu paranın şirkete iade edilip edilmediğini şirket ortaklarına veya müdürüne sormadım. ... ... Beyin müdür olarak atandığı dönemde yasal olarak zaten böyle bir şeye gerek yoktu. Ben 25 yıldır bu şirketin mali müşaviriyim. ... ... beyin yapmış olduğu işlemlerde hiçbir usulsüzlük görmedim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı şirketin haklı nedenle feshi şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının haklı nedenle çıkma sebeplerinin var olup olmadığı, ayrılma akçesi ve şirketin öz varlığı konularında mali müşavir bilirkişi, bankacı bilirkişi ile ticaret hukukunda nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Bilirkişiler Azzem Özkan, Sibel Servet Okandan ve Halis Buyrukçu'nun 28/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişinin değerlendirmeleri sonucu davalı şirketin Vergi Daireleri ve SGK kapsamında borcunun bulunmadığı, şirketin aktifinde bir adet taşınmaz ve 4 adet araç bulunduğu tespit edilmiş olup, ... ... ... hesabına gönderilen ve şirketle alakalı olabileceği düşünülen ödemelere rapor içeriğinde detaylı olarak yer verildiği, bunun yanı sıra İş Bankasının göndermiş olduğu 04.06.2024 tarihli müzekkere cevabında davalı şirketin Euro hesabından 19.11.2021 tarihinde 40.000 EU, 20.000 EU, 20.000 EU olmak üzere toplam 100.000 EU paranın çekilmiş olduğu, işlemin yapıldığı tarihte şirketi temsile yetkili kişinin ... ... ... olduğu, davacı tarafından ... ... ... hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/30679 Soruşturma sayılı dosyası ile şikâyette bulunulduğu, şüphelinin faturasız satışlar yaptığı ve ödemeleri de şahsi hesabına yaptırdığı, bunun yanı sıra şirketin İş Bankası hesabından çekilen 100.000 EU ile alakalı şikayette bulunulduğu, önce ilgili şikayet için KYOK verildiği ancak sonrasında Kayseri 4.Sulh Ceza Hakimliğinin 25.02.2025 tarihli, 2025/562 D.iş kararı ile KYOK'ın kaldırılarak davacı tarafından sunulan banka dekontlarının incelenmesi yönünde soruşturmanın genişletilmiş olduğu, taraflar arasında anlaşmazlık olduğu, davacının eşinin vefatı neticesinde şirket iç işleyişinde anlaşmazlıklar yaşanmış olduğu; Mali Müşavir bilirkişinin değerlendirmeleri sonucu, davalı şirketin öz kaynakları incelendiğinde borca batık olmadığı, nitekim ödenmiş sermayesi 1.500.000 TL olmasına rağmen, 2023 yılı öz kaynaklarının 2.510.723,67 TL olarak gözüktüğü, bu durum davalı şirketin 710.723,67 TL yedek akçeleri olduğunu gösterdiği, davalı şirketin son 6 yıllık faaliyet karlılık durumu incelendiğinde 2022 ve 2023 yıllarında zararının oluştuğu, önceki dönemlerde zararının olmadığı, ancak son dönemdeki zararının artış gösterdiği, davacının davalı şirketten çıkmasına mahkemece karar verilecekse, davalı şirketin stok, bina, makine tesis, demirbaş ve taşıtlarının karar tarihine en yakın tarih itibariyle güncel değerinin tespit edilmesi gerektiği, ayrıca davalı şirketin serbest bölge işletmesinde iştiraki olduğunun anlaşıldığı, hal böyle olunca serbest bölgedeki payı ve serbest bölge işletmesinin karar tarihine en yakın tarih itibariyle bilançosuna ihtiyaç bulunduğu tespit edilmiş olup, Bankacı bilirkişinin değerlendirmeleri sonucunda ise, banka hesap hareketleri ve ödeme düzenine bakıldığında şirketin ödeme güçlüğü içinde olmadığı, aksini gösterecek herhangi bir kanıya varılmadığı, ortakların şahsi hesaplarına para aktarılması işlemine rastlanılmadığı, şahsi harcamaların şirket hesabından ödendiğine ilişkin kayıt bulunmadığı tespit edilmiştir.
Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin sahip olduğu hesap ekstreleri ve faturalar dosyamız arasına celbedilmiştir.
Hacılar Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Karpuzsekisi Mah. 4635 ada 4 parsel nolu taşınmazın tapu kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
Uyap Bilişim sisteminden davalı şirket adına kayıtlı ..., ..., ... ve ... plakalı araçların araç özet bilgileri dosyamız arasına alınmıştır.
Stok sayımı ve stok değerinin tespiti ile davalı şirkete ait Karpuzsekisi Mah. 4635 ada 4 parsel nolu taşınmazın ve davalı şirkete ait ..., ..., ... ve ... plakalı araçların güncel değerinin tespiti için Karpuzsekisi Mah. 4635 ada 4 parsel nolu taşınmazın bulunduğu mahalde bir Makina bilirkişisi, bir İnşaat Mühendisi ve bir sektör bilirkişisi eşliğinde keşif icra edilerek bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişiler Mustafa Polatoğlu, Mehmet Keskin ve Gürhan Güngördü'nün 17/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
¸olarak tespit yapılmıştır.
Bilirkişiler Azzem Özkan ile Sibel Servet Okandan'ın 06/03/2026 tarihli ek raporunda; davalı şirketin dönen ve duran varlıkları toplamının 271.265.173,21 TL, borçlarının ise 6.112.722,36 TL olarak tespit edildiği, buna göre davalı şirketin toplam öz kaynaklarının 271.265.173,21 TL - 6.112.722,36 TL - 265.152.450,80 TL olduğu, davalı şirketin sermayesinin 60.000 adet paya bölündüğü, davacının payının ise 20.000 adet olduğu, buna göre davacıya isabet eden öz kaynak tutarının 265.152.450,80 TL / 60.000 pay x 20.000 pay = 88.384.150,28 TL olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce davacının toplam payına karşılık çıkma payı olan 88.384.150,28-TL üzerinden eksik harcın yatırılması hususunda davacı vekiline kesin süre verilmiş olup, davacı vekilince kesin süre içerisinde eksik harcın ikmal edildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibari ile; 6102 sayılı TTK'nun 636/3. maddesi uyarınca açılmış limited şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesi istemlerine ilişkindir.
Feshi istenen davalı şirket, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 18540 sicil numarasında kayıtlı bir limited şirkettir.
Taraflar arasında uyuşmazlık; davalı ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
6102 sayılı TTK'nun 636/3. maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Haklı sebeple fesih davasında haklı sebebin gerçekleşmesinde davacı ortakların kusurlu olması dahi tek başına açtığı davanın reddini gerektirmez. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Anılan hükme göre her ortak, haklı sebeplerin varlığı hâlinde limited şirketin feshini isteyebilecektir. Haklı sebepten ne anlaşılması gerektiği ise somut durumun ve ileri sürülen hususların niteliğine göre mahkemece takdir edilecek olup esasında dürüstlük kuralı temelinde ortaklık ilişkisinin devam ettirilemeyecek düzeyde zedelenmiş olması durumu, limited şirketin feshinin haklı nedenini oluşturur. Başka bir deyişle ortaklıktaki güven ilişkisinin ortadan kalkması veya ortaklılığın devamının dürüstlük kuralı gereği ortaklar bakımından çekilmez hâle gelmesine neden olan olaylar, limited şirketin feshi için haklı neden olarak kabul edilebilirler. Zira hiçbir ortaktan, dürüstlük kuralı gereği kendisi için çekilmez hâle gelen bir ortaklık ilişkisini devam ettirmesi beklenemez. Haklı sebep kavramı, her somut olayın niteliğine göre farklı tanımları bünyesinde barındırır.
Limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davada (fesih davasında) davacı sıfatı şirketin ortaklarına aittir. Bu kapsamda TTK’nun 636/3. maddesi kapsamında ancak pay defterine kayıtlı ortaklar limited şirketin haklı nedenle feshini mahkemeden isteyebilirler. Limited şirketin feshini isteyen davacının ortaklık sıfatının yargılama boyunca mevcut olması gerekir. Aksi durumda ortaklık sıfatını yitiren davacı, taraf sıfatını da yitirecektir. Bu durum yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re’sen nazara alınır.
Limited şirketin fesih davasında davalı sıfatı kural olarak limited şirketin tüzel kişiliğine aittir. Zira feshi istenen limited şirket, açılacak davada kural olarak davalı olarak yer almalıdır. Bu nedenle şirketin feshi istemiyle açılan davada kural olarak husumet feshi istenen şirkete yönetilmesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal niteliğindeki 14/01/2014 tarih ve 2012/9121 Esas-2014/728 Karar sayılı ilamı)
Mahkeme fesih yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf dava dışı ... ... ...'ün davalı şirketin münferiden temsile yetkili müdürü olduğunu, şirketin özellikle son 3 yıldır hiç kâr etmediği, zaman zaman işçi ücretlerini dahi ödeyemediğini, eşi ...'ün 12.12.2020 tarihinde vefatından itibaren şirkette ortaklara bilgi verilmediğini, ödeme yapılmadığını ve genel kurul dahi yapılmadığını, şirket müdürü ... ... ...'ün şirketin Türkiye İş Bankası hesabından 19.11.2021 tarihinde 100.000 Euro para çektiği ve zimmetine geçirdiğini, yine ... ... ...'ün şirkette faturasız ve kayıtsız satışlar yaparak bu satışlara ilişkin bedelleri kendisi veya yakınlarının hesabına gönderttiğini iddia ederek şirketin haklı nedenlerle feshine ve tasfiyesine, tasfiye sonucunda ortaya çıkacak davacıya ait tasfiye payının ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde şirketin feshine karar verilmemesi durumunda ise ayrılma pay değerinin davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya kapsamına alınan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/13107 soruşturma sayılı dosyasında şikayetçinin ..., şüphelilerin ise ... ... ... ve tespit edilecek diğer şüpheliler olduğu, şikâyetin içeriğinde şüphelinin tüm şirketi kendisine yetki verilen ticari ilişki dışında kendi özel malvarlığı gibi kullanmış ve bu kapsamda şirketten para çekmiş, kendisine ve yakınlarına para aktarmış, kendisi ve yakınlarının ihtiyaçlarını karşılamış ve bu suretle kendisine menfaat temin etmiş olduğu ancak yapılan soruşturma neticesinde KYOK kararı verildiği görülmektedir.
Öncelikle davalı şirkete ait ticari defter kayıtları celpedilmek suretiyle mali müşavir bilirkişi ve ticari uyuşmazlıklarda nitelikli hesap uzmanı bilirkişi tarafından incelenmiş olup buna göre; davalı şirketin kurucu ortaklarının ..., ... ve ... ... oldukları görülmektedir, şirket 17 Mayıs 1995 tarihinde ilan edilerek kurulmuştur. 24.02.2009 senesinde hissedar ...'ün kendisine ait hisselerin tamamını eşi ...'e devrettiği, buna göre davalı şirkette ..., ... ... ve ...'ün hissedar olduğu, 06.06.2011 senesinde ise ... ...'ün hisselerini ...'e devretmekle ..., ... ve ...'ün şirket hissedarı oldukları görülmektedir.
Davalı şirketin mali verileri incelendiğinde; borca batık olmadığı ve özkaynaklarının ödenmiş sermayesinin üzerinde olduğu, teknik anlamda bir iflasın olmadığı, nitekim ödenmiş sermayesi 1.500.000 TL olmasına rağmen, 2023 yılı öz kaynakları 2.510.723,67 TL olarak gözüktüğü, bu durum davalı şirketin 710.723,67 TL yedek akçeleri olduğunu gösterdiği, davalı şirketin son 6 yıllık faaliyet kârlılık durumu incelendiğinde; 2022 ve 2023 yıllarında zararının oluştuğu, önceki dönemlerde zararının olmadığı, ancak son dönemdeki zararının artış gösterdiği, davalı şirketin Vergi Daireleri ve SGK kapsamında borcunun bulunmadığı, şirketin aktifinde bir adet taşınmaz ve 4 adet araç bulunduğu tespit edilmiştir.
Hal böyle iken davalı şirketin feshi yönünden haklı ve yeterli sebep bulunmadığı gözetilerek davacının ikincil talebi olan davacının davalı şirketten ayrılması ve çıkma payının ödenmesi yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. Davalı şirketin aile şirketi olduğu, davacının eşinin vefatından sonra ortaklar arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu, üç ortaklı limited şirkette, davacının, eşinin ailesi ile devam eden geçimsizliklerle ortaklık ilişkisine devam etmesinin beklenemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır. Bu itibarla davalı şirketin varlıklarının güncel değerinin hesaplanması gerektiğinden; davalı şirket adına kayıtlı Karpuzsekisi Mah. 4635 ada 4 parsel nolu taşınmazın güncel değerinin belirlenmesi için taşınmaz başında keşif icra edilmiş olup yine davalı şirket adına kayıtlı ..., ..., ... ve ... plakalı araçların, forklift, tezgah ve diğer makinelerin güncel değeri ile stokların değeri belirlenmiştir. Ayrıca Erciyes KSS tarafından dosya kapsamına gönderilen yazıda; kooperatifçe yapılan kura çekimi ile 561 nolu üyeliğin ... Ürünleri Ltd Şti adına 5249 ada, 1 parsel, 3 Blok, Zemin, 25 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın tahsis edildiği belirtildiğinden bilirkişi incelemesi neticesinde rapor tarihi itibariyle dükkan değerinin 16.000.000,00 TL olacağı belirlenmiş olup ancak şirketin 36.060,00-TL bakiye üyelik borcu bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı şirketin Kayseri Serbest Bölge Kurucu İşletmesindeki hissesi ticari defter kayıtlarında 389.764,13 TL olarak gözükmektedir. Serbest Bölge Müdürlüğünün mahkemenin müzekkeresine vermiş olduğu müzekkere cevabındaki 31.12.2024 tarihli bilançoda adı geçen şirketin Öz Kaynaklarının 655.307.016,72 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Şirketin varlıkları incelendiğinde; piyasa rayiç değeri hesaplanacak stoklar, binalar, tesis makine ve cihazlar, taşıtlar ve demirbaşları olduğu görülmektedir. Ayrıca davalı şirketin serbest bölge işletmesine iştiraki olduğu da görülmektedir. Hal böyle olunca Serbest Bölge Müdürlüğünden davalı şirketin sahip olduğu payı ve Serbest Bölge Şirketinin bilançosu dosyaya getirilmiş olup yapılan hesaplamada davalı şirketin dönen ve duran varlıkları toplamı 271.265.173,21 TL, borçları ise 6.112.722,36 TL olarak tespit edilmiş, buna göre davalı şirketin toplam öz kaynakları 271.265.173,21 TL - 6.112.722,36 TL = 265.152.450,80 TL'dir. Davalı şirketin sermayesi 60.000 adet paya bölünmüştür. Davacının payı ise 20.000 adettir. Buna göre davacıya isabet eden öz kaynak tutarı 88.384.150,28TL'dir. Bu şekilde çıkma payı bedeli tespit edilmiş ve harç ikmali hususunda davacı vekiline kesin süre verilerek davacı vekilince eksik harç ikmal edilmiştir. Netice itibariyle davalı şirketin feshine yönelik istemin reddine, davacının Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 18540 sicil numarasında kayıtlı davalı ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirket ortaklığından çıkartılması ile davacının şirketteki tüm payına karşılık toplam 88.384.150,28TL’nin karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE
1- Davalı şirketin feshine yönelik istemin reddine, davacının Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 18540 sicil numarasında kayıtlı davalı ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirket ortaklığından çıkartılması ile davacının şirketteki tüm payına karşılık toplam 88.384.150,28-TL’nin karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 6.037.521,30-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 427,60-TL peşin harç ile 1.508.952,73-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 4.528.140,97-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç ile 1.508.952,73-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.509.807,93-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 2.701,50-TL tebligat ve posta gideri, 54.000,00-TL bilirkişi ücreti, 999,00-TL keşif araç ücreti ile 4.361,50-TL keşif harcı olmak üzere toplam 62.062,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 1.939.841,50-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/07/2026
Başkan
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Katip
¸E-imzalıdır