T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACILAR : 1- ... -
2- ... -
3- ... -
4- ... -
5- ... - T
...
6- ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 09/05/2024
KARAR TARİHİ : 07/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 07/10/1988 tarihinde kurulduğunu ve şirketin halen faaliyetini sürdürdüğünü, usulsüz hisse devirleri ile diğer kardeşlerin hisseleri alındığını ve şuan sadece Ahmet ... ve Mehmet ...'ta %50'şer hisselerin mevcut olduğunu, şirketi inşaat alanında önemli işlere imza attığını ve kamu ihalelerinin çoğunda yer aldığını, 40 yılın sonunda şirketi kuran kardeşlerden Ahmet ...'ın vefat ettiğini, usulsüz şekilde müvekkillerinin hisselerinin alındığını ve sonuç olarak şirkete 2 ortağın sahip göründüğünü, Mehmet ...'ın şirketin mallarını satmaya başladığını ve şirketin menkullerini kimseye bilgi vermeden sattığını ve nakdi parayı kendi uhdesine aldığını, Mehmet ...'ın müvekkillerini şirkete dahi almadığını ve hatta şirketin gayrimenkullerini ortakların rızası olmadan kiraya verdiğini ve diğer gayrimenkulde de kendisinin bedel ödemeden oturduğunu, şirkete ait 38 AC 140 plakalı aracı eşinin adına aldığını, 38 AC 144 plakalı aracı da oğlu adına kaydettirdiğini ve bu aracı da sattıklarını, şirketin halihazırda son derece kötü yönetilmekte olduğunu, yıllardır ortaklarına hiçbir kar payı dağıtımı yapılmamakta olduğunu beyan ederek müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin TTK 531. Maddesi hükmü gereğince feshine ve şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların gerçeğe aykırı iddialarla Türk Ticaret Kanunu'nun 531. maddesi uyarınca şirketin feshi ve tasfiyesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin tüm işlemlerinin usule uygun gerçekleştirildiğini, ortaklık yapısındaki değişikliklerin tüm ortakların rızasıyla yapıldığını, şirketin inşaat sektöründeki faaliyetleri sırasında oluşan borçların şirket yetkilisi Mehmet ... tarafından basiretli bir iş adamı gibi yönetilerek yapılandırıldığını, 38 AC 140, 38 AC 144, 38 DD 670, 38 AC 164 ve 38 AC 206 plakalı araçların satışından elde edilen gelirlerin şirketin devam eden inşaat işlerinde kullanıldığını, Cemal ...'a yapılan ödemenin şantiye harcamaları için olduğunu, şirket taşınmazlarından elde edilen kira gelirlerinin borçların kapatılmasına harcandığını, davacıların kötü yönetim iddialarının gerçeği yansıtmadığını, şirket avukatlığını yapan Av. Yiğithan ... Ve Av Batuhan ...'ın tahsil ettiği icra dosyası bedellerini şirkete aktarmaması nedeniyle Kayseri 3. Noterliğinin 5183 Yevmiye numaralı ve 15/05/2024 tarihli azilnamesi ile azledildiğini, bu avukatların davacıları müvekkiline karşı kışkırttığını, fesih ve tasfiyeye karar verilmesinin önü alınmaz sonuçlara neden olacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin sicil dosyası celbedilmiştir.
SGK'ya ve Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin borcu bulunup bulunmadığı araştırılmıştır.
Şirketin feshi yönünden haklı sebeplerin varlığının değerlendirilmesi ayrıca davalı şirketin feshi yerine yaşatılmasını gerektirecek ekonomik ve rasyonel veriler mevcut olup olmadığı, ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının tespiti amacıyla mali müşavir bilirkişi ile nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Bilirkişiler Azzem Özkan ile Sibel Servet Okandan'ın 18/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda; şirketin borca batık olmadığı, öz kaynaklarının 2023 yılında önemli düzeyde artış gösterdiği, ancak bu artışın şirket faaliyetleriyle olmadığı ve bir takım taşınmazların kayda alınması ve enflasyon muhasebesi uygulamasıyla oluştuğu, ana faaliyetine ilişkin önemli bir iş hacminin olmadığı ve son dönemlerde stabil denilecek düzeyde bulunduğu, şirketin aktifinde yer alan gayrimenkuller değerlendirilmek suretiyle ticari faaliyetlere devam edilebileceği, ancak ticari faaliyetlerin sürdürülebilmesi için şirket ortaklarının fikir birliği içerisinde hareket edebilmeleri ve şirket menfaatine ilişkin ortak kararlar alabilmeleri gerektiği, davalı şirket ortaklarının dosyaya sunmuş oldukları dilekçeler incelediğinde karşılıklı güven sorunu yaşamakta oldukları, şirket ortakları arasında dürüstlük kuralı temelinde, ortaklık ilişkisinin devam ettirilemeyecek düzeyde zedelenmiş olması durumu, şirketin feshinin haklı nedenini oluşturacağı, başka bir deyişle ortaklıktaki güven ilişkisinin ortadan kalkması veya ortaklığın devamının dürüstlük kuralı gereği ortaklar bakımından çekilmez hâle gelmesine neden olan olayların, anonim şirketin feshi için haklı neden olarak kabul edilebileceği, bunun yanı sıra şirketin 2016 senesinden beri genel kurul toplantısı da yapmamış olduğu Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi verilerinden anlaşıldığı belirlenmiştir.
Davacı şirkete ait gayrimenkullerin değerinin tespiti için Örnekevler Mahallesi 954 ada 2,14 ve 16 parsel nolu taşınmazların güncel değerinin tespiti için taşınmazların bulunduğu mahalde bir harita mühendisi, bir İnşaat Mühendisi bilirkişi eşliğinde keşif icra edilerek bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişiler Mevlüt Kükçü ile Ali Mehmet Mercan'ın 23/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Örnekevler Mah. 954 Ada, 594 Parselde kayıtlı, 195,00m2 yüzölçümlü arsa vasfındaki ana taşınmazın, dükkan nitelikli, 32/390 arsa paylı, zemin kat, 16 nolu bağımsız bölümün tam hissesinin ... İnş. Mak. AŞ. adına kayıtlı olduğu, dava konusu Zemin Kat, 16 Nolu Dükkan vasıflı bağımsız bölümün keşif tarihi olan 15/10/2025 tarihi itibariyle değerinin 8.200.000,00TL olacağı, Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Örnekevler Mah. 954 Ada, 594 Parselde kayıtlı, 195,00m2 yüzölçümlü arsa vasfındaki ana taşınmazın, mesken nitelikli, 24/390 arsa paylı, 1. Kat, 2 Nolu bağımsız bölümün tam hissesi ... İnş. Mak. A.Ş. adına kayıtlı olduğu, dava konusu 1. Kat, 2 Nolu mesken vasıflı bağımsız bölümün keşif tarihi olan 15/10/2025 itibariyle değerinin 2.350.000,00-TL olacağı, Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Örnekevler Mah. 954 Ada, 594 Parselde kayıtlı, 195,00m2 yüzölçümlü arsa vasfındaki ana taşınmazın, mesken nitelikli, 24/390 Arsa Paylı, 7. Kat, 14 Nolu Bağımsız Bölümün tam hissesinin ... İnş. Mak. AŞ. adına kayıtlı olduğu, dava konusu 7. Kat, 14 Nolu mesken vasıflı Bağımsız bölümün keşif tarihi olan 15/10/2025 itibariyle değerinin 2.350.000,00-TL olacağı belirlenmiştir.
Yargılama sırasında davacı ... vefat etmiş olup, davacılar vekilince ...'a yönelik veraset ilamı ve mirasçılarına ilişkin vekaletnamenin dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Kök rapora karşı itirazların değerlendirilmesi ve çıkma payı alacağının tespitine ilişkin bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmıştır.
Bilirkişiler Azzem Özkan ile Sibel Servet Okandan'ın 02/04/2026 tarihli ek raporunda; şirketin davacının şirketten çıkma payı hesap edildiğinde davalı şirketin öz kaynaklarının 13.947.608,83 TL olarak hesaplandığı, bu durumda davacı Ahmet ... (müteveffa) % 50 hisseye sahip olduğundan; Ahmet ... için hesaplama yapıldığında; 13.947.608,83 TL /2 - 6.973.804,42 TL olarak hesap edildiği, Kayseri 14.Noterliği 2024 tarih 12446 yevmiye numaralı veraset ilamı kapsamında hesaplama yapıldığı, Ahmet ... hissesi 7 hisse kabul edilerek 6.973.804,42 TL /7 - 996.257,78 TL olarak hesap edildiği,
Ahmet ... mirasçılarının ise;
1 ... 996.257,78 TL
1 ... 996.257,78 TL
1 ... 996.257,78 TL
1 Hava ... 996.257,78 TL
1 Vahide ... 996.257,78 TL
1 ... 996.257,78 TL
1 Mehmet ... 996.257,78 TL olmak üzere hesaplama yapıldığı belirlenmiştir.
Mahkememizce davacıların toplam paylarına karşılık toplam çıkma payı olan 5.977.546,68-TL üzerinden eksik harcın yatırılması hususunda davacılar vekiline kesin süre verilmiş olup, davacılar vekilince kesin süre içerisinde eksik harcın ikmal edildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6102 sayılı TTK'nun 531. maddesi hükmü uyarınca davalı anonim şirketin haklı sebeplerle fesih istemine ilişkindir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın niteliği itibarı ile mahkememiz heyeti tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Feshi istenen davalı şirket, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 14706 sicil numarasında bir anonim şirkettir.
Şirketin feshi istemiyle açılan davada kural olarak husumet feshi istenen şirkete yönetilmesi gerekir. Eldeki davada taraf teşkili sorunu bulunmamaktadır.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları, davalı anonim şirketin haklı sebeple feshi koşullarının, feshin mümkün olmaması halinde davacının davalı şirket ortaklığından çıkma payı verilerek çıkartılması veya duruma uygun düşen başka bir çözüm bulunması koşullarının bulunup bulunmadığı konularında toplanmaktadır.
6762 sayılı TTK'nun 549/1.b.4. maddesi ile 551/2. maddesi hükmünde öngörülen şartların gerçekleşmesi ve haklı nedenlerin bulunması halinde limited şirketler bakımından şirketin feshi, ortağın şirketten çıkması veya çıkarılmasının istenebileceği kabul edilmişken, anonim şirketler bakımından haklı nedenlerle anonim şirketin feshine olanak tanıyan bir düzenleme bulunmamakta idi. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 531. maddesi hükmü ile anonim şirketler bakımında da haklı sebeplerle şirketin feshine olanak tanıyan düzenleme getirilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 531. maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir" hükmünü havidir. Anılan hüküm uyarınca sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri ancak haklı sebeplerin varlığını kanıtlamaları halinde şirketin feshine karar verilmesini isteyebileceklerdir. Haklı nedenler kanunla tanımlanmadığı için her somut olayın özelliğine göre mahkemelerce taktir edilecektir.
Doktrinde haklı sebeple fesih için, şirketin kötü yönetilmesi, pay sahipleri arasında anlaşma ve uzlaşma imkanının kalmaması, pay sahiplerinin haksız ve keyfi olarak farklı muameleye tabi tutulmaları, şirketin amacına hizmet etmemesi, kar dağıtmayarak ortakları açlığa mahkum etmek, şirket imkanlarının çoğunluk pay sahiplerine tahsisi, çoğunluğun hakim olduğu diğer şirketlere şirket imkanlarının kaydırılması, şirket imkanlarının yanlış kullanılması ve israfı, genel kurul ve yönetim kurulunun kilitlenmesi sürekli olarak gereksiz yere toplantıya çağrılması, azlığa karşı manevi güç ve baskı uygulamak, azlığın meşru taleplerinin sürekli ret edilmesi, pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetlerinin ortadan kalması şeklinde örneklemeler yapıldığı görülmektedir.
Doktrinde haklı sebeplerin görünüm biçimlerini "çoğunluk gücünün kötüye kullanılmasına ilişkin sebepler", "kişisel sebepler" ve "ortaklığa ilişkin sebepler" olarak üç büyük gruba ayırdıkları ve örneğin eşitlik veya hakların sakınılarak kullanılması gibi azınlığın korunmasına ilişkin temel ilkelerin ihlalini, pay sahiplerinin mali nitelikteki ve/veya yönetime katılma haklarını ihlal eden uygulamaları, pay sahibinin kişisel uyuşmazlık çıkarmasını veya bazen onun kişiliğinde diyelim iflas, ölüm, kısıtlanma gibi gerçekleşen bazı nedenleri, ortaksal yükümlülüklerin ihlalini, pay sahiplerinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranılmasını, taraflar arasında imzalanmış bulunan pay sahipleri sözleşmesinin ihlalini, nihayet şirketin kötü yönetilmesini, amacını elde etmesinin olanaksızlaşmasını ve/veya organlarının karar alma yeteneğini yitirmesini haklı sebebe örnek olarak verdikleri gözlemlenmektedir (Ömer Teoman, Yaşayan Ticaret Hukuki Mütalaalar 15. Kitap 2012-2013, s. 294).
İlbasmış, çoğunluğun gücünü kötüye kullanması, şirketin amacına ulaşılmasının imkansızlığı, sermaye kaybı, işletme konusunu değiştirilmesi, genel kurulu ve yönetim kurlunun işlevsizliği, kötü yönetim ve kişisel nedenleri haklı sebep olarak sınıflandırıp açıklamaktadır (İlbasmış s. 69-160).
Çamoğlu ise; haklı sebep için istenilen devamlılık unsurunun bazı durumlarda gerekli olmadığını, tek bir sebebin bile bazen haklı sebep olarak kabul edilebileceğini belirterek "yöneticiler tarafından yapılan bir gümrük yolsuzluğu, milletlerarası terör listesindeki bir kişi ya da kuruluşla işbirliği veya gıda üretimi yapan bir firmanın bilinçli olarak halk sağlığına aykırı ürünler imal ettiğinin saptanmasını" örnek olarak vermiştir (Ersin Çamoğlu, Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshinde Hakimin Takdir Yetkisi, Batider, Yıl:2015, C.XXXI, S:1, s. 7).
Azınlığın haklarının devamlılık arz edecek şekilde çoğunluk tarafından ihlal edilmesi bu suretle ortaklık ilişkisinin çekilmez hale getirilmesi yanında sahtecilik gibi, yöneticilerin suça bulaşarak ortaklığın ceza kovuşturması ile karşı karşıya bırakılması veya kayıtlarda yapılan usulsüzlüklerle vergi veya ceza kovuşturmasına uğramak gibi nedenler de Çamoğlu’nun belirttiği gibi ortaklığın feshi için tek başına sebep oluşturabilir.
Anonim ortaklık bir sermaye ortaklığı olduğundan kural olarak pay sahiplerinin kişisel özelliklerinin ortaklığın işleyişinde rol oynamayacağı kabul edilmiştir. Bu yüzden, çok sayıda pay sahibinin bulunduğu büyük çaplı anonim ortaklıklarda kişisel sebepler tek başına haklı sebep teşkil etmez. Ancak aile şirketlerinde ve küçük ortaklıklarda kişi ortaklıklarıyla önemli benzerlik söz konusudur. Bu bakımdan somut olayın ve şirket tipinin özelliklerine göre, bir sermaye ortaklığı olan anonim ortaklıkta dahi, istinaden kişisel sebeplerin de haklı sebep sayılarak ortaklığın feshine, davacı pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verileceği kabul edilmelidir (11. H.D., 02/06/2014, E:2014/3669, K:2014/10238; Yargıtay 11. H.D. E:2019/2942 K:2021/1647 sayılı Kararı).
Çamoğlu; iletişim kopukluğu, güven ortamını zedeleyen olgular, şiddetli geçimsizlik, ihanet gibi kişi ortaklıklarına özgü nedenlerin az ortaklı kapalı anonim şirketler açısından haklı sebep olarak değerlendirilebileceği görüşündedir ( Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshinde Hakimin Takdir Yetkisi s. 8).
Nomer, şahsi ilişkilerin bir sermaye şirketi olan anonim ortaklıklarda fesih sebebi olarak görülmesinin mümkün olmadığı, şirket ortakları arasındaki ihtilaf ve şahsi çekişmelerin ancak şahıs şirketi olan kollektif ve komandit ortaklıklarda haklı sebep olarak nitelendirilebileceği görüşündedir (Füsun Nomer Ertan, Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi Üzerine Düşünceler, İÜHFM, C.LXXIII, S:1, s. 426).
Kaşrak, doktrin ve yargı uygulamalarını açıkladıktan sonra ; şahsi sebeplerin dışlanmasının TMK'nun 4. madde sindeki hakimin bu kavramı doldurmasına ilişkin metoduna aykırı olduğunu, davalı şirketin yapı ve özellikleri dikkate alınarak ileri sürülen şahsi sebeplerin şirketin işleyişine etki ederek ilişkinin mevcut haliyle devamını objektif ve sürekli olarak çekilmez hale getirip getirmediğinin incelenmesi sonucunda haklı sebebin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmektedir (Esra Kaşrak, Anonim Şirketlerin Haklı Sebeple Feshine Şahsi Sebeplerin Değerlendirmeye Alınıp Alınamayacağı Hususunun Hakimin Takdir Yetkisi Bakımından Değerlendirilmesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.XXIII, Yıl:2019, S:3, s. 186).
Yargıtay’ın kararlarında vurguladığı gibi sermaye şirketi olan anonim ortaklıkta kural olarak pay sahipleri arasındaki ihtilafların haklı sebep oluşturması mümkün değildir. Ancak kapalı aile ortaklıklarında pay sahipleri arasındaki çekişmeler tarafların ortaklığı sürdürmelerini imkansız hale getirmiş ise haklı sebep sayılabilirler.
Hakim fesih talep eden ortağın veya ortakların menfaati ile fesih halinde zedelenmesi muhtemel bütün menfaatleri karşılaştırmalıdır.
Kanunda tanımlanmadığına göre hâkim TMK'nun 4. maddesi çerçevesinde her somut olayda haklı sebebin varlığını takdir edecektir. Somut olay adaleti gerçekliği ile şirketin yapısı ortaklığın işlevsel halini gözeterek vakıaların haklı sebep düzeyine ulaşıp ulaşmadığını araştırıp takdir etmelidir. Takdir hakkının sınırının kanuni dayanağın amacı ile uygun kullanılması gerekir.
Haklı nedenin tespitinde anonim şirketin ortaklık amacının da gözetilmesi gerekir. Bilindiği üzere anonim şirketler ortaklarına kâr dağıtmak amacıyla kurulmuş kâr amacını güden ortaklık türüdür. Bu nedenle sürekli zarar etme, kâr dağıtmamayı şirket politikası haline getirerek azınlığın kârdan pay alma hakkını sürekli engellemek, kâr dağıtımı yapmamak sureti ile ortaklarını kazanç elde etmesi engellenirken çoğunluğun kararı ile çoğunluğa çeşitli isimler altında ödentiler yaparak örtülü kazanç aktarımı yapmak, haklı sebep sayılabilir.
Diğer taraftan, hâkim bu değerlendirmeyi yaparken fesih davası açmanın davacı ortaklar için en son çare olup olmadığını da denetlemelidir.
Örneğin; çekişmeyi yaratan genel kurul kararı aleyhine iptal davası açma imkanı varsa veya ortaklık esas sözleşmesinde başka bir hukuki olanağın kullanılması mümkün iken bu yola gidilmeden fesih davası açılması, davanın reddini gerektirebilir. Bu nedenle fesih davasının ikincil dava ve son çare olduğu da söylenebilir.
Yasaman; Federal Mahkemenin 50 yıllık uygulamasında haklı sebeple fesih davasının en son çare olarak düşünülmesi gerektiği, azınlığın ortaklıklar hukuku çerçevesinde bütün imkanlarını kullanarak hakkını kullanması gerektiği, bütün bunlara rağmen bir sonuç alamıyorsa ortaklığın feshinin istenebileceği yolunda kararların istikrar kazandığını belirtmektedir (Hamdi Yasaman, Anonim Ortaklıkların Haklı Nedenle Feshi, s. 716-717).
Haklı nedenlerle fesih davasının açılabilmesi için, haklı nedenlerin ortaya çıkmasında davacı ortağın kendi eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması, diğer bir anlatımla feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin diğer ortaklardan kaynaklandığının kanıtlanması gerekir. Hiç kimsenin kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendisi lehine sonuç çıkaramayacağı ilkesi de bunu gerektirmektedir (Yargıtay 11. H.D. 06/02/2014 gün ve E:2012/9510 K:2014/2041 sayılı Karar).
Her hak gibi azınlığa tanınan bu hakkın kullanılması da TMK'nun 2. maddesindeki iyi niyet esasına tabi olacaktır. Yani azınlığın bu hakkı kullanması iyi niyet kuralı çerçevesinde korunmaya değer değilse ve talep iyi niyete dayanmıyorsa mahkemece koşullar oluşsa bile (iyi niyete dayanmadığı için) fesih talebi reddedilecektir.
Buna karşılık fesih koşullarının oluşması için çoğunluk pay sahiplerinin kusurlu davranışlarının bulunması şart değildir (İlbasmış, s. 52).
Dava tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 531. maddesinde "Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." hükmü düzenlenmiş olup, anılan hüküm uyarınca sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri ancak haklı sebeplerin varlığını kanıtlamaları halinde şirketin feshine karar verilmesini isteyebileceklerdir. Haklı nedenler kanunla tanımlanmadığı için her somut olayın özelliğine göre mahkemelerce takdir edilecektir. Pay sahibinin hakkını sürekli ve ciddi şekilde ihlal eden durumlar, şirketin ortak amacının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı haller haklı sebep olarak kabul edilmelidir.
Bununla birlikte haklı nedenlerle fesih davasının açılabilmesi için, haklı nedenlerin ortaya çıkmasında davacı ortakların kendi eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması, diğer bir anlatımla feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin diğer ortaklardan kaynaklandığının kanıtlanması gerekir. Hiç kimsenin kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendisi lehine sonuç çıkaramayacağı ilkesi de bunu gerektirmektedir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/03/2019 tarih ve 2017/3460 Esas 2019/2407 Karar, 13/11/2018 tarih ve 2016/14541 Esas 2018/6990 Karar sayılı ilamları)
.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ve İsviçre Federal Mahkemesi yerleşmiş içtihatlarında haklı nedenle fesih davasındaki son çare özelliğinin haklı sebebin oluşması aşamasında gözetilmesi yönündedir. Diğer bir anlatımla son çare olma sadece haklı nedenle fesih davasında fesih kararının son çare olduğu anlamına gelmeyecek, haklı nedenle fesih sebebi olarak ileri sürülen hususlar azınlığa tanınan başka haklar kullanılarak ortadan kaldırılarak azınlık hakları sağlanabilecek ise ileri sürülen bu hususlar fesih için haklı sebep olmayacaktır. Bu kapsamda yapılan değerlendirme ile;
Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf, davalı ... İnş. Mak. San. ve Tic. A.Ş.'de Ahmet ... ve Mehmet ...'ın %50'şer hisseleri mevcut iken Ahmet ...'ın vefat ettiğini, Ahmet ...'ın çocuğu olmaması nedeniyle mirasın davacı kardeşlere geçtiğini, Ahmet ...'ın vefatından sonra Mehmet ...'ın şirketin menkullerini kimseye bilgi vermeden sattığını, nakdi parayı kendi uhdesine aldığını, şirketin kötü yönetildiği, kar payı dağıtılmadığı iddiasıyla davalı şirketin TTK 531. maddesi hükmü gereğince feshi ve tasfiyesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi tarafından davalı şirketin satışları, varlıkları ve faaliyetleri analiz edilmiş olup buna göre şirketin borca batık olmadığı, özkaynaklarının 2023 yılında önemli düzeyde artış gösterdiği, ancak bu artışın şirket faaliyetleriyle olmadığı ve bir takım taşınmazların kayda alınması ve enflasyon muhasebesi uygulamasıyla oluştuğu, ana faaliyetine ilişkin önemli bir iş hacminin olmadığı ve son dönemlerde stabil denilecek düzeyde bulunduğu, mevcut hali ile mali koşulların kâr payı dağıtmaya uygun olmadığı tespit edilmiştir. Bu itibarla dava tarihi itibariyle davalı şirketin ticaret sicil kayıtları ve alınan uzman bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davalı şirketin yönetiminde ve işleyişinde herhangi bir sorun olmadığı, davalı şirketin borca batık durumda olmadığı, şirketin aktifinde yer alan gayri menkuller değerlendirilmek suretiyle ticari faaliyetlere devam edilebileceği sonucuna ulaşılmış olup şirketin fesih istemi yerinde görülmemiştir. Ancak ticari faaliyetlerin sürdürülebilmesi için şirket ortaklarının fikir birliği içerisinde hareket edebilmeleri ve şirket menfaatine ilişkin ortak kararlar alabilmeleri gerekecektir. Davalı şirket ortakları arasında güven ilişkisinin zedelendiği, ortaklar arasındaki anlaşmazlıkların şirketin ticari işleyişini olumsuz etkileyecek nitelikte olduğu görülmekle yasal düzenleme çerçevesinde şirketin feshi yerine davacıların şirketten çıkarılmasına ve paylarının gerçek değerlerinin ödenmesine karar vermenin daha yerinde olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Mahkememizce keşif icra edilerek davalı şirkete ait gayrimenkullerin değeri belirlendikten sonra bilirkişi heyetince davacıların çıkma payları hesaplanmış olup davalı şirketin 31.12.2025 tarihli mizan tablosu ve aynı tarihli bilanço tablosu ile dosyada yer alan 22.10.2025 tarihli bilirkişi raporundaki davalı şirketin taşınmazlarının piyasa rayiç değerleri dikkate alındığında davalı şirketin öz kaynaklarının 13.947.608,83 TL olduğu, Ahmet ... için hesaplama yapıldığında; 13.947.608,83 TL /2 = 6.973.804,42 TL olarak hesap edilmiştir. Kayseri 14.Noterliği 2024 12446 yevm. numaralı veraset ilamı kapsamında davacıların çıkma payı hesaplanmıştır. Netice itibariyle ile davalı şirketin feshine yönelik istemin reddine, davacıların şirket ortaklığından çıkartılması ile davacıların şirketteki tüm paylarına karşılık 996.257,78-TL ...'a, 996.257,78-TL, ...'a, 996.257,78-TL
...'a, 996.257,78-TL Hava ...'a, 996.257,78-TL
Vahide ...'a, 498.128,89-TL
... mirasçısı ...'e ve 498.128,89-TL ... mirasçısı Hikmet ...'a olmak üzere toplam 5.977.546,68-TL’nin davalı şirketten alınarak adı geçen davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE
1-Davalı şirketin feshine yönelik istemin reddine, davacıların Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 14706 sicil numarasında kayıtlı ... İnşaat Makina Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketindeki ortaklığından çıkartılması ile davacıların şirketteki tüm paylarına karşılık 996.257,78-TL ...'a, 996.257,78-TL
...'a, 996.257,78-TL
...'a, 996.257,78-TL Hava ...'a, 996.257,78-TL
Vahide ...'a, 498.128,89-TL
... mirasçısı ...'e ve 498.128,89-TL ... mirasçısı Hikmet ...'a olmak üzere toplam 5.977.546,68-TL’nin davalı şirketten alınarak adı geçen davacılara ödenmesine,
2-Alınması gereken 408.326,21-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacılardan alınan 427,60-TL peşin harç ile 101.653,95-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 306.244,66-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç ile 101.653,95-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 102.509,15-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacılar tarafından yargılama boyunca yapılan; 948,00-TL tebligat ve posta gideri, 29.000,00-TL bilirkişi ücreti, 591,00-TL keşif araç ücreti ile 4.361,50-TL keşif harcı olmak üzere toplam 34.900,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davacılar lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 754.203,73-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/07/2026
Başkan
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Katip
¸E-imzalıdır