T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVALI : ... - ... Alavardı Mah. Gülşah Sk. No 34/1 Meram/ KONYA
VEKİLİ : Av. ... - [
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/06/2024
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; taraflar arasında yapılan ticaretten
Kaynaklı olarak; davacının, davalıdan alacağı olduğunu; söz konusu alacak için Kayseri
Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalının
itirazı ile takibin durduğunu, takip dosyasına sunulan faturadan davacının
davalıdan alacaklı olduğu, davalının faturaya bir itirazının olmadığının görüldüğü, davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, borçlunun takip konusu borcu takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte ödemesini, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle;davacının ikame ettiği davanın maddi
gerçekliğe aykırı haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının Katar’daki müşterisine
teslim edilmek üzere 13 adet kapı teslimi hususunda anlaşıldığını; davacının
kendilerine verilen ölçüye uygun kapı imalatı yapmadan kapıları yükleyerek Katar
ülkesine gönderdiğini; ihracat yapabilmek için ihraç edilen malın faturasının kesilmiş
olması gerektiğini; bu aşamada davalıya gönderilen fatura karşılığı olan malın ayıplı
olup olmadığının tespitinin imkansız olduğunu; bu kontrolün Katarlı müşteriler
tarafından yapılıp davalıya bildirimde bulunduktan sonra öğrenildiğini ve kapıların
ayıplı olduğunun öğrenildiğini, Katarlı müşterilerin İngilizce mesajları ve fotoğrafları
ile videoların davacıya bildirildiğini, davalının 8 gün içinde ayıp ihbarında bulunmak
gibi bir yükümlülüğü olmadığını, davalının esnaf olduğunu, asıl sözleşmenin davacı
ve Katarlı müşteriler arasında olduğunu, muhatabın davalı değil ihracat
yaptığı Katarlı müşteri olduğunu açıklanan nedenlerle davanın reddini, davacı yanın kötü niyetinden ötürü %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, ticari satımdan kaynaklı faturaya dayalı alacağın tahsili talebiyle başlatılmış icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkememizin 31/10/2024 tarihli duruşmasının 8 nolu ara kararında; Konya Nöbetçi ATM'ye talimat yazılarak; resen bir mali bilirkişiye dosyanın tevdi ile davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu faturalara konu malların davalı yana teslimine dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Taraflardan Davacı (Satıcı) ... Mob. İnş. Oto. İth. İhr. San. ve Tic, Ltd. Şti. İle davalı (Alıcı) .... arasında TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrası hükmü ile, faturanın özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olduğu belirtilmiş ve süresinde itiraz edilmeyen fatura içeriğinin düzenleyen lehine olduğuna bir karine getirilmiştir. Hükmü gereği ticari ilişkinin olduğunu, davaya konu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığını, davaya konu faturalar için hiçbir ödeme yapılmadığını, davacı firmanın davalı firmadan 1 adet faturaya istinaden 69.762,48 TL alacağı olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizin 20/02/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; Davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde resen seçilecek bir mali bilirkişi vasıtasıyla 12/03/2025 günü, saat 14:00'da bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu faturalara konu mal veya hizmetin davalı yana teslimine dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, ayrıca davalı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmiş olmakla taraf defterlerinin karşılaştırması yapılarak her iki tarafın ticari defterlerindeki kayıtların birbiri ile uyumlu olup olmadığı, uyumsuzluk varsa bunun gerekçeleri ile birlikte gösterilmesi, davalı defterlerindeki kayıtlara ilişkin hususlarda davacı defterlerinin hiçbir kayıt içermemesi halinde bu durumun tespiti gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan takipte davalıdan 43.708 TL talep
edilmiş ve takip dayanağı olarak 21.12.2023 tarihli GİB2023…10 numaralı 2.400 USD bedelli (69.762,48 TL) fatura sunulduğunu, davacının takip ve dava konusu yaptığı fatura davacının ticari defterlerinde
davalıdan alacak olarak kaydedildiğini, dosyadaki bilirkişi raporunda bu faturanın
davalı tarafça da kabul edilerek ticari defterlere işlendiği tespit edildiğini, davacının ticari defterlerinde davalıdan herhangi bir tahsilat
gözükmediğini, davalının da ödeme iddiası bulunmamaktadır ve dosya
kapsamına ödeme belgesi de sunulmadığını, hal böyle olunca davacının takip konusu fatura sebebiyle 69.762,48 TL alacaklı olduğu hesaplandığını, ancak
davacı talebi 43.708 TL olduğunu, davalı taraf davacının gönderdiği emtiaların ayıplı olduğunu ve Katar’a
gönderildiğini, kendileri ile bir ilişkisinin olmadığını belirtmektedir. Takip konusu
fatura incelendiğinde davalı adına ve ihraç kayıtlı olarak düzenlendiğini, dosya kapsamına herhangi bir ayıp ihbarına yönelik belge sunulmadığı bildirilmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile tarafların ticari defterleri incelenmiştir. Dava konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Her iki defterde de faturaya karşı ödeme kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı taraf gönderilen malların ayıplı olduğunu beyan etse de davacıya, süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarında bulunduğunu ispat edememiştir. Şu halde süresinde itiraza konu edilmeyen ve her iki tarafın ticari defter kayıtlarında bulunan faturaya ilişkin; borcun varlığı ispat edilmiştir. {Yargıtay 19.H.D. 27/10/2011 T.2011/3549 E. 2011/3335K.} Somut olayda ispat yükü davalı taraftadır. Ancak davalının ayıp ve ödeme vakıalarını, HMK 191 vd maddeleri gereğince ispat edemediği görülmüştür. Neticede davacının alacak vakıasını HMK 190 maddesi gereği ispat ettiği, aksini ispatın ise davalı tarafça sağlanamadığı görülmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, icra inkar tazminatına konu 43.708,00TL asıl alacağın likit olduğu ve kanunda aranan sair koşulların sağlandığı görülerek icra inkar tazminatının da kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile, Davacının davalı hakkında başlatmış olduğu Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile, alacağın (43.708,00-TL) %20'si tutarında olmak üzere 8.741,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 2.985,69-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 527,89-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.457,80-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 1.016,29-TL, posta ve tebligat masrafı 574,00-TL, bilirkişi ücreti 8.500,00 TL olmak üzere toplam 10.090,29-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.11/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır