T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :... - ...
VEKİLİ :Av. ... -
DAVALI :... (T.C. ...) ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA :İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/07/2024
KARAR TARİHİ : 30/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirketin davalı ...'dan cari hesap alacağı dolayısıyla bir kısım faturalardan doğan 836.014,30 TL alacağının bulunmakta olduğunu, davacı şirketin fatura alacağı nedeniyle davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının, takibe konu 836.014,30 TL tutarındaki borcunu ödemediği gibi icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz etmiş ve takibi durdurmuş olduğunu ancak davalının itirazları hukuken dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı hakkında haricen edinilen bilgilere göre davalının/borçlunun taşınır, taşınmaz nakdi ve banka hesaplarındaki varlıklarının tamamını kaçırma ihtimali bulunmakta olduğunu, bu nedenle ihtiyati haciz talep ettiklerini, zira dosya EK'inde sundukları faturalar dikkate alındığında alacağın çok önce doğduğu, ancak borçlunun bugüne dek ödeme yapmadığı ve davacı şirket alacağının enflasyon karşısında eridiğinin aşikar olduğunu, bu durumda davacı şirketin yargılama sonunda da alacağının sabit olacağını, ayrıca şayet gerekli görülmekte ise alacak konusu miktarın yüksekliği dikkate alınarak şirketleri tarafından alacağın garanti altına alınabilmesi için davacı şirket tarafından Mahkemenin belirleyeceği her türlü miktarda teminatı yatırmaya hazır olduklarını belirterek, davacı şirketin 836.014,30 TL tutarındaki alacağına için ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile, davalının haksız itirazlarının iptaline, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı takibinin devamına karar verilmesi ile birlikte davalının alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla yaptığı itirazların davacı şirketi mağdur etmiş ve davacı şirketin zararına neden olmuş olması nedeniyle davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına da hükmedilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından ileri sürülen iddiaların ve taleplerinin hiç birini kabul etmemekle birlikte, ileri sürülen iddiaları ispata yarar hiç bir somut delil barındırmayan dava dilekçesi ile taleplerinin kabulü mümkün olmadığını, dolayısıyla davacı tarafından ikame edilen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, 6100 sayılı HMK'nun 114. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartı olarak belirlenmiş olduğunu, davalı şahıs olup, davacı ile arasındaki ilişkinin, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, ticari iş olmadığı, 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde "Ticari davalar" sayılmış yine 5. maddesinde de ticari işlerden kaynaklanan davaların görüleceği mahkemeler gösterilmiş olduğunu, işbu davada Mahkeme görevli olmayıp, genel mahkemelerin görevli olduğunu, bu sebeple, Mahkemenin görevli olmaması nedeniyle, dosyanın görevsiz mahkemede ikame edilmesi nedeniyle, usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından ileri sürülen iddiaları kesinlikle kabul etmemekle birlikte, zamanaşımı itirazları bulunmakta olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaları kesinlikle kabul etmemekle birlikte, talep edilen alacaklar yönünden usulüne uygun olarak arabuluculuk süreci işletilmemiş olup, davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı vekili aracılığıyla sunmuş olduğu dilekçesinde, davacının alacaklı olduğunu, zira aralarında cari hesap olduğunu, buna ilişkin faturalara dayanarak takip yaptığını iddia etmişse de, taraflarınca takibe konu faturalara itiraz edildiği gibi, haksız icra takibine de taraflarınca itiraz edilmiş olduğunu, dolayısıyla, alacağı olduğunu iddia eden davacının, bu alacağını ispat etmek zorunda olduğunu, zira itiraza uğramış faturalar herhangi bir alacağı ispat etmediğinden, davacı iddialarını ispatla mükellef olduğunu, davacının vekili aracılığıyla sunmuş olduğu dilekçesinde, itiraza uğramış faturalara dayanarak, ihtiyati haciz talebinde bulunmuş olduğunu ancak öncelikle alacağını ispat etmesi gereken davacının, kesinlikle çekişmeli olan, ispata muhtaç faturaya dayanarak, ihtiyati haciz talebi mümkün olmadığı gibi bu yönde karar verilmesinin de mümkün olmadığını, aksinin kabulü halinde, davalının ticari hayatı riske girecek, ekonomik olarak yıpratılacak olduğunu, bu sebeple, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dolayısıyla davacı tarafından ispat edilemeyen iddiaların ve taleplerin ayrı ayrı reddi gerekmekte olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep, dava ve şikayet hakkımız saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine, işbu haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Malzemeleri İnşaat Bilgi sayar Elektronik ve Nakliyat San. Tic. A.Ş olduğu, borçlunun Aliz Boz olduğu, takibin toplam 836.014,30 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır.
Kayseri Vergi Dairesine, Erciyes Vergi Dairesine, yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 29/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı tarafça davalıya düzenlenen faturalar toplamı 886.164,30 TL’dir. Bu
faturaların tamamı davacının ticari defterlerinde davalıdan alacak olarak
kaydedilmiştir. Söz konusu faturalar incelendiğinde mal satışı olarak düzenlenen
faturalar toplamının 222.522,29 TL; fiyat farkı olarak düzenlenen faturanın ise mal
faturasının yaklaşık 3 katı ve 663.642,01 TL olduğu tespit edilmektedir. Davacının 2020 yılında düzenlediği 3 adet faturanın (toplam tutarı 3.078,13
TL) Ba verme sınırının altında kaldığı tespit edilmektedir. Beyan sınırı içinde kalan
ve davalı tarafça kabul edilerek vergi idaresine Ba formu ile beyan edilen faturalar
toplamı ise 219.444,16 TL’dir. Maliye idaresi tarafından yapılan mevzuat değişikliği ile 2021/07
döneminden itibaren e-faturaların Ba/Bs formuna dahil edilme zorunluluğu
kaldırılmıştır. Davacının davalıya düzenlediği 663.642,01 TL tutarındaki fiyat farkı
faturası bu kapsamdadır. Davacının ticari defterlerinde davalıdan 50.150 TL tutarında tahsilat
yapıldığına ilişkin kayıt tespit edilmiştir.
Mahkemece davalının ticari defterlerini sunmadığı ve davacının ticari
defterlerindeki kayıtların esas alınacağının kabulü durumunda davacı davalıdan
886.164,30 TL – 50.150,00 TL = 836.014,30 TL alacaklı olacaktır. Ancak mahkemece
davacının davalıya düzenlediği ve davalının mevzuat değişikliği öncesinde Ba formu
ile vergi idaresine beyan ettiği faturalardan alacaklı olduğunun kabulü durumunda
davacı davalıdan 219.444,16 TL – 50.150,00 TL = 169.294,16 TL alacaklı olacaktır. " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu talep yönünden Mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti için yazılan müzekkereye Erciyes Vergi Dairesi tarafından cevap verildiği ve davalının tacir olduğunun belirtildiği görülmekle, Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış ve yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının takibe konu cari hesap alacağı nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti için tarafların defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için verilen ara karar günü davalı vekilinin duruşmada hazır olmasına rağmen defter inceleme günü davalının defterlerinin sunulmadığı ve bu şekilde HMK madde 222/3 gereğince davacının usulüne uygun tutulmuş defter kayıtlarının mahkememizce dikkate alınması gerektiği anlaşılmış olmakla, 29/01/2025 tarihli bilirkişi raporu gereğince davacının defter kayıtlarına göre, davalının davacıya 836.014,30 TL borçlu olduğu görülmüş, davacının bu miktar itibari ile alacaklı olduğu anlaşılmış ve böylece, DAVANIN KABULÜ İLE, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ile takibin 836.014,30 TL asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen alacak bedeli olan 836.014,30 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-DAVANIN KABULÜ İLE, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın iptali ile takibin 836.014,30 TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-Kabul edilen alacak bedeli olan 836.014,30 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 57.108,14 TL karar ve ilam harcından 10.096,97 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 47.011,17 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 10.096,97 TL peşin harç olmak üzere toplam 10.524,57 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 420,00 TL tebligat ücreti, 569,00 TL posta ve diğer yazışma gideri, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.489,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
7-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca davacı lehine takdir edilen 129.042,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.30/04/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır