T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA İHBAR OLUNAN : KAYSERİ
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/07/2024
KARAR TARİHİ : 26/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin davalıdan olan alacağı için icra takibi başlatıldığını, söz konusu alacağın müvekkilinin davalı ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan 2 faturadan kaynaklandığını, davalıya 27/03/2024 tarihli FT.... — numaralı 42.000,00 TL ve 19/01/2024 tarihli FT..... numaralı 40.800,00 TL bedelli faturalar düzenlendiğini, borçlu aleyhine 22.05.2024 tarihinde icra takibine geçildiğini, davalı ... Araç Kiralama San. Tic. Ltd. Şti'nin haksız olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının faturayı aldıktan sonra 8 günlük sürede itiraz etmediğini ve faturayı kabul ettiğini, davacının faturaya konu edimleri yerine getirdiğini ve hizmet sözleşmesi kapsamında yazılım hizmeti sunduğunu, buna ilişkin log kayıtları ve teknik verilerin daha sonra sunulacağını, davalının her ne kadar takibe itiraz dilekçesinde faturaya konu olan borcun bulunmadığını iddia etse de faturalara kanuni süre içerisinde itiraz etmediğinden faturayı ve dolayısıyla borcu kabul etmiş sayılacağını, ayrıca taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinde yer alan kesin delil mahiyetinde e-posta yazışmalarını sunduklarını, davacının davalıya hizmeti eksiksiz teslim ettiğini ancak bakiye alacağı tahsil edemediğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; taraflar arasında 30.12.2021 tarihli yazılım sözleşmesi imzalandığını, davalının araç kiralama firması olmakla tüm ticari faaliyetini bu yazılım üzerinden gerçekleştirdiğini, yazılımın ücretinin davaya konu sözleşme uyarınca peşinen yazılımın kullanım hakkı olan 31.12.2024 tarihine kadar geçerli olacak şekilde ödendiğini, ayrıca şirket müdürüne doğrudan ödemeler yapıldığını, davacının sözleşmedeki maddelere aykırı davranarak; davalıyı temerrüde düşürmeden, geçerli hiç bir ihbar ve önel olmadan sözleşmeyi usulüne uygun olmayacak şekilde feshettiğini, davalı şirketin 21.05.2024 tarihi itibariyle hesabının kapatıldığını ve devamı tarihinde ofislerinin yağmalandığını, davalının müşteri bilgileri ve araç konumlarının 3. kişilere servis edilerek araçların çalınmasına sebebiyet verildiğini, davacının yazılımı haksız ve hukuka aykırı olarak erişime kapattığını, yazılımın kapanması ve mail hesaplarının çalınması ile; davacı şirket çalışanları ve/veya yetkilileri tarafından davalının müşteri bilgilerinin 3. Kişilere servis edildiğini, bu hususa ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı tarafından tüm bildirimlerin sözleşmeye aykırı şekilde yapıldığını, kesin delil nitelemesi ile sunulan e-posta kayıtlarında 22.05.2024 tarihinde bakiye borç 36.656,00 TL olarak beyan edildiğini, icra takibinin 82.800,00 TL asıl alacak üzerinden Kayseri Genel İcra Dairesi... Esas sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, ancak kesin delil nitelemesi ile sunulmuş olan e-posta dökümünde 22.05.2024 tarihli borç bildiriminde bakiye borcun 36.656,00 TL yazılı olduğunu, davalının usulüne uygun temerrüde düşürülmediğini, 7/03/2024 tarihli FT.... numaralı 42.000,00TL'lik faturanın "Dijital Döküman Kontör ve Hizmet Bedeli" faturası olduğu, 9/01/2024 tarihli FT..... numaralı 40.800,00TL'lik faturanın "Dijital Döküman Kontörü ve Hizmet Bedeli" faturası olduğunu, icra dosyasında ticari temerrüt faizinin "faturanın keşide edildiği tarih" itibariyle talep edildiğini, davalının davacıya borcu olmadığını, davaya konu sözleşme her ne kadar hizmet sözleşmesi ise de TTK Md. 1530 hükmünün uygulama imkanı olmadığını, huzurdaki davada fatura alacağının "kontör" alacağını oluşturduğunu, sözleşmenin esasına ilişkin olmadığını, dosyaya sunulu olan faturaların tamamının ödendiğini, bunun bir kısmının banka aracılığıyla bir kısmının kredi kartı yapıldığını, davacının dilekçe ekinde sunmuş olduğu e-posta yazışmalarında davacının alacak beyanının 07.05.2024 tarihinde 56.656 TL ollarak görüleceğini, davalının davacı şirketin çalışanı olan ...... hesabına 07.05.2024 tarihinde 60.000.00 TL tutarında ödeme yapıldığını, davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini ve davalıyı zarara uğrattığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER: Kayseri Genel İcra Dairesi' nin... Esas sayılı takip dosyası, ticari defter ve belgeler, dava konusu faturalar, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının takibe dayanak faturalardan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı hususuna ilişkindir
Kayseri Genel İcra Dairesi' nin... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının İndis Yazılım Arge Mühendislik Sanayi Tic.Ltd.Şti, borçlusunun ... Araç Kiralama Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, toplam 92.546,23-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 28/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine 04/06/2024 tarihinde itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için talimat yazılmış olup, talimat mahkemesince defterlerin ibrazı hususunda davalı şirkete yapılan ihtaratlı tebligata rağmen davalı taraf defter ve kayıtlarını sunmamıştır.
Mahkememizce, davacının ticari defter ve belgeleri incelenerek takibe dayanak faturalardan kaynaklı alacak/borç durumunun tespitine yönelik mali müşavir bilirkişiden rapor düzenlemesi talep edilmiş olup düzenlenen 31/07/2025 tarihli raporda özetle;''Davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu takipte FT02024...108 numaralı 27.03.2024 tarihli 42.000 TL bedelli fatura ile FT02024...10 numaralı 19.01.2024 tarihli 40.800 TL tutarlı faturaları takip konusu yapıldığı, davacının takip ve dava konusu yaptığı faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı taraf ticari defterlerini sunmadığı için bu faturaların davalıda kayıtlı olup olmadığına ilişkin tespit yapılmadığı, derdest dava itirazın iptali davasıdır ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlılık olacağı, hal böyle olunca takip ve dava konusu yapılan faturalar çerçevesinde bir inceleme yapmak gerekeceği, davacının ticari defterlerinde 2023 yılında davalıya 124.000 TL tutarında fatura düzenlendiği ve bunun karşılığında 143.500 TL tutarında tahsilat yapıldığının kayıtlı olduğu, önceki dönemden devreden 87.861,20 TL tutarındaki devir bakiye ile birlikte davacının ticari defterlerinde davalıdan 68.361,20 TL bakiye alacak gözüktüğü, ancak önceki dönem bakiyesi ve diğer faturalar takip ve dava konusu olmadığı, davacının takip konusu faturalarının ispatlandığının kabulü durumunda fatura tarihlerinden sonraki ödemelerin TBK Md. 102 hükmüne göre bu faturalara sayılması gerektiği, buna göre takip konusu ikinci faturadan 12.000 TL alacak hesaplandığı, ancak mahkemece takip konusu yapılmayan diğer faturaların ve devir bakiyenin ispatlanmadığı, dolayısıyla ilk faturayı söndürdükten sonra artan ödemelerin de takip konusu ikinci faturaya sayılması gerektiği kabul edilirse ikinci faturadan da alacak kalmayacağı,''şeklinde rapor düzenlenmiştir.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.
Kısmi ifaya ilişkin kurallar ise 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 100 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 101.maddesinde; “Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir. TBK'nın 102. maddesinde ise taraflar arasında birden fazla borç bulunması halinde “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur.” hükmü yer almaktadır.
Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda,davalı tarafından takip konusu faturalardan sonra ödeme yapılmış olduğu tespit edilmiş olup ödemenin hangi alacağa ilişkin yapıldığı belirtilmemişse öncelikle takip konusu faturalardan mahsup edilmesi gerekmekte olup bu şekilde TBK'nın 100. ve devamı maddeleri ile HMK'nın 222/3 maddesindeki düzenlemeler karşısında davacı kendi ticari defter kayıtları ile davalıdan takip tarihi itibariyle takibe dayanak faturalardan kaynaklı 12.000 TL alacaklı olduğunu ispatladığından bu miktar alacak yönünden davalının itirazının iptaline karar verilmiştir.(Bkz emsal nitelikteki Yargıtay 19 HD'nin 2016/2734 esas 2016/16029 karar sayılı ilamı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. HD'nin ... esas .... karar sayılı ilamı ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. HD'nin ....... esas ..... karar sayılı ilamı ile bu yöndedir.)
Davalı vekili tarafından ,şirket çalışanı ... hesabına 60. 000 TL ödeme yapıldığı beyan edilmişse de 6098 Sayılı TBK nun 46.Maddesinde "Bir kimse yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar.", 47.maddesinde de "Temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden istenebilir" hükümleri düzenlenmiştir.
Davalı tarafça makbuz karşılığı ödeme yapıldığı savunulan şirket çalışanı ......'ın davacı şirket temsilcisi olduğuna dair herhangi bir belge sunulmadığı gibi, yetkisiz temsilci durumunda bulunan.....'ın yaptığı işlemlerinin davacı şirket tarafından açıkça ya da taraflar arasında oluşan bir teamül ile örtülü olarak benimsendiğine dair ispata elverişli delil sunulmamıştır. Bu nedenle şirket çalışanı ...'a yapılan ödemenin dava konusu faturalara binaen yapıldığı mahkememizce kabul edilmemiştir.
Her ne kadar takip talebinde işlemiş faiz isteminde bulunulmuş ise de,taraflar arasındaki sözleşmede e-posta adreslerinden yapılan yazışmaların kesin delil hükmünde olacağı kararlaştırılmış ve davalıya bakiye borç bildirimine ilişkin mail gönderilmişse de mailin davalının sözleşmede belirtilen mail adresine gönderilmediği,iş bu mail gönderilen adresin de davalı şirketin yetkilisine ait mail adresi olduğuna dair delil sunulmadığı gözetilerek davalının temerrüdünün gerçekleşmediği kanaatine varılmış ve işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi' nin... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaliyle takibin 12.000-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-İtirazın kısmen iptaline karar verilen asıl alacak miktarı olan 12.000-TL' nin %20' si (2.400,00-TL) oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 819,73-TL nispi karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 1.117,73-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 298,00-TL' nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsuptan geriye 819,73-TL peşin harç ve 427,60-TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 850,00-TL tebligat masrafı, 455,00-TL posta ve müzekkere, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.305,00-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 687,88-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan 150,00-TL posta masrafından davanın kabul red oranına göre belirlenen 130,50-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 12.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul ret oranına göre belirlenen 3.133,20-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul ret oranına göre belirlenen 466,80-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
10-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/09/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır