T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/07/2024
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ... Organizasyon Hizmetleri Anonim Şirketinin, Gaziantep ve birçok ilde uzun yıllardır faaliyet gösteren ve birçok kurum ve kuruluşa yemek hizmeti veren köklü ve kurumsal bir yemek firması olduğunu, bu çerçevede davacı şirket ile davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasındaki Catering hizmetine yönelik anlaşma sağlanmış olup davalı tarafından talep edilen tüm Catering ihtiyacı davacı tarafından karşılanmış olduğunu, davacının söz konusu hizmet karşılığı olan alacağı için fatura tanzim ederek davalı şirkete gönderdiğini, hal böyle olmakla birlikte faturaların toplam bedeli olan 325.549,50 TL tutarındaki alacağın ödenmemesi üzerine söz konusu faturalar taraflarınca Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası çerçevesinde 24.10.2023 tarihinde icra takibine konu edilmiş olduğunu, söz konusu takibe karşı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, kötüniyetli olarak itiraz edilmiş olup bu hususta icra dosyası itiraz nedeniyle durdurulmuş olduğunu, davalı yanın söz konusu takip dahilindeki ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize, vekalet ücretine ve takibin tüm ferilerine yapmış olduğu itiraz haksız ve kötüniyetli olup bu husustaki tek amacı davacıyı zarara uğratmak olduğunu, söz konusu hususun mahkemece ticari defterleri üzerinde yapılacak olan inceleme ve işbu dosyaya sunulacak olan deliller çerçevesinde ortaya çıkacak olduğunu, hal böyle olmakla birlikte toplam tutarı 325.549,50 TL olan faturalar karşılığında davalı tarafından, 21.09.2023 keşide tarihli, 30.11.2023 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senet ve 21.09.2023 keşide tarihli, 30.10.2023 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senet verilmiş olup söz konusu senetler de davalı tarafından vadesinde ödenmemiş ve taraflarınca Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı ve Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası kapsamında icra takibine konu edilerek toplamda 200.000,00 TL Tutarındaki bedel cebri icra yoluyla tahsil edilmiş olduğunu, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası dahilinde davacı şirketin, davalı borçlu şirket nezdinde halen 125.549,50 TL Tutarında alacağı bulunmakta olduğunu, davacının alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre borçlunun bir çok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyati haczine karar verilmesini talep ettiklerini, 11. Hukuk Dairesi 2017/2036 E., 2017/3795 K. ve 15/06/2017 tarihli kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davacı şirket, borçlu şirketin haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olup, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını talep ettiklerini, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2012 / 16708 E – 2013 / 761 K sayılı ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı İcra Dosyasına kötüniyetli olarak yapılan itiraz neticesinde durdurulan icra takibinin devamı hususunda Taraflarınca İtirazın iptali davası açmadan önce TTK'nın ilgili maddeleri çerçevesinde dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmış olup Kayseri Arabuluculuk Bürosu'nun 05/07/2024 Tarihli Anlaşmama Son Tutanağından da anlaşılacağı üzere taraflar uzlaşı sağlayamamış olduğunu, işbu nedenlerle mahkemeye başvurma zorunluluğu söz konusu olmuş olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla; öncelikle telafisi imkansız sonuçların doğmasını, davanın sonuçsuz kalmasını önlemek adına alacağın miktarın tahsilini teminen borçluların menkul, gayrimenkul ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesine, taraflarınca ikame edilen işbu haklı davanın kabülü ile, davalı ... sanayi ve ticaret limited şirketi'nin, kayseri genel icra müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu husus detaylı olarak izah edecekleri hesap ile de görülecek olduğunu, davacı iş bu davaya konu icra takibine yalnızca 5 adet faturayı dahil etmiş olduğunu, bu faturaların ilki 31.05.2023 tarihli olduğunu, bu tarihten sonra davalının yapılan ödemelerine bakıldığında davacıya borcunun kalmadığı anlaşılmakta olduğunu, davalının davacıya borcu olduğunu kabul etmemekle birlikte; Davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. Numaralı icra takibine 5 adet faturayı konu etmiş olduğunu, bunların; KZY....NOLU 77.845,22 TL TUTARLI 31.05.2023 TARİHLİ ASIL FATURA ALACAĞI 41.255,15 TL, KZY.... NOLU 79.987,05 TL TUTARLI 30.06.2023 TARİHLİ ASIL FATURA ALACAĞI 79.987,05 TL, KZY... 106.497,45 TL TUTARLI 31.07.2023 TARİHLİ ASIL FATURA ALACAĞI 106.497,45 TL, KZY....NOLU 95.150,00 TL TUTARLI 31.08.2023 TARİHLİ ASIL FATURA ALACAĞI 95.150,00 TL, KZY.... NOLU 21.957,50 TL TUTARLI 30.09.2023 TARİHLİ ASIL FATURA ALACAĞI 21.957,50 TL tutarlı faturalar olduğunu, faturaların toplamı 381.437,22 TL olduğunu, davacının icra takibinde talep ettiği toplam değer ise 344.847,15 TL olduğunu, (Davacı KZY.... nolu faturanın tamamını değil, 41.255,15 TL'lik kısmını takibe koymuştur.) davalının davacıya ödemelerine bakıldığında ise; bizzat davacının icra dosyasına sunduğu "01/01/2023 - 31/12/2023 Cari Ekstresi" başlıklı evrakta da görüleceği üzere davalının; 16.06.2023 tarihinde 70.000,00 TL, 31.07.2023 tarihinde 50.000,00 TL, 25.08.2024 tarihinde 20.000,00 TL, 25.08.2024 tarihinde 20.000,00 TL ödeme yapmış olduğunu, davacının kabul ettiği üzere Gaziantep İcra Dairesi'nin ... ve ... esas sayılı dosyaları ile de toplam 200.000,00 TL de tahsil edilmiş olduğunu, bu miktarların toplamı ise (70.000,00 TL + 50.000,00 TL + 20.000,00 TL + 20.000,00 TL + 200.000,00 TL) 360.000,00 TL etmekte olduğunu, Davacı tarafın bu ödemelere dair mahkemeye hiçbir bilgi vermemiş olduğunu, bu nedenle ödemelere dair dekontları sunduklarını, bu kapsamda davacının icra takibinde talep ettiği 344.847,15 TL'yi davalının ödendiğinin sabit hale gelmekte olduğunu, her ne kadar davacı cari hesap ekstresi ile daha eski tarihli faturaları da hesaplamaya eklese de eski tarihli faturalar icra konusu edilmemiş olduğunu, bu hali davalının davacıya borcu olmadığının açık bir olduğunu, nitekim iş bu dava hukuk davası olup taraflarca getirilme ilkesi bulunmakta olduğunu, davacının icra takibindeki talebine bakıldığında yalnızca 5 adet fatura söz konusu olduğunu, bu faturaların tanzim tarihinden sonra davalıca ödenen miktarlar göz önüne alındığında davalının davacıya herhangi bir borcunun da kalmadığı anlaşılmakta olduğunu, davacı çalışılan süre boyunca davaya konu alacağını anlaşılan ve hatta rayiç bedelin oldukça üzerinde faturalandırmış olduğunu, mahkemenizce yapılacak araştırma ve bilirkişi raporları sonrası görülecektir ki davacı fahiş bedeller üzerinden faturalar düzenlemiş olduğunu, faturalandırılan ve icraya konu yemekler de davalı şirkete gönderilmemiş olduğunu, sonuç olarak faturalara konu yemek bedellerinin maliyet araştırması yapılmalı ve davacı da hizmet verdiğini iddia ettiği dönemleri yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, nitekim davacı hizmet vermediği dönemler yönünden de fatura tanzim etmiş olduğunu, bu dönemlere dair yazılı delil sunması gerektiğini, ardından bilirkişi marifetiyle alacak -alacak miktarı çıkacağını öngörmedikleri mahkemece belirtiriz- miktarı davacının yapmış olduğu ödemelerden mahsup edilmesi gerektiğini, ayrıca davalı şirketin Halk Bankası Galericiler Şubesi / Kayseri şubesine müzekkere yazılarak şube nezdinde bulunan TR .... iban numaraları hesabına ait dökümün dosya içerisine alınmasını talep ettiklerini, ilgili döküm dosya arasına girdiğinde davalı şirketin ekte sundukları ödeme dekontlarına ilişkin olarak davacı tarafa bir borcu olmadığının tespit edilebilecek olduğunu, davacının, dava dilekçesinde ihtiyati hacze karar verilmesini talep etmiş olduğunu ancak davacının dilekçesinde anlattığı böyle bir durumun söz konusu olmadığını, davalının yıllardır inşaat işi içinde olup yıllarca farklı farklı projelere imza atmış olduğunu, davalının mal kaçırma amacı olmadığını, nitekim davacının alacağı olup olmadığı da yüksek ihtimal olmayıp inandırıcılıktan yoksun olduğunu, bu hali ile davalının aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesini talep etmiş olduğunu, davacı tarafın iddialarına karşı yukarıdaki itirazları göz önüne alındığında davalının davacıya karşı borçlu olmadığı hususu ortaya çıkmakta olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte alacağın likit bir alacakta olmadığını, öyle ki davalı ile davacı arasında hizmetin birim fiyatı üzerinde yukarıda da açıkladıkları üzere bir ihtilaf söz konusu olduğunu, bu nedenle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmekte olduğunu ayrıca davacı taraf, iş bu davaya konu icra takibine girişmesinde kötü niyetli olduğunu, davacının, davalının borcu olmadığını bilmesine rağmen icra takibine girişmiş olduğunu, davalıya karşı haksız icra takibine girişen davacının, davalıya kötüniyet tazminatı ödemesi gerekmekte olduğunu, bu nedenle kötüniyet tazminatı talepleri bulunduğunu, davacının, icra takibinde faiz talep etmiş ve takip öncesi faiz de işletmiş olduğunu, söz konusu faturalar sebebi ile davalının borçlu olduğunu kabul etmemekle birlikte faturaya dayalı alacaklar yönünden faiz başlangıç tarihi takip tarihi olduğunu, daha önceki bir tarihten faiz başlatılması da hatalı olmuş olup bu hususun da değerlendirilmesini talep ettiklerini belirterek, davanın REDDİNE, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Organizasyon Hizmetleri Anonim Şirketi olduğu, borçlunun ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibin toplam 364.515,41-TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır.
Gevher Nesibe Vergi Dairesine, Gaziantep İcra Dairesine, Kayseri Genel İcra Dairesine, Halkbankasına yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Davacının defterlerinin incelenmesi için Talimat yoluyla alınan 20/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı şirkete ait 2023 yılı ticari defterlerinin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında e-defter olarak tutulduğu görülmüş olup e-defterlerin yasal süresinde e-defter beratlarının alındığı, Usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerin davacının lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı davalıya düzenlediği faturaların e-fatura olduğu, vade tarihi belirtilmediği, ilgili faturanın davalıya GİB (Gelir İdaresi Başkanlığı) üzerinden iletildiği (elektronik ortamda tebliğ edildiği), davacı davalıya düzenlediği fatura içeriği mal malzemelerin teslim edilmediğine dair davalının davacıya ihtarının bulunmadığı, davacı davalıya düzenlediği fatura özelliğinin e-fatura olduğu, mali mühürle imzalandığı, e-fatura üzerinde ıslak imza veya basılı imza ve kaşe bilgileri gibi tanımlayıcı unsurların bulunmadığından fatura türü açık/kapalı tespitinin yapılamadığı, davacının davalıya düzenlediği e-fatura düzenlemesi sebebiyle taraflar beyan bildiriminde bulunulmadan GİB tarafından otomatik BS/BA formlarına mal/hizmet bedeli işlendiği tespit edilmiştir. Davacı, davalı aleyhine 24/10/2023 tarihinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına ilamsız takiplerde ödeme emri dayanağı faturalardan 344.847,15TL asıl alacak için reeskont faizi üzerinden takip başlatmıştır.Takip tarihi itibariyle davacı davalıdan 344.847,15TL alacağının olduğu tespit edilmiştir." sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davalının defterlerinin incelenmesi için dosyanın bilirkişi tevdii edildiği, 27/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle "Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu ve davalının flash bellek içinde sunulan davacı ile ticari ilişkilerini gösteren muavin defter kaydının incelenmesinden ulaştığımız tespitler şöyledir: Davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu takipte davalıdan 344.847,15TL asıl alacak ve 19.668,26TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 364.515,41TL talep etmiştir. Takip dayanağı olarak 5 adet fatura gösterilmiştir. Derdest dava itirazın iptali davası olup takip talebiyle sıkı sıkıya bağlılık esastır ve takibe konu faturalar çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekir. Takibe konu edilmeyen faturalar ve taraflar arasındaki tüm ilişki değerlendirilerek hüküm kurulmaz. Davacının takip ve dava konusu yaptığı faturalardan 2 adedi davalıda kayıtlı değildir. Davalıda kayıtlı olan takip konusu fatura toplamı 194.952,72TL'dir. Davalının ödemeleri incelendiğinde 2023 yılında 660.000TL ödeme yapıldığının davacının kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu ödemelerin hangi borca sayılacağı önem arz etmektedir. TBK 102 hükmüne göre ödemenin hangi borç için yapıldığı belli değil ise takip konusu borca sayılması gerekmektedir ve fatura düzenlenme tarihinden sonraki ödemeler takip konusu faturalara sayılmalıdır. Bu durumda raporumuz içindeki davalının ödemelerini gösteren tablodaki ödemeler incelendiğinde takip konusu faturalardan sonraki ödemelerin takip konusu faturaları söndürdüğü anlaşılmakta ve davacının takip konusu faturalardan kaynaklanan alacağı hesaplanamamaktadır." sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/2734 E, 2016/16029 K sayılı kararında “….Davanın temelini oluşturan icra takibinde 6 adet faturaya dayanılmıştır. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardır. Bu itibarla davanın takibe konu edilen faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip uyuşmazlığın bu çerçevede çözümlenmesi gerekir. Davalı ödeme savunmasında bulunmuş ve ödemeye ilişkin belgeleri dosyaya sunmuştur. Davacı tarafça bu ödemelerin dava konusu faturalar dışındaki cari hesap alacağına yönelik olduğu cevaba cevap dilekçesinde belirtilmiş ise de tüm cari hesap ilişkisi dava konusu olmadığından icra takibine konu edilen faturalar dışına çıkılarak inceleme yapılması doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş savunma kapsamındaki ödemelerin dava konusu faturalara yönelik ödemeler olup olmadığı hususunun 6098 sayılı TBK'nın 102. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.” Denildiği görülmüştür.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin ......E,.... K sayılı ilamında “…Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2019 tarih, 2018/1391 Esas, 2019/3997 Karar sayılı kararında, "Davanın temelini oluşturan icra takibinde 31 adet faturaya dayanılarak alacak talebinde bulunulmuştur. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan mahkemece uyuşmazlığın takip ve dava konusu yapılan 31 adet faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip çözümlenmesi gerekirken tüm cari hesap ilişkisi inceleme konusu yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." biçiminde vurgulandığı üzere, takibe sıkı sıkıya bağlı bulunan işbu itirazın iptali davasında icra takibi faturaya dayalı olduğundan, uyuşmazlığın bu faturalarla sınırlı olarak değerlendirilmesi gerekirken tüm cari hesap ilişkisi inceleme konusu yapılarak, yetersiz bilirkişi raporlarına istinaden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, savunma kapsamındaki tüm ödemelerin dava konusu faturalara yönelik ödemeler olup olmadığı hususunun 6098 sayılı TBK'nın 100, 101 ve 102. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmesi bakımından yeni bir mali müşavir bilirkişi raporu alınarak, dava konusu takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler var ise, bu ödemeler yönünden de davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gözetilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 02/07/2020 tarih, 2018/2228 Esas, 2020/1306 Karar ve 23/01/2019 tarih, 2018/3834 Esas, 2019/421 kararları da bu yöndedir.) Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı vekillerinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,….” denildiği görülmüştür.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin ... E,.... K sayılı kararında “…Dava itirazın iptali davası olmasına, takip talebi ile sıkı sıkıya bağlı olmasına, davacının takip talebine faturalardan kaynaklı alacak talep etmesine uyuşmazlığın taraflar arasındaki açık hesap ilişkisi çerçevesinde değil yalnızca takibe konu edilen faturalar esas alınarak çözülecek olunmasına, davacının defterlerinde davalı tarafından 31.01.2022-31.08.2022 tarihleri arasında davacıya ödeme yapıldığının kayıtlı olmasına, taraflar arasında başkaca icra takibi yapılığının iddia edilmemesine, 6098 sayılı TBK 102. maddesindeki karine uyarınca ödemelerin takibe konu faturalar için yapıldığının kabul edilmesinin gerekmesine ve davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz edildiğinin anlaşılmasına göre mahkemece bilirkişiden yukarıda belirtilen takibe konu faturalardan sonra yapılan ödemelerin takibe konu faturalar için yapıldığı kabul edilmek suretiyle ek rapor alınarak takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu faturalardan dolayı alacağının olup olmadığı saptanarak ispat durumuna göre ve davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı da gözetilerek araştırma yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.” denildiği görülmüştür.
Davalının yaptığı ödemenin hangi borca sayılacağı 6098 Sayılı TBK'nun 102. maddesi uyarınca çözümlenmesi gerekir. Anılan maddede “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış olur. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Buna göre davalının takip konusu faturadan sonraki yaptığı ödemenin, takip konusu borca sayılması gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 19. H.D'nin 2013/3137 E ve 2013/5405 K sayılı ilamında ve Yargıtay 19. H.D.'nin 2016/2575 E; 2016/10303 K sayılı ilamlarında ödemenin hangi alacağa ilişkin olduğu belirtilmemiş ise 818 Sayılı BK.nun 85 ve 86. (6098 Sayılı BK.nun 101 ve 102) maddelerine göre tayin edilmesi gerektiği, fatura düzenlenmesinden sonra yapılan ödemelerin takip ve dava konusu borca mahsuben yapıldığının kabul edileceği belirtilmektedir. Buna göre somut uyuşmazlıkta ödemelerin takip konusu faturalardan sonra olması ve hangi borca yönelik olduğuna ilişkin açıklama bulunmaması sebebiyle takip konusu faturaya sayılması gerekmektedir. Sonuç itibariyle yapılan ödemeler fatura bedelinden yüksek olduğu için takip konusu faturaya dayalı borç da söndürülmüş olduğundan açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafça Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında takibe konulan faturalar nedeni ile davalıdan alacaklı olunduğu belirtilerek davalının takibe itirazı üzerine Mahkememizde itirazın iptali davası açılmış, deliller toplanmış, davacı ve davalının defterleri üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılarak raporlar alınmıştır. 27/07/2025 tarihli raporda belirtildiği üzere, taraf defterlerinde kayıtlı olan takibe konu fatura miktarından fazla ödemenin davalı tarafından yapılmış olması ile itirazın iptali davalarının yukarda da açıklandığı üzere takip ile sıkı sıkıya bağlı olmasından kaynaklı alacağın varlığının sadece takip konusu faturalar yönünden incelenmesinin gerekli olduğu ve cari hesap alacağının var olmasının sonuca etkisinin olmadığı değerlendirilmiş ve yine davalının defterinde kaydı olmayan ve davalının da kabulünde olmayan faturalar yönünden de ispat yükünün davacıda olması ile davacının bu hususu da yazılı delil ile ispat edememesi ve yemin delilinin de olmaması hep birlikte dikkate alındığında ispat edilen faturalar yönünden davalının yaptığı ödemelerin BK madde 102 kapsamında düşülmesi sonucu davacının takip nedeni ile alacağının olmadığı anlaşılmış ve böylece, Davanın REDDİNE, Davalı tarafça takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK mad. 67/2 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafça takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK mad. 67/2 gereğince reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 615,40-TL maktu harcın davacı tarafından peşin yatırılan 2.144,08-TL harçtan mahsubu ile artan 1.528,68-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
8-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 01/10/2025
Katip
e- imzalıdır
Hakim
e- imzalıdır