T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :... (T.C. ...)
VEKİLİ :Av. ... - [
DAVALI :... (T.C....) ...
VEKİLİ :Av. ... - [
DAVA :Menfi Tespit (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :05/08/2024
KARAR TARİHİ :08/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :10/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... ile dava öncesi gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmesi sonucunda tarafların anlaşmaya varamamış olduğunu, davalı yan ...’ın davacı ... aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatmış olduğunu, bunun üzerine her ne kadar takip kesinleşmiş ise de davacının ikamet etmediği adres olan Efeler Mahallesi 321 Sokak ... Buca/İZMİR adresine tebliğe çıkarılmış fakat davacının hiç bir şekilde tanımadığı komşusu ... davacının çarşıda olduğunu belirtmesi üzerine Tebligat Kanunu m.21 e göre muhtara tebliğ edilmiş olduğunu, davacının orada oturmadığı gibi komşu olarak belirtilen ... isimli şahsı da tanımadığını, ... isimli şahsında davacıyı tanımadığını, yapılan tebligatın usulsüz olarak gerçekleştirildiğini, bu nedenle Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasında gerçekleştirilen tüm işlemlerim ivedikle durdurulmasını talep ettiklerini, davacı ile davalı ..., ... isimli şahısın Becen Mahallesi Doğuca Sokak... Melikgazi/Kayseri adresinde bulunan evin yıllık olarak 276.000 TL kira bedeli üzerinde anlaşmış ve kira sözleşmesi imzalanmış olduklarını, davacının kira bedeli olan 276.000 TL KİRA ücretini yıllık olarak peşin vermiş olduğunu, Davalı, kiraladığı evde bir eşyanın zarar görmesi durumu veyahut herhangi bir sıkıntı olması durumuna bianen davacıya birden fazla olmak üzere çeşitli miktarlarda teminat senedi imzalatmış olduğunu, ayrıca davalı kira sözleşmesi yapılması koşulu olarak davacıdan 05.08.2022 tarihinde Kayseri 7. Noteri yevmiye numarası ... olan tahliye taahhütnamesi almış olduğunu, Taahhütnamede davacının 05.08.2023 tarihinde kiraladığı evden çıkacağını taahhüt etmiş olduğunu, tarihlere bakıldığı zaman kira sözleşmesinden 1 yıl sonrası için bu taahhüdün verildiği anlaşılmakta olduğunu, 05.08.2022 tarihli taahhüt sonrasında davalı tarafınca "Evi satacağım evden çıkmanız gerek" diyerek, davacının evden çıkması talebinde bulunmuş olduğunu, bunun üzerine davacı taraf ile sözleşmesi devam eden davacının yıllık kira ücretinin peşin ödenmesi sebebiyle kalan ayların kendilerine ödenmesi halinde evden çıkacaklarını belirmiş olduğunu, Davacı tarafça bunun uygun olacağını söyleyerek davacıdan tekrardan tahliye taahhüdü vermesini istemiş olduğunu, davacı ve erkek arkadaşı ... tahliye taahhüdü vermeyi kabul ederek yıllık kalan iade edilecek kira bedelinin 140.000 TL olduğunu davalıya iletmiş olduklarını, bunun üzerine tahliye taahhütnamesi düzenlenebilmesi için davalı taraf ile Kayseri 7. Noterinde buluşulduğunu, daha sonra Kayseri 7.Noteri tarafından 09.03.2023 tarihli yevmiye numarası... olan tahliye taahhütnamesi düzenlenmiş olduğunu, taahhütnamede davacının 12.03.2024 tarihinde evi tahliye edeceğini taahhüt etmiş olduğunu, davacıya Kayseri 7. Noterliği görevli kişinin tahliye taahhütnameyi imzalamanız gerekli denmesi üzerine davacı kalan kira bedelinin kendilerine verilmediğini bu nedenle bir imza atmayacağını belirtmiş olduğunu, bunun üzerine davalı yan aynı gün (09.03.2023) orada bulunan davacının erkek arkadaşı ... hesabına 140.000 TL göndermiş ve açıklamaya da "Borç verme" açıklamasını eklemiş olduğunu, davacı erkek arkadaşı ... in davalı yana "Bu açıklama nedir?" diye sorunca yanıt olarak " Size olan kalan kira borcumu verme " şeklinde açıklamış davacının erkek arkadaşı olan ...'da bu açıklamaya bianen açıklama üzerinde çokta durmadığını, daha sonra ise 09.03.2023 tarihinde 140.000 TL paranın davacının erkek arkadaşı ... hesabına geçmesi üzerine, davacının Kayseri 7. Noterliğinde düzenlenen Tahliye Tahhütnamesini imzalamış olduğunu, davalı her ne kadar davacının erkek arkadaşı ... hesabına gönderilen paranın açıklamasını " Size olan kalan kira borcumu verme " şeklinde yapmışsa da daha sonra davacının erkek arkadaş ... aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişilmiş olduğunu, takibe itiraz edilerek takip durdurulduğunu, bunun üzerine davalının Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi ... sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açmış olduğunu, dava dosyasının 29/05/2024 tarihli celsesi ile "dava reddilmiş” olduğunu, ayrıca Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi ... sayılı dosyasının celbini talep ettiklerini, davalı her ne kadar davacıya yönelik olarak evi kiralar iken verilen teminat senetlerini davacıya eksik teslim etmiş ve bu nedenle de elinde bulundurmuş olduğu teminat senedini kötü niyetli olarak icraya koymuş olduğunu, davacının davalıya ilişkin olarak böyle bir borcu bulunmadığını, davalı yan gerçekleştirdiği bu takip ile davacının kendisine borçlu olduğunu göstermek istemekte olduğunu, davacı erkek arkadaşı ... gerçekleştirdiği durumu davacıya da yaşatmak istemekte olduğunu, davacı ile davalı ... arasında hiç bir ticari bir ilişki bulunmadığını, kaldı ki bu senetler taraflar arasında verilmiş olsa dahi senetlerin niteliği teminat senedi olması sebebi ile icra edilebilirliği söz konusu olmayacağını, fakat davalı yan bu hususu bilerek senedi icraya koymuş olduğunu, davacı ile davalı arasında kiracı-kiraya veren ilişkisi haricinde bir ilişki bulunma ihtimali söz konusu olmadığını, daha öncede belirtmiş oldukları gibi davacı ile davalı arasında pek çok teminat senedi düzenlendiğini, detaylı olarak anlatıldığı gibi davalı yanın davacının evden çıkmasını istemesi üzerine ikinci defa taahhüt verildiğini, Evin tahliyesinde anlaşılması ile davacı davalıda bulunan senetleri iade almış olduğunu, sadece takibe konulan senet davalı tarafça davacıya iade edilmediğini, belirtilen bu hususun tanıklar ile de ispat edilecek olduğunu, davacının erkek arkadaşı ... ile davalı arasında da hiç bir borç ilişkisi olmamasına rağmen davalı tarafça icra takibi başlatılarak ... borçlu olarak göstermeye çalışmış olduğunu, fakat davacı ve arkadaşı ... davalı ile kiracı ilişkisinden başka hiç bir ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından verilen 05.08.2022 tarihli Kayseri 7. Noterliğince düzenlenen yevmiye numarası ... olan tahliye taahhütnamesini ve 09.03.2023 tarihli Kayseri 7. Noterliğince düzenlenen yevmiye numarası... tahliye taahhütnamesini davalı ile aralarında sadece bir kiracı - kiraya veren ilişkisi olduğunu açıkça göstermekte olduğunu, mahkemece gerekli görülmesi halinde yukarıda belirtilen tahliye taahhütnamelerin celbini talep ettiklerini, davacının davalı ile hiç bir şekilde borç ilişkisi olmamakla beraber davacı aleyhine girişilen takip yasal dayanaktan yoksun haksız bir icra takibi olduğunu, kaldı ki icra takibine konu edilen bono teminat senedi olarak imzalatılmış bir senet olduğunu, senedin tek başına takibe konu edilmesi söz konusu olmayacağını, takibin devam ettiğinin ortada olduğunu, takip sebebi ile davacının tüm taşınır taşınmaz varlıklarına banka hesaplarına haciz konulduğunu, ayrıca davalı tarafından davacının ikamet ettiği yere hacze gelinmesi için talimat dahil yazıldığını, davacının zor durumda bırakılmış olduğunu belirterek, davacı aleyhine açılmış olan Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasının ivedikle durdurulmasına, ayrıca haklı oldukları davanın kabulüne karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların mesnetsiz ve haksız olması nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının tebligatın usulsüz olduğuna yönelik iddialarının yerinde olmadığını, bu konuda şikayet yoluna başvurulmadığını, taraflar arasında kira ilişkisi olduğunu, davacının yıllık kira bedelinin peşin olarak ödendiğine ilişkin iddiasının yerinde olmadığını, davacının evdeki eşyalara zarar gelmesi ihtimali nedeni ile teminat senedi düzenlendiği iddiasının yerinde olmadığını, taahhüt tarihinden önce evi boşaltmayı davacının kendisinin istediğini, davalının evi satacağı nedeni ile davacının evden çıkmasını istediğine yönelik iddiasının yerinde olmadığını, evin halen davalı adına kayıtlı olduğunu, davacı ile yeniden taahhütname imzalandığının ancak davacının halen davalıya kira borcu olduğunu, takibe konu senedin kira borcu nedeni ile davalıya verildiğini, senedin teminat senedi olarak verildiğine ilişkin herhangi bir kayıt olmadığını, bu hususu davacının yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, davalının senedin teminat senedi olarak verildiğine dair tanık dinletmek istese de tanık dinlenmesine muvafakatlerinin olmadığını, davalının davacının arkadaşına kira bedelini iade etmesi gibi bir durum olmadığını, havalede yazılan hususun aksinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Yargıtay içtihatlarının aksine reddine karar verilmiş olduğunu, kararın henüz kesinleşmediğini, söz konusu davaya konu alacakların farklı olduğunu, verilen kararın davacının kira borcunu ödemediği gerçeğini değiştirmediğini, davacının kira borcu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası nedeni ile davalıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesine, Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin ... sayılı ilamında “…..Somut olayda, davacı, kira sözleşmesinin teminatı olarak verilen senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunmuş olup, uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Dava, 21/10/2014 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.” Denildiği görülmüştür.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
6100 sayılı HMK'nun 4/a Maddesine göre; "Kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları" dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemeleri'nde görülür denilmektedir.
Takip ve dava konusu bononun her iki tarafın beyanı ile sabit olduğu üzere taşınmaz kira ilişkisinden kaynaklı doğacak alacaklara ilişkin düzenlendiği, HMK'nun 4 maddesinin 1/a bendine göre kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkları konu alan davalara Sulh Hukuk mahkemelerinde bakılması gerektiği, taraflar tacir olsa ve uyuşmazlığı ticari uyuşmazlık olsa dahi bu davayı görmeye mahkememizin görevli olmadığı sonuca varılmış açıklanan tüm nedenlerler ile Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. HMK 138.maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir. Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Sulh Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Sulh Hukuk mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Sulh Hukuk Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine,
2-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Sulh Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Sulh Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
3-Görevsizlik kararından sonra dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/01/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır