T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/08/2024
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının davacı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığını, takip dayanağının 20.06.2023 tanzim tarihli 20.12.2023 vadeli 10.850.000 TL tutarlı bono olduğunu, söz konusu bononun davacı şirkette bir dönem müdürlük yapan Mehmet Hötelek tarafından yetkisi bittiği halde yetkili olduğu dönemi kapsayacak şekilde şirket kaşesi altında imza edilerek tanzim edildiğini ve hukuki dayanağı olmadığını, Mehmet Hötelek'in 25.02.2021 tarihli ve 688 sayılı TCG'de görüleceği üzere ... Eğitim ve Sosyal Hizmetler A.Ş. münferiden yetkili kılındığını, ancak bu görevinden 26.07.2023 tarihinde istifa ettiğini, istifadan sonra alacaklı ...'ye ait Güzelyalı şirketinde çalışmaya başladığını ve yetkili olduğu dönemleri kapsayan ancak yetkisi bittikten sonra çeşitli senetler tanzim ederek davacıyı borçlandırdığını, bu hususa ilişkin ... soruşturma numarası ile Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma açıldığını ve halen devam ettiğini, dava konusu senedin keşidecisi ....'in davacı şirket kaşesi altında şu anda yanında çalıştığı işvereni ...'ye tanzim ettiğini, soruşturma dosyasında Mehmet Hötelek'in bahse konu senedi .... şirketinin 490 hissesinin davacıya satılmasına karşılık düzenlendiğini beyan ettiğini, ifadesinde belirttiği hususa ilişkin protokolü sunmadığını, .... şirketinin hisselerinin davacıya satılacağına ilişkin protokol olmadığını, dosyadaki tek protokolün Güzelyalı şirketinin dava dışı ....'e hisseleri devredeceğine yönelik bir protokol olduğunu, dava konusu 10.850.000 TL tutarındaki senedin davalının beyanı ile sebebe bağlandığını, kıymetli evrakın illetten mücerreliğini yitirdiğini, hisselerin tıpkı dava dışı ....'e devredilmediği gibi, davacı şirkete de devredilmediğini, senedin sebebinin gerçekleşmediğini, söz konusu senedin gerçek bir borca dayanak oluşturmadığını ve davalı ... ile ....'in iş birliği içinde haksız çıkar sağlamaya çalıştığını, senet sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin ispat külfetinin davalı tarafta olduğunu, davalı alacağın sebebini ispat edemediğini belirterek 20.06.2023 tanzim ve 20.12.2023 vadeli 10.850.000 TL bedelli senet sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip konusu alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının bonoya ilişkin protokolden bahsettiğini, bononun hukuki mahiyeti itibariyle mücerret bir borç ikrarı olduğunu, davacının hukuka aykırı açtığı davanın reddi gerektiğini, dava dışı ....'in soruşturma geçirdiğini ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacının sunduğu protokol ve ödeme evraklarının bu dava ile ilgili olmadığını, davacının muhasebe kayıtları incelendiğinde iştiraklere olan borçlar olduğunun görüleceğini, davacı şirketin yetkilisi Mustafa Şen'in davalının da hissedarı olduğu .... şirketinden dolandırıcılık yöntemi ile önce kendi hesaplarına para aktardığını, sonrasında ise hisse ödemesi yapıyormuş gibi muvazaalı olarak davrandığını, davacının muhasebe kayıtlarında ..ı şirketine 1.000.000 TL civarında hisse devrine konu borcu gözüktüğünü, dava dışı olarak ifade edilen ....'in davacı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, edimlerini yerine getirmediğini, davalının davacıdan gerçek bir alacağı olduğunu ve davacı iddiasını kanıtlayamadığından davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekilinin 20/08/2024 tarihli protokol suretinin 11/09/2025 tarihli dilekçesi ile ibraz ettiği, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Kayseri Genel İcra Dairesi'ne, Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'ne, Kayseri 4. Noterliği'ne, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na, Vergi Dairesi Müdürülüğüne, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap olduğu görüldü.
Mahkememizce davacı ve davalı tarafın 2022-2023-2024 yıllarına ait ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle; davacı iddiası, davalı savunması, tarafların ticari defterleri incelenerek, elektronik defter ibraz edilmesi halinde ibraz edilen e-defterlerin GİB sisteminden doğruluğu da sorgulanarak, defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına konu 20/06/2023 tanzim, 20/11/2023 vade tarihli, 10.850.000,00-TL bedelli senedin defterlerde kaydı bulunup bulunmadığı, senede ilişkin ödeme bulunup bulunmadığı, ticaret sicil müdürlüğü kayıtları, protokol ve hisse devir sözleşmesi irdelenerek davalının davacı şirkete hisse devri yapıp yapmadığı ve hisse devir bedelinin ödenip ödenmediği hususunda rapor tanzimi için dosya mali müşavir bilirkişi ve bir ticari uyuşmazlıklarda nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkememizce alınan Mali Müşavir bilirkişi ve Ticari Uyuşmazlıklarda Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişinin 27/04/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporundan özetle; Mali Müşavir bilirkişi incelemesi; Davacının Ticari Defter Kaydı, dosya kapsamına davacı ve davalının imzasını taşıyan 20.06.2023 tarihli protokolünün sunulduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu protokolde davalının Güzelyalı şirketindeki hisselerinin %90'lık kısmını davacıya devredeceği ve bunun bedelinin 10.850.000 TL olacağı tek parça senet düzenlenerek verileceğinin belirtildiği görülmektedir. Davacının ticari defterlerinde takip ve dava konusu yapılan bonoya ilişkin bir kayıt ve ödeme tespit edilememiştir. Davacı şirketin 31.12.2024 tarihli kapanış kaydı raporumuz ekinde sunulmuştur. Söz konusu kayıttan da anlaşılacağı üzere şirket defterlerinde dava konusu tutarda ve dava konusu tutarın dışında herhangi bir senet borcu yer almamaktadır. Davalı tarafın takip konusu bonoya mahsuben davacıdan herhangi bir tahsilat yapıldığına ilişkin beyanı bulunmamaktadır. Davacının takip konusu bonoya ilişkin bir ödeme iddiası söz konusu değildir. Sonuç olarak; Taraflar arasındaki protokol, geçerlilik durumu, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları ve hisse devir sözleşmesinin, mahkemenin ara kararında görevlendirilen ticari uyuşmazlıklarda nitelikli hesap uzmanı bilirkişi tarafından irdelenerek davalının davacı şirkete hisse devri yapıp yapmadığı, hisse devri bedelinin ödenip ödenmediği, takip konusu bononun karşılıksız kalıp kalmadığı hususlarının değerlendirilmesinin uygun olacağı yönünde tespit edilmiştir.
Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi incelemesi; Dava dışı....k Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. Tarafından 13.10.2022 tarihli Genel Kurul kararı ile davacıya hisse devri yapılmış olduğu bu hissenin ise ...'nin şirketteki 195.000 hissesi olduğu ve bedelinin 195.000 TL olarak tayin edilmiş olduğu TTSG verilerinden tespit edilmiştir, ancak davacı ve davalının imzasını taşıyan 20.06.2023 tarihli protokol gereği davalının Güzelyalı şirketindeki hisselerinin 90'lik kısmını davacıya devredeceği ve bunun bedelinin 10.850.000 TL olacağı tek parça senet düzenlenerek verileceğinin belirtildiği görülmüştür. Hisse devri detaylı incelendiğinde 3.510.000 adet hissenin halihazırda ...' de kalmış olduğu davacıya devredilen hissenin ise 195.000 adet ile sınırlı kaldığı görülmüştür. Hal böyleyken 20.06.2023 tarihli protokolde belirlenen %90 hisse devrinin tamamının gerçekleşmemiş olduğu, 3.510.000 hisse devredilmesi gerekirken 195.000 adet devredildiği ve toplam şirket hissesinin %90'ine denk geldiği, davalı taraf devretmesi gereken hissenin %5 oranındaki kısmını devrettiği yönünde tespit edilmiştir.
Mahkememizce, dava dışı ..... Eğitim San.Tic. A.Ş.'nin pay defteri, karar defteri ile hisse devrine ilişkin belgelerin 2022-2023-2024 yıllarına ait HMK'nın 222 ve TTK'nun 80. maddesi gereğince 6102 sayılı T.T.K.'nun 64. maddesinde sayılan ve tacir tarafından tutulmak zorunda olan tüm ticari defterleri, ticari defterlerdeki karşı taraf ile ilgili kayıtların yevmiye madde numaralarını da içerir muavin defter dökümü ve muavin defterdeki dayanak belge fotokopileri ile birlikte, ayrıca elektronik deftere tabi olanların vergi dairesinden ilgili döneme ilişkin aldıkları beratlarla birlikte dosyaya sunulması ile davalının ... Eğitim San.Tic. A.Ş.'ndeki hissesini davacıya devredip devretmediği, payların niteliğinin tespiti( nama/hamiline) pay defterinde hisse devrinin kaydedilip kaydedilmediği hususunda ek rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Mahkememizce alınan 15/08/2025 tarihli Mahkememizce alınan Mali Müşavir bilirkişi ve Ticari Uyuşmazlıklarda Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi heyeti ek raporundan özetle; Pay defterine göre, taraflar arasında akdedilen 20.06.2023 tarihli protokolde belirlenen %90 hisse devrinin tamamının gerçekleşmiş olduğu, 3.510.000,00 hisse devredilmesi hususunda yapılmış olan anlaşma kapsamında toplamda 3.701.000,00 hissenin devredildiği anlaşılmaktadır. TTSG verilerine göre ise, 20.06.2023 tarihli protokolde belirlenen %90 hisse devrinin tamamının gerçekleşmemiş olduğu, 3.510.000,00 hisse devredilmesi gerekirken 195.000 adet devredildiği ve toplam şirket hissesinin %5'ine denk geldiği, davalı taraf devretmesi gereken hissenin %5,5 oranındaki kısmını devrettiği anlaşılmaktadır, ancak devri söz konusu olan hisselerin hamiline yazılı olduğu bu nedenle de TTK'nın 489.maddesi uyarınca sadece teslim ile devrinin gerçekleşeceği düzenlenmiş olup, taraflar arasında düzenlenen “anonim şirket hisse devri sözleşmesi” incelendiğinde hisse devrinin yapılmış olduğu tarafların kabulündedir ancak hamiline yazılı pay senetlerinin teslim edilmiş olduğuna dair bir ifade yer almamaktadır, şeklinde rapor edildiği görülmüştür.
Mahkememizin 30/09/2025 tarihli celsesinde davalı vekiline davaya konu hamiline hisse senetlerinin zilyetliğinin devredilip devredilmediği hususunda yemin hakkı hatırlatıldı. Davalı vekilince yemine dayandıklarına ilişkin beyanda bulunduğu, davacı şirket yetkilisi Rabih Murat Aslankol'a duruşmada ''HMK'nun 233. maddesine göre; "hamiline yazılı hisse senetlerinin zilyetlerinin devri hususuna ilişkin olarak yemininin alınacağı belirtilerek" yeminin anlam ve önemi anlatıldı. Yalan yere yemin etmesi halinde cezalandırılacağı hatırlatıldı. ''Davacı şirket yetkilisi söz alarak; “Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum.” dedi.
Davacı şirket yetkilisi devamla: Yemine konu hususu anladım, davalı ...'nin hamiline yazılı hisse senetlerinin zilyetliğini davacı şirkete devretmediğine yemin ediyorum, böyle olduğuna namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum,'' şeklinde yemininde ısrar ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe bırakılan senet nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından takibe dayanak 20/06/2023 tanzim ve 20/12/2023 vade tarihli 10.850.000,00-TL bedelli senedin davacı şirkette bir dönem müdürlük görevini üstlenen Mehmet Hötelek tarafından, ...'ye, yetkisi bittiği halde yetkili olduğu dönemi kapsayacak şekilde, şirketin kaşesi altında imza edilerek hiçbir hukuki dayanağı olmadan tanzim edildiğini, Mehmet Hötelek'in davacı şirkette 25/02/2021 - 16/06/2023 tarihleri arasında yetkili olduğunu, davalı ... ile ... Eğitim ve Sosyal Hizmetler A.Ş.'nin büyük hissedarı olan Mustafa Şen arasında 24/08/2022 tarihinde protokol imzaladığını ve protokolde ....ve Danışmanlık A.Ş.'de %90 hisseye sahip ...'nin, 3.900.000-TL bedeli toplamındaki hissesinin 3.120.000-TL karşılığında %80 oranına tekabul eden kısmını, dava dışı Mustafa Şen'e devredeceğinin kararlaştırıldığını, ödemenin yapılmasına rağmen hissenin devredilmediğini, davalının Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/ 78965 Soruşturma nolu dosya kapsamında vermiş olduğu ifadesinde Güzelyalı Eğitim ve Danışmanlık Hiz. A.Ş.'nin %90 hissesinin ... Eğitim ve Sosyal Hizmetler A.Ş.'nin satın almasına karşılık olarak senedin düzenlediğini, bu hususta protokol düzenlendiğini beyan ettiğini ancak böyle bir protokolün bulunmadığını, davalının bu beyanı ile kıymetli evrakın illetten mücerretliği özelliğini yitirdiğini beyan ederek Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takibe konu senede ilişkin borcunun bulunmadığının tespitini ve davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmektedir.
Davalı taraf ise bononun hukuki mahiyeti itibariyle mücerret bir borç ikrarı olduğunu, davacının iddiaları yönünde Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının .... Soruşturma ve .... Karar numaralı dosyası ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacının sunduğu protokolün dava ile bir alakası olmadığını, haksız ve hukuka aykırı davasının reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği görülmektedir.
Tarafların uyuşmazlık noktaları ana başlıklarıyla; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan 20/06/2023 tanzim ve 20/12/2023 vade tarihli 10.850.000,00 TL bedelli senet ve icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, alacağın dayanağını teşkil eden kambiyo senedinin hukuksal niteliğini irdelemekte yarar vardır.
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine dayanır.
Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek sureiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur.
Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 779/1).
Bu aşamada, menfi tespit konulu eldeki davada, ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72. maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6)
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.
Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında ... tarafından ... Eğitim ve Sosyal Hizmetler A.Ş. hakkında 20/06/2023 tanzim ve 20/12/2023 vade tarihli 10.850.000,00 TL bedelli, borçlusu ... Eğitim ve Sosyal Hizmetler A.Ş. olan senede dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, borçlunun itiraz etmesi üzerine Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin .....E. ...... K. Sayılı dosyasında takibinin iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verildiği, davacının istinaf yoluna başvurması neticesinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin ..... E..... K. Sayılı ilamı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, davacının temyiz yoluna başvurması neticesinde Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2024/5943 E.2024/10710 K. Sayılı ilamı ile istinaf kararının onanmasına karar verildiği tetkik edilmiştir.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... soruşturma numaralı dosyasında müşteki ..... Şirketi tarafından şüpheli Mehmet Hötelek'in şirkette yetkisi bittikten sonra yetkili olduğu dönemde keşide edilmiş gibi şirket adına 20/12/2023 ödeme tarihli 10.850.000 TL bedelli senet tanzim ettiği iddiasıyla yürütülen soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda ticaret sicil kayıtlarına göre; dava dışı.......'in 24/02/2021-16/08/2023 tarihleri arasında davacı şirketi münferiden temsile yetkili kişi olduğu ancak 26/07/2023 tarihinde istifa ettiği ve davaya konu senedi Mehmet Hötelek'in imzaladığı görülmektedir. Her ne kadar davacı şirket tarafından Mehmet Hötelek'in yetkisi bittiği halde yetkili olduğu dönemi kapsayacak şekilde senet tanzim ettiği iddia olunmuş ise de davaya konu senedin 20/06/2023 tarihinde tanzim edildiği Mehmet Hötelek'in ise istifa ettiği 26/07/2023 tarihine kadar davacı şirkette münferiden temsil yetkisinin bulunduğu gözetilerek davacının aksi yöndeki iddiaları ispatlanamamıştır.
Davacı tarafça dosya kapsamına sunulan 24/08/2022 tarihli protokol incelendiğinde; dava dışı .....'in .....Hizmetleri San.Tic.A.Ş.'de( yeni ünvanı ... Eğitim Sa.Tic. A.Ş.) %90 hisseye sahip olan davalı ...'den, hisselerinin %80'ini satın almak için, ....'in, davalı ...'ye 3.120.000 TL ödeme yapacağı, karşılığında ise protokol tarihinden bir gün sonra olan 25/08/2022 tarihinde Kelam Eğitim Hizmetleri A.Ş.'nin hisseleri davacıya devredeceği belirtilmiştir. ..... tarafından ...'ye karşı mahkememizin 2024/282 esas sayılı dosyasında 24/08/2022 tarihli protokol kapsamında 1.000.000-TL hisse devir bedelini ödemesine rağmen hisse devrinin olmadığını, bu nedenle ödenen bedelin tahsili için ... aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının haksız itirazının iptalini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde " Davacı adına dava dışı ..... tarafından Kuveyt Türk Bankası aracılığı ile davalı hesabına .... Aş. Hisse bedeli senet ödemesi adı altında 12/09/2022 ve 13/09/2022 tarihlerinde ayrı ayrı 500.000’er TL para olmak üzere toplam 1000.000,00 TL para gönderildiği sabit olup, taraflar arasında imzalanan ve inkar edilmeyen 24/08/2022 tarihli protokolde de hisse devrine ilişkin taraflar arasında anlaşma olduğu görülmüş ve davacı adına yapılan bu ödemeler gereğince gerekli olan hisse devrinin davacıya yapılmadığı Ticaret Sicil Müdürlüğünün ilgili şirkete ait ( yeni adı ... şirketi) sicil dosyasında belirtilen pay oranları ve alınan rapor ile anlaşılmış, davacıya sadece %5 ve bunun bedeli 195.000 TL hisse değerinde devir olduğundan, ... Şirketi adına yapılan devrin protokol kapsamda davacı hesabına devir sayılmasını gerektirir protokolde hüküm ve dosyada başkaca delil olmadığı görülmüş, davalı tarafın sunmuş olduğu ve dava tarihinden sonra olup 30/12/2024 tarihli düzenlemiş olan ibranamenin davacının alacağını etkilemediği, ibraya davacının rızasının bulunmadığı ve bu hali ile ibranın davacının davalıdan olan alacağını sona erdirmeyeceği değerlendirilmiş ve böylece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 805.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,.." karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği tetkik edildi.
Davalı tarafça dosya kapsamına sunulan 20/06/2023 tarihli protokol incelendiğinde; ... Eğitim ve Sosyal Hizmetler A.Ş.'nin, ... Eğitim Sa.Tic. A.Ş.'nin %90 hisseye sahip olan davalı ...'den, hisselerinin %90'ını satın almak için, ... Eğitim ve Sosyal Hizmetler A.Ş.'nin, davalı ...'ye 10.850.000 TL ödeme yapacağı, ödemenin protokol tarihinden itibaren en geç 1 ay içerisinde yapılacağı ancak bir aksilik durumunda alıcının talebi sonrası alıcıya ödeme için en geç 6 aylık süre tanındığı, satıcının ödemeyi aldığı gün sonrası en geç 3 gün içerisinde ödeme tutarının toplam tutara oranı üzerinden hesaplanacak pay oranını alıcıya devretmeyi beyan ve taahhüt ettiği, alıcı tarafından satıcıya 6 aylık mühlet süresi sonuna ödeme tarihli tek parça 10.850.000,00-TL tutarlı bono senedi düzenlenerek verileceği, bono senedinin ödeme manasına gelmediği, satıcının ödeme taahhüdünün vesikası olduğu için fiilen ödeme yapılmadan pay devri yapılmayacağı, alıcının ödemeyi yapması halinde bono senedinin en geç 3 gün içerisinde alıcıya iade olunacağı düzenlenmiştir.
Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, senedin teminat senedi olduğunu ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.
Aynı ilkeler, Yargıtay HGK'nun 17/12/2003 gün ve 2003/19-781 Esas ve 2003/768 Karar sayılı ilamında da benimsenmiştir.
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Nitekim kanun koyucu HMK’nun 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerinin senetle ispatını zorunlu kılmış olup bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri bir delille ispatı mümkün olmayacaktır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 201. maddesinde "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükmü düzenlenmiştir. Senede karşı ileri sürülen hukukî işlemlerin senetle ispatı zorunludur. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukukî işlemler, ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.
Yukarıda da ifade edildiği üzere bono bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup, davacının senedin bedelsiz olduğunu ispatlaması gerekmektedir. Bu gibi durumlarda davacı taraf önce senedin düzenlenmesini gerektiren bir sebebin bulunduğunu, sonra da bu sebebin gerçekleşmediğini ya da ortadan kalktığını ispatla yükümlü olacaktır. 12/04/1933 tarihli ve 30/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda "Borç ikrarını mutazammın beyyine aleyhine delil ikamesi caiz olup, ancak ikrarda borcun sebebi musarrah ise; müddealeyh bu sebebin tahakkuk etmediğini ispat edebilir. Eğer borcun sebebi tayin olunmamış ise, müddealeyh evvela ikraren bir sebebi muayyeni bulunduğunu, saniyen bu sebebin tahakkuk etmediğini isbat hakkını haizdir. Şu hale göre senede müstenit iddiaya karşı yukarıda yazılı def'i dermeyan edip bu def'ini alelusül isbat edemeyen müddealeyhin hasmına bir yemin teklifine hakkı olduğu takarrur etmiştir." denilmektedir.
Eldeki davada davalı taraf Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ........ soruşturma sayılı dosyada davaya konu senedin kendisine ait ... Eğitim San.Tic. A.Ş.'nin %90 hissesinin ... Eğitim ve Sosyal Hizmetler A.Ş.'ne satılması için düzenlendiğini beyan etmiştir. Kambiyo senedi olan bonoya dayalı açılan menfi tespit davaları bakımından bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğundan kural olarak bu menfi tespit davasında ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (6100 sayılı Kanun m. 191/1, 4721 sayılı Kanun m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Bonoda yazılı bulunan bedel kaydının hem borçlu hem de alacaklı tarafından talil edilmesi hâlinde ispat yükünün hangi tarafta olduğu hususu da üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Bonodaki bedel kaydının her iki tarafça talil edilmesi hâlinde ispat yükü borçlu üzerindedir. Diğer bir ifade ile bu durumda ispat yükü yer değiştirmez. 6100 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin 2. fıkrası ve 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı maddeleri uyarınca borçlunun bononun bedelsiz olduğunu ispat etmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/3653 E. 2024/6207 K. Sayılı ilamı) Emsal kararda da izah edildiği üzere senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır eldeki davada davaya konu senette borcun nedeni “nakit” olarak belirtilmiş iken davalı yan senedin hisse devir bedelini teminen düzenlendiğini beyan etmekle ispat külfeti davalı tarafa geçmiştir. Bu kapsamda davalı tarafça dosyaya sunulan ve imzası inkar edilmeyen 20/06/2023 tarihli protokolde açıkca 10.850.000,00-TL bedelli senedin hisse devir bedelini teminen verildiği belirtilmiş olup, protokolün 12. Maddesinde 1+6 (7 ) ay sonunda hisse devir bedelinin ödenmemesi halinde alıcının ayrıca 3.900.000-TL bedelli bir senet daha vereceği, protokolün 14. Maddesinde ise alıcının ödeme yapmaması ve satıcının pay devrini gerçekleştirmemesi halinde seçimlik hakkın satıcıya geçeceği, dilerse senedi tahsile konu ederek payları devredebileceğini, ya da devir için bedelin arttırılmasını alıcıdan talep edebileceğini veya devirden imtina edebileceği belirtilmiştir. Satıcının devirden kaçınması halinde durumu alıcıya bildirerek senetleri üç gün içerisinde alıcıya iade etmesi gerektiğini, ancak uğradığı zarar nedeniyle 12. Madde kapsamında alınan senedin iade edilmeyeceği satıcıda kalacağı düzenlenmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesiyle de davacının ticari defterlerinde takip ve dava konusu yapılan bonoya ilişkin bir kayıt ve ödeme tespit edilemediği, şirket defterlerinde dava konusu tutarda ve dava konusu tutarın dışında herhangi bir senet borcu yer almadığı, davalı tarafın takip konusu bonoya mahsuben davacıdan herhangi bir tahsilat yapıldığına ilişkin beyanı bulunmadığı, davacının takip konusu bonoya ilişkin bir ödeme iddiası bulunmadığı, protokolün yapıldığı 20/06/2023 tarihinden sonra 22/12/2023 tarihinde ...'nin 3.506.100 hissesinin ... Eğitim ve Sosyal Hizmetler A.Ş. 'ye devrettiği, bu devrin pay defterinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
Pay devrine ilişkin 6102 sayılı TTK’nın 489. maddesinin ilk şeklinde "Hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında ancak zilyetliğin geçirilmesiyle hüküm ifade eder" şeklinde düzenleme bulunmakta iken hüküm 01/04/2021 yürürlük tarihli (27/12/2020 tarihli 7262 sayılı kanunun 32. Maddesi) değişiklikle "...(1) Hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında, ancak zilyetliğin geçirilmesi suretiyle payı devralan tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılacak bildirimle hüküm ifade eder. Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirimde bulunulmaması hâlinde, hamiline yazılı pay senedine sahip olanlar, bu Kanundan doğan paya bağlı haklarını gerekli bildirim yapılıncaya kadar kullanamaz.
(2) Hamiline yazılı pay senedine bağlı hakların şirkete ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan bildirim tarihi esas alınır.
(3) Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından hamiline yazılı pay senetleriyle ilgili tutulan kayıtlar, ilgili kanunlar uyarınca yetkili kılınmış mercilerle paylaşılır.
(4) Hamiline yazılı pay senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirilmesi ve kaydedilmesine ilişkin usul ve esaslar ile bu kapsamda alınacak ücretler Ticaret Bakanlığınca çıkarılan tebliğle belirlenir..." şeklinde yeni düzenleme getirilmiştir.
TTK'ya 27/12/2020 tarihli 7262 sayılı kanunun 34. Maddesi ile eklenen Geçici 14. maddede "(1) Hamiline yazılı pay senedine sahip olanlar, 31/12/2021 tarihine kadar Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirilmek üzere pay senetleri ile birlikte anonim şirkete başvurur. Başvuru üzerine anonim şirket yönetim kurulu, beş iş günü içinde hamiline yazılı pay sahipleri ile sahip oldukları paya ilişkin bilgileri Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirir. Pay sahipleri anonim şirkete başvurmazsa bu Kanundan doğan paya bağlı haklarını gerekli başvuru yapılıncaya kadar kullanamaz.
(2) Birinci fıkra uyarınca başvuruda veya bildirimde bulunmayanlar 562 nci maddenin onüçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılır.
" denilmiştir.
Bahsi geçen düzenlemelerin ilk şeklinde; hamiline yazılı pay senetlerinin devrinin, şirket ve üçüncü kişiler hakkında, ancak zilyetliğin geçirilmesiyle hüküm ifade edeceği düzenlenmiş olup bu kapsamda, devrin şirkete bildirilmesine veya kaydedilmesine gerek bulunmadığı halde değişiklikten sonra hamiline yazılı pay senedi devrinin hüküm ifade etmesi, senede bağlı hakların şirkete ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için MKK'ya bildirim yapılması zorunluluğu getirilmiştir. Geçici 14. maddede, kanun değişikliğinden önce hamiline yazılı pay senedi olanların MKK'ya bildirim yapılmak üzere şirkete başvuracağı, payların MKK'ya 5 iş günü içerisinde şirket yönetim kurulu tarafından bildirileceği düzenlenmiştir. Bunun dışında hamiline yazılı hisse senetlerinin MKK'ya bildirilmesi ile ilgili 06/04/2021 tarihli Hamiline Yazılı Pay Senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna Bildirilmesi ve Kayıt Altına Alınması Hakkında Tebliğ yayımlanmış olup, bahsi geçen Tebliğ'in 7. maddesinde hamiline yazılı pay sahipleri ile sahip oldukları paya ilişkin bildirimlere dayalı kayıtların MKK tarafından oluşturulan elektronik ortamda tutulacağı düzenlenmiştir. Gerek anılan düzenlemelere gerek ise pay defteri ile ilgili TTK'nın 499. maddesinde hamiline yazılı hisse senetlerinin şirket nezdinde tutulan pay defterine tesciline ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
Emsal nitelikteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2020/597 E. 2023/845 K. Sayılı ilamı "... şirket hisseleri hamiline yazılı hisse senedi olup taşınır mal hükmündedir. Yukarıda da açıklandığı üzere Hamiline yazılı hisse senetleri sadece teslim ile devredilebilir. Devrin geçerli olması için şirket pay defterine kaydedilmesi de gerekmez." şeklindedir.
Anonim şirket hamiline yazılı hisse senetleri de hamili kim ise o kişinin hak sahibi sayılacağı kıymetli evraklar arasındadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/6369 E. 2023/1322 K. Sayılı ilamı)
Hamiline düzenlenmiş paylar hariç olmak üzere, payın bir senede bağlanması zorunluluğu yoktur. Senede bağlanmamış paylar “çıplak pay” olarak adlandırılmıştır (Fatih Bilgili, Şirketler Hukuku, 2.basım, 2012, s.240,241 ).(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/4698 E. 2024/1327 K. Sayılı ilamı)
Eldeki davada davalı taraf hamiline yazılı hisse senetlerinin zilyetliğini devredildiğini ispatlayamamış olup bu hususta hamiline yazılı pay senedi devrinin şirkete ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için MKK'ya yapılması gereken bildirimde yapılmamıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ..... E...... K. Sayılı ilamında da açıklandığı üzere hisse devrinin geçerli olması için şirket pay defterine kaydedilmesi de gerekmediğinden salt pay defterine kayıt yapılması hissenin devredildiği göstermez. Önemle belirtmek gerekir ki eldeki davada davalı ... Şirketi olmadığından pay defteri ispat aracı olarak kullanılamaz. Yapılan açıklama nedeniyle davalı tarafa hisse senetlerinin zilyetliğinin devri hususunda yemin hakkı hatırlatılmış olup davalı vekili yemine dayandıklarını beyan etmiştir. Duruşma salonunda hazır bulunan davacı şirketi münferiden temsile yetkilisi Rabih Murat Aslankol yemini eda etmeye hazır olduğunu bildirmiş ve davalı tarafın hamiline yazılı hisse senetlerinin zilyetliğini devretmediği hususunda yemin etmiştir. Her ne kadar davalı taraf yemin metnini hazırlamak üzere kendilerine süre verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de mahkememizce 30/09/2025 tarihli celsede davalı vekiline ihtilafa konu husus açıkca belirtilerek hisse senetlerinin devrine ilişkin yemin hakkı hatırlatılmış ve davalı vekilince yemine dayanıldığı beyan edilmiş olmakla yeminin hangi hususta yaptırılacağı açıklanmıştır. Kaldı ki emsal nitelikteki Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/920 E. 2018/10852 K. Sayılı ilamında açıklandığı üzere taraflarca hazırlanan yemin soruları hakim tarafından düzeltilip yeni sorular eklenebilmektedir. Yine davalı vekilince yemini ifa etmesi gereken kişinin davacı şirketin eski yetkilisi Mehmet Hötelek olduğu ileri sürülmüş ise de tüzel kişi adına yemin edecek temsilci, yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamandaki temsilcidir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/6496 E. 2016/893 K. Sayılı ilamı aynı yöndedir.)
Netice itibariyle davaya konu senedin davalının Güzelyalı Şirketindeki hisselerini davacı şirkete devretmesi karşılığında devir bedelini teminen davalıya verildiği sabit olup 13/10/2022 tarihinde alınan yönetim kurulu kararı ile Güzelyalı Şirket ortağı ...'nin 195.000 hissesine karşılık 195.000 TL bedel ile hissesini..... ve Sosyal Hizmetler A.Ş'ne devrettiği, bunun yanı sıra ... 195.000 hissesine karşılık 195.000 TL bedel ile hissesini ......'e devrettiği, 20/06/2023 tarihli protokol sonrasında 22/12/2023 tarihinde hisse devri gerçekleşmediği, yine protokol tarihinden sonra hisse devrine yönelik ödeme yapıldığı hususunda bir iddia/savunma bulunmadığı görülmekle protokolün 14.Maddesi gereğince davalı satıcının hisse devrinden imtina etmesi nedeniyle senedi alıcıya iade etmesi gerektiği gözetilerek Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan 20/06/2023 tanzim ve 20/12/2023 vade tarihli 10.850.000,00 TL bedelli senet ve icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, yasal şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmolunmamıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan 20/06/2023 tanzim ve 20/12/2023 vade tarihli 10.850.000,00-TL bedelli senet ve icra takibi nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2- Yasal şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmolunmamasına,
3- Alınması gereken 741.163,50-TL nispi karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan alınan 185.290,88-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 555.872,62-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
4- Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ile 185.290,88-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 882,50-TL tebligat ve posta gideri ile 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.882,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 709.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/09/2025
Başkan
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Katip
¸E-imzalıdır