T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/681 Esas
KARAR NO : 2025/796
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [16402-04076-28990] UETS
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [16232-32886-62908] UETS
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/08/2024
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının davacı kooperatifin üyesi olduğunu, davacı kooperatifte, sabit fiyat ve peşin ödeme sistemi bulunmadığını, davacı kooperatifte, daha önceden hiçbir şekilde kesin hesap maliyeti çıkarılmadığını, davacı kooperatifin 26.02.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulu toplantısının aidatların görüşülmesi başlıklı 5. Maddesinde, 120m2 konut alan/alacak üyelerin ortaklık ödemelerinin 280.000TL'ye; 150m2 konut alan/alacak üyelerin ortaklık ödemelerinin 300.000TL'ye eşitlenmesine ve kalan bakiyenin 31.03.2023 tarihine kadar aynı genel kurulda kararlaştırılan şekilde yapılandırılmaması halinde tamamının muaccel olacağı kararlaştırılmış olduğunu, davalının kendisine verilen süre içerisinde bakiye borcunu ödemediğini, Genel kurulun öngördüğü şekilde borcunu yapılandırmadığını, sonuç olarak davalının bakiye borcu muaccel olduğunu, davalı hakkında, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı dosyasında, genel kurulun eşitleme kararı nedeniyle kalan bakiye borcunun tahsili için icra takibi başlatılmış ancak kendisi buna itiraz etmiş olduğunu, 24.06.2024 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesinden de bir sonuç alınamadığını, açıklanan sebeplerle davacı kooperatifin üyesi olan davalının itirazının iptali ile, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılması gerekmekte olduğunu, anlatmaya çalıştıkları nedenlerle işbu davanın açılması zorunluluğu doğmuş olduğunu, ayrıca davacı kooperatifin, başka bir üyeye karşı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyasında aynı hukuki sebebe ve aynı olaya dayanarak açmış olduğu itirazın iptali davası, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin ....E. Sayılı dosyasında, istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğunu belirterek, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ....E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, davalının yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; : Davalının söz konusu kooperatif üyeliği 2007 ve 2015 yılları arasında devam etmiş olduğunu, bu süreç içerisinde yapmış olduğu aidat veyahut toplu peşin ödemeleri ise ...FİNANBANK vasıtası ile yapmış olduğunu, davalı tarafından QNB FİNANSBAK üzerinden 01.01.2007-31.12.2015 Tarihleri arasında davacı kooperatif bünyesine gerek aidat gerekse de toplu ödemeyi yapmış, bu tarihler aralığında davalı tarafından kooperatife yapılan ödemelerin ve Kayseri İli Kocasinan İlçesi Sümer Mahallesi 4164 Ada 4 Parsel ... numaralı bağımsız bölüme kayıtlı taşınmaz dolayısıyla çekilen kredilerin ve ipotek tesisine ilişkin bilgi-belgelerin ilgili bankadan celp edilmesini talep ettiklerini, nihayetinde ise yine ilgili dönem kooperatifince çıkartılan tutarı yine söz konusu bu banka aracılığı ile toplu olarak ödeyerek mülkiyeti kendi üzerine almış olduğunu, davalının, peşin bedel ile ödeme yaparak davacı kooperatif bünyesinden evini satın almış ve ilgili taşınmaz davalı nezdinde bireysel mülkiyete geçmiş olduğunu, Kooperatif yönetimi, davalı ve aynı durumda olan diğer şahıslar için ayrı ayrı veya toplu olarak yönetim kurulu karar defterlerinde karar alıp davalıyı maddi açıdan ibra etmiş olduğunu, İlgili döneme ait yönetim kurulu karar defterlerinin ve diğer tüm ticari defterlerin davacı kooperatiften celp edilmesini ve gerekli incelemelerin mahkemece yapılmasını talep ettiklerini, öyle ki işbu davadan yaklaşık 2 yıl önce davacı kooperatif ile yönetim kurulu defterlerinin tarafıma gösterilmesi hususunda iletişime geçilmiş ancak taraflarının sürekli geçiştirilerek bu husus davacı tarafça ertelenmiş olduğunu, nitekim davacı kooperatif 1 yıl önce de benzer sebeplere dayanarak davalıdan haksız yere para talebinde bulunmuş olup hem bu talebin hukuka uygun olmadığına hem de yukarıda izah ettikleri yönetim kurulu defterinin taraflarına gösterilmemesi hususuna ilişkin taraflarınca kooperatife ihtar yollanmış olduğunu, sonrasında ise ilgili kooperatif yönetiminin yaptığı bu usulsüz işlemlerden kaynaklı olarak Kayseri Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 'ne tarafımızca şikayette bulunulmuş olduğunu, sonuç olarak; maddi açıdan yönetim kurulunca ibra edilen ve borcunun kalmadığına ilişkin hüküm doğuran yönetim kurulu kararları gereğince davalının davacı kooperatife hiçbir surette borçlarının olmadığı su götürmez bir gerçek olduğunu, davalının peşin bedelli ortak statüsünde olduğunu, nitekim yine ilgili dönem kooperatif yönetimince peşin ödeme tutarı hesaplandığını, davalı tarafından İş Bankası 'ndan kredi çekilmek sureti ile kooperatif bünyesine ödenmiş olduğunu, nitekim bu kredi sebebiyle İş Bankası da Kayseri İli Kocasinan İlçesi Sümer Mahallesi 4164 Ada 4 Parsel ... numaralı bağımsız bölüme kayıtlı taşınmaz üzerinde ipotek oluşturmuş olduğunu, akabinde ise 27.05.2015 tarihinde Kayseri İli Kocasinan İlçesi Sümer Mahallesi 4164 Ada 4 Parsel ... numaralı bağımsız bölüme kayıtlı taşınmazın mülkiyetinin davalıya tapuda verilmiş olduğunu, taşınmaza ilişkin ipotek tesisi dahil olmak üzere tüm bilgi ve belgelerin ilgili tapu müdürlüğünden celp edilmesini talep ettiklerini, davalının konutunu teslim alalı yaklaşık 10 sene olduğunu, aradan geçen bu uzun zaman zarfında davalıdan uzunca bir süre aidat veya kira borcu vs. istenmediğini, ayrıca işbu davaya dayanak gösterilen 26.02.2023 tarihli genel kurul dahil olmak üzere hiç bir genel kurula çağırılmamış, üye kayıt defterlerine veyahut sair ticari defterlere borç kaydı yapılmamış olduğunu, bu vesile ile davacı kooperatifçe, davalının zımmen peşin bedelli ortak olduğu da kabul edilmiş olduğunu, ayrıca bu durumdaki davalıya yıllar sonra borç çıkartılması da Medeni Kanun Madde 2 kapsamında iyiniyet ve dürüstlük kurallarına da aykırı bir durum oluşturmakta ve hakkın kötüye kullanıldığını göstermekte olduğunu, bu yönde bir çok mevcut Yargıtay kararı olduğunu, Yargıtay 23. Hd 2016/2959 E. , 2019/332 K. 07-02-2019 Tarihli Sayılı İlamının, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 'nin T. 11.06.2013 T. 3263/3980 Sayılı İlamınının, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 'nin 08.03.2005 T. 5800/2256 Sayılı İlamınının dikkate alınması gerektiğini, Peşin bedelli ortakların normal statülü ortaklardan yegane farkı ise inşaat finansmanı, aidat, kira ve bunun gibi borçlardan sorumluluklarının olmayışı olduğunu, dolayısıyla davalıdan; işbu ihtarda belirttikleri diğer sebeplere ek olarak bu sebep dahilinde de para istenemeyeceği ve herhangi bir sebeple borç yükletilemeyeceği açık olduğunu, gerekirse işbu dosyanın kooperatifler hukukunda uzman hukukçu bilirkişi marifeti ile mahkemece tespit ettirilmesini de bilahare talep etmekte olduklarını, Yargıtay 23. HD 2016/8434 E. , 2020/554 K. 30-01-2020 TARİHLİ SAYILI İLAMINın bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, işbu dava ve dayanağı olan icra takibi Kooperatifler Kanunu 'nun 23. Maddesi ile hüküm altına alınan "eşitlik ilkesi" 'ne aykırı taleplerden ibaret olduğunu, davacı taraf, davalının 2015 yılına kadar ödemiş olduğu tutarı evini almayan üyeler tarafından son 2-3 yılda ödenen tutara rakamsal olarak eşitleme kararı almış ve bu karar dayanarak aradaki tutarı davalıdan talep etmiş olduğunu, mahkemenin de takdir edeceği üzere bu husus, Kooperatif Kanunu 'nun 23. Maddesi ile üküm altına alınan "eşitlik ilkesi" 'ne birebir çelişmekte olduğunu, davalının söz konusu kooperatife, 120 MT2 'lik taşınmazı devraldığı tarih olan 2015 yılı Mayıs Ayına ve aynı yılın devam eden aylarına kadar olmak üzere yaklaşık 190.000 TL civarında ödeme yapmış, bu ödemenin yaklaşık 121.000,00 TL 'sini ise QNB Finansbank'dan kredi çekerek peşinen ödemiş olduğunu, Davacı kooperatif ise 2023 yılında yapmış olduğu genel kurulda, evini almayan üyelerin ağırlıklı olarak son 2-3 yılda yapmış olduğu ödemeler toplamını göz önüne alarak 120 MT' 'lik konutlardaki ödemelerin 280.000,00 TL 'ye eşitlenmesi yönünde karar almış olduğunu ancak yukarıda izah ettiği ve mahkemenin de takdir edeceği üzere bu durum nispi eşitlik durumuna aykırı bir durum olduğunu, öyle ki, davalının 2015 yılına kadar yapmış olduğu ödemeler ülkemizdeki mevcut enflasyon durumu göz önüne alınarak yapılacak olan hesaplamalarda evini almayan üyelerin ödemiş olduğu tutarlardan çok çok daha fazlasına denk gelmekte olduğunu, davalı tarafından ve dahi evini almayıp ödeme yapmaya devam eden üyeler tarafından yapılan ödemelerin tarih tarih hesaplanarak Yargıtay’ca da kabul edilen denkleştirici adalet ilkesi ve altılı formül kapsamında güncel değerinin bulunması ile ortaya çıkarılması, bu kapsamda oluşturulacak rapor doğrultusunda davalıdan eşitleme ücreti adı altında var ise ödeme talep edilmesi gerekmekte olduğunu, dolayısıyla dosyanın, bu yönden de bilirkişiye gönderilerek enflasyon muhasebesi kapsamında ((faiz-döviz-tefe-tüfe-altın v.s.gibi)) hesaplama yapılmasını ve davalının yaklaşık 10 yıl önce ödemiş olduğu tutarın güncel halinin ortaya çıkarılmasını talep ettiklerini, nitekim bu konuda Yargıtay ilgili hukuk dairelerinin kararı net olduğunu, Yargıtay 23. Hd 2017/2776 E. , 2020/3600 K. Sayılı İlamınının, Yargıtay 11. Hd 2007/13690 E. , 2009/2679 K. Sayılı İlamının, Yargıtay 23. Hd 2016/3449 E. , 2019/1880 K. Sayılı İlamınının, Yargıtay 1.hd 2012/22980 E. , 2013/322 K. Sayılı İlamınının, Yargıtay 1.hd 2013/9287 E. , 2013/12892 K. Sayılı İlamınının, YARGITAY 13. HD 2004/17450 E. 2005/852 K. sayılı ilamınının, Yargıtay 23. HD 2015/7897 E. , 2017/207 K. sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, ayrıca davacı taraf takip talebinde davalının ödemiş olduğu tutarı gerçeğinden düşük olarak hesaplamış olup ilerleyen aşamalarda sunacakları delilleri ile gösterilenden çok daha fazla ödeme yapmış olduğu bilahare mahkemeye ibraz edeceklerini, dolayısıyla davalının ödemiş olduğu tutarın, bilirkişi marifeti ile davacı kooperatife ait tüm ticari defterler, kayıtlar ve hesaplar incelenerek tekrar belirlenmesini talep ettiklerini, davalıya borç yükletmeye yönelik olarak yapılan aidat eşitleme durumunun davacı kooperatif bünyesine kayıtlı bulunan diğer tüm üyelere uygulanıp uygulanmadığının yine Kooperatifler Kanunu 'nun 23. Maddesi ile hüküm altına alınan "eşitlik ilkesi" kapsamında bilirkişi marifeti ile tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, YARGITAY 23. HD 2015/4731 E. , 2015/6682 K. SAYILI İLAMINının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini belirterek, Davanın REDDİNE, Borcun %20 'sinden aşağı olmamak üzere davalı alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ....E.sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesine, davacı kooperatife, Kayseri Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne, Kayseri Genel İcra Müdürlüğüne, OdeaBank'a, QNB'ye, Kocasinan Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevapların verilmiş olduğu görülmüştür.
15/01/2025 Tarihli Ön inceleme duruşmasında Kooperatifçi ve Mali Müşavir Bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildiği, 27/03/2025 Tarihli bilirkişi heyet raporunda mali müşavirin "Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden elde etmiş olduğumuz bulgular şöyledir: Dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde davalının davacı kooperatifte 120m² daire için üyeliğinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki tapu fotokopisi incelendiğinde 4164 ada 4 parsel 9. kat ... numaralı bağımsız bölümün tapusunun 27.05.2015 tarihinde davalı adına geçtiği anlaşılmaktadır. Davalının üyelikten istifası veya ihracına yönelik bilgi bulunmamaktadır. Ayrıca davacıdan almış olduğu daireyi iade etmediği ve kendi uhdesinde olduğu dosyadaki tapu kaydından anlaşılmaktadır. Davalının ödemeleri incelendiğinde toplam ödemesinin 163.793 TL olduğu ve düzenli aidat ödeyen üye statüsünde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalının Mayıs/2015 döneminde 102.493 TL toplu ödemesi gözükmektedir. Kooperatifin 26.02.2023 tarihli genel kurulda 120m² büyüklüğündeki daire üyeliklerinin toplam ödemesinin 280.000 TL'ye eşitlenmesi kararı alınmıştır. Söz konusu genel kurulda üyelerin bakiye borçlarının 31.03.2023 tarihine kadar yapılandırmaması halinde aylık 961,5 oranında gecikme faizi alınması kabul edilmiştir. Takip konusu alacağın dayanağını oluşturan genel kurul kararına göre davalının borçlu olduğu kanaatine varılması durumunda takip tarihi itibariyle davalının davacıya (280.000 TL - 163.793 TL =) 116.207 TL anapara ve 22.178,03TL işlemiş faiz borcu hesaplanmaktadır. Davacının faiz talebi ise 21.948,80 TL'dir. Kooperatif genel kurul kararlarında davalının peşin bedelli sabit fiyatlı üye alındığına ilişkin bir karar bulunmamaktadır." Şeklinde, kooperatif bilirkişinin "Peşin bedelli üye alımına dair Kooperatif Genel Kurulunda karar alınması gerekmektedir bu husus emsal Yargıtay kararında da yer almaktadır; “...gerek devir tarihine kadar gerekse devir tarihinden sonra yapılan genel kurul toplantılarında peşin bedelli üye kaydedilmesi hususunda herhangi bir karar alınmadığı, yönetim kurulunun bu konuda genel kurulca yetkilendirilmediği gibi ortaklardan aidat alınmaması yönünde bir karar da alınmadığı, davalının aidat ödeme yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle..." (6. Hukuk Dairesi 2023/2260 E. , 2024/1495 K.) Bunun yanı sıra davalının kooperatife karşı sorumluluğu devam etmekte olup heyetimizde yer alan Mali Müşavir Bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen 174.935TL anapara ve 33.041,15TL işlemiş faizden 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortakla hak ve yükümlülüklerinde eşit konumda olduğundan sorumlu olacaktır. Eşitlik kavramı, kooperatif ortaklığı somutunda açıklanacak olursa; mutlak eşitlikten; koşullar ve nedenler ne olursa olsun bütün ortaklara aynı hakların tanınıp aynı yükümlülüklerin yüklenmesi anlaşılmalıdır." sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 01/10/2025 tarihli dilekçesinde, dosyadan feragat ettiklerini, gereği gibi işlem yapılmasını talep etmiş olduğu görülmüştür.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu 01/10/2025 tarihli dilekçesinde dava dosyası kapsamında davadan feragat ettiklerini, ayrıca karşı tarafın davadan feragatini kabul ettiklerini, bu çerçevede karşı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığından feragat nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin lehlerine herhangi bir hüküm tesis edilmemesini talep etmiş olduğu görülmüştür.
HMK'nun 307. maddesi gereğince feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup HMK.nın 311 maddesi gereğince de feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğundan, davacının feragat dilekçesi nazara alınarak davanın feragat nedeniyle reddine, HMK.nın 312 ve devamı maddeleri gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3'üne isabet eden 410,27-TL karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan alınan 1.668,58-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 1.258,31-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama ve harç giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı tarafın 01/10/2025 tarihli dilekçeleri dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran taraflara iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/10/2025
Katip ...
e- imzalıdır
Hakim ...
e- imzalıdır