T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - []
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [] UETS
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/08/2024
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davalının, müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, müvekkili kooperatifte, sabit fiyat ve peşin ödeme sistemi bulunmadığını, müvekkili kooperatifte, daha önceden hiçbir şekilde kesin hesap maliyeti çıkarılmadığını, müvekkili kooperatifi'n 26.02.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulu toplantısının aidatların görüşülmesi başlıklı 5. Maddesinde, 120m2 konut alan/alacak üyelerin ortaklık ödemelerinin 280.000TL'ye; 150m2 konut alan/alacak üyelerin ortaklık ödemelerinin 300.000TL'ye eşitlenmesine ve kalan bakiyenin 31.03.2023 tarihine kadar aynı genel kurulda kararlaştırılan şekilde yapılandırılmaması halinde tamamının muaccel olacağı kararlaştırıldığını, davalı kendisine verilen süre içerisinde bakiye borcunu ödemediğini, genel kurulun öngördüğü şekilde borcunu yapılandırmadığını, davalı hakkında, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında, genel kurulun eşitleme kararı nedeniyle kalan bakiye borcunun tahsili için icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz ettiğini, 24.06.2024 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesinden bir sonuç alınamadığını, açıklanan nedenlerle davalının Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, davalının yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılmasını, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Müvekkilinin söz konusu kooperatif üyeliği 2007 ve 2015 yılları arasında devam ettiğini, bu süreç içerisinde yapmış olduğu aidat veyahut toplu peşin ödemeleri ise QNB FİNANSBANK vasıtası ile yaptığını, müvekkili tarafından QNB FİNANSBANK üzerinden 01.01.2007-31.12.2015 tarihleri arasında davacı kooperatif bünyesine gerek aidat gerekse de toplu ödemeyi yaptığını, nihayetinde ise yine ilgili dönem kooperatifince çıkartılan tutarı yine söz konusu bu banka aracılığı ile toplu olarak ödeyerek mülkiyeti kendi üzerine aldığını, müvekkili, peşin bedel ile ödeme yaparak davacı kooperatif bünyesinden evini satın aldığını ve ilgili taşınmazın müvekkili nezdinde bireysel mülkiyete geçtığını, Kooperatif yönetimi, müvekkili ve aynı durumda olan diğer şahıslar için ayrı ayrı veya toplu olarak yönetim kurulu karar defterlerinde karar alıp müvekkilli maddi açıdan ibra ettiğini, işbu davadan yaklaşık 2 yıl önce davacı kooperatif ile yönetim kurulu defterlerinin tarafına gösterilmesi hususunda iletişime geçildiğini, ancak sürekli geçiştirilerek bu husus davacı tarafça ertelendiğini, nitekim davacı kooperatif 1 yıl önce de benzer sebeplere dayanarak müvekkilinden haksız yere para talebinde bulunduğunu, maddi açıdan yönetim kurulunca ibra edilen ve borcunun kalmadığına ilişkin hüküm doğuran yönetim kurulu kararları gereğince müvekkilinen davacı kooperatife hiçbir surette borçlarının olmadığını, Kooperatif Kanuna göre kooperatiflerde 2 iki tip ortaklık durumu söz konusu olduğunu, bunlardan biri normal statülü ortaklıkken diğeri peşin bedelli ortaklık olduğunu, müvekkili kooperatif bünyesince ibra edildiği gibi kooperatife peşin bedel ödeyerek mülk sahibi olduğunu, dolayısıyla müvekkilleri peşin bedelli ortak statüsünde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber dava konusu talep kooperatif kanunu 'na aykırılık taşıdığına yönelik olarak;
işbu dava ve dayanağı olan icra takibi kooperatifler kanunu 'nun 23. maddesi ile hüküm altına alınan "eşitlik ilkesi" 'ne aykırı taleplerden ibaret olduğunu,
davacı taraf, müvekkilinin 2014 yılına kadar ödemiş olduğu tutarı evini almayan üyeler tarafından son 2-3 yılda ödenen tutara rakamsal olarak eşitleme kararı aldığını ve bu karar dayanarak aradaki tutarı müvekkilinden talep ettiğini, ayrıca davacı taraf takip talebinde müvekkilinin ödemiş olduğu tutarı gerçeğinden düşük olarak hesapladığını, dolayısıyla müvekkilinin ödemiş olduğu tutarın, bilirkişi marifeti ile davacı kooperatife ait tüm ticari defterler, kayıtlar ve hesaplar incelenerek tekrar belirlenmesini gerektiğini, açıklanan nedenlerle
davanın reddini,
borcun %20 'sinden aşağı olmamak üzere davalı alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline,
karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, kooperatif aidatı alacağının davalı kooperatif üyesinden tahsili istemi ile başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.
Davacı vekilinin UYAP üzerinden sunduğu 10/09/2025 tarihli dilekçesiyle; iş bu dosyadan feragat ettiklerini, gereğinin yapılması talep ettiği, vekâletnamesinde ise feragate ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili ise UYAP üzerinden sunduğu 10/09/2025 tarihli dilekçesiyle; karşı tarafın davadan feragatini kabul ettiklerini, bu çerçevede karşı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını, feragat nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin lehlerine herhangi bir hüküm tesis edilmemesini talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu ancak davalı tarafın masraf ve vekalet ücreti istemediği hususu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 1.865,19-TL harcın mahsubu ile artan 1.249,79-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin talep edilmemesi nedeniyle kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı her ne kadar kendisini bir vekille temsil ettirmiş ise de, talep edilmemesi nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır