T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 3- ... -
4- ...
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/09/2024
KARAR TARİHİ : 01/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 16.06.2023 tarihinde saat 10:50 sıralarında davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan 40 DR 942 plakalı aracın 01 F 5252 plakalı araca çarpmasıyla meydana gelen trafik kazası neticesinde 01 F 5252 plakalı araçta bulunan Naci ... vefat etmiş olduğunu, ayrıca müteveffa Naci ...'a ait 01 F 5252 plakalı araç da kaza neticesinde kullanılamaz hale geldiğini, davacı ...’ın Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2023/1077 E.-2023/1082 K. nolu veraset ilamında da görüleceği üzere kazada vefat eden Naci ...’ın oğlu olup yasal mirasçısı olduğunu, meydana gelen ölümlü trafik kazası nedeniyle Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını, akabinde savcılık tarafından davalı sürücüye yönelik olarak taksirle ölüme neden olma suçundan iddianame hazırlanmış, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/399 E. Nolu dosyasında iddianame kabul edilmiş ve olaya ilişkin ceza yargılaması halen bu dosyada devam etmekte olduğunu, olayın Kırşehir Merkez'de bulunan Çukurçayır Mahallesi Cumhuriyet Bulvarı üzerinde 40 DR 942 plakalı beton yüklü mikser ile hızlı bir şekilde seyreden davalı ...'ın, kavşağa veya yol ayrımına yaklaşmasına rağmen hızını düşürmemesi nedeniyle tali yoldan çıkan davacının 01 F 5252 plakalı binek aracına çarpması şeklinde gerçekleşmiş olduğunu, dosyaya sundukları bilirkişi raporu ve adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi raporunda da görüleceği üzere; davalı sürücünün kazanın meydana geldiği kavşakta 22.60 m fren izi yaptığı, kaza öncesi hızının 58,9 km/sa olduğunun değerlendirildiği, hızını tehlike anında tedbir alabileceği asgari seviyeye düşürüp, görüşün açık olduğu mahalde kavşak kollarındaki trafik akışını dikkate alarak kontrollü bir şekilde kavşaktan geçişini gerçekleştirmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, kazanın oluşumunu önlemek için zamanında etkin tedbir almadığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali derecede kusurlu olduğu değerlendirilmiş olduğunu, olay sonrasında alınan raporlar ve tutanaklardan da anlaşılacağı üzere meydana gelen kazada 40 DR 942 plakalı aracın sürücüsü ... kusurlu olduğunu, 6047 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52. Maddesinin davalı sürücü tarafından ihlal edilmiş ve söz konusu kazanın meydana gelmiş olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun; 49. Maddesini, 51. Maddesinin, 54. Maddesinin, 56. Maddesinin olayda dikkate alınması gerektiğini, davalı ...'ın olay günü sevk ve idaresinde bulunan 40 DR 942 plakalı araç, kolluk tarafından tutulan tutanağa göre olay tarihinde davalılardan ...-ay Petrol Ürünleri Turizm ve İşletmecilik Ltd. Şti. adına tescilli olduğunu, araç sürücüsü ile araç malikinin meydana gelen kaza sebebiyle müşterek ve müteselsil sorumluluğunun olduğunu, Trafik kazası nedeniyle sorumluluk Karayolları Trafik Kanunun 85. Maddesinde zikredilen hukuki sorumluluktan kaynaklanmakta olduğunu, ilgili madde hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere davalı sürücü söz konusu kazada Naci ...'ın hayatını kaybetmesine neden olmuş olduğunu, ayrıca davalı sürücü ..., kolluk ifadesinde belirttiği şekliyle ve SGK kayıtlarının celbi halinde anlaşılacağı üzere davalılardan ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ile olan iş akdi nedeniyle beton mikserini kullanmakta olduğunu, Beton mikserinin de kaza sırasında beton yüklü olduğunun bilinmesi, aracın üzerinde "AHİ BETON" yazması gibi nedenlerle davalı sürücünün kusuruyla meydana gelen işbu kazada Türk Borçlar Kanununda haksız fiil nedeniyle kusursuz sorumluluk hali olarak düzenlenen adam çalıştıranın sorumluluğu gündeme geleceğini, TBK. m.66 hükmü gereğince davalı ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin de söz konusu kazada sorumluluğunun bulunduğu kuşkusuz olduğunu ayrıca Karayolları Trafik Kanunu, hukuki sorumluluğun karşılanması açısından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yaptırma yükümlülüğünü getirmekte olduğunu, KTK Mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu Madde 91’in ayrıca Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1 maddesinin dikkate alınması gerektiğini, ...-ay Petrol Ürünleri Turizm ve İşletmecilik Ltd. Şti. adına kayıtlı 40 DR 942 plakalı aracın 272121014388 numaralı ZMMS poliçesi ise ... Anonim Şirketi tarafından yapılmış olduğunu, dolayısıyla zikredilen kanun maddeleri uyarınca mahkemece tespiti yapılmak üzere 01 F 5252 plakalı araçta meydana gelen maddi zararın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini; manevi tazminatın ise (ZMMS gereği sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumluluğunun olmaması nedeniyle) ... Anonim Şirketi haricindeki diğer tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini gerekmekte olduğunu, yasal zorunluluk gereği taraflarınca davalılardan ... A.Ş.'ye yaptıkları 23.01.2024 tarihli başvuruya sigorta şirketi tarafından yasal süresi içinde herhangi bir cevap verilmediğini, bunun üzerine dava şartı arabuluculuk başvurusu yoluna gidilmiş ise de anlaşma sağlanamadığını, yaşanan kaza nedeniyle müteveffanın oğlu olan davacının derin bir acı ve üzüntü yaşamış olduğunu, Türk Borçlar Kanununun 56. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, bu nedenlerle davalılardan ... ile ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ...-ay Petrol Ürünleri Turizm ve İşletmecilik Ltd. Şti. yönünden davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini, yukarıda arz ve izah ettikleri nedenlerle HMK m. 107 gereği talepleri sonradan artırmak üzere 01 F 5252 plakalı araçta meydana gelen ancak davalılar tarafından giderilmeyen hasar bedeli ile araçta meydana gelen değer kaybının tazmini ile yaşadığı acı ve mağduriyet gözetilerek aşağıda belirttiğimiz manevi tazminatın davacıya ödenmesi için işbu davayı açma zarureti hasıl olmuş olduğunu belirterek, 01 F 5252 plakalı araçta meydana gelen MADDİ ZARAR (araç hasar bedeli) yönünden; HMK 107. Maddesi gereğince şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile miras payı oranında davacıya ödenmesine, 01 F 5252 plakalı araçta meydana gelen DEĞER KAYBI yönünden; HMK 107. Maddesi gereğince şimdilik 1.000-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile miras payı oranında davacıya ödenmesine, Müteveffaya yönelik işlenen haksız fiil nedeniyle 300.000,00-TL Manevi Tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ...-ay Petrol Ürünleri Turizm ve İşletmecilik Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödemesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava dilekçesinde belirtilenleri kabul etmediklerini, bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere dava dilekçesinde belirtilenin aksine asli kusurlunun müteveffa olduğunu, tali yoldan çıkıyor olmasına, bu çıkışta dur tabelasının bulunmasına ve görüş alanının açık olmasına rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek çıkış yapmış ve kazaya sebebiyet vermiş olduğunu, KTK 57/1- a), KTK 84 Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: h) maddelerinin dikkate alınması gerektiğini ayrıca Trafik kazası tespit tutanağında 40 DR 942 araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının belirtilmiş olduğunu, davacı tarafın taleplerinden araç onarım bedeli ve değer kaybı açısından, bilirkişi raporları doğrultusunda asli kusurlu taraf olduğu açıkça ortada olup kazanın oluşmasına sebebiyette ağır kusurlu konumda iken iş bu taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, değer kaybı talebi için kaza %100 kusursuz olmak zorunda olup iş bu olayda asli kusurlu konumda olup bu asılsız talebinde reddi gerekmekte olduğunu, manevi tazminat açısından ise müteveffanın kaza oluşumundaki ağır kusuru ve yaşı(01.09.1939 doğumlu) gözetildiğinde bu talebinde reddini talep ettiklerini, ayrıca taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yer almakta olup belirtilen süre içinde diğer mirasçılardan muvafakat alınamaz ise davanın usulden reddini talep ettiklerini belirterek, saymış oldukları nedenlerle açılmış olan bu davanın tüm talepler yönünden reddine, taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yer almakta olup belirtilen süre içinde diğer mirasçılardan muvafakat alınamaz ise davanın usulden reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava dilekçesinde belirtilenleri kabul etmediklerini, bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere dava dilekçesinde belirtilenin aksine asli kusurlunun müteveffa olduğunu, tali yoldan çıkıyor olmasına, bu çıkışta dur tabelasının bulunmasına ve görüş alanının açık olmasına rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek çıkış yapmış ve kazaya sebebiyet vermiş olduğunu, KTK 57/1- a), KTK 84 Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: h) maddelerinin dikkate alınması gerektiğini ayrıca Trafik kazası tespit tutanağında 40 DR 942 araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının belirtilmiş olduğunu, ayrıca şirketin bu nedenler dışından sorumlu tutulamayacağını, TBK Md. 66 da belirtildiği üzere Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmayacağını, şirketin gerek araçlarında gerekse çalışanlarında ortaya çıkacak tüm zararları önlemek için gerekli tedbirleri almış ve çalışanlarını trafik kuralları başta olmak şartıyla tüm hususlarda uyarmış olduğunu, davacı tarafın taleplerinden araç onarım bedeli ve değer kaybı açısından, bilirkişi raporları doğrultusunda asli kusurlu taraf olduğu açıkça ortada olup kazanın oluşmasına sebebiyette ağır kusurlu konumda iken iş bu taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, değer kaybı talebi için kaza %100 kusursuz olmak zorunda olup iş bu olayda asli kusurlu konumda olup bu asılsız talebinde reddi gerekmekte olduğunu, manevi tazminat açısından ise müteveffanın kaza oluşumundaki ağır kusuru ve yaşı(01.09.1939 doğumlu) gözetildiğinde bu talebinde reddini talep ettiklerini, ayrıca taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yer almakta olup belirtilen süre içinde diğer mirasçılardan muvafakat alınamaz ise davanın usulden reddini talep ettiklerini belirterek, saymış oldukları nedenlerle açılmış olan bu davanın tüm talepler yönünden reddine, taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yer almakta olup belirtilen süre içinde diğer mirasçılardan muvafakat alınamaz ise davanın usulden reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ...-Ay Petrol Ürünleri Turizm ve İşletmecilik Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle: Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiğini, davalı taraf her ne kadar araç işletenin sorumluluğu kapsamında davalı firmanın sorumlu olduğu iddiasında bulunsa da davalı firma aracın işleteni değil kiraya vereni olup, aracın işleteni araç üzerindeki etiketten de anlaşılacağı üzere davalılardan ... İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, bu hususun en açık göstergeleri ise aracı kullanan ...'ın ........ Şti'nin sigortalı çalışanı olması, aracın beton nakliyesinde kullanılan beton mikser olarak görev yapması ve araç üzerinde Ahi Beton etiketi bulunması olduğunu, bu nedenle kazaya ilişkin araç işletenin sorumluluğu aracın işleteni olan ... .... Şti' ye ait olduğunu, bu kısa açıklamadan da açıkça anlaşılacağı üzere davalı firma aracı işleten konumunda olmayıp davanın davalı firma yönünden reddedilmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın yalnız başına davacı sıfatı kazanamayacağını, davacı taraf her ne kadar maddi tazminat kalemleri olarak değer kaybı ve araçta meydana gelen maddi hasar nedeniyle talepte bulunmuş olsa da davacı taraf müteveffa'nın mirasçılarından biri olup diğer mirasçılar ile mecburi dava arkadaşı olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı taraf ayrıca manevi tazminat talebinde bulunmuş ve 300.000 tl manevi tazminatın davacılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş olduğunu, ancak işbu talep de hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, zira müteveffa kaza tarihinde 84 yaşında olup asli kusurlu taraf olduğunu, Ceza dava dosyası mahkeme dosyasına celp edildiğinde görüleceği üzere müteveffa görüş alanı açık olan kavşağa çıkarken dur ihtarına uymamış ve davalı ... idaresinde olan aracın geçiş hakkı üstünlüğünü ihlal etmiş olduğunu, işbu nedenle müteveffa asli kusurlu olduğundan davalı tarafın manevi tazminat talep etmesi hukuka aykırı olmakla birlikte kötü niyetli bir hak arayışı olup ahlak kurallarına da uygun olmadığını, Mahkemece davalı firmanın araç işleten olmadığı hususunda kanaat oluşmaması halinde ise davalı firmanın kusursuz sorumluluk halinin değerlendirilmesi gerekmekte olduğunu, zira kusursuz sorumluluğu ortadan kaldıran sebeplerden biri araç işletenin tüm gözetim ve denetim sorumluluğunu yerine getirmesi hali olduğunu, bunun yanı sıra davalı tarafından tüm gözetim ve denetim işlemleri yapılmış olsa dahi zararın oluşacağı hususunun ispatlanması halinde yine kusursuz sorumluluk sona ermekte olduğunu, davalı firmaya ait araç dikkatle incelendiğinde aracın tüm bakımlarının zamanında yapıldığı, mekanik veya teknik herhangi bir eksiğinin bulunmadığı açık bir şekilde ortada olduğunu ayrıca davalı firma tarafından gerekli tüm özen ve dikkat yükümlülüğü yerine getirilmiş olduğunu, aracı kullanan ...'ın aracı hız sınırlarına uymadan kullanmış olması hususu zaten davalı firma tarafından engellenebilir veya önüne geçilebilir bir durum olmadığını, zira araç kiracı firma olan ... .... Şti' tarafından çalışanı ...'a kullanması için verilmiş olup bu durum nedeni ile davalı firmayı sorumlu tutmak hukuki dayanaktan tamamen yoksun olacağından davanın kül halinde reddi gerekmekte olduğunu, davacı taraf ayrıca davalı firmadan Araç Değer Kaybı olarak 1.000 tl tazminat talep etmiş olduğunu, işbu talep de diğer tüm talepler gibi hukuka aykırı olduğunu, zira müteveffa trafik kazasında asli kusurlu olup değer kaybı talebinde bulunma hakkına sahip de olmadığını, Araç değer kaybı talep edebilmek için öncelikle talepte bulunan tarafın kusursuz olması gerekmekte olduğunu, davalı tarafın murisi müteveffa kusursuz olmadığı gibi ağır kusuru ile kazaya sebebiyet veren taraf olup davacı tarafın değer kaybı talebinde bulunması usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davacı taraf sigorta şirketinden Manevi tazminat talep edemeyeceği için davalı da içinde bulunduğu diğer davalılardan 300.000 tl manevi tazminat talep etmiş olduğunu, Davacı tarafın kötü niyetli olarak talep ettiği işbu manevi tazminat talebinin de reddi gerekmekte olduğunu, zira davacı tarafın murisi tali yoldan dur ihtarına uymayarak yola çıkmış ve kazaya sebebiyet veren ağır kusurlu taraf konumunda olduğunu, davacı taraf ise dosya kapsamındaki maddi tazminat taleplerinden de anlaşılacağı üzere kendisine maddi çıkar sağlama niyetinde olduğunu, Hukuk düzeni ahlaka ve iyi niyet kurallarına uyan maddi menfaatleri korumakta, kötü niyetli ve ahlak kurallarına uymayan maddi menfaatleri ise korumamakta olduğunu, bu ilkeye paralel bir diğer temel hukuk ilkesi de şudur ki; Hukuk düzeni bir kimsenin kendi kusurundan kaynaklı olarak hak iddia etmesini korumamakta olduğunu, davacı tarafın hem asli kusurlu olup hem de tazminat taleplerinde bulunması başlı başına davacı tarafın kötü niyetli olduğunun göstergesi niteliğinde olduğunu, ayrıca davacı taraf davalı firmadan manevi tazminat talebinde bulunmuş olsa da davalı firma 40 DR 942 Plaka sayılı aracı ... Şirketine 272121006510-8 poliçe nolu poliçe ile kasko sigortası yaptırmış olduğunu, işbu kasko sigorta poliçesinde sigorta şirketinin 250.000 tl 'ye kadar manevi tazminat istemlerinden sorumlu olacağı hususu karara bağlanmış olduğunu, bu nedenle dosyanın sigorta şirketine Manevi tazminat talebi yönünden de ihbarını talep etmekte olduklarını, davacı tarafın bir diğer talebi ise davalı firmadan araçta meydana gelen maddi zararın tazmin edilmesi talebi olduğunu, işbu talebin de reddi gerektiğini, zira davacı tarafın murisi müteveffa ağır kusuru ile kazaya sebebiyet vermiş olduğunu, aracın maddi hasara uğramasının sebebi de yine ağır kusuru ile müteveffa olduğundan kendi kusuruna dayanarak hak talep etmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek, Davanın kül halinde reddine, bu durum mümkün olmadığı taktirde davanın davalı firma yönünden reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu hasarın meydana geldiği 40 DR 942 plakalı araca ilişkin olarak, davalı şirket nezdinde 24.01.2023 - 24.01.2024 başlangıç ve bitiş tarihli 272121014388-2 no.lu İ Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi bulunmakta olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, usule uygun başvuru yapılmadığından talebin reddi gerektiğini, davalı şirkete yapılan başvuru usulüne uygun başvuru sayılmadığından değerlendirmeye alınmamış olduğunu, ruhsat sahibi Naci ...'ın vefat ettiği ve terekenin 4 mirasçı arasında paylaştırıldığı tespit edilmiş olduğunu, hal böyleyken, mülkiyet hakkı mirasçılar arasında bölünemez nitelikte olan araç bedeline ilişkin başvuru sahibinin tek başına işbu hakkı kullanma yetkisi bulunmamakta olduğunu, bu nedenle mirasçı ...'ın hasar tazminatını talep etme hususunda tek başına hareket etme imkanı bulunmamakta olup diğer mirasçılarla birlikte hareket etmesi gerekmekte olduğunu, Miras ortaklığı söz konusu olduğunda, mirasçılar terekede yer alan taşınırlar ve taşınmazlar üzerinde elbirliği halinde mülkiyet hakkına sahip olduklarını, birlikte mülkiyet hallerinden biri olan elbirliği halinde mülkiyet, ancak kanunda açıkça öngörülen hallerde kurulabildiğini, Miras ortaklığı da kanun koyucunun elbirliği halinde mülkiyeti öngördüğü hallerden biri(TMK m. 640) olduğunu, hal böyleyken, huzurdaki başvuruda da mahkemenin ön inceleme safhasına geçmeden önce, davalı şirkete usulüne uygun yapılmış bir başvuru bulunmadığından dava şartı noksanlığı sebebiyle davayı usulden reddetmesine karar vermesini talep ettiklerini, zira kanunun açık düzenlemesi de bunu gerektirmekte olduğunu, davalı şirketin ekli eksper raporu gereği ödeme yaparak yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu, bu bağlamda davacı tarafın davalı şirkete başvurması üzerine 20240006557-2 no’lu hasar dosyası açılmış olduğunu, açılan hasar dosyası kapsamında, maddi hasara yönelik %25 kusur gözetilerek; başvuran tarafa 12.06.2024 tarihinde 29.188,00 –tl ödenmiş olduğunu, işbu ödeme ile davalı şirket sorumluluğunu gereği gibi eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olduğunu, ne var ki, davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunda, onarımı mümkün olan parçalar değişim olarak değerlendirilmiş, hasar gören parçalar üzerinden iskonto uygulanmamış ve işçilik ücretleri yüksek hesaplanmış olduğunu, buna ek olarak, söz konusu ekspertiz raporu imzasız olup raporun kimin tarafından düzenlendiği dahi belli olmadığını, bu yönüyle, fahiş tespit ve değerlendirmelerden oluşan işbu ekspertiz raporunun dikkate alınması mümkün olmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun 2023.E.114829 K-2023/390169 sayılı 21.11.2023 tarihli kararında, bilinçli bir tüketicinin serbest rekabet ortamında alabileceği makul iskontolarının yapılacak tazminat hesabında mutlak surette dikkate alınması gerektiği açık bir şekilde hüküm altına alınmış olduğunu, davalı şirket, temerrüde düşmediğinden ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden, davalı şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep ettiklerini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte davalı şirketin hasar tutarının kdv’sine ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, sigorta tahkim komisyonu'nun 2020.e.56847 k-2020/77991 sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, araçta değer kaybı oluşmadığı tespit edildiğinden, davalı şirketçe davacıya ödeme yapılmamış olduğunu, bu kapsamda, meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait araçta herhangi bir değer kaybı meydana gelmediği sübuta ermiş olup, bu yönüyle, davacının haksız ve mesnetsiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davanın reddi talebi asıl olmakla, değer kaybı talepleri, genel şartlar' da açıkça belirlenmiş olup, yapılacak hesaplamada genel şart hükümlerinin esas alınması gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun şüphesiz tespiti gerekmekte olduğunu, nitekim 16.06.2023 tarihli kaza tespit tutanağında, davacı taraf olan 01 F 5252 plakalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu tespit edilmiş olduğunu, bu hususun Mahkeme tarafından dikkate alınmasını talep ettiklerini, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek kaydıyla, sigortacı olan davalı şirketten olay tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasının hatalı olduğunu, Sigortacı olan davalı şirketten ancak K.T.K 98. ve 99. maddeleri uyarınca, gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8 işgünü sonrasından itibaren, böyle bir müracaat bulunmadığı takdirde ise, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek, davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığından, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava 16/06/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacının murisi Naci ...’a ait 01 F 5252 plakalı araçta hasar bedeli ve değer kaybı tazminat zararı olup olmadığı, varsa miktarı ile murisin olaydan dolayı vefatı nedeni ile davacının manevi tazminat talebi yönünden davalıların sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Kırşehir İl Emniyet Müdürlüğüne, Türkiye Sigorta Şirketine, Amasya Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevapların verilmiş olduğu ve Araçların trafik tescil kaydının dosyaya eklenmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememiz 29/01/2025 Tarihli celsesinde "davacı vekiline murisin diğer mirasçılarına davaya dahil etmesi ya da diğer mirasçıların davaya muvafakatlerinin sunulması ve bununda mümkün olmaması halinde terekeye temsilci atanarak, tereke temsilcisinin davaya dahil edilmesi için 1 aylık KESİN SÜRE verilmesine, süresi içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın HMK madde 114/1-d gereğince usulden reddedileceğinin ihtarına," şeklinde ara karar kurulduğu, 17/02/2025 Tarihinde mirasçı Gülay Özgüder tarafından, 20/02/2025 Tarihinde mirasçı Gülten ... tarafından, 20/05/2025 Tarihinde mirasçı Sultan ... tarafından, açılan davaya muvafakatlerinin bulunduğuna dair beyan dilekçesi sundukları görülmüştür.
Mahkememiz 21/05/2025 Tarihli celsesinde dosyanın makine mühendisi bilirkişisine tevdiine karar verildiği, bilirkişi raporunun 08/07/2025 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Kaza olayının maddi hasarlı, yaralanmalı, ölümlü ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu, Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; sürücü Naci ... sevk ve idaresindeki 01 F 5252 plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, trafik tespit tutanağı, Adli Tıp Kurumu raporu, Bilirkişi raporları ve dosya içeriğindeki bilgiler değerlendirildiğinde aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, dört yönlü kavşak öncesi araç hızını azaltmamış, kendisine hitaben bulunan DUR trafik levhasına dikkat etmemiş ve durmamış, kavşak noktasından geçerken solundan gelen araca ilk geçiş hakkını vermemiş, kavşakta aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış ve solundan gelen araç ile çarpışmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Raporun 3. Maddesinde belirtildiği üzere İKİNCİL NEDEN; sürücü ... sevk ve idaresindeki 40 DR 942 plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde TALİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, trafik tespit tutanağı, Adli Tıp Kurumu raporu, Bilirkişi raporları ve dosya içeriğindeki bilgiler değerlendirildiğinde aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, aracın ağır tonajlı olmasını dikkate alarak daha kontrollü araç kullanmamış, olay yerindeki fren izine istinaden dört yönlü kavşak öncesinde araç hızını yeterince azaltmamış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, söz konusu kazada araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın her iki araç sürücülerinin şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, buna istinaden 40 DR 942 plakalı araç sahibi ... Ürün. Turz. Gıda Tic. Ve San. Ltd. Şti.' nin meydana gelen kazada bir etkisinin ve ihmalinin olmadığı, Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, Dava konusu hasarlı aracın tamirinin ekonomik olduğu, 16.06.2023 olay tarihi itibarıyla yedek parça ve işçilik olmak üzere %18KDV dahil Araç Onarım Maliyetinin 137.767,61TL olduğu, toplam ödeme tutarının 29.188TL olduğu, buna istinaden Bakiye Hasar Tutarının 108.579,61TL olduğu, Dava konusu araç için 16.06.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 17.500TL olduğu, değer kaybı ödemesine dair bir dekontun görülmediği, Kanaatime havi raporum." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememiz 15/10/2025 Tarihli celsesinde bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi ek raporunun 16/10/2025 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; sürücü Naci ... sevk ve idaresindeki 01 F 5252 plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, trafik tespit tutanağı, Adli Tıp Kurumu raporu, Bilirkişi raporları ve dosya içeriğindeki bilgiler değerlendirildiğinde aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, dört yönlü kavşak öncesi araç hızını azaltmamış, kendisine hitaben bulunan DUR trafik levhasına dikkat etmemiş ve durmamış, kavşak noktasından geçerken solundan gelen araca ilk geçiş hakkını vermemiş, kavşakta aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış ve solundan gelen araç ile çarpışmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle 01 F 5252 plakalı araç sürücüsü Naci ...' ın meydana gelen trafik kazasında %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, Raporun 3. Maddesinde belirtildiği üzere İKİNCİL NEDEN; sürücü ... sevk ve idaresindeki 40 DR 942 plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde TALİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, trafik tespit tutanağı, Adli Tıp Kurumu raporu, Bilirkişi raporları ve dosya içeriğindeki bilgiler değerlendirildiğinde aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, aracın ağır tonajlı olmasını dikkate alarak daha kontrollü araç kullanmamış, olay yerindeki fren izine istinaden dört yönlü kavşak öncesinde araç hızını yeterince azaltmamış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle 40 DR 942 plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen trafik kazasında %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, Kusur durumuna göre tazminat bedelleri de şu şekildedir. Dava konusu araç için 16.06.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 17.500TL olduğu, Toplam değer kaybı tutarının; %75' inin 17.500X0,75=13.125TL olduğu, %25' inin 17.500X0,25=4.375TL olduğu, Buna göre; 40 DR 942 plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen trafik kazasında %25 kusur durumuna göre 4.375TL' den sorumu olacağı, 01 F 5252 plakalı araç sürücüsü Naci ...' ın meydana gelen trafik kazasında %75 kusur durumuna göre 13.125TL' den sorumlu olacağı hesaplanmıştır. Kanaatime havi raporum." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememiz 15/10/2025 tarihli celsesinde dosyanın mali müşavir bilirkişisine tevdiine karar verildiği, bilirkişi raporunun 25/02/2026 tarihinde dosyaya sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Davacının ticari defter kayıtları ve dosyaya sunulan belgeler göre ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı, 6102 TTK’nın 64. maddesine göre 2021-2023 dönemine ait ticari defterlerinin Davalılar adına delil olduğu ...-Ay petrol ltd.şti nin. 15/09/2014- 14/09/2024 Tarihleri arasında Ahi betona 5 Adet Mikser aracını kiralamıştır. ... Ay pet,ltd.ştinin Kiralık araçların M.T.V. Trafik sigortası ve kaskosunu kendisinin yaptırdığı defter ve muavin kayıtlarına işlediği; ... ltd.şti.nin şirketi kiralık 40 DR 952 Plakalı aracın mazot ve diğer giderlerini kendi yevmiye Muavin Defterlerinde masrafları kendi kayıtlarına aldığı. Kazaya karışan 40 DR 952 Aracın e-irsaliyesi ve faturalarının gelir kayıtları Ahi beton ltd.ştine defter ve muavin kayıtlarına işlendiği 40 DR 952 Aracın ve diğer araçların kiralarını ...-Ay petrol bu kira karşılığında beton mıcır alarak mahsuplaştıkları tespit edilmiştir. Davalı Kenan ASLAN (4/a) kapsamında; 25/06/2020 Tarihinde 2107975357 tescil numarsı 4 a kapsamında ... inş. San.ve tic.ltd..şti'nde işe başlamıştır. 12/05/2023 Tarihinde EYT'Den Yaşlılık aylığı içi Müracat etmiş ve çıkışını almış. 13/05/2023 Tarihinde Tekrar İşe giriş yapılmış ve kaza tarihine kadar bu işletmede çalışmaktadır. 01/06/2023 Tarihinden itibaren yaşlılık aylığına bağlandığı anlaşılmaktadır. 13/05/2023 Tarihinden itibaren Yaşlılık destek primi yatırılarak Ahi Beton ltd.şt.işyerinde çalıştığı defter ve muavin kayıtlarından anlaşılmıştır. Sunulan delillerin incelenmesi ve yukarıda yapılan açıklamalar sonucunda, takdiri ve değerlendirilmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere; İş bu bilirkişi raporu tarafımdan 7 sayfa ve bir nüsha olarak tanzim ve imza edilmiştir. Sayın Mahkemenizin takdirlerine saygı ile arz olunur." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından 05/06/2026 Tarihli dava değer artırım dilekçesinin dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2022/672 E, 2022/1555 K sayılı ilamında “….Medeni Kanunun 640. maddesi uyarınca terekenin tümüne ait davaların bütün mirasçılar tarafından açılması gerekip ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Mirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi payı oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez. Zira, yalnız başına bir mirasçının iştirak halindeki tereke üzerinde tasarruf ehliyeti yoktur. Davayı açan mirasçı ya da mirasçılar, kendisine verilen kesin süreye (HMK md. 94) rağmen diğer mirasçıların davaya katılmalarını veya muvafakat etmelerini sağlayamaz ve terekeye temsilci de tayin ettiremez veya terekeye atanan temsilci davaya icazet vermezse davanın usulden reddine karar verilir. Bu itibarla, davacının tek başına dava açma ehliyeti bulunmadığından Mahkemece, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken…” denildiği görülmüş ve terekeye ait maddi tazminat davası yönünden zorunlu dava arkadaşlığı bulunması nedeni ile taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvurulması üzerine davalının 12/06/2024 tarihinde 29.188 TL ödeme yaptığı ancak yapılan bu ödemenin davacının tüm zararını gidermediğinin alınan raporlar ile tespit edilmesi üzerine davalı sigortanın eksik ödeme tarihi itibari ile temerrüde düştüğü anlaşılmış ve kararda bu tarihten itibaren sigorta yönünden faize hükmedilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 16/06/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile olayda tarafların kusur durumu ile davacıların murisi Naci ...’a ait 01 F 5252 plakalı araçta hasar ve değer kaybı zararı olup olmadığının tespiti için makine mühendisi bilirkişiden 08/07/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, meydana gelen kazada 01 F 5252 plakalı araç sürücüsü Naci ...’ın asli kusurlu, 40 DR 942 plakalı araç sürücüsü ...’ın ise tali kusurlu olduğu, dava konusu hasarlı aracın tamirinin ekonomik olduğu, 16.06.2023 olay tarihi itibarıyla yedek parça ve işçilik olmak üzere %18KDV dahil Araç Onarım Maliyetinin 137.767,61TL olduğu, toplam ödeme tutarının 29.188 TL olduğu, buna istinaden Bakiye Hasar Tutarının 108.579,61TL olduğu, dava konusu araç için 16.06.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 17.500TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Rapora itiraz edilmesi üzerine kusur oranında tespiti için bilirkişiden 16/10/2025 tarihli ek rapor alınmış ve raporda, 01 F 5252 plakalı araç sürücüsü Naci ...' ın meydana gelen trafik kazasında %75 (yüzde yetmişbeş) oranında, 40 DR 942 plakalı araç sürücüsü ...' ın ise %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, kusur durumuna göre tazminat bedellerinin dava konusu araç için 16.06.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 17.500TL olduğu, %25' inin 17.500X0,25= 4.375 TL olduğunun belirtildiği görülmüş ve kararda söz konusu rapor esas alınmıştır. Davalı ... Ürünleri Turizm Gıd. Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin 40 DR 942 plakalı aracın işleteni sıfatları olmadığı iddiası da dikkate alınarak davalı şirketlerin defterlerinin incelenmesi karar verilmiş ve talimat yolu ile alınan 25/02/2026 tarihli raporda, 6102 TTK’nın 64. maddesine göre 2021-2023 dönemine ait ticari defterlerinin davalılar adına delil olduğu, ...-Ay petrol ltd.şti nin. 15/09/2014- 14/09/2024 Tarihleri arasında Ahi betona 5 Adet Mikser aracını kiralamış olduğu, ... Ay pet,ltd.ştinin Kiralık araçların M.T.V. Trafik sigortası ve kaskosunu kendisinin yaptırdığı defter ve muavin kayıtlarına işlediği; ... ltd.şti.nin şirketi kiralık 40 DR 952 Plakalı aracın mazot ve diğer giderlerini kendi yevmiye Muavin Defterlerinde masrafları kendi kayıtlarına aldığı, kazaya karışan 40 DR 952 Aracın e-irsaliyesi ve faturalarının gelir kayıtları Ahi beton ltd.ştine defter ve muavin kayıtlarına işlendiği 40 DR 952 Aracın ve diğer araçların kiralarını ...-Ay petrol bu kira karşılığında beton mıcır alarak mahsuplaştıklarının belirtildiği görülmüş ve bu hali ile aracın işleten sıfatının uzun süreli kira ilişkisi de dikkate alınarak davalı ... ltd.şti.’e ait olduğu anlaşılmış ve bu nedenle Davalı ... Ürünleri Turizm Gıd. Tic. ve San. Ltd. Şti. Hakkında açılan maddi-manevi tazminat davasının pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle HMK Mad. 114/1-d, 115/2 gereğince usulden REDDİNE karar verilmesi gerekmiştir. Davacıların murislerine ait araç yönünden oluşan hasar fark bedeli ve değer kaybı tazminat taleplerinden davalı ...’ın kusurlu sürücü, davalı ... İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti’nin aracın işleteni olarak, davalı sigorta şirketinin ise kusurlu sürücünün kullandığı 40 DR 952 plakalı aracın olay tarihinde geçerli ZMMS poliçesi kapsamında poliçe limiti kadar sorumlu olduğu anlaşılmış, davalı sürücünün %25 kusur oranına göre 137.767,61 TL hasar bedelinin 34.441,90 TL’sinden davalıların sorumlu olduğu, bu miktardan 29.188 TL davalı sigortanın ödemesinin düşülmesi ile davalıların bakiye 5.253,90 TL hasar bedelinden ve değer kaybı içinde %25 kusur oranına göre 4.375 TL bedelden sorumlu oldukları anlaşılmış, davacılar vekilinin 05/06/2026 tarihli talep artırım dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Maddi tazminat davasının KABULÜ ile; 4.375,00-TL Değer kaybı ile 5.253,90-TL Bakiye hasar bedeli olmak üzere toplam 9.628,90-TL Tazminat bedelinin davalılar ... ile ... İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den olay tarihi olan 16/06/2023 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 12/06/2024 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara miras payları oranında verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat davası yönünden ise, davalı sürücünün olaydaki kusur durumu, davalıların sosyal ve ekonomik durumu, davacının olaydan kaynaklı yaşamış olduğu acı ve sıkıntılar hep birlikte dikkate alınmış ve böylece, Manevi tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 50.000,00-TL Tazminat bedelinin olay tarihi olan 16/06/2023 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ... İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Vekalet ücreti taktiri sırasında yapılan değerlendirmede;
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 326. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla iptaline ilişkin 2024/29 E. 2024/226 K. sayılı ve 25/12/2024 tarihli kararı 14.03.2025 tarihinde 32841 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. HMK'nun 326/2 maddesinde yer alan; ''Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.'' hükmünü "manevi tazminat davaları" yönünden Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle AYM tarafından iptaline oyçokluğuyla karar verilmiştir. İptal ve muhtemel hak ihlallerine sebebiyet vermemek için yargılama gideri davalı üzerinde bırakılmıştır. (Ankara BAM 25. HD 2025/666 E. 2025/904 K, Bursa BAM 13. HD. 2024/1143 E. 2025/687 K. Ve Adana BAM 3. HD. 2023/834 E. 2025/1142 K. Sayılı ilamları.) Bu husus dikkate alınmak suretiyle reddedilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Maddi tazminat davasının KABULÜ ile; 4.375,00-TL Değer kaybı ile 5.253,90-TL Bakiye hasar bedeli olmak üzere toplam 9.628,90-TL Tazminat bedelinin davalılar ... ile ... İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den olay tarihi olan 16/06/2023 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 12/06/2024 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara miras payları oranında verilmesine,
2-Davalı ... Ürünleri Turizm Gıd. Tic. ve San. Ltd. Şti. Hakkında açılan maddi manevi tazminat davasının pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle HMK Mad. 114/1-d, 115/2 gereğince usulden REDDİNE,
3-Manevi tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 50.000,00-TL Tazminat bedelinin olay tarihi olan 16/06/2023 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ... İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Maddi Tazminat davası yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 657,75-TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 732,00TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 5.157,41-TL peşin harç ve 130,29-TL tamamlama harcı toplamı olan 5.287,70-TL harçtan düşümü ile artan 4.555,70-TL olarak değerlendirilmesine,
5-Manevi Tazminat davası yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 3.415,50-TL harcın, iadesine karar verilen 4.555,70-TL'den düşümü ile artan 1.140,2-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) DAVACIDAN alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harç, 5.157,41-TL peşin harç ve 130,29-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.715,30-TL harcın davalılar ..., ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Anonim Şirketinden (davalı ... 922,91-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 12.467,50-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 9.877,90-TL'sinin davalılar ..., ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Anonim Şirketinden (davalı ... 1.595,09-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye 2.589,60-TL'lik kısmın ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... Ürünleri Turizm Gıd. Tic ve San. Ltd. Şti. Tarafından yapılan 20,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine,
10-Davalılar ..., ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Anonim Şirketi tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,
11-Maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 9.628,90-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
12-Maddi tazminat davasının davalı ... Ürünleri Turizm Gıd. Tic ve San. Ltd. Şti.'ye yönelik reddedilen kısmı yönünden; Davalı ... Ürünleri Turizm Gıd. Tic ve San. Ltd. Şti. Kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden AAÜT 7/2 maddesi uyarınca 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
13-Manevi tazminat davası yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
14-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluklarında kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 01/07/2026
Katip
e- imzalıdır
Hakim
e- imzalıdır