T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/163 Esas - 2026/400
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/163 Esas
KARAR NO : 2026/400
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 18/02/2025
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Otel işletmeciliği yapmakta olan davalı, et ve süt ürünleri üretip, satmakta olan davacıdan 2024 yılı içinde birçok sucuk, pastırma, kaşar peyniri gibi alımlar yapmış olduğunu, söz konusu alımlar neticesinde taraflar arasında açık hesap ilişkisi oluşmuş, davacı tarafından davalının yapmış olduğu alıma ilişkin kesilen faturalar ve ürünler davalıya teslim edilmiş, davalının yapmış olduğu kısmi ödemeler ise davacı tarafından borç bakiyesinden düşülmüş olduğunu, davacının davalıya 23.01.2024, 22.04.2024, 21.07.2023, 20.01.2024, 19.02.2024, 16.09.2023, 14.11.2023, 13.04.2024, 12.01.2024, 09.02.2024, 08.03.2024, 06.06.2024, 06.04.2024, 06.04.2024, 05.02.2024, 04.05.2024, 23.01.2024, 22.04.2024, 21.072023, 20.01.2024, 19.02.2024, 16.09.2023, 14.11.2023, 13.04.2024, 12.01.2024, 09.02.2024, 08.03.2024, 06.06.2024 tarihlerinde kesmiş olduğu e faturaların davalıya teslim edildiğini ve davalının söz konusu faturalara herhangi bir itirazı olmamış olduğunu, davalının yukarıda bahsedilen faturalardan kaynaklı davacıya 85.000-TL borcu bulunmakta olduğunu, davacının, 85.000-TL borcun tahsil edilmesi için davalıya önce Kayseri 7. Noterliğinin 21075 yevmiye numarası ile ihtarname göndermiş olduğunu, ihtarnameden sonuç alamayan davacının, bu sefer Kayseri Genel İcra Dairesinin 2024/69254E. Nolu dosyası davalıya ile icra takibi yaptığını ancak; yapılan icra takibine davalı tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olduğunu, davacı tarafından, davalının yapmış olduğu itirazın iptali amacıyla arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da 2025/982 dosya numaralı arabuluculuk dosyası "görüşme sonunda anlaşmama" olarak sonuçlanmış olduğunu, bu nedenle söz konusu alacağın tahsili amacıyla işbu itirazın iptali davasının açılması zorunluluğu doğmuş olduğunu belirterek, Davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin 2024/69254E. Nolu dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin faizi ile birlikte devamına, takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, davacının Kayseri Genel İcra Dairesinin 2024/69254 E. Nolu dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü 2024/69254 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Gıda Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi olduğu, borçlunun ... Limited Şirketi olduğu, takibin toplam 85.000,00-TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır.
Erciyes Vergi Dairesine, Mimarsinan Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu, ilgili evrakların dosyamız arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Davacı vekili tarafından noter ihtar örneğinin dosyaya sunulmuş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 17/09/2025 tarihli ön inceleme zaptının 8 nolu ara kararı gereğince tarafların defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olduğu ve 30/11/2025 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda özetle;''Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davacıya ait ticari defterlerin
incelenmesinden ulaştığımız bulgular şöyledir:
Davacının ticari defterleri e-defter sistemine tabi olarak dosyaya flash
bellek içinde datalarıyla sunulmuş ve tarafımızca incelenmiştir. Yaptığımız
incelemelerde davacı defterlerine ilişkin beratların zamanında alındığı görülmüştür. Ancak envanter defteri sunulmadığı için davacının ticari defterlerinin tasdik
yönünden usulüne uygun olduğuna ilişkin değerlendirme yapılamamaktadır. Davacı tarafça başlatılan icra takibinde 28 adet fatura tarihi
belirtilmiştir. Ancak yaptığımız incelemelerde bu tarihlerin mükerrer yazıldığı ve takip
konusu faturanın 15 adet olduğu belirlenmiştir. Bahse konu faturalar toplamı
115.519 TL olup davacının ticari defterlerinde davalıdan alacak olarak kayıtlıdır.
Davalı taraf ticari defterlerini sunmadığı için bu faturaların davalıda kayıtlı olup
olmadığına ilişkin tespit yapılamamıştır.
Derdest dava itirazın iptali davası olup takip talebiyle sıkı sıkıya bağlılık
esastır. Hal böyle olunca takip konusu faturalardan davacının alacaklı olup olmadığı
değerlendirilmelidir.
Davalı ödemeleri incelendiğinde hangi fatura için ödeme yapıldığı belli
olmayıp, cari hesap borcuna istinaden ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle
olunca TBK 102 gereği takip konusu faturalardan sonraki ödemeler takip konusu
borca sayılacaktır. Bu ilke gözetildiğinde davacının alacağı 16.726 TL olarak
hesaplandığının'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 24/12/2025 tarihli duruşma zaptının 2 nolu ara kararı gereğince davacının defterlerinin usulüne uygun olup olmadığının yeniden tespiti ve itirazlarının değerlendirilmesine karar verilmiş olduğu ve 24/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle:''Davacı vekili kök raporumuza yaptığı itirazında bilirkişi tarafından yapılan
hesaplamanın hatalı olduğunu, TBK Md. 102 hükmünün yanlış yorumlandığını,
yapılan ödemelerin dava konusu faturalara ilişkin olmadığını, cari hesap kapsamında
önceki tarihli faturalara ilişkin olduğunu, devreden açık hesap alacağı dikkate
alınmadan hesaplama yapıldığını belirtmiştir.
Kök raporumuzda da belirttiğimiz üzere davacı taraf takip talebinde cari hesap
bakiyesi alacak talep etmemiştir. Ekte sunulu faturalardan kaynaklı cari hesap
bakiyesi alacak ifadesi kullanmış ve faturaları tek tek sıralayarak alacak tutarını
sınırlamıştır.
Davacının davalıya göndermiş olduğu ihtarnamede de fatura tarihleri
belirtilerek kök raporumuzda belirttiğimiz 115.519,27 TL tutarında e-fatura
düzenlendiği, bu faturalardan 85.000 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Benzer şekilde
davacı vekilinin 05.03.2025 tarihli dilekçesinde bu faturalar zikredilmiş ve dosyaya
sunulmuştur. Diğer dayanak belgeler dosyaya sunulmamıştır.
Dosyaya sunulan muavin defter kaydında incelendiğinde taraflar arasında
meydana gelmiş 2023 ve öncesine ait olduğu anlaşılan (01.01.2023 tar h nde öncek
dönemden devreden 841.950,57 TL bak ye alacak gözükmekted r) çok sayıda işlem
gözükmektedir. Nitekim bahse konu muavin defter kaydı incelendiğinde davalı
hesabına borç kaydedilen çok sayıda işlem, çek girişi ve iadesine ilişkin kayıtlar
vardır. Ancak davacı sadece kök raporumuzda belirttiğimiz faturaları sunarak
bundan alacak talep etmiş; muavin defter kaydını dayanak yapmamıştır. Dolayısıyla
kök raporumuzdaki tespitlerimizde bir eksiklik söz konusu değildir.
Ancak mahkeme aksi kanaatte ise (davacının taleb n n taraflar arasındak tüm t car l şk
net ces ndek bak ye alacak olduğunu düşünmekte se); taraflar arasındaki ticaretin başladığı tarihten takip ve dava tarihine kadar olan döneme ilişkin;
(a) excel formatındaki muavin defter kayıtları, (b) e-defter dataları, (c) muavin
defterlerde davalıyı borçlandırıcı işlemlerin dayanak belgeleri1 (d) davalıdan alınan
çekler ile iade kaydedilen çeklere ilişkin bilgilerin yer aldığı liste ile (e) önceki
dönemlere ilişkin envanter defterleri dosyaya sunulmalıdır. Bu belgeler sunulduktan
sonra mahkemece bankalardan çek sorgulamaları yapılmalı ve müzekkere cevapları
geldikten sonra dosya ek rapor için tarafımıza tevdi edilmelidir.''
sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Davalı tarafa HMK md 222 ihtarlı davetiye çıkartıldığı, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmasına rağmen davalı tarafça defterlerin dosyaya sunulmadığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça borçlu olmadığı belirtilerek takibe itiraz edilmiş ve bunun üzerine Mahkememizde itirazın iptali davası açılmış ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının takibe konu faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı olup olmadığının tespiti için bilirkişiden 17/09/2025 tarihli rapor ile rapora yapılan itiraz ile birlikte davacının envanter defterlerini sunması ile defterlerinin usulüne uygun olup olmadığının tespiti için bilirkişiden 24/12/2025 tarihli ek rapor alınmıştır. Raporlarda davacının defterlerinin usulüne uygun olduğu, davacı tarafça başlatılan icra takibinde 28 adet fatura tarihi belirtilmiş olsa da bu tarihlerin mükerrer yazıldığı ve takip konusu faturanın 15 adet olduğu, bahse konu faturalar toplamı 115.519 TL olup davacının ticari defterlerinde davalıdan alacak olarak kayıtlı olduğu, derdest davanın itirazın iptali davası olması nedeni ile takip talebiyle sıkı sıkıya bağlılığın esas olduğu, bu kapsamda takip konusu faturalardan davacının alacaklı olup olmadığının incelenmesi gerektiği ve davalı ödemeleri incelendiğinde hangi fatura için ödeme yapıldığı belli olmadığından, cari hesap borcuna istinaden ödeme yapıldığının anlaşıldığı ve hal böyle olunca TBK 102 gereği takip konusu faturalardan sonraki ödemeler takip konusu borca sayılacağı ve bu ilke gözetildiğinde davacının alacağının 16.726 TL olarak hesaplandığının belirtildiği görülmüştür. Davalının usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen defterlerini sunmadığı, bu halde HMK madde 222/3 kapsamında davacının usulüne uygun defter kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği anlaşılmış ve yine takiple sıkı sıkıya bağlılık kuralına göre davacının talebinin değerlendirilmesi gerekli olup, takipte tek tek faturalar bildirildiği için bu faturalar kapsamında cari alacak olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporunun yerinde olduğu ve tespit edilen miktar kadar davacının alacaklı olduğu anlaşılmış ve böylece, DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/69254 E. sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 16.726,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacak bedeli olan 16.726,00 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/69254 E. sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 16.726,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen alacak bedeli olan 16.726,00 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 1.142,55 TL karar ve ilam harcının, 1.451,59 TL peşin harçtan düşümü ile artan 309,04 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya geri verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile alınmasına karar verilen 1.142,55-TL karar harcı olmak üzere toplam karar verilen 1.757,95 harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 905,17-TL'lik kısmının davalıdan, 3.694,83-TL'lik kısmının ise davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 125,00 TL tebligat gideri, 5.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.875,00 TL yargılama giderinin, kabul/red oranına göre hesaplanan 1.156,06 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca 16.726,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
10-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/04/2026
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır