T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: Esas
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/09/2024
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 18/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;Müvekkili şirketin, Mobil marka yağların yetkili distribütörü olarak Mobil marka ürünlerinin ve hizmetlerinin satışını yaptığını, müvekkili şirketin davalı şirkete çeşitli mallar sattığını, müvekkili tarafından davalı şirketçe alınan mallar tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, davalı-borçlu şirket tarafından malların bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkile ait ticari defterlerin incelendiğinde davalı tarafça müvekkili tarafından düzenlenen ve mevcut ticari ilişkinden kaynaklanan faturalara ve içeriğine hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, ticari defterler dışında vergi dairesi kayıtlarından da bu durumun tespit edilebileceğini, itirazın iptali talebi ile müvekkil adına zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu,, ... Arabuluculuk Dosya Numarası kapsamında yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle icra takibine yapılan haksız, dayanaksız ve kötü niyetli itirazın iptali ve alacak miktarının %20 ‘ı oranında tazminata hükmedilerek icra takibinin devamına, yargılama giderleri ile vekillik ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin, davacı tarafa borcunun bulunmaması nedeniyle icra takibine itiraz ettiklerini, ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, sonuç olarak davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığını, müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibi ve açılan bu davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin, davacı şirkete borcu bulunmadığını, bu durumun ticari kayıtların incelenmesi ile ortaya çıkacağını, tüm bu nedenlerle açılan davayı ve talepleri kabul etmediklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
İcra dosyası, ticari defter ve belgeler, takibe konu faturalar, bilirkişi incelemesi.
GEREKÇE:
Dava, ticari satımdan kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.
Kayseri Genel icra Dairesinin ... sayılı icra dosyasının incelemesinde alacaklısının ... Ürünleri Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi, borçlusunun ... Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, 195.725,72 TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının 06/08/2024 tarihli dilekçe ile borca itiraz ettiği ve icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz 26/12/2024 tarihli celsenin 7 nolu ara kararı ile Dosyanın re'sen seçilecek mali bilirkişiye tevdi ile, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu faturalara konu malların davalı yana teslimine dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş fakat belirlenen gün ve saatte taraflarca herhangi bir ticari defter ve belge sunulmadığından bilirkişi incelemesi yaptırılamamıştır.
Davacı vekilinin 07/02/2025 tarihli dilekçesi ile yeni gün tayini talep ettiği, verilen sürenin kesin olduğu göz önüne alınarak talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 11/02/2025 tarihli dilekçe sunduğu, 07/02/2025 tarihli dilekçesindeki talebini tekrarladığı, ticari defterlerin incelenmesi için duruşma gününe kadar davacıya süre verilmesini talep etmiş olup; her ne kadar davacı vekili tarafından emsal olduğu gösterilerek Yargıtay 11. HD'nin 2021/326 E. 2022/3365 K. Sayılı kararı ile Kayseri BAM 3. HD nin .............. Sayılı karar özetleri belirtilerek ticari defter ve belgelerin ibrazı için yeni bir gün verilmesini talep etmiş ise de; söz konusu Yargıtay ve BAM kararlarının, taraflarca ticari defter ve belgelerin ibrazına ilişkin olmayıp gider avansına ilişkin olduğu, somut olayda mahkememizce 6100 sayılı HMK m.222 kapsamında ticari defter ve belgelerin ibrazına karar verildiği, ticari defter ve belgelerin belirlenen gün ve saatte mahkeme duruşma salonunda hazır edilmesi gerektiği hususunun duruşmada hazır bulunan taraf vekillerine ihtar edildiği, defter ve belgelerin ibraz edilmemesinin yasal sonuçlarının usulüne uygun olarak hatırlatıldığı, tarafların geçerli bir mazeret sunmaksızın ticari defter ve belgeleri ibrazdan kaçındıkları, bu aşamadan sonra yeniden ticari defter ve belgelerin ibrazına karar verilmesinin açık bir kanun hükmüne aykırı hareket edilmesi ve bu suretle HMK m. 46/1-c hükmü uyarınca hâkimin hukuki sorumluluğunu doğuracağı, tüm bu nedenlerle davacının yeniden süre verilmesi yönündeki isteminin usule uygun olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK m.266 gereğince mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ayrıca HMK m.222/1 uyarınca mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Somut olayda, davacı tarafça takibe konu edilen fatura alacağı, ticari defter ve belgeler ile vergi dairesine bildirilen taraf bildirimleri (Form BA-BS) ile birlikte ispatlanması gerekmektedir. Fatura konusu davacı alacağı her iki tarafça bağlı oldukları vergi dairesine bildirilmiş olsa dahi, davacının açık hesaptan kaynaklı hangi alacağı yönünden takip başlattığı, alacağın kısmen yahut tamamen ödenip ödenmediği, bakiye alacak yönünden takip başlatılıp başlatılmadığı, ancak davacının ticari defter ve belgelerini ve bu kapsamda muavin defter dökümünü sunması halinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile birlikte ortaya çıkacaktır. Davacı tarafça (ve aynı zamanda davalı tarafça) geçerli bir mazeret sunulmaksızın ticari defter ve kayıtlar sunulmamış, bilirkişi incelemesi yaptırılamamıştır. Çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, HMK m.226 hükmü gereği bilirkişinin oy ve görüşünün alınması zorunlu olup, bu eksikliğin mahkeme hâkimince giderilmesi de mümkün değildir. Ticari davalarda tacir olan tarafların ticari defter ve belgelerinin ibrazı zorunlu olmayıp, somut olayın özellikleri ve ispat konusu vakıaların niteliği dikkate alınarak hâkim tarafından bu konuda bir karar verilecektir. Somut olayda davacının ileri sürdüğü vakıaların ispatı bakımından ticari defter ve belgelerin ibrazı zorunlu olup, bu yöndeki ara kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacı, dava dilekçesinde her iki tarafın ticari defter ve belgelerine delil olarak dayandığına göre öncelikle kendi tuttuğu ticari defter ve belgeleri mahkemeye ibraz etmekle yükümlüdür. Hal böyleyken davacının ticari defter ve belgelerini geçerli bir mazeret öne sürmeksizin ibrazdan kaçınmış olması nedeniyle alacağın varlığı ve miktarı ispat edilememiş olup; dosyada mevcut diğer delil ve belgeler de davacının haklılığını ispata elverişli olmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Yasal koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin, davacının kötü niyetle icra takibi başlattığı kanıtlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Davacının icra inkar ve davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine,
3-Alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL karar ve ilâm davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdiri yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 31.316,12-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
17/04/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır