T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: Esas
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - [] UETS
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - [] UETS
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/05/2025
KARAR TARİHİ: 19/11/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 19/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, Akbank Anonim Şirketi Kayseri Şubesinin .... hesap nolu müşterisi olduğunu, 21/11/2024 tarihinde davacının bilgisi ve izni dışında, mezkür hesaptan 39.500-TL ve 9.998-TL çekilerek, davacının bilmediği.... isimli bir kimsenin TR.... IBAN numaralı hesabına havale yapıldığını, davacının bu hususu, 21/11/2024 tarihinde kendi telefon numarasına gelen mesajları kontrol ettiğinde fark ettiğini ve 22/11/2024 tarihinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, Akbank Anonim Şirketi Kayseri Şubesi.... nolu hesabından davacının bilgisi ve izni dışında yapılan havale nedeniyle davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğunun kabulü ile ilgili bedelin davalı bankadan alınarak 21/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın tüm iddia ve talepleri haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerekmekte olduğunu, huzurdaki davada davacı taraf tüketici konumunda olup mahkemenizin görevsizliğe, kayseri tüketici mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmesi gerekmekte olduğunu, huzurdaki davada davacı taraf tüketici konumunda olup bu sebeple uyuşmazlık yönünden görevli mahkemenin Kayseri Tüketici Mahkemeleri olduğunu, uyuşmazlık konusu işlemler davacının hesabına mobil bankacılık kanalıyla girilerek gerçekleştirilmiş olduğunu, bu şekilde davacıya ait hesaba girildikten sonra TR... iban numaralı hesaba bağlı artı para hesabı limiti kullanılarak dava dışı ...'e ait hesaba 39.500 TL tutarında EFT para transfer işlemi gerçekleştirilmiş olduğunu, ardından davalı banka tarafından davacıya verilen **** 2304 numaralı kredi kartına tanımlı nakit avans limitinden 10.000 TL kullanılarak yine dava dışı Adem Yiğit'e ait hesaba 9.998,00 TL tutarında EFT para transfer işlemi gerçekleştirilmiş olduğunu, uyuşmazlık konusu 9.998,00 TL tutarındaki EFT işlemi yapılırken kullanılan kredi kartı bireysel nitelikteki kredi kartı olduğunu, aynı şekilde davacıya ait hesaba tanımlı artı para hesabı da bireysel nitelikte hesap olduğunu, yani uyuşmazlık konusu işlemlerin gerçekleştirildiği hesap ve kredi kartı ticari nitelikte ürünler olmadığını, davacı tarafın davalı banka nezdinde herhangi bir ticari nitelikte hesabı ya da ürünü bulunmamakta olduğunu, 6502 sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkındaki Kanun'un 73/1. Maddesi "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." hükmüne haiz olduğunu, yukarıda ifade edildiği üzere uyuşmazlık konusu işlemlerin tamamı davacının davalı banka nezdindeki bireysel(tüketici) nitelikte hesaplarında ve kredi kartında gerçekleştirilmiş olduğunu, bu sebeple huzurdaki davada davacı taraf tüketici konumunda olup bu sebeple uyuşmazlık yönünden görevli mahkemenin Kayseri Tüketici Mahkemeleri olduğunu, dolayısıyla öncelikle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davalı bankanın mevzuatlar gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olduğunu, her ne kadar bankalar hafif kusurlarından sorumlu olsalar da kusursuz bir sorumlulukları olmadığını, objektif özen yükümlülüğü ise somut olaya göre yorumlanacağını, iş bu dava konusu olayda ise davalı banka üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş ve internet/mobil bankacılık için gerekli sanal klavye, giriş işareti, tek kullanımlık şifre, mobil imza, mobil bildirim, SMS giriş şifresi, çeşitli giriş kısıtlamaları gibi önlemler almış olduğunu, tüm bu önlemler 31069 sayılı Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'e uygun olarak alınmış olduğunu, bu sebeple davalı bankanın güvenlik açığı tedbirleri, ağ güvenliği, kimlik ve veri gizliliği bakımından bir kusuru olmadığını ayrıca davalı bankanın özel bilgilerin ve iletişim bilgilerinin korunması için gerekli dikkat ve özeni göstermiş davacının banka sisteminde kayıtlı kişisel bilgilerinin 3. Kişilerin eline geçmesini engellemek için üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirmiş olduğunu, bu çerçevede davalı bankanın internet/mobil bankacılığı hizmeti, uluslararası alanda kabul edilen güvenlik standartlarına da uygun olduğunu ayrıca Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in 18/8 maddesinde bankaların yeni siber tehditlere, zararlı yazılımlara ve yeni ortaya çıkan dolandırıcılık yöntemlerine ilişkin bilgilendirmeleri yapmaları gerektiği yer almış olduğunu, Bankaların müşterilerini dolandırıcılık yöntemleri ve korunma yolları ile internet bankacılığı şifresinin üçüncü kişilere verilmemesi konusunda bilgilendirme yükümlülüğünün bulunması bankanın özen yükümlülüğünün gereği olduğunu, davalı bankanın ise bu yükümlülüğün gereği olarak müşterilerini dolandırıcılık girişimlerine karşı SMS yoluyla bilgilendirdiği gibi https://www.akbank.com/tr-tr/genel/akbankguvenlik/dolandiricilik.html uzantılı adres ile internet sitesi aracılığıyla detaylı şekilde bilgilendirmekte olduğunu, BDDK tarafından 01/07/2020 tarihinde yayınlanan "Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkındaki Yönetmeliğin" 34/1. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, somut olaya bakıldığında davacının davalı banka nezdinde bulunan TR... numaralı hesabına mobil bankacılık kanalıyla girilerek yapılan işlemlerin icmalinin, davacıya ait hesaba 21/11/2024 tarihinde giriş yapıldıktan sonra saat 14:52'de adına tanımlı artı para hesabı limiti kullanılarak dava dışı Adem Yiğit isimli şahsa ait TR...... iban numaralı hesaba 39.500 TL tutarında EFT talimatı verilmiş, EFT talimatının onaylanması 3 no'lu tek kullanımlık şifre gönderilmiş ve şifrenin sisteme doğru şekilde tuşlanması ile işlemin onaylanmış olduğunu, daha sonra aynı tarihte saat 14:58:51'de **** 2304 kredi kartına tanımlı nakit avans limiti kullanılarak dava dışı Adem Yiğit isimli şahsa ait TR... iban numaralı hesaba 10.000 TL tutarında EFT talimatı verilmiş, EFT talimatının onaylanması için 4 no'lu tek kullanımlık şifre gönderilmiş, şifrenin sisteme doğru şekilde girilmesi ile işlemin onaylanmış olduğunu, yukarıda icmali yapılan işlemlerin tamamı... mobil bankacılık uygulaması yoluyla hesaba girilerek gerçekleştirilmiş olduğunu, tüm işlemlerin onaylanması için davacının banka sisteminde kayıtlı telefonuna tek kullanımlık şifreler gönderilmiş, EFT işlemlerine dair bilgilendirme SMS'leri de iletilmiş olduğunu, Mahkeme dosyasına celp edilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacı taraf savcılık makamında verdiği ifadesinde, tarafına tek kullanımlık şifrelerin gönderildiği, söz konusu şifreleri 3. Kişilerle paylaştığını belirtmekte olduğunu, yani davacı tarafın tek kullanımlık şifre gönderilmediği yönünde bir iddiası bulunmamakta olduğunu, bununla birlikte davalı bankaya müzekkere yazılarak davacı tarafın banka sisteminde tanımlı telefonuna uyuşmazlık konusu işlemlerle ilgili 21/11/2024 tarihinde gönderilen tüm SMS kayıtlarının celp edilmesini talep ettiklerini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/16526 Esas, 2018/1588 Karar sayılı ilamının, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/14995 Esas, 2017/7826 Karar sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere bankalar finansal sonuç doğuran işlemlerde, tek kullanımlık şifre göndermekle üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmekte olduğunu, davacı tarafın internet bankacılığı bilgi ve şifreleri dahil olmak üzere tüm verilerini özenle saklamak ve üçüncü kişilerden korumak yükümlülüğü bulunmakta olduğunu, ifade edildiği üzere davacıya ait hesaba mobil bankacılık yoluyla giriş yapılabilmesi için giriş bilgilerinin bilinmesi gerekmekte olduğunu, bu durumda şayet 3. Kişiler tarafından davacının hesabına mobil/internet bankacılığı yoluyla giriş yapılmışsa davacının bu giriş bilgilerini saklamakta üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiği anlamına gelmekte olduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/296105 sayılı soruşturma dosyasında davacı tarafın savcılıkta verdiği ifadesinin ve savcılığa sunduğu şikayet dilekçesinin dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafın savcılık makamına sunduğu şikayet dilekçesinden ve ifade tutanağında yer alan beyanlarından anlaşıldığı üzere instagram adlı sosyal medya platformunda gördüğü reklama, Akbank'a ait olduğuna inanarak, tıklamış olduğunu, ardından karşısına çıkan sahte siteye kullanıcı adı, mobil bankacılık şifresi ve telefon numarasını tuşlamış olduğunu, bu şekilde davacıya ait giriş bilgilerini elde eden dolandırıcılar davacının hesabına internet bankacılığı yoluyla giriş yapmış olduğunu, ardından gerçekleştirilen EFT para transfer işlemlerinin onaylanması için tek kullanımlık şifrelerin de elde edilmesi gerekeceğinden, davacı tarafın paylaştığı iletişim bilgisi ile davacıyı arayıp kendilerini banka personeli olarak tanıtarak tek kullanımlık şifreleri de ele geçirmiş olduğunu, bununla birlikte davalı bankanın fraud sisteminin ek güvenlik tedbirlerini devreye alabileceğini öngören dolandırıcılar bankanın kurumsal hattı olan 444 25 25 numaralı hattan yapılan aramayı yanıtlamasını ve işlemlere onay vermesini istemiş olduklarını, kötü niyetli kişilere itibar eden davacı tarafın da davalı banka müşteri hizmetleri tarafından gerçekleştirilen sesli yanıt aramasında, uyuşmazlık konusu işlemlerin tarafına ait olduğunu beyan ederek işlemlerin gerçekleştirilmesini sağlamış olduğunu, davacı tarafın ihmali ve kusurlu eylemlerinin davalı banka tarafından alınan tüm güvenlik tedbirlerini etkisiz kılmış olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2017/ 2224 Karar: 2018 / 1753 ilamının, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/446 E. 2016/6786 K. 19.04.2016 T. İlamının, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Esas: 2007/ 12559 Karar: 2009 / 1362 ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay içtihatlarında da ifade edildiği üzere davacının kendi kusuru ile sebep olduğu zararı davalı bankadan talep etmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz üzerinden ileri sürdüğü faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, 3095 sayılı kanunun 2/1. Maddesinden taraflardan birinin tacir diğerinin ise tüketici olduğu durumlarda yasal faiz talep edilebileceğinin anlaşılmakta olduğunu, bu durumda davacının bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi talep etmesinin yerinde olmadığını, zira Yargıtay kararlarına göre söz konusu faiz spesifik olarak işçi alacakları açısından uygulanmakta olduğunu belirterek, öncelikle göreve ilişkin itirazlarımızın kabul edilmesini, bu hususta mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 21/11/2024 tarihinde davacının davalı bankaya ait hesabından dava dışı Adem Yiğit hesabına havale yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bunda davacının mı davalının mı sorumlu olduğu, davalının sorumlu olması halinde davacıya iade edilmesi gereken bedelin bulunup bulunmadığı varsa miktarı hususlarına ilişkindir.
Davalı bankaya, İstanbul CBS'ye yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Dava mutlak ticari dava olmayıp ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari dava da yoktur.
Mahkemenin görevli olması HMK'nun 114/1-c. maddesi gereğince bir dava şartıdır ve 115. maddesi gereğince de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/6957 E, 2024/318 K sayılı ilamında “…Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının davalı banka nezdinde bulunan hesabından bilgisi dışında, internet bankacılığı yoluyla para havalesi işlemi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talep edilmekle görevli Mahkeme Tüketici Mahkemesi olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin yerinde görülmediği…. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,” karar verildiği görülmekle ilgili ilamda da belirtildiği üzere davacının davalı bankadaki hesabı ve kartının bireysel olup ticari nitelik taşımadığı, davacının bu hali ile davalı banka ile ilişkisinin tüketici ilişkisi olduğu anlaşılmış ve Mahkememizin davada görevli olmaması nedeni ile Tüketici Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Tüketici mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine,
2-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Tüketici Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Mahkememsinde Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
3-Görevsizlik kararından sonra dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.19/11/2025
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır