T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2026/554 Esas - 2026/542
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2026/554 Esas
KARAR NO: 2026/542
HAKİM:
KATİP:
DAVACILAR : 1- ... -
2- ... -
VEKİLİ: Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 29/09/2025
KARAR TARİHİ: 11/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 12/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkillerin annesi olan ..., 21/01/2024 tarihinde, Deniz Şafağı Caddesi üzerinde yaya olarak karşıdan karşıya geçtiği sırada; sol şeritten ilerleyen davalı ... sevk ve idaresindeki 06BKK843 plakalı aracın çarpması neticesinde vefat ettiğini, olayın yaşandığı yer şehir içi ve yoğun bir bölge olmasına rağmen davalının hız sınırının çok üzerinde, kontrolsüz ve tedbirsiz şekilde ilerleyerek yaya olarak geçişini tamamlamak üzere olan yaya...'ye çarptığını, çarpışma neticesinde aracın çok uzak noktada durabildiğini, olay sonrası aracın çekilen fotoğraflarında da çarpmanın ve hızın etkisi net şekilde görülebileceğini, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/4704 Soruşturma numarası ile açılan dosya üzerinden soruşturma başlatıldığını, davalının Kayseri 4. Sulh Ceza Hakimliği 2024/3 Sorgu numaralı dosyası ile tutuklandığını, davalı hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talepli iddianame düzenlenerek Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi 2024/96 E. Sayılı dosya üzerinden dava açıldığını, ilgili mahkemece görgü tanıklarının da katılımı sağlanarak olay mahallinde keşif yapıldığını,
müteveffa
lütfiye'nin kusursuz olduğu raporlandığını, atk raporu hükme esas alınarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkillerinin babaları ..., kaza sonrasında tahkim yolu ile davalı sigorta şirketinden maddi tazminat talebinde bulunduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu 05/07/2024 T. K-2024/267007 sayılı dosyada müteveffa...'ye %75 kusur verildiğini, bu kusur oranı üzerinden maddi tazminat hesabı yapıldığını, kusura ve maddi tazminata yönelik olarak İtiraz Hakem Heyeti 28/08/2024 T. 2024/İHK-59910 sayılı kararı ile itirazların reddedildiğini, ancak müteveffaya isnat edilen kusur oranı yukarıda bahsedilen 21/10/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu ile geçersiz kılındığını ve müteveffa kusursuz hale gelerek sürücü davalı Emre tam ve asli kusurlu hale geldiğini, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile; değişen kusur durumu da dikkate alınarak müvekkillerinin babaları olan ...'a ait hesaplanacak olan bakiye maddi tazminatının fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,-TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat faizi ile birlikte ZMMS teminat limitleri kısmına kadar davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillere verilmesini, limit üstü kısmının davalı ...'dan tahsili ile müvekkilere verilmesini, müvekkili ... yönünden 1.000.000,-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan ...'dan tahsili ile müvekkiline verilmesini, müvekkili Hacı yönünden 1.000.000,-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan ...'dan tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinden özetle; kesin hüküm itirazları olduğunu, müteveffanın eşi ...'a kesinleşen tahkim kararı neticesinde destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, bu nedenle müvekkili yönünden maddi tazminat talebinin reddini talep ettiklerini, başvuru (dava) şartı usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğini ve müvekkili temerrüte düşürülmediğini, bu nedenle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacıların ve müteveffa ... ve ...'ın güncel vukuatlı nüfus kayıt örneği dosyaya eklenmesini ve destek payı hesabı yapılırken dikkate alınmasını talep ettiklerini, dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi'ne gönderilerek kusur oranının tespit edilmesini talep ettiklerini, hesap raporu alınması halinde; tazminat hesabının, 2918 sayılı kanun'un 90/c maddesi uyarınca "trh-2010 hayat tablosu ile en az %1.65 teknik faiz (devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemi) kullanılarak yapılması gerektiğini, davaya konu kaza nedeniyle sgk tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, sigorta şirketleri ve diğer kurum ve kuruluşlardan davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmasını gerektiğini, açıklanan nedenlerle; zamanaşımı itirazı olduğunu, davanın öncelikle keisn hüküm itirazı nedeniyle reddini, aksi halde dava şartı yokluğundan usulden reddini, aksi takdirde esastan reddini, davanın kabulü halinde ise; dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, müvekkili şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilmesi halinde "dava dilekçesinde yazılı miktar yönünden dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren" yasal faize hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiil nedenine dayalı maddi(murisleri ...'ın tahkim sonrası bakiye tazminatı), manevi tazminat alacağı talebinin haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Davacılar, murislerinin Sigorta Hakem kararı ile tahsil ettikleri destekten yoksun kalmaya dair alacağın bakiyesi bakımından eldeki davayı açtıklarını beyan etmiştir.
Davalı vekili, Sigorta Hakem kararının kesin hüküm olduğu dava şartının eldeki dosyada sağlanamadığından bahisle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 303. Maddesinde; "(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir..." 2004 sayılı İİK 38 maddesi gereğince ilam mahiyetinde kararlar düzenlenmiştir. Yargıtay içtihatları gereğince Sigorta Tahkim kararları da kesin hüküm teşkil etmektedir. {Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 1972/2 Esas 1972/12 Karar} HMK 439 maddesi gereği kesin hükümden murat, belgenin herhangi bir makamın onay şerhine ihtiyaç duyulmadan icra edilebilir olmasıdır. Yine kesin hüküm dava şartı HMK 114 maddesinde düzenlenmiştir. Yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır.
Eldeki davada davacılar murisinin, davalı sigorta aleyhine açtığı, destekten yoksun kalma konulu; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 2024/99813 Esas 2024/267007 Karar sayılı ilam mahiyetindeki hükmüne karşı İtiraz Hakem Heyetinin 2024/56022 İtiraz 2024/59910 İtiraz Hakem Karar sayılı kararı ile itirazın kısmen kabulü ile düzeltilmesine dair karar verildiği bu kararın kesin olduğu görüldü.
HMK 114, 115, 439 ve 303 maddeleri ve 1972/2 Esas 1972/12 Karar sayılı Y.İ.BK gereği anılan hakem heyeti kararı kesin hüküm dava şartı olup yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen dikkate alınmalıdır. Tarafları ve vakıaları aynı olan; kesinleşmiş karara rağmen eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Tüm bu nedenlerle kesin hüküm dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 732,00-TL başvuru harcının davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.01/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır