T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: / Esas
KARAR NO: /
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI : 1-
DAVALI : 2-
İFLAS İDARE MEMURLARI:
VEKİLİ: Av.
DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ: 24/04/2023
KARAR TARİHİ: 08/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkilİ ...' ın, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ... sicil numarası ile kayıtlı Yönetim Kurulunun 14.11.2012 tarihli toplantısında 3 sıra nolu karar ile şirkete müşterek imza ile yetkili genel müdür olarak atanmış ve bu kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nin 26.11.2012 tarih ve ... nolu sayısında yayınlandığını, şirketin yönetim kurulunun 23.11.2012 tarihli toplantısında 9 sıra nolu kararı ile müvekkili ...'ın temsil ve ilzam yetkileri kaldırılarak, şirketin ticari unvanı ve kaşesi altında Yönetim Kurulu Başkanı G ve Başkan Yardımcısı müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığını, A.Ş., 18.08.2013 tarihinde Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurarak E. Sayılı dosya ile iflas erteleme talebinde bulunmuş olup buna ilişkin ilan Ticaret Sicil Gazetesi'nin 10.10.2013 tarih ve sayılı nüshasında yayınlandığını, devamında Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin / E. Sayılı dosyasından ilan yapılarak Mahkemenin / E., / K. Sayılı kararı ile bir yıl süreli iflas erteleme kararı verilmiş ve kayyım olarak atanmasına karar verildiğini, sonrasında ise anılan şirketin iflasına karar verilmiş ve işbu karar 11.03.2019 tarih ve sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, müvekkilinin sicilde halen temsilci olarak görünmekte olup bu durumdan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilen ödeme emri ile haberdar olmuş ve taraflarınca 02.03.2023 tarihinde Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvuruda bulunulduğunu, işbu başvuruda temsil yetkisinin kendisinden alındığı, temsile ve ilzama; Yönetim Kurulu Başkanı ve Başkan Yardımcısı müşterek imza ile yetkili kılındıkları ifade edilmiş ve sicil kaydının düzeltilmesi talep edildiğini, ancak Kayseri Ticaret Odası Ticaret Sicili Müdürlüğü / sayılı kararı ile talepleri hususunda bir işlem yapılmadığı, müvekkilinin davalı şirkette mersis kaydında görünen tarihler arasında "Temsilci" sıfatına haiz olmayıp bu husus yönetim kurulu kararı ile açık olduğunu, işbu sebeple ticaret sicil kaydında yer alan bu durumun düzeltilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile ticaret sicil kaydında yer alan kaydın düzeltilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğü vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı ...'ın Yönetim Kurulunun 14.11.2012 tarihli toplantısında 3 sıra nolu karar ile şirkete Genel Müdür olarak herhangi bir süreye tabi olmaksızın atanmış olduğu ve bu kararın 15.11.2012 tarihinde tescil edildiği kayıtlarda mevcut olduğunu, davacı vekili tarafından müvekkilinin görevine son verilerek sicil kayıtlarının güncellenmesi talep edilmişse de, davacı tarafın müdürlükten talep etmiş olduğu hususa ilişkin olarak yapılan araştırmalarda kararın alındığı tarihte müdürlüklerine ibraz edilmemiş olduğu ve görevden alınmaya ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığını, bilindiği üzere TTK 30. Maddesinde yer alan; "Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, tescili isteme süresi onbeş gündür. Bu süre, tescili gerekli işlemin veya olgunun gerçekleştiği; tamamlanması bir senet veya belgenin düzenlenmesine bağlı olan durumlarda, bu senet veya belgenin düzenlendiği tarihten başlar. Ticaret sicili müdürlüğünün yetki çevresi dışında oturanlar için bu süre bir aydır." şeklindeki düzenleme gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmayan hallerde tescil başvurusunun tescile konu olan kararın alındığını, Ticaret Sicili Müdürlüğünün yetki çevresinde oturanlar için 15 gün; yetki çevresi dışıkda oturanlar için ise 30 gün içinde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Ancak somut olaya bakıldığında, tarafından ileri sürülen görevden alınma işlemine ilişkin 26.03.2013 tarih ve 3 sıra nolu yönetim kurulu kararı ise hiçbir şekilde müdürlüklerine ibraz edilmemiş ve bu işleme ilişkin herhangi bir kayda da rastlanmadığını, görev süresi sona eren yönetim kurulunun, görev ve yetkileri de sona ermekte olup bunun tek istisnası, görev süresi sona eren yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi olduğunu, davacının öne sürmüş olduğu taleplerde müdürlüğü kurumun herhangi bir ihmalinin olmadığını, davacının iddialarının yersiz olup davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ticaret sicil kayıtları, şirket yönetim kurul kararları, iflas dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, anonim şirketteki müdürlük görevinin sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir. 6762 sayılı TTK'nın 541. maddesine göre ortak olmayanlar da müdür olarak atanabilmekte olup müdürlük yetkisi ancak istifa, azil, ölüm ve görev süresinin sona ermesi gibi nedenlerle kaldırılabilir.Davacı ...'ın davalı şirkete yönetim kurulu kararıyle 14/11/2012 tarihinde müdür olarak atandığı,davacı vekili tarafından 23/11/2012 tarihinde şirketi temsil ve ilzam yetkisinin yönetim kurulu başkanı ve başkan yardımcısı verildiği ve bu tarihten itibaren müdürlük görevinin sona erdiğinin tespiti talep edilmişse de, bu tarih itibariyle davacının müdürlük görevinin sonlandırılmasına ilişkin bir karar alınmadığı, 26/03/2013 tarihli yönetim kurulunun 3 sıra nolu kararıyla davacının genel müdürlük görevine son verildiği ve bu tarih itibariyle müdürlük görevinin sona ereceği anlaşıldığından davacının talebinin kısmen kabulü ile davacının 26/03/2013 tarihi itibariyle davalı A.Ş.'de müdürlük görevinin sona erdiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.(bkz.emsal nitelikteki Yargıtay 11 HD'nın 2015/11129 esas, 2016/5941 karar sayılı ilamı).TTK'nın 30.maddesi gereğince davacının tescili isteme süresinin 15 gün olduğu ve davalı tarafından davacının talebinin süresinde olmaması nedeniyle yerine getirilmediği, davanın açılmasına davalı ticaret sicil müdürlüğünün kusuruyla sebebiyet vermediği değerlendirildiğinden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacının 26/03/2013 tarihi itibariyle davalı .'de müdürlük görevinin sona erdiğinin TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Bu konuda ticaret sicil kaydının düzeltilmesi için davalı Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına,
3-Alınması gereken 427,60-TL nispi karar ve ilam harcından, davacıdan alınan 179,90-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL karar ve ilâm harcının davacıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan harç ile yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/03/2024
Katip
Hakim